Home - / - Tag Archives: penis

Tag Archives: penis

Porno ve Genelev

Porno ve zararları
Seks görüntüsü içeren cinsel sahneleri televizyon, sinema ve internet gibi medya araçlarıyla seyretmektir. Pornografi sahnelerinde seks öğeleri açıkça gösterilir. Erotik sahnelerde ise seks ögeleri gösterilmez ama  insanı şehvete getirecek her türlü metot kullanılır. Pornografi bazı ülkelerde yasaldır. Türkiye de ise yasal olmayıp mahkeme kararı ile bu siteler kapatılmaktadır.

İnternetin %12 si pornografik öğeler barındıran seks siteleridir. Porno bağımlılığı her yaşta görülmekte olup, gençler arasında daha yaygındır. Bazı gençler günde 3-4 saat porno seyretmektedirler. Bazı çalışmalarda ve yapılan istatistiklerde kızların da porno bağımlısı olabildikleri görülmektedir.

Erkeklerin çoğu pornoyu mastürbasyonda uyarıcı olarak kullanır. Hem porno hem masturbasyon sonucunda suçluluk duygusu, utanma, pişmanlık ve aşağılanmışlık duygusu gibi acıları çekerler.

1- Porno Seyretmenin tıbbi sakıncaları:
Bilimsel çalışmalar pornografi izleyen bireylerin, beyinlerindeki gri maddenin küçüldüğünü göstermektedir. İnsanların beyni sonradan mı küçülüyor yoksa beyni küçük olduğu için mi porno seyrediyorlar tıp bunun cevabını verememektedir. Küçülen beyin kişinin şahsiyetini bozmakta ve bilinçli karar verme yeteneğini engellemektedir. Bu araştırmaların sonucunda pornoculuğun bir cinsel sapıklık olduğu kabul edilmiştir. Pornografi cinsellikle ilgili olmayıp bağımlılık yapan bir sapıklıktır.

2- Psikolojik değerlendirme:
Porno bağımlıları normal hayatındaki cinsel uyarılar ile tatmin olamadıklarından pornodan medet umarlar. Bu bağımlılık mutsuzluk, isteksizlik, bitkinlik, hayattan zevk almama, karşı cinsle ilişki kuramama gibi sonuçlar doğurur.

Porno filmler de artistin 20-25 cm lik penis ve saatlerce süren ilişkide boşalmaması porno izleyen insanların kafasını karıştırır. Kendi penis boyu ve boşalma süresini istemsiz olarak kıyaslar ve tabii ki sonuç hüsran olur, bu durum psikolojiyi etkiler ve moral bozulur. Cinsel organdan ve cinsel zevklerden soğuma başlar.

Bu gibi durumlar, penisini uzatmak için olmadık çarelere başvuran insanları göstermektedir. Ayrıca, porno bağımlısı kişiler olmayan bir erken boşalma için endişeye kapılabilir.

Porno seks filmlerdeki hileler:

– Bu filmlerde özel sertleştirici iğneler kullanılır. Bu iğnelerin en büyük yan etkisi ilerde ereksiyon sorunu yapmasıdır. Porno Artistler para için bu işe razı olmaktadırlar. Halbuki ileride penis sertleşmesi olacağını bilseler bu filmlerde rol bile almayı düşünmezler.

– Boşalma süresinin uzun olması film eklemeleri sonucunda olur. Her boşalma ayrı ayrı sanki olmamış gibi ilk filme eklenir.

– Penis büyüklüğü de film çekim metotları sayesinde olmaktadır. Mesela Guliver cüceler ve devler ülkesinde filmlerini seyrettiyseniz, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Orada insanlar dev gibi veya parmak kadar gösterilebiliyor. Türk filmlerinde de bu hileler kullanılmıştır. Mesela Cüneyt Arkın’ın oynadığı Battal Gazi filminde Cüneyt Arkın beş oku bir yay ile atıyor ve 5 kişiyi öldürüyor. Sanki güdümlü ok..

Buna inanmayanlar pornodaki kurgu ve abartıya inanabilirler. Bazen gerçekten büyük penisli artistler rol alabilir. Ama bunların penisi elbette atletik yapılarına, bünyesine göre büyük olabilir ve belirli kimselerdir. Mesela yapısal olarak zencilerin penisi daha uzundur.

3- Ahlaki ve Sosyal Değerlendirme:
Pornocular bu işin bağımlık olduğunu, alışkanlık yaptığını ve zararlı olduğunu bilirler. Her bağımlı gibi suçluluk ve pişmanlık duygusu içerisinde olurlar. Bunlarda ileride depresyon, sinir hastalığı, takıntı, stres gibi kalıcı hastalıklara neden olur. Bu filmler gençlere seksi özendirirken erken hamilelik, AİDS, belsoğukluğu gibi bulaşıcı hastalıklar, homoseksüellik gibi sapıklıkların sakıncalarından bahsetmemektedir. Sigaraların üzerine bile “Sigara öldürücüdür” yazmayı mecbur kılan hükümetler; bu filmlerdeki zararları maalesef açıklayıcı bilgi sunmamaktadırlar.

Porno insanların zamanlarını, yeteneklerini ve kaynaklarını tüketirler ve kendi karanlık, küçük porno dünyalarında tutsak eder.

Daha ileride Porno düşkünlüğü, aile içi cinsel ilişki, şiddet, teşhircilik ve diğer seksle ilgili suçlara neden olmaktadır. Hatta bazen intihara dahi sürükler. Aile bağı kopmuş kariyeri, saygınlığı kaybolmuş bir tip haline getirir. Porno iyi bir adamı alıp onu yürüyen bir ölüye çevirir. (Zombi)

4- Dini Sakıncası:
Kuran-ı Kerim’e göre porno gibi filmler seyretmek haramdır.
Allah(cc) Teâlâ şöyle buyuruyor:
“(Ey Resûlüm), Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan beri alsınlar ve ırzlarını zinadan korusunlar. Bu kendileri için daha temizdir. Muhakkak ki Allah(cc), onların bütün yaptıklarından haberdardır”
Nur suresi Ayet 31
Peygamber Efendimiz de (A.S) harama bakış konusunda şöyle buyurmuştur:
-”Yâ Ali! Arka arkaya bakma! İlk bakış senin için bağışlanmış ise de, fakat ikincisi senin değildir. Bakışı sürdürmeye hakkın yoktur”
-Câbir bin Abdillah (RA): ‘Resûlullah’a (A.S) ansızın bakışı sordum. Bana derhal gözümü çevirmemi buyurdu.
Avret sayılan uzvun açılması ve bakılması, kimden olursa olsun haramdır ve günahtır. Ancak haramlık ve günah en mahrem noktalara yaklaştıkça artar ve ağırlaşır. (Fetâvây-i Hindiyye V/288; Dürer Hâsiyesi Abdülhalîm I/199)

5- SONUÇ ve ÇARE:

Porno filmler; film çekimlerinin bir yan dalı olup artık sektör haline gelmiştir. Porno seyretmeyi bir ihtiyaç gibi gösterip bu sektöre kan pompalanmaktadır. Zararı bilinse de bu sektörle mücadele etmek zordur. Artık Batı ülkelerinde de porno; cinsel bir sapıklık olarak kabul edilmekte ancak cinsel özgürlük adına bir şey yapılamamaktadır.

Maalesef sadece çocuk pornoculuğunu yasaklıyorlar ve çocukları pornodan uzak tutmaya çalışıyorlar. Küçük yaşta interneti kullanan çocuk porno ile erken yaşta tanışıyor. İleride kendisini bekleyen tehlikelere aldırmadan bir uçuruma doğru yol alıyor.

Bu nedenle artık aileler televizyon ve bilgisayarlara site engelleyici programlar kurmaktadırlar. Porno çocuklar ve gençler için bir tuzaktır. Çocuklarımız gençlerimizi yetişkinlerimizi bu tuzaktan korumalıyız.

Elbette eğitim şarttır. Çocuklara doğru cinsel bilgiler verilmeli, cinsel sapıklıkların, pornonun zararları anlatılmalıdır.

Aile; Hiç bir zaman çocuğu azarlamamalı yapmış olduğu bir yanlıştan dolayı kınamamalıdır. Doğru yolu, doğru olarak göstermek ebeveyninin en önemli vazifesidir. Boş zamanlarını ailesine ayırmak, arkadaş veya akraba gezileri gibi sosyal aktiviteler, hobi, müzik, sinema veya sanat gibi aktiviteler veya spor ile uğraşı çocuğun zararlı şeylere yönelmesini engellenmektedir. Çocuklara sosyal hayatı öğretmeli, onları meşgul edecek hobiler bulunmalıdır. Onların genç beyinlerini ve düşüncelerini işgal eden, medyanın olumsuz etkileri ile beynini harap edecek zararlı yayınlardan uzak tutmalıyız. Şayet böyle bir bağımlılık varsa psikiyatri uzmanından yardım alınmalıdır.

Genelev Gerçeği

Genelev erkeklerin şehvetini tatmin için para karşılığında kadınlarla ilişkiye girdiği yerlerdir.
Randevu evleri daha özel yerlerdir. Ama sonuçta amaç aynıdır.
Burada kadınlar bedenlerini para karşılığında satarlar. Tabi ki bedeninin belirli bölgelerini. Mesela genelevde kadın göğüslerini ve dudaklarını, kalçalarını pazarlık dışında tutar.

