Anasayfa - / - Etiket Arşivi: sertleşme sorunu

Etiket Arşivi: sertleşme sorunu

Porno ve Genelev

Porno ve zararları
Seks görüntüsü içeren cinsel sahneleri televizyon, sinema ve internet gibi medya araçlarıyla seyretmektir. Pornografi sahnelerinde seks öğeleri açıkça gösterilir. Erotik sahnelerde ise seks ögeleri gösterilmez ama  insanı şehvete getirecek her türlü metot kullanılır. Pornografi bazı ülkelerde yasaldır. Türkiye de ise yasal olmayıp mahkeme kararı ile bu siteler kapatılmaktadır.

İnternetin %12 si pornografik öğeler barındıran seks siteleridir. Porno bağımlılığı her yaşta görülmekte olup, gençler arasında daha yaygındır. Bazı gençler günde 3-4 saat porno seyretmektedirler. Bazı çalışmalarda ve yapılan istatistiklerde kızların da porno bağımlısı olabildikleri görülmektedir.

Erkeklerin çoğu pornoyu mastürbasyonda uyarıcı olarak kullanır. Hem porno hem masturbasyon sonucunda suçluluk duygusu, utanma, pişmanlık ve aşağılanmışlık duygusu gibi acıları çekerler.

1- Porno Seyretmenin tıbbi sakıncaları:
Bilimsel çalışmalar pornografi izleyen bireylerin, beyinlerindeki gri maddenin küçüldüğünü göstermektedir. İnsanların beyni sonradan mı küçülüyor yoksa beyni küçük olduğu için mi porno seyrediyorlar tıp bunun cevabını verememektedir. Küçülen beyin kişinin şahsiyetini bozmakta ve bilinçli karar verme yeteneğini engellemektedir. Bu araştırmaların sonucunda pornoculuğun bir cinsel sapıklık olduğu kabul edilmiştir. Pornografi cinsellikle ilgili olmayıp bağımlılık yapan bir sapıklıktır. 

2- Psikolojik değerlendirme:
Porno bağımlıları normal hayatındaki cinsel uyarılar ile tatmin olamadıklarından pornodan medet umarlar. Bu bağımlılık mutsuzluk, isteksizlik, bitkinlik, hayattan zevk almama, karşı cinsle ilişki kuramama gibi sonuçlar doğurur.

Porno filmler de artistin 20-25 cm lik penis ve saatlerce süren ilişkide boşalmaması porno izleyen insanların kafasını karıştırır. Kendi penis boyu ve boşalma süresini istemsiz olarak kıyaslar ve tabii ki sonuç hüsran olur, bu durum psikolojiyi etkiler ve moral bozulur. Cinsel organdan ve cinsel zevklerden soğuma başlar.

Bu gibi durumlar, penisini uzatmak için olmadık çarelere başvuran insanları göstermektedir. Ayrıca, porno bağımlısı kişiler olmayan bir erken boşalma için endişeye kapılabilir.

Porno seks filmlerdeki hileler:

– Bu filmlerde özel sertleştirici iğneler kullanılır. Bu iğnelerin en büyük yan etkisi ilerde ereksiyon sorunu yapmasıdır. Porno Artistler para için bu işe razı olmaktadırlar. Halbuki ileride penis sertleşmesi olacağını bilseler bu filmlerde rol bile almayı düşünmezler.

– Boşalma süresinin uzun olması film eklemeleri sonucunda olur. Her boşalma ayrı ayrı sanki olmamış gibi ilk filme eklenir.

– Penis büyüklüğü de film çekim metotları sayesinde olmaktadır. Mesela Guliver cüceler ve devler ülkesinde filmlerini seyrettiyseniz, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Orada insanlar dev gibi veya parmak kadar gösterilebiliyor. Türk filmlerinde de bu hileler kullanılmıştır. Mesela Cüneyt Arkın'ın oynadığı Battal Gazi filminde Cüneyt Arkın beş oku bir yay ile atıyor ve 5 kişiyi öldürüyor. Sanki güdümlü ok..

Buna inanmayanlar pornodaki kurgu ve abartıya inanabilirler. Bazen gerçekten büyük penisli artistler rol alabilir. Ama bunların penisi elbette atletik yapılarına, bünyesine göre büyük olabilir ve belirli kimselerdir. Mesela yapısal olarak zencilerin penisi daha uzundur.

3- Ahlaki ve Sosyal Değerlendirme:
Pornocular bu işin bağımlık olduğunu, alışkanlık yaptığını ve zararlı olduğunu bilirler. Her bağımlı gibi suçluluk ve pişmanlık duygusu içerisinde olurlar. Bunlarda ileride depresyon, sinir hastalığı, takıntı, stres gibi kalıcı hastalıklara neden olur. Bu filmler gençlere seksi özendirirken erken hamilelik, AİDS, belsoğukluğu gibi bulaşıcı hastalıklar, homoseksüellik gibi sapıklıkların sakıncalarından bahsetmemektedir. Sigaraların üzerine bile "Sigara öldürücüdür" yazmayı mecbur kılan hükümetler; bu filmlerdeki zararları maalesef açıklayıcı bilgi sunmamaktadırlar.

Porno insanların zamanlarını, yeteneklerini ve kaynaklarını tüketirler ve kendi karanlık, küçük porno dünyalarında tutsak eder.

Daha ileride Porno düşkünlüğü, aile içi cinsel ilişki, şiddet, teşhircilik ve diğer seksle ilgili suçlara neden olmaktadır. Hatta bazen intihara dahi sürükler. Aile bağı kopmuş kariyeri, saygınlığı kaybolmuş bir tip haline getirir. Porno iyi bir adamı alıp onu yürüyen bir ölüye çevirir. (Zombi)

4- Dini Sakıncası:
Kuran-ı Kerim'e göre porno gibi filmler seyretmek haramdır.
Allah(cc) Teâlâ şöyle buyuruyor: 
"(Ey Resûlüm), Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan beri alsınlar ve ırzlarını zinadan korusunlar. Bu kendileri için daha temizdir. Muhakkak ki Allah(cc), onların bütün yaptıklarından haberdardır"
Nur suresi Ayet 31
Peygamber Efendimiz de (A.S) harama bakış konusunda şöyle buyurmuştur: 
-”Yâ Ali! Arka arkaya bakma! İlk bakış senin için bağışlanmış ise de, fakat ikincisi senin değildir. Bakışı sürdürmeye hakkın yoktur” 
-Câbir bin Abdillah (RA): ‘Resûlullah’a (A.S) ansızın bakışı sordum. Bana derhal gözümü çevirmemi buyurdu.
Avret sayılan uzvun açılması ve bakılması, kimden olursa olsun haramdır ve günahtır. Ancak haramlık ve günah en mahrem noktalara yaklaştıkça artar ve ağırlaşır. (Fetâvây-i Hindiyye V/288; Dürer Hâsiyesi Abdülhalîm I/199)

5- SONUÇ ve ÇARE:

Porno filmler; film çekimlerinin bir yan dalı olup artık sektör haline gelmiştir. Porno seyretmeyi bir ihtiyaç gibi gösterip bu sektöre kan pompalanmaktadır. Zararı bilinse de bu sektörle mücadele etmek zordur. Artık Batı ülkelerinde de porno; cinsel bir sapıklık olarak kabul edilmekte ancak cinsel özgürlük adına bir şey yapılamamaktadır.

Maalesef sadece çocuk pornoculuğunu yasaklıyorlar ve çocukları pornodan uzak tutmaya çalışıyorlar. Küçük yaşta interneti kullanan çocuk porno ile erken yaşta tanışıyor. İleride kendisini bekleyen tehlikelere aldırmadan bir uçuruma doğru yol alıyor.

Bu nedenle artık aileler televizyon ve bilgisayarlara site engelleyici programlar kurmaktadırlar. Porno çocuklar ve gençler için bir tuzaktır. Çocuklarımız gençlerimizi yetişkinlerimizi bu tuzaktan korumalıyız.

Elbette eğitim şarttır. Çocuklara doğru cinsel bilgiler verilmeli, cinsel sapıklıkların, pornonun zararları anlatılmalıdır.

Aile; Hiç bir zaman çocuğu azarlamamalı yapmış olduğu bir yanlıştan dolayı kınamamalıdır. Doğru yolu, doğru olarak göstermek ebeveyninin en önemli vazifesidir. Boş zamanlarını ailesine ayırmak, arkadaş veya akraba gezileri gibi sosyal aktiviteler, hobi, müzik, sinema veya sanat gibi aktiviteler veya spor ile uğraşı çocuğun zararlı şeylere yönelmesini engellenmektedir. Çocuklara sosyal hayatı öğretmeli, onları meşgul edecek hobiler bulunmalıdır. Onların genç beyinlerini ve düşüncelerini işgal eden, medyanın olumsuz etkileri ile beynini harap edecek zararlı yayınlardan uzak tutmalıyız. Şayet böyle bir bağımlılık varsa psikiyatri uzmanından yardım alınmalıdır.

Genelev Gerçeği

Genelev erkeklerin şehvetini tatmin için para karşılığında kadınlarla ilişkiye girdiği yerlerdir.
Randevu evleri daha özel yerlerdir. Ama sonuçta amaç aynıdır.
Burada kadınlar bedenlerini para karşılığında satarlar. Tabi ki bedeninin belirli bölgelerini. Mesela genelevde kadın göğüslerini ve dudaklarını, kalçalarını pazarlık dışında tutar.

Genelevin diğer isimleri: Aşağı mahalle, Kırmızı Fener, koltuk, kerhane, umumhane, fakülte, Hollanda Amsterdam da Red Light District denen mahalle vardır.

Buralarda hiçbir kadın kendi isteği ile çalışmaz. Kadınlara senet imzalatılır böylece ekonomik bağımsızlığı elinden alınır. Uyuşturucu ve alkol alışkanlığı ile maddi ve manevi bağımlılık sağlanır. 
İnsanlık ve kadın onurunun hiçe sayıldığı, ayaklar altına alındığı yerlerdir.

Genelevlerin patronu bir kişi gözükse de aslında devlete vergi veren işletme müesseselerdir. Meşhur Genelev patroniçesi Matild Manukyan (Ermeni) yıllarca Türkiye vergi şampiyonu olarak birçok meşhur firmaları, holdingleri sollamıştır. Yani onlardan daha fazla kazanmış ve bu kazancını vergi olarak devlete ödemiştir.
Bu durumdan devlet nasıl faiz, kumar gelirinden memnunsa gelen bu fuhuş parasından da memnundur.

Devlet genelev kadınlarını kayıt altında tutmak için onlara vesika vermektedir. Vesika ticari taksi plakası gibi sayısı bellidir. Türkiye de sayısı 3000 civarındadır. Yani çalışan kadın sayısı 3000 civarında olup bu sayı artmaz, eksilmez. 1968 yılında baş rolleri Türkan Şoray ve İzzet Günay’ın oynadığı "Vesikalı yarimim" filmi, Türkiye de genelev sorununa parmak basmış olsa da yeterli değildir.
Birde 1967 yılında Sadri Alışık’ın ve Fatma Girik’in oynadığı ‘Kız kolunda damga var’ filmi aynı amaçla çekilmiştir. Bununla ilgili birde şarkı olmalı.
Zannederim o zamanlar genelev kadınlarının koluna damga basılıyor,aynı hayvan damgalar gibi damgalanıyormuş. Kadınların ne derece aşağılandığı bir gerçektir. 

Genelevlerin gerekli olduğunu savunanların fikirleri genellikle şunlardır:
1- Genelev olmazsa tecavüzler çok artar. Bunun hakkında bilimsel bir çalışma yapılmamıştır. Sadece fikirdir. Bugün genel ev olmayan birçok şehirde tecavüz olayları artmamaktadır. Tecavüz bir ruh hastalığıdır. Genelev olsa da olmazsa da tecavüz olacaktır.
İnsan güdülerini kontrol etmesini bilmelidir. Kontrol edemiyorsa hayvanlardan farkı yoktur.

2- Genel evlerde kadınlar devamlı kontrol edildiği için cinsel yolla bulaşıcı hastalıklar kontrol altına alınır. Bu da doğru bir şey değildir.
Buradaki kadınlar üç ayda kontrol ediliyor, belki de ayda bir. Fakat şu bir gerçek ki cinsel yollarla bulaşan hastalıkların çoğu genel evlerden kapılıyor. Çünkü kadın hastalığı kaptığı andan itibaren 1 ay süre ile bulaştırıcıdır. 
Bir erkekle yattıktan sonra güzel temizlenmeyen bir kadın 10 dakika sonra başka bir erkekle yatarsa (ki çok defa böyle oluyor) hastalığı 2 ci erkeğe doğrudan bulaştırır.

