TÜP BEBEK

 

IVF veya diğer adıyla "tüp bebek" terimi vücut içinde değil de laboratuar ortamında bir araya getirilen spermin yumurtayı döllemesini ifade eder. yirmi yıldan daha uzun süredir uygulanan bir yöntemdir.

Bu işlemde yumurtalıkları uyarıcı ilaçlarla toplanılan kadına ait yumurtalar, özel kültür sıvısı içeren bir tüp içine alınarak ortama belirli sayıda hareketli sperm bırakılır. bu şekilde spermin kendiliğinden yumurta içerisine girmesi beklenir. anne vücut ortamını taklit eden bu cihazlarda (inkübatörlerde) bekletme işlemine "inseminasyon" denir. daha sonraki aşamalar mikroenjeksiyon ile aynıdır.

"mikroenjeksiyon" (icsi, iğneli gebelik) işleminde ise sperm özel mikro-aletler yardımıyla yumurtanın içerisine direkt olarak yerleştirilmekte, adeta bir mikro enjektör vasıtası ile enjekte edilmektedir.

Üstteki resimde bir mikro enjektör ile oosit (yumurta hücresi) tutucu pipetle sabitlendikten sonra delinerek içeriye sperm enjekte edilmektedir.

hem ivf hem de mikroenjeksiyon ile bu şekillerde vücut dışında elde edilen döllenmiş yumurtalar belirli bir süre özel besleyici sıvılar (kültür ortamı) içerisinde tutularak bölünmeye başlamaları beklenmekte ve daha sonra gelişen embriyolar belli bir safhadayken normal gelişimini sürdürebilmeleri amacıyla rahim içine yerleştirilmektedir.

ivf ile ilk sağlıklı doğum 1978 yılında gerçekleşmiş ve İngiltere'de "louise brown" bu yöntemle dünyaya gelmiştir.

ivf (tüp bebek) basitçe, yumurtaların sperm tarafından vücut dışında, laboratuar koşullarında döllenmesidir. ivf yani in vitro fertilizasyon, tüp bebek yönteminin bilimsel adı olup vücut dışında döllenme anlamına gelmektedir. kadından alınan yumurta erkekten alınan sperm ile aynı tüpe konur ve döllenme gerçekleşir.

normalde her ay 1 yumurta üretilir ve sperm ile buluşma olur. sperm yumurta buluşması (döllenme) için zamanlama önemlidir. diğer önemli faktör buluşma güzergahının yani rahim ve tüplerin açık olmasıdır. uygun kalitede sperm ve yumurta doğru zamanda ve doğru yerde buluşmalıdır. bu sürecin herhangi bir aşamasında sorun olduğunda gebeliğe ulaşılamaz.

tüp bebek tedavisi,
1- spermin yumurtaya ulaşmasında problem olan durumlarda;
· tüplerin tıkalı olması,
· endometriozis,
· anti-sperm antikorların varlığı vb
2- sperm fonksiyonlarının bozuk olduğu durumlarda;
· azalmış sperm sayısı
· sperm hareketlerinin normalden az olması vb
3- yumurtlama sorunu olanlarda;
4- açıklanamayan infertilite problemi olan çiftlerin bebek sahibi olmalarına yardımcı olan bir yöntemdir.

doğal bir siklusta, bir sonraki adet kanamasından 2 hafta önce olgunlaşmış follikülün içerisinden genellikle tek bir yumurta atılır. follikül, yumurtanın atılmasından önce 16-22 mm'ye kadar büyüyen içi sıvı dolu bir kist, bir keseciktir. genellikle bir follikül içerisinde tek bir yumurta vardır.

tüp bebek sikluslarında, amaç birden fazla follikül geliştirip birkaç yumurta birden toplama şansını maksimuma çıkartmaktır. döllenme gerçekleştikten sonra, en iyi embriyolar seçilip, rahim içerisine konur. rahim içerisine uygun sayıda embriyo transfer edildikten sonra geri kalan iyi kalitedeki embriyolar daha ileri bir tarihte kullanılmak üzere dondurulabilir.

