RAZİYE AKAY (HATAY)’ ın GEÇMİŞİ

1928 yılında ALİ AKAY ile FATMA AKAY (Şerbetçi)’ den Antakya merkeze 7 km. uzaklıkta bulunan Barbarın Köyündeki (Şimdiki adı, Ballıöz) Bahçesi’nde Annemiz Raziye Dünya’ya geliyor. Böylece Annemizin babası ALİ AKAY bizim dedemiz, Annemizin Annesi olan FATMA AKAY (Şerbetçi) da bizim anne annemiz, nenemiz oluyor.

FATMA AKAY (Şerbetçi)
Anne annemiz

Annemiz Raziye Hatay (Akay)’ın Annesi olan Fatma Şerbetçi (Akay) 1890 lı yılların son senelerinde 1894 yılında Antakya’da Dünya’ya gelmiş olmalı. Nenemiz Fatma Akay’ın Babası MEHMET (Şerbetçi), annesi de CEMİLE hanımdır.

Böylece Annemiz Raziye Hatay’ın anneden dolayı dedesi MEHMET (Şerbetçi), nenesi de CEMİLE hanım oluyor. Büyük dedemiz Mehmet Şerbetçi ile büyük nenemiz Cemile hanım takriben 1876-77yıllarında Antakya’da evlenmiş olmalılar. Bu evlilikten 7 çocuk Dünya’ya geliyor.

1—FAİKA; 2—MUSTAFA; 3—AZİME; 4—GANİME; 5—AHMET; 6—KAZIM; 7—FATMA olmak üzere 4 kız, 3 erkek evlatları oluyor.

Nenemiz Fatma, 7 kardeşin en küçükleri oluyor. Annemiz Raziye’nin de 3 tane teyzesi ve 3 tane dayısı olmuş oluyor.
Anne annemizden dolayı büyük dedemiz MEHMET (Şerbetçi), hem oldukça zengin, hem de çok hayır sever birisiymiş. Çok fazla olan malının önemli bir kısmını çocuklarına dağıtıyor, geri kalanıyla da bir yardım vakfı kuruyor. O vakfın bugün 2006 yılında bile yaşadığı söyleniyor.

Son derec espirili bir kadın olan Nenemiz FATMA (Şerbetçi) AKAY, 1915 li yıllarda ALİ AKAY ile Antakya’da evleniyor. Bu evlilikten 5 kız, 5 tanede erkek çocuk oluyor. Erkek çocuklardan Fuat isimli olan çok kısa sürede öldüğü için arkasından gelen çocuğa onun adı olan Fuat tekrar veriliyor.


FATMA(Şerbetçi) AKAY ile ALİ
AKAY’ın Çocukları:

a) ESSÜM (ölü); b) SEYFETTİN (ölü); c) HAYRETTİN (ölü); d) RECEP (ölü);
e) ZATİYE (ölü); f) RAZİYE ; g) RABİA (ölü); h) FUAT; ı) AYTEN

Bu durumda Raziye Hatay (Akay)’ın çocukları olarak bizlerin Essüm, Zatiye, Rabia ve Ayten olmak üzere 4 tane teyzemiz, Seyfettin, Hayrettin, Recep, Fuat olmak üzerede 4 tane de dayımız oluyor.

ZATİYE AKAY (Teyzemiz)

Zatiye teyze, annemiz Raziye’nin büyüğüdür. 1946 yılında Antakya’da evleniyor. Ne yazık ki, aynı yıl içinde ve evliliğinden kısa bir süre sonra zatürree ve tifo hastalıklarına yakalanarak ölüyor. Bu acıya dayanamayan annesi, bizlerinde Nenesi olan FATMA AKAY(Şerbetçi) de 2 ay sonra 1946 yılı içinde vefat ediyor. Her ikisine de Allah Rahmet eylesin.

SEYFETTİN AKAY (Dayımız)

Annemiz Raziye Hatay(Akay) ın ağabeyi olan Seyfettin Akay, 1919 yılında Antakya’da dünyaya geliyor. Kendisinden daha büyük olan Essüm bebekken öldüğü için Seyfettin Dayı ailenin en büyük çocuğu oluyor. Dayımız

Antakya’da dericilik yapıyordu. Bu dayımız zaman zaman Mersin’e ziyaretimize gelirdi. Seyfettin Akay, Ahmet (şerbetçi) dayısının kızı Necmiye hanımla 1945 yılında evleniyor ve bu evlilikten NERMİN; YAŞAR (Yılmaz); FATİH isimli biri kız, iki erkek çocukları oluyor.

