Anasayfa - / - Üroloji Bilgileri 2 - / - Mutlu Cinsellik

Mutlu Cinsellik

Cinsel istek bozukluğu

Kadınlarda en çok görülen cinsel fonksiyon sorunu isteksizlik. Her üç kadından biri bu dertten mustarip. İsteksiz olan kadınlar hiç bir zaman cinsel ilişkiyi başlatmıyor, cinsellik içeren hiçbir şeye ilgi duymuyor, erotik filme dahi bakamıyor. Bakırköy Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Cinsel İşlev Bozuklukları Birimi'nden Uzm. Dr. Ceyda Güvenç, "Takıntılar cinsel isteksizlik nedeni" diyor. 

Cinsel isteksizliği nasıl tanımlıyorsunuz? 
İki haftada birden daha az cinsel ilişki ve cinselliğe ilgi duymamaktır. Cinsel isteksizlikte daha çok partner uyuşmazlığı var. Eğer partner de ayda bir sevişiyorsa bu sorun oluşturmayabiliyor. Ancak çiftlerden biri her gün talep ediyor diğeri ayda bir istiyorsa bu sorundur. En önemli sorun eş reddidir. Diyelim ki eşi ya da partneri tarafından aldatılıyordur veya kadın eşini çekici bulmuyordur. O zaman buna cinsel isteksizlik demiyoruz. Cinsel fanteziler, mastürbasyon varsa bu cinselliği istememe değil partneri istememektir. Bu durumda tedavi yapmak etik değil. 

Mitler isteksizlik yapıyor 
Doğum sonrası, emzirme, antidepresan, ilaç kullanımı nedeniyle oluşan isteksizliği klasik tanımın dışında bırakıyoruz. Çünkü bu durumlarda cinselliği arzulamamak normaldir. Eşcinselliliğin 10 kişiden birinde olduğu düşünülüyor ve çoğu evleniyor. Bu durumda kadın isteksiz ancak lezbiyen olduğundan. Fantezilerinde hep bir kadın var ve erkekle olmaktan zevk almıyor. 
Görüşmelerde bu tür şeyler ortaya çıkıyor mu? 
Evet… Kadınlardan çok azı 'Ben lezbiyenim, kadına ilgi duyarım' lafını eder. Genelde biz durumu algılarız. Kimi bunun farkında dahi olmayabiliyor. 

İsteksizliğin belirtileri nelerdir? 
Cinsel isteksizliği olan kadınlar hiçbir zaman ilişkiyi kendileri başlatmaz, bunu erkekten beklerler. Cinsellik çağrıştıran, içeren bütün eylemlerden uzak dururlar. Örneğin erotik filme de kafalarını çevirirler. 

Partnerden kaynaklı olup cinsel isteksizlik yapan şeyler nelerdir? 
Kaba davranışlar, anlaşmazlıklar, evlilik içi çatışmalar varsa bunlar geçici de olsa isteksizlik yapıyor. Kadınlar kimi zaman eşlerini cezalandırmak için kendilerini çekerler. Aslında cinsel istekleri vardır. Sevişme çoğunlukla erkeğin zaferi olarak algılanır. Kadın buna karşı ona istediğini vermez. Burada kadına öğretmeye çalıştığımız, "Bu senin hazın. Karşındakiyle ilgisi yok" düşüncesidir. 

Hangi kadınlarda cinsel isteksizlik daha çok görülüyor? 
Depresyonu olanları burada kategori dışı bırakıyoruz. Ailedeki yasaklar, kendisinin istememesi (cinsellik kötüdür, kötü kızlar cinselliği ister vb.) cinsel isteksizlik nedenidir. Kuralcı kadınlarda çok görülüyor. İstese de belirtmemek zorunda. Kadın kendini ketleye ketleye bir süre sonra zaten istek kalmıyor. Hiç cinsellikten keyif almamışsa da istemiyor. Bir şeyi bilmiyorsa nasıl istesin ki… Sorun, travmatik cinsel yaşamları olanlarda da görülüyor. Takıntılı olmak da cinsel isteksizlik nedeni. Her sevişmeden sonra yatak yorgan yıkayanlar vardır. Çünkü cinselliğin kirlettiği düşünülür. Cinselliğin şiddet içeren bir eylem olarak algılanmasına başlamışsa, ilk gece korkusu yoğun, bir de kabalık varsa cinselliğin iyi bir şey olmadığı düşünebilir. Baskıcı baba figürü, annenin duruşu çok önemli. 
Ezik, cinselliğini ön plana çıkarmayan kadınların kız çocuklarında görülebilir. 

Kadın cinsel isteksizliği psikolojik destek almadan yenebilir mi? 
Bazıları bir şekilde aşıyor. Biraz açık olmak, okumak dahi yetiyor. Aslında aşmak kadının biraz da buna izin vermesiyle ilgili. Destek alarak tabii ki daha kolay aşılıyor sorun. Bu bir hastalık değil ki, sadece zorluk… 

Cinsel isteksizliğin tedavisi ne kadar sürüyor? 
Vajinismus tedavisinde net olarak süre verebiliyoruz ama istek bozukluğunun nedenine göre değişiyor bu süre. Ortalama iki-üç ay, ama kimi vakalarda bir yıla uzayabiliyor. Kadının motivasyonu olursa tedavi de kısa sürüyor. Kadın kendisi için isterse, eşi ona eşlik ederse tedavi kısa oluyor. 

