Anasayfa - / - Üroloji Bilgileri 3

Üroloji Bilgileri 3

Penis ve Hastalıkları

Penisin erkekte iki önemli fonksiyonu vardır.
1-İdrar atılımı:Böbrekten süzülen idrarın dış idrar kanal yolu ile dışarı atılımını sağlamak
2-Üreme fonksiyonu: Tesiste yapılan tohum hücrelerini meni vasıtası ile kadın haznesine ulaştırmak.

penis yapısı

PENİSİN YAPISI:
Penis kök gövde ve baş olmak üzere 3 kısma ayrılır. Kök kısmı torbanın ön yüzünde makata kadar uzanan bölge içerisinde kaslara gömülü vaziyette durur.
Gövde deri ile kaplı ve içerisinde 3 tane sertleştirici kıkırdak dokusundan yapılmış organdan meydana gelir. Kıkırdaktan daha ince yapılıdır. Bu yapıya kan dolması neticesinde sertleşme meydana gelir.
Baş kısmı penisin en uç kısmında yer alır. Penisi ucunda bir şapka gibi durur. Bu bölge sünnet olmamışlarda deri ile kaplıdır. Sünnet ile kesilen kısım bu deridir.
Penisin kan dolaşımı atardamar ve toplar damar sistemi sertleşmede dolayısıyla döllenme ve seksüel aktifte çok önemlidir.

penisin genel yapısı
PENİSİN YAPI BOZUKLUKLARI:
Çok defa testis mesane gibi başka yapı bozuklukları da vardır. Penisin hiç olamaması nadirdir. Nadiren çift penis olur. Penis doğuştan kıvrık olabilir. Bunun yanında yine doğuştan büyük ve küçük penis olabilir.

1- Penis Sünnet derisinin dar olması:
Sünnet derisinin uç kısmı çok dardır. Toplu iğne başı kadar bir açıklık vardır. Derinin iç yüzeyi penisin baş kısmına yapışıktır. Deri başın gerisine çekilemez. Ya doğuştan olur veya daha sonra iltihabı bir olaydan sonra gelişir.
Şayet çok darsa hasta idrar yapamaz. Hatta idrar deri altında toplanması ile sünnet derisi balon gibi şişer. İdrar damlalar halinde akar. Tedavi edilmezse idrarın tahrişi sonunda iltihap gelişir ve bu iltihap penis baş bölgesinde yaralara neden olur. Tedavi sünnettir. (Sünnet için tıklayın)

2-Sünnet derisinin geriye kaçması:
Sünnet derisi penis baş kısmının gerisine çekilmesi ile tekrar öne gelememesidir. Genellikle sünnet derisinin darlıklarında oluşur. Çocuk veya anne babası tarafından temizlik amacı ile deri geriye çekilir, daha sonra deri burada şişer ve kızarır, penis başını boğar.
Tedavide şayet erken devreyse deri öne çekilmeye çalışılır. Fakat geç kalmışsa sünnetten başka çare yoktur. Sadece ufak bir deri parçasını kesmek ve iyileşmeye bırakmak çok defa sonuç vermez.

3-Penis yaralanmaları:
Penis oynak bir organ olduğundan darbelere karşı kendini korur
Tamamen kopma kazalardan sonra veya kasti olarak (kıskançlık ve intikam nedeni ile) kesilmesinden sonra oluşur.
Darbelerde penise kan oturur. Penis kırılmaları ise sertleşmiş haldeki penisin ani ve sert bir şekilde bükülmesi sonucu meydana gelir. Sertleşme problemlerine meydan vermemek için erken tedavi önemlidir.

4-Penis iltihapları:
Çocuklarda darlık nedeni ile büyüklerde ise temizliğe riayet etmemeden ileri gelir. Sünnet derisinin ve/veya penis başının iltihabı şeklinde olur.

5-Penisin kireçlenmesi: (Peyroni hastalığı)
Penisin kıkırdağımsı doku içerisinde plak şeklinde bağ dokusunun oluşmasıdır. Sebebi belli değildir. Genellikle 40 yaşından sonra görülür. Penis sırtında veya her iki yan tarafında olabilir. Nerede olursa sertleşmiş penis aksi istikamette bükülmüş olarak durur. Ağrı vardır. Bazen birleşme mümkün olmaz. El ile hissedile bilinir.
Zararsız bir hastalık olmasına rağmen hastanın şikayeti varsa tedavi edilmelidir. Nadiren kendiliğinden kaybolur.
E vitamini faydalıdır. Ameliyat tavsiye edilmez. Plağın içerisine kireç giderici ilaçların verilmesi fayda sağlar

6-Penisin kendiliğinden ağrılı sertleşmesi:
Penis seksüel istek duymadan ve uzun süren sertleşmesidir. Hasta çok ağrı duyar. Her yaşta meydana gelir. Damar sistemi bozulmuştur penisin kıkırdak dokusu içerisinde kan pıhtıları oluşur.
Sinir sistemi hastalıklarında da meydana gelebilir. Bazen sebep tümoral bir oluşumdur.
Birden bire meydana gelir. Ağrılıdır. İdrara yapılamaz veya damlalar halinde gelir. Meni boşalsa bile sertlik devam eder. Sertleşme 1-2 gün bazen aylarca sürer. Normal haline dönse bile sonunda iktidarsızlık meydana gelir.
Tedavide enjektör ile pıhtılaşmış kan boşaltılır. Pıhtıyı giderecek ilaçlar verilir. Ameliyat ile bu pıhtılar boşaltılır.

7-Penis Tümörleri
Penis siğilleri çok görülür. Penisin sırtında veya değişik yerlerinde olur. Tek veya çoktur. Küçük ben şeklinde fakat karnabahar gibi girintili çıkıntılıdır. Zararsızdır. Tedavide elektrik ile yakılır veya ameliyat ile çıkarılır.
Penis Kanseri: Çok defa sünnetsizlerde görülür.Penis başı iltihaplarından sonra gelişebilir. Müzmin tahriş edici maddelerden sonrada oluşabilir. Görünüşte yarayı andırır. Sert nodül şeklinde de olabilir. Teşhis parça alınıp patolojide incelenmesi ile konur. Erkan teşhis konulacağı için ameliyat ile alınır. Sonuç diğer kanserlere nazaran iyidir.
 

Homoseksüellik Eşcinsellik

İnsanlar cinsel yönelmesi, cinsel tercihleri normalde karşı cinse karşıdır. Buna heteroseksüellik denir. Aynı cinse yönelmesin homoseksüellik, her iki cinse ilgi duyanlara ise biseksüel denir. Eşcinsellik veya homoseksüellik, aynı cinslerin ilişki halini anlatır. Erkeğin erkekle, kadının kadınla ilişki içerisinde bulunmasıdır. Bu bir ruh halidir. Cinsel ilişkide bulunmak şart değildir. Cinsleri ile birlikte olmayı arzulaması, cinsel fantezilerinin olması, âşık olması da eşcinsel kavramı içinde değerlendirilir. Eşcinsellik: cinsel ilişkinin anal ilişki yani anüs, makat ve popo ile yapılmasıdır. Bu organ cinsel ilişki amacı ile kullanılır. Erkekteki ilişki anal seks olarak, kadında tam anal seks olmazsa da aynı cinsin birbiri ile ters ilişkisidir.
 
Bu eylemde bulunan erkeklere eşcinsel, homo, gay, oğlan, oğlancı, ibne denir. Kadınlara ise sevici, lezbiyen denir. Erkek rolü üstlenen aktif homo, pasif rol oynayana pasif homo denir. Anal ilişkiye livata denir. Livata terimi anal yolla yetişkin veya genç erkekler arasında ve yetişkin erkek çocuk erkek arasındaki anal ilişki için kullanılan bir kelimedir.

LGBT; Lezbiyen Gay Biseksüel ve Transgender (Kişilikle cinsiyetin uyumsuz olması) kelimelerinin baş harflerinin kullanıldığı bir kısaltma olup ters ilişki içinde bulunanlar için kullanılan bir terimdir.
Bu başlık altında birçok dernek, vakıf ve topluluklar kurmuşlar ve kendilerine destek arama yoluna girmişlerdir.
MSM de aynı amaçla kullanılan bir terimdir (Male Sex Male) Erkek erkeğe seks demektir.
 
Gençliğinde bu eylemi merak sonucunda 1-2 defa yapıp sonra pişman olan kimseler gay veya homoseksüel değildir. Bunlar ileride evlenir heteroseksüel ilişkilerini devam ettirip ve çocuk sahibi olurlar. Ama ergenliğinde yapmış ve pişman olmuş bu fiilleri şuuraltından çok defa kaybolmaz.

Anüs, büyük tuvaletin çıktığı bağırsağın son bölümüdür. Anüs dış delik olup bundan önceki bölüm rektum dediğimiz ve dışkının biriktirildiği yerdir. Aslında bu bölge cinsel ilişki için anatomik ve fizyolojik olarak uygun değildir.
Penisin yapısına da uygun değildir. Bu nedenle yırtılmalara, kanama ve mikropla bulaşma sonucunda iltihaplara neden olur. Bu mikropların ilk yerleşeceği yer prostat olup, meydana getireceği hastalıkta prostat iltihabıdır.
Hâlbuki vajina gerek anatomi gerekse fizyonim bakımından penis ile tam bir uyum içindedir. Ayrıca vajinada kayganlaştırıcı sıvı salgılayan bezler bulunduğu için cinsel ilişki daha rahattır. Makatta bu kayganlaştırıcı salgı bezleri bulunmaz.
 
İnsanların anal seksi tercih etme sebepleri; Merak, psikolojik, genç kızların bekâretini bozmaktan korkmaları, arkadaşlarının telkin ve yönlendirmesi, medyanın teşviki gibi sebeplerdir. Medyanın bu hususta çok büyük olumsuz etkisi vardır. Bu fiili ve yapanları (Sanatçı diyerek) yücelterek kişilere cazip gösterip özendirmeleri sonucunda kişinin merakını çekiyor ve bu işi yapmasına neden oluyorlar. Tiraj veya reyting uğruna birçok kimsenin hayatını karartıyorlar.Dünyada 30 milyon porno sitesi olduğuna göre ve bu porno siteleri cinsel içeriği ile insanları yönlendirmesi durumun ciddiyetini gösteriyor.
Erkek ve kız yurtlarında, pansiyonlar, hamamlar homoseksüel ilişkilere uygun ortamlardır.
 
Homoseksüellik tarih boyunca olagelmiştir. Gerek tarih kitapları gerekse dini kitaplar bu hususta bize bilgi vermektedir. Ad ve Semud (Sodom ve Gomore kavimleri) kavmi, Roma Napoli Pompei halkı bunlara örnektir. Bu halk ve kavimler eşcinselliği ile özleşmişlerdir.
 
1- Eşcinselliğin ve anal ilişkinin tıbbi sakıncası:
a)Makatta yırtılma ve kanama: Makat kasları (dübür, anüs) çok hassas ve narin kaslardır. Bu kasların en ufak bir zorlamaması sonucunda makatta yırtılmalar meydana gelir. Yırtılma sonucu kanama olur. Yırtılan anüs cildi mikroplardan dolayı enfeksiyon ve iltihap gelişir. Şayet kişide basur denilen hemoroit varsa ağrı, kanama ve yırtıklara neden olur. Bu kanama günlerce sürer.
 
b)Makatta mikrop ile enfeksiyon: Makat büyük tuvaletin (dışkı, feçes) çıktığı yer olduğu için mikrobu en çok olan yerdir. Üstelik bu mikroplar çok dirençlidir. Bunun sonucunda prostat iltihabı meydana gelebilir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar eşcinsellerde daha çok görülür.
Bunların başında AİDS, Kondilom (makat siğili), frengi gelir. Son zamanlarda makat kanseri riskinin anal ilişkide bulunanlarda arttığı tespit edilmişti.
 
c)Büyük tuvalet tutamama: Anal ilişkide bulunanlarda makat genişlediği için dışkı tutamama, gaz kaçırma gibi şikâyetler olmaktadır.
Anüs kasları gevşediği için buna bağlı olarak makat sarkmaları da sık görülür.
 
2- Psikolojik değerlendirme:
Eşcinsellik bir hastalık değildir. 1970-75 yıllarında ruhsal bozukluk olarak kabul etmiştir. Daha sonraki çalışmalarda eşcinsellerin diğer normal insanlardan psikolojik olarak bir farkı olmadığı görülmüş ve hastalık olarak kabul edilmemiş. Fakat toplumun yadırgayıcı hor görücü, dışlayıcı tutumu kişi üzerindeki olumsuz etkileri, ruhsal sorunlar yaşamasına neden olmaktadır.
 
İnternette birçok seks ve porno sitelerinde eşcinsellik ve anal ilişki normal ilişki gibi gösterilir. Amacı para kazanmak olan bu sitelere göre kadın veya erkeğin zevk alıyormuş gibi gösterir. Fakat yapılan araştırmalar anal seksin kadınlar tarafından psikolojik ve fiziksel olarak çok rahatsız edici bulunduğu tespit edilmiştir.
Kişi eşcinselliğe, psikolojik, merak, arkadaş telkini ve medya teşviki sonucu katılır. Bunların hepsi psikolojik problemler sonucu olur.
Annenin babanın kızları erkek gibi veya erkekleri kız gibi yetiştirip psikolojilerini bozabiliyor.
Bir zamanlar eşcinselliğin genetik bir bozukluk olduğu iddia edilmişse de doğru olmadığı sonradan ortaya çıkmıştır.
 
Birçok eşcinsel durumundaki çıkmazı anlayarak psikiyatri uzmanlarından yardım alma gereği duyar.
Kişinin yalnızlık duygusu, çaresizliği, yaptığının yanlış olduğunun bilincine varması, toplumun olumsuz tutumu ve yargısı, dışlanmak duygusu sonunda bir psikiyatri uzmanlığına gitme gerektiği sonucuna varır.
 
3- Ahlaki ve Sosyal Değerlendirme:
Eşcinsel erkek ve kadınlar her ne kadar kendi cinslerine yönelseler kendi cinsiyet özellikleriyle ilgili şikâyetleri olmaz. Olayı bu şekilde kabul ederler. Erkekler erkek, kadınlar kadın olduklarını kabul ederler ve cinsel kimliklerini değiştirme ihtiyacı duymazlar.
Fakat Kalbinin derinliklerinde bu işin yanlış olduğunu bilir.
 
4- Dini Sakıncası:
İslam dininin erkek erkeğe ve kadın kadına cinsel ilişkiyi haram kıldığı gibi, Hanımı ile anüs ilişkiye girilmesini de yasaklamıştır. Burada oral seksinde İslamiyetin yasaklamış olduğunu söyleyelim. Kuran'da eşcinsellik 15 surede ve 118 ayette konu işlenmiştir. Bu da konunun ne kadar önemli olduğu gösteriyor. İslam da eşcinsellik ve eşcinsel ilişkiler dinden sapma olarak değerlendirilmiştir. Bu gün birçok İslam ülkesinde Eşcinsellik; idam cezası, hapis veya ömür boyu hapis cezası, para ve kırbaç cezası veya sopa cezası ile cezalandırılmaktadır.

