|
DR. ALİ HATAY'IN UROLOJİ SİTESİNDE SIK SORULAN SORULAR |
1- Prostat İltihapları:
Prostat iltihabı belirtileri nedir?
Prostat iltihabının tedavi zor mudur?
Prostat iltihabında tedavide nelere dikkat etmelidir?
2- Varikosel
Varikosel nedir?
Tedavide ameliyat şart mıdır?
Ameliyat sonrası ağrılar ve şişlik ne kadar devam
eder?
Ameliyat sonrası nelere dikkat etmelidir.?
Ameliyat sonrası spermde düzelme olur mu? Kısırlık giderilir mi?
Ameliyat
sonrası damarlar elime geliyor neden?
3- Normal spermiogram değerleri (Meni muayenesi)
nedir?
4- Kısırlıkta rol oynayan hormonlar nelerdir?
5- Sertleşme Problemi: Empotans
Sertleşme Problemi sebepleri nelerdir?
Sertleşme Probleminin tedavisi nasıldır?
6- Erken boşalma
Erken boşalma nedir? En sık hangi yaşlarda ve ne sıklıkta görülür?
Erken boşalmanın sebepleri nedir?
Erken
boşalmanın tedavisi nasıldır ?
İlaçlarla veya geciktirici spreylerle erken boşalmayı önler mi?
7- Penis Hastalıkları:
Penisin normal boyu
ne kadardır.?
Büyük penisin mahsuru
var mıdır?
Penisin gelişmesinde etkili hormon hangisidir. Bu hormonu ilaç olarak almakla
penis büyür mü?
Küçük Penis tedavisi nasıldır?
Penis Büyütme
ameliyatları nasıl yapılır?
Piyasada satılan penis büyüttüğü iddia edilen vakum pompaları veya metotlar
doğru mudur?
Penisteki eğrilik nedir ve nasıl tedavi edilir?
9-
Tüp Bebek
8- Mutlu Cinsellik
10- Sürtünme yolu ile veya zevk suyundan hamile kalınılır
mı?
11- Ergenlik yaşı geçtiği halde sakal ve bıyık çıkmıyorsa
ne yapılır?
12- Hastalığım için bana bir ilaç tavsiye eder misiniz?
13- Sorum/mesajım neden
silinmiş
14- Testislerim aynı seviyede değil
15- Birleşme esnasında veya sonunda spermlerin dışarı çıkması
16-
Normal idrar değerleri nedir?
17- Normal Kan sayımı değerleri nedir?
18- Penisten ince akıntı (Mezi gelmesi)
19-
Cinsel yolla bulaşan hastalıklarda yapılan
testler nelerdir?
20-
Şüpheli bir ilişkide bulundum ne
yapmalıyım?
21- Meni içinde katı maddeler var bunun
sebebi nedir?
|
PROSTAT İLTİHAPLARI |
Prostat iltihabı
belirtileri nedir.?
Prostat iltihabı 2 ye ayrılır 1- Akut (Acil) prostatit 2- kronik (Müzmin)
prostatit.
Akut prostatitte belirtiler:
İdrar yaparken huzursuzluk, İdrarda
yanma, sık idrara çıkma şikayetler, İdrar bulanıklaşır. İdrarın başında veya
sonunda 1-2 damla kan gelir. Prostat şiş ve gergin olduğundan idrar yapmada
güçlük ortaya çıkar. Torbaların alt kısmında ağrı vardır. Yüksek ateş olur.
Titremeler bulantı ve kusmalar buna eklenir. Günlerce ve haftalarca devam
edebilir. İdrar dış deliğinden çok defa akıntı olmaz. Daha sonra tedavi
edilmezse şikayetler hafifler veya apseye dönüşür. Böylece müzminleşir.
Kronik Prostatitte belirtiler:
1- İdrar yapmada huzursuzluk, sık idrara çıkma, idrarda yanma, bazen idrarda
kanama şikayetleri olabilir. En önemli belirtisi idrar dış deliğinden gelen bir
akıntıdır. Sabahları ilk idrardan önce çok fazladır. Rengi beyaz saydamdır.
(Yeşil olmaması ile bel soğukluğundan ayrılır) Yapışkan bir sıvıdır. Salyaya
benzer.
2- Çabuk yorulma, uyku bozuklukları, konsantrasyon bozuklukları vardır. Belin
alt kısmında ağrı olur.
3- Seksüel arzu azalır. Sertleşme problemleri vardır. Erken boşalma görülür.
Prostat
iltihabı tedavisi zor mudur.?
Prostat tedavisi maalesef zordur. Tedavinin zorluğu ilaçların prostat dokusuna
ulaşmasının zor olmasındandır. Fakat tedavi imkansız değildir. Yoğun tedavi ve
takip gerekir.
Prostat
iltihabında tedavide nelere dikkat etmelidir.?
1- Kabız kalınmamalı. Bu nedenle bol su içilmeli, sebze, meyve ve lifi bol
yiyecekler tercih edilmeli
2- Karabiber, kırımız biber gibi acılardan, tahriş edici baharatlardan, turşudan
kaçınılmalı.
3- Bilhassa ayakları ve kalça bölgelerini üşütmemeli. Bu bölgelere sıcak su
torbası veya sıcak tuğla konulmalıdır.
4- Çok oturmamalı.
5- Her akşam sıcak küvete veya leğene oturma seansları yapılmalı.
6- Doktorunuzda prostat masajı istemelisiniz. Haftada 2 veya 1 masaj prostat
iltihaplarında iyi olur.
7- Sık sık menini boşalması da
tedavide iyi sonuçlar verir.
![]()
|
VARİKOSEL |
Varikosel nedir?
Tedavide ameliyat şart mıdır?
Varikosel aynı bacaklardaki damarların varisleşmesi gibi torba damarlarının
genişlemesidir. Sebebi belli olmayıp bir damar bozukluğudur. Önemi, yumurtayı
çevreleyen damarların göllenmesi sonucu ısı artışına neden olur ve testisin
fonksiyonunu bozarak kısırlığa yol açar.
Bu damar genişlemesini önleyecek veya tedavi edecek bir ilaç yoktur. varikoselin
dereceleri vardır. Bu dereceler Doppler Ultrasonu sonucu belli olur. Grade 1:
Ameliyat gerekmeyebilir. Grade 2: Spermiogram bozuksa ve ağrı varsa ameliyat
gerekir. Grade 3: Ameliyat şarttır.
Ameliyat 2 şekilde yapılır Normal cerrahi usul. Mikroskop altında. her iki
metodun bir birine üstünlükleri yoktur. Önmli olan genişleme yapmış toplar
damarların bağlanmasıdır. Bu sırada atar damar korunmalıdır.
Ameliyat narkoz vererek veya bölgesel uyuşturma (lokal) anestezi ile olur. 15
dakika sürer. Zor bir ameliyat değildir. Sabah ameliyat olan hasta akşam üzeri
taburcu olabilir. Ameliyattan 2 saat sonra su ve yiyecek alabilir.
Ameliyat sonrası ağrılar ve şişlik ne kadar devam
eder.?
Ameliyat sonrası ameliyata bağlı şişlik veya ağrı çok defa görülür. Ağrının
nedeni açıklanamazsa da şişlik damar düzenini bozulmasından dolayısı ile kan
akımının zorlaşmasında ileri gelir. Bu şişlik 15 gün veya 1 ay kadar sürebilir.
Ağrıda bu süre içerisinde olabilir. 1 aydan fazla devam eden ağrılar ve şişlik
için tekrar kontrol etmek gerekir. Su veya kan toplanması, iltihap, cilt altı
sıvının artmış olması gibi sebepler araştırılır.
Ameliyat sonrası nelere dikkat etmelidir.?
1- Çok ayakta durmamalı, uzun süre oturup kasıkları bükülmüş vaziyetine
getirmemeli.
2- Ağır kaldırmamalı. Zorlayıcı hareketler yapılmamalı. Kabızlık gibi ıkındırıcı
hareketlerden kaçınmalı. Seks en erken 10 gün sonra yapılabilinir.
3- Bisiklete, motosiklete binilmemeli.
4- Bilhassa ayakları üşütmemeli.
5- Spor ve futboldan en aşağı 2 ay uzak durmalı.
Ameliyat sonrası spermde düzelme olur mu? Kısırlık giderilir mi?
Şayet kısırlık varikoselden ileri geliyorsa varikosel ameliyatlarında başarı
şansı %80 dir. Ama kısırlığın nedeni başka şeylerse kısırlık kaybolmamaktadır.
Fakat çok defa sperm değerleri, hareketlilik ve sayısı artmaktadır. Değerler
hakkında kesin bilgi almak için spermiogramı ameliyattan 6 ay sonra yapılması
gereklidir. Çünkü testis yeni sperm üretimi ancak bu periyottan sonra
tamamlamaktadır.
Ameliyat sonrası damarlar elime geliyor neden?
Varikosel ameliyatında varisleşmiş damarlar
çıkarılmayıp sadece bağlanmaktadır. Yani damar aynen yerinde durur ama
bağlandığı için kan geri gidemez ve damar içinde kalır. Bu damar el ile his
edilir. Bazen ameliyat olmamış gibi bir hisse sebebiyet verir. Bu normal bir
durumdur. Bu damar 1.5-2 ay gibi bir zamanda kişinin yapısına göre erir.