3- Genelev olmazsa kadınlar bunu açık pazar halinde yapar iş kontrolden çıkar: Doğru bir şey değildir. Polis ve ahlak zabıtalarının müdahale ettiği bir yerde fuhuş artmaz. Devlet tarafından göz yumuluyor ondan dolayı fuhuş artıyor.

Genelevleri savunanların dayandığı noktalar bunlardır. Devlet vergi geliri için göz yumduğu genelevlerin sakıncalarını görmezden geldiği, üzerinde durmadığı nokta budur. Böylece genel evlerde birçok gencin hayatı kararmaktadır.

Erkekler neden geneleve gider?
1- Gençlerin birbirini "Milli olmak" amacı ile teşvik etmeleri.
2- Ergenlerin yeni bir kimlik arayışı ve cinsel kimliğini bulma isteği.
3- Evli erkeklerin evlerinde aradığı mutluluğu genelevde bulacağını zannetmesi.
4- Merak. Nefsine uymak.
5- Sertleşme sorunu olanların acaba başka bir kadında denersem sonuca ulaşır mıyım merakı.
6- Ergenlerin erkekliğini ispatlamak için mutlaka gerekli olduğunu zannetmeleri.
7- Zevk ve şehvetinin çok olduğunu ve geneleve gitmenin çare olduğunu zannetme.
8- Cahillik, genelevlerin zararının bilinmemesi. Bu müessesin devlet tarafından işletildiğinin düşünülmesi.Zararsız ve sakınca olmadığının zannedilmesi.
9- Arkadaşların "Evlenince başarılı olmasın" diyerek yanlış bilgi vermesi

Genelevler gitmenin sakıncaları ve zararları şunlardır:
1- Tıbbi Sakıncası: Genelevden bulaşan bir mikrop prostata yerleşirse prostat iltihabına dönüşür. Bu mikroplar çok dirençli ve verdiği zarar çok fazla olduğu için tedavisi zor ve çok uzun sürer. Şikayetler daha şiddetlidir. Başka bulaşıcı hastalıklar da olabilir. Bunlar frengi, AİDS, HPV dediğimiz virüslü sivilce, mantar, üretrit, klamidya enfeksiyonu dediğimiz penisin akıntılı hastalığı en sık görülenleridir.
Oradaki kadınlar temiz diyemeyiz. Daha önceki bir kişide hastalık varsa, kadın temizlenmeden (temizlense bile) ikinci bir kişi ile temas olması hastalığın bulaşmasına neden olur.

2- Psikolojik Sakıncası: Arkadaşları arasında milli olmak için gönderilen bir ergen orada geçireceği ruhi ve psikolojik travmayı ömür boyu  üzerinden atamayarak psikiyatri hastalığına neden olabilir. Bunlar psikolojik erken boşalma, sertleşme sorunları, aşağılık duygusu, güvensizlik sinir, stres, ruhi depresyon, ruhi deformasyon, hayal kırıklığıdır. Bu hastalıkların hepsi genelev kökenlidir. 
Çok defa evlilik hayatındaki cinsel hayatı hayal ederek giden kimseler aradığını burada bulamıyor ve hayal kırıklığına uğruyor. Kendi ailesi ile genelev kıyaslanır mı? Kadının aceleci olması, sertleşmeyi aceleye getirmesi, erkeklerden intikam almak amacı ile erkeği küçük görmesi, kişinin penisi ile dalga geçmesi bu psikolojik sorunları beraberinde getiriyor.
Aşağılık duygusu, mahcup olma, depresyon, çekingen olmak, güvensizlik kişide penis küçüklüğü takıntısı, erken boşalma, sertleşme sorunları olarak ortaya çıkar.

3- Ahlaki ve Sosyal Sakıncası: Burada çalışan kadınlar zavallılardır. Hepsinin annesi babası, kardeşi vardır ve istemeden bu yola düşmüşlerdir. Müşterisinin bir anlık zevki için kendini feda eden kimselerdir. Birilerinin kız kardeşi, anası halası, teyzesidir.
Hiç kimse anasının bacısının burada çalışmasını istemez. Peki, bu kadınların abisi, babası yok mu? Onlarda toplumun bir bireyi değil midir?

4- Kişisel Sakınca: Kişi sağlıklı bir düşünceyle bile genelevin sakıncasını mantığın da bulabilir.
Kalbinin derinliklerinde bu işin yanlış olduğunu bilir.
Birçok erkeğin el vurduğu bir et parçasına kendinin el vurması ve bundan zevk alması nasıl bir düşüncedir?
Bulaşıcı hastalık kapma riski (Aids gibi ölümcü hastalıklar dâhil), psikolojik hastalığa yakalanma riskini göze alarak, üstelik bunun için para vererek yapmayı hangi akıl hangi mantık hangi düşünce kabul eder?

5- Dini Sakıncası: Bu işlem zinadır. Allah yasaklamıştır. (İsrâ Suresi Ayet 32, Nur Suresi Ayet 2). Zina insanı helake (yok olmaya, Cehenneme) götüren ikinci büyük günahtır. Bilmeden gaflet ile yapılmışsa ahrette büyük cezası vardır. İnanan insanlar için böyledir inanmıyorsa,zaten mesele yoktur. Ama kendini samimi olarak İslam dininden kabul eden ve bunu his eden kimse İslamın emirlerine uymak zorundadır.
Bence geneleve gidip zina yapmanın en sakıncalı durumu budur. Allah'ın yasakladığı bir şeyi yapmak Allah' a ve peygambere savaş açmaktır. 
‘Ben seni Allah olarak tanımıyorum emirlerine uymuyorum’ demeye cesaret ister. Bir anlık zevk (zevk olsa bari) dünya ve ahreti kaybetmek akıl kârı değildir. Şahsen ben Allah'a savaş açmam/açamam, açacak olana da yol gösteremem. Bunun hesabından korkarım.

SONUÇ ve ÇARE:
Erkeklerde terbiye edilmemiş bu nefis, devlette bu ilgisizlik ve vergi hevesi oldukça genelev problemi devam edecektir.
Her insanda nefis vardır. Bu nefis kişinin hayatını idame ettirmesini sağlar. Yemek, içmek, soğuktan barınmak nefsin istekleri olduğu gibi neslini devam ettirmek nefsi de kendini cinsel birleşme ile gösterir. Çoluk, çocuğa, torun ve torbaya karışmak ister. Bu duygu insanın içgüdülerinde vardır.
Cinsel istek, nefis, zevk nesli devam ettirme güdüsü normal yollardan yapılmalıdır. Nesli devam ettirme cinsel yolla olacağı için cinsel hayatı meşru yollardan sağlamak gerekir. Bunun yolu dini ve ahlakî olarak evliliktir. Bu nedenle evlilik dışı ilişkiler dini, ahlakî olarak toplumda ve sosyal hayatta hoş karşılanmaz. 
Günümüzde evlilik yaşı ileri yaşlara kaymıştır. Bunun ekonomik ve sosyal birçok sebebi vardır. 25-30 yaşına gelen bir genç 
evlen(e)memektedir. Evlenmek için haklı olarak sosyal hayatını düzene sokmak istemektedir. (Ekonomik özgürlük, evlenmede seçicilik, meslek sahibi olmak, kariyer yapmak gibi.).  Peki bu gencin cinsel ihtiyaçları nasıl karşılanacak? Cinsel ihtiyaç aynı ekmek, su ihtiyacı gibidir. Bunların karşılanması gerekir.

Masturbasyon hakkındaki kitapçığıma şu linkten bakabilirsiniz:

http://www.dralihatay.com/soru-ve-cevaplarla-masturbasyon.html

Sonuç ve Tavsiyeler:
1- Her şeyin başı eğitim olduğu için gençleri bu hususta eğitmek gerekir. Aile, okul eğitimlerinde cinsel konular hakkında sağlıklı bilgiler verilmeli.
2- Ergenlik çağında çocuklara sahip çıkmalı. Yanlış yollara sapmaları önlenmeli.
3- Genelevlerin yukarıda saydığımız sakıncalarından bahsedilmeli.
4- Arkadaş çevresine dikkat etmeli.
5- Evlenmeleri hususunda teşvik etmeli, destek olmalı.
6- Çocuklara nefis terbiyesi, sabrı, tevekkülü öğretmeli.

Yazılarım ve Makalelerim


 

Sevgili hasta ve okuyucularım Merhabalar; 
Önemli bulduğum konuları sizler için bir araya topladım. Bu yazılar benim tecrübe ve bilgilerim sonucu yazılmış, siz hastalarımın bilgisine sunulmuştur. 

(Link üzerine tıklarsanız, ilgili makaleye yönlendirileceksiniz.)

 

 

1 –   Penis Boyu Neden Önemlidir?
2 –   Genel Ev Gerçeği
3 –   Varikosel ve Tedavisi
4 –   Masturbasyon Zararlı mıdır?
5 –   Erken Boşalma ve Tedavisi
6 –   Sertleşme Sorunu ve Tedavisi
7 –   Prostat İltihabı ve Tedavisi
8 –   Homoseksüellik ve Eşcinsellik
9 –   Porno ve Zararları
10 – Böbrek Hastalıkları
11 – Böbrek ve Oruç
11 – Tıbbi Sünnet ve Faydası
12 –  İdrar Damlaması ve İstibra

Daha Geniş Bilgi, hastalığınız hakkında bilgi alma ve soru sormak için:
Dr. Ali HATAY'in Hasta Odası Soru ve Cevap Panosunu kullanabilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

Mutlu Cinsellik

Mutlu Cinsellik – Cinsellik doğamızın bir parçası. Ancak bu doğal 'eylem' Türkiye'de otoriter baba figürleri, katı yetiştirilme tarzları, ezik anneler, zayıf iletişim, tecrübesizlik gibi nedenlerle gerektiği gibi yaşanamıyor. Bu nedenle Türkiye'de cinsel işlev bozukluğu nedeniyle doktora başvuranların yarısını vajinismuslu kadınlar oluşturuyor. Uyarılma, cinsel istek ve orgazm bozukluğu ise her üç kadından birinin sorunu. bu durumların hepsi "mutlu cinsellik" kavramını etkiliyor.

Uzmanların anlatımları her ne kadar cinsellik konusunda tabuların yavaş yavaş kırıldığını, özellikle kadınların doktora başvuru sayılarında artış olduğunu gösterse de hâlâ taşrada ve büyük şehirlerin varoşlarında bildik kurallar işliyor. Kapı önünde 'kanlı çarşaf bekleyenler', evlendiği erkekle ilk temasını 'ilk gece' yaşayanlar hâlâ çoğunlukta. Bu da aslında en büyük devrimin yatak odasında yapılması gerektiğinin bir göstergesi. Çünkü dokunmayı, sevişmeyi, doğamızın bir parçası olan cinselliği yaşamayı keşfedememiş olmak aslında insanın kendini keşfedememesi anlamına geliyor. Sağlıklı bir beden ve ruh için cinselliğin doyumlu olması gerekiyor. 

Uzmanların anlatımları ve araştırmalar iyi gitmeyen bir cinsel yaşamın iş hayatını, sosyal hayatı etkilediğini, depresyon ve panik bozukluk başta olmak üzere çeşitli ruhsal sorunlara yol açtığını gösteriyor. 
Oysa ki mutlu bir cinsel hayat insanı daha sağlıklı yapıyor. Bu bile tek başına konunun önemini gösteriyor aslında. O halde mutlu bir cinselliği yaşamak çok mu zor? Aslında değil. Bu konuda kişilerin bilgisi arttıkça, iletişim kuruldukça hem sorunlar daha kolay atlatılıyor hem de mutlu cinselliğin kapısı aralanıyor. 

Dünyada yapılan bir araştırma cinselliğin önemli olduğunu şöyle ortaya koyuyor: Cinsel özgüven güçlü bir aşk için de gerekir… Mutlu cinsellik ise kadın ve erkeğin karşılıklı tatminiyle mümkün. Türk Androloji Derneği Yönetim Kurulu üyesi ve Mersin Üniversitesi Tıp Fak. Üroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Selahattin Çayan, "Bir tarafın cinsel mutsuzluğu diğerini etkiliyor" diyor. 

Mutlu cinselliği nasıl tanımlayabiliriz? Bunun kuralları var mı? 