NERMİN Karaalp (Akay) : 1946 yılında Antakya’da sevgili dedemiz Ali Akay’ın ilk torunu olarak dünyaya geliyor. Mehmet Nizamettin Karaalp isimli bir bey ile 1962 yılında Antakya’da evleniyor. Bu evlilikten, Nesrin, Nazan, Neslihan ve Remzi Nurettin olmak üzere 4 tane çocukları oluyor.

Nesrin : 1963 yılında Antakya’da dünyaya geldi, 1985 yılında Cevdet Göktaş ile evlendi. Şu anda Laborant olarak çalışıyor. Ergin ve Ersin isimli iki çocukları var.

Nazan: 1966 yılında dünyaya geliyor. Mehmet Yıldırım ile 1990 da evleniyor, Salih, Sinem, Fatma isimli çocukları var. Almanya’da yaşıyorlar.
Neslihan: 1970 yılında doğmuş, bekar ve Almanya’da Baş Hemşire olarak çalışıyor.
Remzi Nurettin Karaalp; 1980 yılında doğdu, 2006 yılında üniversiteyi bitirip avukat oldu. Bekar. Şu anda Almanya’da avukatlı
k yapıyor.

Nermin-Nizamettin çifti uzun yıllar Almanya’nın Düsseldorf şehrinde çalışıyor ve yaşıyorlar. Oraya yerleşmiş konumdalar. Ganime Nuran-Mustafa Duru ailesi olarak dayımızın kızı Nerminlerle arada bir görüşüyoruz. Nermin Türkiye’ye izine geldikçe halası olan annemiz Raziye Hatay’ı ziyaret etmeyi aksatmaz diyebiliriz.

YAŞAR (Yılmaz) Akay : 1954 yılında Antakya’da doğdu. 1980 yılında Sıdıka isimli bir bayan ile evlendi. Bunlarda uzun zamandır Almanya’da yaşıyorlar Şu anda 2 oğlan bir kız olmak üzere üç çocuklarının olduğunu bilmiyoruz.

Mehmet Fatih AKAY 1964 yılında Antakya’da doğdu. 1987 yılında Feride AKAY (YÜCE) ile evlendi. 26.05.1988 yılında Necmiye adında kızı, 16.03.1990 yılında Serkan Seyfettin adında oğlu ve 23.09.1998 yılında Oğuzcan isimli oğlu oldu.
 


Nizamettin- Nermin Karaalp (Akay)


Fatih-Feride-Necmiye- Serkan-Oğuzcan Akay

RECEP AKAY (Dayımız)

Raziye Hatay’ın ağabeyi olan Recep Akay 1921 yılında Antakya’da doğdu. 954 tarihinde Azize Muhterem Hattat isimli bir bayanla evlendi. Bu dayımız uzun yıllar Gaziantep’te Veteriner Müdürlüğü yaptı ve Antep’e yerleşti. Emekli olduktan sonra 2001 yılında Gaziantep’te vefat etti. Allah rahmet eylesin. Eşi Azize Muhterem Hanım ise 2004 yılında vefat etti
Muhterem hanım ile yaptıkları evlilikten MEHMET ALİ (ölü), DİDAR, FÜSUN ve TANJU olmak üzere 4 çocukları oldu.
Fatma Didar HOCAZADE (AKAY)
Doğum tarihi: 27.08.1958
Çorlu’da doğdu. 1990 tarihinde İlhan Hocazade ile evlendi. 07.11.1991 tarihinde Serhat isimli oğlu, 26.07.1996 tarihinde Başak isimli bir kızı oldu. Didar şu anda emekli öğretmen ve Gaziantep’te yaşıyor.
Füsun Hürriyet AKAY
09.06.1960 tarihinde Antakya’da doğdu. Şu anda kardeşi Tanju ile Adana’da yaşıyor.
Erkmen Tanju AKAY
Doğum tarihi: 29.03.1962
Antakya’da doğdu. 29.01.1995 yılında Hülya AKAY (GÜNAY) hanımla evlendi. 10.11.1996 tarihinde Niran, 24.12.1999 tarihinde Hande isimli iki kızları oldu. Tanju şu anda Adana’da yaşıyor. Çukurova Üniversitesi’nde güvenlik görevlisi olarak çalışıyor

FUAT AKAY (Dayımız)

Fatma- Ali Akay’ın 8-9 uncu çocukları olarak 1932 yılında doğmuş olan Fuat dayımız 1956 yılında Antakya’da 13-14 yaşında bir kız olan Saadet hanımla evleniyor. Dayımız, o zamanlar iki kamyonu olan, hali vakti yerinde bir delikanlıydı.