Körleşir.
![]()
Spermiogramın normal değerleri nedir?
Abstinans: (Cinsel Perhiz süresi): 3-8 gün
Görünüm: Homojen, gri-opak, kirli sarı
Viskozite (Akışkanlığı): 2cm den küçük
Likefaksiyon (Çözünürlük) Süresi: 20 dk.
Volüm (Hacım): 2ml den büyük
PH: 7.2-8.0
Vitalite (canlılık): %75 den fazla
Sperm Sayısı: 20milyon/ml den fazla
Total Sperm Sayısı: 40milyon/ml den fazla
Total Motilite (hareketlilik): %50 den fazla
can.sperm.O. (1.saat A+B+C) >60 dan büyük
AKTİVİTE (1.SAAT A+B) CLASS A=%25A+B=>%50 den büyük
(a)İleri Hızlı Hare : %35 den büyük
İleri Yavaş Har : %10
Yerinde Hareket : %10
Hareketsiz :
1.saat : %50
2.saat : %45
SMI(Sperm Motility İndeksi) (0-80 az) (81-160orta) (161 ve üstü iyi)
tmpss 5mil.dan büyük
nm-tmpss 7.24 milyon
Morfoloji: Dünya sağlık örgütüne göre %30 dan fazla,
Kruger kriterine göre: %4 ten fazla
%14 ve üzeri
normal, doğal ilişki veya aşılamaya uygun
%5-13 sınırda, yıkama sonuçlarına, ve diğer
infertilite nedenlerine göre karar vermek gerekir
%4 ve daha az ise tüp bebek gerekir.
Beyaz küre: 1milyon/ml dan az
İmmünobead (Antikor parçacık testi):%20 den az
Aglutinasyon (-)
Sperm kültürü: Mikrop kolonisi 100.000 koloniden aşağı
Mikrop sayısı 1 milyondan aşağı.
MAR Testi: %10 den az partikülle kaplı sperm
Hemizona indeks: %35 den fazla
HOS Test : %60 dan fazla şişme
Sperm Penetrasyon testi:%10 dan büyük
Diğer Testler
Glukozidaz(nötral): 20mU.den büyük
Çinko(total): 2.4mmol den büyük
Sitrik asit(total): 52mmol den büyük, Sitrik asit 3 mg/ml den büyük
Asit fosfataz(total): 200U. den büyük, Asit fosfataz 100-300 m g/ml
Fruktoz(total): 13mmo den büyük Fruktoz 1200 m g/ml den büyük
SEMENDE BULUNAN BİYOKİMYASAL PARAMETRELER
Inositol 1 mg/ml
Ca (Kalsium) 11.9-32.8 mg/dl
Zn (Çinko) 75 m g/ml den küçük
Mg (magnezium) 70 m g/ml den küçük
Prostaglandin 30-200 m g/ml
Gliseril fosforil kolin 650 m g/ml den küçük
Karnitin 250 m g/ml den küçük
Spermine 50-350 mg/dl
Üre 72 m g/dl den küçük
Laktik asit 90-100 m g/dl
Total protein 1.58-180 mg/dl
Kolesterol 103 mg/dl den küçük
Total lipid 185 mg/dl den küçük
Fosfolipidler 83 mg/dl den küçük
PSA 0.7 mg/dl den küçük
PAP 0.3-1.0 g/L
PSP-94 0.6-0.9 mg/ml
LAP 30.000 U/ml
IgG 7-22 mg/dl
IgA 0-6 mg/dl
C3 1.82 mg/dl den küçük
Transferrin 5.3-42.4 mg/dl
Vitamin C 7.3-12.8 mg/dl
a Glukozidaz 20 mU/lt den küçük veya eşit
ENDOKRİN TESTLER: FSH, LH, Estradiol, Testosteron tayinleri semen
parametreleri ve androjene bağlı karakteristiklerde yetersizlikler olduğunda
yapılmalıdır.
Düşük testosteron ve yüksek LH düzeyleri idiopatik hipogonadotropik hipogonadizm
ile ilişkilidir.
Düşük FSH ve LH düzeyleri Kallman’s Sendromu ile ilişkili olabilir.
Düşük FSH ve LH düzeyleri Kallmann's Sendromu ile ilişkili olabilir.
Öncelikle azoospermi veya ileri düzeyde oligozoospermili örneklerde yükselmiş
FSH değerleri seminal tubul hasarını göstermektedir.
Normal veya yükselmiş düzeylerde Testosteron ve LH ile birlikte normal FSH
androjen rezlstan: sendromlarmi göstermektedir.
PRL, ACTH, Growth Hormon ve TSH hipofiz ve hipotalamik hastahkların tanısında
kullanılmaktadır.
SEMEN ANALİZLERİ: Sperm aglutinasyonu veya immobilizasyonu spermlere
karşı antikorlarin varlığını gösterir.
Canlı bakteri, lökospermi ve motilite kusurları enfeksiyonlarin varlığını
göstermektedir-.
Sperm morfolojik bozuklukları ve oligozoospermi, hormonal dengesizlikler ve
varikosel araştırılmasını gerektirir.
Fruktoz tayinleri seminal vezikül fonksiyonlarında ve kanal obstrüksiyonlarma
bağlı azoospermilerin araştırılmasında kullanılır.
a Glukozidaz ve L. Karnitin tayinleri sperm motilite kusurlarının epididim
kaynaklı olup olmadığının araştırılmasında kullanılır.
a Asit fosfataz tayinleri prostatik aktiviteyi, tümörleri ve kanal
obstrüksiyonunun araştırılmasında kullanılmaktadır.
Sperm fonksiyon testleri vitalite, membran entegrasyonu, akrozom reaksiyonu ve
penetras onu DNA denatürasyonunu ölçmektedir. (18)
ANTİ SPERM ANTİKORLARI: Spermlere bağlı antikorların tayininde çeşitli
diagnostik testler geliştirilmiştir. Bunlar tray aglutinasyon testi,
antiglobulin assay'ler, sitotoksik testler, floresans mikroskobik testler, RIA
ve ELISA testleri olarak özetlenebilir.
Anti-sperm antikorlarının ortaya çıkış nedeni olarak, vazektomi, kan testis
bariyerinin travma ile hasarı, genital enfeksiyonlar, lokal enfeksiyonlar
gösterilmektedir. Teşhisi ise ASA testleri ile yapılmaktadır. Anti sperm
antikorlari sperm aglütinasyonuna, sitotoksisiteye, zona pellusida üzerindeki
sperm reseptör bölgelerinin blokajına, ampullada sperm hareketinin ve
fertilizasyonun engellenmesine ve embriyositotoksisiteye neden olmaktadırlar.
ASA sperm yıkama teknikleri ile azaltılabilmektedir. (15)
SPERM ANTİKOR TESTLERİ
Tray Aglutinasyon Testi (TAT) Sperm aglutinasyonunu ölçer
Gelatin Aglutinasyon Testi Gelatin mediumunda sperm aglutinasyonunu ölçer
Sperm immobilizasyon Testi Kompleman ilavesi ile oluşturulur
Sperm Sitotoksisite Testi Boya exclusionu ile oluşturulur
Immunfloresans Test * Antikor lokalizasyonu gözlenir
Mixed Aglutinasyon Test (MAR)* Antikor bağlı eritrositler veya immünobead'ler
ile yapılır
Pasif Hemaglütinasyon Testi Sensitize eritrositlerin sperm antikorlari ile
aglutinasyonu
AnzymeLinked Immunosorbent Immünglobinlere karşı enzim bağlı ikincil antikor
yöntemi
Assay (ELISA)
IBT* Immünobead'ler ile antikor ve tiplerinin tayini
Genel olarak normal bir ejakulatın 5 milyon/ml'den fazla yuvarlak hücre ve 1
milyon/ml'den fazlada lökosit içermemeleri gerekir.
Kaynak: http://www.bilim.gen.tr/
![]()
Erkek Kısırlığının sebepleri nelerdir.?
Kısırlık % 40 erkeğe, % 40 kadına, % 20 erkek ve kadın her ikisiyle alakalıdır.
% 10-15'i ise sebebi bilinmez.
a) Erkek kısırlığın sebepleri:
Sperm üretim bozuklukları, sperm kanallarındaki tıkanıklıklar, sperme karşı
antikor varlığı, testis travması, hormonsal bozukluklar, anatomik problemler,
doğuştan gelen problemler, varikosel, geçirilmiş hastalıklar, kabakulak gibi
enfeksiyonlar ve bazı ilaçlar.
b) Kısırlığa neden olan sperm üretimi harici sebepler:
Sigara: Sperm sayı ve hareketliliğini düşürür, normal yapısını bozar.
Alkol: Aşırı tüketilmesi: Sperm sayısını düşürür ve anormal sperm
üretimine yol açar.
Aşırı kilo: Testis ısısının artmasına ve sperm sayısının azalmasına neden
olur.
Testis ısısı: Erkeklerde testis ısısı vücut ısısından düşüktür. Yüksek
ateş, sıcak çevrede çalışma, sauna ve dar pantolon giyme gibi testis ısısını
arttıran durumlar sperm sayısını azaltır.
