Anasayfa - / - Etiket Arşivi: böbrek hastaları

Etiket Arşivi: böbrek hastaları

Böbrek ve Oruç

Başlıklar:
1- Böbrek ve görevleri.
2- Orucun önemi ve faydaları.
3- Orucun vücuda etkisi.
4- Oruç ve sağlık yönünden yapılması yapılması gerekenler
5- Böbrek hastalıkları ve oruç
6- Böbrek hastalarında Ramazan diyeti.
 

1- Böbrek ve görevleri:
Böbrek, insan vücudunun en önemli organlarından biridir. Önemli olmasının nedeni yapmış olduğu görevlerden dolayıdır. Hepimiz böbreğin sadece kanı süzdüğünü zannederiz. Aslında böbreğin 6 önemli görevi vardır.

1-Metabolizma sonucu meydana gelen artıkları ve toksik maddeleri atmak
2-Vücutta su ve kan hacmini düzenlemek
3-Vücutta elektrolit dediğimiz iyon dengesini düzenlemek.
4-Kan basıncını düzenlemek.
5-Hormon salgılamak.
6-Vücudun asit baz dengesini ayarlamak. 

2- Orucun önemi ve faydaları:
Oruç, İslâm dininin 5 farzından biridir. Orucun hem maddi hem de manevi faydaları vardır. Maddi faydası insan vücudunun üzerine olan olumlu etkileridir. Manevi faydası ise Allah'ın bir emrini yerine getirmek ve sevap kazanmaktır. Hemen başta belirtelim oruç sadece Allah emir ettiği için yapılan bir ibadettir. Zayıflamak, vücuduma faydası olacak, organlarım dinlensin, tıp bakımından faydalıdır diye yapılan bir işlev değildir. Sadece Allah rızasını hatta Cennet'e girmek için yapılan bir ibadet değildir. Bunun önemini anlayınca hastalarında neden oruç tutmasını gerektirdiğini anlayabiliriz.

Bunu belirttikten sonra gelelim orucun maddi faydalarına yani vücuda tıbbi ve topluma olan faydalarına:
1- Bir sene boyunca çalışan insan vücudundaki, böbrek, mide, karaciğer gibi organlar oruç aracılığı ile dinlenme imkanı bulur.
2- Oruç insan nefsinin aşırı isteklerine ve ihtiraslarına engel olur. Oruç tutanlar daha sabırlıdırlar. İradeleri kuvvetlenir. Hastalıkları yenmenin ve sağlıklı yaşamanın irade ile direk bağlantısı vardır. Sigara ve kötü alışkanlıklar bu sayede bırakılır. Oruç bunu sağlar.
3-Oruç, toplumun ahlâkını iyiye ve güzele götürür. Toklar açların halinden daha iyi anlarlar. Bu nedenle yardımlaşma, acıma, şefkat ve merhamet duyguları gelişir. 

3- Orucun vücuda etkisi:
Oruç, insan sağlığının olumlu etkiler. Bu etkinin bir çeşidi de kan ve idrar tablosu üzerindedir. Böbrek kan dolaşımı kan üzerine direk etkili olduğu için orucun böbrek üzerine olumsuz bir etkisi görülmemiştir. Yapılan araştırmalarda 12-18 saatlik açlık ve susuzluk devresinin, serum protein fonksiyonları üzerinde belirli bir değişme tespit edilmiştir.
Ege Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma sonuçları şöyledir.
– Oruçluda kandaki üre artmamıştır. 
– Kandaki protein miktarları azalmamıştır. 
– Kan şeker seviyesinde sadece yüzde 84 mg'a kadar bir düşüş görülmüştür. 
– Serbest yağ asitleri artmamış, hatta eksilmiştir. Asitlerin kandaki miktarları artmıştır. 
– İdrarda aseton tespit edilememiştir. Kanda yağ miktarı fazla olan kimselerde, oruçla, serum trigliseridi ve kolesterol konsantrasyonunun azaldığını tespit etmişlerdir. Bu durum, damar sertliğinin düzelmesine güzel bir zemin teşkil eder. Orucun müspet bir tesiri de kan yapımı üzerindedir. Oruçlu iken kandaki besinler en az seviyeye düşünce, kemik iliği uyarılır. Bu yüzden, kanlı kişilerin tersine, kansızlık çekenler, oruç tuttuklarında daha kolay kan yaparlar. 

Bu durumda orucun insan sağlığı için mükemmel bir vasıta olduğunu görülmektedir.