En güzel tanımı cinselliği paylaşan iki tarafın da cinsel yaşamlarından tatmin olmasıdır. Cinsel yaşamdan karşılıklı alınan mutluluk çiftlerin günlük hayatlarını da etkiler. Çünkü cinsel mutluluk kişinin yaşam kalitesinin en önemli belirleyicilerinden biridir ve mutlu bir cinsel yaşam, çiftlerin hayat kalitesini yükseltir. Cinsel hayatta yaşanan mutluluk insanların gündelik yaşamlarındaki genel sağlık durumlarını iyileştirir. Mutsuz bir cinsel yaşam insanların günlük hayatlarını olumsuz etkiler, farklı psikolojik sorunlar doğurur. Kısaca mutlu bir cinsel yaşam mutlu bir hayat demektir. 
Cinsel mutluluk her bireyin hakkıdır ve bu doğrultuda bireyler isteklerini ve problemlerini ertelememeli. Cinsellikten iki tarafın da mutlu olmasını sağlamak için, çiftlerin cinsellikle ilgili var olan tabularını kırmaları, birbirleriyle kuvvetli bir iletişime sahip olmaları, isteklerini ve varsa sorunlarını karşılıklı olarak konuşmaktan çekinmemeleri gerekir. Her şeyde olduğu gibi cinsel yaşamda da zaman zaman sorunlar yaşamak normaldir. Önemli olan bu sorunların ne olduğunu bilmek, bunlar için çözüm aramaktan çekinmemektir. Çiftler çözemedikleri sorunları için mutlaka doktora başvurmalı. 

Kadın ve erkek için mutlu cinsellik farklı mı? 

Mutlu cinsellik, ancak kadın ve erkeğin karşılıklı mutlu olması ve tatminiyle sağlanır. Eşlerin aynı derece zevk aldığı bir cinsel yaşam çiftlerin hayatlarını zenginleştirir, günlük yaşamlarını olumlu etkiler. Mutsuz ve problemli bir cinsel yaşam insanların günlük hayatlarını olumsuz etkiler, farklı psikolojik sorunlar doğurur. 
Özellikle sertleşme sorununun erkeklerin sadece cinsel yaşamlarında bir problem olarak kalmadığı günlük hayatlarında çok farklı problemler doğurduğu gözlemleniyor. Bu sorun erkeklerde özgüven kaybı, agresif tavırlar, depresyon gibi farklı psikolojik problemlere sebep olur. Özellikle Türk toplumunda sertleşme sorununun 'iktidarsızlık' 
olarak algılanması bu sorunları daha da büyütüyor. Erkekler iktidarsız olarak algılanmaktan korktukları için bu sorunlarını kimseyle paylaşamaz hale gelmiştir. Oysa ki 'iktidarsızlık' terimi, ereksiyonun hiç olmaması ve boşalma sorununu da içeren cinsel işlevin birçok aşamasındaki sorunu kapsar. Sertleşme sorununu, 'iktidarsızlık' olarak tanımlamak doğru değil. 

Nasıl tanımlanmalı o zaman? 

Sertleşme sorunu, tatmin edici bir cinsel performans için yeterli penis sertleşmesinin olmaması veya ilişki boyunca sertleşmenin sürdürülememesidir. 
Sertleşme sorunu, hafif derecede olabileceği gibi tümüyle yitirilen sertleşme fonksiyonuna kadar geniş bir yelpazede olabilir. Türkiye'de sertleşme sorunu bulunan erkeklerin yüzde 80'inden fazlasında tam bir işlev kaybı değil, hafif ya da orta derecede sertleşme sorunu bulunduğu saptanmıştır. Ayrıca sertleşme sorununun ürolog gözetiminde etkili ve güvenilir tedavisi mümkündür. 
Harris Interactive tarafından Türkiye dahil dünyanın 27 ülkesinde, 40-80 yaş arası erkek ve kadınların cinsel yaşam hakkındaki tutum ve inançlarını belirlemek amacıyla 27 bin 500'den fazla kadın ve erkek arasında yürütülen 'Daha İyi Cinsel Yaşam Global Araştırması'nın sonuçlarına göre, partnere çekici gelebilmek, cinsel birleşme, ön sevişme ve cinsel mutluluk hem erkekler hem de kadınlar için 'çok önemlidir. Çiftlerin yüzde 90'ı 'cinsel özgüvenin' güçlü bir aşk yaşamı için gerekli olduğunu belirtiyor. 

Tabuları kırın, iletişim kurun: Çiftlerin mutlu cinsellikten beklentileri ne? 
Genel olarak kadın ve erkek cinsel yaşamlarında karşılıklı tatmini bekler. Çünkü bir tarafın mutsuzluğu, isteksizliği veya problemi mutlaka diğer tarafı da olumsuz etkiler. Böyle durumlarda çiftler tabularını kırmalı, isteklerini ve sorunlarını karşılıklı konuşmalı. 'Global araştırma' erkeklerin yüzde 62'sinin ve kadınların yüzde 41'inin cinsel yaşamlarını iyileştirmeyi istediklerini göstermiştir. 
Bir çift veya çiftlerden biri cinsel hayatından memnun değilse ne yapmalı? 
Bir ürologa başvurmalı ve doktor gözetiminde cinsel işlev bozukluklarına yol açabilecek risk faktörleri araştırılmalıdır. 
Cinselliği olumsuz etkileyen ve erkekten kaynaklanan faktörler nelerdir? 
Cinsel arzuda azalma, erken boşalma gibi sorunlar ve sertleşme bozukluğu cinselliği olumsuz yönde etkileyen en önemli faktörler. Erkeklerin hayatları boyunca ereksiyon ile ilgili sorunlu dönemleri olabilir, ancak 40 yaşın altında sertleşme bozukluğu daha az olarak görülür. Sertleşme sorunu yaşla birlikte giderek artar. 70 yaşındaki erkeklerde yüzde 65 oranında sertleşme bozukluğu vardır. Bu artış özellikle damarsal bozukluklara bağlıdır ve diyabetik erkeklerde sertleşme sorunu yaklaşık 10 yıl daha erken ortaya çıkar. 

Cinsellik beyinde başlar: "Sertleşme" nasıl oluşur? 
Uyarıldığınız zaman beyniniz bir dizi olayı başlatmak için sinyal gönderir. Penis içindeki kan damarları gevşeyip genişleyerek penise gelen kan akımını hızlandırır. Aynı anda penis içinde uzanan, korpora kavernoza adı verilen süngersi oluşumlar da şişer ve toplardamarlar üzerinde baskı oluşturarak penis dışına çıkan kan akımını kısıtlarlar. İçeri giren kanın dışarı çıkandan daha fazla olması sonucunda penis büyüyerek sertleşme oluşur. 
Sertleşme, beyin, kan damarları, sinir ve hormonların mükemmel bir denge içinde çalışmasının bir sonucudur. 
'Sertleşme' sorunu ne kadar yaygın? 
40 yaş ve üstü her 10 erkekten 7'si faklı şiddetlerde sertleşme sorunu yaşıyor. 
Ancak Türkiye'de sertleşme sorunu yaşayan 8 milyon erkek var. 10 hastadan birisi doktora başvuruyor. 
Hangi durumlarda sertleşme sorunundan söz edilebilir? 
Penis sertliği dört kategoride incelenebilir: 
Derece 1: Penis daha büyük ama ilişki için yeterli sertlik yok 
Derece 2: Penis sert ancak birleşme için yeterli sertlikte değil 
Derece 3: Penis birleşme için yeterli sertlikte ancak tam olarak sert değil 
Derece 4: Tam olarak sert penis İlk iki derecede sertleşme kalitesine sahip olan erkeklerde sertleşme sorunundan bahsedilir. 

İktidarsızlık (Empotans) Sertleşme Sorunu ve Cinsel İsteksizlik Soru/Cevap


Türkiye'de cinsellik hem kadın hem de erkek için hâlâ önemli bir sorun. Çünkü genellikle sorun dile getirilmiyor. Örneğin, sertleşme sorunu yaşayan her 10 erkekten sadece biri doktora başvuruyor. Hastaların çoğu ya utandığı ya da bu konuyu konuşmanın doktoru rahatsız edeceğini düşündüğü için doktora gitmiyor. Oysa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Bülent Alıcı, "Bu konu çok önemli, çünkü sertleşme başka bir hastalığın ilk belirtisi olabiliyor" diyor. Prof. Dr. Alıcı, sertleşme sorunları konusunda soruları yaıtladı.
 
İktidarsızlık nedir? 
İktidarsızlığın kelime anlamı gücünü kaybetmektir. Çok olumsuz bir ifade olan iktidarsızlık yerine bilimsel olarak da kabul gören doğru tanım 'sertleşme sorunu'dur. Sertleşme sorunu bir erkeğin sürekli veya tekrarlayan biçimde, cinsel ilişki için yeterli sertliği sağlayamaması ya da sertliği sürdürememesidir.


Sertleşme sorunu sık görülen bir durum mu? 
Bilimsel veriler erkeklerin yarısının hayatlarının herhangi bir döneminde en az bir kez hafif ya da şiddetli sertleşme sorunu yaşadığını gösteriyor. Yapılan çalışmalarda yaş ilerledikçe sertleşme sorununun sıklığının da arttığını görüyoruz. Ortalama olarak 40'lı yaşlarda yüzde 40, 50'li yaşlarda yüzde 50, 60'lı yaşlarda yüzde 60 sertleşme sorunu görülüyor.
 
Sertleşme sorunu bu kadar sık görülmesine karşın hep aynı şiddette yaşanmıyor. Hafif, orta veya şiddetli olabilir. Örneğin Türkiye'de yapılan bir çalışmada 40-70 yaş arası sertleşme sorunu yüzde 69 oranında olmasına rağmen şiddetli sertleşme sorunu yaşayanların oranı sadece yüzde 10. 
Bu kadar sık görülen sertleşme sorunu hastalarca dile getiriliyor mu? 
Cinsel güce verilen önemden dolayı sertleşme sorunu yaşayan bir erkek bu durumu hemen kabullenip ortaya koymuyor. Sorunun sadece kendinde bulunduğunu düşünüyor ve konuyu başkalarına veya doktora açmaktan çekiniyor. Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin ancak 10'da biri doktora başvuruyor. Bunun nedenleri araştırıldığında ortaya şöyle bir tablo çıkıyor: 
Hastaların yüzde 75'i utanma nedeniyle, yüzde 70'i sertleşme sorununu tıbbi bir sorun olarak görmediği için, yüzde 68'i ise bu konuyu konuşmanın doktoru rahatsız edeceğini düşündüğünden doktora gitmiyor.

Sertleşme nasıl oluyor? 
Sertleşmenin olabilmesi için öncelikle cinsel isteğin olması gerekir. Cinsel isteği uyaran ise erkeklik hormonu olan testosterondur. Testosteron olmadan cinsel isteğimiz olmaz. Cinsel istekle birlikte uyarılma gerçekleşir, yani peniste sertleşme olur.
Sertleşmenin gerçekleşmesi için penise giden sinirlerin normal olması, çalışması, penis içinde kan damarlarının genişlemesi gibi bazı koşullar gerekli. Cinsel uyarı olmadan gece uyku sırasında da sertleşme olabilir. Sağlıklı kişilerde gece uykusu sırasında rüyanın görüldüğü dönemde penise kan akımı artar ve sertleşme olur.
 
Sertleşme sorunu neden kaynaklanır? 
1980'li yıllara kadar sertleşme sorununun çoğunlukla psikojenik (ruhsal kaynaklı) olduğu düşünülürdü. Ancak yapılan araştırmalarla sertleşmenin nasıl oluştuğu tam olarak anlaşıldığında sorunun çoğunlukla psikojenik olmadığı, organik (fiziksel) sebeplerin daha fazla olduğu görüldü. 
Yani gerekli hormon, sinir, damar ve adale sisteminde meydana gelen bozukluklar sertleşme sorununa yol açabiliyor. Sorunun kaynağı sadece fiziksel olabileceği gibi, hem fiziksel hem de psikojenik olabilir.
 
Penis boyutunda bir ölçü var mı, cinsel ilişki sıklığı ne kadar olmalı? 
Sönük haldeyken penis çekildiğinde boyu dokuz santimin altındaysa fiziksel yetersizlikten söz edilebilir. Cinsel ilişki sıklığı bakımından psikolojik olarak doğru miktar her iki kişiyi de mutlu edecek miktardır. 
Fiziksel olarak gençlerde sıklık serbest zaman ve enerjiyle sınırlıdır. 30'lu yaşlarda haftada iki-üç kez ilişki normal kabul edilirken yaşla birlikte bu sıklık haftada bire hatta 15 günde bire iniyor. 