Aşırı egzersiz: Hormon üretimini azaltarak kısırlığa sebep olabilir.
İlaçlar: Bazı tansiyon ve ülser ilaçları sperm sayısını düşürebilir,
ereksiyon ve sperm atılımını bozabilir veya cinsel arzuyu azaltabilir.
Stres: Cinsel isteksizlik ve sperm sayısındaki azalmaya neden olur.
Radyasyon: Sperm sayı ve yapısını azaltarak kısırlığa neden olabilir.
Travma: Testislere darbe veya kazalar semen içinde zarar verebilecek
antikorların oluşumunu arttırarak kısırlığa sebep olabilirler.
Bazı Hastalıklar: Şeker hastalığı, astım, kronik böbrek ve karaciğer
hastalıkları
Bazı enfeksiyonlar hastalıkları: Gonore (bel soğukluğu), klamidya,
ureaplasma ve diğer bir çok mikrobik etken cinsel bölge hastalıklarındaki
iltihaplar.
![]()
Kısırlıkta Rol Oynayan hormonlar ve etkileri
nelerdir?
Testosteron: Sperm üretiminin devamlılığını sağlar. Testisteki Leydig
hücrelerinden salgılanır.
FSH (Yumurta Uyarıcı Hormon): Testisteki sertoli hücrelerini uyararak
sperm üretimini sağlar. Hipofiz bezinden salgılanır.
LH (luteizan Hormon): Leydig hücrelerinde testosteron sentezlenmesini ve
sperm üretiminin devamlılığını sağlar. Hipofiz bezinden salgılanır.
Prolaktin: LH’ın Leydig hücreleri üzerindeki etkisini arttırır. Hipofiz
bezinden salgılanır.
Estradiol: LH sentezini kontrol eder. Karaciğer, kas ve yağ dokusunda
testosteronun metabolize edilmesi ile oluşur. %20-25’i Leydig hücrelerinden
salgılanır.
GnRH: FSH ve LH hormonlarının salgılanmasını sağlar. Beyinde
hipotalamustan salgılanır.
İnhibin: FSH salınımını engeller. Sertoli hücrelerinden salgılanır.
Aktivin: FSH salınımını arttırır. Leydig hücrelerinden salgılanır.
![]()
Sertleşme
probleminin sebepleri nelerdir.?
1-Hormaonal sebepler: Beyin ve testis dokusunun salgılamış olduğu
hormonların eksikliklerinde meydana gelir.
2-Nörojenik sebepler: Beyin ve omurilikten gelen sinirlerin penis
kaslarını çalıştırmaması sonucu meydana gelir. Bu sinirlerin alkol, şeker
hastalığı, vitamin yetersizliği gibi etkenlerden dolayı yapısal bozukluklarda
penis sinirini çalıştırmaz.
3-Damar Sebepleri:
a-Atardamar sebepleri: Penise gelen kan miktarının azalması sonucu olur. Bir
penisin sertleşmesi için penis kan akımının 7 kat artması gerekmektedir.Tam
sertleşmede damar basıncı 100 mmHg dır. Bu kanın gelmesini engelleyen damar
cidarının kalınlaşması veya herhangi bir seviyede tıkanıklık empotansa sebebiyet
verir.
b-Toplar Damar Sebepleri: Sertleşmede toplar damarlarında rolü büyüktür. Bu
damarlarda kan birikmeyecek olursa sertleşme olamayacağı gibi erken boşalma gibi
şikayetlerde meydana gelir.
4-Psikolojik Sebepler: Bunun için bakınız Psikolojik Empotans
5-İlaçlar: Tansiyon için kullanılan ilaçlar bu duruma sıklıkla yol açar.
Bazı kalp krizi önleyici ilaçlar, idrar söktürücü ilaçlar, depresyon önleyici
ilaçlar, sinirleri yatıştırıcı bazı ilaçlar, bazı hormonlar empotansa sebebiyet
verebilir. Uyuşturuculardan kokain, eroin, mariuhana sertleşme problemine neden
olur.
Ayrıca sigara damar sertliği yaparak, alkol sinirlerin yapısını bozduğundan
dolayı empotans nedendir.
6-Dış müdahale ile meydana gelen empotans: Karın büyük ameliyatları,
böbrek nakli, şua tedavileri, bel fıtıklarının ameliyatları, mide barsak
ameliyatları, prostat kanserlerinden sonra prostatın tümden çıkarılması., penis
ameliyatları sonucu empotans meydana gelebilir.
7-Diğer Hastalıklar:
Şeker hastalığı : Sertleşme problemi yapan en sık görülen hormon hastalığıdır.
Böbrek hastalıkları: Böbrek yetmezliği nedeni ile diyalize (Böbrek makinesi)
giren hastaların % 50 sinde empotans meydana gelir. Kanda erkeklik hormonunu
düşmesi ve bir çok ilaç kullanımı nedeni ile olur.
Diğer hastalıklar: Kalp krizi geçirenlerde, safra kesesi ameliyatı olanlarda,
Karaciğer hastalığı olanlarda, bazı kanser hastalıklarında sertleşme problemleri
olur.
Sertleşme Probleminin Tedavi nasıl yapılır?
Tedavi her şeyden önce nedene yöneliktir.
1- Atar damar yetersizliklerinde damar içerisine damar büzücü ilaçlar verilir.
Amaç daha çok kan gelmesi ve kanın penis içerisinde daha çok kalmasını
sağlamaktır. Birleşmeden hemen önce yapılır. 30 dakika ile 1 saatlik sertleşme
sağlanır. Bu da amaca uygundur.
2-Vakum yöntemi: Vakum meydana getiren bir alet ve kavanoza benzeyen bir aygıtın
içerisine penis konulur. Aletin vakumu sayesinde kan penis içerisine dolar. Bu
sırada penis kök kısmına elastik bandajlar yerleştirilerek kanın geri kaçması
önlenir. Yapılan bu işlem penisin sertleşmesini sağlar. % 60- 70 başarı sağlasa
da kullanımı pratik değildir.
3-Cerrahi Yöntemler: Şayet damar darlığı varsa ameliyat ile bu giderilir. Şant
ameliyatları denilen bazı ameliyatlar ile penisin iç yapısındaki damarlar karnın
çeşitli damarları ile ağızlaştırılarak penisin daha çok kanlanması sağlanır.
4-Penis Protezleri: Protezden önce mutlaka diğer metotlar uygulanmalı ve sonuç
alınamazsa denenmelidir. Penis içerisine takılan çok çeşitli protezler vardır.
Hidrolik prensiplerine göre çalışan protezler de vardır. Protezin bir ucuna
balon konulur.Alet içerisinde sıvı vardır. Penisin sertleştirmek istendiği zaman
bu balon pompalanarak protez şişirilir ve sertleşme sağlanır.
4- Hormonsal Tedavi: Erkeklik hormonu, ancak bu hormon yetersizliğinde
kullanılır.
5-Psikolojik Tedavi: Psikoanalitik, hipnoz, davranış bozukluğu tedavileri bir
psikyatrist yardımı ile sağlanır. Eşi ile birlikte yanlış bildikleri bir şey
varsa bunun doğrusu öğretilir.
6-İlaç tedavisi: Günümüzde bu amaçla kullanılan iki ilaç vardır
a- İndoialkilamin (Yohimbin): Cinsel iştah açıcı bir ilaçtır. penisin
kanlanmasını sağlar.
b-Sildenafil (Viagra): Çok popüler olarak kullanılmaktadır. Sonuç % 60 olarak
bildirilmişti. Damar genişletici kalp ilaçları ile birlikte kullanılmamalıdır.
En iyisi bir doktor gözetiminde alınmasıdır.
![]()
Erken boşalma nedir? En sık hangi yaşlarda ve ne sıklıkta görülür?
Erkeğin ve partnerinin kendi isteklerinden önce olmasıdır.Cinsel ilişkide en
önemli şey uyumdur. Bu yüzden de gerçek anlamda ortada bir erken boşalma sorunu
olmayıp erkeğin kadının orgazmından önce veya ona ruhen yetecek kadar beraber
olamadan boşalması bir cinsel uyumsuzluk ortaya çıkaracaktır. Her yaşta olmakla
beraber en çok genç erkeklerde görülür
Erken boşalmanın sebepleri nedir?
Erken boşalmanın sebebi %99 psikolojik nedenlerden ileri gelir. Diğer %1 sebepse
bedensel nedenlerdir.
Psikolojik Nedenler::
1-İlk cinsel deneylerinde problem yaşamak: Erkeklerin ilk gençlik cinsel
deneyimleri genelev veya masturbasyon olduğu için bu durumda çok defa hayat
kadının aceleci olması, bir an önce işi bitirmek istemesi erkekte tek taraflı
hazın gelişmesine neden olur. Bu nedenlerle kişide erken boşalma meydana
gelebilmektedir. Aynı durumda masturbasyonda olmaktadır. Yakalanma korkusu,
gizili yapılma, aşırı heyecan gibi sebeplerden dolayı erken boşalma olup,
ileriki hayatta bu alışkanlık haline gelebilir.