Şöyle bir öykü anlatılır; Raziye Hatay ve bir kaç kişi birlikte Antakya’nın o daracık sokaklarında kardeşi Fuat için kız görmeye giderler. Daha kızını görecekleri eve varmadan sokak da oynayan Saadet hanımı görüp kimin kızı olduğunu öğrenirler. Tabii görmeye gittikleri kızı beğenmeyerek, sokak da oynarken görüp göz koydukları Saadet hanımı isteyip bitirirler. Fuat dayı ile Saadet hanım bir yıldan fazla nişanlı kalmalarına rağmen evlendiklerinde Saadet hala 13-14 yaşlarında bir kızdır.

Mustafa olarak ben dayımları tanıdığımda Mersin’de oturuyorlar ve otobüs şoförlüğü yapıyordu. Annemler Altınözü’nden Mersin’e 1961 yılında taşınınca kısa bir zaman sonra Fuat dayımlarda Mersin’e taşınmışlardır.

Saadet-Fuat Akay evliliğinden NİLÜFER ; OLCAY; MAHMUT CENGİZ; ONUR olmak üzere 2 kız, 2 erkek çocukları oluyor.
NİLÜFER :
Mücahit isimli bir bey ile evleniyor Ayça ve Aykut olmak üzere iki tane çocukları oluyor. Mersin’de oturuyorlar.
Dr. OLCAY
: Naşit isimli birbey ile evleniyor, çocukları yok ve Ankara’da oturuyorlar.
MAHMUT CENGİZ
: Gemi mühendisi olarak açık denizlere açılan gemilerde çalışıyor. Emel hanım ile evleniyorlar, İlayda isimli bir kızları var. Evleri sanıyorum Mersin’de
ONUR
: Henüz bekar.

AYTEN GÜLER (AKAY)  Teyzemiz)

 Ali - Fatma Akay çiftinin en küçük çocukları olan Ayten teyze 1935 yılında Antakya’da dünyaya geldi. Büyük halamız Dudu hanımın isteği üzerine onun yanında büyüdü. 1971 yılında Celalettin Güler ile Mersin’de evlendiler. Evlendiktensonra sürekli olarak Mersin’de yaşadılar, hatta teyzemiz Mersin’e yerleşti. Çocukları olmadı. 2004 yılında Celalettin Güler vefat etti. Allah Rahmet eylesin.

FAİKA (Şerbetçi)(Büyük Teyzemiz)

Mehmet (Şerbetçi) ile Cemile hanımın en büyük çocukları olan, annemiz Raziye’nin de en büyük teyzesi olan Faika hanımın 1885 li yıllarda Dünya’ya gelmiş olabileceğini sanıyoruz. Bu büyük teyzemizin, BEHİYE; FEHMİ; VASFİ; ve LATİFE olmak üzere 4 çocuğu oluyor.

GANİME (Şerbetçi)(Büyük Teyzemiz)

Annemiz Raziye Hatay’ın teyzesi olan, büyük teyzemiz Ganime hanımın MEHMET isimli bir oğlu oluyor.

AZİME (Şerbetçi) (Büyük Teyzemiz)

Annemizin teyzesi olan Azime (Şerbetçi) için daha çok ‚’’Azime Teyze’’ isminin kullanıldığını hatırlar gibiyim. Ben Mustafa Duru 1967—68 Öğretim yılında ilk öğretmenliğimi Tarsus Kızılçukur Köyü’nde yaparken (o öğretim yılı sonunda da eşim Ganime Nuran Hatay ile nişanlanmıştık) bir iki defa Tarsus da Azime Teyze gile uğradığımı hatırlıyorum. O zamanlar Azime Teyzenin kızı Menekşe hanım da Tarsus’ta öğretmen olarak çalışıyordu ve annesi ile birlikte kalıyorlardı.
Azime Teyze ve Menekşe hanı
m zaman zaman Mersin’e de gelirler ve annemlerle görüşürlerdi.