Lut kavmi eşcinselliği ve nasıl helâk (yok) edildiğine dair Kuran Ayetleri şunlardır. Şuara Suresi:160-168 A'raf Suresi:80-82 Ankebut Suresi, 28-29:

İslam dini eşler arasında da anal ilişkiyi yasaklamıştır.

“İyice temizlendikleri zaman ise Allah'ın emrettiği yerden onlara varın, yaklaşın Şüphesiz ki Allah çok tövbe edenleri de sever, çok temizlenenleri de sever." Bakara,:222
"Kadınlarınız, tarlalarınızdır. Tarlalarınıza dilediğiniz gibi girin ve kendiniz için de önceden hazırlıkta bulunun. Allah'tan sakının ve bilin ki ona ulaşacaksınız." Bakara 223 
 
Peygamberimiz hadislerinde şöyle buyuruyor: "Kadınlara arka organlarından ilişkiye girmeyiniz."
"Karısına arka organından ilişki kuran kişi melundur; Allah'ın rahmetinden uzaktır." Ebû Dâvûd, Nikâh, 45; Müsned, I, 86; II, 444; Tirmizî, Taharet, 102; Mişkâtü'l-Mesâbih, II, 184)
 
Rasûlullah Sallallahu aleyhi ve sellem böyle yapana lanet etmiştir. Ebu Hureyre'den (r.a.) Rasûlullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurduğu rivayet edilir: "Kadınla dübüründen ilişkiye giren mel'undur/lanetlenmiştir."
 
SONUÇ ve ÇARE:
Eşcinsellik bir hastalık olarak kabul edilmediği için belirli bir tedavisi de yoktur. Her şeyden önce kişi kendisini sapkın olarak görüp psikiyatri tedavisi gerektiğine inanmalı ve tedavi için başvurmalıdır.
Ama birçok eşcinsel kendisini hasta kabul etmeyip durumundan memnun görünmektir. Bunun başlıca sebebi de zevk almaktan ziyade medya, arkadaş teşviki, psikolojik sorunlarıdır. Şikayet etmemesi nedeni bu işlevi alışkanlık haline getirmesidir.

Eşcinsellik her ne kadar iki kişi arasında geçiyor ve kimseyi ilgilendirmiyor gibi gözükse de sonuçta toplumlumu ilgilendiren bir konudur. Toplumsal sakıncası vardır. Cinsel özgürlük adına yapılan toplumun zarar veren her şey sakıncalıdır.
Eşcinseller son zamanda büyük mesafeler kaydetmişlerdir. Bugün başta İngiltere, Hollanda hatta Amerika’nın birçok eyaletinde eşcinseller birbiri ile resmi olarak evlenmektedir. Kurmuş oldukları dernekler, platformlar, internet baskısı bu işte önemli rol oynamıştır.

Eşcinseller için birçok tedavi yöntemler denenmiş ama başarılı olmamıştır. İlaç ve hormon tedavileri sonuç vermemiştir.
Alışkanlığın başlangıç döneminde psikolojik ve psikiyatrik tedavi, psikiyatri seansları fayda verebilir. Birçok otorite olumlu düşünmezse de fayda görenler vardır. Ama dediğimiz gibi tedavi olma kararlığı kişide olmalıdır.
Elbette medyanın olumsuz etkisinden kurtulmalı, Televizyon, internet, porno sitelerden uzak durmalı. İnancını artırıcı kitaplar okumalı, arkadaş çevresine dikkat edilmeli. Eşcinselliğin ve anal ilişkinin tıbbi zararları ve dini sakıncaları düşünmeli.

DİĞER YAZILARIMIZ:
Penis Boyu Neden Önemlidir?
Genelev Gerçeği
Varikosel
Masturbasyon hakkında bilmek istedikleriniz.
Erken Boşalma ve Tedavisi
Sertleşme Sorunu ve Tedavisi 
Prostat Hastalıkları ve Prostat İltihabı 
Eşcinsellik ve Homoseksüellik
Porno ve Zararları
Böbrek Hastalıkları
Böbrek ve Oruç 
Sünnet 

Penis Boyu

Penis boyu aslında bu kadar önemli değildir. Takıntı yapanlar için önemlidir. Öncelikle penis hakkındaki gerçekleri bilmek lazımdır.

Penisin boyu doğumda ortalama 2-2.5 cm dir. Ergenlik öncesi dönemde 5-6 cm, ergenlikte 8-10 cm'e ulaşır Ereksiyon yani sertleşen penis boyu ortalama 14-15 cm kadar olabilir.
Normal bir penisin ereksiyondaki boyu 9-11 cm dir. Bir penisin işlev görmesi için bu boyda olması yeterlidir. Penis boyu kişinin boyu ve kilosu ile orantılı değildir. Hele el ayak, burun büyüklüğü ile hiçbir ilgisi yoktur. Bu bilgiler sadece arkadaş ortamında yapılan espri ve geyik muhabbetleridir. Bilimsel bir dayanağı yoktur. İdeal penis boyu diye bir kavramda yoktur. Ancak İdeal bir peniste boy ve işlev bir arada olmalı denilebilir.
Penis boyutu genetik olmakla birlikte, iklim, ırk, gibi etkenlere göre değişir. Mesela Çinliler de küçük, zencilerde büyüktür. Sıcak iklimde (Mesela Arabistan, Afrika) yaşayanların penisi büyüktür. İranlılarınki kalın, İtalyanlarınki ince kabul edilir. Türk erkeğinin penis standardı 13-14 cm kabul edilir.

Penis ya gerçekten küçüktür veya küçük olduğu saplantısı vardır. 

Penis Küçüklüğü sebepleri:
1- Pensin yanlış ölçülmesi: Birçok erkek veya ergen penis ölçmeyi bilmez ve yanlış sonuçlar, yanlış sonuca götürür.
Penis, kemiği ve kıkırdağı olmayan elastik bir organ dokusu olduğu için yumuşaktır ve sarkar. Bu nedenle inik penis ucundan tutulup hafif gerdirilmeli ve kök kısmı ile başının en uç kısmı arasında kalan bölge bir cetvelle veya mezura ile ölçülmeli. Ereksiyon yani sertleşmiş penisi gerdirmeye gerek yoktur. Gene kök ile baş arasındaki mesafe ölçülmelidir.

2- Penis kökü çevresi yağ dokusu ile kaplıysa, penisin kök kısmı bu yağ dokusu arasında kalır ve penis 2cm daha kısa gibi görülür. Bu aslında küçüklük değil penisin gömülü olmasıdır. Genellikle tombalak, şişman erkek çocuklarda böyledir. Bu yağların eritilmesi veya estetik cerrahi ile alınması penisi 2 cm daha uzun gösterir. Böylece gerçek penis boyutu ortaya çıkar.

3- Penis 3-4 cm’se ve gelişmemişse buna mikro penis denir. Bu durum hormon eksikliğinden ileri gelir. Beyinden ve testisten salgılanan hormon eksikliğinde olur. Penisin gelişimini sağlayan hormon testosteron hormonudur. Bu hormon eksikliğinde takviye tedavisi ile penis gelişir. Ama gelişimini tamamlayamayan penise testosteron hormonu fayda vermez. Aksine bu penis büyütmek için doktor kontrolü olmadan bu hormonu kullanan erkeklerde ses incelir, göğüsler büyür ve kalça genişler yani kız görünümü meydana gelir.
Penis küçük olduğu takıntısına kapılanlar;
Erkeklerin %80 i penis konusunda şikâyetleri vardır. Penis boyu, penis şekli, penis güçsüzlüğü, sertleşme, erken boşalma en sık şikâyetlerdir. 

Bu kişiler penisleri normal boyda veya standart boyda olduğu hâlde küçük olduğunu düşünen bunu kendisine dert, takıntı, kuruntu, problem, stres yapanlardır. Aslında bunların kaygısı penislerinin küçük olması değil penisin işlev görmeyecek, partnerini tatmin edemeyecek korkusudur. 

Penis takıntısı olan ve özgüvenini kaybeden, bunu kendine dert eden erkekler ereksiyon güçlüğü, erken boşalma, cinsel ilişkiden zevk alamama ve cinsel isteksizlik gibi pek çok sorunla karşılaşırlar. Sabit düşünce ve takıntı kendilerini devamlı meşgul ettiği için bu şikâyetler ortaya çıkar.
Penis boyunu takıntı haline getirmeyen erkeklerin cinselliği daha doyurucu ve eşini daha mutlu ettikleri araştırmalar ile ortaya çıkmıştır.

Penis boyunu dert etmeden cinsel hayatı daha düzene sokmak için:
1- Eşler bir birine güvenmeli, birbiri ile samimi olmalı ve her konuyu açık, açık konuşabilmeli, birbirini sevmeli ve saygı duymalı şefkat göstermelidir. İstek ve beklentilerin paylaşılması, yeterli ön sevişme yapılması gereklidir
2- Orgazmın sadece penis boyu ile ilgili olmadığını bilmeleri gerekir. Orgazm beyinde gelişen bir olaydır. Penis boyu ve kalınlığı ile tatmin, orgazm arasında ilgi yoktur. Orgazm, tatmin ayrı şeyledir. Kadının kulağına tatlı dille söylenecek güzel söz bile kadının tatmin olması için yeterli olabilir.
Erkek zaten boşalınca orgazm olur. 
Kadında vajinal orgazm için penisin ucunun rahim ağzına kadar ulaşması önemlidir. Bunun için ortalama 9-10 cm uzunluk ve 1.5-2 cm kalınlık yeterlidir. Zaten Türk kadının vajina standardı 8-9 cm dir. Normal bir penis vajinanın dibine kadar ulaşır. Bundan daha büyük penisler kadına zevk değil acı verir. 
Erkek kendisini kadın orgazm makinesi gibi görürse elbette penis boyundan şikâyet edecektir. Kadın vajinasının hassas bölgesi iç ve dış dudaktan itibaren 4-5 cm içeridedir. Bu duruma göre 9 cm lik penis kadını çok rahat orgazma ulaştırır. Kadın sürtünme ile bile orgazma ulaşabilir.
3- Ruha odaklı sevişme tekniklerini öğrenip uygulamaları da gerekir. Fantezilerin faydası olabilir. 
4- Penis boyuyla cinsel performans arasında doğrudan bir ilişki bulunmaz. Şayet takıntı varsa penis boyundan daha önemli olduğunu gerçeğini kabul etmek gerekir. Penis boyu sadece psikolojik tatmini sağlayabilir, Kalın bir peniste cinsel zevki arttırabilir. Ama cinsellikte penis boyundan çok işlevi ağırlıklıdır, Duygusal birleşmenin olmadığı ve tam ereksiyon sağlayamayan bir erkek penis boyu normal olsa da eşini mutlu edemez. 
5- Bunun için söylenen en meşhur deyişler şöyledir: 
‘ Önemli olan boyu değil işlevidir.
‘Ne uzunu ne kalını, en makbul olanı, içinde en çok kalanı’
6- Boy mu işlev mi sorusuna verilecek en güzel cevap aslında "duygu"dur. Duygu cinselliği yaşamaktır.
7- 8- 18 cm üstü penisler genelde ilişki sırasında zevk yerine acı vermektedir.

Penis boyu takıntısı ve anksiyete erkekler arasında çok yaygındır. Ergen, ergenlikten çıkan birçok erkeğin derdidir. Eğitimli olsun olmasın birçok erkekte bu hastalık vardır.
Dünya ataerkil (Erkek egemen toplum) bir yapı üzerine kuruludur. Ataerkil toplumlarda penis gücü temsil eder. Kılıç, mızrak, kargı, cirit oynamak hep penisin şuur altındaki görüntüsüdür. Hatta Hacivat ve Karagöz oyunlardaki Hacivat’ın elindeki sopayı devamlı sallaması penisi sallamak manasına gelir. Böylece erkek kendini güçlü hisseder, rakibine üstünlük kurmak onu egemenlik altına almak ister.
Sigmund Freud çocuğun cinsiyete ilgisi 3-5 yaşları arasında başladığını yazar. Bu döneme Fallik dönem der. Bu dönemde çocuğun ilgisi cinsel organlardır. Erkekte penis, kızda vajina dikkati ön plandadır. Zaten uzmanlar bu yaşlar arasında çocuğun sünnet edilmesini tavsiye etmemektedirler. Çünkü çocuk her şeyi olan penis kesilecek yok edilecek manasını çıkarır. Penisin önemi bu yaşardan gelir ve ergenlik sonlarına kadar devam eder. Ona göre her şey penis ve erkekliğin simgesi gene penistir.

Penis boyu takıntısının ve anksiyetenin asıl nedeni, rekabet ve güç duygusudur. Mesele penisin boyu değil, kişinin onu algılama biçimidir.
Yani onun için önemli olan kaç cm olduğu değil algısındaki penis boyudur. Bu şeklide penisinin küçük olduğunu algılayan kişi, bilinçaltında, eşini daha iri penisli birine kaptırma endişeleri ve kaygıları olur ve bu bilinçaltında yer eder. 
Çocukların birbirine göstererek penis kıyaslamaları hatta yarıştırmaları bundandır. Penis büyük olmazsa tam erkek olamayacakları, evlenince kısır veya eşini tatmin edemeyecek korkuları, yanlış cinsel bilgi böylece bilinçaltına yerleşir.
Penis, tek başına düşünüldüğünde büyük ya da küçük ol(a)maz. Kişinin böyle algılamasının nedeni kendi penisini başkaları ile kıyaslamadır.
Sonuç olarak şunu diyebiliriz; Penis boyunu kendisine dert edenler takıntı ve anksiyete (kaygı) bozukluğu içindedir. Gençlerin takıntı yanında asıl problem penis değil anksiyetedir yani kaygı bozukluğu. Hanımıma karşı mahcup olur muyum? İlerde eşimi mutlu eder miyim? Eşim beni aldatır mı? Eşimle bu yüzden ayrılacak mıyım? Gibi sadece kaygı bozukluğu yaşamaktadırlar. Bu kaygı bozukluğu tedavi edilebilen bir hastalıktır.