2- Yanlış kanaat: Gençlik yıllarında, sık sık, birden fazla orgazm olup
sertleşme sağlanıldığından boşalmanın geciktirilmesi akla getirilmemiştir.
Kadının geç tatmin olabileceği düşünülmediğinden amaç sadece en erken şekilde
boşalıp rahatlamaktır. Evlenince de bu fikir sabitleşir ve beyinde yer yapar.
3- Aşırı duygu birikime sahip ve aşırı heyecanlı olanlarda erken boşalma sık
olarak görülür.
4- Uzun süreli cinsel perhiz sonucu erken boşalma normal kabul edilebilir.
Burada yine heyecan büyük rol oynar.
Bedensel Nedenler:
- Prostat büyümeleri ve prostat iltihapları, dış idrar yolu iltihapları erken
boşalmaya neden olabilir.
- Şeker hastalığı
- Bölgesel üreme ve idrar yolu hastalıkları
- Bölgesel duyu hasarı, sinirlerin hastalıkları
- Karın ameliyatlar sonrası
Erken
boşalmanın tedavisi nasıldır ?:
Cinsellikte en önemli şey uyumdur. Uyum erkeğin erken orgazmı ve geç
orgazmı karşılıklı anlayışı ile düzeltilebilinir.
Erkeğin yaklaşımı ve davranışı, sevgi gösterisi, kadın orgazmı öne alınabildiği
gibi, kadının yardımıyla erkeğin orgazmının geciktirilebilineceği mümkündür.
Eşler kendi başlarına erken boşalmaya çare arasalar çok defa başarısızlığa
uğrayıp, ümitsizliğe kapılırlar. Buda daha sonra cinsel isteksizliğe hatta
sertleşme sorunlarına neden olur. Bir psikyatristden yardım almanız iyi olur.
hatta bu konuda profesyonel destek almanızı, bir seks terapi merkezine kendiniz
veya eşinizle beraber baş vurarak bu sorunu daha kısa sürede çözmenizi yerinde
bir hareket olacaktır. Doktordan veya seks terapi merkezlerinden yardım almanın
utanılacak ve çekinilecek bir tarafı yoktur. Çükü böyle olan bir çok hasta
doktora başvurarak tedavi imkanı elde etmiştir. Doktorlar bu tip hastalarla
onlarca hasta ile karşılaşmıştır.
Bunun yanında kadının ve erkeğin erken boşalmayı önleyecek bazı eksersileri
vardır. Biri şudur.
Masters ve Johnson: Metodu: Erken boşalmayı gidermek için orgazm
ikinci plandır. Birleşme anında erkek, boşalmanın yaklaştığını hissettiği an
kadına kendi aralarında anlaştığı bir şekilde işaret eder. Bunun üzerine kadın,
penisin başını 4 saniye kadar kuvvetlice sıkar. Bu, boşalma dürtüsünün
zayıflamasına neden olacaktır. Otuz saniye kadar sonra kadın yine eliyle eşinin
penisini uyarmaya başlar. Erkek boşalmak üzere olduğunu haber verince kadın yine
sıkma yöntemini uygular. Bu, erkek boşalana kadar 10-15 kez uygulanmalıdır.
Erkeğin bundan önce orgazma ulaşmasında bir sakınca yoktur. Çift, bu yöntemle,
orgazm olmadan uyarılma süresini uzattıktan sonra, sıra penisin dölyoluna
girişine gelir. Bunun için 7-15 günlük bir "sıkma" uygulamasının geçmesi
gerekir. Artık kadınla erkek cinsel birleşmeye geçebileceklerdir. Bu, erkeğin
sırtüstü yatması ve kadının üste çıkarak penisi içine alması şeklinde olur. Ama
bu noktada hiçbir zorlama ve sürtmenin olmaması önemlidir, çünkü amaç erkeğin
dölyoluna girme duygusuna yavaş yavaş alışmasıdır. Boşalmanın yaklaştığını
anlayınca kadına işaret edecek ve o da gövdesini erkeğin üstünden biraz
kaldırarak yine sıkma hareketine geçecektir. Böyle birkaç uygulamadan sonra
penisin dölyolu içine hareket ettirilmesi ve sürtme aşamasına geçilebilir.
Masters ve Johnson, on yıllık araştırma dönemi içinde, bu yöntemi uygulayan 186
hastadan 182'sinin olumlu sonuç aldığını bildirmektedir.
İlaçlarla veya geciktirici spreylerle erken boşalmayı önler mi?
İlaçlarla veya geciktirici spreylerle bu sorunlar çözülmez sadece büyür.İlaçlar
yan etkileri olarak da cinsel isteksizlik yapacaklar ve ruhsal durumunuz daha da
bozulacaktır. Medyada bol bol reklamı yapılan bu ilaçları ve spreyleri tavsiye
etmiyoruz. Fakat bazı geciktirici spreylerden fayda görenleri de biliyoruz. Çok
defa bu fayda geçici bir süre etkili olmakta fakat asıl sorun ortada
durmaktadır.
![]()
|
PENİS HASTALIKLARI |
Penisin normal boyu ne kadardır.?
Penis boyu kişiden kişiye değişir. Kişinin şişman, zayıf olması, yapısının
atletik veya piknik, minyon tipli olması ayrıca karın bölgesinin yağlı olması
birer etkendir. Boy ve kilo ile doğru orantılıdır. Bir erkek minyon tipliyse
hali ile penisi de küçük olabilir. Penis ölçme kişinin metoduna göre değişir.
Çok defa yanlış ölçmeler olabilir. Cetvel ile ölçme, mezürü dediğimiz terzi
ölçme alet ile ölçme farklılık gösterir. Penisin alt yüzü ile üst
yüz arasında ölçüm yönünden farklılık vardır. Normal ölçüm penis üst yüzünden
tam tepe ile penis kök kısmı arasıdan yapılmalıdır. Bazı kimselerde penis kök
kısmı yağ içinde olduğu için ölçme hatalı olabilir. Yanlış olarak küçük penis
teşhisi konulur. Bu ölçüm işini uzman doktora bırakmalıdır. Sağlıklı bir ölçümde
penisin ereksiyon olmadığı zamanki boyu 7 cm ve daha büyüktür. Ereksiyon olmuş
penisin boyu 11-13 cm veya daha büyüktür.
Penis boyu daima erkekler arasında geyik muhabbetine neden olur. Herkes kendi
penisinin büyük olduğunu söyleyerek bir nevi hava atma yarışmaları başlar.
Bunların çoğu palavra olup karşısındakini küçük düşürme böbürlenme amacı ile
yapılır. hatta çocuklar arasında penis ölçme yarışmaları sık olarak görülür.
Halbuki "Aslında boyu değil işlevi önemlidir" söylemi de çok defa yürürlüktedir.
Tabii ki penisin boyu önemli olmakla birlikte penisin ereksiyon haline ulaşması,
partnerini tatmin etmesi ve erken boşalma olmaması daha önemlidir. Bu hususta en
sık söylenenlere bakacak olursak normal penis boyu hakkında bir bilgimiz
olabilir.
"Önemli olan boyu değil işlevidir."
''Ne uzunu, ne kalını en makbul olanı içinde en çok kalanı''
"Partnerini mutlu eden penis, normal penistir"
Büyük penisin
mahsuru var mıdır?
Evet çok büyük penisin mahsuru vardır.
1- Geç ereksiyon olur. Çünkü penisin içine kan dolması zaman alır.
2- Partnerine acı vermesi ihtimali çok fazladır. Bu nedenle "Bütün kadınların
büyük penis ister" inancı yanlıştır.
Penisin gelişmesinde etkili hormon hangisidir. Bu hormonu ilaç olarak almakla
penis büyür mü?
Çocuklarda penis gelişmesinde testesteron ve dihidrotestesteron isimli iki
erkeklik hormonunun rolü vardır. Bu hormonların etkisi ile erkeğin cinsel
organları 17 yaşına kadar gelişim gösterir. Kişide bu hormonlar eksikse peniste
diğer cinsel organlar gibi büyümez. Bunu anlamak için mutlaka bu hormon ölçümü
yapmak lazımdır . Şayet eksikse dışarıdan verilecek hormon penisin gelişmesini
sağlar. Fakat hormonlar normalse dışarıdan verilecek hormonlar aksi tesir yapar.
Çünkü vücut hormon fazlalığını algılayarak korunma mekanizmasını devreye sokar
ve penisin ve diğer organların gerilemesine neden olur. Erkeklik karakterlerinde
bozukluklar meydana gelmesine neden olur.
Küçük Penis
tedavisi nasıldır?
Penis büyütmek isteği ile hekime başvuran hastaları ikiye
ayırabiliriz. Birinci gruptaki hastalar, gerçekten normal ölçülerden daha küçük
penis hacmine sahip olan hastalardır. Bunların gerçekten penis büyütme
işlemlerine ihtiyaç bulunmaktadır. İkinci grup hastalar da penis hacimleri
normal olduğu halde daha fazla hacme sahip olmak için hekime müracaat eden
hastalardır.Bu ikinci grup hastanın penis büyütme işlemine geçmeden önce organik
ve psikolojik yönden hekim tarafından çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Çünkü
cerrahi müdahale ne kadar başarılı olursa olsun bazen psikolojik sorunları olan
hastalar yeni görünümünden mutlu olamayabilir.