Genelevin diğer isimleri: Aşağı mahalle, Kırmızı Fener, koltuk, kerhane, umumhane, fakülte, Hollanda Amsterdam da Red Light District denen mahalle vardır.

Buralarda hiçbir kadın kendi isteği ile çalışmaz. Kadınlara senet imzalatılır böylece ekonomik bağımsızlığı elinden alınır. Uyuşturucu ve alkol alışkanlığı ile maddi ve manevi bağımlılık sağlanır.
İnsanlık ve kadın onurunun hiçe sayıldığı, ayaklar altına alındığı yerlerdir.

Genelevlerin patronu bir kişi gözükse de aslında devlete vergi veren işletme müesseselerdir. Meşhur Genelev patroniçesi Matild Manukyan (Ermeni) yıllarca Türkiye vergi şampiyonu olarak birçok meşhur firmaları, holdingleri sollamıştır. Yani onlardan daha fazla kazanmış ve bu kazancını vergi olarak devlete ödemiştir.
Bu durumdan devlet nasıl faiz, kumar gelirinden memnunsa gelen bu fuhuş parasından da memnundur.

Devlet genelev kadınlarını kayıt altında tutmak için onlara vesika vermektedir. Vesika ticari taksi plakası gibi sayısı bellidir. Türkiye de sayısı 3000 civarındadır. Yani çalışan kadın sayısı 3000 civarında olup bu sayı artmaz, eksilmez. 1968 yılında baş rolleri Türkan Şoray ve İzzet Günay’ın oynadığı “Vesikalı yarimim” filmi, Türkiye de genelev sorununa parmak basmış olsa da yeterli değildir.
Birde 1967 yılında Sadri Alışık’ın ve Fatma Girik’in oynadığı ‘Kız kolunda damga var’ filmi aynı amaçla çekilmiştir. Bununla ilgili birde şarkı olmalı.
Zannederim o zamanlar genelev kadınlarının koluna damga basılıyor,aynı hayvan damgalar gibi damgalanıyormuş. Kadınların ne derece aşağılandığı bir gerçektir. 

Genelevlerin gerekli olduğunu savunanların fikirleri genellikle şunlardır:
1- Genelev olmazsa tecavüzler çok artar. Bunun hakkında bilimsel bir çalışma yapılmamıştır. Sadece fikirdir. Bugün genel ev olmayan birçok şehirde tecavüz olayları artmamaktadır. Tecavüz bir ruh hastalığıdır. Genelev olsa da olmazsa da tecavüz olacaktır.
İnsan güdülerini kontrol etmesini bilmelidir. Kontrol edemiyorsa hayvanlardan farkı yoktur.

2- Genel evlerde kadınlar devamlı kontrol edildiği için cinsel yolla bulaşıcı hastalıklar kontrol altına alınır. Bu da doğru bir şey değildir.
Buradaki kadınlar üç ayda kontrol ediliyor, belki de ayda bir. Fakat şu bir gerçek ki cinsel yollarla bulaşan hastalıkların çoğu genel evlerden kapılıyor. Çünkü kadın hastalığı kaptığı andan itibaren 1 ay süre ile bulaştırıcıdır.
Bir erkekle yattıktan sonra güzel temizlenmeyen bir kadın 10 dakika sonra başka bir erkekle yatarsa (ki çok defa böyle oluyor) hastalığı 2 ci erkeğe doğrudan bulaştırır.

3- Genelev olmazsa kadınlar bunu açık pazar halinde yapar iş kontrolden çıkar: Doğru bir şey değildir. Polis ve ahlak zabıtalarının müdahale ettiği bir yerde fuhuş artmaz. Devlet tarafından göz yumuluyor ondan dolayı fuhuş artıyor.

Genelevleri savunanların dayandığı noktalar bunlardır. Devlet vergi geliri için göz yumduğu genelevlerin sakıncalarını görmezden geldiği, üzerinde durmadığı nokta budur. Böylece genel evlerde birçok gencin hayatı kararmaktadır.

Erkekler neden geneleve gider?
1- Gençlerin birbirini “Milli olmak” amacı ile teşvik etmeleri.
2- Ergenlerin yeni bir kimlik arayışı ve cinsel kimliğini bulma isteği.
3- Evli erkeklerin evlerinde aradığı mutluluğu genelevde bulacağını zannetmesi.
4- Merak. Nefsine uymak.
5- Sertleşme sorunu olanların acaba başka bir kadında denersem sonuca ulaşır mıyım merakı.
6- Ergenlerin erkekliğini ispatlamak için mutlaka gerekli olduğunu zannetmeleri.
7- Zevk ve şehvetinin çok olduğunu ve geneleve gitmenin çare olduğunu zannetme.
8- Cahillik, genelevlerin zararının bilinmemesi. Bu müessesin devlet tarafından işletildiğinin düşünülmesi.Zararsız ve sakınca olmadığının zannedilmesi.
9- Arkadaşların “Evlenince başarılı olmasın” diyerek yanlış bilgi vermesi

Genelevler gitmenin sakıncaları ve zararları şunlardır:
1- Tıbbi Sakıncası: Genelevden bulaşan bir mikrop prostata yerleşirse prostat iltihabına dönüşür. Bu mikroplar çok dirençli ve verdiği zarar çok fazla olduğu için tedavisi zor ve çok uzun sürer. Şikayetler daha şiddetlidir. Başka bulaşıcı hastalıklar da olabilir. Bunlar frengi, AİDS, HPV dediğimiz virüslü sivilce, mantar, üretrit, klamidya enfeksiyonu dediğimiz penisin akıntılı hastalığı en sık görülenleridir.
Oradaki kadınlar temiz diyemeyiz. Daha önceki bir kişide hastalık varsa, kadın temizlenmeden (temizlense bile) ikinci bir kişi ile temas olması hastalığın bulaşmasına neden olur.

2- Psikolojik Sakıncası: Arkadaşları arasında milli olmak için gönderilen bir ergen orada geçireceği ruhi ve psikolojik travmayı ömür boyu  üzerinden atamayarak psikiyatri hastalığına neden olabilir. Bunlar psikolojik erken boşalma, sertleşme sorunları, aşağılık duygusu, güvensizlik sinir, stres, ruhi depresyon, ruhi deformasyon, hayal kırıklığıdır. Bu hastalıkların hepsi genelev kökenlidir.
Çok defa evlilik hayatındaki cinsel hayatı hayal ederek giden kimseler aradığını burada bulamıyor ve hayal kırıklığına uğruyor. Kendi ailesi ile genelev kıyaslanır mı? Kadının aceleci olması, sertleşmeyi aceleye getirmesi, erkeklerden intikam almak amacı ile erkeği küçük görmesi, kişinin penisi ile dalga geçmesi bu psikolojik sorunları beraberinde getiriyor.
Aşağılık duygusu, mahcup olma, depresyon, çekingen olmak, güvensizlik kişide penis küçüklüğü takıntısı, erken boşalma, sertleşme sorunları olarak ortaya çıkar.

3- Ahlaki ve Sosyal Sakıncası: Burada çalışan kadınlar zavallılardır. Hepsinin annesi babası, kardeşi vardır ve istemeden bu yola düşmüşlerdir. Müşterisinin bir anlık zevki için kendini feda eden kimselerdir. Birilerinin kız kardeşi, anası halası, teyzesidir.
Hiç kimse anasının bacısının burada çalışmasını istemez. Peki, bu kadınların abisi, babası yok mu? Onlarda toplumun bir bireyi değil midir?

4- Kişisel Sakınca: Kişi sağlıklı bir düşünceyle bile genelevin sakıncasını mantığın da bulabilir.
Kalbinin derinliklerinde bu işin yanlış olduğunu bilir.
Birçok erkeğin el vurduğu bir et parçasına kendinin el vurması ve bundan zevk alması nasıl bir düşüncedir?
Bulaşıcı hastalık kapma riski (Aids gibi ölümcü hastalıklar dâhil), psikolojik hastalığa yakalanma riskini göze alarak, üstelik bunun için para vererek yapmayı hangi akıl hangi mantık hangi düşünce kabul eder?

5- Dini Sakıncası: Bu işlem zinadır. Allah yasaklamıştır. (İsrâ Suresi Ayet 32, Nur Suresi Ayet 2). Zina insanı helake (yok olmaya, Cehenneme) götüren ikinci büyük günahtır. Bilmeden gaflet ile yapılmışsa ahrette büyük cezası vardır. İnanan insanlar için böyledir inanmıyorsa,zaten mesele yoktur. Ama kendini samimi olarak İslam dininden kabul eden ve bunu his eden kimse İslamın emirlerine uymak zorundadır.
Bence geneleve gidip zina yapmanın en sakıncalı durumu budur. Allah’ın yasakladığı bir şeyi yapmak Allah’ a ve peygambere savaş açmaktır.
‘Ben seni Allah olarak tanımıyorum emirlerine uymuyorum’ demeye cesaret ister. Bir anlık zevk (zevk olsa bari) dünya ve ahreti kaybetmek akıl kârı değildir. Şahsen ben Allah’a savaş açmam/açamam, açacak olana da yol gösteremem. Bunun hesabından korkarım.