Penis büyütmek için bilinen doğru ve yanlışlar:
1- Penisi büyütmek için yapılan ilaç ve alet kullanımı, cerrahi müdahale kalıcı bir çözüm getirmemekle birlikte risk ve yan etkileri çok fazladır.
2- Cerrahi operasyonlar ancak çok gerektiği halde yapılmalıdır. Ameliyat izi, ameliyat parçası kalıntısı gibi yan etkileri yanında buradaki damar ve sinirlerin kesilmesi nedeni ile sertleşme sorunları da yapabilir.
Ayrıca bu operasyonlar devlet hastanesinde yapılmadığı için serbest piyasada 7-8 bin lira gibi bir maliyet gerektirir.
Anestezi, narkoz riskleri de elbette olacaktır. Bunlara rağmen ameliyat olup pensini 2-3 cm büyüten olmuştur.
En iyisi kendiniz ve doktorunuzun ortak karar vermesi.
3- Penisi büyüten hiçbir ilaç, bitkisel ilaç yoktur. Piyasada satılan ve internete satışı sunulan her ilaç ve bu kisve altında satılanlar aldatmaca kandırmacadır.
Üstelik Sağlık Bakanlığı onayı var deyip, küçük, okunmaz puntolarla yazılan yazılarla ilanların altına konulmakta ve insanlar aldatılmakta takıntıları istismar edilmektedir. Sağlık Bakanlığı bunların hiç birine ruhsat vermemiştir. Sade Köy işleri ve Tarım Bakanlığı bitkisel kökenli olmasına dayanarak ruhsat veriyor ama etkisi hakkında bir şey söylemiyor.
Hele aktarlarda açık halde satılan ve her biri mikrop yuvası, ne olduğu belli olmayan bitkiler faydadan ziyade zarar veriyor.
Bunların karaciğer ve böbreklere zararlı olabileceği de çok açıktır.
4- Penis vakum pompalar penisi büyütmekten ziyade penise zarar veren aletlerdir. Penis damarındaki kanı emerek ve penis dokusu içine hapsederek penisi şişiren bu pompalardan fayda bulan bir kimseyi ne duyduk ne de gördük.
Ama bunu kullanıp sertleşme sorunu yapan ve peniste kalıcı deformasyon, eğrilik, şekil bozukluğu yapan çok hasta gördük.
5- Penis gerdirmek için kullanılan aletler (Traksiyon aletleri) gene aynı sebeplerden dolayı fayda yerine zarar verir.
6- Büyük ve uzun bir penis yerine,  uzun süre sertliğini koruyabilen daha küçük bir penise sahip olmak daha avantajlıdır. 
7- Penis takıntısı sadece erkeklerde değil kadınlarda da vardır. Yanlış ve eksik cinsel bilgi kadının da böyle olumsuz bir düşünceye sevk ederek küçük penisle orgazm, tatmin olmama arasında ilgi kurabilmektedir. Hele bunu erkeğe yansıtırsa durum daha da vahim bir hal almaktadır.
8- Hipnoz cinsel terapi olumlu sonuçlar vermektedir. Bu işle uğraşan bir psikiyatri uzmanı bulmak lazım.
9 Penis takıntısı olanların sayısı toplumda fazla yer tutmaz. Ama psikolojisi bozulan bu ergenler interneti aktif kullandıkları için herkeste bu dert varmış gibi algılanır.
10- Bu ergenler genellikle internetten porno seyrettikleri için (Ben bunlara "Pornocu" diyorum.) orada ilaçlarla suni olarak şişirilmiş penisleri görüyorlar birde kendi penislerine bakıyorlar takıntı halinde penislerinin küçük olduğunu zannediyorlar ve aşağılık duygusuna kapılıyorlar. 
11- Sizin penisinizle dalga geçen kadınlara sizde vajinasının ne kadar büyük olduğunu söyleyin. 

Sonuç ve Tavsiyeler: 
1- Her şeyden önce penisiniz 9-11 cm’se takıntı yapmaya gerek yoktur. ‘Önemli olan boyu değil işlevidir’ sözü size düstur olsun. Bunu kendinize dert ederseniz sizde takıntı, kuruntu, evham hastalığı başlar. Ki bu psikolojik hastalıklar küçük penis hastalığından daha kötüdür. Ömrünüzü çekilmez hale getirir. Hayattan zevk almanızı engeller. 
2- Medyanın olumsuz etkilerinden kendinizi koruyun. Bilhassa pornolardan uzak durun. Pornodaki uzun penislere, saatlerce süren geç boşalmalara aldanmayın. 
Buradaki edineceğiniz yanlış bilgiler sizi başta aşağılık duygusu olmak üzere birçok psikolojik hastalığa yakalanmanıza neden olur. 
3- Doğru bilgiler edinin. Bu hususta güvendiğiniz yazıları okuyun. Penis boyunu uzattığını iddia eden sitelerden uzak durun. Bu siteler kasıtlı olarak mallarını satmak için penisi küçük gösterdiklerini unutmayın
4- Arkadaş çevrenize dikkat edin. Bilgisiz, cahil, size zarar verecek arkadaşlardan uzak durun.
5- Penis boyu normal sınırlarda olduğu halde hâlâ penisinizin küçük olduğunu düşünüyorsanız, takıntı olmadığını düşünseniz bile bir psikiyatri uzmanından yardım almaktan çekinmeyin. Psikiyatrinin yapmış olduğu hipnoz tedavisinin faydalı olduğu bilimsel olarak ispat edilmiş olduğunu unutmayın.

DİĞER YAZILARIMIZ:
Penis Boyu Neden Önemlidir?
Genelev Gerçeği
Varikosel
Masturbasyon hakkında bilmek istedikleriniz.
Erken Boşalma ve Tedavisi
Sertleşme Sorunu ve Tedavisi 
Prostat Hastalıkları ve Prostat İltihabı 
Eşcinsellik ve Homoseksüellik
Porno ve Zararları
Böbrek Hastalıkları
Böbrek ve Oruç 
Sünnet 

Soru/Cevaplı Cinsel İşlev Bozukluğu

İktidarsızlık teşhisi, 'erkeğin üç ay boyunca cinselliği arzuladığı halde ilişki sırasında yeterli sertliği sağlayamaması' halinde konuyor. Birkaç başarısızlık iktidarsızlık anlamına gelmiyor
Erkeklerin yüzde 80'i hayatının bir döneminde erkekçe bir sağlık sorunuyla karşı karşıya kalıyor. 

Sorunların başında hiç kuşkusuz cinsel işlev bozuklukları geliyor. Bunlar arasında en çok dikkat çeken de yüzde 10 görülme sıklığıyla iktidarsızlık. Yaşla birlikte yükselen iktidarsızlık oranları erkekleri ciddi anlamda telaşlandırıyor. İktidarsızlığın görülme oranı 70 yaşında yüzde 20, 75 yaşında ise yüzde 50'ye kadar yükseliyor. Gerek diğer cinsel işlev bozuklukları gerekse iktidarsızla ilgili tedaviler artık Türkiye'de rahatlıkla yapılabiliyor. Doğal viyagralardan mutluluk çubuğuna, haplardan psikolojik terapilere kadar uygulanan her türlü tedavi yöntemini konunun uzmanı ünlü doktorlarla görüştük. 
Bu dizide kadınlara da ilişkilerini hareketlendirecek ve sorunlara çözüm olabilecek önemli ipuçları var. 

'Sorun' üç ay sürerse… 
Profesör Dr. Halim Hattat, erkeklerin korkulu rüyası iktidarsızlığın nedenlerini ve tedavi yollarını anlatırken, bu 'komplike' durum için birçok branşın bir araya gelip teşhis koyduğunu söyledi. 
İktidarsızlık nedir? 
Tıp dilinde 'cinsel işlev bozukluğu' dediğimiz şey halk arasında iktidarsızlık diye adlandırılıyor. Ancak iktidarsız kelimesi Türk toplumunda aşağılama olarak kullanıldığından biz 'cinsel işlev bozukluğu' veya 'sertleşme sorunu' demeyi tercih ediyoruz. Üç ayı aşkın bir süre bir insanın cinsellikle ilgili arzu duyup ilişkiye girmek için yeterince sertleşme elde edememesi durumuna sertleşme sorunu adı verilir. Yani hayatının belirli bir döneminde 
tek bir kez başarısız olan insanın hemen doktora koşması gerekmiyor. Ancak bu durum altı ay devam ederse doktora başvurmalıdır. 

Hangi doktora başvurmalı? 
Yurtdışında 'cinsel fonksiyon bozuklukları'yla ilgili sorunlar tek bir doktor tarafından değil, beş altı değişik branştaki uzmanın bir arada olduğu kurullar tarafından ele alınıyor. Bu kurulda psikiyatr, nörolog, doğum kontrol uzmanı, iç hastalıkları uzmanı, üroloji uzmanı ve hormonlarla ilgilenen doktorlar bulunuyor. Değişik branşların bir arada çalışmasının nedeni sertleşme sorununun son derece komplike bir olay olması ve birçok nedenden kaynaklanmasıdır. Bu tür bir sorunu olan kişi her uzmana ayrı ayrı gittiğinde şikâyetini anlatmaktan bıkıyor ve belirli bir noktada sorununa çare aramaktan vazgeçiyor. 

Türkiye'de aynı mantıkla 1988 yılında YÖK'ün de kabullenmesiyle 'Cinsel Fonksiyon Bozuklukları Merkezi' kuruldu. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi bünyesinde kurulan merkez çok yönlü olarak hizmet veriyor. Herkesin bu merkeze ulaşması mümkün olmayabilir, bu nedenle ilk etapta ürologlara 
gidilerek yol gösterilmesi sağlanabilir. 
İktidarsızlık neden kaynaklanıyor? 
1990'lara kadar iktidarsızlık sorunlarının yüzde 90'ının psikolojik kökenli olduğu kabul ediliyordu. Ve yapılan araştırmalarda da bu ortaya çıkıyordu. Ancak 2000'li yıllara yaklaştıkça sertleşme sorununun esas büyük nedeninin organik olduğu belirlendi. Yüzde 100 organik ya da psikolojik değil ama organik nedenlerle birlikte psikolojik nedenler de etkili oluyor. Dolayısıyla biz böyle bir konuyu ele alırken üç aşamayı inceliyoruz. 

1- Organik sebepler 
2- Psikolojik sebepler 
3- İkisinin de birlikte olduğu nedenler

Organik faktörler 
Damarsal faktörler: Bunu anlatmak 
için peniste sertleşmenin nasıl olduğunu bilmek gerekiyor. Görsel veya kokusal yolla uyarılan beyin, bel kemiğinin arasındaki sinirler aracılığıyla penisi uyarır. İleti sinir sistemiyle penise ulaştığında içinde bazı maddeler salgılanır. Bu maddelerin salgılanmasında amaç damarları gevşetmektir. Damarları gevşetmekte nitrik oksit dediğimiz bir madde yapıtaşı teşkil eder. O maddenin mutlaka olması gerekir. Nitrik oksit salgısını engelleyen her hastalık ve her etken, iktidarsızlığa neden olur. 

Sertleşmenin olması için kanın penisin gevşeyen dokusunun içine dolması gerekir. Eğer damarlarda bir sorun varsa kan penisin içine yeteri kadar dolamaz veya dolsa bile kısa sürede dışarıya çıkarak sertleşme sorununu oluşturur. 
Damar sertliği de iktidarsızlığa neden olur mu? 
Damar sertliği tansiyon yapabilir ve tansiyon sonucunda da damarları gevşetip penise kan dolmasını sağlayan nitrik oksidin salgısı azalır. Bu durumda da sertleşme sorunu görülebilir.

Kaza da bir faktör olabilir mi? 
Trafik kazalarında veya herhangi bir kaza nedeniyle sinir ileti sisteminde ve bölgeye kan taşıyan damarlarda kesilme olabilir. Bu durum penise kan gitmesini engelleyerek iktidarsızlığa yol açar. 
Şeker hastalığının rolü var mı? 
Aslında diyabetin iki türlü etkisi var. Bizim hastalarımızın büyük bölümünü diyabetliler teşkil ediyor. Hem nörolojik, hem de damarsal sorunlar ortaya çıkabiliyor. Şeker hastalığı da, kontrolsüz olduğu durumlarda vücuttaki sinir sistemi üzerinde son derece olumsuz etkiler yaratır. Göz sinirlerini tahrip ederek görmeyi engelleyebileceği gibi penise beyinden mesaj ileten sinirler üzerinde de tahribat yapabilir. Bu sistemin çalışmaması da iktidarsızlığa neden olabilir. 
Başka hangi hastalıklar iktidarsızlık nedenidir? 
Alzheimer, multiple skleroz gibi beyin içinde algılamayı yapacak nöronları etkileyen hastalıklar da iktidarsızlığa yol açar. 

Alkolün ne gibi bir etkisi var? 
Alkol devamlı olarak alındığında sinir uçlarını uyuşturuyor ve beyinden gelen iletiyi etkiliyor. Böylece penisteki maddelerin salgısını azaltıyor. 
Baypas ameliyatı sonrasında birçok kişi sertleşme sorunu yaşıyor, bu durum neden kaynaklanıyor? 
Baypas sonrası aort çevresindeki dokular kullanıldığı için ereksiyonu oluşturan sinir ve damarlar da zarar görebiliyor. Ve bu nedenle ameliyat sonrası hastaların önemli bir bölümünde ereksiyon sorunu yaşanıyor. Bunda ameliyat sonrası kullanılan ilaçların da payı büyük. 

Sertleşme sorunuyla size başvuran bir erkek ne gibi testlerden geçiriliyor? 
İlk aşamada hastayla sohbet ediliyor. Hem psikolog hem ürologla ayrı ayrı konuşmalar yapılıyor. Ürolog organik anlamda geçirdiği hastalıklar, sorunları, kullandığı ilaçlar, damarsal yapısı, tansiyon, şeker gibi birçok soru soruyor. Psikolog da çocukluğundan başlayarak aile yapısı kültürel özellikleri, cinselliğe bakış açısı, eşiyle ilişkisi, işyerindeki konumuyla ilgili sorular yöneltiyor. Sonra bir tetkik formu ortaya çıkıyor. 

Kan ve hormon etkisi 
Rutin yapılan damarsal nörolojik, metabolik ve hormonal, tiroit fonksiyonları testleri uygulanıyor. Prostat kanseri var mı, karaciğer fonksiyonları normal mi, sorularına yanıt aranıyor. 

Kardiyolojik anlamda bir sorunu olup olmadığı da kardiyolog tarafından araştırılıyor. Bir ilaç verirsek alabilir mi, alamaz mı, bu belirleniyor. Eğer ortada komplike bir durum varsa, mesela sorun 10 yıldır devam ediyorsa, kişide organik ve psikolojik faktörler tümüyle inceleniyor. 
Doppler tetkiki: Damarların tıkalı olup olmadığını görmek için doppler yapılıyor. 

Erkeklerde sertleşmeyi oluşturan iki fonksiyon var. Bir, kanın dolması. İki, kanın yeterince penis içinde kalması. Doppler yarım saatlik bir incelemeyle, bunu ortaya çıkarıyor. Kişinin doppler çekilmeden önce aç olması veya özel bir şey yiyip içmesi gerekmiyor. Tek istediğimiz relaks olması. Önce hastanın normal halde damar fonksiyonlarına bakıyoruz. Daha sonra bir iğneyle ereksiyon sağlayarak sertleşme halindeki damar fonksiyonlarının nasıl çalıştığını inceliyoruz. Tam ereksiyon oluşuyor mu, ereksiyon ne kadar devam ediyor, bunları ölçüyoruz. Çünkü damarlardan kan gelebilir ama kan erken çıkar ve ereksiyon tam cinsel birleşme anında biter. 
Radyolojik inceleme: Dopplerin devamı şeklinde yapılıyor. Dopplerde görmediğimiz damarları radyolojik araştırmada görüyoruz. Erkekte ereksiyonun oluşması için ne kadar sıvıya gereksinim var, ereksiyonu ne kadar süre muhafaza edebiliyoruz sorularına yanıt buluyoruz. Bu durumların normal ve normal olmayan sınırları var. Onu ölçüyoruz. Sıvı vererek sertleşme oluşturuyoruz. Sıvının kaybolmadan peniste kalabilirliği ölçülüyor. 