yumurtlama uyarıcı ilaçlarla yumurtalıklar uyarıldığında genellikle birkaç follikül büyür. ne var ki, her follikülün büyüme hızı değişken olabildiği için yumurta toplama işlemi yeterli sayıda yumurta olgunlaştığı zaman uygulanır. bunu sağlamak için, vücudun normal hormonal döngüsünü kontrol altına alan birtakım ilaçlar kombine olarak kullanılır.

yumurtalıkları uyaran fsh ve lh denen hormonlar beynin içindeki hipofiz bezi tarafından salgılanır. fsh ve lh, yumurtlamadan önce östrojen (e2) ve yumurtlama gerçekleştikten sonra progesteron salgılayan folliküllerin büyümesini sağlar. Östrojen rahim iç duvarı olan endometriumu kalınlaştırır, progesteron ise endometriumu embriyoların yuvalanıp tutunmalarına hazır hale getirir.
İnfertilite araştırmaları aslında onlarca yıldır sürmektedir. ancak vücut dışında insan yumurtasının döllenebilmesi 1960'ların sonlarında başarılabilmiştir.

1968'de tüpleri tıkalı bir kadına yapay tüp takılmış, fakat başarı sağlanamamıştır. bu tür başarısız denemelerden sonra çalışmalar vücut dışında döllenme araştırmalarına dönmüştür.

İlk kez 1973'te vücut dışında döllenme başarılabilmiştir. fakat döllenme sonrası oluşan embriyo rahime yerleşememiş (yani implante olamamış) ve düşükle kaybedilmiştir.

temmuz 1978'de İngiltere' de, ilk tüp bebek olan ünlü louise brown dünyaya gelmiştir. bu uygulamayı başaran doktorlar olan dr.steptoe ve dr. edwards saygıyla ve şükranla anılmaktadır.

bu aşamadan sonra hedef yumurtlama tedavilerinin geliştirilmesine doğru da ilerlemiştir. bu amaçla kullanılmaya başlanan hormonlar 1979 ve 1980 yıllarında geliştirilmeye başlanmıştır.

tüp bebek fikrinin orijinal kullanılış noktası tüplerin tıkalı olduğu durumlar olmakla birlikte, bu fikir giderek olgunlaşmış, uygulama alanları ve nedenleri de her geçen gün artmıştır.

oluşan embriyo kadına gift, zift gibi yöntemlerle verilmesi önemli aşamalardır. sperm sorunu olan çiftlerde suzi ve pzd gibi metotlarla sperm-yumurta buluşması sağlanmıştır.

ancak gerçek ilerleme 1996'da icsi'nin bulunması ile başarılmıştır. icsi yani mikroenjeksiyon ile tüp bebek uygulamalarının başarı oranı arttırılmıştır.
halen dünya üzerinde icsi yöntemi ile doğmuş binlerce bebek vardır.

tüp bebek yöntemi ile ilgili her yıl çok sayıda bilimsel araştırma yapılmakta ve gelişmeler umut verici şekilde devam etmektedir.

yukarıda bahsedilen üremeye yardımcı tedavi yöntemleri, yumurtanın döllenme şekline, spermin elde ediliş yoluna, hücrelerin rahim içine verilişine göre farklılıklar göstermektedir. hepsinde ortak özellik yumurtanın geliştirilmesi ve toplanması safhalarının aynı olmasıdır.

Üremeye yardımcı tedaviler 4 basamakta uygulanan bir süreçtir:

*yumurtalıkların ilaçlarla uyarılması ve yumurta geliştirilmesi
*yumurta toplanması
*sperm ile yumurtanın döllenmesi, yani embryo oluşması
*embriyo transferi

yumurta gelişiminin sağlanması:

hastaların gebelik şanslarını artırmak için kendiliklerinden geliştirecekleri bir adet yumurtayı kullanmaktansa, hem yumurta sayısını arttıran hem de folliküllerin yumurta toplanma işlemine kadar çatlamadan beklemesini sağlayan ilaçlarla yumurtalıkların kontrollü olarak uyarılması ilk tercih edilen yöntemdir. (folliküller yumurtalıklarda gelişen ve yumurtaları barındıran içi sıvı dolu keseciklerdir.)