Bu bakımdan penis büyütme işleminden önce hastanın hekimden isteğinin iyi
değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu noktada hastaya yapılacak tedavinin ne
verebileceği operasyonun sonuçları ve operasyonla ilgili istenmeyen
komplikasyonlar açıklıkla anlatılmalıdır. En uygunu, hastaların üroloji uzmanı
ile birlikte bir psikolog ve endokrinologdan oluşan bir ekip tarafından organik
ve psikolojik yönden incelenmesi ve yapılacak olan tedavinin hastaya tüm
detayları ile anlatılmasıdır.
Penis büyütmeyle ilgili üç tip operasyon uygulanmaktadır.
Her üç operasyondan sonra dört hafta süre ile ilişki yasağı konulmaktadır.
Ameliyat sonrası elde edilen uzunluğun sürdürülebilmesi için özel ağırlık
egzersizleri tatbik edilmektedir. (Alıntıdır)
Penis büyütme ameliyatları nasıl yapılır?
Bir çoğunuzun da bildiği gibi çoğu zaman önemli olan penisin uzunluğu değil
kalınlığıdır. Gözlemlerimize göre penise verilen yağ vücudun diğer taraflarına
verilene oranla daha kalıcı olmaktadır. Ayrıca bu yöntem en fazla sünnetli
erkeklerde başarılı olmaktadır, çünkü sünnet derisi ameliyattan sonra
iltihaplanabilir, toplumumuz sünnetli olduğundan bu durum bir tehlike teşkil
etmez.
Kadınların cinsel organları daha çok dış kısımlarında duyarlıdır (klitoris ve
dış dudaklarda olduğu gibi ). İç kısımlar ise o kadar duyarlı değildir. Ay
hallerinde kullanılan ve kadın cinsel organına yerleştirilen tamponlar kadınları
rahatsız etmez. Bu nedenle kalın bir penis, ince ve uzun bir penisten daha
etkilidir. Ayrıca penisin bizim yöntemimizle kalınlaştırılması esnasında bir
miktar da büyüme olmaktadır (sadece dış görünüm olarak ).
Penisin kendisini direkt uzatmak ancak bazı bağ dokusunu kesmek ile mümkün fakat
biz bu yöntemi tavsiye etmiyoruz çünkü bu müdahaleden sonra penis sertliğin- den
kaybetmekte ve sağa sola daha fazla oynamaktadır. Bu cinsel temas esnasında
arzulanmayan bir durumdur.
Yöntem:
Hastaların kendi yağları ile uygulanan penis büyütme işlemi için genel anestezi
ve hastanede yatmak gerekmez. Lokal anestezi en güvenli yoldur İlk önce müdahale
için yağın elde edilmesi ve hazırlanması gerekir. Fazla kilolu insanlarda penis
kökü veya göbek altı bölge dediğimiz bölge genellikle şişman olduğundan penis
bunun içine gömülür ve daha kısa gözükür.Bu nedenle yağın bu bölgeden alınması
penisi daha çok ortaya çıkartacak ve onun gerçek uzunluğunu gösterecektir. Yağ
vücudun başka bir yerinden de özel bir yöntemle ve enjektörle herhangi bir
kesiye gerek kalınmadan alınabilir. Alınan yağın bir kısmı ilerde yapılacak
enjeksiyon için dondurulur. Yağ bizim geliştirdiğimiz bir yöntemle penise
enjekte edilir. Yine bu esnada herhangi bir kesi ye gerek yoktur. Enjekte edilen
yer kendi kendine düşecek olan bir dikiş kapatılır.
Daha sonrası:
Başarı hemen gözle görülecek kadar belirgindir. Müdahalenin hemen sonrasında eve
gitmekte bir sakınca yoktur. 3 gün sonra duş alabilirsiniz. Küvette sıcak banyo,
sauna veya kaplıca ancak 3 hafta sonra mümkündür. Altı (6) hafta cinsel temas
yasaktır. İstenmeden veya uyku halinde penisin büyümesi (ereksiyon) halinde
herhangi bir tehlike yoktur. Kendi kendine ufalmasını beklemek gerekir.
Masturbasyon ilk 6 haftada uygun değildir. İlk 3 gece sırt üstü yatmanızı
tavsiye ederiz, eğer gece uyku da dönerseniz bu herhangi bir tehlike teşkil
etmez. İlk idrarda biraz zorlanabilirsiniz. Hastalarımıza tedaviden sonra 1 gün
evde dinlenmelerini ve çalışmamalarını öneriyoruz. 1 hafta aşırı hareketlerden
kaçınılmalıdır. Bu işlemden sonra penis şiş, deforme ve kırmızı olabilir. Bu
durum geçicidir. Bu şişlik 3 ila 7 gün içerisinde iner.
İlk bakıştaki korkularınız daha sonra sevince dönüşecektir. Düzensizlikler
olursa bunlar dondurulan yağ ile düzeltilebilir. Her ameliyatta olduğu gibi
size önlem olarak müdahale sonrası antibiyotik vereceğiz. Buna rağmen aşırı
kızarıklık, sıcaklık, ağrı ve şişlik olabilir bu durumda bizi haberdar etmeniz
gerekir. Çok nadiren enjeksiyon yerinde sertlikler hissedilebilir.
Daha önce de belirttiğimiz gibi daha iyi bir sonuç için yağ enjeksiyonunu
tekrarlamak gerekir. Bu ağrısızdır ve dondurulmuş yağınız ile yapılır. Bu işlem
sabır gerektirdiğinden sabrınız yoksa bu tedaviye hiç başlamayın. Sigara
iyileşme sürenizi uzatacaktır. Alkol ilk iki gün tavsiye edilmez. Dar
pantolonlar yağı itip deformasyona neden olabilir.
Bu yöntem bir iktidarsızlık tedavisi değildir. Erkeklik gücünüze olumlu veya
olumsuz Bir etkisi yoktur. (Alıntıdır)
Piyasada satılan penis büyüttüğü iddia edilen vakum pompaları veya metotlar
doğru mudur?
Hayır bu kesinlikle doğru değildir. Medyanın ileri sürdüğü, allayıp pullayıp bir
kurtuluş reçetesi gibi göstermesi kandırmacadır. Geçici bir iyileşme olsa da
asıl sorunu hâl etmez. Üstelik bu vakumlu pompalar, penis sertleşince içindeki
kanı tutarak damarların bozulmasına neden olur ve ileride sertleşme problemleri
kaçınılmazdır. Kullanılması zararlı olabilir.
Penisteki eğrilik
nedir ve nasıl tedavi edilir.
Penisteki eğriliğe tıpta Peyroni diyoruz. Penisin
sertleşen bölümlerini sınırlayan kılıfın üzerindeki kireçlenmiş plaklar
nedeniyle oluşan bir hastalıktır. Bu ağrı ve penisin eğriliğine neden olur.
genellikle 30-40 yaşındaki erkeklerin yüzde 5 ile 1'ini etkileyen bir durumdur.
Genelde 40-60 yas arasında görülüyor. Genetik bazı nedenlerle de olabiliyor.
Travma, iltihabi ve seker hastalarında sıkça görülür. Eğilme başladıktan
sonra gittikçe artar. Bazı vakalarda bir süre içinde bu eğrilik kendiliğinden
gerileyebiliyor, hatta tamamen düzelebiliyor. Sorun ne tarafta ise penis o
tarafa doğru eğilir. Eğim belirli bir dereceyi aştığında ise hasta cinsel ilişki
olmaz ve çok ağrı meydana gelir.
Tedavi:
1- İlaç tedavisi: Bir süre ilaç tedavisi yapılır ve ilerlemesi önlenir. %10-20
fayda gören vardır. Kalıcı olduktan sonra ameliyat tavsiye edilebilir.
2- Ameliyat: Fazla bir kalıcı şekil bozukluğu varsa ameliyat gerekebilir.
Vakaların %60 ında ameliyat gerekebilir. Ameliyat yöntemleri şu şekildedir.
Penisin damarlarından alınan yamalar o bölgeye konulmasıdır. Bu metotta boyunda
yaklaşık 1 santim kadar bir kısalma olabilir. Ameliyat 1-2 saat sürer. 1
gün hastanede yatması gerekir. Damar sorunu olanlara bu ameliyatla birlikte
protez de takılabilir. Maliyeti ise 2 milyar lira civarındadır
Sürtünme
yolu ile veya zevk suyundan hamile kalınılır mı?
Zevk suyunda çok az olsa da sperm bulunabilir. Her zaman bulunmaz. Olsa da sayı
olarak çok az bulunabilir. Çünkü zevk suyu prostat salgısı ve meni kesesi
salgılarıdır. Bu sıvıya sperm karışabilir. sürtünme ile veya vücudun başka bir
yerine boşaltılan bu zevk suyu veya meni aslında yumurtayı aşılayacak sayıda
sperme sahip değildir. Ama bu ihtimal yok mudur ? Vardır. fakat çok çok düşük
bir ihtimaldir. Hani milyarda bir ihtimal. Bunu şunun için söylüyorum, hiç
ihtimal yok dense, ileride hamilelik olursa bu nereden geldi dememek için. Bir
defa daha hatırlatayım. Böyle bir ihtimal vardır ama milyarda bir ihtimal. Çok
çok uzak bir ihtimal.