Cinsellikle ilgili yanlışlar 

Erkek cinsel ilişkiyi her zaman ister ve buna her zaman hazırdır. 
Başka işlerde olduğu gibi cinsellikte de başarıya ulaşmak çok önemlidir. Her ilişki bir sınavdır. 
Erkek cinsel ilişkiyi yönetmek zorundadır. 
Sevişmek cinsel birleşme demektir. 
Erkek penisi sertleştiğinde en kısa süre içinde boşalması gerekir. 
Sevişme hakkında konuşmak ve düşünmek büyüyü bozar. 
Tüm fiziksel yakınlaşmalar cinsel birleşmeyle sonuçlanmalı. 
Her erkek kadına nasıl zevk vereceğini bilir. 
Sevişme ancak iki tarafın birlikte orgazm olmasıyla güzeldir. 
Eşler birbirini seviyorsa seksten zevk alır. 
İyi bir sevişme heyecanın sürekli tırmanması ve orgazmla sonlanması anlamına gelir. 
Mastürbasyon kötü bir şeydir ve zararlıdır. 
Cinsel ilişki sırasında masturbasyon yapılmaz. 
Erkeğin penisinin sertleşmemesi eşini çekici bulmadığı anlamına gelir. 
Cinsel birleşme sırasında fantezi kurmak yanlıştır. 
Erkek veya kadın sevişmeye hayır diyemez. 
Sevişmede neyin normal olduğuna ilişkin belirli kurallar vardır, dışına çıkılmaz.

İktidarsızlığa son 

'Mutluluk çubuğu' olarak da bilinen silikon protezlerin takılması yaklaşık bir saat sürüyor. Hastanede bir gün kalmak yeterli. Maliyet 1000-5 bin dolar, artı doktor ücreti. Kan şekeri yüksekse protez riskli

Hormon testinde ne bakılıyor, ne gibi ölçümler yapılıyor? 
Hormonlar yani erkeklik hormonu denen testosteronun yeterliliği de kan tahlili ile ölçülüyor. Erkeklik hormonunun azlığı kişide gözle de görülebiliyor. Sakallar seyrek ve az oluyor, ses inceliyor. 
Bir kişiye iktidarsızlık teşhisi ne kadar sürede konur? 
İki gün yeterlidir. Hastanın iki gece klinikte kalması ve testlerin yapılması gerekiyor. 
Testlerin maliyeti ne kadar? 
300-400 milyon lira. Hepsi paket halinde uygulanıyor. Uykuda ereksiyon testinin uygulandığı durumlarda hastanın kaldığı geceye göre değişen fiyat ödeniyor. 

Tüm testler yapıldı ve sonuçta hastada sertleşme sorunu belirlendi. Bundan sonra nasıl bir yol izleniyor? 
Elde ettiğimiz bulgulara göre uygulanacak iki tür tedavi var. 
1) Elimizdeki, sertleşme sorununu oluşturabilecek bulgulardan hangilerinin vazgeçilebilir olduğuna bakıyoruz. Örneğin alkol varsa uyuşturucu varsa, eşle ilgili sorunlar varsa, psikolojik bir sorun varsa psikoterapi öneriyoruz. Yeni evlenenlerin ilk gece sorunu da olabiliyor. 
Hiç cinsel deneyimi olmayan kişilerde, evlilik sırasında ilk kez cinsel ilişkiye girme baskısı nedeniyle sertleşme sorunları yaşanabiliyor. Bu gibi durumların çoğu cinsel bilgi yetersizliği nedeniyle ortaya çıkıyor. Cinsel ilişkiyi gösteren devlet bakanlığı kasetleri var. Biz cinsellik konusunda bilgi sahibi olmayan çiftlere bunları gösteriyoruz. Eğitim amaçlı bir izleme oluyor. Ayrıca diyabet, tansiyon ve kolesterol gibi sorunları olan hastaya öncelikle diyetle kan yağları, şeker ve tansiyonu düşürmelerini tavsiye ediyoruz. Ardından da hastaya güven aşılıyoruz. 
 

Psikolojik tedavi pahalı mı, maliyeti ortalama ne kadar tutuyor? 
Psikolojik tedavi çoğu kez fiziksel tedaviye yardım anlamındadır. Hasta psikologla 40-45 dakika konuşur. Bunun seansları da haftada bir kez olabilir. Paket olarak uygulanan bu tedavinin maliyeti de son derece düşük tutulmuştur. Ortalama 100 milyon lira civarındadır. 

2) Organik sorunlarda hastanın isteğine göre tedavi uygulanıyor. Eğer gerekli ise tedavi ameliyata kadar gidebiliyor. Bu aşamada hem psikolojik hem de ağızdan alınan ilaçlarla tedavi yapılıyor. Eğer neden başka ise mesela erken boşalma, ağrılı ereksiyon ise bu durumları ayrı ayrı araştırıp psikoterapi ve ilaç tedavisini beraber uyguluyoruz. 

İğneyle tedavi: Sertleşme sorunu yaşayan kişi cinsel ilişkiye girmeden önce penisine sertleşme sağlayacak özel bir iğne yaparak cinsel ilişkiye hazır oluyor. Bu belirli durumdaki kişilere uygulanıyor. Mesela prostat kanseri olmuş bir kişi bu yöntemi rahatlıkla uygulayabiliyor. Bu yöntem tedaviden çok, kişinin kendi kendine ereksiyon sağlayamadığı durumlarda cinselliği yaşaması amacıyla kullanılıyor. 

İğneler dolmakaleme benziyor. 
İğneyi hasta partnerinden gizli yapabiliyor. 
İlişkiye girmeden 15 dakika önce partnere belli etmeden yapılan iğne sertleşmeyi sağlıyor ve yaklaşık iki saat sürüyor. 
İdrar yolundan ilaç: İğne benzeri bir uygulama diyebiliriz. Hasta idrar yolundan bir tüp ilaç sıkıyor ve bu sayede sertleşmeyi 
sağlıyor. Bu ilacı sıktıktan kısa bir süre sonra sertleşme başlıyor ve yaklaşık yarım saat sonra son buluyor. 
Vakumla sertleşme: Vakum cihazı negatif basınçla ereksiyon olmasını sağlıyor. 
Bu da tıpkı iğne ve idrar yoluyla sıkılan ilaç gibi belirli bir süre devam ediyor. 
Bunların maliyeti nedir? 
Eğer hastaya ilaç vereceksek tedavinin maliyeti ilaçların fiyatlarıyla ilgili. Enjeksiyonlar da aynı şekilde ilaçların maliyetiyle ilgili. 

Protez silikon kimlere takılıyor? 
Diğer tedavilere cevap vermeyen kimselere takıyoruz. Yani hasta yukarıda sıraladığımız ağızdan alınan ilaçlar, iğneler, hormonal tedaviler ve kremlere cevap vermezse ameliyat yapılır. Bazıları da ben asla ilaç istemem, iğne istemem diyor. 
Bu gibi durumlarda da tek çare olarak ameliyat yapıyoruz ve halk arasında mutluluk çubuğu olarak bilinen protezleri takıyoruz. 

Protez nasıl takılıyor? 
Protez penisin kan dolması gereken yerine yerleştiriliyor. Bu protezlerin çeşitleri var. 
Sürekli sert kalan protezler: Protez uygulamasının ilk başladığı yıllarda çıkan bu model en basit ve en ucuz protezdir. Sürekli sert olan protezleri bile öyle ayarlıyoruz ki sürekli dimdik vaziyette durmuyor. İlişki sırasında erkek isteğe bağlı olarak yeterli büyümeye ulaşıyor. Çünkü sadece penis başının kanlanması bile büyüme için yeterli. 
Protezi takan birçok erkeğin eşi bu durumdan haberdar değil. Eşi uyurken de penisine dokunursa o anda mı sertleşti yoksa zaten sert miydi, bunu bilemiyor. 

Bükülebilen ve ilişki sırasında düzeltilen protezler: Ameliyatla penis içine yerleştirilen bu protezlerin içinde bir mekanizma bulunuyor. Mekanizma tamamen derinin içinde olduğu için dışarıdan hiçbir şey belli olmuyor. Protezi takan kişi ilişki öncesinde penisinin belirli bir yerine dokunarak mekanizmayı harekete geçiriyor ve böylece sertleşme sağlanıyor. Daha sonra yine aynı sistemle penisinde yumuşama sağlıyor. 

Pompalı protezler: İlişki sırasında şişirilerek sert hale getiriliyor. Penisin yanında elle kumanda edilen bir buton var. Buraya basılarak şişiriliyor ve yeniden bir düğmeye basılarak küçültülüyor. Bu buton ameliyat sırasında derinin altına yerleştirildiği için dışarıdan kesinlikle gözükmüyor. Hatta birçok kişi bunu partnerine belli etmeden kullanıyor. 
Partner erkekte protez olduğunun farkına bile varmıyor. Butona basıldığında protezin içindeki sıvı protezin ucuna doğru ilerlediği 
için sertleşme meydana geliyor. 
 

En iyisi pompalı veya bükülen protezler ise niye diğer protezi tercih edenler var? Fiyat farkı nedeniyle mi? 
Fiyat önemli değil, yani aralarında çok büyük fiyat farklılıkları yok. Ancak kişinin fiziksel durumu pompalı tipi uygulamaya yeterli olmayabilir. Örneğin elini kullanamayan bir kişi ilişki anında pompalı protezi şişiremez. Ya da çok şişman, çok yağlı veya diyabeti vardır, metabolik problemi vardır, bu gibi durumlarda da kişi pompalı ve düğmeliyi kullanamaz. Ayrıca yaşlı insanların fiziksel durumu böyle hareketleri yapmaya müsait olmayabilir. Biz bu durumlarda ameliyat öncesinde eşlerin de fikrini alıyoruz. 

Protez ameliyatı ne kadar sürüyor? 
Hasta ameliyata girdiği gün bile hastaneden çıkabilir. Ama yaşı ve diğer vücut fonksiyonları uygun değilse bir gün yatırıyoruz. Örneğin hasta diyabetikse bir gün hastanede kontrol altında tutmak istiyoruz. Ameliyat gününden bir gece önce akşam hastaneye yatan kişiyi sabah ameliyat ediyoruz. Ameliyathanede ilk hasta olmasına özen gösteriyoruz. 
Çok hassas bir ameliyat olduğu için mikrop kapmaması açısından böyle bir uygulamaya gerek duyuyoruz. Ameliyat bir saat civarında sürüyor ve genel anestezi yapılıyor. Bazen narkoz alamayacak durumda olan hastalara lokal anestezi de yapıyoruz. 

Protez kimlere takılmaz? 
İdrar yolu enfeksiyonu olan hastalara bu uygulama yapılmıyor. Ereksiyon oluşturacak nörolojik sebepler ortadan kaldırılmadan 
ameliyatı gerçekleştirmemiz mümkün değil. Ayrıca alerjik bünyesi olanlara da bu ameliyatı yapamıyoruz. Çünkü alerjisi olan kişi vücuda başka bir madde kabul edemeyeceği için protezin takılması sakıncalı oluyor. Yaşı çok ileri olanlara, 70'li yaşların ilerisinde olanlara bu protezi takmayı tercih etmiyoruz. Ayrıca kişinin bu ameliyatı olmadan önce eşinin onayını almış olmasına özen gösteriyoruz. Eğer eşinin onayını almazsa ameliyatı kabul etmiyoruz. Diyabetikse, kardiyolojik sorunu varsa kardiyologunun onayını almadan ameliyatı yapmıyoruz. 

Ne gibi riskleri var? 
Ameliyat sonrası alerji ve enfeksiyon bakımından çok önemli. Kan şekeri 400-500'lerde olan hastaya bu ameliyatı yapmıyoruz. Tansiyonu yüksek olanlarda risk var. Bir de her ameliyatta olduğu gibi anesteziden kaynaklanan riskler var. 

Protezin maliyeti nedir? 
Protezle ilgili maliyetler 1000-5 bin dolar arasındadır. Bu protezin kendi maliyetidir. Ayrıca buna hastanın seçtiği hastaneye göre bir de hastane masrafı eklenecektir. Örneğin biz devlet hastanesini mesela, Cerrahpaşa'yı örnek alırsak ameliyat 1.5 milyar lira civarındadır. Ameliyatı bir hocanın yapacağını düşünürsek 1 milyar lira civarında artı maliyet olur. 

Bunlar özel sigortalar tarafından kabul edilen ameliyatlar değildir. Emekli Sandığı protezin bazı modellerini ödüyor. Ancak bu uygulama protezin basit modelleri için geçerli. 

Protezin içinde ne var? 
Bu tam bir silikon değil. Ama alerji yapmayan ve silikona benzeyen bir madde. Bazılarının içinde sıvı, bazılarında ise özel gümüş tel var. İçinde hava da olabiliyor. 

Protez bir kere takıldığında kaç sene kullanılabiliyor? 
Protezler üretilirken sertleşme ve bükülme hesabı yapılıyor. Bir insanın ömür boyu kaç cinsel ilişkiye girebileceği, yüzde hesabıyla 
hesaplanıyor. Bu nedenle protezi takan kişi ekstra bir durum olmadığı sürece ömür boyu kullanabiliyor. 

Bu ameliyat için bir alt ve üst yaş sınırı var mı? 
18 yaşında kişi de bunu taktırabilir. Örneğin doğumsal diyabeti var, ayrıca bir kaza sonucu sinirlerinde veya damarlarında oluşan kesikler nedeniyle iktidarsızlık çıkmış olabilir. Bu nedenle yaşı küçük olsa da bu ameliyat yapılır. Üst yaş için de bir sınır var. 

Protez çubuk üremeyi olumlu veya olumsuz yönde etkiler mi? 
İlişkiye girmeye imkân sağladığı için olumlu yönde etki yapar. 

Uykuda ereksiyon testi 
Kişi mutlaka kliniğe geliyor ve uyuyor. İki veya üç gece klinikte kalması gerekiyor. Kalırken penisin uç kısmına ve dip kısmına iki tane prop takılıyor. Ve tıpkı kalp atımlarını tespit eden alet gibi minik bir alete bağlanıyor. Ereksiyonu tespit eden bu alet, hasta uykudayken ereksiyon olup olmadığını kaydediyor. 
Çünkü uykunun rüya fazında mutlaka sertleşme oluyor. Bu her erkekte yaşanıyor. Rüya fazına girince olan ereksiyon yaklaşık 15 dakika devam ediyor. Rüyadan çıkınca gevşiyor ve sonra rüyaya girince tekrar ereksiyon başlıyor. 
Penisin ucuna bağlı olan alet bunları kaydedince ertesi gün kaydettiği disket bilgisayara bağlanıyor ve hastanın gece boyunca yaşadığı ereksiyon durumu ortaya çıkıyor. 
Bu alet devlet hastanelerinde de var ama bütün bu sistemlerin hepsinin bir arada toplanması çok önemli. Yoksa zaman çok uzuyor ve kişi sıkıldığı için tetkikleri yarıda bırakabiliyor.