İlaçla tedavi sırasında, yumurtalıkların verdiği cevabın görülmesi ve yan etkilerden korunmak için hastaların dikkatli takibi gerekmektedir. bu amaçla adet kanamasının 2. gününden, en geç 3. gününden başlayarak düzenli aralarla yapılan ultrason takipleriyle, yumurtalıklarda oluşan yumurta keseciklerinin (folikül) gelişimi ve rahim içi dokunun (endometrium) kalınlık ve kalitesi izlenir. gerekirse doz ayarlamaları yapılır. bu uyarılma süreci yaklaşık 10-12 gün sürer. gelişen folliküllerin sayı ve büyüklükleri, rahim içi tabakasının kalınlık ve kalitesi, kanda östradiol (e2) hormon düzeylerinin takibi ile istenilen gelişme elde edildiğinde bir sonraki basamak olan yumurta toplama işlemine geçilir. yumurtaların son olgunlaşmasını sağlamak için ayrı bir ilaç verilerek (pregnyl) yumurta toplamanın günü ve saati tesbit edilir.

yumurta toplama:

yumurta toplama işlemi, ultrason Kılavuzluğun da uygulanır. bu işlem, ameliyathane şartlarında, hafif bir anestezi altında, ağrısız olarak gerçekleştirilir. Özel bir iğne ile vaginal yoldan yumurtalıklara ulaşılarak follikül içindeki sıvı boşaltılır ve mikroskop altında yumurta aranır. yumurta hücresi bulunamazsa follikül içi yıkanır ve elde edilen sıvıda tekrar yumurta aranır. toplanan yumurtalar döllenme işlemi için özel ortama alınır. bu aşamada her follikülden yumurta çıkmayabilir veya elde edilen her yumurta olgunlaşmış olmayabilir.

döllenme (fertilizasyon):

erkekten alınan sperm örneği laboratuarda işlemden geçirilerek sağlıklı olanlar ayrılır. tüp bebek yöntemi kullanılıyorsa, yumurtalar spermler bir araya getirilir veya mikroenjeksiyon uygulanıyorsa spermler yumurta içine enjekte edilir, bu icsi olarak anılır. daha sonra kadın vücudundakine benzer şartlarda özel ortamda beklemeye alınır. anne ve babadan gelen hücrelerin birleşmesi ile oluşan yeni yapıya embriyo adı verilir.


embriyo transferi (et):

embriyoların laboratuar ortamından alınarak rahime verilmesi işlemine embriyo transferi adı verilir. bu nakil işlemi için ince bir plastik araç kullanılır. anestezi gerektirmeyen kısa bir uygulama ile rahim içine bırakılan embriyoların bundan sonra kendi kendilerine gelişmeye devam ederek rahime tutunmaları beklenir.

embriyo transferinde kullanılan embriyolardan sonra elde kalan iyi gelişme gösteren embriyolar dondurularak daha sonra kullanım için saklanabilir. embriyoların donma ve çözülme işleminden sonra canlılıklarını koruyabilme oranları %50'dir. donmuş embriyolar, taze embriyolardan daha düşük oranda gebelik oluşturmalarına rağmen, ikinci bir gebelik şansı vererek toplam gebelik oranlarını arttırmakta ve maliyeti düşürmektedir


hazırlık aşamasında bir takım kan tetkiklerini, kültürleri, histerosalpingografiyi (hsg), hormonal incelemeleri, doktor muayenesini, hemşire tarafından bilgilendirmeyi ve maliyet açıklamalarını içerir. İlk görüşmeye eşlerin birlikte gelmeleri kolaylık sağlayacaktır.