Azime Teyze’nin 1890 lı yıllarda doğmuş olabileceğini sanıyorum. 80 yaşın üzerinde bir ömürle 1970 li yıllarda kaybettik. Allah rahmet eylesin.

Azime Teyze, çok tatlı dilli,hoş sohbet, nur yüzlü bir hanımdı. Büyük teyzemiz Azime Kadın’ın şöyle bir deyişi vardı: ’’ ağaç dallarıyla, insan akrabalarıyla gürler’’ yada gürdür.

Azime Teyze’nin ilk evliliğinden GÜZİDE isimli bir kızı oluyor. Daha sonra Halil isimli bir bey ile gerçekleştirmiş oldukları evlilikten de HAYRİYE; MENEKŞE; SAADET; MEHMET isimli çocukları oluyor.

HAYRİYE : Annemizin teyze kızı. Hayriye hanımın Tülin, Toktamış, Tomris ve Sibel olmak üzere dört tane çocukları oluyor.

Hayriye hanım asker olan eşiyle birlikte Ankara’da yaşıyorlardı. Bir gün Kızları Tülin ile birlikte anne ve baba elem bir kaza geçiriyorlar hayatlarını kaybediyorlar.
Tomris’in Didem ve Şebnem olmak üzere iki kızı oluyor.
Toktamış’ın bir oğlu, Sibel’inde iki oğlu varmış.
SAADET : Annemin teyze kızı olan Saadet hanım Mustafa isimli bir bey ile evleniyor, uzun süre Mersin’de oturuyorlar, ama şimdi Adana’da yaşıyorlar.

Çok hoş, misafir sever bir bayandır. 1927-28 li yıllarda Dünya’ya gelmiş olmalıdır.
Saadet hanımın Mustafa bey ile yaptıkları evlilikten Bülent; Levent; Fulvin; Berrin isimli 4 çocukları oluyor.
Bülent: Adana’da Nobel ilaç firmasının Akdeniz Bölgesi Müdürü olarak çalışıyor. Tuğçe, Arda, İrem isimli üç kızı var.
Levent: Mersin’de oturuyorlar. 2 tane kızları var.
Berrin : Saadet hanımın Berrin isimli kızının da Görkem adında bir çocuğu var. Bunlar Bursa’da oturuyorlar.
Fulvin : Fulvin hanı
mın da Mısra isimli bir kızı var.

MENEKŞE : Azime Teyzenin kızı olan Menekşe hanım çok uzun yıllar Tarsus’ta öğretmenlik yaptı. Genç yaşlarda evlenmedi. O nedenle çoğu zaman annesi Azime teyze ile birlikte yaşadılar. Sonradan Aşkın Abeş isimli öğretmen bir bey ile evlenerek Tarsus’a yerleşti. Çocukları olmadı. Sanıyoruz ki, kardeşi Saadet hanımın çocukları ile kendi çocukları gibi yakın bir bağ içindeler. Menekşe hanım 1925 li yıllarda dünyaya gelmiş olmalıdır. Kendisi ve eşi Aşkın Abeş Bey, 2006 başlarında acımızın büyük olduğu zamanda, acımızı paylaşmak üzere Mersin’e geldiklerinde Aşkın Bey ile tanışma, Menekşe hanım ile tekrar görüşme fırsatımız oldu. Çok cana yakın ve içten kişiler. Bir kaç gün önce Almanya’dan kendilerini telefon ile arayıp kısa bir sohbet etme olanağı bulduk.

HACI KAZIM (BüyükDayımız)

Büyük dedemiz Mehmet (Şerbetçi) ile büyük nenemiz Cemile hanımın evliliklerinden olmuş olan Hacı Kazım, annemiz Raziye’nin dayısı dolayısıyla da bizlerin büyük dayısıdır. Muhtemelen 1895-96 lı yıllarda Dünya’ya gelmiş olmalıdır.
Büyük dayımız Hacı Kazım’ın, 1—CEMİLE, 2—MEHMET, 3—FATMA, 4—MEHMET ALİ, 5—ABDULLAH, 6—NEBAHAT isimli 6 tane çocuğ
u olmuştur. 