Riski düsürmek için! 
Doç. Dr. Teoman Cem Kadıoğlu, Türkiye'de iktidarsızlık oranı ve iktidarsızlığa yol açan etkenleri anlattı. Doç. Dr. Kadıoğlu, iktidarsızlığın psikolojik etkenleri arasında 'ilk deneyimin kötü geçmesi, arkadaşların anlattığı abartılı cinsel hikâyeler ve çocuklukta geçirilen travmaların bulunduğunu söyledi. 

İktidarsızlığın Türkiye'de görülme sıklığı nedir? 
Toplumumuzda erkeklerin yüzde 10'unda bu sorun vardır. Sosyoekonomik durum, sağlık etkileri ve sosyal yapılardan bağımsız olarak birçok nedenden kaynaklanan sertleşme sorununun dünyada görülme sıklığı da yüzde 10 olarak belirlenmiştir. Yüzde 10 birçok kişiye son derece az bir oran gibi gelse de tıbben çok yüksek bir orandır. 

Kimlerde iktidarsızlık riski daha yüksek? 
Erkeklerde iktidarsızlık sorunu yaşla birlikte artar. Yaş 70'e çıktığında yüzde 20, 75 yaşında ise yüzde 50'lere kadar uzanıyor. 55 yaşından sonra iktidarsızlık riski hızla artıyor. 

Cinsel yaşamın canlı olması iktidarsızlığı önler mi? 
Genç yaşlarda daha canlı cinsel yaşam sürdürenlerin cinsel aktivitesi yaş ilerleyince de canlı kalıyor. Cinsel yaşamı genç yaşlardayken de az olanların yaşlanınca cinsel aktivitesinde düşüş görülüyor. 70 yaşını geçen erkekler arasında yapılan bir istatistikte bunların yüzde 80'inin seksüel açıdan aktif olduğu gözlemlenmiş. Ama bu yüzde 80'inin hepsini eşli ilişkiler değil, mastürbasyon da oluşturmaktadır. İlerleyen yaşla birlikte vücutta bazı değişiklikler oluyor. Öncelikle meni miktarı azalıyor, boşalma şiddeti azalıyor, orgazm süresi kısalıyor ve arada ikinci sertleşmeye dek geçen süre de uzuyor. 

Sertleşme bozuklukları iki çeşit: 
1-Organik: Fiziksel bünyeye ait sebep. 
2-Psikolojik: 30 yıl önce sertleşme bozukluklarının psikolojik kökenli oldukları düşünülüyordu. 70-80'li yıllarda tersine döndü ve çoğunlukla fiziksel olduğu görüşü benimsendi. Şimdi bu iki faktörün etkileşimi ve bileşkesi ile ortaya çıktığı düşünülüyor. Tabii gençlerde daha çok psikolojik, 50 yaşın üzerinde ise fiziksel sorun olduğu düşünülüyor. 

'Birden olmaz' 
Bir fonksiyon birdenbire bitmiyor. Performans stresi, yaşlanma stresi bu durumda etkili oluyor. Bazen tren rayından çıkıyor ve o an için sorun görülüyor. Ancak kısa süreli tedaviyle cinsel aktivite tekrar rayına oturabiliyor. 

Sertleşme sorununun psikolojik nedenleri neler olabilir? 
Kapalı ortamlarda büyütülenlerde yani baskı altında yetiştirilenlerde bu sorun daha sık görülebiliyor. Çocukluğunda travma geçirenlerde, ensest ya da tecavüz girişimine uğrayanlarda ayrıca ilk cinsel deneyimini yaşadığı genelevde veya başka bir ortamda 
aşağılanma gibi bir durumla karşılaşanlarda bu sorun ortaya çıkabiliyor. 
Seksüel eğitim almamışlarda, aile ilişkileri kötü olanlarda, evhamlı insanlarda da sertleşme sorunu sıklıkla görülüyor. Eşle ilgili bir sadakatsizlik sorunu da etkili oluyor. 

Beklenti yüksekse 
Beklentileri normalin üzerinde olan insanlar da sertleşme riski altında. Örneğin kahvelerde abartılarak anlatılan cinsel ilişkiler bunu ciddiye alanlarda eksiklik hissi yaratıyor ve kişi kendine güvenini yitirerek iktidarsızlık sorunu yaşayabiliyor. 
Felaketler halinde örneğin deprem sonrası da cinsel sorunlarla ilgili artış gözüküyor. Birçok kişi iktidarsızlık şikâyetiyle kliniklere başvuruyor. 

Beyinle ters orantılı 
Aynı şekilde ekonomik kriz de cinsel sorunlarda etkili oluyor. Ayrıca dulluk, partnerin kaybı da bu durumlarda çok etkili. Başarısız olma kaygısı da sorunlara neden oluyor. 
Sistem şöyle gelişiyor: İnsanın beyni yumuşayınca penisi sertleşiyor. Beyni sertleşince yani herhangi bir nedenden dolayı strese girilince de penis yumuşuyor, yani sertleşme sorunları ortaya çıkabiliyor. 

Tansiyon ve kalp ilaçları da iktidarsızlık riski taşıyor mu? 
Kan basıncını düşürmeyi amaçlayan ilaçlar sertleşme bozukluğuna neden olabilir. Bu ilaçlar tüm vücutta olduğu gibi peniste de kanlanmayı azaltır ve penise giden kan miktarının azalmasıyla da erkekte ereksiyon sorunu ortaya çıkar. Damar genişletici etkisi olan kalp ilaçları da iktidarsızlığa neden olabilir. 

Sakinleştirici ilaçlar etkili mi? 
Sakinleştirici ilaçlar uyuşturucu etkilerinden dolayı insanda sertleşme sorununa neden olurlar. Zaten sürekli uyku halinde olan bir insanın libidosunun da düşeceği tartışmasızdır. 

Dikkat, her Viagra 'Viagra' değil 
Sertleşme tedavisinde ilacın rolü ne? 
Ağızdan alınan ilaçların çoğu geçmişte kaldı. 
Viagra artık tüm pazarı kapladı. Bütün iş bir denge meselesi, peniste sertleşme olduğu anda bile sertleşmeyi engelleyecek maddeler salgılanıyor. Daha sonra bu salgılar baskın hale geldiğinde sertleşme bitiyor. Viagra'nın içindeki aktif madde, sertleşmeyi sonlandıran salgıyı frenliyor. Cinsel istek olduğunda, sevişme başladığında sertleşmeye doğru etki oluyor. Bunu azaltan etkenler ise Viagra tarafından frenleniyor ve sadece pozitif etki ortaya çıktığı için daha güçlü bir ereksiyon yaşanıyor. 

En fazla 4 saat 
Viagra bu etkisiyle psikolojik kökenli iktidarsızlığa bile çare olabiliyor. Çok ağır bir organik durumda örneğin atardamarların penise kan taşıyamadığı bir durumda Viagra etkili olamaz. Viagra alındıktan bir saat sonra kişi cinsel ilişkiye girebiliyor. Etki iki-dört saat sürüyor ve sonra da yok oluyor. 

Viagra düzenli olarak kullanılınca mı etkili yoksa tek hap şeklinde mi? 
Tek hapta istenen etki sağlanıyor. İlacın etkisi geçtikten sonra da tekrar aynı etkiyi sağlamak için başka ilaç almak gerekiyor. Alındıktan bir saat sonra psikolojik olarak da kişinin kendine güvenini getiriyor. Ve kişi bunu düzenli olarak kullandığında sorunu da psikolojikse tedavi olabiliyor. Ancak fiziksel olarak uzun vadede iyileştirici bir etkisi yoktur. Bir de işleyen demir ışıldar mantığıyla hızlı bir cinsel yaşamı olan ve çok cinsel ilişkiye giren kişi ileride bunun ödülünü alıyor. Cinsel performansında düşüş yavaşlıyor. 

Viagra zararlı mı? 
Damarların genişlemesine yarayan ilaç sadece penisteki değil tüm damarları genişletiyor. Kalbe giden damarlarda da genişleme oluyor. Bütün damarlar genişleyince kalbe ve beyne giden kan miktarı da azalıyor. Böylece enfarktüs ortaya çıkabiliyor. 
Özellikle damar genişletme için dilaltı veya nitratlı ilaç alan kişilerde, uzun süredir seks yapmamış ileri yaşlardaki insanlarda ölümle sonuçlanan vakalar görülüyor. Ama insanlar cinsel ilişki sırasında ölüm riskinin zaten arttığı bir durumda oluyor. Kişi Viagra kullanmasa bile seks sırasında kalp ritmi artar, tıpkı spor yapar gibi. Siz yaşlı olan bir kişiye spor yaptırsanız da aynı şey oluyor. 

Partner genç olunca risk artıyor 
Örneğin 79 yaşında bir kişi Viagra alıp 69 yaşındaki eşiyle de birlikte olmuyor. Yani kişi yaşlı, partneri de genç olunca bir de Viagra ile aşırı performans gösterince sonuç tabii ki tehlikeli olabiliyor. Özellikle Viagra'nın dozu çok önemli. Doktor denetiminde hangi dozun alınacağına karar verilmesi gerekiyor. Viagra doping amacıyla da kullanılabiliyor. Kişi bir rekor denemesine gitmeye çalışıyorsa faydası olur. Ama normal ilişkiye ek keyif veya güç katmıyor. 

Viagra artık Türkiye'de işportada da satılıyor. Tezgâhtan ilaç almak doğru mu? 
Tahtakale'deki işportacılara gidip Viagra alıp kafasına göre kullananları da duyuyoruz. 
Öncelikle Viagra'nın dozu çok önemli. Ancak Tahtakale'de satılan ilaçların yüzde 90'ı zaten Viagra değil. Bir kısmı Viagra görünümünde ağrı kesici. Mavi olan Viagra şeklinde ilaçlar yapılıyor. Bunlar psikolojik olarak kişiyi rahatlatabilir. Ama içinde Viagra'nın aktif maddesi bulunmuyor. 

Bazı mide ilaçlarının da iktidarsızlığa neden olduğu doğru mu, hangileri? 
Evet, mideden fazla asit salgılanmasını engelleyen bazı ülser ilaçlarının uzun süreli kullanımında bu sorun görüldü, fakat daha sonra bu yan etkiyi azaltan ilaçlar kullanıma girdi. Şişkinliği azaltan ilaçlar için bu geçerli değil

'Acele'si olanlar doktora! 
Doç. Dr. Teoman Cem Kadıoğlu, erkeklerin karşılaştığı 'erken boşalma, penis eğriliği, ilk gece korkusu' gibi sorunları ve tedavi yollarını anlattı: 

Erken boşalma nedir? 
Cinsel birleşme, gerçekleştikten sonra her iki partneri de tatmin edecek makul sürede ilişkinin sürmesidir. Pratikte bu duhulden sonra ilişkiyi en az beş dakika sürdürebilmek anlamına gelir. 

Erken boşalmanın kökeni fiziksel mi psikolojik mi? 
Çoğunlukla bu sorun psikolojik kökenlidir. Cinsel yaşamda acemilik, partnere alışık olmama, rahat ortamda bulunmama, fazla veya az istek duyma, suçluluk duygusu gibi çeşitli etkenlerden kaynaklanabilir. 

Tedavisi mümkün mü? 
Evet, altta yatan bir ürolojik sorun varsa düzeltilir. Hastaya durumuyla ilgili rahatlatıcı bilgi verilir, partneriyle birlikte uygulayacağı teknikler anlatılır. Gerekli durumlarda ilaç tedavisi yapılır. 

Eğri penisin çaresi var mı? 
Biz bu duruma tıp dilinde 'peyroni' diyoruz. Penisin sertleşen bölümlerini sınırlayan kılıfın üzerindeki kireçlenmiş plaklar nedeniyle oluşan bir hastalık. Bu genelde ağrı ve penisin eğriliğine neden oluyor. Orta yaşlı erkeklerin yüzde 5 ile 1'ini etkileyen bir durum. Genelde 40- 60 yaş arasında görülüyor. Genetik bazı nedenlerle de oluşabiliyor. Travmaya bağlı olabiliyor. 
İltihabi durumlarda ya da şeker hastalarında sıkça görülüyor. Bu, gelişen bir durum, sabit bir durum değil. Sorun ne tarafta ise penis o tarafa doğru eğiliyor. Eğim belirli bir dereceye vardığında hasta cinsel ilişki sağlayamaz ve çok ağrı çeker duruma geliyor. 

Tedavisi nasıl yapılıyor? 
Bir süre destek (ilaç) tedavisiyle bekleme süresi koyuyoruz. Yaklaşık bir sene bekliyoruz. Eğer iyice şekil bozukluğu varsa düzeltici bir ameliyat yapmak gerekiyor. Destek tedavisi çok anlamlı bir tedavi değil. Hastaların yüzde 10-20'sinde eğrilikte azalma görüyoruz. Yüzde 60'ında da ameliyat gerektirebilecek eğrilikte artma görülüyor. Bu durum sertleşme sorunuyla birlikte de seyredebiliyor. Tedavisinde bazı özel yöntemler kullanılıyor. Penisin damarlarından alınan yamalar o bölgeye çıkarılarak konuyor. Bunda tek sorun var; penis boyunda bir santim kadar bir kısalma olabiliyor. Hastanın da bu durumu ameliyat olmadan önce bilmesi çok önemli. 

Bu ameliyat ne kadar sürüyor? 
Bir-iki saat sürüyor. Hastanın bir gün hastanede yatması gerekiyor. Damar sorunu olanlara bu ameliyatla birlikte protez de takılabiliyor. Çok yüksek maliyetleri yok. 1000-1500 dolar civarında. 

Penisi büyütmek, küçültmek, kalınlaştırmak için de estetik operasyonlar yapılıyor mu? 
Evet, böyle ameliyatlar yapılıyor. Kişinin kendi vücudundaki yağlar kullanılarak bölgeye yağ enjekte ediliyor ve kalınlaşma sağlanıyor. Ancak çok düzgün bir görüntü elde edilemiyor. En çok görülen, şişman erkeklerde penisin hemen önüne gelen yağ dokusunun alınmasıdır. Yağ dokusu alınınca organ ortaya çıkıyor ve sanki uzatma yapılmış gibi oluyor. Penisin kemiğe bir askı bağlantısı var onu kestiğinizde eskisine 
göre daha uzun ve sarkık durur. Ayrıca göbek altındaki yağların alınmasıyla da büyükmüş gibi görülebilir. 

İdeal ölçüler var mı? 
Türkiye'nin penis konusundaki ortalamaları Amerika ve Avrupa'nın ortalamasından biraz düşük olmakla birlikte Çin ve Japonya'nın ortalamasından daha yüksektir. Psikolojik olarak penisini küçük bulanların çoğu da aslında yanlış düşünüyor. Aslında ideal ölçü çiftlerin ilişkiden zevk aldıkları ölçüdür. Cinsel ilişki kurmaya yetecek ereksiyon halindeki penis boyu 10-11 santimetreden itibaren normal kabul edilir. Ortalaması 12-12.5 santimetreye oturuyor. Ancak bu ırklara göre farklılık gösterir. Ama aynı şekilde kadınların cinsel organlarıyla ilgili ölçüler de ırklara göre farklılıklar gösterir.
Ama sonuçta burada amaca bakmak gerekiyor, amaç cinsel haz ve çocuk sahibi olmak ise bunların boyutla birebir ilgisi yoktur. 

