Anasayfa - / - Etiket Arşivi: soru

Etiket Arşivi: soru

Soru



Soru Sorma Kuralları:
1- Yazınızı küçük harfle yazın. Mutlaka paragraf başlı, satır başlı olsun. 2-3 cümlede bir aralık vererek enter tuşuna basın.
2- Sorularınızı maddeler halinde sorun.
3- Sorunuz mutlaka kısa ve öz olsun. 5 satırı geçmeyin (ÖNEMLİ). Neden kısa yazmanızı istediğimi yukarıdaki resimden okuyun. Uzun yazmak yerine sorunuz 2 ye bölün her parçayı 2 günde gönderin.
4- Başlık  mutlaka  konu ile ilgili olsun. Çünkü site içi arama ve Google bu başlığa bakıyor. İsminiz veya nickiniz benim için önemli değildir. Ama yaşınızı cinsiyetiniz ve evli bekar olduğunuzu doğru girin. Çünkü cevap bu girdiğiniz bilgilere göre olacaktır.
5- Telefon numarası, mail adresi. MSN, facebook, whatsApp adresi yazmayın. Bunlara cevap vermiyorum. Üstelik bu bilgiler 3 cü kişini eline geçecek olursa istenmeyen şeyler meydana gelebilir.
6- Göndermeden önce kopyasını alın. İyice düşünün. Artarda sorulan sorulara cevap vermiyorum. 2 ci cevabı almanız için ilk sorunuzu okumuş olmalısınız. Cevapta saat 17 de yazılacaktır. Bu nedenle iyi düşünüp 2 ci soruya meydan vermeden yazın.
7- Aynı sorunun değişik versiyonlarını ayrı isimler altında yazmayın. Bunu anlarım. 2 ci bir sorunuz varsa üzülmeyin ilk soruyu okuduktan sonra ertesi gün tekrar yazın. Bunun cevabı da size saat 17 de verilecektir.

8 Son olarak tekrar şunu söyleyeyim. Şayet bu kurallara uymazsanız "Cevap vermeme" hakkımı kullanacağımı bilinin.

Sorulara gerçekten güzel cevap almak ister misiniz?

1- Lütfen yazınızda küçük harfle yazın. Satır başlarına dikkat edin. Yeni bir konuya geçince satır başı ve paragraf başı yapın. Cümle sonunda noktaya dikkat edin. Kelimeleri bitişik yazmayın aralık verin. Gerekli yerlere virgül koyun.
2- Anlatmak istediğinizi düzgün bir Türkçe ile Yazın ki okuyanlar ne demek istediğinizi anlayabilsinler. Türkçeyi bir Türk gibi yazınız, Türkçe harfler kullanın. Yazıda W, X Q gibi Türkçe olmayan harfler kullanmayın. Kelimelerin yapısını ve imlasını bozmayın.
3- Tahlil sonuçlarını yazarken lütfen alt alta yazın. Değerlerin normalini de yazın. Çünkü bu değer laboratuarlara göre değişir.
4- Göndermeden önce en az iki defa okuyun. Eksik kalan sorunuzu 2 ci bir mesaj olarak göndermeyin.
5- Hazırladığınız soruya, "Bu soru bana sorulsaydı ne anlardım? Neyi anlamazdım" diye bakın. Sorunuza tatmin edici cevap alamazsanız, iyi soramadığınıza hükmedin. Yeterince eksiksiz ve iyi sorulmuş bir sorunun cevabı, zaten hazırda beklemektedir.
6- Soru sormadan önce  forumda daha önce sorulup sorulmadığına bakın. Sık Sorulan Sorular bölümünde sorunuza cevap bulabileceğinizi unutmayın. Bu nedenle bu bölüme bakmakta fayda var. Sık Sorulan Sorular (SSS)
7- Burada günde bir soru sorma hakkınız var. Lütfen soruyu göndermeden önce sorunuzu tekrar okuyun ve eksik kısımları tamamlayın. 2 ci bir mesaj atmayın. Hele aynı sorunun değişik versiyonunu başka bir isim altında sormayın. Ertesi gün "Doktor Bey ben dün şunu sormuştum ama şurasını anlamadım" diye tekrar sorabilirsiniz.
8- Son olarak tekrar şunu söyleyeyim.
Şayet bu kurallara uymazsanız "Cevap vermeme" hakkımı kullanacağımı biliniz.

Sorunuza cevap alabilmek için lütfen şunlara dikkat edin: 

1- Mesaj Odasına yazdıklarınıza saat 17 de cevap yazma garantisi veriyorum.
2- Size kolaylık olsun diye mesaj panosuna üyelik getirmedim. Yazdıklarınız hemen yayınlanacak. Ayrıca e-mail mecburiyeti ve isim zorunluluğu da yok. Sorunuzu nickinizle de sorabilirsiniz. Benim için isim, e-mail önemli değildir. Önemli olan size faydalı olabilmemdir. Bunun için azami kolaylığı getirdim. Bunu suiistimal etmeyiniz. Aynı soruyu değişik isimlerle sormayın. Bu Mesaj Odasını MSN gibi kullanmayınız.
3- Soru sorarken yaşınızı doğru girin. Yaş hastalıklar ile doğrudan ilgilidir. Bunu bilmem cevap vermemi kolaylaştıracaktır. Ayrıca cinsiyetinizi ve yaşınızı, bulunduğunuz yeri de yazmanız bazı hastalıklar için önemlidir. Bunu da doğru girin. Hastalığınız bu girmiş olduğunuz bilgilere göre değişebilir.
4- Sorularınızda "eşim" kelimesini kullanmayın. Çünkü "eşim" kelimesinin cinsiyeti belli değildir. Bunun yerine hanımım, beyim, bizim hanım, bizim bey kelimeleri daha uygundur. Siz eşim deyince erkek mi kadın mı belli olmuyor. Aynı hastalık erkek ve kadında değişiklikler gösterebiliyor. Biz bunlara cevap verirken zorlanabiliriz.
5- Hastalıklarınızda bizden ilaç ismi istemeyin. Bunun mahsurunu "Sık sorulan sorular" da yazdık. Oradan okuyunuz. Burada "ilaç kullanın, tahlil ve tetkik yaptırın" demekle bunları bir uzman doktor kontrolünde yaptırın mânasını anlayın. Yoksa bir doktor kontrolü olmadan tahlil veya tetkik yaptırmak doğru değildir.
6- Genel edep ve ahlaka aykırı olmadıkça hiç kimsenin mesajını silmem. Şayet mesajınız yanlışlıkla silindiğini düşünüyorsanız tekrardan yazın.
7- Bana üroloji ile ilgili her şeyi sorabilirisiniz. Utanmayın ve sıkılmayın. Yeter ki sorularınız az öz ve kurallara uygun olsun.

SİTENİN AMACI, İŞLEYİŞİ ve YASAL UYARI

UROLOJİ HASTA ODASINA SORU SORMAK İSTİYORUM

İrtibat

 

 

Benimle iletişime geçmek için lütfen Hasta Soru-Cevap panelini kullanın.
İşlerimin yoğunluğu nedeni ile özel mesaj yazamıyorum. Her gün saat 16-17 arası hasta odasında sorularınızı cevaplıyorum. 

Hasta Soru-Cevap Paneli (Üzerini tıklayın)

http://www.dralihatay.com/hasta

 

 

Mizah

karikatur1 karikatur2 karikatur4
karikatur3 karikatur5

FIKRALAR

Göz Doktoru: 
– Su tablodaki harfleri okur musunuz?.. 
Hasta: 
– Siz bana okur musunuz?.. Benim gözlerim bozuk da.

___________________________________________________________________________________
Hasta, doktora derdini anlattı : 
– Sabahları bir türlü yataktan kalkamıyorum. Canım hiç çalışmak istemiyor. 
– Şikayetiniz bunlar mı? 
– Evet. 
– Bunun adı, tembellik. 
– Biliyorum, doktor. Ama patronuma hastayım demek için bunun Latince bir adı yok mu? 