Ergenlik yaşı geçtiği halde sakal ve bıyık çıkmıyorsa ne yapılır?
Erkekte sakal ve bıyığın çıkmasını sağlayan hormon başta testosteron hormonu
olmak üzere diğer hormonlardır. Ergenlik çağında (Erkekte ortalama 14-18 yaş
kızlarda 13-17 yaş) bu hormon ergenlik meydana getirdiği gibi ergenlikte de
hormon salınışı fazlalaşır. Testosteron hormonu kişiye erkeklik karakteri verir.
Bunun belirtileri de en başta yüzde ve çenede sakal ve bıyık çıkmasıdır. şayet
sakal ve bıyık çıkmıyor veya çok az çıkıyor tüy gibiyse yapılacak şey kanda
testosteron hormonuna baktırmaktır. Vücudun koltukaltı ve kasıklar gibi başka
yerlerinde kıl olabilir. En iyisi bir endokrinoloji uzmanına başvurmaktır. Bu
uzman yoksa dahiliye uzmanın da olur. Uzmanın muayenesinden sonra ve hormonlarda
normalse bir cilt doktoruna görünmekte fayda vardır. Bazen ciltteki yerel
nedenlerden de sakal bıyık çıkmayabilir.
Hastalığım için
bana bir ilaç tavsiye eder misiniz?
Her ilacın bir doktor kontrolünde
kullanılması taraftarıyız. Çünkü hastalık yok hasta vardır. İlaçlar, aynı
hastalıklı olan değişik hastaya verilse bile etkileri farklıdır. Her ilacın
kendine göre yan etkiler ve kullanılmaması gerek yerler vardır. Bunların hepsi
bir doktor kontrolünde olması gerekir. İlaçların dozunu yine doktorlar ayarlar.
Bu ayarlama yaş, kilo, boy, vücut yapısına göre değişir. İşin bir de yasal
durumu vardır. Bir ilacın yan etkisinden dolayı hastaya zarar verdiği zaman
sorumluluğu kim alacaktır. İnternet doktoru mu? Sonuçta bu durum ne etiğe ne
mesleğe ne ahlaka uyar.
Biraz düşünürseniz bize hak vereceğinize eminim. Anlayışınız için teşekkürler.
Sorum/Mesajım
neden silinmiş?
Bunun sebebini defalarca yazdım. Eski mesajlarda var. Buraya da yazayım.
Bu forum/mesaj odasının bir özelliği; Bir kimse yanlışlıkla gönder tuşuna 2 defa
basınca 2 mesaj birden gidiyor. Daha sonra ben başka birine cevap yazarken sizin
yazdığınız mesaj otomatik siliyor. Bunda yapacak bir şey yok. Çünkü formun
özelliği bu. Çok uğraştım ama gideremedim. Kadı kızında bile kusur bulunurmuş.
Sizden ne kayıt, ne mail adresi ne üyelik bir şey istemiyorum. Soru soruyorsunuz
cevabını alıyorsunuz. Üstelik 15 dakika sonra
Mesajınız görmeyince veya silinince lütfen kötü bir şey düşünmeyin. Çünkü burada
şimdiye kadar 3000 kişinin sorusuna cevap verilmiş, hiç bir soru cevapsız
kalmamış. Baktınız mesajınız yok, tekrar yazın. Bu aksaklık içinde kusura
bakmayın.
Testislerim aynı seviyede değil
Testisler zaten aynı hizada olmazlar. Biri birinde 1-2 cm
ya yukarıda veya aşağıdadır. İkisi aynı seviyede olsaydı sürtünmeden dolayı
spermler ölürdü. Yani normal anatomik yapı böyledir.
Birleşme esnasında veya sonunda spermlerin dışarı çıkması
Spermin dışarı çıkması daha doğrusu meninin geri akma sebebi ya kadın yollarında bir darlık, kasılma veya iltihap vardır veya erkekte idrar çıkış deliği aşağıdadır. Her iki çiftinde muayene olması gerekmektedir. Tedavi ancak sebep giderildikten sonra yapılır.
Normal idrar değerleri nedir?
Spesifik gravite (Dansite) 1015-1025
Lökosit: 0-5
Nitrit: negatif
pH: 5,6
Eritrosit: 0-2
Protein: negatif
Glukoz: negatif
Keton: negatif
Ürobilinojen: normal
Bilirubin: egatif
Normal Kan biyokimya değerleri nedir?
Glukoz (Şeker) açlık 70-105
Üre (Serumda) 20-40 mg
Üre BUN) : 10-20 mg
Kreatinin 0.8-1.2
Kreatin: 4.5 mg
Ürik Asit: 1-2 mg
ürik Asit (Serum): 2-5 mg
Aspartat Transaminaz(kan) 5-35
Alanin Aminottrabsferaz(ALT)(KAN) 5-45
Alkalen Fosfataz: 40-140
Laktik Dehidrogenaz 125-243
Protein(Serum ve Vücut sıv.Herbebiri) 6.4-8.3
Albümin 3.5-5.0
Globulin 1.1-3.5
Sodyum (NA)(Serum ve Vücut sıv.)136-146
Potasyum 3.5-5.5
Kalsiyum(CA) 9-11
Klorür NaCl (Serum): 585-620 mg
Ph (Serum): 7.25-7.40
Demir(Serum) 25-156
Demir Erkek (Serum): 125 mcg
Kadın (Serum) 105 mcg
Bilirubin total(Serum) 0.1-0.8 mg
Bilirubin Direk 0.1-0.2 mg
Bilirubin indirek: 0.1-0.6 mg
Fibrinogen (plasma) 0.2-0.4 g
Fosfolipit (Serumda): 230-300 mg
Hemoglobin: Erkek: 14-18 g
Kadın: 12-16 g
Folat 3-17
Ferritin 28-365
Vitamin B12 93-982
Yağ Asitleri (Serum) 380-465 mg
Kolesterol total 200 mg/dL den düşük
HDL (İyi kolestrol) kolesterol 45 mg/dL den büyük
LDL (Kötü kolestrol) kolesterol 160 mg/dL den küçük
LDH Laktat dehidrogenaz 0 - 215
U/L
VLDL (Düşük yoğunluklu kolesterol) 40 mg/dL den küçük
HORMON Değerleri:
Beta-Hcg 0 - 1 mIU/mL
hCG <5 mIU/mL
DHEA-S (dihidroepiandrosteron sülfat) 32-200 mcg/dL
Androstenodion 0.2-3.1
Alfa-feto Protein:
AFP
0 - 8 IU/ml
Testosteron:
Serbest
Testosteron : 5,5 - 42 pg/ml veya 8.69-54.69
Total Testosteron : 1,75 - 7,81 ng/ml
Estradiol E2
Folliküler faz <160 pg/mL den küçük
Ovülasyon fazı 34-400 pg/mL
Luteal faz 27-246 pg/mL
Menopoz <30 pg/mL den küçük
Follikül stimüle edici hormon
FSH
-Adet gören bayanlarda normal
oran 5-30 mIU/mL.
-Menopoz dönemindeki veya menopoz sonrası dönemdeki bayanlarda normal oran 50
mIU/mL -100 mIU/mL.
-Erkeklerde normal oran 5 - 20 mIU/mL.