Performansın ölçüsü var mı? 
Performans da göreceli bir kavram. Bir temas kurduktan sonra ikincisini kuramıyorum diye gelenler var. Ama bu kişi 50 yaşında ve 10 senedir evli. Yani kişinin beklentisi çok önemli. Doktora gidiyor ve 'Ben niye iki kez üst üste ilişkiye giremiyorum' diyor. Bu, kadınlar arasında da var. Erkekler gerçek cinsel yaşamlarını çok az konuşuyorlar, kadınlar daha fazla konuşuyor. 

Cinsel hayatta ortamın rolü nedir? 
Değişik ortamlar cinsel yaşam için çok önemli. Cinselliğin kökeni olan heyecan verici etkilerden en önemlisi de değişiklik. Partner değişikliği, cinsel isteği artıran etken. Çok uzun yıllar beraber olunan, doğumlar yapmış, fizik olarak çökmüş bir eş ne kadar fazla sevgi olursa olsun cinsel açıdan eski isteği uyandırmayabiliyor.

Başka bir ortamda erkeğin karşısına çıkan çok genç bir kadının libido uyarısı farklı oluyor. Türklerdeki kuma işlerinin nedeni de budur. Evlerine bir yeni versiyon alıyorlar ve cinsel yaşamlarını renklendiriyorlar. Bunlar toplum hayatında hep olan şeyler. 

İlk gece korkusu da ülkemizde önemli sorunlardan birini teşkil ediyor. Bu korku iktidarsızlığa neden oluyor mu? 
İlk geceye bağlı iktidarsızlıklara sıkça rastlıyoruz. Gece yarısı düğün kıyafetleriyle bir güruh acil servise girer. Hepsi de biraz çekingen ve sıkıntılıdır. Doktora 'Bunlar evlendi ama damat ilk gece başarılı olamadı' der. Çocuk denebilecek yaştaki damat önümüze gelir. Biraz soruşturduğumuzda daha önce bir kadınla birlikte olmadığını anlarız.

Bugüne kadar bildiği tek şey mastürbasyondur. Üstelik düğün gecesi içki içmiştir ve strese girmiştir. Tüm bunlar toplandığında başarısızlık söz konusu olur. Bu gibi durumlarda penise yapılan tek bir iğneyle tedaviyi gerçekleştiriyoruz. Kişinin kendine güveni gelince zaten böyle bir sorunu kalmıyor. Eşle birlikte konuşmak çok önemlidir. Bu hastalar bilgilendirici konuşma sonrasında bir daha doktora ihtiyaç duymaz. İlk gece sorunları ülkemizdeki baskıcı büyütme şeklinden kaynaklanan bir sorundur. Bu durum dünya literatürüne bile girdi. Avrupa veya Amerika'da böyle bir sorun yok. Çünkü kişi çocukluktan itibaren cinselliği normal şekilde yaşıyor ve kabulleniyor. Cinsel organını da bir tabu olarak görmüyor. Çoğu da cinselliği evlilik öncesi partneriyle birlikte yaşıyor. Hiçbir ülkede bizdeki gibi kızla çocuğu bir odaya koyup kapıda bekleme durumu yaşanmıyor. 

İktidarsızlık için bitkisel ilaçlar
Naneden kerevize 'Viagra' 
Nane: Cinsel isteği artırır. Erkekte psikolojik iktidarsızlığı giderir. 
Kuşdili: Tüm salgı bezlerini dengeli bir şekilde çalıştırır. Erkeklerde iktidarsızlığı giderir. 
Kekik: Vücudun savunma gücünü ve erkekte cinsel arzuyu artırır. 
Tarçın: Cinsel isteği artırır. 
Zencefil: Tüm vücudu uyararak bedenin ve zihnin çalışma gücünü artırır. Erkekte cinsel gücü artırır. 
Maydanoz: Bedenin yorgunluğunu ve ruhi bunalımını giderir. Libidoyu yükseltir. 
Kişniş: Erkeklerde cinsel arzuyu artırır. Günde bir kahve kaşığı kullanılır. Sinir sistemine de çok yararlıdır. 
Kırmızı biber: Cinsel isteği artırır. Ancak damar sertliği, üre ve tansiyonu olanlar yememelidir. 
Vanilya: Çeşitli nedenlere bağlı iktidarsızlığa karşı etkili. Erkeklere cinsel güç kazandırır. 
Sivribiber: Bol miktarda C, P, K vitamini içerir. Erkeklerde cinsel isteği artırır. 
Hardal: Cinsel arzuyu artırmanın yanı sıra sinirleri kuvvetlendirir. Midesi hassas olanlar, karaciğer, damar sertliği ve tansiyon rahatsızlığı bulunanlar kullanmamalı. 
Kereviz: Çeşitli iç salgı bezlerine tesir eder ve onların faaliyetlerini artırır. Bu yüzden erkeklerde cinsel faaliyeti artırır. 
Ayçiçeği: Bol protein ihtiva eder, içeriğinde bol miktarda E vitamini vardır. İktidarsızlığa engel olur. Kalp ve sinir hastalıklarına karşı koruyucu. Cinsel arzuyu artırır. 
Greyfurt: İçerdiği bol C vitaminiyle dinçlik verir. Aynı şekilde cinsel yaşama da etkisi olur. 
Çam fıstığı: Bol E vitamini var. Cinsel tükenme, buna bağlı olarak ruhi çöküntü ve kalp rahatsızlıklarına karşı etkili. 
Antepfıstığı: Protein ve E vitamini içerir. Cinsel arzuyu artırır. 
Mesir macunu 
Kanuni Sultan Süleyman'ın annesi Hafsa Sultan, Manisa'da hastalanır ve hastalığına çare bulunamaz. Hafsa Sultan'ın yaptırdığı Sultan Camii Medresesi'nin başına getirilen Merkez Efendi, bitki ve baharat karışımından oluşan bir macun hazırlar. 41 çeşit baharat karıştırılarak hazırlanan bu macun sayesinde sağlığına kavuşan Hafsa Sultan, ilacın bütün hastalara dağıtılmasını ister. Ağrı, hazımsızlık ve iştahsızlıklara karşı da kullanılan mesir macunu, dünyada 'Türk Viagrası' olarak tanınıyor. 

Tarihi afrodizyaklar 
Eskiden Endülüslü kadınlar erkekleri etkilemek için eteklerinin altına kayısı yaprakları ya da kayısı çiçekleri koyarmış. 
Muz, 18. yüzyılda cennetin 'yasak meyvesi' olarak ün yapmış. 
17. yüzyılda enginar yiyenlere 'yoldan çıkmış' gözüyle bakılırmış. 
Eski bir Fransız atasözü: Kadınlar kerevizin erkekler üzerindeki etkisini bilselerdi, onu aramak için Paris'ten Roma'ya giderlerdi. Kereviz, 15. Louis'nin metresi Madam de Pompadour'nun da gizli silahıydı..

Bir testle prostat teshisi 
Doç. Dr. Teoman Cem Kadıoğlu, erkeklerin korkulu rüyası olan prostat hakkında bilgi verdi. 

Prostat nedir? 
Doğuştan itibaren her erkekte bulunan ve idrar torbasının tam çıkışını çepeçevre saran bir salgı bezidir. İdrar yollarının savunmasını yapan ve meniye katılan değişik salgılar 
üretir. Yani prostat belirli bir yaştan sonra olan değil, doğuştan itibaren tüm erkeklerde bulunan bir organdır. Ancak belirli bir yaştan sonra prostat büyümeye başlar. Bu büyüme tamamen fizyolojiktir. Saçlara ak düşmesi, derinin kırışması gibi normal yaşamın bir parçasıdır. Prostatın büyümesi için iki şart lazım: 
1- İnsanın yaşlanması. 
2- Erkeklik hormonunun olması: Yani kişinin prostat sorunu olabilmesi için erkekliğinin olması gerekir. Hadım edilmiş kişinin yani yumurtalıkları alınmış bir kişinin prostat sorunu olmaz. 
Prostatın türleri var mı? 
Prostat erkeklerin baş belası. Üç önemli hastalığı var. Bu üç hastalık organda genellikle değişik zamanlarda olmakla birlikte birbirinden tamamen ayrı olup aynı anda üçü birden de olabilir. 
1- Prostatitler: Prostatın iltihabıdır. 
İnsanı acil olarak hastaneye koşturan, idrarı yapamaz hale getiren bir hastalık. Ağırlıklı olarak gençlerde görülür. Cinsel yolla bulaşır. Hijyene dikkat etmemek de prostat iltihabına neden olabilir. Yüksek ateş ve idrar yapamama gibi şikâyetlerle başlar ve kişiyi yatağa düşürebilir. Prostat iltihabının tam tedavisi zor. Çünkü antibiyotikler bu organın içine zor geçer. 

İltihap yıllarca insanı süründürebilir. Bu nedenle bilhassa cinsel yolla bulaşan hastalıklarda çok dikkatli tetkik yapılması ve doğru tedavi edilmesi gerekir. Doğru tedavi edilmezse yıllarca bu durum devam eder ve sonucunda da kısırlık bile ortaya çıkabilir. Hastalıklı kişiyle beraber olduktan bir-iki hafta sonra idrar yolunda sızlama, kaşıntı, akıntı görülebiliyor. Bu durumdaki erkeğin mutlaka doktora (ürologa) başvurması gerekir. 

2- Büyümesi: Büyüyerek çevresinde bulunan idrar yolunu sıkılaştırması ve idrar yapmada zorluk oluşmasıdır. Bu hemen hemen herkeste normal olarak görülür. Sonuçta erkeklerin yüzde 10'u hayatlarının belirli bir döneminde prostatla ilgili bir sorundan dolayı ameliyat olurlar. Herhangi bir şekilde idrar yapmakta rahatsızlık hissedenlerin ise yüzde 30'u ameliyatlık haldedir. 

Prostat belirtileri gösteren kişi ne yapmalıdır? 
60 yaşındaki birinde belirtilerin bir kısmı var diyelim. Bu durum böbreklerine, idrar yollarına bir zarar vermiyorsa, yani iltihaba neden olmuyorsa burada kişiye bağlı bir durum vardır. Kişinin sosyal hayatı, çalışma hayatı değerlendirilir. Mesela kişi bir çiftçi ise bu tür durumlarla daha kolay başa çıkabilir. Tarlada çalıştığı için istediği zaman tuvalete gider. Ama bu kişi bir hâkim ise, bir holding yöneticisi ise mahkeme sırasında, toplantı sırasında sık sık ara vermek zorunda kalır. Bir şoförse ikide bir benzinci arar. Ama bir emekli 
istediği zaman tuvalete gidebilir. Herkesin prostatı büyür ama sadece bazıları ameliyat olmak zorundadır. Gerçekten şikâyetleri olmayan kişileri lüzumsuz yere ameliyat edersek daha mutsuz olurlar.

3- Prostat kanseri: İleri yaşlarda sık görülen bir başka türü de kanserdir. 60 yaşındaki insanlarda yüzde 30'unda, 70 yaşındaki insanların yüzde 40'ında kanser başlangıcı olacak kadar bozulmuş hücrelere rastlanır. Batı ülkelerinde trafik kazalarında ölen belirli yaşlardaki erkekler tarandığında 70 yaşındakilerin yarıya yakınında kanser görülür. Prostat kanseri erken aşamalarda yakalandığında tamamıyla yok edilebilir ve hastalıktan eser kalmaz. Ama geç teşhis edilirse, hastalık kemiklere yayılırsa sadece idare edici tedaviler yapılır. Batı ülkelerinde 40-45 yaşından itibaren PSA denilen bir tetkikle tarama yapılarak, kanser araştırılır. Kadınların meme taraması yaptırdığı gibi erkeklerin de bu testi yaptırması gerekmektedir. Basit bir kan testidir.
 
Sonraki aşamalar nelerdir? 
Prostat için başvuran insanı, tüm bu şikâyetleri değerlendirdikten sonra muayene ederiz. Bu muayene makattan parmakla yapılır. 
Hem kanser hem de prostatın ne kadar büyüdüğünü görmek açısından bu önemlidir. Mesela normalde bu kestane kadar bir organdır. Büyüyerek greyfurt kadar olur. Normalde 20 gram olan bu organ 200-250 grama kadar ulaşabilir. Dışarıdan bakılınca görülmez, makata doğru büyür. Kanser şüphesi varsa ultrason eşliğinde bir parça alınarak dokuda kanser olup olmadığı anlaşılır. 

Prostat sonrası iktidarsızlık sorunu oluşur mu? 
Bu tip ameliyatları olan insanlar genellikle yaş nedeniyle büyüyen prostatı küçültmeyi amaçlıyorlar. Bu nedenle yaşları ileri. Bir de ameliyat geçirince iktidarsızlık, en azından kendine güvensizlik dönemi olabiliyor. Kapalı prostat ameliyatı sonrası yüzde 10, açık prostat ameliyatı sonrası yüzde 15 bir iktidarsızlık riski var. Prostat kanseri ameliyatında ise iktidarsızlık riski çok yüksektir. Bir de bu ameliyattan sonra yaklaşık hastaların dörtte 
üçünde meni ileriye doğru değil arkaya idrar kesesine doğru fışkırıyor. Bu durumda da iktidarsızlık değil ama kısırlık ortaya çıkıyor. 

Önlemek için ne yapmalı? 
Sebze meyve ağırlıklı beslenme öneriliyor. Batı usulü fastfood tarzı beslenmenin prostat kanseri riskini artırdığı söyleniyor. 
Bu nedenle prostatı önlemek için yapılacak belirli bir tedavi şekli olmasa da doğal beslenmenin her türlü hastalığa olduğu gibi prostat kanserine de iyi geldiği belirtiliyor. Bitki kökleriyle ilgili ilaçlardan da bahsediliyor. Ancak bunların hiçbirinin yüzde 100 doğruluğunun kanıtlanmadığı da bir gerçek. 

Sık sık tuvalete koşturur 
Prostatı olan insanların bazılarının ya da bir kısmının yaşadığı belirtiler: 
1-İdrar yaptıktan sonra boşalamama hissi. 
2-Sık sık idrara gitme 
3-İdrarı kesik kesik yapma 
4-Sıkışık bir şekilde sık sık koşarak acil hissiyle tuvalete gitme 
5-İdrar yaparken akımın çok ince olması 
6-İdrar yaparken ıkınmak zorunda kalmak 
7-Geceleri iki ya da daha fazla tuvalete kalkma ihtiyacı 
8-İnce ve ayak dibine doğru idrar yapmak 
9-İdrar sonrası damlamalar olması 
10-İdrar kaçırma 
11-Mesanenin dolarak şişmesi ve idrar yapamama sonrası şiş bir karınla hastaneye koşturmak 

Prostat ameliyatı nasıldır? 
Kanser tespit edilmemişse hastaların çoğunu kapalı ameliyatla ya da gereğinde açık ameliyatla tedavi ediyoruz. Kapalı ameliyatlar 90 gramın altında olanlarda kullanılır. Kapalı ameliyat, cerrah uzmansa açık ameliyat kadar iyidir ve hasta daha az hastane de kalır, daha az rahatsızlık çeker. 
Prostat büyükse açık ameliyat zorunlu. Prostat ameliyatında prostat kanseri ameliyatından farklı olarak tüm prostat alınmaz. Bunu bir portakal olarak düşünün. Prostat, sulu dokunun şişmesiyle oluşur. Kanser ise bunun kabuğundadır. Kanser ameliyatında kabukla beraber tüm organ çıkıyor. 