___________________________________________________________________________________
Çok akıllı geçinirdi.Kapısında "ikinci kez gelen hastalardan yarım ücret 
alınır" yazılı doktora girdi.Gülerek : 
-Bakın doktorcuğum, yine ben geldim, hatırladınız mı beni?dedi. 
Doktor da güldü : 
-Tabii, hatırlamaz olur muyum? 
Eeee? Muayene etmeyecek misiniz? İlaç vermeyecek misiniz? 
Hayır gerekmez…Geçen gelişinizde verdiğim ilaca devam edin… 

___________________________________________________________________________________
Sarışın kucağında bir bebek ile eczaneye girip, 
"Bebeği tartmak istiyorum" deyince eczacı : 
"Efendim bebek tartımız bozuk. Onun için anneler bebeklerini kucaklarına 
alıp büyük tartısına çıkıyorlar. Sonra ben bebeği kucağıma alıp anneyi bir 
daha tartıyorum. Aradaki farktan da bebeğin ağırlığını buluyoruz" demiş . 
Kadın "Hay aksi şeytan" deyip kapıya doğru yürüyünce eczacı: 
"Ne oldu efendim?" diye sormuş, sarışın: 
– Ben bu bebeğin annesi değilim ki, teyzesiyim. Gidip de anneyi getireyim bari… 

___________________________________________________________________________________

Çekici bir genç kadın, çok zayıf bir bebeği doktora kontrole götürür.Bebeğe bakan doktor :
-Bu çocuk iyi gıda almıyor, der ve kadına dönerek:
-Lütfen soyununuz, diye rica eder.
Soyunan kadının, göğüslerini iyice kontrol ettikten sonra doktor :
-Düşündüğüm gibiymiş hanımefendi der, sizin hiç sütünüz yok.
Kadın :
-Tabi olmaz doktor bey, der.Ben çocuğun teyzesiyim…

___________________________________________________________________________________

Doktor hastasına o güne değin yapılan tahlillerin sonuçlarını
açıklamaktadır; 
-Size bir kötü, bir de daha kötü haberim var… Önce kötü haberi vereyim. 
Test sonuçlarına göre 24 saatlik ömrünüz kalmiş. 
Adam yıkılır ve doktora dönüp : 
"Hayır olamaz. Buna inanamıyorum. Fakat, fakat bundan daha kötü bir haber olamaz ki? 
Doktorun yanıtı kısa olur : 
-Dünden beri size ulaşmaya çalışıyorum .

___________________________________________________________________________________

Doktor beni morga mı götürüyorsunuz ?.. 
– Evet. 
– Ama ben daha ölmedim ki… 
– Olsun biz de daha gelmedik zaten…

___________________________________________________________________________________

Üç yaşlı adam doktorda hafıza testindedirler. Doktor ilk yaşlı adama sorar:
-Üç kere üç kaç eder?
-274..? yanıtını alınca doktor üzgün bir şekilde
ikinci yaşlı adama döner:
-Şimdi sizin sıranız. Üç kere üç kaç eder?
-Salı..? 
Doktor artık iyice ümitsiz şekilde üçüncü yaşlı adama döner:
-Evet, şimdi de sizin sıranız üç kere üç kaç eder?
-Dokuz..? 
cevabını sevinçle karşılayan doktor 
-Bu harika, nasıl buldunuz? der. Üçüncü yaşlı adam sakince:
-Oh, çok kolaydı. Sadece 274 ten salıyı çıkardım.?

_________________________________________________________________________________

Eski deyimle basur (yeni ve bilimsel söylenişiyle hemoroit) çekenler bilir, çok ıstırap veren bir hastalıktır. Adamcağız da hemoroitten öyle çekmiş ki…Derken biri Kahve telvesi sür deyince, bir yerlerden kahve bulmuş.Bol bol koyup pişirmiş.Sonra da avuçladığı gibi sürmüş.Sürmüş ama…Ağlaya sızlaya doktora koşmuş. Soyunmuş, eğilmiş.Doktor da eğilmiş, bakarken…Hasta sormuş : 
-Ne var doktorcuğum? Ne gördün?
-Vallahi iki vakte kadar bir yol görünüyor.Birde uzun boylu birinden toplu para alacaksınız.Haaa Bir de mektup var.

__________________________________________________________________________________

Kadının beşinci kocası ağır hastalanmış.Adam korkunç ağrılar içinde kıvranırken kadın telaşla söylenmiş : 
-Hemen gidip bir doktor çağırayım!
Kocası : 
-İyi ama, demiş, bari doğru dürüst bir doktor çağır.İyi bir doktor olduğundan emin misin?
Kadın : 
-Emin olmaz olur muyum, demiş.Ölen kocamı da aynı doktor tedavi etmişti!…

___________________________________________________________________________________

Adam karısı ile birlikte doktora muayene olmaya gider. Muayene biter ve doktor odasından çıkarak kadının yanına gelir ve Kocanızın ölmemesini istiyorsanız şu kağıda yazdıklarımı uygulayacaksınız der: 
1- Sabahları güler yüzle güzel bir kahvaltı hazırlayın ve ise mutlu gitmesini sağlayın 
2- Öğleleri eve geldiğinde güler yüzle karşılayın ve güzel bir öğle yemeği ile takdir edildiğini hissettirin, böylece günün geri kalan kısmını da iyi geçirmesine yardım edin. 
3- Akşamları eve geldiğinde yemek özellikle güzel olmalı. Eve gelince eline bir kadeh içki verin dinlenmesini sağlayın. 
4- Onun gönlünü hoş edin 
– "Eğer bu dediklerimi harfiyen uygularsanız kocanızın sağlık yönünden hiçbir problemi olmayacak" der doktor. 
Eve geldiklerinde adam karısına sorar, 
– "Ne dedi doktor sana?" 
– "… ölecekmişsin.

___________________________________________________________________________________

Temel doktora gitmiş. 
– Hastayım doktor, çok hastayım, vücudumun her yeri ağrıyor, nereme dokunsam sızım sızım sızlıyor,dökülüyor. 
Doktor: 
– Nasıl hastalık o, tüm vücudunu saran, ağrıtan? 
Temel parmağının ucuyla kafasına dokunmuş. 
– Ay ay ay… 
Sonra göğsüne parmağını basmış ve yine acıyla bağırmış. Sonra beline, yine acıdan allak bullak olmuş, sonra bacaklarına… Temel parmağını neresine dokundursa ağrıyla irkiliyormuş… Doktor daha fazla dayanamamış. 
– Ver bakayım şu elini, demiş; Bak oğlum senin parmağın kırık..

___________________________________________________________________________________

Çok şişman bir adam, çok şöhretli bir doktora gidiyor, konu zayıflama.
Doktor, bir hafta kullanmak üzere, isimsiz bir hap veriyor kendisine. İlk kullandığı gece, uyur uyumaz rüya görmeye 
başlıyor adam. 
Bir saray içinde, etrafında onlarca cariye, sabaha kadar bir onla, bir bunla sabah uyandığında, kan ter içinde.
Her gece aynı şey, bir haftanın sonunda bütün fazla kilolar atılmış durumda.
Günler sonra yolda şişman bir arkadaşına rastlıyor ve tabi, nasıl kilo verdiği soruluyor. Arkadaşı anlatıyor, doğru doktorun yanına, aynı tedavi. 
İlk gece,adam rüyasında bir sarayda. Etrafında onlarca adam, bir o yatırıyor adamı,bir bu. Hele en son gelen bir zenci var ki, adamı mahvediyor.
Üçüncü gün sonunda adam dayanamıyor ve telefon ediyor doktora. Neden arkadaşı ile kendi rüyalarının farklı olduğunu öğrenmek istiyor. Doktor biraz düşündükten sonra soruyor:
"Siz hastaneye mi gelmiştiniz, muayenehaneye mi?"