MUSTAFA (Büyük Dayımız)

Büyük Dedemiz ve büyük Nenemizin erkek çocukları arasında en büyük olan Mustafa (Şerbetçi) isimli büyük dayımız, takriben 1888 lı yıllarda Dünya’ ya gelmiş olmalı. Bu dayımızın da SITKI ve MÜNİRE olmak üzere iki çocuğunun olduğunu biliyoruz.

AHMET (Şerbetçi)(Büyük Dayımız)

Ahmet dayının 1890 lı yıllarda doğmuş olduğu sanılıyor. 1- NECMİ; 2-NECMİYE; 3 ŞAHAP; 4- SUAT ; 5- MEHMET ALİ ; 6 –MEHMET olmak üzere 6 tane çocuğu oluyor. Büyük Ahmet dayımızın kızı NECMİYE hanım, halası Fatma Akay (Şerbetçi)’ın oğlu Seyfettin Akay ile evleniyor. Dayımız Seyfettin ile büyük dayımız Ahmet (Şerbetçi) nin Kızı Necmiye hanımın evliliğinden doğan çocuklar SEYFETTİN AKAY bölümünde anlatılmaktadır.

Biraz da Annemiz Raziye Hatay (Akay) ‘ın baba tarafındaki akrabalarına bakalım.  

Raziye Hatay (Akay)’ın Babasının yani dedemizin  ALİ AKAY olduğunu, Nenemizin de FATMA (Şerbetçi) olduğunu biliyoruz.

ALİ AKAY, yani dedemiz HACI MEHMET efendi ile HACI HAFİZE hanımın 1875 li yıllarda gerçekleştirdikleri evlilikle dünya’ya gelmiş olan çocuklardan birisidir. Dedemizin 1877 yılında doğmuş olduğunu tahmin ediyoruz. 1952 yılında 75 yaşında vefat etmiştir. Allah Rahmet eylesin.

Muhtemeldir ki,  Ali Akay, ve babası Hacı Mehmet Harbiye yakınındaki DÜVEL Köyü’nde dünyaya gelmişlerdir. Düvel Köyü, Antakya’ya 6-7 km. uzaklıkta bulunan Harbiye’nin hemen altındadır. Hacı Mehmet dedenin Dedesi Azerbaycan Türklerinden olup 1859-63 yıllarında yaşanmış olan büyük göç dalgasıyla bölgeye geliyor, Harbiye’nin altında bulunan Düvel Köyünü alıyor ve buraya yerleşiyorlar.

Büyük büyük dedemiz zamanında yaşanan bu savaştan ve arkasından gelen büyük göç dalgasından biraz bahsetmek istiyorum. 1853-56 yıllarında Kırım bölgesi başta olmak üzere Karadeniz, Kafkaslar ve Tuna boylarında gerçekleşen, tarihde de ‘’ Kırım Savaşı’’ olarak isimlendirilen, görünürde Osmanlı ve müttefiklerinin kazandığı, ama Kars’ın Rusların eline geçtiği, getirdiği çok büyük mali yükle de Osmanlı’nın ekonomik olarak tamamen çökmesine neden olan bir savaştır bu.

Hatta 1881 yılında ‘’ Düyunu Umumiye’’ nin kurulmasında (Osmanlı’nın Avrupa devletlerinin mali denetimi altına sokulması), 1856 yılında ‘’ Islahat Fermanı’’ (Osmanlı İmparatorluğu içinde yaşayan herkese Osmanlı Yurttaşlığı verilmesi ve yasalar önünde Hıristiyan, Müslüman, Yahudi dinleri mensupları başta olmak üzere dini olarak kişiler arasında hiçbir ayrımın yapılmaması, herkes için eşitliğin sağlanması) ilanında, savaşla birlikte yeni bir göç dalgasının başlamasında ve göçenlerin sayısının neredeyse bir milyona ulaşmasında Kırım Savaşı’nın etkisini biliyoruz. Bu savaş, sonuçları itibariyle özellikle bizim açımızdan çok ama çok önemli bir savaştı.