Psikolojik sebepler sertleşme sorununa nasıl yol açıyor? 
Kişinin fiziksel yapısında yetersizlik olduğunu düşünmesi, cinsel bilgi eksikliği, deneyimsizlik, başarılı olamama korkusu, cinsel taciz veya yaralanma, ekonomik problemler, ailevi sorunlar, depresyon gibi birçok durumda sertleşme sorunu görülebilir. Bu kişiler fiziksel olarak sağlıklı olsalar da beyinde cinsel uyarı engellenir ve sertleşme bozukluğu ortaya çıkar.
 
Psikolojik sebepler en çok kimlerde görülüyor? 
Türkiye'de cinsel eğitim eksiği çok fazla olduğundan genç erkeklerde daha fazla görüyoruz. Örneğin, ilk gece korkusunun altında başaramama korkusu, aşırı heyecan ve cinsel bilgi eksikliği yatabiliyor. Gençlerde nadiren fiziksel neden saptıyoruz. 
Tedavi için ne kadar erken başvurulursa başarı o kadar yüksek oluyor. Yaş ilerledikçe fiziksel nedenler daha fazla görülüyor. 

Fiziksel nedenler neler? 
Normal sertleşme için gerekli olan hormonlar, sinir sistemi, penisteki damar ve iç adale yapısı gibi sistemlerin birinde ya da birkaçında bozukluk olduğunda sertleşme sorunu ortaya çıkar. En sık kalp-damar sistemi hastalıkları, diyabet (şeker hastalığı), yüksek tansiyon, depresyon hastalarında sertleşme sorunu görülür. Kişide sertleşme sorununa bağlı olarak başka problemler de ortaya çıkabiliyor. Örneğin sinirsel gerginlik, özgüven kaybı, hayat kalitesinde azalma, insan ilişkilerinde olumsuz etki gibi.
 
Sertleşme sorunu için başvurmak ve araştırmak niçin önemli? 
Sertleşme sorununun nedenini aramak, altta yatan ve hasta tarafından bilinmeyen başka hastalıkların tanısını sağlayabilir. Bu konu çok önemli, çünkü sertleşme sorunu bir başka hastalığın ilk belirtisi olabiliyor. 
Bunlar, yüksek kan yağları, kalp damar hastalığı, yüksek tansiyon, diyabet ve depresyondur. Yüksek tansiyonu olanların yüzde 68'inde sertleşme sorunu olabiliyor. Sertleşme sorunu olanların ise yüzde 60'ında yüksek kan yağları, yüzde 40'ında koroner damar tıkanıklığı, yüzde 20'sinde diyabet ve yüzde 11'inde depresyon görülüyor. 

Sertleşme sorunu yaratabilecek risk faktörleri var mı? 
Öncelikle yaşlanmayla cinsel fonksiyonlarımız azalır. Ancak sertleşme sorunu yaşlanmanın bir sonucu değildir. Yaşlanmanın yarattığı psikolojik durum olumsuzluk yaratabilir. Esas olarak kronik hastalıklardan olan yüksek tansiyon, diyabet, kalp damar hastalıkları ve depresyon risk faktörlerindendir. 
Sağlıksız yaşam koşulları, sigara kullanımı, stres ve alkol bağımlılığı da sertleşme sorununa yol açabilir. Bazı tansiyon düşürücüler (beta-blokerler, tiazid diüretikler) ve antidepresanlar gibi bazı ilaçlar da sertleşme sorununa neden olabilir. 

Altında başka hastalıklar yatabilir 
Hastalıklara göre sertleşme sorunu yaşama riski ne kadar artıyor? 
Diyabet varsa dört, prostat hastalığı varsa üç, damar sertliği, yüksek tansiyon ve depresyon varsa iki kat fazla risk yaşanıyor. 
Kalp-damar hastalıkları nasıl etkiler? 
Kalp-damar hastalığına yol açan sebepler arasında yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kan yağları ve genetik yatkınlık sayılabilir. Özellikle tansiyon ve kan yağları damar cidarında kalınlaşma ve sertleşmeye yol açar. Sertleşme için gerekli olan kan akışı azalır. Sigara ve stres damar cidarlarını ve penis iç dokusunu kötü etkileyerek sertleşme bozukluğu yaratır. 

Sertleşme sorunu olan hastalar hangi şikâyetlerle doktora başvuruyor? 
Hastaların bir kısmı sorununu doktora doğrudan söylüyor, bir kısmı da dolaylı yoldan aktarıyor. Mesela prostat şikâyeti olduğunu söylüyor. Uygun sorular sorunca asıl sorununun sertleşme problemi olduğunu görüyoruz. 
Sertleşme sorunu başka bir hastalığın belirtisi olabilir mi? 
Sertleşme sorunuyla gelen hastanın incelenmesi sırasında kendisinin farkında olmadığı diyabet, yüksek tansiyon, kan yağlarında yükseklik ve buna bağlı kalp-damar hastalıkları ortaya çıkıyor. Yani sertleşme sorunu bu hastalıkların ilk belirtisi olabiliyor. Bu yüzden hastalar bilinçli olmalı ve sertleşme sorunu olduğunda doktora başvurmalı. 

Sigara tiryakiliği de seks hayatının düşmanlarından. Sigara hem damar tıkanıklığı hem de damar cidarında kasılma yaparak cinselliği olumsuz etkiliyor. Uzun ve renkli seks için bir önlem de kolesterolü düşürmek

Cinselliğin önündeki engeller bir değil: Sigara, stres, yüksek tansiyon, aşırı alkol tüketimi, işkolik olmak… Bunlar bir araya geldiğinde, mutlu bir cinsel hayattan bahsetmek pek mümkün olmuyor. Oysa bu risk faktörlerinden bir bir kurtulmak, hem seks hayatını, hem de kalp ve beyin sağlığını korumada çok önemli.  

Kimler sertleşme sorunu yaşayabilir? 
Yaş ilerledikçe sertleşme sorunu artıyor, fakat sertleşme sorunu yaşlanmanın bir sonucu değil. Yaşla birlikte sıklığı artan kronik hastalıklar (yüksek tansiyon, diyabet) sertleşme sorunu yaratabilir. Bu hastalıkların dışında çok sayıda risk faktörü de var. Örneğin, kilolu, sigara içen, işkolik, yüksek tansiyonu nedeniyle ilaç kullanan, sık alkol alan, eşi ya da partneriyle sık tartışan bir kişiyi düşünelim. 
'Bunlardan hangisi sertleşme sorunu yaratıyor?' diye sorarsak, cevap 'Hepsi' olacaktır. 
 

Sigara bu sorunda nasıl bir rol oynuyor? 
Sigaranın kötü etkisi iki şekilde ortaya çıkıyor. Birincisi, sigara damar sertliği yaratır. Bunun sonucunda kalp ve beyin damarları daralarak ölümcül sonuçlar doğurabilir. Sertleşme sorunu ölümcül değildir ama cinsel hayatınızı öldürür. Sigaranın içindeki kimyasal maddeler penise giden küçük damarların tıkanmasına yol açarak sertleşmeyi engelleyebilir. 
İkinci olarak, sigara damar cidarında kasılmaya yol açarak penise giden kan akımını azaltır ve sertleşme güçlüğü başlar. Bazen penise kan normal gelse bile damar sertliği olan kişilerde cinsel ilişkideki hareket sırasında kan bacak ve kalça bölgesine kaçar ve sertleşme devam edemez. 

Sorunun hormonlarla ilişkisi var mı? 
Özellikle erkeklik hormonu olan testosteron cinsel isteğimizle ilişkilidir. Testosteronun penis iç yapısı üzerine de etkisi var. Testosteron düzeyindeki düşüklük hem isteği, hem de penis iç yapısını olumsuz etkileyerek sertleşme sorununa yol açabilir. Diğer hormonal bozukluklar, örneğin diyabet, tiroid bezi, böbrek üstü bezi veya hipofiz bezi hastalıklarında da hormonal değişiklikler oluşarak sertleşmeyi etkilerler. 
Diyabetle ilişkisi nedir? 
Diyabeti olan erkek hastaların yarısında zaman içinde sertleşme sorunu gelişiyor. Tip 1 diyabeti olan, ensülin bağımlısı genç hastalarda bu problem daha erken ortaya çıkabiliyor. 
Tip 2 diyabeti olan ensüline bağımlı olmayan ve daha geç yaşlarda ortaya çıkan diyabette sertleşme sorunu daha yavaş gelişiyor. Diyabeti olan erkeklerde birkaç nedenle sertleşme sorunu meydana geliyor. Öncelikle diyabet küçük kan damarlarına zarar vererek penise kan akımını azaltıyor. İkinci olarak çevre sinirlerde bozukluk oluşturarak penise sertleşme için gerekli uyarının iletilmesini engelliyor. Bu hastalarda penisten beyne giden uyarılarda da azalma oluyor ve sertlik elde etmek güçleşiyor. Son olarak diyabette genel sağlık daha kötü seyredebiliyor. Buna karşı en iyi yol kan şekerini ve tansiyonu kontrol altında tutmaktır. 
Kan yağları sertleşmeyi nasıl etkiliyor? 
Kolesterol ve trigliserid gibi kan yağlarındaki yükseklik kalp-damar hastalığı yaratıyor; penise giden kan akımını azaltarak sertleşme bozukluğuna neden oluyor. Özellikle yüksek kötü huylu kolesterol sertleşmeyi olumsuz etkiliyor. 

Başka neler sertleşme sorunu nedeni? 
Penise gelen sinirlerde hasara yol açabilecek MS gibi rahatsızlıklar veya kaza, hastalık sonucu oluşan omurilik sinir hasarları sayılabilir. 
Prostat kanseri ameliyatları, kolon, rektum ameliyatları gibi bazı operasyonlardan sonra da sertleşmeyi sağlayan sinirler etkilenerek sertleşme bozulabilir. Penisin eğrilmesine yol açan bir hastalık olan peyronie de sertleşmeyi bozabilir. Bu hastalıkta penis sertleşse bile eğrilir ve ilişkiyi engelleyebilir. Bir başka neden, ilaç kullanımı. Bazı ilaçlar sertleşme sorunu yaratabilir. Bunlar arasında antidepresanlar, tansiyon düşürücüler ve mide koruyucularından bazıları sayılabilir. Yine bir başka sebep priapizm sonrası sertleşme bozukluğunun gelişmesidir. Priapizm cinsel uyarı olmaksızın istek dışı uzun süreli sertleşmenin olmasıdır. Bu durumda penis içinde kan uzun süre hapsolduğu için oksijen azalır ve doku kalıcı biçimde zarar görebilir. 
Bu nedenler önlenebilir mi? 
Omurilik sinir hasarı gibi bazı sebepler geri dönüşsüzdür. Sertleşme sorununa yol açabilecek birçok kronik hastalığın iyi tedavi edilmesi koruyucu olabilir. Örneğin, kan yağları yüksek olan bir kişi diyet ve egzersizle kan yağlarını normal seviyeye indirir, sigara veya alkol alışkanlığından vazgeçer, stresten uzak kalırsa sertleşme sorununu geciktirebilir. Keza yaşlanmayla ortaya çıkan kısmi hormonal yetersizlik durumunun düzeltilmesiyle bu sorun önlenebilir. Ayrıca şekeri olanların kan şekerini, tansiyonunu iyi kontrol etmesi koruyucu olabilir. 