___________________________________________________________________________________
Okulun en iyi hocası, anatomi dersine ilk kez giren öğrencilerine; 
"Tıpta iki önemli şey vardır" demiş, "İlki, hiç bir şeyden iğrenmeyeceksiniz!"Bunu söyledikten sonra işaret parmağını önündeki kadavranın makatına sokmuş, şöyle bir karıştırıp çıkarttığı parmağını hop diye ağzına sokmuş ve emmiş. Ardından öğrencilerden de aynısını yapmalarını istemiş. 
Genç tıp öğrencileri, kızara bozara aynı şeyi teker teker yapmışlar. Bunun üzerine Hoca öğrencilerine dönüp; "İkinci önemli şey ise çok dikkatli olmaktır" demiş ve eklemiş, "Mesela ben demin hastanın makatına işaret parmağımı soktum ama orta parmağımı emdim!"…

___________________________________________________________________________________

Bir kalp doktoru ölmüş
Cenaze töreninde güllerden dev bir kalp,kalbin ortasına 
tabutunu yerleştirmişler…Herkes doktorla ilgili anılarını anlatmış,ona son 
vazifelerini yapmışlar,tabut kapanmış,güllerden kalp şeklinde bir çelengi üzerine koymuşlar ve defnetmişler…
Bu hüzünlü tablo yaşanırken kenarda kıkır kıkır gülen adama sormuşlar,gülme nedenini…Sormayın demiş…Ben jinekologum kendi cenaze törenimi düşünüyorum da….!

 

YAZILAR


DOKTORLARA BUNLARI YAPINIZ:
1. Eğer bizi kahve makinesinin başında ya da sigara molasında yakalarsanız muhakkak hastalıklarınızla ilgili bir soru sorun. Bizim dünyada zevk aldığımız tek şey tıptır ve molayı sizin sorularınızı yanıtlamak için verdik. 

 

 

 

2. Evdeki ilaçlarınız iyi gelmiyorsa hemen bizi telefonla arayın.Telefondan teşhis koymak gibi müthiş bir yeteneğimiz vardır. 

3. Ayaküstü, merdiven aralığında, kapı arkasında veya asansörde karşılaştığınızda hemen oranızın buranızın ağrıdığını anlatmaya başlayın, biz her an sizi düşünürüz ve zaten asansöre de hastalarla karşılaşabilmek için bineriz. 

4. Gazete okuduğunuz asparagas tıp haberleri hakkında doktorları her fırsatta sıkıştırınız, çünkü gazeteciler her zaman tıp konularını doktorlardan daha iyi bilirler, güncel takip ederler ve her yazdıkları doğrudur. Böylece doktorun bilgisizliğini ve açıklarını yüzüne vurma fırsatını yakalamış olursunuz. 

5. Doktorlar sinirsiz insanlardır, hatta insan değil robotturlar, yorulmaz, uyumaz, tatil yapmaz ve sinirlenmezler. İstediğiniz kadar, hatta sonsuza kadar soru sorabilirsiniz, hatta sorduğunuz soruların cevaplarını dinlemek bile zorunda değilsinizdir, doktor önceki soruya cevap vermekteyken, yeni soru sorabilirsiniz, doktor buna hiç alınmaz. ÜSTELİK, doktora sorduğunuz ve cevabını aldığınız konuda doktorun dediklerini uygulamak zorunda bile değilsiniz, ama iyileşmediğinizde doktorun dediklerini uygulamadığınız halde doktora HESAP SORMA hakkınız vardır. 

6. Bize kolay kolay teşekkür etmeyin. Nasıl olsa karşınızda bir köle var. 

7. Doktor olurken nasıl olsa HİPOKRAT YEMİNİ ettik ya, doktorları kızdırsanız bile onlar size sonsuza kadar köle gibi hizmet etmeye mecburdurlar. Hakaret edebilirsiniz, üstüne yürüyebilirsiniz, şikayet edebilirsiniz, sağda solda aleyhinde konuşabilirsiniz, ama işiniz düştüğünde hiç çekinmeden yine kendinizi ellerine teslim edebilirsiniz, ne de olsa hipokrat yemin 
etmişlerdir. 

8. Doktorlara danışmadan kendi kendinize her türlü tedaviyi yapabilirsiniz, hastalığınız daha da kötüye gittiğinde doktor sizi her 
durumda kurtarır, sorun değil. 

9. İlacın acı olduğundan veya iğnenin yaktığından dolayı doktora kızmakta serbestsiniz, çünkü sizi doktor hasta etmiştir ve ilacın tadını doktor ayarlamıştır. 

10. Verilen ilaç "kanser yapar mı?" diye sorunuz. Çünkü doktor sizi kasıtlı olarak kanser etmeye çalışmaktadır. Hamileyseniz verdiğiniz ilacın çocukta bir sakatlık yapıp yapmayacağını doktora sorun, çünkü doktor sizin sakat bir 
çocuk doğurmanızı istemektedir. 

11. Doktorlar tüm dünya tıbbını bilirler, cildinizdeki kaşıntıyı beyin cerrahına rahatça danışabilirsiniz. Sadece karşılaşmış olmanız yeterlidir, uzmanlık alanı diye bir kavram tamamen palavradır. 

12. Doktorun evine telefon ederek, doktor evde yokken eşine hastalığınızla ilgili soru sorabilirsiniz, mutlaka bilecektir, doktor eşidir ya, bilir.
___________________________________________________________________________________________ 

İYİ BİR DOKTOR NASIL OLMALI? 

1)İyi bir Doktor “mecburi hizmet anısı anlatmaz.

2)İyi bir Doktor organ ticareti yapmaz..Yani kendi beyni Amerika ‘da aylık 7.000 USD değer görsede burada 500 USD için kalır.

3)İyi bir Doktor uzaktan teşhis uzmanıdır.Gizli kameralı taciz suçlamalarına karşı uyanık olmalıdır.

4)İyi bir Doktor ,iyi bir dil uzmanıdır.Hastaların duyduğu “ Böcüklerim ıcışıyor…Döşüm gıpraştı..

Gıllıklarım bıngıldıyo..göynüm dönüyor ..Başım fırlanıyor….” gibi cümlelerden teşhis koyar.

5)İyi bir Doktor sık nöbet tutar.Nöbette hastalarının askerde nöbetten nasıl yırttıklarını dinler.

6)İyi bir Doktor evlenmez.Evlenirse de Doktorla evlenmelidir.Kapıya bırakılan notlarla görüşülür,hal yoktur,zaman yoktur,uyumak daha zevklidir.

7)İyi bir Doktor hayata toz pembe bakar.Erken teşhisi ve başarılı müdahalesi sonucu kurtulan hastanın “Vay be yaşanacak ömrüm varmış” sözüne içerlemez.

8)İyi Doktor ,iyi müzisyendir..Onca inlemeden sonra buna ihtiyacı vardır.

9)İyi Doktor politika yapmaz.Hademe Hıdır ondan üstündür.İlkokul mezunlarının milletvekili olması düz mantıktır.Bu ülkede Doktor olmak dümdüz mantıktır.

10)İyi bir Doktor arkadaşsızdır.İş bitikten sonra arkadaşına koşan Doktor;”Ya iyi ki geldin şuram ağrıyor,buram ağrıyor” sorularına maruz kalınca ”Acaba beni bunun için mi seviyorlar” diye düşünmeden duramaz.

11)İyi bir Doktor hiyeroglif uzmanıdır.Yazdığı reçete eczacıyla arasında bir şifre gibidir.İlaç dozaj arasında iki notasyonla eczacıyla mektuplaşabilir,hal hatır sorabilir.

12)Aslında hiç merak edilmemelidir.Türkiye'deki bir Doktor,dünyanın bütün Doktorlarından iyidir.