4- Oruç ve sağlık yönünden yapılması yapılması gerekenler:
1-Ramazan ayında vücudun değişen düzene uyum sağlaması genellikle 3 hafta sürer. Bu durum böbrek ve kalp hastalarının tedavisinde bazı zorluklara yol açarak, ilaç alım saatlerinin yeniden düzenlenmesini gerekir

2-İftarda yağlı yemekleri fazla miktarda yememeleri, Oruçlarını açtıktan sonra, bir müddet dinlenip, yemeğe yavaş yavaş devam etmeleri önemlidir. Yemekleri daha çok sıvı nitelikle gıdalardan tercih etmeleri, kızartmalardan, yağlardan uzak durmaları bilhassa önemlidir.
Her türlü fazla gıda sindirim sisteminde ve organlarımızda birikerek fuzuli bir yer işgal eder ve organın görevini yapmasını engelleyerek gerekli hücrelerin yeteri kadar ve dengeli beslenmelerine engel olur. 
Vücut, kendisine verilen gereksiz besinlerin kötü etkisinden korunabilmek için sindirim organlarının görevlerinde azaltma yaparak mide-barsak-karaciğer ve böbrek hastalıkları ve şikâyetlere başlar.
Orucun böbrek yetersizliklerini iyileştirmedeki üstün faydalarından bahsederken araştırıcıların önemli tespitleri vardır. Açlık, kandaki toksik maddelerin düşmesine ve hatta organizma tarafından kullanılmasına sebep olarak böbreklerin yükünü önemli derecede azaltmaktadır. 

Yemeklerde karbonhidrat, protein ve yağlara da dikkat edilmesi gerekir. Karbonhidrat ihtiyacının karşılanmasında ekmek, beslenme alışkanlığımızın vazgeçilmezidir. Beyaz undan yapılan ekmeği ise sağlık açısından önerilmez, sindirimi kolay olduğu için çabuk acıktırıyor.
Ramazanda yaygın olarak yenen pide için de aynı şey geçerlidir. Çok tahıllı kepek ekmeği tavsiye ediyoruz. Oruç tutanlar için özellikle bol tahıllı kepek ekmeği oldukça faydalıdır. Sindirimi zor olup geç acıktırır. Ayrıca makarna, pilav, mantı gibi yemekler garnitür olarak çok az yenmeli, bulgur daha çok tercih edilmelidir. (alıntı)

5- Böbrek hastalıkları ve oruç:
İlk önce şunu belirtmekte fayda var. Orucun normal insan böbreği için çok faydalı olduğunu söylemiştik. Orucun her böbrek hastalığında böbrek üzerine olumsuz etkisi yoktur. Nasıl her kalp hastalığı veya her mide hastalığı oruca engel olmadığı gibi her böbrek hastalığında da orucun olumsuz etkisi olmayıp belirli ve ilerlemiş böbrek hastalarına etkisi olabilir.

Ramazan ayının başlangıcında bize gelip "Doktor bey ben böbrek hastasıyım oruç tutayım mı?" diyen hastalar çoktur. Burada bir ayrım yapmak zorunludur. Basit bir böbrek iltihabı, küçük bir taş veya kum rahatsızlıkları, prostat veya idrar boşaltım yolu gibi basit hastalıklarında oruç tutmaya engel bir durum yoktur.
Asıl önemli olan böbrek fonksiyonunu bozan böbrekte kalıcı hasar meydana getiren böbrek yetmezliği gibi hastalıklardır. Ama bizim halkımız bütün böbrek hasatlıklarını aynı kategoriye koyarak orucun sakıncalı olduğunu yanlış olarak düşünmektedirler.

Bir böbrek hastasının oruç tutmaması gerektiğini söyleyebilmek için bazı kriterlere ihtiyaç vardır.
Bir defa doktor hastası hakkında tam bilgi sahibi olmalıdır. Hastanın takibini bizzat kendisi yapması gerekir. Hastalığın gidişatı, tedavisi ve çıkan yan etkiler, sonuçları yönünden takip altına alması şarttır. Hastayı ilk defa gören ve tetkik ve tahlillerini bile yaptırmadan "Sen böbrek hastasısın oruç tutmazsan da olur" diyen doktorun sözlerine itibar edilmez. Hatta bazı doktorlar " Sen oruç tutuma günahı benim üzerime" diyenlere hiç güvenilmemelidir. Uzmanda olsa bu böyledir.

İslamiyet buna bir sınır getirmiştir. Oruç tutmama kararını hâzık bir doktorun yani güvenilir dindar bir doktorun, işinin ehli, uzman bir doktorun vermesini şart koşmuştur. 