Folliküler faz 2.8 - 11.3 mIU/mL
Ovülasyon fazı 5.8 - 21 mIU/mL
Luteal faz 1.2-9.0 mIU/mL
Menopoz 21.7-153 mIU/mL
Luteinize edici hormon
LH
1,0-12,0
mIU/mL
Folliküler faz 1.1 - 11.6 mIU/mL
Ovülasyon fazı 17 - 77 mIU/mL
Luteal faz 0 - 14.7 mIU/mL
Menopoz 11.3 - 39.8 mIU/mL
17 Hidroksi progesteron 17
HOP
Folliküler faz 0.10- 1.0 ng/mL
Luteal faz 0.66 - 4.95 ng/mL
Menopoz 0.16 - 3.3 ng/mL
İnhibin B 5 -200 ng/mL
Progesteron P
Folliküler faz 0.32 - 2.0 ng/mL
Luteal faz 1.19 - 21.6 ng/mL
Menopoz 0 - 1.0 ng/mL
Prolaktin 4.6 - 37 ng/mL
PRL
Guatr tiroid Hormonları
Total T3
87-178 ng/dL
Total T4 6.09-12.23 ug/dl
Serbest T3 2.39-3.9 pmol/L
Serbest T4 0.58-1.64 pmol/L
Triiyodotironin
80 - 200 ng/mL T3
Tiroksin 4.6 - 11.0 ng/mL
T4
Tiroid stimüle edici hormon 0.27 - 4.20 mikroIU/mL
TSH
Total PSA (Prostat Spesifik Antijen: 0-4 ng/ml < 4 den küçük
Serbest PSA <934 den küçük
PSA Serbest/PSH Total oranı = >15
İmmünoloji (Bağışıklık-
Antijen/antikor)
CA 12-5 0 - 35 U/mL
CA 19-9 0 - 30 U/mL
Carsinoemryonik antijen CEA 0 - 10 ng/mL
HEMOGRAM (Kan Sayımı)
WBC 4.60-10.2
NEU 2.00-6.90
NEU % 37.0-80.0
LYM 0.600-3.40
LYM %10.0-50.0
MONO 0.00-0.900
MONO % 0.00-12.00
EOS 0.00-7.00
EOS % 0.00-7.00
BASO 0.00-0.200
BASO % 0.00-2.50
RBC 4.04-6.13
HGB 12.2-18.1
HCT 37.7-53.7
MCV 80.0-97.0
MCH 0-31.2
MCHC 31.8-35.4
PDW 0.00-14.8
RDW 11.6-14.8
PLT 142.0-424.0
MPV 0.00-99.9
PCT 0.00-99.9
aPTT aPTT 31-40 saniye
Trombin zamanı 21 saniye den küçük
Kanama zamanı 4 - 8 dakika
Pıhtılaşma zamanı 5-8 dakika
Protein 70 - 130 %
D-dimer 400 ng/mL den küçük
Fibrinojen 2.0 - 4.0 g/dL
SEDİMANTASYON
½ .saat 7 mm/saat den küçük
1. saat 15 mm/saat den küçük
2. saat 50 mm/saat den küçük
Penisten ince akıntı (Mezi
gelmesi)
Bu akıntı mezi veya zevk suyu, heyecan suyu dediğimiz akıntıdır. Normal
fizyolojik bir akıntı olup bir hastalığı göstermez. Salya gibi beyaz berrak ve
incedir. Aynı nezledeki sümük gibidir. Miktarı da azdır. Cinsel birleşmeden önce
ve cinsel haz duyulunca gelir. Büyük tuvalet sırasında ve ıkınma sıkınmalar
sırasında da gelebilir. Sebebi cinsel birleşme sırasında kayganlaşmayı
sağlamaktır. Bu akıntı olmasaydı cinsel birleşme çok zor olur ve insanlara acı
verirdi.
Size bir zararı yoktur. Sadece can sıkıcıdır. Belsoğukluğu ile alâkası yoktur.
Miktarı çoğalırsa rengi yeşilimsi sarıya dönerse prostat iltihabından
şüphelenilir. Bu durumda bir prostat muayenesi iyi olur.
|
Cinsel yolla bulaşan hastalıklarda yapılan testler nelerdir? |
CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLARDA TESTLER
NELERDİR?
1- Belsoğukluğu Testleri:
Belsoğukluğunda yapılacak testler sınırlıdır. Akıntı varsa, bu akıntıdan
özel aletle örnek alınır. Ya direk olarak mikroskop altında incelenir veya
kültürü yapılır. Akıntı yoksa idrar tahlili bir fikir verebilir. Ama idrarda
mikrop veya iltihap hücresi olmaması Belsoğukluğu manasına gelmez.
2- Frengi testleri:
Frengiye için
özel olmayan testler: VDRL veya RPR Testleri ( Tarama testi olarak
kullanılırla.)
VDRL:
Venereal Disease research
laboratory, RPR:Rapid Plasma Reagent Bu iki teste tarama amacı ila yapılır. Yani
Frengi için
özel değildir. yalancı pozitif verebilir. Sadece bir fikir vermesi amacı ile
yapılır. Yalancı pozitiflik:
Daha once geçirilen frengi hastalığı, hamilelik, romatoid artrit hastalığında,
eroin kullananlarda, hepatiti, grip, zaturre hastalığında.
Yukarıdaki 2 testte pozitiflik varsa tanıyı doğrulamak için özel testler
yapılır. Bunlar: FTA-ABS,
TPHA, ELISA Testleri.
3-AIDS şüpesinde
yapılacak testler:
ELİSA TESTLERİ: Albumin, Hepatit, HIV Testleri, Alkalen Fosfataz
- TORCH Testleri
ALT, AST. OTOANTİKOR Testleri, Diğer ELİSA Testleri, Asit Fosfataz,
Amilaz, Bilirubinler.
Eliza testi: HIV mikrobu kapmış bir kimsede antikor yani vücudun üretmiş
olduğu koruyucu ajanlar en geç 3 ay sonra üretilir. Bu durum kişiden kişiye
değişir. Bazılarında 3 haftada bazılarında en geç 3 ay sonra üretildiği için
testin azami sınırı da 3 ay denmiştir. Yani 3 aydan önce pozitiflik
olabilmektedir ve genellikle böyledir. Bu nedenle 1 ay veya 2 ay sonra testin
sonucunun negatif olması değerlidir.
3 ay sonunda testin sonucu garantilidir. Ama bugün bilhassa Amerika ekolünde
olanlar 3 ay sonunda negatif olanlar için 6 ay sonra bir test daha tavsiye
etmektedirler. Buda yanlış değildir. Sadece çok çok riskli cinsel birleşmelerde
işi daha garantiye almak içindir. İlişkide bulunan kesin AIDS liyse testin
süresi bu kadar uzatılabilinir.
p24Ag+IgGCombi testi: Bu testte doğrudan virüse bakıldığı için daha
özeldir. 24 gün sonunda yapılan testte sonuç kesine çok yakındır. Bu testte
yapılan kandaki P24 antijenine bakmaktır. maliyeti yüksek olduğu için her yerde
ve herkes yaptıramamaktadır.
4- Hepatit testleri:
Bu testler üç ana grupta
toplanır;
Hepatit B nin DNA: Hepatit B virüsünün genleri ki bu HBV DNA sı olarak
tanımlanır.
Hepatit B antijenleri: Hepatit B virüsünün kanda ortaya çıkan yapısal
proteinleri.
Hepatit B antikorları: Vücut tarafından hepatit B den korunmak için ürettiği
protein yapılı koruyucu maddeler.
Bu testler kısaca:
Hbs-Ag : Hepatit B (surface) yüzey antijeni
Anti-Hbs: Hepatit B yüzey antijenini nötrleştirmek için vücut tarafından
üretilen koruyucu protein
Hbe-Ag: Hepatit B antijenlerinden biri, “early” antijeni olarak adladırılır
Anti-Hbe : Hepatit B Hbe-Ag antijen antijenini nötrleştirmek için vücut
tarafından üretilen koruyucu protein
Anti-Hbc(Ig-M) : Hepatit B “core” antijeni (erken dönemde çıkar)
Anti-Hbc(Ig-G) : Hepatit B “core” antijeni (Geç dönemde çıkar)
HBV-DNA : Hepatit B genetik DNA maddesi (serumda)
Hepatit B surface (yüzey) antijeni (HBsAg): bu testin pozitif çıkması durumunda
aşağıdaki durumlar söz konusu olur;
bu testin pozitif olduğu kişi etrafındaki kişiler hepatit B yi bulaştırabilir.
bu antijen bir kişinin kanıda 6 aydan uzun süre pozitif olarak kalırsa bu durum
kronik hepatit B enfeksiyonudur.
Hepatit B e antijeni (HBeAg): bu testin pozitif çıkması durumunda aşağıdaki
durumlar söz konusu olur;
bu antijenin pozitif olması kişinin hepatit B enfeksiyonu ile şiddetli derecede
enfekte olduğunu gösterir.
kronik hepatit B enfeksiyonu olan kişilerde, bu antijenin yüksek olması, bu
kişilerde karaciğer hastalığı riskinin arttığını ve bu kişiler tedavi açısından
değerlendirilmeye alınır.
Hepatit B core antikoru (anti-HBc): bu antikor
HbsAg pozitif olan tüm hastalarda pozitiftir.
hepatit B ile bir veya birden fazla defa enfekte olan tüm kişilerde bu antikor
pozitiftir.
Hepatit B core antijeni İgM tipi Antikor (IgM anti-HBc):
Beraberinde HbsAg pozitif olsun veya olmasın, IgM anti-HBc pozitifliği hepatit B
ile enfekte olunduğunu veya son 6 ay içinde geçirilmiş hepatit B enfeksiyonunu
gösterir.
HbsAg negatif iken bu antikorun varlığı, akut veya yakın zamanda geçirilmiş
hepatit B enfeksiyonunu gösterir
Hepatit B core antijeni İgG tipi Antikor (IgG anti-HBc):
1. hepatit B enfeksiyonunu gösteren antikordur. Ancak hastalığın seyri ile
ilgili net veriler ortaya koymaz.
Hepatit B surface (yüzey) antikoru (anti-HBs): bu antikor
Bu antikor hepatit B nin başlangıcı ve iyileşmesi arasındaki dönemde ortaya
çıkar.
hepatit B aşısı yaptıran kişilerde bu antikor pozitiftir. Ve koruyucululuğu
gösterir.
Hepatit B e antikoru (anti-HBe) :
1. bu antikor haftalar ve aylar içersinde ortaya çıkar ve daha sonrada kaybolur.
Hepatit B genetik DNA (HBV DNA)
En duyarlı test olan hepatit B DNA sının (genetik maddesinin) tespitidir. Aktif
enfeksiyon göstergesidir.
(Alıntı:
http://www.hepatit.org/hepatitB.html)
Kısaca özetlersek: HBs Ag ve Anti
HBs testinde her ikisi de negatif ise aşı olmalısınız.