Doktorluk teoriyle değil pratikle olur. Bizim bir intern’ün bulaştığı vaka sayısı bile bir doçent’in baktığı vakalardan fazladır.
_________________________________________________________________________________ 

DOKTORUN FERYADI

Beni,
Zamanlı zamansız 
telefonla arayan
Gerekli gereksiz
Ayıp kayıp şeyler soran
Uykudan fırlatan
Çorbamı soğutan
Tıraş köpüğümü yüzümde kurutan
Sinirimden kudurtan
Çok sevdiğim
Hastalarım, dostlarım
Ayol bende bir insanım
Eğer siz de öyleyseniz
Gelin anlaşalım:
Telefon edecekseniz
Sabah on'dan akşam yirmi'ye kadar
On saat eder 
Edin edebildiğiniz kadar
Sorun soracağınızı:
Zifafta ne yapacağınızı
Perine'nin tarifini
Doktorun en arifini
İdrardaki yanmayı
Nişanlıya kanmayı
Fabrikanın amirini
Bekaretin tamirini
Beldenizin hancısını
Adetlerin sancısını
Gurbetteki kocanızı
Makattaki acınızı
Sorun Allah aşkına
Döndürdünüz şaşkına!
Üzdüm sizi gocunurum
Boynum büker, acınırım
Telefonum emrinizde
Etmezseniz gücenirim.
Dr. Erdinç Köksa

_________________________________________________________________________________ 
TIP DUVAR YAZILARI
-Anatomi bilmeyen cerrahlar köstebeklere benzerler; her ikiside arkalarında toprak yığını bırakırlar.
-Bütün mantarlar yenir ama bazıları hayatta bir kez…
-İyi cerrah nasıl ameliyat edeceğini, akıllı cerrah ise kimi ameliyat etmeyeceğini bilir.
-Doktorun hatasını toprak, mimarın hatasını sarmaşıklar örter.
-İlaç ile zahirin ayrımını DOZ belirler.
-Aksi ispat edilene kadar her ilaç SUÇLUDUR!!
-Hiç kimse duymak istemeyen kadar sağır değildir.
-Göz medeniyetler yapar, medeniyetler göz yapmaz.
-İnsan hayatı beş bölümdür; çocukluk, ergenlik, yetişkinlik, yaşlılık ve "maşallah iyisin çağı" 
-Küçük cerrahi yoktur, küçük cerrah vardır

___________________________________________________________________________________
SORULAR CEVAPLAR
 Kocam külot yerine boxer don giyerse hamile kalma olasılığım artar mı?
Evet ama hiç bir şey giymezse daha çok şansınız olur.

Tam olarak ne zaman hamile kaldığımı nasıl bilebilirim?
Yılda bir kere seks yaparak.

En sık karşılaşılan aşerme hangisidir?
Erkekler için, hamile olanın yerinde olma isteği.

Ben ve kocam çok çekiciyizdir. Eminim bebeğimiz de reklamlara çıkmak
için yeterince güzel olacak. Bu konuyla ilgili olarak kiminle bağlantı
kurabiliriz?
Terapistinizle.

Kusmalarımın hamileliğin sabah bulantılarından mı yoksa grip olduğumdan
mı kaynaklandığını nasıl bilebilirim?
Eğer gripseniz iyileşirsiniz.

Hamile kaldığımdan beri göğüslerim ve hatta ayaklarım bile büyüdü.
Hamilelikte küçülen bir şey var mı?
Evet, mesaneniz.

Hamile kaldığımdan beri kızarmış soğan halkaları olmadan yatağa giremez
oldum. Bu aşerme normal mi?
Onlarla ne yaptığınıza bağlı.

Hamileliğim ilerledikçe, yabancılar bana daha çok gülümsemeye başladı.
Neden?
Çünkü onlardan daha şişmansınız.

Hamileliğin son zamanlarındaki seks, hangi şartlarda doğumu başlatır?
Eğer seks, kocanız ve başka bir kadın arasında olursa.

Karım doğum yaparken benim bekleme odasında bulunmamın gereği var mı?
"Nafaka" kelimesi size bir şey ifade etmiyorsa, hayır.

Doğum hemoroit sebebi olabilir mi?
Doğum, bahane bulmak istediğiniz her şeyin sebebi olabilir.

Anne sütünü saklamak için en uygun yer neresidir?
Göğüsleriniz.

Meme pompalarının güvenli bir alternatifi var mı?
Evet, bebek dudakları.

Bir bebeğin dişli doğması ne anlama gelir?
Bebeğin annesinin bebeği emzirme ile ilgili planlarını tekrar gözden
geçirmek isteyebileceği anlamına.

Bebeği sütten ne zaman kesmek gerekir?
Dişleri çıkmaya başladığında.

Kavrama refleksi nedir?
Taze annenin memelerini gören taze babanın reaksiyonudur.

Bir anne emzirirken hamile kalabilir mi?
Evet ama, önce bebeği memeden ayırıp uykuya yatırırsanız işiniz daha
kolay olur.

Atılan çocuk bezlerine ne oluyor?
Kimyasal bir savaş durumunda kullanılmak üzere Orta Batı'da bir siloda
toplanıyorlar.

Kolik ağrıları nedir?
Taze anne-babaya doğum kontrolünü hatırlatan şey

Porno ve Genelev

Porno ve zararları
Seks görüntüsü içeren cinsel sahneleri televizyon, sinema ve internet gibi medya araçlarıyla seyretmektir. Pornografi sahnelerinde seks öğeleri açıkça gösterilir. Erotik sahnelerde ise seks ögeleri gösterilmez ama  insanı şehvete getirecek her türlü metot kullanılır. Pornografi bazı ülkelerde yasaldır. Türkiye de ise yasal olmayıp mahkeme kararı ile bu siteler kapatılmaktadır.

İnternetin %12 si pornografik öğeler barındıran seks siteleridir. Porno bağımlılığı her yaşta görülmekte olup, gençler arasında daha yaygındır. Bazı gençler günde 3-4 saat porno seyretmektedirler. Bazı çalışmalarda ve yapılan istatistiklerde kızların da porno bağımlısı olabildikleri görülmektedir.

Erkeklerin çoğu pornoyu mastürbasyonda uyarıcı olarak kullanır. Hem porno hem masturbasyon sonucunda suçluluk duygusu, utanma, pişmanlık ve aşağılanmışlık duygusu gibi acıları çekerler.

1- Porno Seyretmenin tıbbi sakıncaları:
Bilimsel çalışmalar pornografi izleyen bireylerin, beyinlerindeki gri maddenin küçüldüğünü göstermektedir. İnsanların beyni sonradan mı küçülüyor yoksa beyni küçük olduğu için mi porno seyrediyorlar tıp bunun cevabını verememektedir. Küçülen beyin kişinin şahsiyetini bozmakta ve bilinçli karar verme yeteneğini engellemektedir. Bu araştırmaların sonucunda pornoculuğun bir cinsel sapıklık olduğu kabul edilmiştir. Pornografi cinsellikle ilgili olmayıp bağımlılık yapan bir sapıklıktır. 

2- Psikolojik değerlendirme:
Porno bağımlıları normal hayatındaki cinsel uyarılar ile tatmin olamadıklarından pornodan medet umarlar. Bu bağımlılık mutsuzluk, isteksizlik, bitkinlik, hayattan zevk almama, karşı cinsle ilişki kuramama gibi sonuçlar doğurur.

Porno filmler de artistin 20-25 cm lik penis ve saatlerce süren ilişkide boşalmaması porno izleyen insanların kafasını karıştırır. Kendi penis boyu ve boşalma süresini istemsiz olarak kıyaslar ve tabii ki sonuç hüsran olur, bu durum psikolojiyi etkiler ve moral bozulur. Cinsel organdan ve cinsel zevklerden soğuma başlar.

Bu gibi durumlar, penisini uzatmak için olmadık çarelere başvuran insanları göstermektedir. Ayrıca, porno bağımlısı kişiler olmayan bir erken boşalma için endişeye kapılabilir.