Önce tıbbi geçmişiniz ile ilgili bilgi toplandıktan sonra bir jinekolojik muayene yapılır.

kadına adet düzeni, adetlerinin ağrılı olup olmadığı, adet kanamasının miktarı, varsa önceki gebelikleri ve geçirdiği operasyonlar dahil birçok konuda sorular sorulacaktır.

erkekten ise genital travma, operasyon, enfeksiyon, kullandığı ilaçlar ve geçirdiği hastalıklar hakkında bilgi alınacaktır. bu nedenle tıbbi geçmişinizle ilgili önceki tüm tetkik ve tedavi bilgilerinizi (kan tetkikleri, reçeteler, rahim filmi gibi..) yanınızda getirmenizde fayda vardır. bu sayede bazı tetkiklerin gereksiz tekrarı önlenebilecektir.

rutin muayene yapıldıktan sonra ileride yapılması muhtemel bir embriyo transferine kılavuzluk sağlaması için boş kateter ile bir "deneme transferi" işlemi yapılacaktır.

deneme transferi, steril incecik bir plastik borunun rahim içine sokulmasından ibaret olup son derecede ağrısız ve basit bir işlemdir. bu yolla gerçek transfer sırasında kullanılmak üzere, rahmin boyu ve kanaldan geçiş özellikleri hakkında bilgiler toplanır.

daha önceden çektirmiş olduğunuz rahim filmi de doktorunuz tarafından incelenir. eğer tıbbi bir gereklilik varsa (örneğin bu filmden sonra geçirilmiş bir rahim operasyonu veya 3 yıldan daha uzun bir süre gibi) tetkikin tekrarı istenebilir. bu durumda test, adetin 5-11. günleri arasında tekrarlanır. ancak bu sırada adetin tamamen bitmiş olması gerekir. bazen ise ağrılı hsg çekimi işlemi yerine basit bir şekilde yapılan ofis h/s ile değerlendirme de yeterli olabilir.

bazı hormonların (östradiol, fsh, lh) mutlaka adetin 2. veya 3. gününde değerlendirilmesi gerekir (bazal hormon düzeyleri). bu sonuçlar hem başarı şansınızın değerlendirilmesinde hem de daha sonraki tedavinizde ilaç dozunuzu belirlemede yardımcı olacaktır.

Üremeye yardımcı tekniklerle çoğul gebelik oranlarının daha yüksek olduğu aşikardır. Çoğul gebeliklerde gebelik sırasında artmış komplikasyon riski mevcuttur. erken doğum, çoğul gebeliklerde yaşanabilen en önemli sorunlardandır. prematüre bebekler akciğer gelişimi tam olgunlaşmadığı için solunum zorluğu yaşayabilir. sarılık sık karşılaşılabilen bir diğer sorundur.

yumurtalıkların uyarılmasında yani ovulasyon indüksiyonunda kullanılan ilaçlar temel olarak hormonal ilaçlardır. enjeksiyon yerinde ağrı, baş ağrısı, yorgunluk hissi, alerji, sıcak basması, kasıklarda dolgunluk, bulantı, vajinal kanama, burunda tahriş, göğüslerde gerginlik,hassasiyet, kabızlık, adetin gecikmesi veya düzensizlik ve de ovaryan hiperstimülasyon sendromu (ohss) nadir de olsa görülebilen yan etkilerdir.

bu yan etkilerin çoğu tedaviyi etkileyecek veya yarıda bıraktıracak ciddiyette değildir ve umarız ki bunları yaşamazsınız. İlaç dozajlarına dikkat etmek son derece önemlidir.

bazen, ilaçlara bağlı olarak yumurtalıklarda geçici küçük kistler oluşabilir ve bunlar genellikle kendiliğinden geçer. nadiren bu kistler patlayıp, kanamaya veya çevresi etrafında dönerek daha ileri tedavi gerektirebilir. bazen kısa bir süre için adet düzensizliği olabilir.