Kapalı ameliyat nedir? 
Kapalı ameliyatta penisten fiberoptik bir aletle girerek prostatın, bir portakal oyulması gibi kazınmasıyla yapılır. 

Açık ameliyat nasıl olur? 
Açık ameliyatta prostata karından kesilerek ulaşılır ve prostat küçültülür. 
Ameliyat dışında tedavi var mı? 
Isı tedavisi, ultrason tedavisi, mikrodalga tedavisi, balonla germe tedavisi gibi birtakım ek tedavi yöntemleri deneniyor. Ama en başarılı yöntem cerrahi tedavi. Ameliyat olamayacak kadar ağır durumdakiler, kalp hastaları, anestezi alamayacak olanlar ya da çok ileri yaşlarda olup narkoz riski yüksek olanlar için ilaç tedavisiyle işemeyi düzenlemek mümkün. Ama genç yaşlardan itibaren ilaç vermek hem ekonomik olarak hem de kişinin bu ilaçları uzun süre kullanması gerektiğinden sakıncalı. 

Bu ameliyatların riski nedir? 
Bunlar, belirli komplikasyonları olan ameliyatlardır. Ama genelde kapalı prostat ameliyatının komplikasyonları açık ameliyata 
göre çok daha düşüktür. Günümüzde kapalı, açık prostat ameliyatları ve prostat kanseri ameliyatları emin ellerde yapılıyor. Gayet hızlı ve risksizler. Ölüm riski yüzde 1'in altına indirilmiştir. Bu, ameliyat sırasında ve ameliyat sonrasındaki üç aylık dönem için geçerlidir. 

Prostat ameliyatı ne kadar sürer? 
Kapalı prostat ameliyatı bir saatin altında, açık prostat ameliyatı 1.5 saat sürer. Kanser ameliyatı da 1.5 saat alır. 

Hastanede kaç gün yatmak gerekir? 
Kapalı prostat ameliyatı sonrası hasta üç gün hastanede yatar. Bu süre açık prostat ameliyatından sonra beş gün. 
Ameliyatın maliyeti ne kadardır? 
Devlet hastanesinde ve bir öğretim üyesi tarafından yapıldığı takdirde 2 milyar lira civarındadır. Kanserle ilgili ameliyatların maliyeti biraz daha farklı.

Babalığa engel değil 
Bir çiftin çocuğu olmuyorsa ilk akla gelen, kadında bir sorun bulunduğu. İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Teoman Cem Kadıoğlu, erkeklerde görülen kısırlık ile iktidarsızlık bağlantısı hakkında bilgi verdi. 

İktidarsızlıkla kısırlık birbirine karıştırılıyor. Doğru mu? 
Hayır bu kanı yanlış. İktidarsız, sertleşme yaşamayan kişiler de çocuk sahibi olabilirler. Spermin gelmesiyle, kalitesiyle ilgili bir durumdur. 

Bir erkek, 'Çocuğum olmuyor' diye size geldi? Ne yaparsınız? 
Biz olaya çocuğu olmayan insanlardan ziyade çocuğu olmayan çiftler diye bakarız. Çünkü çocuk kadın ve erkeğin katkısıyla oluşur. 

Ne gibi aşamalardan geçiyor? 
1- Kendisiyle konuşuruz, birtakım bilgiler alırız. Çocukluğundan itibaren geçirdiği hastalıklar, ameliyatlar, kadınlardan kapabileceği iltihabi ve mikrobik hastalıklar olabilir. Ayrıca meslek yaşamıyla ilgili, çevresiyle ilgili bilgileri alırız. Kullandığı ilaçlar ve eşiyle ilişkisinin sıklığını öğreniriz. 
2- Daha sonra muayene yaparız. Birçok sorun, muayenede ortaya çıkar. 
3- Diğer bir aşamada ise kişinin spermleriyle ilgili testler, gerekirse hormon ve kan testleri isteriz. Bazı genetik tetkikler isteyebiliriz. Ya da bazı ultrason, MR gibi görüntüleme tekniğiyle yapılan testler gerekebilir. 

Erkek kısırlığı ilaçlara bağlı olabilir mi? 
Eroin, morfin gibi maddelerin kullanımı ve vücut çalışan insanların doping için aldıkları maddeler, çocuk olmasını engelleyebilir ve zorlaştırıcı etkide bulunabilir. Çünkü bu tip ilaçlar kasları kuvvetlendirmek adına vücudun normal hormonal düzenini bozar. 
Şişmanlık kısırlık nedeni mi? 
Eğer şişmanlık hormonalsa ve obezite boyutlarındaysa etkili olabilir. Vücuttaki hormonal dengesizlik spermlerde de etkisini gösterir. 

Sigara kısırlık yapar mı? 
Sigara, sperm yapısı üzerinde de olumsuz etki yaratır. Sigara kullanan erkeklerde bu tip sorunların daha fazla olduğu gözlemleniyor. 

Alkol kısırlık nedeni mi? 
Hayır, alkol kullanımının spermler üzerinde bir etkisi yok. Alkol de uzun süreli ve sık kullanımında sorun yaratır. Ancak sigara daha zararlı. 
Başka hangi nedenler var? 
Çocuğu olmayan erkeklerin bir kısmının nedeni de 'ideopatik'tir. Yani kısırlıklarının nedeni belli değildir. Bunlar sadece bünyevi durumlar. Gerçi kısırlığın genetik kökenleri olduğu ortaya çıksa da yine de nedenleri tam olarak anlaşılmaz. Nedeni belli olmadığı için tedavisi de çok zordur. 

Kısırlık nedeni olan tüplerde tıkanıklık nasıl oluşur? 
Tüplerde tıkanıklık dört faktöre bağlı olarak meydana gelir: 
1- Zaman içinde gelişen kistlere bağlı olarak kısırlık sorunu ortaya çıkabilir. 
2- Doktor eliyle, yani vazektomi denilen bir doğum kontrol yöntemi sonucu tüplerin bağlanmasıyla gelişebilir. 
3- Doğumsal olabilir. Genetik nedenlerle, nakil yolları olan tüplerin gelişmemesi sonucu ortaya çıkar. 
4- Bir de cinsel yolla bulaşan bazı hastalıklar sonucu bu kanallarda tıkanmalar oluşur. Örneğin gonore, bel soğukluğu gibi gençlikte kadınlardan kapılan hastalıkların tedavi edilmemesi sonucu kısırlık ortaya çıkabilir. 
Tıkanıklık nedeni olan kısırlıkları artık özel mikrocerrahi ve endoskopik yöntemlerle başarıyla giderip normal yolla hamile kalınmasını sağlıyoruz. 
Bu tip hastalıkları kişi kaptığı günlerde anlayamaz mı? 
Bu hastalıklar her zaman olmasa da çoğu kez belirti verir. Mesela idrar yaparken yanma, tıpkı nezlede akıntı olması gibi. Tabii bu hastalığın ilerlemesinde yetersiz tedavi de etkili oluyor. Halkımız eczaneye gidiyor, bir ilaç alıyor. İlaç bir süre iyi geliyor ama sonra hastalık yine ortaya çıkıyor.  

Tüberküloz yani verem hastalığı da kısırlık yapabilir. 
Bu nedenlerden hangileri tedavi edilebilir, hangileri edilemez? 
Erkek kısırlığının en sık rastlanan ve tedavisi mümkün olan nedeni varikoseldir. Ergenlikte başlayan yumurta damarlarındaki varisleşme giderek ilerler ve spermlerin sayı, hareketlilik ve dölleme gücünü zamanla düşürür. Geç kalınmadan ve özel mikrocerrahi teknikle ameliyat edilerek ortadan kaldırılabilir. 
Bu teknikle hastaların yüzde 80'i ameliyattan fayda görür. Eski yöntemlerle başarısız varikosel ameliyatı geçirenlere de mikrocerrahi teknikle düzeltme ameliyatı yapabiliyoruz. 

Üniversitede son 10 yılda yaklaşık 2 bin kişiye uyguladığımız bu yeni yöntemle birçok hasta doğal yoldan çocuk sahibi oldu. Ayrıca bu teknikle aşılama ve tüp bebek yapılması gereken hastalarda döllenme oranı artıyor. 
Meni kanallarında tıkanıklık varsa bunu ortadan kaldırıcı mikrocerrahi ya da endoskopik ameliyatlar da yapılabiliyor. Sonuç alamadığımız durumlarda basamaklı olarak yardımlı üreme tekniklerini uygularız. Yani döllenmeye yardımcı oluruz. Erkeğin sperm üretimini maksimuma çıkarırız. Daha sonra aşılama ya da tüp bebekle döllenme sağlarız. Hormon eksikliğinin ilaçla tedavisi mümkün. 

Aşılama ne demek? 
Erkeğin spermi alınıp, laboratuarda iyileri seçilir. Bazı kimyasal maddelerle hareketliliği artırılır. Aynı şekilde kadının da yumurta sayı ve kalitesi ilaçlarla 
artırıldıktan sonra aşılama işlemi yapılabilir. Anestezi yapmadan erkeğin spermi bir çeşit enjektörle kadının rahmine bırakılır ve spermlerin yumurtayı döllemesi beklenir. Bu yöntem hem erkek hem de kadın kısırlığında kullanılır. Varikoseli olanların bu işlem öncesi tedavi olması, başarı şansını artırır. 

Sperme bağlı kısırlık nasıldır? 
Miktarın azlığı, kıvamı, hücre hareketliliği, 
hücrelerin ölü olması ve iltihap, yapısal bozukluk olabilir. Bunlar gözle saptanamaz, uzman laboratuarlarda değerlendirilir. 
Yaş kısırlık nedeni mi? 
Yaş doğurganlık açısından erkekler için önemli bir sorun teşkil etmiyor. Ancak varikoseli olan kişide, yaşla birlikte bu hastalık ilerlediğinden kısırlık etkisi olabilir. Erkek 80'li yaşlarda bile baba olabilir. 

Kimin çocuğu olmaz? 
Yumurtasında hiç sperm olmayan erkekler çocuk sahibi olamaz. Ancak ilerleyen teknoloji ve insan kopyalanmasıyla erkek kısırlığı da son bulacak. Ancak bu çocuk erkeğin kendi hücresinden kopyalanacağı için kendisinin bire bir taklidi olacak. 
Erkek kısırlığı yüzde kaç oranında görülüyor? 
Dünya Sağlık Örgütü'nün rakamlarına göre kısırlık sorunlarının yüzde 30'u erkeklerden kaynaklanıyor. Yüzde 20 vakada da kısmen erkeğin etkisi saptanıyor. Evli çiftlerin yaklaşık yüzde 15'inde kısırlık sorunu vardır. 

Erkek kısırlığı tedavisinin maliyeti yaklaşık olarak nedir? 
Belli bir fiyat vermek mümkün değil. Çok basit bir doktor muayenesi ve spermiogram ücreti olabilir. Bizim üniversitedeki özel muayene ücreti 40 milyon lira. Sperm tetkiki 30 milyon lira civarında. Toplam olarak 250-300 milyon liraya tetkikler yapılır. Eğer ameliyat gerekiyorsa 1.5-2 milyar lira bir maliyet çıkar. Aşılama ortalama 200 milyon lira. Tüp bebek gerekiyorsa 2500-3000 dolar tutar. Eğer tüplerde tıkanma varsa mikrocerrahi ameliyatlarla açılması gerekir. Bunun maliyeti de 2-4 milyar lira. 

Türkiye'de yapılamayan kısırlık tedavileri var mı? 
Hayır, her ameliyat burada yapılıyor. Hatta biz daha yüksek sayıda hasta gördüğümüzden tecrübemiz fazla. Mesela mikrocerrahi varikosel ameliyatında dünyadaki en büyük sayı yaklaşık 2 bin ile kliniğimize (İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Kliniği) ait. 

Çocuğu olmayan bir erkek nereye başvurmalı? 
Ürologa hatta androloğa başvurması gerekiyor. 
İstanbul Tıp Fakültesi'nde Androloji Bölümü var. Androloji iki kollu bir bilim dalı. Bir kolu kısırlık yani infertilite, diğer kolu da impotans, yani erkeklik sorunlarıyla ilgili. Çiftler önce tüp bebek merkezlerine değil doktorlara gitmeli. Böylece birçok basit sorun tedavi edilir, doğal yoldan çocuk sahibi olunabilir. Tüp bebek gibi pahalı ve komplikasyonlu bir yöntem sadece gerek duyulan çiftlerde, son çare olarak uygulanmalı. 

Önce erkek mi, kadın mı doktora başvuracak? 
Aslında her ikisinin de aynı anda başvurması gerekli. Ama önce erkeğin tetkiklerinin yapılmasında fayda var. Oysa ülkemizde önce kadınlar doktora gönderiliyor. Kadınların kısırlığı son aşamasına kadar araştırılıyor. Hatta gereksiz yere tedavi görüyorlar. 

Kabakulak kısırlık yapar mı? 
Kabakulak hastalığı, ergenlikten sonra bu hastalığa yakalanan erkeklerin yüzde 30'unun yumurtalığında şişme yapar. O virüs yumurtayı da etkiler ve iltihaba yol açar. Bunun şiddetine göre yumurtanın tamamen iltihaplanması söz konusu. Eğer çift taraflı olursa döl hücreleri üreten yumurtalar tamamen zarar görür ve kısırlık ortaya çıkar. Tedavisi de mümkün değil. Ailelerin çok dikkatli olması gerekir. Ergenlik dönemi ve sonrasında kabakulak aşısı olmaları, eğer hastalığa yakalanırlarsa da yumurta iltihabını önleyen ilaçlar kullanmaları önerilir. 

Mesleğin etkisi var mı? 
Aşırı sıcak ortamda çalışanlar, ayrıca petrokimya türü kimyasalların dumanıyla iç içe olanlar kısırlık tehlikesiyle karşı karşıya kalır. 
Hangi meslek grupları risk altında? 
Çok sıcak ortamlarda ve sürekli oturarak çalışanlar. Örneğin fırıncılar, cam ve döküm atölyelerinde çalışanlar, tellaklar ve 
uzun süre hiç kalkmadan otomobil kullananlar risk altında sayılır. 