Porno seks filmlerdeki hileler:

– Bu filmlerde özel sertleştirici iğneler kullanılır. Bu iğnelerin en büyük yan etkisi ilerde ereksiyon sorunu yapmasıdır. Porno Artistler para için bu işe razı olmaktadırlar. Halbuki ileride penis sertleşmesi olacağını bilseler bu filmlerde rol bile almayı düşünmezler.

– Boşalma süresinin uzun olması film eklemeleri sonucunda olur. Her boşalma ayrı ayrı sanki olmamış gibi ilk filme eklenir.

– Penis büyüklüğü de film çekim metotları sayesinde olmaktadır. Mesela Guliver cüceler ve devler ülkesinde filmlerini seyrettiyseniz, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Orada insanlar dev gibi veya parmak kadar gösterilebiliyor. Türk filmlerinde de bu hileler kullanılmıştır. Mesela Cüneyt Arkın'ın oynadığı Battal Gazi filminde Cüneyt Arkın beş oku bir yay ile atıyor ve 5 kişiyi öldürüyor. Sanki güdümlü ok..

Buna inanmayanlar pornodaki kurgu ve abartıya inanabilirler. Bazen gerçekten büyük penisli artistler rol alabilir. Ama bunların penisi elbette atletik yapılarına, bünyesine göre büyük olabilir ve belirli kimselerdir. Mesela yapısal olarak zencilerin penisi daha uzundur.

3- Ahlaki ve Sosyal Değerlendirme:
Pornocular bu işin bağımlık olduğunu, alışkanlık yaptığını ve zararlı olduğunu bilirler. Her bağımlı gibi suçluluk ve pişmanlık duygusu içerisinde olurlar. Bunlarda ileride depresyon, sinir hastalığı, takıntı, stres gibi kalıcı hastalıklara neden olur. Bu filmler gençlere seksi özendirirken erken hamilelik, AİDS, belsoğukluğu gibi bulaşıcı hastalıklar, homoseksüellik gibi sapıklıkların sakıncalarından bahsetmemektedir. Sigaraların üzerine bile "Sigara öldürücüdür" yazmayı mecbur kılan hükümetler; bu filmlerdeki zararları maalesef açıklayıcı bilgi sunmamaktadırlar.

Porno insanların zamanlarını, yeteneklerini ve kaynaklarını tüketirler ve kendi karanlık, küçük porno dünyalarında tutsak eder.

Daha ileride Porno düşkünlüğü, aile içi cinsel ilişki, şiddet, teşhircilik ve diğer seksle ilgili suçlara neden olmaktadır. Hatta bazen intihara dahi sürükler. Aile bağı kopmuş kariyeri, saygınlığı kaybolmuş bir tip haline getirir. Porno iyi bir adamı alıp onu yürüyen bir ölüye çevirir. (Zombi)

4- Dini Sakıncası:
Kuran-ı Kerim'e göre porno gibi filmler seyretmek haramdır.
Allah(cc) Teâlâ şöyle buyuruyor: 
"(Ey Resûlüm), Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan beri alsınlar ve ırzlarını zinadan korusunlar. Bu kendileri için daha temizdir. Muhakkak ki Allah(cc), onların bütün yaptıklarından haberdardır"
Nur suresi Ayet 31
Peygamber Efendimiz de (A.S) harama bakış konusunda şöyle buyurmuştur: 
-”Yâ Ali! Arka arkaya bakma! İlk bakış senin için bağışlanmış ise de, fakat ikincisi senin değildir. Bakışı sürdürmeye hakkın yoktur” 
-Câbir bin Abdillah (RA): ‘Resûlullah’a (A.S) ansızın bakışı sordum. Bana derhal gözümü çevirmemi buyurdu.
Avret sayılan uzvun açılması ve bakılması, kimden olursa olsun haramdır ve günahtır. Ancak haramlık ve günah en mahrem noktalara yaklaştıkça artar ve ağırlaşır. (Fetâvây-i Hindiyye V/288; Dürer Hâsiyesi Abdülhalîm I/199)

5- SONUÇ ve ÇARE:

Porno filmler; film çekimlerinin bir yan dalı olup artık sektör haline gelmiştir. Porno seyretmeyi bir ihtiyaç gibi gösterip bu sektöre kan pompalanmaktadır. Zararı bilinse de bu sektörle mücadele etmek zordur. Artık Batı ülkelerinde de porno; cinsel bir sapıklık olarak kabul edilmekte ancak cinsel özgürlük adına bir şey yapılamamaktadır.

Maalesef sadece çocuk pornoculuğunu yasaklıyorlar ve çocukları pornodan uzak tutmaya çalışıyorlar. Küçük yaşta interneti kullanan çocuk porno ile erken yaşta tanışıyor. İleride kendisini bekleyen tehlikelere aldırmadan bir uçuruma doğru yol alıyor.

Bu nedenle artık aileler televizyon ve bilgisayarlara site engelleyici programlar kurmaktadırlar. Porno çocuklar ve gençler için bir tuzaktır. Çocuklarımız gençlerimizi yetişkinlerimizi bu tuzaktan korumalıyız.

Elbette eğitim şarttır. Çocuklara doğru cinsel bilgiler verilmeli, cinsel sapıklıkların, pornonun zararları anlatılmalıdır.

Aile; Hiç bir zaman çocuğu azarlamamalı yapmış olduğu bir yanlıştan dolayı kınamamalıdır. Doğru yolu, doğru olarak göstermek ebeveyninin en önemli vazifesidir. Boş zamanlarını ailesine ayırmak, arkadaş veya akraba gezileri gibi sosyal aktiviteler, hobi, müzik, sinema veya sanat gibi aktiviteler veya spor ile uğraşı çocuğun zararlı şeylere yönelmesini engellenmektedir. Çocuklara sosyal hayatı öğretmeli, onları meşgul edecek hobiler bulunmalıdır. Onların genç beyinlerini ve düşüncelerini işgal eden, medyanın olumsuz etkileri ile beynini harap edecek zararlı yayınlardan uzak tutmalıyız. Şayet böyle bir bağımlılık varsa psikiyatri uzmanından yardım alınmalıdır.

Genelev Gerçeği

Genelev erkeklerin şehvetini tatmin için para karşılığında kadınlarla ilişkiye girdiği yerlerdir.
Randevu evleri daha özel yerlerdir. Ama sonuçta amaç aynıdır.
Burada kadınlar bedenlerini para karşılığında satarlar. Tabi ki bedeninin belirli bölgelerini. Mesela genelevde kadın göğüslerini ve dudaklarını, kalçalarını pazarlık dışında tutar.

Genelevin diğer isimleri: Aşağı mahalle, Kırmızı Fener, koltuk, kerhane, umumhane, fakülte, Hollanda Amsterdam da Red Light District denen mahalle vardır.

Buralarda hiçbir kadın kendi isteği ile çalışmaz. Kadınlara senet imzalatılır böylece ekonomik bağımsızlığı elinden alınır. Uyuşturucu ve alkol alışkanlığı ile maddi ve manevi bağımlılık sağlanır. 
İnsanlık ve kadın onurunun hiçe sayıldığı, ayaklar altına alındığı yerlerdir.

Genelevlerin patronu bir kişi gözükse de aslında devlete vergi veren işletme müesseselerdir. Meşhur Genelev patroniçesi Matild Manukyan (Ermeni) yıllarca Türkiye vergi şampiyonu olarak birçok meşhur firmaları, holdingleri sollamıştır. Yani onlardan daha fazla kazanmış ve bu kazancını vergi olarak devlete ödemiştir.
Bu durumdan devlet nasıl faiz, kumar gelirinden memnunsa gelen bu fuhuş parasından da memnundur.