vajinal yoldan yumurtaların toplanması işleminde genellikle komplikasyon nadirdir. ancak, her cerrahi müdahalede olduğu gibi, küçük bir enfeksiyon ve kanama riski mevcuttur.

tüp bebek tedavisi çok değişik nedenlerden dolayı yapıldığı için gebelik elde edilmesini etkileyen pek çok faktör de mevcuttur. daha önce bahsedildiği gibi özellikle:

*kadının yaşı
*uzun evlilik süresi
*erkek spermi ile ilgili bazı faktörler. Ör: azospermi, varikosel, oligosperm, immotil sperm
*hormonal faktörler
*Üreme organları dışında bazı özel hastalıklar
*geçirilmiş eski hastalıklar
*daha önce gebelik olup olmadığı
*daha önce doğum veya düşük olması

gibi pek çok faktör tedavinin başarı şansını etkilemektedir.

tüp bebek yönteminin başarı şansından bahsederken, öncelikle tedavi gören çiftin kendi özel şartlarını göz önüne almak gerekir. bu şekilde bakıldığında, gebelik oranları bazı gruplarda % 5-10, bazılarında %25-40, bazı gruplarda ise % 50-70 olmaktadır. Çok küçük bir hasta grubunda ise gebelik elde etmek mümkün olmamaktadır.

diğer taraftan, her merkezin tüp bebek için bir ortalama gebelik oranı vardır. yani, hep genç ve problemsiz, veya kısırlık sebebi kolayca aşılan hastaları programa alan bir merkez ile, gebeliğin zor elde edildiği hastaları da kabul eden bir merkezin gebelik oranları farklı olacaktır. bir merkezi değerlendirirken ne tür hastaları kabul ettiğini de göz önüne almak gerekir.

o halde, tüp bebek merkezleri nin gebelik oranı yaklaşık % 25-60 arasında değişebilir.

tabii, burada merkezlerin laboratuar şartlarının normal olduğunu varsayıyoruz. tüp bebek merkezi nin laboratuar şartları da başarı sansını etkileyen önemli faktörlerdendir.

tüp bebek uygulaması için belli bir gebelik şansının olduğunu biliyoruz, uygulamaların bir kaç kez denemesinde fayda vardır. fakat, çiftin özel durumuna göre, 1-3 denemede gebelik elde edilemezse yeni bir denemeden önce durumun tekrar değerlendirilmesi, gerekiyorsa yeni tetkikler yapmak, ve çifti durumları ile ilgili daha ayrıntılı bilgilendirmek uygun olur.

tüp bebekte başarı bilinen faktörler yanında bilinmeyen pek çok faktörün etkisi altındadır. bilinmeyen konularda araştırmalar halen yoğun olarak sürmektedir. gebelik oranları, bu nedenlerden dolayı sürprizlere de açıktır.

gebelik oranlarındaki değişiklikler hakkında bazı örnekler fikir verebilir:

*kadın yaşı 40 ve üzeri ise gebelik oranları % 10-20 civarına inebilir
*erkekte azospermi hücrelerin yapım aşamasındaki bir durumla ilgili ise gebelik oranı % 10-40 arasında değişebilir
*hem kadın yaşı ileri, hem de azospermi varsa gebelik oranı % 0-20 arasında olabilir
*daha önce 2-3 ten fazla erken düşük varsa başarı sansı azalabilir
*her şeyin normal olduğu vakalarda defalarca tüp bebek denemesine rağmen gebelik elde edilemeyebilir.
*muayene ve tetkik sonuçlarına göre başarı şansı düşük olacağı varsayılan bir denemede çok olumlu sonuçlar alınabilir
*bazen, tüp bebekte gebelik elde edilemezken, tedaviye ara veren çiftlerde daha sonra kendiliğinden gebe kalanlar olabilir.
*tüp bebek merkezleri ni veya doktorları arayan hastaların büyük bir kısmı doğrudan gebelik oranlarını sorarak bir karar verme eğiliminde olmaktadırlar. halbuki, kendi özel durumlarının değerlendirilmesinden sonra bir karara varmaları daha doğru bir tutum olacaktır.