SONUÇ ve ÇARE:
Erkeklerde terbiye edilmemiş bu nefis, devlette bu ilgisizlik ve vergi hevesi oldukça genelev problemi devam edecektir.
Her insanda nefis vardır. Bu nefis kişinin hayatını idame ettirmesini sağlar. Yemek, içmek, soğuktan barınmak nefsin istekleri olduğu gibi neslini devam ettirmek nefsi de kendini cinsel birleşme ile gösterir. Çoluk, çocuğa, torun ve torbaya karışmak ister. Bu duygu insanın içgüdülerinde vardır.
Cinsel istek, nefis, zevk nesli devam ettirme güdüsü normal yollardan yapılmalıdır. Nesli devam ettirme cinsel yolla olacağı için cinsel hayatı meşru yollardan sağlamak gerekir. Bunun yolu dini ve ahlakî olarak evliliktir. Bu nedenle evlilik dışı ilişkiler dini, ahlakî olarak toplumda ve sosyal hayatta hoş karşılanmaz.
Günümüzde evlilik yaşı ileri yaşlara kaymıştır. Bunun ekonomik ve sosyal birçok sebebi vardır. 25-30 yaşına gelen bir genç
evlen(e)memektedir. Evlenmek için haklı olarak sosyal hayatını düzene sokmak istemektedir. (Ekonomik özgürlük, evlenmede seçicilik, meslek sahibi olmak, kariyer yapmak gibi.).  Peki bu gencin cinsel ihtiyaçları nasıl karşılanacak? Cinsel ihtiyaç aynı ekmek, su ihtiyacı gibidir. Bunların karşılanması gerekir.

Masturbasyon hakkındaki kitapçığıma şu linkten bakabilirsiniz:

https://www.dralihatay.com/soru-ve-cevaplarla-masturbasyon.html

Sonuç ve Tavsiyeler:
1- Her şeyin başı eğitim olduğu için gençleri bu hususta eğitmek gerekir. Aile, okul eğitimlerinde cinsel konular hakkında sağlıklı bilgiler verilmeli.
2- Ergenlik çağında çocuklara sahip çıkmalı. Yanlış yollara sapmaları önlenmeli.
3- Genelevlerin yukarıda saydığımız sakıncalarından bahsedilmeli.
4- Arkadaş çevresine dikkat etmeli.
5- Evlenmeleri hususunda teşvik etmeli, destek olmalı.
6- Çocuklara nefis terbiyesi, sabrı, tevekkülü öğretmeli.

DİĞER YAZILARIMIZ

01 – Penis Boyu Neden Önemlidir?
02 – Genelev Gerçeği
03 – Varikosel ve Tedavisi
04 – Masturbasyon Hakkında Öğrenmek İstedikleriniz.
05 – Erken Boşalma ve Tedavisi
06 – Sertleşme Sorunu ve Tedavisi
07 – Prostat İltihabı ve Tedavisi
08 – Porno ve Zararları
09 – Masturbasyon Perhizi Nedir? Nasıl Yapılır? Dr. Ali Hatay Perhiz Metodu.
10 – Böbrek ve Oruç
11 – Tıbbi ve Dini açıdan Sünnet olmak kitabın PDF Formatı  
12 – İdrar Damlaması Ve İstibra
13 – Gerdek Gecesi
Ayıca şu adresten kitaplarıma ulaşabilirsiniz:  
https://www.dralihatay.com/kitaplarim.html

Daha Geniş Bilgi, hastalığınız hakkında bilgi alma ve soru sormak için:
Dr. Ali HATAY’in Hasta Odası Soru ve Cevap Panosunu kullanabilirsiniz.

Prostat Kanseri

1- Prostat Kanseri Genel Bilgi
2- Prostat Kanserinde Transurethral İğne Biyopsisinin Değeri. Op. Dr. Ali Haty’ın Uzmanlık tezi.

Prostat kanseri; prostat hücrelerin kendine buyruk, kontrolsüz şekilde çoğalmasıdır.
50 yaşın altında görülmesi nadirdir. Genellikle 70 yaşından sonra görülür. Yaş ilerledikçe sıklığı artar. Erkeklerde en sık görülen kanser çeşidi prostat kanseridir.

Yayılma yolları:
1- Komşuluk yolu ile çevresindeki organlara direk olarak yayılır.
2- Kan yolu; Kana karışan tümör dokuları başka organlar gidip yerleşir ve burada çoğalma yapar.
3- Lenf yolu. Vücudun lenf dolaşımı dediğim 2 ci dolaşımına karışarak yine başka organlara yayılır.

En sık yayıldığı yer akciğer, karaciğer ve kemiklerdir. Bu nedenle prostat kanserinin yayılıp yayılmadığını anlamak için bilgisayarlı tomografi, MR ve kemik sintigrafisi çekilir.

Prostat kanseri oluşum Nedenleri:

1- Yaşlanmada risk artar.
2- Ailesel nedenler.
3- Irksal nedenler: Zencilerde daha fazla görülmektedir.4- Hormonsal nedenler: Ergenliğe girmeden yumurtaları alınan yani kısırlaştırılan erkeklerde prostat kanseri görülmemektedir. Kadınlık hormonu olan östrojen hormonunun artması durumunda (karaciğer kanseri, yaşlılıkta erkeklik hormonunu azalması durumunda prostat kanseri görülmemektedir.Buradan çıkarılacak sonuç erkeklik hormonu dediğimiz Testosteronun artması prostat kanserine neden olmaktadır.
5- Beslenme durumu: Yağlı ve kolesterollü yiyecekler. Sigara kesin olarak nedenler arasında sayılmazsa bile bir olumsuz etkisinin olduğu tahmin ediliyor.

Prostat kanseri belirtileri:

Kanser çok defa ilerleyinceye kadar belirti vermez. Bu nedenle 50 yaşını geçen erkeklerin rutin olarak prostat muayenesi olması önemlidir.
Belirtiler idrar yolu tıkanıklığına bağlı belirtilerdir.
1- Sık idrara çıkma, İdrar yaparken zorlanma, kesik kesik idrar yapma, idrarda yanma, ağrı
2- İdrarda kan görülmesi
3- Bel, kalça ağrıları
4- Kanlı meni.

Teşhis (Tanı)

1- Hastanın yukarıda sayılan şikayetlerin olması.
2- Kanda PSA testi (Prostat Spesifik Antijeni)
3- Prostat ultrasonu.
4- Parmakla muayene: uroloji doktorunun hastanın anüsünden parmak sokarak muayenesidir. Buna Tuşe Rektal denir. Prostat bağırsağın son kısmı ile komşuluğundan dolayı parmakla bu prostata ulaşmanın en kolay yoludur. Prostatın en kolay ve emin muayenesi budur. Bu muayenede prostatın büyüklüğü ve sert bir odak olup olmadığı tespit edilir. Günümüzde artık prostat ultrasonu olduğu için parmak muayenesi bu ultrason ile değerlendirilmektedir.
5- Ultrason. Hem prostatın hem de diğer organların ultrasonda incelenmesi kanseri yakalama bakımından önemli olabilir.
6- Tomografi ve Sintigrafi: Kanserin yayıldığı yerleri tespit etmede önemlidir.
7- Biyopsi: makattan girilerek özel bir iğne ile prostat dokusundan parça alınıp patolojide incelenmesidir.

Prostat Kanseri ve PSA (Prostat Spesifik Antijeni) ilgisi:
PSA, Prostat hücreleri tarafından üretilen bir enzim olup meninin sıvılaşmasında rol oynar.

PSA prostattan salgılandığı için PSA nın tespiti ve seviyesi hastalığın teşhisinde ve hastalığın gidişatını öğrenmede önemlidir.

Normla değeri 4 ng/ml dır. Son zamanlarda bu değerin 2,5 ng/ml kabul edilmesi ve bu değerin üzerindeki değerlerde biyopsi yapılması tavsiye edilmektedir.

PSA hakkında bilinmesi gerekenler:
PSA nın kanser harici artması

1- Parmak muayenesinden sonra PSA artabilir. Bu artış 24 saat kadar sürer.
2- İdrar yoluna sonda koymak, sistoskopi yapmak gibi travmatik nedenler.
3- Prostat damarlarında tıkanmalar
4- Prostatın iltihapları.
5- Prostatın büyümeleri.

Aşırı yorgunluk, eksersiz, aşırı cinsel ilişki, masurbasyon PSA yı etkilemez.

PSA ile yaş arasındaki ilgi:
40 – 49 yaş : 0 – 2.5 ;
50 – 59 yaş : 0 – 3.5
60 – 69 yaş : 0 – 4.5 ;
70 yaş ve üstü : 0 – 6.5 ng / ml

PSA nın tek başına cevap vermediği durumlarda şunlara bakılmalıdır:

1- PSA dansity: Serum PSA değeri / TRUS ile saptanan prostat hacmi 0.15 den küçükse kanser ihtimali azalır.
2- PSA artış hızı:  6 ay içinde 3 defa PSA ölçülür. Bu artış 0.75 den küçük olmalıdır.
3- Serbest PSA ile Total PSA 0.25 ten büyükse kanser ihtimali azalır.