Devlet genelev kadınlarını kayıt altında tutmak için onlara vesika vermektedir. Vesika ticari taksi plakası gibi sayısı bellidir. Türkiye de sayısı 3000 civarındadır. Yani çalışan kadın sayısı 3000 civarında olup bu sayı artmaz, eksilmez. 1968 yılında baş rolleri Türkan Şoray ve İzzet Günay’ın oynadığı "Vesikalı yarimim" filmi, Türkiye de genelev sorununa parmak basmış olsa da yeterli değildir.
Birde 1967 yılında Sadri Alışık’ın ve Fatma Girik’in oynadığı ‘Kız kolunda damga var’ filmi aynı amaçla çekilmiştir. Bununla ilgili birde şarkı olmalı.
Zannederim o zamanlar genelev kadınlarının koluna damga basılıyor,aynı hayvan damgalar gibi damgalanıyormuş. Kadınların ne derece aşağılandığı bir gerçektir. 

Genelevlerin gerekli olduğunu savunanların fikirleri genellikle şunlardır:
1- Genelev olmazsa tecavüzler çok artar. Bunun hakkında bilimsel bir çalışma yapılmamıştır. Sadece fikirdir. Bugün genel ev olmayan birçok şehirde tecavüz olayları artmamaktadır. Tecavüz bir ruh hastalığıdır. Genelev olsa da olmazsa da tecavüz olacaktır.
İnsan güdülerini kontrol etmesini bilmelidir. Kontrol edemiyorsa hayvanlardan farkı yoktur.

2- Genel evlerde kadınlar devamlı kontrol edildiği için cinsel yolla bulaşıcı hastalıklar kontrol altına alınır. Bu da doğru bir şey değildir.
Buradaki kadınlar üç ayda kontrol ediliyor, belki de ayda bir. Fakat şu bir gerçek ki cinsel yollarla bulaşan hastalıkların çoğu genel evlerden kapılıyor. Çünkü kadın hastalığı kaptığı andan itibaren 1 ay süre ile bulaştırıcıdır. 
Bir erkekle yattıktan sonra güzel temizlenmeyen bir kadın 10 dakika sonra başka bir erkekle yatarsa (ki çok defa böyle oluyor) hastalığı 2 ci erkeğe doğrudan bulaştırır.

3- Genelev olmazsa kadınlar bunu açık pazar halinde yapar iş kontrolden çıkar: Doğru bir şey değildir. Polis ve ahlak zabıtalarının müdahale ettiği bir yerde fuhuş artmaz. Devlet tarafından göz yumuluyor ondan dolayı fuhuş artıyor.

Genelevleri savunanların dayandığı noktalar bunlardır. Devlet vergi geliri için göz yumduğu genelevlerin sakıncalarını görmezden geldiği, üzerinde durmadığı nokta budur. Böylece genel evlerde birçok gencin hayatı kararmaktadır.

Erkekler neden geneleve gider?
1- Gençlerin birbirini "Milli olmak" amacı ile teşvik etmeleri.
2- Ergenlerin yeni bir kimlik arayışı ve cinsel kimliğini bulma isteği.
3- Evli erkeklerin evlerinde aradığı mutluluğu genelevde bulacağını zannetmesi.
4- Merak. Nefsine uymak.
5- Sertleşme sorunu olanların acaba başka bir kadında denersem sonuca ulaşır mıyım merakı.
6- Ergenlerin erkekliğini ispatlamak için mutlaka gerekli olduğunu zannetmeleri.
7- Zevk ve şehvetinin çok olduğunu ve geneleve gitmenin çare olduğunu zannetme.
8- Cahillik, genelevlerin zararının bilinmemesi. Bu müessesin devlet tarafından işletildiğinin düşünülmesi.Zararsız ve sakınca olmadığının zannedilmesi.
9- Arkadaşların "Evlenince başarılı olmasın" diyerek yanlış bilgi vermesi

Genelevler gitmenin sakıncaları ve zararları şunlardır:
1- Tıbbi Sakıncası: Genelevden bulaşan bir mikrop prostata yerleşirse prostat iltihabına dönüşür. Bu mikroplar çok dirençli ve verdiği zarar çok fazla olduğu için tedavisi zor ve çok uzun sürer. Şikayetler daha şiddetlidir. Başka bulaşıcı hastalıklar da olabilir. Bunlar frengi, AİDS, HPV dediğimiz virüslü sivilce, mantar, üretrit, klamidya enfeksiyonu dediğimiz penisin akıntılı hastalığı en sık görülenleridir.
Oradaki kadınlar temiz diyemeyiz. Daha önceki bir kişide hastalık varsa, kadın temizlenmeden (temizlense bile) ikinci bir kişi ile temas olması hastalığın bulaşmasına neden olur.

2- Psikolojik Sakıncası: Arkadaşları arasında milli olmak için gönderilen bir ergen orada geçireceği ruhi ve psikolojik travmayı ömür boyu  üzerinden atamayarak psikiyatri hastalığına neden olabilir. Bunlar psikolojik erken boşalma, sertleşme sorunları, aşağılık duygusu, güvensizlik sinir, stres, ruhi depresyon, ruhi deformasyon, hayal kırıklığıdır. Bu hastalıkların hepsi genelev kökenlidir. 
Çok defa evlilik hayatındaki cinsel hayatı hayal ederek giden kimseler aradığını burada bulamıyor ve hayal kırıklığına uğruyor. Kendi ailesi ile genelev kıyaslanır mı? Kadının aceleci olması, sertleşmeyi aceleye getirmesi, erkeklerden intikam almak amacı ile erkeği küçük görmesi, kişinin penisi ile dalga geçmesi bu psikolojik sorunları beraberinde getiriyor.
Aşağılık duygusu, mahcup olma, depresyon, çekingen olmak, güvensizlik kişide penis küçüklüğü takıntısı, erken boşalma, sertleşme sorunları olarak ortaya çıkar.

3- Ahlaki ve Sosyal Sakıncası: Burada çalışan kadınlar zavallılardır. Hepsinin annesi babası, kardeşi vardır ve istemeden bu yola düşmüşlerdir. Müşterisinin bir anlık zevki için kendini feda eden kimselerdir. Birilerinin kız kardeşi, anası halası, teyzesidir.
Hiç kimse anasının bacısının burada çalışmasını istemez. Peki, bu kadınların abisi, babası yok mu? Onlarda toplumun bir bireyi değil midir?

4- Kişisel Sakınca: Kişi sağlıklı bir düşünceyle bile genelevin sakıncasını mantığın da bulabilir.
Kalbinin derinliklerinde bu işin yanlış olduğunu bilir.
Birçok erkeğin el vurduğu bir et parçasına kendinin el vurması ve bundan zevk alması nasıl bir düşüncedir?
Bulaşıcı hastalık kapma riski (Aids gibi ölümcü hastalıklar dâhil), psikolojik hastalığa yakalanma riskini göze alarak, üstelik bunun için para vererek yapmayı hangi akıl hangi mantık hangi düşünce kabul eder?

5- Dini Sakıncası: Bu işlem zinadır. Allah yasaklamıştır. (İsrâ Suresi Ayet 32, Nur Suresi Ayet 2). Zina insanı helake (yok olmaya, Cehenneme) götüren ikinci büyük günahtır. Bilmeden gaflet ile yapılmışsa ahrette büyük cezası vardır. İnanan insanlar için böyledir inanmıyorsa,zaten mesele yoktur. Ama kendini samimi olarak İslam dininden kabul eden ve bunu his eden kimse İslamın emirlerine uymak zorundadır.
Bence geneleve gidip zina yapmanın en sakıncalı durumu budur. Allah'ın yasakladığı bir şeyi yapmak Allah' a ve peygambere savaş açmaktır. 
‘Ben seni Allah olarak tanımıyorum emirlerine uymuyorum’ demeye cesaret ister. Bir anlık zevk (zevk olsa bari) dünya ve ahreti kaybetmek akıl kârı değildir. Şahsen ben Allah'a savaş açmam/açamam, açacak olana da yol gösteremem. Bunun hesabından korkarım.