*tüp bebek için başvuran çiftlerle, ilk olarak tanışma ve değerlendirme görüşmesi yapılır, gerekli olan tetkikler planlanır. daha sonra tetkiklerin sonuçlarına göre o çifte ait uygun bir tedavi yöntemi tespit edilir. Çifte, tüp bebek hakkında daha ayrıntılı bilgi verilir.


*yumurta geliştirme aşamasında, kadının yaşı, adet durumu ve hormonal tablosuna göre kısa veya uzun ilaç kullanımı seçilir. uzun programda, üreme ile ilgili mekanizmaların baskılanması için yaklaşık 8-10 gün süren bir ön tedavi (lucrin) uygulanır. her iki yöntemde adetle birlikte yumurta üretimi uyaran ilaçlar (puregon, gonal-f, menogon) kullanılmaya başlanır.

tüp bebek tedavisinde ilaçların kullanımı sırasında, yumurta üretimini istenen düzeyde tutabilmek için, giderek sıklaşan aralıklarla ultrason ve hormon takipleri yapılır ve gerekirse ilaç dozu değiştirilir. yaklaşık 10-12 gün içinde yumurta gelişimi istenilen düzeye gelir. yumurta hücrelerinin son olgunlaşma aşamalarına gelmelerini sağlayan bir ilacın (pregnyl, profasi) uygulanmasından yaklaşık 35-36 saat sonra yumurta toplanması planlanır. bu işlem için çiftlerden belirlenen saatte hastaneye gelmeleri istenir.

program sırasında, bir kez yumurta toplama, bir kez de embriyo transferi sırasında olmak üzere toplam iki kez, sabah gelip akşam gitme şeklinde hastanede kalınır.

*yumurta toplama işlemi, hafif bir genel anestezi altında ve ameliyathane koşullarında vaginal yoldan özel bir iğne ile, ultrasonografi kontrolunda uygulanır. aynı gün sperm de alınır. erkeğin program süresince, sadece spermin alındığı gün hastanede bulunması yeterlidir. yumurta toplandığı gün, oluşması beklenen gebeliğe destek vermek üzere bazı yardımcı ilaçlara başlanır.

*laboratuar şartlarında döllenme sonrası (icsi, mikroenjeksiyon, ivf) oluşan embriyolar, yumurta toplama işleminden en erken 2 gün sonra, genellikle 3. gün kadının ruhimi içine ince bir plastik aletle transfer edilir. embriyo transferi, ağrısız, kısa süren ve anestezi gerektirmeyen bir işlemdir. birkaç saat hastanede dinlenmeyi takiben, hasta evine gidebilir. embryo gelişimini desteklemek için ilaçların kullanımı devam eder.

Çok sayıda iyi gelişmiş embriyosu olan çiftlere iki seçenek sunulur.

*Üçüncü gün embryo transferi yapıldıktan sonra kalan embryoların dondurulması
*beşinci gün transfer. bu, bazı özel durumlar için uygulanır. embryo dondurma şansı daha azdır.

*embriyo transferinden 12 ve 14 gün sonra toplam iki kez kanda gebelik testi yapılır. gebelik testi negatif sonuç verirse progesteron tedavisi kesilir ve birkaç gün içinde görülen adetle program sona erer. gebelik testi pozitif çıkarsa progesteron tedavisine devam edilir. testlerden bir hafta sonra gebelik kesesinin görülmesi, bundan bir hafta sonra da bebek kalp hareketlerinin görülmesi vaginal yolla yapılan ultrasonografik muayenede mümkün olur.

yumurtalık kanalları olmayan veya herhangi bir nedenle tıkalı olan kadınlar.

gebe kalmak için geçirdiği cerrahi girişimleri başarısız olanlar ve cerrahinin çok riskli olduğu kadınlar.

erkekten kaynaklanan nedenlerle çocuk sahibi olamayan çiftler.