Birçok hastalıkta olumsuz faktör olan stres, erkeklerin cinsel yaşamını da kâbusa çevirebiliyor. Stresle ortaya çıkan kimyasal maddeler damarlarda sigara gibi kasılma yapıyor

Stres cinselliği nasıl etkiliyor? 
Erkekler bu sözü duymak istemiyor ancak stres pek çok hastalık için risk faktörü. Stres yoğun olmazsa direncimizi artıran bir etki gösterebilir ama yoğunlaştığı zaman başta sertleşme sorunu olmak üzere pek çok hastalığa davetiye çıkarır. Stresle ortaya çıkan kimyasal maddeler önce sigara gibi damarlarda kasılmaya neden olur, uzun zaman içinde de kan basıncını yükselterek damarlarda kalıcı hasara yol açar. Penise, kalbe, beyine kan az gider. Stresle eşler arası ilişkide de bozulmalar olur. Kısırdöngü haline gelebilen bu durumda hem fiziksel hem de ruhsal etkilenme ortaya çıkar. Dolayısıyla stresimizi azaltacak tedbirlere başvurmak genel sağlığımızla birlikte cinsel sağlığımız için de koruyucu olacaktır. 
Sertleşme sorununda teşhis kolay mı? 
16'ncı yüzyılda Avrupa'da bir kadın eşindeki sertleşme sorunu nedeniyle boşanmak istediğinde hâkim, erkeğin sertleşme yeteneğini kontrol için mahkemede bir grup tanık önünde eşiyle ilişki kurmasını istermiş. 
Neyse ki günümüzde gelişmiş tanı yöntemleriyle sertleşme sorununa yol açan nedenler ortaya çıkarılabiliyor. Tanı için en önemli nokta, tıbbi ve cinsel hayata ilişkin hikâyenin iyi alınmasıdır. Hasta-doktor arasındaki bu konuşma sorunun tedavisinin temel taşıdır. Sorunun ruhsal veya fiziksel kaynaklı olup olmadığı tahmin edilebilir. 
Bazen hastanın anlattıkları gerçek durumu yansıtmayabilir. İlk görüşmede olmasa bile bir sonraki görüşmede hastanın eşiyle birlikte hikâyeyi doktora anlatması daha doğru bir yaklaşım. Şikâyetin ne şiddette olduğu, kişinin kendi kendine doldurduğu bazı sorgu formlarıyla anlaşılabilir. Psiko-seksüel hikâye, fizik muayene ve bazı laboratuar testleri tanı için çoğunlukla yeterlidir. 
Özel durumlarda intrakavernöz enjeksiyon, penil doppler ultrasonografi, NPT testi gibi ileri tanı yöntemleri gerekebilir. 

Hepsini yaptırmak gerekmez 
Teşhis için bu saydığınız testlerin hepsi yapılmalı mı? 
Günümüzde 'hedefe yönelik tanı ve tedavi' yaklaşımı daha çok benimseniyor. Hedefe yönelik demek, hastanın isteği doğrultusunda tanı için gerekli testlerin bir kısmının veya hepsinin yapılmasıdır. Sertleşme sorununun fiziksel kaynaklı olup olmadığını ve şiddetini yapılacak temel testlerle anlayabiliriz. Tedavi buna göre seçilebilir. 
Hasta sebebi bilmek istemiyorsa, sadece tedavi talep ediyorsa testlerin hepsinin yapılması gerekmez. 
Hangi durumlarda ileri testler yapılmalı? Buna hasta mı karar veriyor? 
Üç durumda ileri testler yapılabilir. Birincisi, yapılan temel testlerde doktor normal olmayan bir durum gördüğünde gerekli olduğu için ileri testleri yapar ve yaptırır. 
İkincisi, bazı hastalarımız sertleşme sorununa yol açan asıl sebebi öğrenmek istediklerinde penil doppler ultrasonografi, kavernozometri, grafi, gece uyku testi gibi ileri tetkikler yapılabilir. Bu tetkikler tedavinin sırasını ve şeklini değiştirmez. 
Ama durumu kabullenmekte zorluk çeken hastalar için belgelendirme ve kişinin merakını tatmin için kullanılabilir. Özellikle genç hastalar, fiziksel bir sorunları olmadığı belgelendiğinde, sorunun psikolojik olduğunu görerek altta yatan sebebi çözme yolunda adım atıyor. 
Son olarak, akademik araştırma amacıyla ileri testler yapılabilir. 

Tanı için mutlaka yapılması gereken testler hangileri? 
Hastalık hikâyesi, semptom skorlaması, fizik muayene, açlık kan şekeri, testosteron, kan yağlarının ölçümü mutlaka yapılmalı. Bir de orta yaş ve üzerinde prostat hastalıklarının teşhisinde kullanılan PSA testi yapılmalı. Cinsel hikâyenin büyük önemi var. 
Sorunun ne kadar zamandır devam ettiği, aniden veya uzun zaman içinde gelişip gelişmediği, sabah uyandığında peniste sertlik olup olmadığı, eşin soruna nasıl tepki verdiği, penisin yapısında bozukluk veya ağrı olup olmadığı sorularak sorunun psikolojik veya fiziksel kaynaklı oluşu ayırt edilebilir. 

Peki sertleşme sorunu nasıl tedavi ediliyor? 
Sertleşme sorunu tedavisinde asıl amaç normal bir cinsel yaşam sağlamak. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre sertleşme sorununun ortadan kaldırılmasında koruyucu hekimlik, birinci, ikinci ve üçüncü basamak tedavi adımları var. Koruyucu hekimlik kişide değiştirilebilir risk faktörleri ve sebep varsa bunların düzeltilmesini kapsıyor. 
Bu şekilde durum düzelmiyorsa birinci basamak tedavi, cinsel danışmanlık, eğitim ve oral (ağızdan kullanılan) ilaçlarla yapılır. Durum düzelmemişse vakum cihazı, penise iğne uygulamaları gibi lokal tedaviler uygulanır. Yine durum düzelmemişse üçüncü basamak tedavi olan cerrahi tedavi (penil protez) uygulanır. 

Koruyucu hekimlik ile sertleşme sorunu giderilebilir mi? 
Yaşam stilinde değişiklikler sertleşme sorunu şiddetli değilse etkili olur. Bunlar sigarayı bırakmak, alkol alımını sınırlamak, uyuşturucu madde alımından kaçınmak, sağlıklı yeme alışkanlığı kazanmak ve düzenli spor yapmaktır. Bu şekilde cinsel fonksiyonlarda önemli düzelme sağlanabilir. 
Cinsel danışmanlık ve eğitimin rolü nedir? 
Cinsellik bireysel değildir. Kişiler arası problemlerin çözümü özellikle psikolojik sorunları nedeniyle sertleşme sorunu yaşayanlarda önemlidir. Bilgi eksikliği veya yanlış cinsel bilgi korku yaratır, kişide başaramama korkusunu yerleştirir. 
Cinsel danışmanlık ve eğitim bu hastalarda tek başına tedavi için yeterli olabiliyor. Depresyonu olanlarda, depresyonu tedavi etmek sertleşme sorununu çözebilir. Ancak bazen ilacın kendisi sertleşme sorunu yaratabilir, bu nedenle bu ilaçlar dikkatli ve uzman kişilerce kontrollü verilmelidir. 

İlaçlar yüzde 60-85 etkili 
Sertleşme sorunu için ağızdan kullanılan ilaçlar nelerdir? 
Fosfodiesteraz-5 inhibitörü denilen ilaçlar kullanılıyor. Bunlar sildenafil sitrat (Viagra), vardenafil (Levitra) ve tadalafil (Cialis)'tir. Türkiye'de üçüde var. Cinsel uyarı olduğunda sertleşmeyi sağlayan maddenin hücrede yıkılmasını geciktirerek daha fazla sertlik oluşmasını sağlarlar. Bu ilaçların etkinlik ve güvenilirlikleri kanıtlandı. Gerek fiziksel gerekse psikolojik nedenli sorunlarda yüzde 60-85 oranlarında etkili oluyorlar. 

İlaçları kimler güvenle kullanabilir? 
Ağızdan alınan ilaçların farklı özellikleri mi var? 
Evet. Farklı molekül yapıları özelliklerinin de farklı olmasına yol açıyor. 
Viagra ve Levitra'nın molekül yapıları birbirine benzer olduğundan etki ve yan etkileri de birbirine benziyor. Cialis ise diğerlerinden farklı moleküle sahiptir. Etki süresi 36 saate kadar çıkıyor. 

Bu ilaçlar ne kadar güvenli? 
Bazen damarlarda yarattıkları genişlemeye bağlı geçici yan etkiler olabiliyor. Ancak yan etkiler şiddetli değil, bu nedenle tedaviyi bırakma oranı düşüktür. Her 100 hastadan sadece üçü tedaviyi bırakmak zorunda kalıyor. Ayrıca bu ilaçlar kalp üzerine yük eklemiyor. İki kat merdiveni rahat çıkabilen kişi bu ilaçları da kullanabilir. Kalp krizi riskini artırmıyor. Bu ilaçları kullananlarda kalp krizi görülme oranı, ilaç kullanmayan toplumdaki normal kalp krizi riski ile aynıdır. 

Kimler bu ilaçları kullanmamalı? 
Nitrat içeren ilaç alanlar kesinlikle kullanmamalı. Yüksek riskli kalp-damar hastalığı olan hastalar bu ilaçlardan uzak durmalı. AIDS için kullanılan ilaçlarla birlikte alınmamalı. Eritromisin (Antibiyotik), simetidin (Mide ilacı) gibi ilaçlarla da dikkatli kullanılmalı. 

Ağızdan kullanılan ilaçlar etkili olmazsa ne yapılmalı? 
Bu ilaçların nasıl kullanıldıkları çok önemli. Günde sadece bir tane ve ilişkiden ortalama bir saat önce alınmalıdır. Cinsel uyarı olmadan etkilerini gösteremezler. Bunların haricinde testosteron hormonu düşük olan kişilerde de etkileri azalır. Bu tip hastalarda eksik olan testosteron yerine konulduğunda aynı ilaç daha etkili olur. Bu koşullarda etkili olmadıklarını söyleyebilmek için ilaç en az altı kez değişik zamanlarda denenmiş olmalıdır. Etki olmaz veya yetersiz olursa, ikinci tedavi basamağına geçilebilir. 

Sertleşme sorununda ilaçlardan fayda görmeyenleri vakum, iğne gibi 'ikinci basamak' tedaviler bekliyor. Ancak bu yöntemleri de tercih etmeyenler bir saatlik operasyonla protez taktırabiliyor

Sertleşme sorununa karşı ağızdan alınan ilaçlar etkisiz kaldığında devreye vakumdan kendi kendine iğneye kadar birçok seçenek giriyor. 

İlaçlar etkisiz olursa ne yapılabilir? 
İkinci basamak tedavilere geçilebilir. Bunlar sırasıyla vakum cihazı, kendi kendine iğne tedavisi, idrar yoluna sıkılan ilaç kullanımıdır. Vakum cihazı denilen araç, penis üzerine geçirilen bir fanus ve bu fanus içindeki havayı emen bir pompadan oluşur. Penis üzerine silindir şeklindeki fanus yerleştirildikten sonra pompa aracılığıyla fanus içindeki hava emilir. Bu şekilde penis kanla dolarak fanus içinde büyür. Sebep ne olursa olsun, yüzde 90 başarıyla sertleşme sağlar. Ağızdan ilaç veya penise iğne kullanamayacak hastalarda rahatlıkla kullanılabilir. Dezavantajı ise şu: Hazırlığı zaman alır. Bu yöntemi Türkiye'de hastalarımız pek benimsemedi. 

Kendi kendine iğne tedavisi nedir? 
İlaç kullanarak başarı sağlanamayan hastalarda penis içine insülin iğnesiyle sertleşme sağlayan bazı ilaçlar uygulanabiliyor. Bu ilaçlar prostaglandin E1, papaverin ve fentolamin olmak üzere üç tane. 
Tek başına ya da karışım şeklinde kullanılabiliyor. İlaç uygulandıktan beş-10 dakika sonra sertleşme oluşur. İlacın cinsine ve dozuna, hastanın sertleşme sorununun şiddetine göre etki süresi değişir. 
İlacın seçimi ve etki süresinin ayarlanması doktor tarafından uygulanarak ayarlanır. Hasta önerilen dozu ihtiyaç hissettiğinde kendi kendisine yapabilir. Yan etkileri şunlardır: 
İlacın etkisi uzun sürerek sertlik devam edebilir. Sertliğin dört saatten uzun sürmemesi gerekli. Aksi takdirde penis içinde oksijen azalarak dokuya zarar verebilir. 
Bu tedavi yöntemiyle ortalama başarı yüzde 60-65 arasında. Gelelim kullanılan ilaçların özelliklerine… Papaverin en az etkili olandır, ancak en ucuzudur. Prostaglandin E1 en etkili ve pahalısıdır. Papaverin daha fazla yan etki yaratıyor. İkili-üçlü karışımlar kullanarak yan etki oranı düşürülebilir. Ayrıca karışımla hem ilacın etkinliği artar hem de maliyeti azaltılır. 

İğneyi herkes kullanabilir mi? 
Kan hastalığı veya kanama problemi olanlar, penis içinde doku sertliği bulunanlar (Peyronie hastalığı), el becerisi düşük olanlar kullanmamalı. 
İğne korkusu olanlarda tedaviye alışmak mümkün olmayabiliyor. Avantajı hızla sertlik oluşması. Dezavantajı ise ilacı üzerinizde taşıma zorluğu, iğne yapılan yerde kısa süren ağrı hissi veya sertlik olması. 
İdrar yoluna yapılan ilaçlar nedir? 
İdrar yolu içine sertleşme sağlayan 'prostaglandin E1' denilen bir madde jel gibi uygulanıyor. Türkiye'de bu ilaç yok.
 