Kanserin gidişatı hakkında bilgi vermesi: PSA 4 ng/ml den küçükse yayılmamış sınırlı kalmıştır.10 ng/ml den büyük organla sınırlı 50 ng/ml den büyük lenf yolu ile yayılmış kabul edilir.

Gleason Skoru:
İğne biyopsine kanser teşhisi konulduktan ve patoloji raporundan sonra, kanser hücrelerinin görünümü, içindeki çekirdeklerin büyüklüğü ve şekline göre üreme ve yayılım hızı hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlayan bir derecelendirme metoduna Gleasonn skoru denir:
Gleanson düşük: Kanser hücreleri daha yavaş gelişen ve yayılma kabiliyeti göstermeyendir.
Gleason Skor 2-4: Kanser hücrelerinin farklılaşma iyi.
Gleason Skor 5-6: Orta farklılaşma
Gleason Skor 7-10: Farklılaşma köyü, hızlı çoğalma ve yayılma kapasitede olan hücreler.

PROSTAT KANSERİ EVRELEMESİ
T1-T2 de kanser prostat bezinde sınırlı kalmıştır.
T3 de yakın dokulara da metastaz (yayılım) yapmıştır.
T4 de ise uzak organlara da yayılım vardır.
Eski ancak hala kullanılan bir sistem de ise:
Evre A ve B’ de kanser prostat bezinde sınırlı kalmıştır.
Evre C’ de yakın dokulara da metastaz (yayılım) yapmıştır.
Evre D de ise kemik gibi uzak organlara da metastaz yapmıştır.

PROSTAT KANSERİNDE TEDAVİ:
Tedavinin ne şekilde olacağında dikkat edilecek hususlar:
1- Hastanın genel durumu.
2- PSA yüksekliği.
3- Biyopsi sonucu: Gleanson skoru değerleri.
4- Kanserin devresi.

1- Sadece takip etme.
2- Radikal prostatektom
3- Radyoterapi: External Radyoterapi: Dışarıdan radyasyon ışınlarının verilmesi ile yapılır. Brakiterapi : Prostat bezi içine radyoaktif maddeler yerleştirilerek yapılan tedavi
4- Hormonal tedavi:     Cerrahi kastrasyon:Testislerin alınması veya içinin boşaltılması Medikal kastrasyon: Hormonlarla testisin testosteron üretimini engellemek.
5- Kemoterapi
6- Kriyoterapi

PROSTAT KANSERİNDE TRANSURETHRAL İĞNE BİOBSİSİNİN DEĞER

PROSTATIN ANOTOMİSİ:
ÖNSÖZ VE GİRİŞ
Not: Op.Dr.Ali Hatay’ın Uzmanlık Tezidir (1985)

   Prostat kanseri genellikle 50 yaşın üzerindeki erkeklerde görülür ve yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar. Prostat kanserinin sebebiyet verdiği ölüm oranı; akciğer, mide-barsak kanserinden hemen sonra üçüncü sırayı alır. Bu bize durumun ciddiyetini gösterir. Prostat kanseri genellikle yavaş gelişip geç devrede semptom vermesi, hastaların büyük kısmının metastazlar belirdikten sonra müracaat etmesi sebebiyle teşhis ve tedavinin gecikmesine ve hatta bazen imkansız bırakmalarına neden olmaktadır.
Prostat kanseri genellikle % 80 prostatın rektumdan tuşe edilebilen posterior bölgesinden belirti vermez, fakat rutin rektum muayenesi ile teşhis edilebilir. Bundan dolayı 45 yaşını geçmiş her miksiyon şikayeti olan hastaya rutin tuşe rektal yapılmalıdır.
Şüphesiz tuşe rektalde şüpheli bir sertlik her zaman bir prostat kanseri değildir. Böyle bir şüphenin kesinleştirilmesi için başka teşhis vasıtalarına başvurulur. Buda Prostat iğne biobsisi ile doku örneği alarak ve histopatolojik bulgu ile kesin teşhis konulması ile olur. Biobsi kesin teşhis koydurmasına rağmen, negatif sonuç hiçbir zaman kanseri ekarte etmez. Bu bilgilerin ışığında bizde prostat kanserinin teşhisinde önemli yeri olan prostat Tru-cut iğne biobsisi ile çalışmalar yaptık ve sonuçları değerlendirdik.
Bana çalışmalarımda yardımcı olan, ürolog olarak yetişmemi sağlayan, kendisini her zaman minnetle anacağım değerli şefim (Rahmetli) Sayın Op.Dr.Muhittin OKUMUŞ a teşekkür ve saygılarımı sunarım. Ürolojinin ön bilgilerini öğreten ilk şefim Sayın Op.Dr.Metin SÜER e ve şef muavini Sayın Op.Dr.Burhan BAĞATUR a Cerrahi rotasyonum sırasında yakın ilgi ve alakasını gördüğüm Sayın Cerrahi Şefi Op.Dr.Sait ÖNAL a saygılarımı sunarım. Meslekte olgunlaşmamı sağlayan tezimin hazırlanmasında her türlü yardımı yapan, yakın ilgisini gösteren, bana ışık tutan ikinci şefim Sayın Prof.Dr.Şevket TUNCER e sonsuz saygı ve teşekkürlerimi sunarım. Beraber çalışmalarımız sırasında gerek pratik gerekse teorik bilgisini bizden hiç esirgemeden, usanmadan ve bıkmadan veren Baş asistanım Sayın Op.Dr.Zeki ALTIPARMAK a ve Klinik Baş asistanı Sayın Op.Dr.İhsan DEMİRKOL a en derin sevgi ve teşekkürlerimi sunarım.

Prostat erkeklerde urethranın ilk kısmını çevreleyen bir organdır. Mesane kollomu ile trianguler ligamentin arasında olup yetişkinde yüksekliği 20-25 mm kaidesinde ön-arka çapı 25mm ve enine çapı 40mm civarındadır. Ağırlığı 20-25 gramdır. Şekerli koniye benzer. Bir tabanı, apeksi, posterior anterior ve iki inferioreteral yüzü vardır. Tabanı: Mesane yüzüdür. Enine bir çıkıntı ile ön ve arka iki parçaya ayrılır. Ön parça mesane ile komşu olup, önünden ürethranın prostatik parçası geçer. Arka parçada prostatik isthmusu yapan bir oluk bulunur. Bu oluk içerisinde Duktus Ejeculatorius bulunur.  Apeks: Perine uro- genital diafrağması üzerinde, prostatoperineal Fasyanın ve rektumun önünde, anüsten itibaren 3-4 cm öndedir. Arka yüz: Konveks ve arka aşağıya bakar. Dikey bir oluk gösterir, prostadı iki yan parçaya ayırır. Rektum ile Denonviller fasyası ile ayrılır. Bu komşuluğundan dolayı kolayca rektumdan palpe edilebilir. Ön yüz: Öne ve yukarıya bakar. Alt kısmı urethranın diafrağmatik sfinkteri ile örtülür. Bunun önünde sfinktere ait preurethralbağ ve preprostatik yayıntı vardır. Daha önde Santorini Pleksusu, puboprostatikbağ ve pubisymfizi yer alır. Yan yüzler: Bu yüz M.Levator aninin ön bölümü ile bunu örten F. Diafrağmatis pelvis superior ile komşudur. Buradaki bağ doku içinde M. Prostatikus bulunur. Prostat Loju: Bu lojun ön duvarını lig, Puboprostatikumun prostat önü yaprağı yapar. Arka duvarını prostatoperitoneal fasya, yan duvarlarını da pelvisin üst diafrağmatik fasyası, alt duvarını urogenital diafrağma yapar. Bu loj içerisinde prostat kapsülünü pleksus venesus sarar. Prostat Lobları: Prostat glandının 5 grup lobu vardır. Orta lob, sağ ve sol lateral loblar, posterior, ve anterior loblar. Bunlar başka iyi gelişmemiş subservika (Albaran) ve subtrigonal (Home) lobları mevcuttur.
Prostadın İç komşuluğu: Prostatın içinde bez dokusundan başka urethranın prostatik parçası, bunun üst kısmı çevresinde mesane sfinkteri, urethranın diafrağmatik sfinkterinin üst kısmı, ejekülatör kanallar ve prostatik utrikul bulunur. Prostatın atar damarları: Prostat A. İlaca internanın dalı olan a. Vezikalis inferior, a.hemorroidalis media ve a.pudandalis internanın internanın dallarından beslenir. Toplar Damarlar: Vezikoprostatik pleksus kanalı ile hypogastirik venlere dökülür. Bu pleksus V.dorsalis penis ile iştirak halindedir. Prostatik venler, prostat kapsülü ön yüzünde Santorini pleksüsünü teşkil eder. Lenf Damarları: Prostat çevresinde bir ağ yapar. İç ve dış iliac ganglionlara, sakral ganglionlara drene olur. Sinirler: Hypogastrik pleksustan gelir, ayrıca sakral pleksusun 3-4 sakral sinirlerinden gelir.