SONUÇ ve ÇARE:
Erkeklerde terbiye edilmemiş bu nefis, devlette bu ilgisizlik ve vergi hevesi oldukça genelev problemi devam edecektir.
Her insanda nefis vardır. Bu nefis kişinin hayatını idame ettirmesini sağlar. Yemek, içmek, soğuktan barınmak nefsin istekleri olduğu gibi neslini devam ettirmek nefsi de kendini cinsel birleşme ile gösterir. Çoluk, çocuğa, torun ve torbaya karışmak ister. Bu duygu insanın içgüdülerinde vardır.
Cinsel istek, nefis, zevk nesli devam ettirme güdüsü normal yollardan yapılmalıdır. Nesli devam ettirme cinsel yolla olacağı için cinsel hayatı meşru yollardan sağlamak gerekir. Bunun yolu dini ve ahlakî olarak evliliktir. Bu nedenle evlilik dışı ilişkiler dini, ahlakî olarak toplumda ve sosyal hayatta hoş karşılanmaz. 
Günümüzde evlilik yaşı ileri yaşlara kaymıştır. Bunun ekonomik ve sosyal birçok sebebi vardır. 25-30 yaşına gelen bir genç 
evlen(e)memektedir. Evlenmek için haklı olarak sosyal hayatını düzene sokmak istemektedir. (Ekonomik özgürlük, evlenmede seçicilik, meslek sahibi olmak, kariyer yapmak gibi.).  Peki bu gencin cinsel ihtiyaçları nasıl karşılanacak? Cinsel ihtiyaç aynı ekmek, su ihtiyacı gibidir. Bunların karşılanması gerekir.

Masturbasyon hakkındaki kitapçığıma şu linkten bakabilirsiniz:

http://www.dralihatay.com/soru-ve-cevaplarla-masturbasyon.html

Sonuç ve Tavsiyeler:
1- Her şeyin başı eğitim olduğu için gençleri bu hususta eğitmek gerekir. Aile, okul eğitimlerinde cinsel konular hakkında sağlıklı bilgiler verilmeli.
2- Ergenlik çağında çocuklara sahip çıkmalı. Yanlış yollara sapmaları önlenmeli.
3- Genelevlerin yukarıda saydığımız sakıncalarından bahsedilmeli.
4- Arkadaş çevresine dikkat etmeli.
5- Evlenmeleri hususunda teşvik etmeli, destek olmalı.
6- Çocuklara nefis terbiyesi, sabrı, tevekkülü öğretmeli.

Dr. Ali Hatay Site Haritası

 Konular
       Üroloji Bilgileri
      
 Anatomi ve Fizyoloji
      
 Ürolojik Belirtiler
      
 Enfeksiyonlar
      
 Böbrek Hastalıkları
      
 Taş Hastalıkları 
      
 Mesane Hastalıkları
      
 Penis Hastalıkları
      
 Sünnet
      
 Testis Hastalıkları
      
 Varikosel
      
 Prostat ve Prostat İltihabı
      
 Prostat Kanseri       
       Sertleşme Problemi Empotans
      
 Gece İdrar Kaçırma
      
 Cinsel Hastalıklar
      
 Masturbasyon
        Soru Cevaplı Masturbasyon
       Soru Cevaplı Cinsel problemleri
      
 Zührevi (Bulaşıcı) Hastalıklar
      
 Makaleler
       Böbrek ve Oruç
       Besinler ve doğal ilaçlar       
        Mutlu Cinsellik
       Tüp Bebek
       Kısırlık ve Sebepleri      
        Hasta/Hekim Hakları. Hekim Etik Kuralları
 Özel Konular:
    Kan, idrar, hormon ve sperm değerleri
   
 İktidarsızlık ve Cinsel İsteksizlik
    Böbrek hastalıkları ve Böbrek taşı   
    Prostat iltihabı
    Penis Hastalıkları ve Küçük Penis
    Gece altını ıslatma    
    Psikolojik cinsel hastalıklar
    Erken boşalma 
    Tüp bebek ve Tüp bebek kanunu
     Sağlık Linkleri
    Mizah

    Dr. AliHatay Üroloji Sayfası Hakkında
       Sitenin Amacı
       Bu web sitesin kullanımı
       Dikkat edeceğiniz hususlar
       Soruları cevap almak istiyorsanız      
       Yasal Uyarı
       Dr.Ali Hatay hakkında
       Sık Sorulan Sorular
       Hasta Odası

       Daha önceki 104.000 soru cevap 
       Ziyaretçi Defteri
       Siteyi Öner 
 
       Ana Sayfa
     
 E-Mail ve iletişim
       Site Haritası

Soru-Cevap Panosu Bilgilendirme ve Giriş

UYARI !!!
Soru sormak isteyen sevgili hastalarım/okuyucularım, Lütfen soru sormadan önce aşağıda bulunan
"Soru Sorma Kuralları"
"Sorulara gerçekten güzel cevap almak ister misiniz?"
"Sorunuza cevap alabilmek için lütfen şunlara dikkat edin!" uyarılarını okuyunuz. Bu uyarılar doğrultusunda soru sorduğunuzda kesinlikle cevap alacaksınız. Bu kurallara uymazsanız cevap alamaycaksınız. 
(Uyarıları okumak için yan tarafta aşağıyı gösteren ok tuşuna basabilirsiniz.)

Soru Sorma Kuralları

Soru Sorma Kuralları

  1. Sorunuz mutlaka kısa ve öz olsun. 5 satırı geçmeyin (ÖNEMLİ). Çünkü sizin soru ve benim vereceğim cevap 2000 karakteri geçemez. Uzun yazarsanız, yazınızı olmadık yerden kısaltacağım ve cevabı kısa yazacağım demektir. Nasıl soru sorulur ve neden kısa yazmanız gerektiğini anlamak için şu sayfayı ziyaret edin. http://tahayasin.com/dralihatay/sorusormasablonu.htm
  2. Aynı sorunun değişik versiyonlarını ayrı isimler altında yazmayın. Bunu anlarım. 2 ci bir sorunuz varsa üzülmeyin ilk soruyu okuduktan sonra ertesi gün tekrar yazın. Bunun cevabı da size saat 13-14 de verilecektir.
  3. Başlık  mutlaka  konu ile ilgili olsun. Çünkü site içi arama ve Google bu başlığa bakıyor. İsminiz veya nickiniz benim için önemli değildir. Ama yaşınızı doğru girin. Çünkü bu hastalıklar ile ilgilidir.
  4. Yazınızı küçük harfle yazın. Mutlaka paragraf başlı, satır başlı olsun. 2-3 cümlede bir aralık vererek enter tuşuna basın. Sorularınızı maddeler halinde sorun.
  5. Telefon numarası, mail adresi. MSN adresi yazmayın. Bunlara cevap yazmıyorum ve telefon hizmetim de yoktur. Üstelik bu bilgiler 3 cü kişini eline geçecek olursa istenmeyen şeyler meydana gelebilir.
  6. Göndermeden önce kopyasını alın. İyice düşünün. Artarda sorulan sorulara cevap vermiyorum. 2 ci cevabı almanız için ilk sorunuzu okumuş olmalısınız. Cevapta saat 13-14 arasında yazılacaktır. Bu nedenle iyi düşünüp 2 ci soruya meydan vermeden yazın. 
  7. Son olarak tekrar şunu söyleyeyim. Şayet bu kurallara uymazsanız "Cevap vermeme" hakkımı kullanacağımı biliniz.

Sorulara gerçekten güzel cevap almak ister misiniz?

Sorulara gerçekten güzel cevap almak ister misiniz?