Bu yöntemlerden fayda görmeyen hastaların tedavi şansı var mı? 
Ağızdan kullanılan ilaçlar, vakum cihazı veya kendi kendine iğne tedavisinden fayda görmeyen ya da kabul etmeyen hastalara, psikojenik (ruhsal) sertleşme sorunu olup psikiyatrik tedaviden uzun süre yarar görmeyen hastalara, şiddetli peyronie hastalığı olanlara ve orak hücreli anemide penis protezi (mutluluk çubuğu) ameliyatı öneriliyor. Penis protezleri silikondan yapılır. Bükülebilir ve şişirilebilir olan iki türü vardır. 
Bükülebilir penis protezi nedir? 
Penisin kanla dolan iki silindir şeklindeki yapısı içine yerleştirilen ve sertleşmeyi sürekli sağlayan bir protezdir. Büküldüğünde hasta giysilerini giyebilir. Ucuz ve kullanımı kolaydır. Penisin sönük haline dönememesi ve doğal görünmemesi ise dezavantajıdır. 
Ya şişirilebilir protezler… 
Hidrolik sistem esasına göre çalışır. Penis içine yerleşen iki silindir, deposu ve pompası olan sistemler. Şişirilebilen protezler iki ve üç parçalı olmak üzere iki çeşit. İki parçalı penis protezinde iki silindir ve bir pompa var. Üç parçalı da bir de depo kısmı var. Şişirilebilen iki silindir penis içine, depo karın içine pompa ise torba içine, testis (yumurtalık) yanına cilt altına yerleştirilir. Bu parçaların hiçbiri dışardan görülmez. Pompa kısmı sıkılarak depodan sıvı penise dolar. Pompa üzerindeki bir düğmeye basılınca da sönük haline döner. 

Protez kimlere takılabilir, ameliyat riskli mi? 
Penis protezi erişkin, kanser tanısı ve enfeksiyonu olmayan, beklentisi yüksek hastalara takılabilir. Psikiyatrik rahatsızlığı olanlar ve el becerisi olmayanlarda uygun değil. Ameliyat sonrası enfeksiyon gelişmesi ve vücudun protezi reddetmesi mümkün. Enfeksiyon riski yüzde 2-3. Yeni geliştirilmiş protezlerin dışı antibiyotik kaplı. Bu da enfeksiyon riskini çok azaltıyor. 
Ameliyat ne kadar sürüyor? 
Yaklaşık bir saat. Hastanede kalma süresi bir-iki gün. İlk 1.5 ay bakım çok önemli, ilişki önerilmiyor. 
Protezlerin ömrü var mı? 
Protezler hayat boyu kullanılabilir. Mekanik parçalarda bozukluk gelişme riski yüzde 5 civarında. 
Protezlerin fiyatı ne kadar? 
Modele göre değişiyor. Hastane ve doktor ücreti hariç olarak bükülebilir protezler 1000-1500 YTL. Şişirilebilir (balonlu) protezler 3.5-5 YTL. Şişirilebilir penis protezlerinin yüzde 80'ini devlet karşılıyor. 

Sertleşme sorunu yaşayan bazı erkeklerin eşleri bunu görmezden geliyor. Bir kısmı, mevcut ilişkinin kendisine yettiğini söylerken, sertleşme sorununu eşinin kendisini sevmemesi olarak algılayan da var

Yatak odasındaki sorunlar, genellikle tek taraflı olmuyor. Tamamen sağlıklı bir erkek, kendisine yakınlaşmayan, uyarmayan bir kadın karşısında sertleşme sorunu yaşayabilir. Bazı durumlarda da kadın, sertleşme sorunundan kendisini sorumlu görür, eşinin artık kendisini sevmediğini düşünür


Erkekte görülen sertleşme sorununda kadının rolü var mı? 
Cinsel ilişki daima iki kişiyi ilgilendiren bir durum. Cinsel işlev bozukluğu şikâyetiyle gelen bir çiftte erkeğe yoğunlaşmak kolay, ancak erkeğin cinselliğinin bir kısmı eşiyle iletişimine bağlı. Kadının cinsel ilişkiye nasıl yaklaştığı önemli. Tamamen sağlıklı bir erkek, kendisine yakınlaşmayan, uyarmayan bir kadın karşısında sertleşme sorunu yaşayabilir. Bu durum özellikle sertleşmesi sınırda olan erkeklerde daha belirgin. Sık görülen bir durum da şu: 
Çoğu zaman sertleşme sorunu yaşayan bir çift şehir dışında veya rahat bir ortamda sorun yaşamıyor. Stres ve sorumluluklardan uzaklaşmak, kadının daha istekli ve aktif olmasını sağlayabilir. Bu da erkeğin uyarılma derecesinin artmasıyla sonuçlanır. Erkeğin sertleşebilmesi ve kadının cinsel olarak buna cevap verebilmesi ancak sakin ortamda ve cinselliğe zaman ayrıldığında mümkün.
 
Tedaviye eşler birlikte mi gitmeli? 
Mutlaka gerekli değil. Ama ilk basamak tedavilerine cevap alınamazsa kadının da görüşmeye gelmesi uygun. Bazen durumu izah ederken erkek farklı, kadın tamamen farklı değerlendirmede bulunabilir. 
Erkek için kısmen yeterli gördüğü bir sertlik, kadın için hiç yeterli olmayabilir. Veya kadının hiçbir şikâyeti yokken erkek kendisini yetersiz görüyor olabilir. Kadının erkek için önerilen tedaviyi, davranışları bilmesi sorunu birlikte kabullenmeleri ve tedaviye uyum açısından çok önemli. 

Kadının eşe yaklaşımı nasıl olmalı? 
Erkekte sertleşme sorunu başladığında eş veya partnerinin üç davranış biçimi var. 
İlk ve en sık görülen, kadının sorunu görmezden gelmesidir. Erkek durumundan bahsettiğinde de 'Sen söyleyene kadar farkına bile varmadım. Ancak, benim için önemli değil' diyebilir. İkincisi, kadın mevcut sertleşmenin kendisi için yeterli olduğunu ama sorun erkek için önemli olduğu takdirde yardımcı olacağını söyleyebilir. 
Son olarak, kadın bu olaydan etkilendiğini yıkıcı bir biçimde belli edebilir. Olayı da genellikle iki biçimde yorumlar. Ya 'Cinsel cazibemi yitirdim ve sorun benden kaynaklanıyor', ya da 'Eşim enerjisini başka bir alanda ve başka kişiyle kullanıyor' şeklinde düşünür. Birinci ve üçüncü yaklaşım mevcut durumu daha da kötüleştirebilir. Burada erkeğin ihtiyacı anlayışlı ve destekleyici olan ikinci yaklaşımdır. 
Peki bu durumdaki bir erkek kadına nasıl davranmalı? 
Aslında kadının cinsel sorun yaşama riski, erkeklerin sorunundan daha az ya da önemsiz değil. Ancak sertleşme sorunu olduğunda kadın tarafından önem verilen nokta, eşinin kendisini hâlâ sevdiğini ve istendiğini bilmesidir. Kadın, sertleşme sorununun kendi hatası olmadığını ve eşinin hâlâ kendisiyle ilişki istediğini bilmek ister. Kadının ikinci ihtiyacı kişisel cinsel tatminidir. Çoğu erkeğin kafasında 'Seks eğer orgazmla sonlanmamışsa seks değildir' düşüncesi var. Bu kadın için her zaman doğru değil. Kadınların dörtte biri hayatında hiç orgazm yaşamazken, her 
ilişkide orgazm yaşayan kadın sayısı çok az. 
Erkeğin amacı her seferinde eşine orgazm yaşatmak olduğu takdirde başarısızlık kaçınılmaz. Kadın için yakınlaşma daha ön planda. Ancak, orgazm için bilinmesi gereken şey şu: Sadece vajinal uyarıyla orgazm olabilen kadın sayısı az. Uyarının vücudun diğer noktalarına da yoğunlaşması gerekir. 

Kadın cinsel işlev bozukluğu nedir? 
Geçmişte kadının pasif rolü olduğu ve kadın cinsel işlev bozukluğunun olamayacağı düşünülürdü. Erkek sertleşme ve sorunlarıyla ilgili yapılan çalışmalarda hem sistemin nasıl çalıştığı hem de sorunların sebepleri çok iyi aydınlatılabildi. Bu nedenle son beş-altı yıldır kadın cinsel işlevi ve bozukluklarıyla ilgili çalışmalar yoğunlaştı. Erkekte olduğu gibi kadında da cinsel işlev döngüsü istek, uyarılma, orgazm ve gevşeme (memnuniyet) olmak üzere dört aşamalıdır. Cinsel işlevi ilgilendiren istek, uyarılma, orgazm bölümlerinden biri veya birkaçının oluşmaması ve cinsel ilişki sırasında ağrı, kadın cinsel işlev bozukluğu olarak tarif edilir. 
Kadının cinsel yanıtı nasıl olur? 
Kadın cinselliği cinsel isteğin olmasıyla başlar. Cinsel isteği erkeklerde olduğu gibi kadında da testosteron denilen erkeklik hormonu sağlar. Kadında erkekten çok daha az miktarda erkeklik hormonu var ve bu cinsel istekle alakalı. İstek olduğunda uyarılma başlar. Uyarılma aşamasında cinsel organa kan akışında artış olur. Dış dudaklar ve klitoris büyür, vajen (hazne) kayganlaşır. Göğüs duyarlı hale gelir. Vücut ilişkiye hazır olur. Haz yoğunlaşmasıyla orgazm oluşur. Kadınlarda orgazm sırasında rahimde ve tüm vücutta kasılmalar oluşur ve prolaktin, oksitosin gibi hormonlar salgılanır. Beyinde salgılanan seratonin maddesi mutluluk yaratır. Son olarak da gevşeme olur. 

19 soruda kadınların cinsel işlevi test ediliyor 

Kadın cinsel işlev bozukluğu sık görülen bir durum mu? En sık hangi şikâyetler görülüyor? 
Erkeklerde olduğu gibi yaş ilerledikçe sıklığı artıyor ve ilerleyici özelliği var. Toplumda genellikle yüzde 40-45 oranında görülüyor. En sık görülen şikâyet cinsel istek azlığıdır, her üç kadından birinde bu soruna rastlanıyor. Cinsel uyarılma bozukluğuna bağlı gelişen kayganlıkta azalma her dört kadından birinde; orgazm bozukluğu ise kadınların yüzde 30'unda görülüyor. Bunların dışında ilişkiye bağlı ağrı, vajinismus, cinsel tiksinti bozukluğu ve ilişki dışı ağrı şikâyetleri görülebiliyor. 
Kadınlardaki cinsel sorunların sebepleri neler? 
Diyabet, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, menopoz, geçirilmiş cerrahi tedaviler, cinsel travmalar, stres ve eş/partner ilişkileri en sık 
görülen sebeplerdir. Pek çok sorunun temelinde erkeklerde olduğu gibi fiziksel bozukluğun yanı sıra psikolojik sebepler de yer alır. 
Kadındaki cinsel işlev bozukluğu nasıl teşhis edilir? 
Tıbbi ve cinsel işlev hikâyesi en önemli tanı aracıdır. Cinsel işlevin hangi aşamasında sorun olduğunun belirlenmesi için geliştirilmiş sorgu 
formlarından yararlanıyoruz. Bu formda cinsel istek, uyarılma, kayganlık, orgazm, genel tatmin ve ağrıyla ilişkili 19 soru yer alıyor. Bu form diyabet, kardiyoloji gibi değişik polikliniklerde şikâyetini dile getirmeyen hastaları bilinçlendirmek üzere hazır bulunduruluyor. Hemşireler aracılığıyla yardım talep edenlere formu doldurmaları teklif ediliyor. İleri tetkik olarak kan testleri (kan şekeri, kan yağ düzeyleri, östrojen, testosteron, tiroid hormonları gibi) ve gerekli olduğu takdirde vajen asiditesi, kan akışının ölçümü, sinir iletisi gibi bazı özel testler de yapılıyor. 