PROSTATIN HİSTOLOJİ:

      Prostat glandüler ve fibromüsküler dokudan oluşur. 1-Glandüler yapı: 30-50 adet tubuloalveoler ve sakküler bezden meydana gelmiştir. Bezler 16-32 kanal halinde collikulus seminalisin iki yanında nurethraya açılır. Büyük kavitelerde bazende kistik yapılar gösterir. Dar ve ince yan tüplerle çevrilmiştir. Epitel bir bazal membran üzerine oturur. Hücre stoplazmaları sekretuar granüllerden zengindir. Çoğu hematoksinle lipid lekeleri halinde boyanır. 2- Fibromüsküler Yapı: Zengin bağ dokusu , kollegen lifler, elastik şebeke ve çok sayıda düz kas liflerini ihtiva eder. Bu lifler collikusa ayrıca urethra çevresine de uzanarak internal sifinkterin oluşumunda rol oynar.

          Histolojik kesitte bez kavitelerinde lameller şekilde granüllü sekresyonlar görülür. (Kolloid kitlesi) Sekresyon koyulaşır kalsifiye olur ve prostat taşlarını meydana getirir. Prostatta glandüler diziliş özellik gösterir. İç İçe geçmiş iki glandüler alan mevcuttur. Büyük olan dış zon urethranın lateral duvarlarına açılır. Küçük olan iç zon submukozal olup prostatik sinusların tabanına açılır. İç ve dış zon iyi belirginleşmemiş bir kapsülle birbirlerinden ayrılır. İç zondan bening hyperplazi, dış zondan ise karsinom gelişir. Prostat hypertrofisinde iç zon büyüyerek dış zonu perifere sıkıştırır ve yalancı kapsül oluşturur. Buna cerrahi kapsül denir.

PROSTATIN FİZYOLOJİ:

     Prostat bir dış salgı bezidir. Aynı zamanda organizmanın sekonder sex organıdır. En önemli vazifesi sipermanın %95 ini teşkil ederek spermayı dülüe eder. Böylece ejekulatın miktarını çoğaltarak fertiliteyi kolaylaştırır. Prostatik dokuda yüksek konsantrasyonda çinko vardır. Çinkonun karbonik anhidraz vedehidrogenez enzimleriyle ilişkisi vardır. Çinko yetmezliklerinde prostat atrofiy e uğrar. Prostatik Sekresyon: pH 6,5 olup süt görünüşünde özel bir kokusu olan bir sıvıdır. İçerisinde fibronilizin, asit fosfotaz ve beta glukuronidaz enzimleri tespit edilmiştir. Ayrıca plazmadan daha fazla miktarda Na, K, Ca ihtiva eder. Anyon bakımdan daha fakirdir. Bol sitrat bulunur. Bunlardan başka aminoasitler, proteinler, lipitler, kollestrol bulunur. Prostatın üç endokrin bez ile münasebeti vardır.
– Testis: Testestron. Prostatın normal gelişebilmesi için Testestron a ihtiyacı vardır. Bu hormon eksikliğinden atrofiye olur ve fonksiyon göremez.
– Hipofiz: Fsh aracılığı ile etkilidir. – Adrenal: Buradan salgılanan adrojenlerin pek az tesiri vardır. Ostrojenin dış zondan atrofi iç zondan bir etki yapmadığı gözlenmiştir.

PROSTAT MALİGN TÜMÖRLERİ

1- Kanserler: a- Adonekanser: Vakaların %97 sini oluşturur. b- Epiderrmoid kanser: %2,5 oranında görülür. (Squamoz hücreli Ca) c- Mikst: % 0,5 oranındadır.
2- Sarkomlar: Prostatik mezodermal dokudan menşeini alır. Daha maligindirler ve çok nadir görülürler. a- Rabdomyosarkomb-Leiomyosarkom c-Fibrosarkom d- Diğerleri; Angiosarkom, myxosarkom ve karışık.

Pr.Ca

ADENOKANSER: İhsiyal lezyon %75 vakada posterior lobun kopsüle yakın periferik kısmından başlar. Bu sebeple rektal muayenede erkenden belli olur. Rektal muayenede prostat sert irregüler ve fiksedir. Rektum mukozası aradaki denonviller fasyası nedeni ile korunmuştur. Bundan başka kanser letaral loblardan ve nadirende orta lobdan başlar. Tümör etrafındaki prostat dokusundan ayrılmış değildir. Genellikli kapsül ile temastadır. Zamanla kapsülüde içerisine alır. Etyoloji: Gerçek neden bilinmemektedir. Fakat enüklerde prostat hyperplazisi ve kanserinin görülmemesi, antiandrojen tedavi ile ve orşiektomi sonucu gerilemesi hormonların etkisinin olduğunu düşündürmektedir. Prostatın iç zonu ostrojene duyarlıdır ve buradan hyperlazi, dış zon androjene duyarlı olup bu bölgeden de kanser geliştiği kabul edilmektedir.

Devrelendirme: Klinik görünüme göre üç tip gösterir. 1- Lavent tip: Hiçbir klinik belirti ve bulgu yoktur. Rastlantı sonucu histolojik kesitlerde bulunur. 2- Manifest tip: Kanserin tipik sempton, fizik ve labaratuvar bulguları vardır. 3- Occult tip: Hastalık kendini önce metastaslar ile gösterir. Asıl Prostat kanseri gizli kalır. Birkaç çeşit devrelendirme vardır. 4- Differansiyanyon derecesine göre GRADE 1-Çok iyi diferansiye
GRADE 2-İyi diferansiye
GRADE 3-Ilımlı Differansiye
GRADE 4-Az Differansiye
GRADE 5-Çok az differansiye (Anaplastik)
B- Evrelendirme
EVRE A veya 1 – Hiçbir belirti yok. Ameliyatta çıkarılan protostat foküsler halinde malign hücre tespit edilir. EVRE B veya 2 – Kapsülü aşmış 1cm çapında nodül EVRE C veya 3 – Prostat rektal muayenede sert ve nodüler olarak hissedilir. Metastas yoktur. Tipik prostatizm şikayetleri vardır. EVRE D veya 5 – Kanser prostatı aşar, metastas vardır. Rektal tuşe-de prostat fiksedir.
C- TNM Sistemi
T=(Tümör) Primer tümörün durumunu gösterir. T.0 dan T.4 e kadar değişik dereceleri vardır. N=(Nodül) Rejioner ve daha üst lenf bezlerinin durumunu belirtir. N.0 dan N.4 e kadar derecelendirilir. M=(Metastaz) Uzak metastazları belirtir. M=0 Uzak Metastaz yok M.1 – Uzak Metastaz Mevcut Bunlara ilaveten P (Histopatolojik Sınıflandırma) P.0-P.3 G (Histopaolojik Grade) G.0-G.3 Şeklinde de belirtilir.

Prostat Kanserinde Yayılma Yolu
1- Lenfatiklerle Yayılma: Perineural lenfatiklerle olur. Sakral, vezikal eksternal iliak, lumbal lenf bezlerine ulaşır, bazen retrograt lenf yolu ile testislereve epididimlere metastaz yapar. 2- Kan Yolu ile Yayılma: Vertebrelara, pelvis kemiklerine, femur başına ve vertebraların transver çıkıntılarına erkenden yayılır. Organlardan (Karaciğer, Akciğer, Beyine) metastaslar olur. Kemik Metastazları genellikle osteoblastiktir. Nadiren osteolitikve çok nadirende mikst şekildedir. 3- Direk Yayılma: a- Vesikula seminalis istikametinde b- Urethra ve eksternal sfinkter istikametinde c- Rektuma doğru yayılma 4- İntrakanaküller Yayılma: Ejekülator kanallar aracılığı ile epididim ve testise yayılır.

KLİNİK TABLO VE SEMPOMLAR

          Prostat kanserli hastaların %95 inde sempton obstiriksiyona bağlıdır. Şayet metastaz yapmışsa bununla ilgili semtomlarda tabloya eklenir. Erken devrede hiçbir belirti vermez. Daha sonra prostatizm şikayetleri ortaya çıkar. Enfeksiyon varsa ateş olur. Mesane ve urethraya ilerlemesi ile hematüri meydana gelir. Metastazlardan ilgili semtomların en önemlisi lumbosakral bölgedeki ağrılardır. Ağrı kalça ve bacaklara yayılır. Geç devrede kilo kaybı, iştahsızlık, renk solukluğu olur. Bulgular: Tuşe rektalde prostatta sert bir nodül veya prostat dokusu sert olarak palpe edilir. Daha geç devrede prostat irregüler ve tümü ile fiksedir. Fizik muayenede obstriksiyonun sonucu glop vezikal, hidro nefroz tespit edilebilinir.