  1. Lütfen yazınızda küçük harfle yazın. Satır başlarına dikkat edin. Yeni bir konuya geçince satır başı ve paragraf başı yapın. Cümle sonunda noktaya dikkat edin. Kelimeleri bitişik yazmayın aralık verin. Gerekli yerlere virgül koyun.
  2. Anlatmak istediğinizi düzgün bir Türkçe ile Yazın ki okuyanlar ne demek istediğinizi anlayabilsinler. Türkçeyi bir Türk gibi yazınız, Türkçe harfler kullanın. Yazıda W, X Q gibi Türkçe olmayan harfler kullanmayın. Kelimelerin yapısını ve imlasını bozmayın. 
  3. Tahlil sonuçlarını yazarken lütfen alt alta yazın. Değerlerin normalini de yazın. Çünkü bu değer laboratuarlara göre değişir.
  4. Sorularınız açık biçimde ve detaylı olarak sorulmuş olmalı, fakat gereğinden uzun olmamalı. Az ve öz olmalı. Formun özelliğinden dolayı sorunuz 1000 karakteri geçmesin. Çünkü bende cevap olarak 1000 karakter kullanacağım. Dolayısıyla siz bu sınırı aşarsanız benim cevap karakterim azalır. Gerekli cevabı alamayabilirsiniz.
  5. Göndermeden önce en az iki defa okuyun. Eksik kalan sorunuzu 2 ci bir mesaj olarak göndermeyin.
  6. Hazırladığınız soruya, "Bu soru bana sorulsaydı ne anlardım? Nereyi anlamazdım" diye bakın. Sorunuza tatmin edici cevap alamazsanız, iyi soramadığınıza hükmedin. Yeterince eksiksiz ve iyi sorulmuş bir sorunun cevabı, zaten hazırda beklemektedir.
  7. Soru sormadan önce  forumda daha önce sorulup sorulmadığına bakın. Sık Sorulan Sorular bölümünde sorunuza cevap bulabileceğinizi unutmayın. Bu nedenle bu bölüme bakmakta fayda var. Sık Sorulan Sorular (SSS)
  8. Burada günde bir soru sorma hakkınız var. Lütfen soruyu göndermeden önce sorunuzu tekrar okuyun ve eksik kısımları tamamlayın. 2 ci bir mesaj atmayın. Hele aynı sorunun değişik versiyonunu başka bir isim altında sormayın. Ertesi gün "Doktor Bey ben dün şunu sormuştum ama şurasını anlamadım" diye tekrar sorabilirsiniz.
  9. Son olarak tekrar şunu söyleyeyim.
  10. İşte size bir soru sorma şablonu http://tahayasin.com/dralihatay/sorusormasablonu.htm

Şayet bu kurallara uymazsanız "Cevap vermeme" hakkımı kullanacağımı biliniz.

Sorunuza cevap alabilmek için lütfen şunlara dikkat edin!

Sorunuza cevap alabilmek için lütfen şunlara dikkat edin!

  1. Mail Adresime yazmış olduğunuz sorularınıza artık Mesaj Panosundan cevap vereceğim. Bu nedenle mail adresime lütfen soru yazmayınız.
  2. Mesaj Odasına yazdıklarınıza saat 17 de cevap yazma garantisi veriyorum.
  3. Size kolaylık olsun diye mesaj panosuna üyelik getirmedim. Yazdıklarınız hemen yayınlanacak. Ayrıca e-mail mecburiyeti ve isim zorunluluğu da yok. Sorunuzu nickinizle de sorabilirsiniz. Benim için isim, e-mail önemli değildir. Önemli olan size faydalı olabilmemdir. Bunun için azami kolaylığı getirdim. Bunu suiistimal etmeyiniz. Aynı soruyu değişik isimlerle sormayın. Bu Mesaj Odasını MSN gibi kullanmayınız. 
  4. Soru sorarken yaşınızı doğru girin. Yaş hastalıklar ile doğrudan ilgilidir. Bunu bilmem cevap vermemi kolaylaştıracaktır. Ayrıca bulunduğunuz yeri de yazmanız bazı hastalıklar için önemlidir. Bunu da doğru girin. Soru sorma formunda başlığa kısaca hastalığınızla ilgili bilgi yazın. Bu aramalarda işinizi kolaylaştıracaktır.
  5. Sorularınızda "eşim" kelimesini kullanmayın. Çünkü "eşim" kelimesinin cinsiyeti belli değildir. Bunun yerine hanımım, beyim, bizim hanım, bizim bey kelimeleri daha uygundur. Siz eşim deyince erkek mi kadın mı belli olmuyor. Aynı hastalık erkek ve kadında değişiklikler gösterebiliyor. Biz bunlara cevap verirken zorlanabiliriz.
  6. Hastalıklarınızda bizden ilaç ismi istemeyin. Bunun mahsurunu "Sık sorulan sorularda" yazdık. Oradan okuyunuz. Burada "ilaç kullanın, tahlil ve tetkik yaptırın" demekle bunları bir uzman doktor kontrolünde yaptırın mânasını anlayın. Yoksa bir doktor kontrolü olmadan tahlil veya tetkik yaptırmak doğru değildir.
  7. Genel edep ve ahlaka aykırı olmadıkça hiç kimsenin mesajını silmem. Şayet mesajınız yanlışlıkla silindiğini düşünüyorsanız tekrardan yazın. Çünkü bu sistemde bir kimse aynı mesajı iki defa yazar ve biri otomatik olarak silinince bir üstteki sizin mesajda siliniyor. Bu ne sizin ne benim hatam. Sistem böyle. Soruyu tekrar yazmaktan başka çare yoktur.
  8. Bana üroloji ile ilgili her şeyi sorabilirisiniz. Utanmayın ve sıkılmayın. Yeter ki sorularınız az öz ve kurallara uygun olsun.
  9. Eleştiri, teşekkür yazılarınız ve isteklerinizi buraya değil "Ziyaretçi Defteri" ne yazın.

YASAL UYARI!

YASAL UYARI!

Bu sitenin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Site, sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. 

Sitedeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu site sorumlu tutulamaz. Tüm yazılar, yazan kişinin sorumluluğundadır ! Doğabilecek herhangi bir problemden site yöneticileri ve site sahibi sorumlu tutulamaz !

Siyaset, din, ırk ayrımı, gibi konuları, T.C Yasalarına aykırı konuları, kişi hak ve özgürlüklerine saldırı niteliğindeki konuları yazan üyeler, gereğinde uyarılır veya doğrudan silinir. Ayrıca bu gibi yazılar tamamen yazan kişinin sorumluluğuna girer. Erotizm, küfür, genel ahlaka aykırı ve toplum huzurunu kaçırabilecek türden olan ve/veya küfür ve hakaret içeren yazılar, manevi ve kutsal değerleri küçük düşürme amacı taşıyan resimler, şiirler, konu başlıkları silinir.Bu tür davranışlarda bulundukları tespit edilen kullanıcıların; yaptıkları davranışa göre mesajları silinebilecektir. 

Kişilerin bu siteye kişisel bilgilerini vermesi telefon veya mail adreslerini, SMS veya fecebook, twitter hesabını vermesi ile doğabilecek kötü sonuçlarından site ve site sorumlusu sorumlu değildir. Tamamen kişinin sorumluluğundadır.
Bu kurala uymayıp daha sonra "kişinin özel hayatına müdahale edildi" diye bir hak iddia edemez. 
Bu siteye yazan herkes bu şartları ve yasak uyarıları peşinen ilk başta kabul edilmiş sayılır ve "Ben okumadım" bahanesine sarılamaz.

Foruma mesaj yazan kullanıcıların IP bilgileri sistemde kayıt altına alınır. İlgili resmi makamlarca talep edildiğinde kullanıcıya ait bilgilerin bu makamlara verilmesinde tereddüt etmeyeceğimizi önemle belirtiriz.

Bu sitedeki bilgileri kopyalama, nakletme veya diğer kullanımlar kesinlikle yasaktır. Web sitesindeki bilgilerin kullanımı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine ve site sahibinin iznine bağlıdır. Tüm kullanıcılar yukarıda belirtilen yasal uyarıyı tamamen ve çekincesiz olarak kabul etmiş sayılırlar.

Hasta Odasına Giriş

Hasta Odası Daha Önce Sorulan Sorular

 

Göster
Gizle