Kadınlarda cinsel isteksizliğin hem psikolojik hem fiziksel nedenleri var. Hormon eksikliği, tedavisi kolay fiziksel nedenler arasında

Kadınlardaki cinsel sorunların fiziksel sebepleri var mı? 
Erkeklerde olduğu gibi kadınlarda da cinsel işlevi etkileyen fiziksel sebepler var. Örneğin şeker hastalığı olan bir kadının hem sinirlerinde hassasiyet azalabilir, hem de damar yapısı bozulabilir. Bu da genital organların kanlanmasında ve his algılamasında azalmaya yol açar. Ortaya çıkan sorun kayganlığın oluşmasını zorlaştırır; ilişki sırasında kuruluk, ağrı yaratabilir. 
Bir başka örnek, sık vajinal enfeksiyon geçiren kadınlardan verilebilir. Örneğin mantar enfeksiyonları klitorisi örten deride büzülmeye, klitorisin gömük kalması sonucu uyarılmada azalmaya neden olabilir. Bunlar fizik muayenede teşhis edilebilir.

Yaygın isteksizlik nedenleri ne? 
Cinsel isteksizlik hormonal dengesizlikten, kronik hastalıklardan olabileceği gibi psikolojik nedenlerden, kullanılan ilaçlardan ve eş ilişkilerindeki bozukluktan kaynaklanabilir. Erkeklik hormonu olan testosteron kadınlarda da cinsel istekten sorumludur. Özellikle yaşla birlikte bu hormon azalabilir, bu da cinsel isteksizlik ortaya çıkarabilir. Kadında androjen (testosteron) eksiği olduğunda cinsel isteksizliğe depresyon da eşlik edebilir. Cinsel isteksizlik olduğunda vajinal kuruluk, ağrılı cinsel ilişki ve orgazm olamama görülebilir. 

Kadında androjen eksikliğinin belirtileri var mı? 
Evet. Kendini iyi hissetmeme, açıklanamayan sürekli yorgunluk hali, hafızada zayıflama, cinsel isteksizlik, vajinal kuruluk belirtiler arasında. Daha ileri dönemde kas gücünde azalma ve kemik erimesi oluşur. 
Cinsel sorunların psikolojik nedenleri neler? 
Cinsellikle ilgili bilgi eksikliği cinselliği benimsemeyi, bundan keyif almayı engeller. Eş/partner iletişimindeki yetersizlik ya da bozukluk da cinsel sorunlara yol açabilir. Ayrıca depresyon ve kaygılar da cinsel fonksiyon bozukluğuna yol açar. 
Menopoz cinselliği nasıl etkiliyor? 
Menopozda östrojen hormonunun ani düşüşü söz konusu. Böylece vajinal kan akımında azalma, ciltte incelme ve genital duyularda azalma meydana gelir. Vajinal kuruluk oluşur. Tüm bunlar ilişkiyi zorlaştırır. 

Kadınlardaki cinsel sorunlar nasıl tedavi ediliyor? 
Altı başlıkta toplanabilir. Öncelikle cinsel bilgi eksikliğinin giderilmesi için danışmanlık, gerekirse seks terapisi yapılır. Hormon eksikliklerinin giderilmesi için hormon tamamlama tedavileri, damar genişletici ilaçlar, merkezi sinir sistemine etkili ilaçlar, mekanik araç kullanımı ve alternatif tedavi yöntemleri seçenekler arasında.
 
Hormon tamamlama tedavisi nedir? 
Hormon tedavisi genellikle menopoz sonrası kadınlara kullanılır. Kullanılan başlıca hormonlar östrojen ve androjendir. Östrojen menopoz döneminde görülen sıcak basmasını giderir, osteoporozu azaltır, vajen duvarını kalınlaştırır, kan akışını artırır, vajinal kayganlıkta artışı sağlar. Östrojenle testosteron birlikte kullanıldığında cinsel istek de olumlu etkilenir. Östrojen ve testosteronun birlikte kullanıldığı pek çok çalışmada cinsel istekte, uyarılmada ve orgazmda artış olduğu bildiriliyor. DHEA kadın cinsel işlev bozukluğu tedavisi için kullanılan bir başka androjendir. 

Kadın cinsel işlev bozukluğu tedavisinde ne tür cihazlar kullanılıyor? 
Uyarılmada zorluk yaşayan kadınlarda EROS adı verilen klitoral vakum cihazı kullanılabiliyor. Bu cihazın klitoris üzerine uyan bir başlığı var; kişinin ayarladığı şiddette vakum yaratarak klitorisin kanla dolmasını sağlıyor. Bu cihaz dışında radyoterapi görmüş ve vajinal darlık gelişmiş kadınlarda vajinal genişleticiler kullanılabiliyor. 

Uzunca bir süre sekse ilginin azalması, hiç cinsel hayal kurulmaması, istek olmaması durumunda kadınlarda cinsel fonksiyon bozukluğundan söz ediliyor. Çaresi, seks terapisi…
Birçok kadın her ne kadar sekse ilgilerindeki azalmayı sorun olarak görmese de, aslında bu tedavi gerektiren bir sorun sayılıyor.
 

Kadınlarda ne zaman cinsel istek bozukluğundan bahsedilir? 
Uzun süre cinsel fantezi, arzunun olmaması veya zayıf olması durumunda kadında cinsel istek bozukluğundan bahsederiz. Sevişme isteğinin yanında cinsel hayaller kurmak, cinsel konularla ilgilenmek gibi bir istek de ya hiç yoktur ya da seyrektir. Sevişme veya mastürbasyon sırasında uyarılma belirtileri ya zayıftır ya da hiç gerçekleşmez. Ayrıca cinsel haz da ortaya çıkmaz veya çok zayıftır. Orgazm genellikle olmaz. 
Hangi yaşlarda ortaya çıkar? 
Erişkinliğin başından beri olabileceği gibi sonradan da çıkabilir. Başlangıçta normal bir isteğin bulunduğu bir dönemin olması, cinsel isteksizliğin sonradan gelişen bir nedene bağlı olduğunu düşündürür. Bu durum büyük olasılıkla tedaviye iyi yanıt verir. Ergenliğin başından beri olan cinsel isteksizlikte daha ciddi etkenler vardır. 

Cinsel istek bozukluğu niye olur? 
Nedenleri biyolojik ve psikolojik olarak ikiye ayırabiliriz. Biyolojik nedenler içinde hastalıklar ve ilaçlar bulunur. Koroner yetmezlik, kalp krizi, böbreküstü bezlerinin fazla ya da az çalışması, cinsellik hormonlarının azlığı, tiroid hormonlarının azlığı ya da artışı, epilepsi, beyin kanamaları gibi rahatsızlıklar cinsel ilgiyi azaltabilir. Ayrıca depresyon ilaçları, lityum, bazı tansiyon ilaçları, psikoz tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar cinsel isteği azaltabiliyor. 

Peki psikolojik nedenler nedir? 
En önemlilerinden biri kişilik bozuklukları. Bazı kişiler genel olarak haz almaktan, mutlu ve keyifli olmaktan kaçınırlar. Kendilerini acılarla dolu, talihsiz bir kurban olarak hissederler. Bu kişiler keyifli olan ve zevk veren birçok şeyden olduğu gibi cinsel haz almaktan da kaçınırlar. Bu kişilerde cinsel isteksizlik çoğunlukla ergenliğin başından beri vardır. Böyle bir durumda kısa seks terapisi yararlı olmayabilir ve daha uzun süreli terapi gerekebilir. Bir diğer önemli neden, cinsel kimlik veya yönelim sorunlarıdır. Cinsel ilgileri kendi cinsine yönelik olarak gelişen bazı kadınlar bu arzularını bastırırlar veya gizlerler. 
Depresyon isteksizliğe yol açar mı? 
Evet. Depresyon başta olmak üzere birçok psikiyatrik rahatsızlık cinsel isteği azaltır ya da geçici bir süre ortadan kaldırır. Cinsel isteği olumuz etkileyebilecek diğer psikiyatrik rahatsızlıklar şöyle sıralanabilir: Yaygın anksiyete bozukluğu, obsesif-kompülsif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, panik bozukluk, özellikle anksiyetenin yoğun olduğu dönemlerde şizofreni. 

Stres neden olabilir mi? 
Stres ve üzüntü kaynağı olan yaşantılar cinsel isteksizlikte önemli rol oynayabilir. Yas, ekonomik güçlükler, bir yakının hastalığı gibi olaylar cinsel isteği azaltabilir. 
Yaş faktörü ne kadar etkili? 
Belli yaş dönemlerinde cinsel yaşamlarının biteceğine ilişkin yanlış düşünceleri olan ya da yaşın getirdiği değişikliklerden utanan kadın isteğini göz ardı etmeye çalışabilir. Ayrıca kilo alımı, sarkmış göğüsler gibi fiziksel değişikler ve çekiciliğin kaybı gibi düşünceler sekse ilgiyi azaltabilir. 
Eşe ilgi kaybı isteksizlik nedeni mi? 
Birçok çift birlikteliklerinin ilerleyen dönemlerinde birbirlerine eskisi kadar cinsel ilgi duymamaya başlar. Birbirinde aradığını bulamamak, eşiyle mutlu olamamak, kızgınlıklar, hayal kırıklıkları gibi genel ilişkideki sorunlar cinsel isteğe olumsuz yansır. 

Cinsel isteksizlik nasıl tedavi edilir? 
Kadın işlev bozuklukları seks terapisine çok iyi yanıt verir ve başarıyla tedavi edilebilir. Seks terapileri haftada bir olmak üzere ortalama sekiz seans sürer, yani iki ayda tamamlanır. İstek bozukluğunda eğer sorun güncel nedenlerden değil de daha eski yaşantı ve çatışmalara bağlıysa başarı oranı biraz düşebilir. Ancak standart cinsel tedaviyle iyileştirilemeyen kadınlarda daha uzun süreli terapilerle oldukça başarılı sonuçlar alınıyor. Cinsel istek azlığı psikiyatrik bir hastalığa ya da onun tedavisinde kullanılan ilaçlara bağlıysa, öncelikle hastalığın cinsel isteği etkilemeyen bir ilaçla tedavisi gerekir. Psikiyatrik rahatsızlık düzelme gösterdiği halde cinsel isteksizlik devam ediyorsa seks terapisi ya da soruna yönelik özel yaklaşımlar gerekebilir. 

Hiç orgazm olmamış kadına iki ayda tedavi 

Orgazm bozukluğu tanısı ne zaman konulur? 

Eğer ilişkide sürekli ve tekrarlayan biçimde orgazm gerçekleşmiyorsa ya da çok nadiren oluyorsa bu durumda orgazm bozukluğundan söz ederiz. Hayatında hiç orgazm olmamış ya da çok nadir orgazm olmuş kadınlar var. Kadınların bir kısmı mastürbasyonla orgazm olabilir ama aynı şeyi cinsel birleşme sırasında yaşayamazlar. Mastürbasyonla orgazm olabilen kadınlar tedaviye daha kolay yanıt verir. 
Sık görülen bir sorun mu? 
Cinsel birleşmeyle orgazm olamama kadınlarda çok yaygın bir sorun. Birçok araştırma kadınların yüzde 40-60 kadarının orgazm olamadıklarını gösteriyor. Sorun bu kadar yaygın olmasına karşın bir uzmana başvuru oranı yüksek değil. Kadınlar cinsel haz alma ve doyuma ulaşmayı pek önemsemiyor. Eğer cinsel birleşme oluyor ve erkek açısından bir memnuniyetsizlik yoksa kadınlar da bir sorun yokmuş gibi davranmayı, hatta orgazm taklidi yapmayı tercih ediyor. Birçok araştırmaya göre cinsel sorunu olan kadınların evlilikleri yüzde 83 oranında mutlu. 
Bazı kadınlar neden orgazm olamaz? 
Ameliyatlar nedeniyle vajinanın yapısı bozulan ya da omurilik lezyonu olan kadınlarda orgazm bozukluğu gelişebilir. Ancak orgazm yetisi vajinanın boyutu veya pelvis kaslarının (vajina bölgesi kasları) gücüyle bağlantılı değil. Bir de psiko-sosyal nedenler var. 
Nedir bunlar? 
Örneğin orgazm bozukluğu olan kadınlarda yetersizlik duyguları ve olumsuz beden imgesi daha sık görülür. Bu kadınlar cinselliklerinden, ilişkilerinden ve cinsel aktivitelerinin tipinden pek memnun değildir. Yine baba-kız ilişkisindeki olumsuzluklar orgazm bozukluğuna neden olabilir. Ayrıca geleneksel kadın rolünün dışına çıkamamak da orgazm bozukluğunda önemli rol oynuyor. Bu gruptaki kadınlar cinsellikle ilgili her türlü duygu ve davranışlarını kontrol eder, cinselliklerini sadece eşlerine yanıt vermekle sınırlar. 
Orgazm yetisi yaşla birlikte artar mı? 
Evet. 20'li yaşlarda fazla cinsel deneyimi olmayan kadınlarda cinsel birleşmeyle orgazm daha azdır. 