KLİNİK TEŞHİS VASITALARI

1-Tuşe rektal 2-Prostat biobsisi 3-Laboratuar bulguları a) İdrarın kimyavi testleri b) Serum ve kan muayeneleri 4-Rontgen bulguları a-DÜSG b-İVP ve Ureterosistografi 5-Prostat sıvısının sitolojik tespiti 6-Aletle araştırma : Sistoskopi ve panendeskopi 7-Kemik iliği aspirasyon biobsisi

TUŞE REKTAL
En kıymetli teşhis vasıtası dır. Şu pozisyonlarla yapılır. 1-Genopektoral= Diz göğüs ve secde pozisyonu 2-Sims Pozisyonu= Hasta sol yanına yatar üst bacağı kendine çeker 3-Litotomi= Jinokolik pozisyon 4-Çömelme pozisyonu 5-Feotes pozisyonu

Tuşe

Bir rektal tuşe şu şekilde yapılır ve şu hususlara dikkat edilir. Hasta defekasyon yapmış olmalıdır. Eldiven giyilir ve işaret parmağına yağlayıcı bir madde (Vazelin) sürülür. İşaret parmağı rektuma yerleştirilmeden önce sfinkter kontrolü yapılır. Tonusu hakkında bilgi edinilir. Daha sonra parmak rektum a yerleştirilerek parmak pulpası ile rektumda kabarıklık yapan prostat palpe edilir. Prostat Büyüklüğü;
Rektum Lumeninin 1/4 ünü dolduruyorsa (+)
Rektum Lumeninin yarısını dolduruyorsa (++)
Rektum Lumeninin 3/4 ünü dolduruyorsa (+++)
Rektum Lumeninin Tamamını dolduruyorsa (++++)
pozitif olarak ifade edilir.
Prostat kanserinde büyüklükten ziyade sertlik aranır. Prostat kanserinden şüphelenmek için prostatta bir endürasyon safhası hissedilmelidir. Bu saha taş sertliğindedir. Prostat yüzeyi gayri muntazam veya nodülerdir. Bazen prostat büyümüş adenomatö bir hal almıştır. Fakat yeryer sert kısımlar mevcuttur ve intizamsızdır. Prostat yüzeyindeki rektum mukozasının mobil veya fikse olduğuna bakılır. Daha ileri safhada prostat bütünü ile sert ve nodüledir. ( tahta sertliği) Vezüküloseminaliste de endürasyon olup olmadığına bakılır. Tecrübeli bir el ekseriya tuşe rektal ile teşhise varabilir. Fakat ne yazık ki bütün erken lezyonlar rektal palpasyonda meydana çıkarılamazlar. Lateral ve medial olblardaki küçük sert nodüller üzerinde bulunan norma veya hipertrotik prostat dokusu tarafından maskelenerek tuşede hissedilenemiyebilinir. Prostatta palpe edilen nodüllerin %50 si kanser değildir. Tüberküloz nodülleri, granülomatöz prostatif, fibroz prostat nodülleri, prostat taşlarıda sert bir nodül olarak palpe edilir. Fakat kanser genellikle çevre dokudan belirgin bir sertlikle ayrılır. Böyle bir tanıda kesin durumu açıklamak için prostat biobsisi yapılır.

1- TRANSREKTAL İĞNE BİOBSİSİ

Tur İğne

PROSTAT BİOBSİSİ
Prostat biobsisi 5 yoldan yapılabilir.

1- Transrektal iğne biobsisi
2- Transperineal iğne biobsisi
3- Aspirasyon biobsisi
4- Açık prostat biobsisi
5- Transüretral biobsi Klinik durum biobsisi için gerekli olduğunda ideal biobsi tekniği basit emniyetli, doğru ve kolay uygulanabilmelidir. Bu kriterlere uygun iki biobsi, transrektal ve transperinealdir.

Tur İğne

1- TRANSREKTAL İĞNE BİOBSİSİ
Genel veya regional anestezi altında bir poliklinik işlemi olarak yapılabilinir. Kolay, basit veya tekrar tekrar yapma avantajlarına sahiptir. Diğer bir avantajı da parmak şüpheli alanı hisseder ve iğne kolayca buraya isabet ettirile bilinir. Dezavantajı ise proflaktik antibiotiğe rağmen bakteriemi ve sepsistir bu rizk antibiotik ile minimale indirilebilir. Bazı hastalar rahatsızlığı tolere edemeyebilir, yeterli materyel veya değişik materyel alınımı önleyebilir. Bu mahsuru da genel anestezi ile giderilebilir. Proflaktik olarak oral Trimethoprim-Sulfamethaozale veya allternatif olarak nitrofurantoin verilir ve biobsiden sonrada 4 gün devam edilir. Hastaya lavman yapılır ve jinekolojik pozisyonda yatırılır. Rektal temizlikten sonra işaret parmağı rehberinde, Travenol, Tru-cut iğnesi veya Vim-silverman iğnesi modifikasyonu olan bir Fraklin iğnesi ile prostatın biobsi yapılacak bölgesine itilirve materyal alınır. Komplikasyonlar:

Bakteriyemi ve Sepsis: Yeterli proflaksiye rağmen sıktır. Hastaları takriben %60 ı infekte olur. (13) Rektumdaki normal floranın prostat dokusu içerisine verilmesinden ileri gelir. Genellikle antibiotik vermekle önlenir. %5,6 oranında ağır seyreder, sepsis ve şok vakalarıda görülmüştür.

Rektal Kanama: Sıktır. Genellikle kendiliğinden kaybolur. Perirektal hemotam nadirdir. Rektal kanama prostatik damarlar ve hemorroidal damarlardan meydana gelir. Rektal komplikasyonlar transperineal metoda nazaran 6 defa daha sıktır.

Hamatüri: Hafif seyreder. Bazen mesane tamponandı yapacak kadar şiddetlidir. İğnenin mesane veya urethraya girmesinden ileri gelir.

Üriner enfeksiyon veprostatit, epididimit: Nadiren meydana gelir.

Tromboenboli (Derin venöz tranboz)

İdrar retansiyonu

Tümörün yayılımı

2- TRANSPERİNEAL İĞNE BİOBSİSİ
Genel veya regional anestezi altında yapılabilir. İğne rektum mukozasından geçmediğinden ana avantajı sepsis rizkinin minimum olmasıdır. Tru-cut veya Sim-Silverman iğnesi anal sfinkterin üzerinden perine içine sokulup 2. Elin parmağı rektum a sokularak bu parmak kılavuzluğun daprostatın uygun noktasından gerektiği kadar biobsi dokusu alınır. Bu metotta negatif sonuç oranı transrektal metoda nazaran daha yüksektir. Komplikasyonları, transrektal metoda benzer. Ayrıca retroputik hematom bildirilmiştir. Bu durum bilhassa küçük adenomlarda meydana gelir, çok ender olarak parineal biobsi sonucunda perineal emplantasyon meydana gelir.

3- ASPİRASYON BİOBSİSİ
Prostatik nodülden aspire edilen materyalin patolojik muayenesine dayanır. Franzen iğnesi ile yapılır. Rektal duvar arasından nodül içerisine direk olarak sokulur. Şırınga kullanılarak materyal nodülden aspire edilir. Metot diğer iğne biobsilerine nazaran daha az travmatiktir. Şayet aspirasyon uygun değilse teknik kullanılamaz ve patologun tecrübeli olması lazımdır. Epstein (1976) aspirasyon biobsisinin %87 oranında sonuç verdiğini belirtmiştir.

4- AÇIK PROSTAT BİOBSİSİ
Cerrahi tedavi düşünülen prostat kanserli hastada şüpheli nodülü izah etmek için yapılır. Böylece bu metodu radikal prostatektomi takip eder. Patolog Frozen-Seksion ile kontrol eder, kanserse radikal prostatektomi, sonuç negatifse insizyon yeri basitçe kapatılır. Biobsi materyali keza retroputik uygulama ilede alınabilinir. İnpotans olabileceği hastaya ikaz edilmelidir.

5- TRANSÜRETRAL PROSTAT BİOBSİSİ
Prostat kanserleri genellikle posterior lobtan geliştiğinden ve erken safhada kanser kapsülde sınırlı kaldığından bu metod zayıftır. Kanserin lokal gelişmesi veya ekstevazikal yayılımı, şüpheli alanın trasüretral ile çıkarılması ve bu materyalin incelenmesi ile teşhis edilir.

MATERYAL VE METOT
Kliniğimizde 7.8.1984 – 24.1.1985 Tarihleri arasında prostatizim şikayetleri ile yatan 50 hastaya Transrektal Tru-cut iğne biobsisi uyguladık. Bu hastaları rektal tuşelerine ve klinik bulgularına göre; Kanserden şüphelenmeyenler, hafif şüpheli, orta şüpheli ve kuvvetli şüpheli olmak üzere 4 katogoriye ayırdık.
Normal Prostat İrileşmesi…………………………………………………….29
(Kanserden Şüphelenmeyenler) Hafif Şüpheli………………………..14
Orta Şüpheli………………………………………………………………………..5
Kuvvetli Şüpheli…………………………………………………………………..2
T O P L A M ……………………………………………………………………….50
Vakalarımızın tuşe rektali, radyolojik tetkiki ve semtomlarına göre ön teşhisleri şöyleydi.
Prostat Hypertrofisi………………………………………………………………36
Prostat Karsinomu……………………………………………………………….12
Prostatit……………………………………………………………………………….2
T O P L A M ………………………………………………………………………..50

Vakalarımızın yaş dağılımı da şöyleydi.
50-60 yaş arası…………………………………………………………………….11
60-70    ”      ”   …………………………………………………………………….22
70-80    ”      ”   …………………………………………………………………….15
80 den büyük ……………………………………………………………………….2
T O P L A M ……………………………………………………………………….50

Yaş ortalaması 65 idi.