En çok göçün Kafkasya’dan, Kırım’dan, Balkanlar’dan olmak üzere bir çok bölgelerden Müslümanların ve Türklerin özellikle 1770 li yıllarda başlayarak, dönem dönem çok yoğunluk kazanan Anadolu’ya göç dalgalarının yaşandığını hepimiz biliyoruz. İşte bu büyük göç dalgalarından birisi de 1853-56 Kırım Savaşı sonucunda 1859-63 yıllarında doruğa ulaşarak yaşanmıştır. Bu göç dalgasında Kırım bölgesinden 227 000 kişi, Kafkaslardan 400 000 kişi Anadolu'ya göçmüştür. Bu sayılar sadece bilinenlere aittir. Elbette göç yaşadığı halde binlerce bilinemeyenler de vardır.

İşte; Annemiz Raziye Hatay (Akay)’ın dedesi olan Hacı Mehmet’in dedesi de bu göç dalgasında Azerbaycan’dan Antakya’ya geliyor ve Düvel Köyü’nü satın alıp yerleşiyor. O zamandan günümüze kadar 7 kuşak oluyor.

Düvel Köyü’nde yaşarken Hacı Mehmet ile Hacı Hafize arasında gerçekleşen evlilikten 5 çocukları oluyor. Bu çocuklardan DUDU ve ESSÜM isimlerinde iki kız ve ALİ (AKAY)isimli bir erkek çocuk biliniyor. Diğer çocuklardan bir tanesinin daha erkek olduğu kesin, fakat şu anda ismini öğrenebilmiş değiliz. Beşinci çocuk ile ilgili ulaşabildiğimiz şu anda hiç bir bilgimiz yok.

Büyük Dedemiz Hacı Mehmet ile nenemiz Hacı Hafize beş çocuklarını kardeşlerine bırakarak Hacca gidiyorlar. O dönemin haç süresini ve zorluklarını hepimiz tahmin edebiliriz. O şartlarda Haç süresinde sanılıyor ki, mikrop kapmışlar. Haç dönüşü 15 gün sonra her ikisi de 3 gün arayla ölüyorlar ve çocuklar ortada kalıyor. Allah onlara rahmet eylesin. Bu hadisenin 1984 yıllında olduğunu sanıyoruz. O zaman DUDU Hala 3 yaşında, dedemiz ALİ (AKAY) 7 yaşındadır.

Hacı Mehmet dedenin babası Cuma Namazı için Düvel Köyü’nden Antakya’ya gelişinin birinde yoldan et alıyor, Antakya’daki eve geliyor, binip geldiği atı bağlıyor, yorgun olduğu için biraz uzanıyor ve uyuyor. Uyandığında atın ölmüş olduğunu (muhtemelen açlık ve susuzluktan), aldığı etin te tamamen kokmuş ve kurtlanmış olduğunu görüyor ve şaşırıyor. Öğreniyor ki, orada yatması tam bir hafta sürmüş. Bu hadiseden sonra lakabı canlı olmayan anlamında BİCAN oluyor.

Soyadı kanunu çıktıktan sonra insanlar kendilerine soyadı seçerken. Dedemiz Ali de Bican soyadını alıyor. Daha sonra hiç sevmediği bir kişinin de Bican soyadını aldığını öğrenince Dedemiz sinirinden küplere biniyor ve derhal Bican soyadını bırakıp Akay soyadını alıyor.

Annemizin babası ve bizlerin dedesi olan Ali Akay sağlığında Düvel Köyü’nü satarak Antakya’ya 6-7 km. uzaklıkta bulunan BARBARIN bahçesini alıyor. Barbarın bahçesi içinde değirmen döndüren su, her çeşit meyvenin çeşitlerinden oluşan sayısız meyve ağaçları, ekilecek araziler ve çeşitli hayvanlar var. Kısacası Barbarın çiftliğinde yok yok. Annemiz ve bazı kardeşleri bu bahçede doğuyor ve kardeşler burada büyüyor.

Dedemiz Ali Akay, Taaaa Antakya’dan satın almış olduğu Barbarın bahçesine özel telefon çektiriyor. Barbarın Köyü girişine büyük bir okul yaptırma uğraşına başlıyor, tamamen bitiremese de önemli oranda gerçekleştiriyor. Bu okulun bugün hala ayakta olduğunu sanıyoruz.

Dedemiz, Yemen’e gidip te ender geri dönenlerden birisidir. Hepimizin bildiği meşhur yemen türküsü bile gidenlerin geri dönmediğini dillendiriyor. Dedemiz 7 yıl boyu çavuş olarak Yemen’de askerlik yaptıktan sonra Antakya’ya dönüyor ve 38 yaşında 1915 yılında Fatma (Şerbetçi) hanımla evleniyor. Dedemiz Her gün gazetesini okuyan, gramofon ile müziğini dinleyen, hoş sohbet, sözü dinlenen, o nedenle de yıllarca muhtarlık yapan birisidir.