HBsAg negatif Anti HBs pozitif ise aşılısınız demektir. Çünkü aşıyı Anti HBs yi
pozitif hale getirmektir için yapıyoruz..
HBsAg pozitif ve AntiHBs negatif ise teste yanlışlık vardır. Doktorunuzla
konuşun
anti hbs 10 IU altına düşünce tek doz kuvvetlendirici aşı önerilir
Şüphe ettiğiniz bir cinsel ilişkiden sonra hepatit B immun globilinini ilk 2
HAFTA içinde yaptırmalısınız. Bu süreyi geçirirseniz hepatit B immun
globulininin (koruyucu serum) koruyucu etkisi olmaz. Tabi ilk 2 haftada bu
seruma ilaveten bir de 3 dozluk aşı programına alınmanız gerekmektedir.
Şüpheli bir ilişkide
bulundum ne yapmalıyım?
AIDS, HIV virüsünün vücuda
girmesinden yıllar sonra ortaya çıkan bir durumdur. HIV+ insanlar yıllar boyunca
turp gibi sağlıklı yasarlar. Dolayısıyla sorunuz doğru değil. HIV mikrobuyla
enfekte olduktan hemen sonra AIDS olmazsınız.
Eğer bir şüpheniz varsa, yapmanız gereken tek şey test olmaktır. Fakat önce sunu
soralım: HIV virüsüyle enfekte olduğunuzu nereden biliyorsunuz? Önce şunları
okuyun derim:
1. Avrupa ve Amerika ile karsılaştırılınca Türkiye’de HIV+ insan sayısının düşük
olduğu görülür. Dolayısıyla beraber olduğunuz kişinin HIV+ olma ihtimali çok
yüksek değildir. Bu da HIV riskini önemli bir ölçüde düşürür.
2. HIV, çok korkutucu bir imaja sahip olduğu için, sanki çok güçlü ve tehlikeli
bir virüs gibi algılanır. Halbuki virüs son derece zayıf ve güçsüzdür. Örneğin
HEPATIT-B virüsü vücut dışında HIV virüsüne göre çok çok daha uzun sure
yasayabilir. HIV ise dış ortamda cok kolay bir bicimde olur. Çünkü kırılgan ve
zayıftır. HIV'i kafamızda böyle korkunç tasarladığımız için, sanki her ilişki
HIV bulaşma riskini taşıyormuş izlenimi ediniriz. Halbuki yapılan deneyler
gösteriyor ki, bir erkek HIV+ bir kadınla 1000 kez ilişkiye girerse, bunun
yalnızca 8'inde enfekte olur. Yani HIV+ olduğu kesin bir kadınla ilişkiye
girdiğinizde bile, tek bir ilişki için riskiniz %80-90 filan değil; %0,0005’dir
(Kadının riski biraz daha büyük olsa da; yine %1’e ulaşmaz).[1] Üstelik, tüm
bunlara sünnetli olmanın avantajını ekleyin. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki,
sünnetli olmak HIV enfeksiyonu riskini "6" kat düşürmektedir. Bu da eklenince,
demek ki tek bir ilişkinin riski, son derece düşüktür. (2006 yılının Nisan
ayında, Dünya Sağlık Örgütü Afrika'da AIDS'in yayılmasını büyük ölçüde
engelleyebilmek için, sünneti yaygınlaştırmayı önerdi.)[1A] Bu rakamları
vermekteki amacımız, AIDS’i tehlikesizmiş gibi göstermek değildir. AIDS ciddi
bir tehlike olmayı sürdürmektedir. Buradaki amaç, kafamızdaki 'hayali' korkulara
biraz olsun engel olmaktır. Yani, isler o kadar da göründüğü gibi değil
diyebilmektir.
3. Sekiz aydır kendimi berbat yorgun hissediyorum. Ayrıca deride döküntü,
zayıflama, dilde lekeler gibi çok sayıda AIDS belirtisi taşıyorum. Testlerim
negatif çıkıyor; ama ben bu belirtiler yüzünden AİDS olduğum fikrinden
kurtulamıyorum.
En basta sunu söyleyebilirim ki, durumunuz gerçekten negatif olduğunuzu
gösteriyor. Bunun birinci nedeni, testlerinizin negatif çıkması. İkinci nedeni
ise, belirtilerinizin HIV enfeksiyonuyla ilgili değil, AIDS ile ilgili olması.
Sekiz ayda, AİDS belirtisi göstermek imkansızdır. Bunu biraz daha açıklayalım.
AIDS, bir kaç asamadan oluşur. İlk asama enfekte olma aşamasıdır. İkinci asama,
Akut Hiv Enfeksiyonu (Diğer isimleri: Serokonversiyon Hastalığı; Pencere Donemi
Hastalığı; Akut Retroviral Sendrom) aşamasıdır. Bu asama, virüsün kapılmasından
2-4 hafta sonra çıkar. Grip benzeri bir belirtiler topluluğudur. En yaygın
belirtisi, ateştir (37.7 ve ustu). Diğerleri, boğaz ağrısı, boyun, koltukaltı
ve(ya) kasıklardaki lenf bezlerinin şişmesi, kas ağrısı, deri döküntüsü ve gece
terlemeleri. Belirtiler genel olarak birkaç gün de sürebilir, on dört güne de
uzayabilir.[3] Ama aylarca ve yıllarca sürmez. Çünkü belirtilerin kaybolmasından
sonra hasta üçüncü asamaya, yani Asemptomatik Evre’ye girer. Bu evre, ortalama
on yil (ya da daha fazla) sürer. Sonra hasta, asil asamaya, yani AIDS aşamasına
geçer ve vücudunda sizin saydığınız belirtileri kalıcı ve ağır bicimde yasamaya
baslar.
Demek ki en basta vücut, HIV mikrobuna karsı kısa sureli bir tepki verir; bunu
biz GRİP gibi hissederiz. Sonra bu kısa hastalık donemi kaybolup gider.
Dolayısıyla BELİRTİLER HİÇBİR ŞEYDİR; TEST HER ŞEY.
4. Gösterdiğim belirtiler psikolojik olabilir mi?
Gösterdiğiniz belirtiler, o kadar yaygın ve her hastalıkta bulunan belirtilerdir
ki, bunların başka bir hastalıktan kaynaklanması çok mümkündür. Ayrıca bunların
psikolojik olması da ayni derecede mümkündür. Bunun uzun uzadıya açıklamasını
yapmaya gerek yok. Buğun Amerika’da yüz binleri bulan sayıda insan, HIV+
olmadıkları halde, testleri sürekli negatif çıktığı halde, AIDS belirtileri
yasamakta ve bu yüzden tedavi görmektedir. Bunun tip dilinde adi bile konmuştur:
"WELL WORRIED PERSON" (Aşırı Endişe Hali İçindeki Kişi) ya da "AIDS PHOBIA"
(Aids Fobisi). Neden siz de o insanlardan biri olmayasınız ki?
Eğer, bir HIV testi olmaya karar verirseniz, size neler olacağını ve gidilecek
en iyi yerin neresi olduğunu belirtecek, Cinsel Sağlık Bilgi Hattını (Sexual
Health Information Line), 0800 567 123 numaralı hattan arayabilirisiniz.
Cinsel Sağlık Bilgi Hattı" büyük ilgi görüyor. Cinsellikte yaşanan, temel bilgi
eksikliğinden kaynaklanan sorunlar konusunda danışmanlık yapmak amacıyla kurulan
0212 257 59 75 telefonu arayın.
AIDS DANIŞMA HATLARI
Sağlık Bakanlığı AIDS Danışma Hattı 0.312.324 15 15
Hacettepe AIDS Tedavi ve Araştırma Merkezi (HATAM) 0.312.310 80 47
Türkiye Aile Planlaması Derneği AIDS Bilgi Hattı 0.312.435 20 47-48
Yukarıda alıntı yaptığımız şu iki Türkçe foruma mutlaka bir göz atın.
http://www.freewebs.com/hivantikor/
http://pub1.bravenet.com/forum/72531236
Meni içinde katı
maddeler var bunun sebebi nedir?
Normalde meni boza kıvamında, homojen (aynı oranda, katışıksız), kirli sarı
renktedir. Bazen meni içerisinde katı toparlak halinde maddeler görülebilir.
Bunun nedeni seyrek cinsel aktivitedir. Cinsel ilişki veya mastürbasyona uzun
süre ara verilirse bu katı maddeler meydana gelebilir. Meninin, meni kesesinde
veya meni kanallarında çok beklemesi sonucunda meni bir nevi kısmi olarak
donar ve toparlaklara neden olur.
Bu bir hastalık veya hastalık belirtisi değildir. Çaresi de düzenli
boşalmalardır. Cinsel faaliyete hazır hale gelmek veya mastürbasyonu boşlamadan
yarım bırakmakta aynı durumun meydana gelmesinde rol oynar. Çok defa kasık ve
testis ağrıları ile beraber olur.
meni rengi daha koyu, yeşilimsiye çalıyorsa, veya saydam salya şeklinde olursa
prostat veya meni yolları iltihabı olma ihtimaline karşı bir prostat muayenesi
iyi olur. Teşhis için prostat ultrasonu ve meni muayenesi, kültürü iyi bir
seçimdir.
|
|
|
AnaSayfa |
|