M E T O D
Biobsi uygulamadan önce hastaya proflaktik olarak antibiotik verdik. Defekasyon yaptırarak rektumu boşaltmış olduk. Hastayı masaya jinekolojik-Litotripsi pozisyonunda yatırdık. Herhangi bir anestezi uygulamadık. Anal-Perineal temizlikten sonra rektum içini zefiranlı gaz ile temizlendi. Steril eldivenler giyilerek, sağ ele zefiran ile sterilize edilmiş Tru-cut iğnesi alındı. İğnenin ucu, sağ işaret parmağı ucuna dayanacak şekilde yerleştirildi. Parmağa bir parmaklık takıldı. Steril bir kaydırıcı (Vazelin) ile tuşe yapar tarzda rektuma girildi. Prostadın şüpheli noktası parmak ile hissedildi. Bu noktada parmak sabitleştirildi.
Sol elin yardımı ile iğnenin ucu 0,5 cm prostat içerisine itildi. Bundan sonra iğnenin sürgüsü sol el yardımı ile 3-4 cm kadar ilerletildi. Bu sürgü sabit tutulurken iğnenin kesici kanalı, sürgü ile aynı hizaya gelinceye kadar ilerletilir. Sürgü çekilir ve biobsi materyali dışarı alınır. Alınan materyal yaklaşık 1-1,5 cm silindir şeklindeki prostat dokusudur. Biz vakalarımızda şüpheli alan birinci planda olmak üzere arka lob ve her iki lobdan olmak üzere üç parça aldık. Bu materyeli içerisinde alkol olan bir şişeye koyup histopatolojik inceleme için patolojik anatomi labaratuarına gönderdik. Biobsi bittikten sonra rektum zefiranlı gaz ile silindi ve vazelinli bir tampon ile tampone edildi. Bu tampon 12 saat sonra alındı. Vakaların birinde materyel yetersiz kaldı. Negatif sonuçlu 6 vakanın tuşe bulguları orta şüpheli olduğundan biobsiyi tekrar ettik. Biobsi sonuçlarımız şöyleydi.

Adenomyomatöz Prostat Hyperplazisi…………….33
Adenomyomatöz Hyperplazisi+Kr.Prostatit……..18
Adenokarsinon……………………………………………..3
Yetersiz Materyel…………………………………………..2
T O P L A M…………………………………………………56
(Not 6 vaka ikinci biobsili) Prostatektomi uygulandıktan sonraki histopatolojik değerlendirme şöyleydi.
Adenomyomatöz Prostat Hyperplazi……………….22
Adenomyomatöz Hyperplazi +Kr. Prostatif……….22
Adenokarsinon………………………………………………4
Ameliyat Olmayanlar……………………………………..2
TOPLAM……………………………………………………..50

KOMPLİKASYONLAR:

50 vakalık serimizde müşahede ettiğimiz komplikasyonlar şöyleydi.
Hematüri…………………….2…%4
Rektal Kanama……………5…%10
Ateş……………………………5…%10
a- Üriner enfeksiyon……..3
b- Sepsis…………………….2
T O P L A M………………..12…%24

D E Ğ E R L E N D İ R M E  VE  S O N U Ç;

         Kliniğimize prostatizim şikayetleri ile başvuran ve tuşe rektalleri karsinom şüpheli ve şüphesiz 50 vakaya tırans rektal Tru-cut iğne biobsisi uyguladık. 50 vakanın 36 sı klinik olarak prostat hypertrofisi, 12 si prostat kanseri şüphelisiydi. İki vakada da Prostatit düşündük. Biobsi sonucunda kuvvetli şüphe ettiğimiz 2 vakada ve şüphe etmediğimiz bir vakada adenokarsinom geldi. Bir vakada da biobsi sonucu hyperplazi +Kr. Prostatit olduğu halde prostotektomi histopatolojisi adenokarsinomdu. Bu iki vakada biobsi sonuçları negatifti. Hafif ve orta şüpheli 19 vakanın 15 ise sonuç adenomyomatöz hypeplazi+Kr. Prostatit idi. 4 vakada ise şüphe edilmediği halde prostatit gelmesi bize iğne biobsisinden sonra iltihabın geliştiği intibasını verdi. Bir biobside ise (Vaka 33) materyal yağ ve bağ dokusu ihtiva ettiğinden yetersiz kaldı ve bu vakada biobsiyi tekrar ettik. Ameliyat olan 48 hastanın prostatektomi histopatolojisi 44 ü adenomyomtöz hyperplazi, 4 ü adenokanserdi, 2 hastada çeşitli nedenlerle ameliyat olamadı. İğne biobsisi sonucu adenokarsinom gelen hastalara kliniğimiz de süpkapsüler orşiektomi + Dietilstilbesterol fosfat (Honvan) uyguladık. 12 vakamızda hematüri, rektal kanama ve ateş gibi komplikasyonlar gelişti. Bu toplam vakaların %24 ünü teşkil ediyordu. Bu oran H. Tümes ve L. Wibbach ın bildirdiği oranına yakındı. (10) Daha steril ve daha dikkatli çalışma sonucunda bu oranın düşeceği inancındayız.

S O N U Ç :
Pozitif bir biobsi, teşhisi doğrular fakat neğatif bir netice hiçbir zaman kanseri ekarte etmez. Çünkü biobsi materyali prostatın salim bir kısmından tesadüfen alınmış olabilir. İğne biobsisinde %25, Cerrrahi biobbide %3-5 yanılma payı vardır. İdeal biobsi tekniği basit, emniyetli, doğru ve kolay uygulanabilmelidir. Bu özelliklere uyan iki metod trasrektal ve transperineal iğne biobsisdir.

Prostat biobsisi yapılma amaçları şunlardır:
1- Klinik olarak kanser teşhis edilmiş hastaların seçimini yapmış olmak için ve tümörün histopatolojisini öğrenmek

2- Klinik belirti vermeyen fakat tuşe rektali şüpheli bulunan hastalarda kanseri kesinleştirmek. Prostat biobsisi şüpheli lezyonlarda şüpheyi giderecek ve histopatolojik tanıya varmak amacı ile prostat biobsisi kransrektal, transperineal ve transüretral olmak üzere üç yoldan yapılır. Kanser kaynağını prifenden aldığından teşhis için transüretral ve transperineal biobsi metotları güçtür. Bundan dolayı Transrektal biobsi en sık kullanılan biobsi metodudur.
Transrektal iğne biobsisi 2 yoldan yapılır.

1- Tru-cut, vim Silverman veya Travenol iğnesi ile yapılan biobsi

2- Trans rektal aspirasyon biobsisi: Frozen iğnesi ile yapılır. Rizikosundan dolayı büyük bir kitle Tru-cut iğne biobsisine karşıdır. Fakat kolaylığı, emniyeti ve isabet şansı fazla olduğundan çok defa tercih edilir. Aspirasyon biobsisi daha az rizikolu olmasına rağmen bugün bir çok ürolog tarafından uygulanmamaktadır. Bunun en büyük sebebi yeterli tecrübeli stoloğun bulunmamasıdır. Daha az travmatize edici ve komplikasyonları daha az olan aspirasyon metodu Avrupa da popüler, fakat Amerika da yaygın değildir. Gerek aspirasyon ve gerekse Tru-cut iğnesinin kombine kullanımı pozitif oranını %96 ya çıkarır. Biz kliniğimizde Tru-cut iğnesi ile transrektal iğne biobsisini uyguladık ve sonucun şüpheli teşhisi kesinleştireceği yönünden önemli bir yeri oyduğuna işaret ettik. Kliniğimizde, klinik olarak prostat şüpheli vakalarda Tru-cut transrektal iğne biobsisini uygulamaya karar verdik.

L İ T A R A T Ü R
1- Zeren Zeki . Anatomi
2- Kendi Sezer . Prostat Hastalıkları
3- Korkut Gıyas . Üroloji 1965 Sayfa 479-487 Prostat Kanseri
4- Alken E. Carl. Jürgen Sökeland . Üroloji Çec.Vural Solok
5- Tellaloğlu Sedat Türk Üroloji Dergisi Cilt V Sayı 2 sayfa55
6- Campell St. Zincke H. Surg. Gynecol. Obstet. 136.78.1978
7- Chiari R.Und Harzman R Urologe A 14.296.298 (1975)
8- Günalp İhsan Moderin Üroloji 1973 sayfa 284
9- Smit D.R. General Urology Ch 20 pp. 215 Carsinoma of prostat
10- H. Tümmers – L. Weibbach.Therapiewoche 26.426-4228 (1976)
11- F.Feizelmeir. Therapiewoche 26.4231-4234 (1976)
12- Tunç Murat . Türk Üroloji Dergisi 10. Cilt 2.Sayı 109.Sayfa
13- Glenn. Surg. Urology Ch. 34 pp 564 Prostat Carsinom
14- Bağatur Burhan . Prostat Kanserlerinde prostatik asit fosfatasların klinik değerlendirilmesi 15- Lin Bac Daves wel Harmata Patology 11.066-1979

01 – Penis Boyu Neden Önemlidir?
02 – Genelev Gerçeği
03 – Varikosel ve Tedavisi
04 – Masturbasyon Hakkında Öğrenmek İstedikleriniz.
05 – Erken Boşalma ve Tedavisi
06 – Sertleşme Sorunu ve Tedavisi
07 – Prostat İltihabı ve Tedavisi
08 – Porno ve Zararları
09 – Masturbasyon Perhizi Nedir? Nasıl Yapılır? Dr. Ali Hatay Perhiz Metodu.
10 – Böbrek ve Oruç
11 – Tıbbi ve Dini açıdan Sünnet olmak kitabın PDF Formatı  
12 – İdrar Damlaması Ve İstibra
13 – Gerdek Gecesi
Ayıca şu adresten kitaplarıma ulaşabilirsiniz:  
https://www.dralihatay.com/kitaplarim.html

Daha Geniş Bilgi, hastalığınız hakkında bilgi alma ve soru sormak için:
Dr. Ali HATAY’in Hasta Odası Soru ve Cevap Panosunu kullanabilirsiniz.