Dedemiz Ali Akay’ın ölümünden sonra bir müddet dayımız Seyfettin Akay’ın denetimine bırakılan çiftliğin daha sonra satıldığını biliyoruz. Çiftlik bizden gittikten sonra başına neler gelmiştir pek bilmiyoruz. Yıllar sonra, Dr. Ali Hatay annesi Raziye Hatay (Akay) ile birlikte Barbarın çiftliğini görmeye gittiklerinde biraz hayal kırıklığına uğramışlar. Annemiz neredeyse o yaşadığı cennet bahçeyi tanıyamamış.

Dedemiz Ali Akay’ın iki kardeşinin tam bilinmediğinden bahsetmiştik. Bunlardan birisinin erkek olduğu kesindi. Diğeri hiç bilinmiyordu. O büyük amcamızın MAHMUT isimli bir oğlunun ABD’ de yaşadığını 1- Nafi (mühendis); 2-Sevinç; 3- Fatma; 4- Gülşen; 5-Yaşar (mühendis); 6-Şakir; 7- Fatih (Doktor); 8-Nazife (Doktor) isimli çocuklarının olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz. Dileğimiz süreç içinde, dedemizin o hiç bilinmeyen kardeşi ile ilgili ve onun çocukları yada torunları ile ilgili bilgilere ulaşabilmektir.

Dedemiz ALİ AKAY’ın, anne annemiz FATMA AKAY (şerbetçi) ile evli olduğunu ve bu evlilikten de 9-10 tane çocukları olduğunu daha önce yazmıştık. Dedemiz Ali Akay 1952 yılında vefat ediyor. Dedemizin çocukları içinden özellikle annemiz Raziye Akay (Hatay) ile ilgili bilgileri bir başka bölümde kapsamlıca vermeye çalışacağız. Dayılarımız ve Teyzelerimizle ilgili olarakda bu bölümde sunulan bilgiler dışında başkaca bölümlerde de sunularımız sürecektir.

ESSÜM (Büyük halamız)

Annemizin halası, bizlerinde büyük halası olan ESSÜM hanım şu anda ölü. Bildiğimiz FATMA isimli bir kızının olduğu.Fatma hanımın, annemizin hala kızının kiminle evlendiğini bilmemekle beraber 1-Emine; 2-İffet; 3-Abdullah; 4- Hatice isimli çocuklarının olduğunu biliyoruz.

DUDU (Büyük halamız)

Raziye Hatay’ın halası, bizlerinde büyük halası olan DUDU hanım takriben 1881 li yıllarda dünyaya gelmiş olmalı. 1972 yılında, 90 yıldan fazla süren bir yaşamdan sonra ölmüştür. Yattığı yer Cenneti mekan olsun.

Dudu Hala çok Osmanlı, otoriter, sevecen, sözü dinlenen bir kadınmış. 1950’li yıllar içinde babamız Rifat Hatay’a da attığı meşhur bir tokadı vardır.
Dudu Halanı
n Hacı Cemal beyle yapmış olduğu evlilikten SAMİ; İHSAN; SAADET; İSMET (kız) isimli çocukları olmuştur.

SAMİ ; Annemizin halasının oğlu, kardeşlerinin en büyüğü olan Avukat Sami bey Mebruke isimli bir bayan ile evleniyor ve bu evlilikten Nurçin ve Gülçin isimli iki kızları oluyor.

Sami bey ayrıca, Ümran, Emine, Sevinç isimli kadınlarla da evleniyor.

İHSAN; Dudu halamızın oğlu olan İhsan bey Nihal isimli bir kadınla evleniyor ve 4 çocukları oluyor. Bunlardan ikisinin isimleri Sevda ve Binnur ‚dur. Diğer ikisinin isimleri tarafımızdan bilinmiyor.

SAADET ; Büyük halamızın bu kızı Sait (sıfırcı) bey ile evleniyor, Özden ve Halit isimli çocukları oluyor.

Kaynak; Raziye Hatay (Akay) ve Ayten Güler (Akay)

6 Ekim 2006