Bozukluk nasıl tedavi edilir? 
Tedavinin iki basamağı var. Önce kadının yalnız başına sonra da eşiyle birlikte orgazm olması planlanır. Tedavide önce çiftin sevgi ve yakınlık konusunda iletişim ve deneyimlerini artıracak ödevler verilir. Hiç orgazm yaşamamış bir kadınla terapinin ilk hedefi, engelleyici tüm çevresel etkenleri yok etmektir. Orgazm sorunu seks terapisiyle iki ayda tedavi ediliyor. 
 

Radikal gazetesi Arşivinden Alıntıdır.

Empotans (Sertleşme Sorunu)

İktidarsızlık kavramı bir çok kavramı içinde barındırır. Erken boşalma, sertleşme sorunu, cinsel birleşme kuramama, cinsel isteksizlik, kısırlık gibi kavramlar bu hastalık başlığı altında toplanabilir. Çok kimse eşcinselliği bile sertleşme sorunu olarak görür.1980'li yılların başına kadar iktidarsızlık dahil tüm cinsel işlev bozuklukları iktidarsızlık diye değerlendiriliyordu. Bütün cinsel sorunlar tek bir sorunmuş gibi algılandı.

Bir çok erkek bu sorunu için doktora gitmeye çekinir. Bunun nedeni hastanın iktidarsız dalgasını yemek istememesidir. Çünkü ülkemizde iktidarsızlık kelimesi aşağılayıcı bir damga ifade ediyor. Bu yüzden iktidarsızlık lafını dikkatli kullanmak gerekiyor.

İktidarsızlık, erektil disfonksiyon, cinsel işlev bozukluğu, empotans denilen sertleşme bozukluğu penisin erekte yani dikleşme fonksiyonunu yerine getirmemesidir. Penisin cinsel birleşmeyi sağlayacak yeterli sertliği koruyamamasıdır. Dikleşmeyen penis cinsel faaliyetini yerine getiremiyor demektir. Ereksiyon fonksiyonu kanın penisin sünger dokusuna dolması sonucu meydana gelir. Fakat fonksiyona ekili bir çok etken vardır. Ereksiyon için beyinden, omurilikten ve bölgesel sinirlerden uyarıcı gelmesi gerekir. Buna göre penis damar, sinir ve kasların, beyin, omurilik ve kanın normal olması gerekir. Bunlardan her hangi birinin bozuk olması sertleşme sorununa neden olur.

Bunun yanında psikolojik nedenler, ruhi gerginlik, bedensel ve ruh yorgunluğu, stres sertleşme sorunu yapabilir. Bazen hiç sebep yokken sertleşme sorunu olabilir. Bu nedenle erkekte sertleşme sorunu var demek için 3 aylık bir geçmişi olması gerekir. Erkeğin üç ay boyunca cinselliği arzuladığı halde ilişki sırasında yeterli sertliği sağlayamaması durumunda sertleşme sorunu var denir. Yaşla ilgisi vardır. İktidarsızlığın görülme oranı 70 yaşında yüzde 20, 75 yaşında ise yüzde 50'ye kadar yükseliyor. Erkeklerin %80 hayatlarının bir döneminde bu şikayete maruz kalabiliyor.

İktidarsızlık, erektil disfonksiyon, cinsel işlev bozukluğu, empotans denilen sertleşme bozukluğu penisin erekte yani dikleşme fonksiyonunu yerine getirmemesidir. Penisin cinsel birleşmeyi sağlayacak yeterli sertliği koruyamamasıdır. Dikleşmeyen penis cinsel faaliyetini yerine getiremiyor demektir. Ereksiyon fonksiyonu kanın penisin sünger dokusuna dolması sonucu meydana gelir. Fakat fonksiyona ekili bir çok etken vardır. Ereksiyon için beyinden, omurilikten ve bölgesel sinirlerden uyarıcı gelmesi gerekir. Buna göre penis damar, sinir ve kasların, beyin, omurilik ve kanın normal olması gerekir. Bunlardan her hangi birinin bozuk olması sertleşme sorununa neden olur.

Bunun yanında psikolojik nedenler, ruhi gerginlik, bedensel ve ruh yorgunluğu, stres sertleşme sorunu yapabilir. Bazen hiç sebep yokken sertleşme sorunu olabilir. Bu nedenle erkekte sertleşme sorunu var demek için 3 aylık bir geçmişi olması gerekir. Erkeğin üç ay boyunca cinselliği arzuladığı halde ilişki sırasında yeterli sertliği sağlayamaması durumunda sertleşme sorunu var denir. Yaşla ilgisi vardır. İktidarsızlığın görülme oranı 70 yaşında yüzde 20, 75 yaşında ise yüzde 50'ye kadar yükseliyor. Erkeklerin %80 hayatlarının bir döneminde bu şikayete maruz kalabiliyor. 

Sertleşme probleminin sebepleri nelerdir?

  1. Hormonal Nedenler: Beyin ve testis dokusunun salgılamış olduğu hormonların eksiklikleri. Testosteron (erkeklik hormonu), Prolaktin ve FSH (yumurtayı uyarıcı hormon) eksikliği sertleşme den sorumlu hormonlardır.
  2. Guatr ve tiroit bezi hastalıkları dolaylı olarak sertleşme sorunu yapabilir.
  3. Norojenik Nedenler: Beyin ve omurilikten gelen sinirlerin penis kaslarını çalıştırmaması sonucu meydana gelir. Bu sinirlerin alkol, şeker hastalığı, vitamin yetersizliği gibi etkenlerden dolayı yapısal bozukluklarda penis sinir, kas ve damar çalışma düzenini bozar.
  4. Damarsal Nedenler:
    4.a. Atardamar sebepleri: Penise gelen kan miktarının azalması sonucu olur. Bir penisin sertleşmesi için penis kan akımının 7 kat artması gerekmektedir. Tam sertleşmede damar basıncı 100 mmHg dır. Bu kanın gelmesini engelleyen damar cidarının kalınlaşması veya herhangi bir seviyede tıkanıklık sertleşme bozukluğuna neden olur.
    4.b. Toplar Damar Sebepleri: Sertleşmede toplar damarlarında rolü büyüktür. Bu damarlarda kan birikmeyecek olursa sertleşme olamayacağı gibi erken boşalma gibi şikâyetlerde meydana gelir.
  5. Psikolojik Sebepler: Performans kaygısı, başarısızlık korkusu, ön sevişmenin kısıtlılığı, travmatik cinsel deneyimler, bozuk aile ilişkileri, ortam şartları uygunsuzluğu, utangaçlık, çekingenlik, kültürel özellikleri, cinselliğe bakış açısı, eşiyle ilişkisi, işyerindeki problemler, sertleşme sorununa neden olan psikolojik nedenlerdir. 
  6. İlaçlar: Tansiyon için kullanılan ilaçlar bu duruma sıklıkla yol açar. Bazı kalp krizi önleyici ilaçlar, idrar söktürücü ilaçlar, depresyon önleyici ilaçlar, sinirleri yatıştırıcı bazı ilaçlar, bazı hormon ilaçları sertleşme sorununa neden olur. Uyuşturuculardan kokain, eroin, marihuana sertleşme problemine neden olur.
  7. Ayrıca sigara damar sertliği yaparak, alkol sinirlerin yapısını bozduğundan dolayı empotans nedendir.
  8. Alkol sinir uçlarını bozduğu için beyinden gelen uyarılara cevapsız kalan penis sertleşme sorunu yapar.
  9. Dış müdahale ile meydana gelen empotans: Karın büyük ameliyatları, böbrek nakli, şua tedavileri, bel fıtıklarının ameliyatları, mide barsak ameliyatları, prostat kanserlerinden sonra prostatın tümden çıkarılması., penis ameliyatları sonucu empotans meydana gelebilir.
  10. Diğer Hastalıklar: 
    Şeker hastalığı: Sertleşme problemi yapan en sık görülen hormon hastalığıdır. Hem sinirleri hem de damarları bozarak olumsuz etki yapar.
    Kolesterol damar sertliği yapığı için sertleşme sorunlarına neden olur.
    Kan hasatlıkları, kansızlık, aneminin bazı şekilleri sertleşme sorunu yapar.
    Böbrek hastalıkları: Böbrek yetmezliği nedeni ile diyalize (Böbrek makinesi) giren hastaların % 50 sinde empotans meydana gelir. Kanda erkeklik hormonunu düşmesi ve birçok ilaç kullanımı nedeni ile olur.
    Diğer hastalıklar: Kalp krizi geçirenlerde, safra kesesi ameliyatı olanlarda, Karaciğer hastalığı olanlarda, bazı kanser hastalıklarında sertleşme problemleri olur.


Sertleşme Probleminin Tedavi nasıl yapılır?

Tedavi her şeyden önce nedene yöneliktir.

  1. İlaçlar: Atar damar yetersizliklerinde damar içerisine damar büzücü ilaçlar verilir. Amaç daha çok kan gelmesi ve kanın penis içerisinde daha çok kalmasını sağlamaktır. Birleşmeden hemen önce yapılır. 30 dakika ile 1 saatlik sertleşme sağlanır. Bu da amaca uygundur.
  2. Vakum yöntemi: Vakum meydana getiren bir alet ve kavanoza benzeyen bir aygıtın içerisine penis konulur. Aletin vakumu sayesinde kan penis içerisine dolar. Bu sırada penis kök kısmına elastik bandajlar yerleştirilerek kanın geri kaçması önlenir. Yapılan bu işlem penisin sertleşmesini sağlar. % 60- 70 başarı sağlasa da kullanımı pratik değildir. Yan etkileri fazladır.
  3. Cerrahi Yöntemler: Şayet damar darlığı varsa ameliyat ile bu giderilir. Şant ameliyatları denilen bazı ameliyatlar ile penisin içyapısındaki damarlar karnın çeşitli damarları ile ağızlaştırılarak penisin daha çok kanlanması sağlanır.
  4. Penis Protezleri: Protezden önce mutlaka diğer metotlar uygulanmalı ve sonuç alınamazsa denenmelidir. Penis içerisine takılan çok çeşitli protezler vardır. Hidrolik prensiplerine göre çalışan protezler de vardır. Protezin bir ucuna balon konulur.Alet içerisinde sıvı vardır. Penisin sertleştirmek istendiği zaman bu balon pompalanarak protez şişirilir ve sertleşme sağlanır. 
  5. Hormonsal Tedavi: Erkeklik hormonu ve diğer hormonlar ancak bu hormon yetersizliğinde kullanılır.
  6. Psikolojik Tedavi: Psikoanalitik, hipnoz, davranış bozukluğu tedavileri bir psikiyatrisi uzmanı yardımı ile sağlanır. Eşi ile birlikte yanlış bildikleri bir şey varsa bunun doğrusu öğretilir. 
  7. İlaç tedavisi: Günümüzde bu amaçla kullanılan iki ilaç vardır 
    7.a. İndoialkilamin: Cinsel iştah açıcı bir ilaçtır. Penisin kanlanmasını sağlar.
    7.b. Sildenafil: Çok popüler olarak kullanılmaktadır. Sonuç % 60 olarak bildirilmişti. Damar genişletici kalp ilaçları ile birlikte kullanılmamalıdır. En iyisi bir doktor gözetiminde alınmasıdır.

 

Özetleyecek Olursak:

Sertleşme nedenleri 3 ana başlık altında toplanır.

  1. Patolojik: Penisin damar veya yapısal bir bozukluğu.
  2. Fizyolojik: Penis fonksiyon bozukluğu.
  3. Psikolojik: Stres ve heyecan gibi sebepler 

Bu sebeplerin ayrımını yapmak için bazı tetkik ve tahlillere ihtiyaç vardır. Sertleşme şikâyetleri olan kimselerde hemen psikolojik teşhisi konulmamalıdır. Yapılabilecek tetkik ve tahliller şunlardır. Penis doppler ultrasonu, penisin uyaranlara cevap verme testleri, kanda bilhassa testosteron hormonu olmak üzere bütün hormon tahlilleri, geniş biyokimya ve kan sayımı tahlili.

Bu tetkik ve tahlillerde bir şey bulunursa tedavi buna göre yapılır. Ama bir şey tespit edilmezse psikolojik kabul edilir. Bu durumda da bir psikiyatri uzmanından yardım alınır.

 

Göster
Gizle