Penis Boyu Neden Önemlidir

Penis boyu aslında bu kadar önemli değildir. Takıntı yapanlar için önemlidir. Öncelikle penis hakkındaki gerçekleri bilmek lazımdır.

Penisin boyu doğumda ortalama 2-2.5 cm dir. Ergenlik öncesi dönemde 5-6 cm, ergenlikte 8-10 cm’e ulaşır Ereksiyon yani sertleşen penis boyu ortalama 14-15 cm kadar olabilir.
Normal bir penisin ereksiyondaki boyu 9-11 cm dir. Bir penisin işlev görmesi için bu boyda olması yeterlidir. Penis boyu kişinin boyu ve kilosu ile orantılı değildir. Hele el ayak, burun büyüklüğü ile hiçbir ilgisi yoktur. Bu bilgiler sadece arkadaş ortamında yapılan espri ve geyik muhabbetleridir. Bilimsel bir dayanağı yoktur. İdeal penis boyu diye bir kavramda yoktur. Ancak İdeal bir peniste boy ve işlev bir arada olmalı denilebilir.
Penis boyutu genetik olmakla birlikte, iklim, ırk, gibi etkenlere göre değişir. Mesela Çinliler de küçük, zencilerde büyüktür. Sıcak iklimde (Mesela Arabistan, Afrika) yaşayanların penisi büyüktür. İranlılarınki kalın, İtalyanlarınki ince kabul edilir. Türk erkeğinin penis standardı 13-14 cm kabul edilir.

Penis ya gerçekten küçüktür veya küçük olduğu saplantısı vardır. 

Penis büyütmek için bilinen doğru ve yanlışlar:
1- Penisi büyütmek için yapılan ilaç ve alet kullanımı, cerrahi müdahale kalıcı bir çözüm getirmemekle birlikte risk ve yan etkileri çok fazladır.
2- Cerrahi operasyonlar ancak çok gerektiği halde yapılmalıdır. Ameliyat izi, ameliyat parçası kalıntısı gibi yan etkileri yanında buradaki damar ve sinirlerin kesilmesi nedeni ile sertleşme sorunları da yapabilir.
Ayrıca bu operasyonlar devlet hastanesinde yapılmadığı için serbest piyasada 7-8 bin lira gibi bir maliyet gerektirir.
Anestezi, narkoz riskleri de elbette olacaktır. Bunlara rağmen ameliyat olup pensini 2-3 cm büyüten olmuştur.
En iyisi kendiniz ve doktorunuzun ortak karar vermesi.
3- Penisi büyüten hiçbir ilaç, bitkisel ilaç yoktur. Piyasada satılan ve internete satışı sunulan her ilaç ve bu kisve altında satılanlar aldatmaca kandırmacadır.
Üstelik Sağlık Bakanlığı onayı var deyip, küçük, okunmaz puntolarla yazılan yazılarla ilanların altına konulmakta ve insanlar aldatılmakta takıntıları istismar edilmektedir. Sağlık Bakanlığı bunların hiç birine ruhsat vermemiştir. Sade Köy işleri ve Tarım Bakanlığı bitkisel kökenli olmasına dayanarak ruhsat veriyor ama etkisi hakkında bir şey söylemiyor.
Hele aktarlarda açık halde satılan ve her biri mikrop yuvası, ne olduğu belli olmayan bitkiler faydadan ziyade zarar veriyor.
Bunların karaciğer ve böbreklere zararlı olabileceği de çok açıktır.
4- Penis vakum pompalar penisi büyütmekten ziyade penise zarar veren aletlerdir. Penis damarındaki kanı emerek ve penis dokusu içine hapsederek penisi şişiren bu pompalardan fayda bulan bir kimseyi ne duyduk ne de gördük.
Ama bunu kullanıp sertleşme sorunu yapan ve peniste kalıcı deformasyon, eğrilik, şekil bozukluğu yapan çok hasta gördük.
5- Penis gerdirmek için kullanılan aletler (Traksiyon aletleri) gene aynı sebeplerden dolayı fayda yerine zarar verir.
6- Büyük ve uzun bir penis yerine,  uzun süre sertliğini koruyabilen daha küçük bir penise sahip olmak daha avantajlıdır.
7- Penis takıntısı sadece erkeklerde değil kadınlarda da vardır. Yanlış ve eksik cinsel bilgi kadının da böyle olumsuz bir düşünceye sevk ederek küçük penisle orgazm, tatmin olmama arasında ilgi kurabilmektedir. Hele bunu erkeğe yansıtırsa durum daha da vahim bir hal almaktadır.
8- Hipnoz cinsel terapi olumlu sonuçlar vermektedir. Bu işle uğraşan bir psikiyatri uzmanı bulmak lazım.
9 Penis takıntısı olanların sayısı toplumda fazla yer tutmaz. Ama psikolojisi bozulan bu ergenler interneti aktif kullandıkları için herkeste bu dert varmış gibi algılanır.
10- Bu ergenler genellikle internetten porno seyrettikleri için (Ben bunlara “Pornocu” diyorum.) orada ilaçlarla suni olarak şişirilmiş penisleri görüyorlar birde kendi penislerine bakıyorlar takıntı halinde penislerinin küçük olduğunu zannediyorlar ve aşağılık duygusuna kapılıyorlar.
11- Sizin penisinizle dalga geçen kadınlara sizde vajinasının ne kadar büyük olduğunu söyleyin. 

Sonuç ve Tavsiyeler: 
1- Her şeyden önce penisiniz 9-11 cm’se takıntı yapmaya gerek yoktur. ‘Önemli olan boyu değil işlevidir’ sözü size düstur olsun. Bunu kendinize dert ederseniz sizde takıntı, kuruntu, evham hastalığı başlar. Ki bu psikolojik hastalıklar küçük penis hastalığından daha kötüdür. Ömrünüzü çekilmez hale getirir. Hayattan zevk almanızı engeller.
2- Medyanın olumsuz etkilerinden kendinizi koruyun. Bilhassa pornolardan uzak durun. Pornodaki uzun penislere, saatlerce süren geç boşalmalara aldanmayın.
Buradaki edineceğiniz yanlış bilgiler sizi başta aşağılık duygusu olmak üzere birçok psikolojik hastalığa yakalanmanıza neden olur.
3- Doğru bilgiler edinin. Bu hususta güvendiğiniz yazıları okuyun. Penis boyunu uzattığını iddia eden sitelerden uzak durun. Bu siteler kasıtlı olarak mallarını satmak için penisi küçük gösterdiklerini unutmayın
4- Arkadaş çevrenize dikkat edin. Bilgisiz, cahil, size zarar verecek arkadaşlardan uzak durun.
5- Penis boyu normal sınırlarda olduğu halde hâlâ penisinizin küçük olduğunu düşünüyorsanız, takıntı olmadığını düşünseniz bile bir psikiyatri uzmanından yardım almaktan çekinmeyin. Psikiyatrinin yapmış olduğu hipnoz tedavisinin faydalı olduğu bilimsel olarak ispat edilmiş olduğunu unutmayın.

DİĞER YAZILARIMIZ:

01 – Penis Boyu Neden Önemlidir?
02 – Genelev Gerçeği
03 – Varikosel ve Tedavisi
04 – Masturbasyon Hakkında Öğrenmek İstedikleriniz.
05 – Erken Boşalma ve Tedavisi
06 – Sertleşme Sorunu ve Tedavisi
07 – Prostat İltihabı ve Tedavisi
08 – Porno ve Zararları
09 – Masturbasyon Perhizi Nedir? Nasıl Yapılır? Dr. Ali Hatay Perhiz Metodu.
10 – Böbrek ve Oruç
11 – Tıbbi ve Dini açıdan Sünnet olmak kitabın PDF Formatı  
12 – İdrar Damlaması Ve İstibra
13 – Gerdek Gecesi
Ayıca şu adresten kitaplarıma ulaşabilirsiniz:  
https://www.dralihatay.com/kitaplarim.html

Daha Geniş Bilgi, hastalığınız hakkında bilgi alma ve soru sormak için:
Dr. Ali HATAY’in Hasta Odası Soru ve Cevap Panosunu kullanabilirsiniz.

 

Göster
Gizle