Çocuk sahibi olamama nedeni; endometriyozis, rahim ağzındaki salgının sperm hareketlerini bozması (servikal faktör), yumurta kistlerinin çatlamaması (unruptured follikül), tekrarlanan 3 - 4 rahim içi aşılamada (intrauterin inseminasyon - iui) gebelik elde edilememiş olanlar.

yaşı 35' in üzerinde olan infertil kadınlar.

nedeni izah edilemeyen infertilitesi (unexplained infertilite) olanlar.

opu vajinal ultraonografi ile oldukça kolay ve konforlu bir şekilde gerçekleşmektedir. hasta jinekolojik muayene pozisyonunda yatar ve üzeri steril örtüler ile örtüldükten ve vajina temizliği yapıldıktan sonra lokal anestezi vajinaya uygulanır ve ardından vajinal ultrosonsgrafiye başlanır. vajinal uktrosonografi probu üzerinde bulunan, kılavuz içinde geçirilen bir iğne ile overlere ulaşılır. her bir follikül çine girilerek içeriği özel bir aspiratör yardımı ile boşaltılır. alınan sıvı hemen labarotuara yollanarak yumurta içirip içermediği mikroskop altında incelenir, eğer yumurta hücresi varsa ayrılır. eğer follikülden yumurta elde edilemez ise aynı iğne içinden özel sıvı verilerek follikül boşluğu yıkanır ve içinde kalmış olabilecek yumurta alınmaya çalışılır. bu şekilde tüm folliküller aspire edilinceye kadar işleme devam edilir. her iki yumurtanın aspire edilmesi yaklaşık 15-30 dakika sürer. işlem sonrası hasta dinlenme odasına alınarak bir süre istirahat etmesi sağlanır.
lokal anesteziyi tolere edemeyen, ya da yumurtalıkların ve/veya folliküllerin özel durumu nedeni ile işlemin teknik olarak zor geçeceği düşünülen vakalarda genel anestezi tercih edilebilir. bazen follikül sayısı fazla olmasına karşın içlerinde yumurta hücresi çıkmaz. boş follikül sendromu adı verilen bu durumun en önemli nedenlerinde biri hatanın hcg yaptırmak ve 24 saat sonra opu işlemini diğer yumurtalıkta tekrarlamaktır.
opu işlemi sırasında aspire edilen follikül içeriği hemen labaratuara gönderilir. Özel bir mikroskop ile incelenen bu sıvının içinde bulunan yumurta kültür sıvısının içine konarak inkübatöre kaldırılır. İnkübatör, sıcaklığı 37 c, karbondioksit oranını da %5-6 düzeyinde sabit tutar. olgun yumurta hücreleri 4-6 saat sonra döllenme için hazır hale gelmektedir. koh sonrası çapı 18-22 mm arasında olan folliküllerin yaklaşık %80?inden döllenmeye uygun yumurta elde edilebilmektedir.

tüp bebek uygulamalarında başarı şansını artırmak için, her sağlıklı kadında normalde ayda bir tane olan yumurta sayısını arttırmak gereklidir. bu nedenle yumurtalıkları daha fazla sayıda yumurta gelişmesine yönelik ilaçlar kullanılır.

yumurtalıkların ilaçlarla uyarılarak yumurta oluşumunun kontrollü olarak arttırılması için yapılan işlemlere "ovulasyon İndüksiyonu" veya "kontrollü ovaryen hiperstimülasyon" denilmektedir.

tüp bebek tedavi protokolünü; yaş, daha önceki tedavi öyküsü, daha önceki tüp bebek uygulamalarındaki sonuçlar ve adetin 2. veya 3. günündeki fsh düzeyi etkiler. yumurtalıkları uyarmada kullanılan ilaçların neredeyse tamamı enjeksiyonla kullanılmaktadır.