Erkekler niye terapiye gelmiyor? 
İkisinin birlikte gelmesi için ortak sorunları olduğunu kabul etmeleri gerekiyor. Ama kimi erkekler 'Bu, kadının sorunu' diyor. Bir sorunu kabul etmek erkeğin erkiyle ilgili. Erkek yeterince bundan dolayı mağdur olduğunu düşünüp artık kılını kıpırdatmak istemeyebiliyor. Kadın terapiye tek başına geldiğinde sonuç almak da daha zor. 

Erkeği depresyona sokuyor 

İsteksiz kadını partneri ilişkiye zorlarsa sonuç ne olur? 
Erkekler aslında kadının keyif almasını istiyor cinsellikten. Kadın keyif almadığında, isteksiz olduğunda erkek istenmediğini düşünüyor. Bazen erkek depresyonla geliyor. Çünkü karısı onu istemiyordur. Zorladığında da sorun çözülmüyor. Bu, sadece kadının rol yapmasına yol açıyor. Erkek daha uzun süre uyarır, sabrederse aşılması mümkün olabilir. Cinsel isteksizliğin olduğu, buna karşın zorlanmanın olduğu ilişkilerde çatışmalar oluyor. Bu durumda erkek de mağdur oluyor. Çünkü her seferinde kadının başı ağrıyor, istemiyor. Bir kısmı ortaokulda verilmesi gereken eğitimi alıyor bizden. 

Kötü cinsellik normal hayatı nasıl etkiliyor? 
Kadının cinselliğe dair öfkesi varsa bu başka noktalarda tartışmalara gidebiliyor. Psikiyatrik rahatsızlıklar, depresyon, anksiyete bozukluğu gelişiyor. Anksiyete bozukluğu olan kişi işyerinde de bağırabiliyor. Bize, 'Son çaremiz sizsiniz' diye gelirler. Çünkü artık evlilik de tehlikeye girmiştir. 

Ön sevişme kısaysa zevk almak hayal 
Uyarılma bozukluğu nedir? 
Aslında cinsellik beyinde başlar. Cinsel istek, cinsel eylemlere erişmeyle ilgili bir arzu. Sonrasında fizyolojide uyarılma gelir. Cinsel uyarı (dokunma vb.) arttıkça cinsel organlarda kan akımı artar. Uyarılma bozukluğu, cinselliğe dair eylemlerde uyarılmaya izin vermeme, uyarının devamının gelmemesidir. Bir nevi canlanma, coşma olmamasıdır. Uyarılmanın kadınlardaki karşılığı cinsel organda ıslanma erkeklerde ise sertleşme olmasıdır. İstek olmadan uyarı da olmuyor. Uyarılma bozukluğunda neden genelde doğru uyarının olmamasıdır. Ya ön sevişme çok kısa tutuluyordur, ya erkeğin erken boşalma sorunu vardır veya vücutta her yer yasaklıdır. 
Bize uyarılma bozukluğu nedeniyle gelenler aslında klasik uyarılma bozukluğu değil. Uyarıya izin vermeme, eşin bunu ele almaması, erken boaşalma vb. sorunları vardır çiftlerin. 

Uyarılma bozukluğu yaygın mı? 
Evet yaygın. 'İsteğim yok' diye gelen hastaların bir kısmına uyarılma bozukluğu tanısı koyuyoruz. 'Keyif almıyorum' şeklinde şikâyeti olanların çoğunda uyarılma sorunu olduğunu görüyoruz. Doğru uyarı olmaması dışında kadının ketlenmesi, kendini kapatması da nedendir. Bazen koşullar da etkilidir. Odada çocuk varsa yapamazsınız, kapıcı odasıysa cinselliği yaşamak zordur. 

Uyarılma bozukluğu nasıl tedavi ediliyor? 
Terapi uyguluyoruz. Tedavide çoğunlukla ödevler veriyoruz. Çoğu kişi uyarılma mekanizmasını bilmiyor. Zaten onu bildiğinde sorunu büyük ölçüde çözüyor. Kadın cinsel organının ıslanması dediğimiz şeyi çoğu kadın 'boşalma' diye biliyor. Halbuki kadın hayatında hiç orgazm yaşamamış ve bunu 'hiç sulanmadım' diye anlatır. Bize gelenlere öncelikle mekanizmayı anlattıktan sonra dokunmayı, neyin nasıl olduğunu öğretiyoruz ve ödev veriyoruz. Güzel sevişmeyi anlatıyoruz. Yatakta yakınlaşmayı bırakın dışarda çay içmeyi bilmiyorlar. Beş çocuklu bir evde harala gürele yaşanıyor cinsellik. İstek bozukluğunda çiftlerin birbirine zaman ayırmasını istiyoruz. Televizyon izleyeceklerse bunu yan yana oturarak yapmalarını söylüyoruz. 
Kadınlar her öpüşme, her dokunmanın illaki cinsel birleşmeyle sonuçlanacağını düşünüyorlar. Penis ellemeyen, kendi cinsel bölgesine dokundurtmayan o kadar çok kadın var ki. İstek ve uyarılma sorunuyla gelen bazı kadınlarda cinsel tiksinti bozukluğu olduğunu görüyoruz. 

Göster
Gizle