Böbrek yetersizliğinde böbreğin çalışma ve fonksiyonu çok önemlidir. Bunun dereceleri; Küçük bir yetersizlikten diyalize giren hastalara kadar değişir. Bizim bahsedeceğimiz küçük yetersizlikler ve orta derecede olanlardır. Diyalize (böbrek makinesi) giren hastalar zaten orucu bozacak işlemler yapıldığı için konumuz dışıdır. Böbrek yetersizliğinde su içmek kesin tedavi olduğu için ve buna uymadığı zaman hastalıkları ilerleyecek olursa tutmaları sakıncalı olabilir. Çünkü bunlar çok defa iftarla sahur arasında su açıklarını kapatamazlar. Fakat iftarla sahur arasında 2-2.5 litre su içenler için bu mahsur olmayabilir.

Böbrek hastaların alacağı sıvı miktarı günlük çıkarılan idrar oranına bağlıdır, Pratik olarak şu formülle hesaplanır. 
Alınacak Sıvı Miktarı 24 Saat x 0,5 x Ağırlık x 1 gün önce çıkarılan idrar miktarı.

Bize gelip "Oruç tutayım mı" diye soran hastalarımıza tavsiyemiz şu oluyor. Şayet daha önce hiç görmediğimiz bir hastaysa "Geçen sene ne yaptın? Oruç tutuğun halde rahatsızlandıysan tutma. Veya 1-2 gün orucunuzu tutun kendinizde oruç tutma kuvveti buluyorsanız tutmaya devam edin. Ama bir rahatsızlık olursa tutmayabilirsiniz. İyi olunca kazasını tutarsınız veya fidyesini verirsiniz. Takip ettiğimiz hastaysa zaten hastanın durumuna göre yapacağı işlemi söylüyoruz ve hastayı gönül rahatlığı ile gönderiyoruz, böylece hastanın oruç gibi önemli bir ibadetine engel olmuyoruz.

6- Böbrek hastalarında Ramazan diyeti:
1- Kalorinizi yükseltmek için çay, ıhlamur, et suları, tuzsuz yağ, nişasta, şeker, sade akide şekeri, pişmaniye, sade lokum yiyebilirsiniz. 
2- Sebzeleri yıkadıktan sonra küçük parçalara bölüp haşlayın, haşladığınız bu suyu dökün, yağ istenirse et ilavesi ile pişirin. Yemeklerin suyunu yemekten kaçının. 
3- 1 yumurta 1 köfte kadar (30 gr ) et aynı değerdedir. İstenirse birinden biri yenebilir. 
4- 1 köfte kadar (30 gr) et yerine 3 yemek kaşığı kuru fasulye, nohut, kara bakla, barbunya, mercimekten birini yiyebilirsiniz. 
5- Etlerden koyun etini ve tavuk beyaz etini ve balığı tercih ediniz. 
6- Bitkisel sıvı yağlar ve zeytinyağı kullanınız. 
7- 5 öğünde az az, sık sık besleniniz. Yemeklerinizi yavaş yiyiniz. 

Yenilmemesi gereken yiyecekler: 
1- Önerilenden fazla süt, yumurta, et, balık, dil ve işkembe (işkembeyi 10 günde bir yiyebilirsiniz). 
2- İçeriği bilinmeyen çörek, kek, kurabiye, pastalar 
3- Konserve, turşu, salamuralar, sucuk, pastırma, sosis, salam, sakatatlardan karaciğer, beyin, böbrek, dalak, yürek. 
4- Çikolata, kuruyemişler, meşrubatlar, boza, kahve, kakao, neskafe 
5- Tahin helva, tahin, pekmez 
6- Bulgur 
?- Pancar, bakla, ıspanak, pazı tatlı kabağı,. mantar, enginar, asma yaprağı,karalahana 
8- Muz, kavun 
9- Tuz ve tuzlu yiyecekler, kabartma tozu, et suyu tabletleri 

DİĞER YAZILARIMIZ:
Penis Boyu Neden Önemlidir?
Genelev Gerçeği
Varikosel
Masturbasyon hakkında bilmek istedikleriniz.
Erken Boşalma ve Tedavisi
Sertleşme Sorunu ve Tedavisi 
Prostat Hastalıkları ve Prostat İltihabı 
Eşcinsellik ve Homoseksüellik
Porno ve Zararları
Böbrek Hastalıkları
Böbrek ve Oruç 
Sünnet 

Böbrek ve İdrar Yolları Yapısı

 

1-BÖBREK  ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ:
 

Böbrekler, insan vücudunun göğüs kafesi ile kalça kemiği arasında kalan yan bölgelerde olmak üzere 2 tanedir.
Daha ziyade alt ucu 12 ci kaburga kemiğinin kenarına denk gelir.Normalde ele gelmez.Çevresinde bol miktarda dış darbelere karşı koruyucu yağ dokuları vardır.