tedaviye hazırlık dönemi sırasında 1-2 aylık doğum kontrol hapı (microgynon, desolett, ginera vs) kullanılır. doğum kontrol hapları, daha sonra kullanılacak yumurtlama ilaçlarına yumurtalıkların vereceği cevabı arttıracaktır.

doğum kontrol haplarını takiben burun spreyi (suprefact) veya decapeptyl, lucrin, zoladex gibi enjeksiyonlara genellikle adet kanamasının ortalama bir hafta öncesinden (uzun protokol), bazı durumlarda ise adetin ilk günü (kısa protokol) başlanır. bu ilaçlara başlayacağınız tarihi doktorunuz belirleyecektir.

gnrh analoglarını kullanırken gördüğünüz adetle birlikte yumurtalıkları uyarıcı ilaçlara başlanacak ve bunlar ortalama 7-10 gün süreyle kullanılacaktır. bu arada yumurtalıklardaki gelişen folliküler (yumurtalar) sık aralıklarla yapılan ultrasonografik ve hormonal incelemelerle takip edilir. tüm bulguları değerlendiren doktor, yumurtaların toplanması için en uygun zamanı belirler.

yeterli büyüklüğe erişen folliküllerdeki yumurtaların olgunlaşması için hcg (human chorionic gonadotropin) adlı ilaç belirtilen saatte uygulanır ve 34 - 35 saat sonrasında yumurta toplama işlemi yapılır.

ortalama % 10 kadında işlemin, yetersiz yumurta gelişimi, erken yumurtlama, hormonlarda istenmeyen değişiklikler gibi çeşitli nedenlerle yumurta toplama aşamasından önce sonlandırılması gerekmektedir.
tüp bebek işlemleri mikroenjeksiyon (icsi) aşılama vajinusmus polikistik over sendromu infertilite terimler sözlüğü tüp bebek tedavisine başlama tüp bebek işlemleri, mikroenjeksiyon (icsi), aşılama, ile ilgili tüm merak edilenler. tüp bebek tedavisine başlamadan önce, tup bebek tedavisi uygulanırken ve embriyo transferi sonrası yapmanı

tüm protokollerde adet kanamasının ikinci ya da üçüncü gününde temel ultrason incelemesi ve kanda östrojen tayini yapılır ve kullanılacak ilaç dozuna karar verilir. uyarı tedavisi başladıktan sonra hasta belirli aralıklarla kontrole çağrılır. bu kontrollerde vajinal ultrasonografi yapılarak gelerek gelişen folliküllerin sayısı ve büyüklüğü kontrol edilir. zaman zaman yumurtalıkların durumuna göre kanda östrojen incelemesine gerek duyulabilir.
tedavide amaç mümkün olduğunca fazla sayıda 16-20 mm çaplı follikül elde etmektir. takipler esnasında kan östrojen düzeyleri kontrol edilerek ilaç dozu ayarlaması yapılabilir. hedef 14 mm?den büyük follikül başına 200 pg/ml östrojen düzeyine ulaşmaktır. folliküller yeterli büyüklüğe ulaştığında son olgunlaşmayı sağlamak için 5.000 -10.000 ünite human chorionic gonadotropin (hcg) enjeksiyonu yapılır. tedavinin süresi değişken olmakla birlikte ortalama 10.4 # 1.7 gündür. Çatlatma iğnesinden 32-36 saat sonra yumurta toplama işlemi yapılır.
ultrason takipleri sırasında değerlendirilen bir diğer faktör de rahimin içini döşeyen ve endometrium adı verilen tabakanın yapısı ve kalınlığıdır. gebelik oluştuğunda endometriuma yerleşeceğinden bunun yapısı son derece önemlidir. hcg gününde endometrium 6 mm veya daha ince olduğunda gebelik şansı azalmaktadır. kendi uygulamalarımızda bu tür hastalardaki klinik gebelik oranı %11.8?dir. endometrial kalınlığın 14 mm?den fazla olması da olumsuz etki yaratmakta ve gebelik elde edilse bile düşük olma olasılığı artmaktadır.

Alıntı:www.tup-bebek.us