İlk çocukla gelen tehlike 
Psikiyatr Doç. Dr. Cem İncesu, karşılaştıkları cinsel sorunları anlatırken, 
'erken boşalmanın, kasları tutmayı öğrenmekle tedavi edildiğini, bebekle birlikte topyekûn değişen hayatların, erkeği cinsel isteksizliğe sürükleyebildiğini söyledi. 

Bir psikiyatris olarak sizce 'iktidarsız' kime denir? 
İktidarsızlığın tıbbi bir karşılığı yoktur. Doktorlar arasında yapılan bir araştırmada birçok farklı branştan doktora 'İktidarsızlık nedir?' diye sorduk. Karşılığında 'erken boşalma, sertleşme sorunu, cinsel birleşme kuramama, cinsel isteksizlik, kısırlık' gibi cevaplar aldık. Bazıları iktidarsızlığın kısırlık olduğunu düşünüyor. Hatta iktidarsızlığın eşcinsellik olduğunu düşünenler bile var. 1980'li yılların başına kadar iktidarsızlık dahil tüm cinsel işlev bozuklukları iktidarsızlık diye değerlendiriliyordu. Bütün cinsel sorunlar tek bir sorunmuş gibi algılandı ve bu yüzden tanı-tedavi aşamaları gereksiz yere uzadı. Ne zaman ki biz cinselliğin farklı hastalıkları olduğunu anladık, çok ileriye gittik. 

İnsanlar neden bu kelimeden bu kadar korkuyor? 
İnsanları hekime gitmekten alıkoyan en önemli etken, 'iktidarsız' dalgasını yemek. Birçok hasta cinsel açıdan sorunu olmasına rağmen 'iktidarsız' damgasını yememek için hekime gitmek istemiyor. 
Ülkemizde iktidarsızlık kelimesi aşağılayıcı bir damga ifade ediyor. Bu yüzden iktidarsızlık lafını dikkatli kullanmak gerekiyor. 
Toplumumuzda erken boşalma da önemli bir sorun ama çoğu kimse bunun farkında değil. Erken boşalmada psikolojik faktörler ne kadar etkili? 
Yüzde 99 diyebilirim. Tartışmasız bir şekilde erken boşalmanın organik nedenleri çok çok nadirdir.


Erken boşalmanın tedavisi psikiyatride çok kolaydır. Çünkü nedeni yüzde 99 psikolojiktir. Psikolojik nedenlerden kastedilen şudur. Hastanın psikolojik bazı sorunları var bu nedenle erken boşalıyor değildir. 
Burada sorun olan kişinin boşalma kontrolünü öğrenmesidir. Bu aynen yüzmeyi öğrenmek gibi bir şeydir. Bisiklete binmeyi öğrenmek gibidir. Ya da küçükken nasıl idrarımızı tutamayız ve zamanla bazı kasları kullanarak idrarımızı tutmayı öğreniriz, bunun gibi bir şey. Aynen bunun gibi boşalma kontrolü de bazı kasları kontrolde tutmayı öğrenmekle mümkün olur. Her erkeğin böyle bir yeteneği vardır. Ancak bunu cinsel deneyim kazandıkça öğrenir. Bu durum cinsel deneyimin yanı sıra, genel eğitim düzeyi ile de ilgilidir. 

Erken boşalmanın toplumsal etkenleri var mı? 
Bu konuyla ilgili ülkemizde çok yanlış mitler var. Mesela erken boşalmanın çok iyi olduğu düşünülür. Bir de en önemli etkiler arasında yer alan genelev faktörü var. İlk cinsel deneyimini genelevde yaşayan birçok erkek var. Bunlar, hızlı işleyen çark içinde hızlı çalışan kadınların kurbanı oluyor. İşini bitirip bir sonrakine geçmek isteyen kadın, kişiyi erken boşalmaya yönlendiriyor. İlk deneyimle birlikte bunun hep böyle olacağı anlayışı beyine yerleşiyor. Bu deneyimi yaşayan erkek, hızla ilerleyen bir sürecin beklentisi içinde oluyor. 

Toplumumuzda erken boşalmanın oranı nedir? 
Her dört ya da beş erkekten biri erken boşalma sorunu yaşar. Tıpta yüzde 1 bile yüksek bir oranken, birçok kişi yeterli cinsel deneyim yaşamalarına rağmen bunu normal sayıyor. 

Bunun bir standardı var mı? 
Birleşme başladıktan sonra ilk altı yedi dakika içindeki boşalma erken boşalmadır. 
İlk üç dakika da net bir şekilde erken boşalmadır. 
Bizim "Bu kişi düzeldi" dememiz için geçmesi gereken süre 8-10 dakikalık birleşme süresidir. Ama boşalma kontrolü geliştikten sonra bir erkek 15-20 dakika hatta yarım saat bile boşalmadan cinsel ilişki yaşayabilir. Bu mümkündür. Erkeklerin yaklaşık üçte ikisi de böyle yaşıyor. Geri kalan üçte bir içinse bunun öğrenilerek kazanılması mümkündür. 

Cinsel sorunlarla size başvuranlar nelerden şikâyet ediyor? 
Bize gelen her 100 kişiden yaklaşık 20'sinin cinsel işlev bozukluğu olmadığını görüyoruz. Bu gibi kişilerin aslında bir cinsel işlev bozukluğu yok ama kişinin birtakım kaygıları var. Toplumun yanlış bilinçlendirmesinden kaynaklanan yanlış düşünceleri var. Biz bu gibi durumlarda danışmanlık hizmeti veriyoruz. Ama yüzde 80'inde sorun oluyor. 

Erken boşalmanın tedavisi nasıl yapılıyor? 
Erken boşalmanın bütün dünyada uygulanan çok basit bir terapisi vardır. Boşalmayla ilgili özgün birtakım egzersizlerden oluşur. Basamak basamak hastaya özellikle de çifte verilen ödevler vardır. Kişi bunları uygulayarak boşalma kontrolünü öğrenebilir. 
Süre olarak iki ile dört ay alır. Seans süresi olarak altı ile 10 seans arasındadır. 
Sekiz saat olabilir. Kesinlikle çift olarak tedaviye gelmelerini öneriyoruz. Eşle beraber alındığında tedavinin başarı oranı yüzde 90'dır. Eş olmazsa yani biz kişiyi yalnız alırsak tedavi oranı yüzde 40'lara kadar düşüyor. Düzenli partneri olmayan kişide de duruma göre karar veriyoruz. 'Ben altı ay sonra evleniyorum' diyorsa 
'Evlendikten sonra gel' diyoruz. Ya da 'Bekârım ama düzenli olarak birlikte olduğu biri var' diyorsa partneriyle gelmesini öneriyoruz. 

Bu tedavinin maliyeti ortalama ne kadardır? 
Seans ücreti ortalama 50 milyon liradır. Laboratuar, ameliyat gibi şeylere bu tedavide gerek kalmaz. Bazen ek bir ilaç yazmak da gerekebiliyor. 
Halk arasında iktidarsızlık diye adlandırılan sertleşme sorunu neden oluşur? 

Bu biraz daha karmaşık. Erken boşalmaya göre organik faktörlerin daha ön planda olduğu bir konu. Ne kadarı organik ne kadarı psikolojik tartışması ürologlarla psikiyatrisiler arasında sürüyor. Eskiden yüzde 90 psikolojik, yüzde 10 organik deniyordu. Sonradan birtakım organik faktörleri saptayabilmek için gerekli olan teknoloji çok arttı ve organik etkilerin daha fazla olduğu çıktı. 
Ama bu yine de tartışmalı bir konu. 
Sadece organik bir nedenle mesela bir prostat ameliyatı sonrasında ortaya çıkan sertleşme sorununu bile tamamen organik bir nedene bağlamak ve bunun psikolojik nedenini göz ardı etmek mümkün değil. Sorunun altında yatan önemli nedenlerden biri, prostat ameliyatı sonrasında 'Acaba cinsel yaşamım eskisi gibi olacak mı?' kaygısı. Bu kişilerin yarısından çoğu depresyon yaşıyor. 

Tanı için psikiyatrisiler ne gibi incelemeler yapıyor? 
Kişinin ve eşinin çocukluğundan itibaren cinselliğe bakış açısı ve cinsellikle ilgili yaşadıkları, kültürel yapısı irdelenir. Ne zamandan beri bu sorunu yaşıyor, bir hastalıkla mı yoksa kişinin hayatındaki bir değişiklikle mi oldu? İlk çocuğun doğumu veya evlilikle ilgili sorunlar da etkili oluyor. Diğer önemli sorulardan biri de kişinin bu sorunu cinsel yaşamının her alanında yaşayıp yaşamamasıdır? Örneğin mastürbasyonda, evliliğinde, sevgilisiyle veya metresiyle ilişkisinde sorun farklılık gösterebilir. Yalnızca eşiyle birlikte sertleşme sorunu yaşayan bir kişi mastürbasyon yaparken böyle bir sorun yaşamaz. Bazıları da bu sorunu eşiyle değil sevgilisiyle yaşar. Sevgilisine kendisini ispatlama duygusu içindedir, strese girer. 

Psikolojik faktörler nelerdir? 
Yanlış inanışlar çok büyük bir etken oluşturuyor. Abartılı ereksiyon öyküleri, abartılı ereksiyon beklentileri erkeklerin başına bela olur. Çünkü bunun baskısı altında yaşıyorlar. Bu nedenle en ufak bir teklemede diyelim ki o gün alkol almış veya işyerinde tartışması olmuş kişi olumsuz etkiler içinde yatağa giriyor ve sorun yaşanabiliyor. Bu son derece doğaldır. Ama kişi bunu 'Eyvah ben iktidarsız oldum' diyerek sorun haline dönüştürür. Bizim 'performans beklentisi anksiyetesi dediğimiz durum ortaya çıkıyor. Kişi bir beklenti içine giriyor ve sorun giderek büyüyor. Olmayan bir sorun bile var hale geliyor. 

Performans anksiyetesi nedir? 
Performans anksiyetesi başladığı zaman yatak, sorun yaşayan kişi için haz duyulan bir ortam olmaktan çıkıyor ve bir arenaya dönüşüyor. Kişi kafasında hep şu sorunla yatağa giriyor. Acaba olacak mı? Olursa devam edebilecek mi? Ereksiyonu yeterli sürede sürdürme de önemli. Birçok ereksiyon sorunu tam birleşme aşamasında olur. Birçok kişi sevgilisiyle performans anksiyetesini daha çok yaşar. Çünkü karısı yıllardır birlikte olduğu çocuklarının annesi ve garantide olan kadındır. Ama genç bir sevgilinin garantisi yok. Üstelik kişi kendini her zamankinden daha başarılı olma zorunda hissediyor ve bu aşamada performans anksiyetesi ortaya çıkıyor. 

Kıskançlık da etkiler mi? 
'Sen kiminle telefonda konuşuyordun?' ya da 'Bugün benden habersiz nereye gittin?' gibi bir soruyla başlayan kıskançlık, bir süre sonra şüpheye dönüşür ve kişide 'Benim erkekliğim acaba yeterli değil mi?' sorusu belirir. 'Karımı yeterince tatmin edemediğim için o başka erkeklere bakıyor' kuşkusuyla birleşince erkekte yine korku ve bunun sonucunda başarısızlık durumu ortaya çıkıyor. Kişinin hiçbir sorunu olmasa da bu sorun başlıyor. 

Sertleşme sorununun nedenleri nelerdir? 
Bu, üç aşamada ele alınır. 
1- Hazırlayıcı etkenler 
2- Başlatıcı etkenler 
3- Sürdüren etkenler 
Bir olayın oluşması için uygun bir zemin gereklidir. Obsesif kişilerde bu durum sıkça görülür. Obsesif kişiler her konuda mükemmellik arar. Aşırı temizlik, kuralcılık takıntısı olan kişilerde de seksle ilgili sorunlar yaşanır. Hele bir kez böyle bir sorun yaşanmışsa 'Bende nasıl olmaz, ben niye başaramadım' düşüncesi içine girer. Hemen performans anksiyetesi gelişir. Yanlış inançlar, eğitim sistemi de zemin oluşturabilir. Bu zemin içerisinde bir organik nedenle kişi sertleşme sorunu yaşarsa dünyanın sonu geldiğini ve artık ereksiyon olamayacağını düşünüyor. Birçok ilacın yan etkisi var. O başladığı an bunu sürdüren etken devreye giriyor. 

Sertleşme sorunu tedavisi ne kadar sürüyor? 
Eşle birlikte gelmek başarı şansını yükseltir. Sadece psikolojik tedavi altı-10 seans arası sürer. Başarı oranı yüzde 50'lerde dolanır. 
İktidarsızlık sorununun yaşanmasında eşin faktörü nedir? 
Eşin fazla eleştirisi, kendine özen göstermemesi, aldatması olabilir. 
Evlilikte 'ilk gece' ülkemizde niye soruna dönüşebiliyor? 
İlk gecede erkeklerin omzunda ağır bir yük var. Kapıda çarşaf için bekleyen birileri olduğu zaman strese girmemek mümkün değil. Kimileri ise daha önce hiç kimseyle beraber olmamış eşinin çok fazla acı çekeceğini düşünerek strese giriyor. Bu ve bunun gibi birçok nedenle evliliklerinin ilk gecesinde cinsel birleşmeyi erteleyen kişiler var. 

İktidarsızlığın çocukluktan kaynaklanan nedenleri nelerdir? 
Küçük yaşta anne-babayı cinsel ilişki sırasında görmek de cinsel bir travmadır. Kafasında çok farklı bir anne baba kavramı olan çocuk, bir anda farklı bir durumla karşılaşır ve bu onda derin bir iz bırakabilir. 

İlk çocuğun doğumu cinsel hayatı nasıl etkiliyor? 
Bu durum cinsel fonksiyon bozukluklarında hep gözden kaçan bir unsurdur. Aileye yeni bir bireyin katılması aslında çok mutlu bir olaydır. Ancak bu mutlu olayın altında gözden kaçan çok önemli bir başka etken 
vardır. Amerikan Psikiyatrik Sınıflandırma Sistemi'nin belirlediği 'Psiko sosyal Stres Faktörleri' sıralamasında; Yakınların ölümü, kaza gibi sorunların yanında evde ilk çocuğun doğumu da katastrofik stres faktörleri arasında yer alır. 

En ağır stres faktörüdür. 
Çünkü hayat topyekûn değişir. İlk çocuğun doğumundan sonra boşanma girişimleri, kavgalar, depresyonlar artar. Bunlarla birlikte cinsellik de etkilenir. Erkek açısından ek olarak bir de rol karmaşası yaşanır. O güne kadar cinsel partneri olarak gördüğü eşi o zamandan sonra bir anne ve ebeveyn rolünü üstlenir. Bu psikolojik olarak erkekleri çok etkiler. Kadınlarda da gebeliğin sonucunda hormonal değişiklikler ortaya çıkar. Emzirme dönemi boyunca beyinden prolaktin hormonu salgılanır. Bu hormon aynı zamanda cinsel isteksizliğe neden oluyor. Kadında bu dönemde cinsel isteksizlik başlar. Bu erkeği daha da kötü bir duruma iter. 

Alıntı: Ferhan Kaya POROY (Radikal)

Göster
Gizle