 

Boyutları 12x6x3 cm olup Ağırlığı erkeklerde 150 gr. kadınlarda 135 gr dır.Tüm gövde ağırlığının yeni doğanda 1/80 i, yetişkinlerde 1/240'ı dır.Komşulukları şöyledir:Sağ böbrek:Üstte böbrek bezi,önde karaciğer,iç yüzde 12 parmak barsak,altta kalın barsak.Sol böbrek:Üstte böbreküstü bezi,üst dışta dalak,ön üstte mide,içte pankreas kuyruğu,altta kalın barsak.

Böbreğin yapısı 2 kısma ayrılır.1-Dışta idrarın süzüldüğü yer 2-İçte idrarın toplandığı kısım.

Böbreğin vazifeleri:

  1. Metaboilzma sonucu meydana gelen artıkları ve toksik maddeleri atmak
  2. Vücutta su ve kan hacmini düzenlemek
  3. Vücutta elektrolit dediğimiz iyon dengesini düzenlemek.
  4. Kan basıncını düzenlemek.
  5. Hormon salgılamak.
  6. Vücudun asit baz dengesini ayarlamak.

2-İDRAR YOLLARI ve MESANE:

İdrar yolları, (Üreter) böbrekten başlayıp mesaneye kadar devam eden sağlı sollu iki borucuktur.Böbreğin bir uzantısıdır.Boyu 28-30 cm dir.Görevi böbrekten gelen idrarı mesaneye taşımaktır.
Mesane (idrar kesesi) idrar borucuklarının sonlandığı yerde çatı kemiğinin hemen arkasında yer alan bir kesedir.İşeme fonksiyonunda beyinden gelen emirlere uyan kasları vardır.Kasılarak işemeyi sağlar.Kapasitesi 1500 ml yani 1.5 litredir.Bazen idrarın çıkmaması halinde bu kapasite 3 Litreye kadar artabilir.
Mesaneden sonraki borucuk idrara tamamen dışarı atmaya yarayan organdır.Kadınlarda 4 cm boyunda, erkekte 20 cm boyundadır.

3-PROSTAT:
Mesane tabanında kestaneye benzeyen bir salgı bezidir.3.5×2.5 cm ebatlarında bir organdır.Dış idrar kanalcığı içerisinden geçer.Prostat büyümelerinde bu kanalcık dıştan baskı nedeni ile tıkandığı için kişi idrar yapamaz.
Prostat, üreme olayına yardımcı olan bir iç salgı bezidir.Salgılamış olduğu sıvı ile meni denilen sperma sıvısının akışkanlığını kolaylaştırır.Asit baz oranını ayarlar.Her iki yan tarafında bulunan meni keseciklerindeki meninin hacmini düzenler.
 

4-TESTİS:

Testis yumurtalar erkeklerde vücut dışında ve torbalar tarafından muhafaza edilen iki organdır.4.5 cm boyunda ve 35 gram ağırlığındadır.Görevi 1-Üreme fonksiyonu:Tohum hücrelerinin (Sperm hücreleri) oluşması ve olgunlaşmasını sağlamaktır. 2-Hormon salgılamak:Bir çok hormon salgılarsa en önemlisi Erkeğe erkeklik karakteri veren Testesteron
hormonunu salgılamaktır.Bu hormon etkisi altında erkeğin sakalı bıyığı çıkar.Sesi kalınlaşır,vücutta yağ dağılımı düzenlenir.Adaleler daha kuvvetli olur.Kısaca erkeklik karakterlerini verir.

5-PENİS:

Torbaların hemen önünde bulunan penis boyu şahıslara ve yaşa göre göre değişmekle birlikte normalde 10-12 cm dir.Ereksiyonda (sertleşme) bu değer iki katına çıkabilir. Ama genellikle ereksiyondaki penis 15-16 cm dir.Kök gövde ve baş kısmı olmak üzere 3 kısımdan meydana gelmiştir.İçerisinde 3 adet süngerimsi madde vardır.Bunların içerisinde kanın toplanması ile penis erektil hale gelir.
Benisin başlıca iki vazifesi vardır1-mesaneden gelen idrarın dışarı atılması 2-Üreme fonksiyonunda tohum hücrelerinin geçişini yapmak. Böylece bu hücrelerin kadına ulaşmasını sağlamak.


 

Göster
Gizle