Anasayfa - / - Makaleler

Makaleler

Masturbasyon

Kişinin (kadın veya erkek) kendi kendine cinsellik yaşaması veya cinsel doyuma ulaştırması için yaptığı eyleme masturbasyon denir. Latince masturbare=(elle boşalma) kelimesinden türetilmiştir.

Türkçede birçok kelime masturbasyonun yerine kullanılır: İstimna, elle boşalma. Argodaki karşılıkları da şunlardır; 31 çekme, çavuşu tokatlama, duvara tırmanma, el arabasını devirme, Elizabet gibi. Eskiden Osmanlıda bu kelimeler ayıp sayıldığı için kod ismi kullanmıştır. El kelimesinin ebced'deki karşılığı 31'dir. (elif=1, lam=30 elif+lam = 31) Arapçada masturbasyona İstimna bil-yed denir. Mana olarak “el ile tatmin” demektir.

İnsanların yüzde doksan beşi %95'i mastürbasyon yapar. Yapılan araştırmalar, kadınların %70'inin mastürbasyon yaptığını ortaya koymaktadır. Masturbasyonun en sık yapıldığı yaş 14–20 yaşları arasıdır.
Ergenlik çağının belli bir döneminde normal karşılanmasına rağmen, ilerleyen yaşlarda masturbasyon yapılması hastalık kabul edilir.

Masturbasyon ihtiyaç mıdır?
Yeme, içme hayati öneme sahip olduğu gibi cinsel hayat böyle değildir. Çünkü cinsellik bir ihtiyaç olmakla birlikte kişi bunu kendi isteği ile kontrol altına alabilir. Yapmak istemiyorsa iradesini kullanarak yapmayabilir. Cinsellik insanların içgüdüsünde vardır. Soyunu devam ettirme, üreme, öldükten sonra yerine güzel bir eser ( oğul) bırakma hepsi içgüdüseldir. Bu içgüdü önlenemez ve yok edilemez. İşte masturbasyon da bu cinsellik kapsamında düşünülür.
Masturbasyon fiziksel olarak bir ihtiyaç değildir. Asıl meninin boşalması fiziksel bir ihtiyaçtır. Masturbasyon ancak bir alışkanlıktır.

Hiç masturbasyon yapılmazsa bile vücut kendi ihtiyacına göre meniyi boşaltacaktır. Bu boşalma gece rüyalanma (pollüsyon) diye isimlendirilen uyurken boşalma şeklinde olabileceği gibi bazen kendiliğinden de boşalma olur. Vücut bunu tamamen kendi ihtiyacına göre ayarlar. Kişinin elinde değildir. Hayvanlarda da çiftleşme ve boşalma içgüdüsü vardır. Eve hapsedilen kedilerin Mart ayı geldiğinde bağırması, miyavlaması boşuna değildir. Bu kediler hırçınlık gösterir, saldırgan olur. Cinsel organlarda şişmeler ve kızarmalar olur. Koltuklara sürtünürler. Bunlar olayın hormonal bir düzen sonucunda ortaya çıktığını gösterir. İnsanlarda da boşalma böyle bir hormonal düzende seyreder.

Neden masturbasyon yapılır?
1- Normal cinsi münasebetten uzak kalmak.
3- Mastürbasyonu alışılmış bir zevk haline getirmek.
4- Cinsi münasebetten çeşitli sebeplerden dolayı nefret etmek.
5- Cinsi münasebetten yeteri kadar zevk alamayan evliler.
6- Cinsi isteğin fazla artması.
7- Mastürbasyonu teşvik eden, arkadaşların tesirinde kalmak. Övünmek için yapmak.
8- Açık, saçık manzaralar, şehveti tahrik edici söz ve yazılarla ilgilenmek. Televizyon, internet, film gibi.
9- Cinsel organlarında temizlik noksanlığıyla meydana gelen kaşınmalar.
10- Bazı çocukların küçük yaşta merak ve görmesiyle cinsel organıyla oynamayı alışkanlık yapmaları…

Masturbasyon Bağımlılık mıdır?
Bağımlılık; Bir şeye bağımlı olma halidir. Bu kişinin davranışı olabildiği gibi bir nesnede olabilir. Mesela yalan söylemek, hırsızlık yapmak bağımlılık yapabilir ve hastalık haline dönebilir. Masturbasyon da böyle bağımlılık yapabilir. Masturbasyon yapmadan duramamak, devamlı masturbasyonu düşünmek, masturbasyon yapılmazsa huzursuz olmak, eksikliğini düşünmek bağımlılık olduğunu gösterir. Aynı uyuşturucu, alkol ve sigara bağımlılarında olduğu gibi, Bu derecedeki bir bağımlılık hastalık kabul edilir ve tedavisi gerekir.

Masturbasyon zararlı mıdır? 
Masturbasyon meniyi fiziksel olarak dışarı boşaltmaktır. Bu boşalma sırasında vücut enerji kaybeder. Masturbasyonun bir enerji kaybı olduğunu bilirsek zararlarını da kendi mantığımıza göre buluruz. Gelişme ve ergenlik çağındaki gençlerin enerjiye nasıl ihtiyaçları varsa bu enerjinin kaybı da vücuda bazı eksikliklere ve yanlış gelişmelere neden olur.
Kilo kaybı, kas ve sinirlerin gelişmemesi, mide bağırsak rahatsızlıkları, baş ağrısı, yorgunluk, halsizlik, dermansızlık, görme zorluğu (göz ferinin kaçması) sinirsel bozukluklar gibi bedeni rahatsızlıklar, kafanın meşguliyeti, toplumda kaçma, yalnızlık, depresyon gibi ruhi, psikolojik rahatsızlıklar da olur. Şunu unutmamalıdır ki işi tabii akışına bırakmak karar olur. Suni müdahalede bulunmak ise zararlıdır.
Sonuç olarak şu söylenebilir. Masturbasyon alışkanlığı kişinin sosyal yaşantısını ve normal seksüel ilişkilerini bozacak düzeye götürebilir.

Masturbasyonu ne sıklıkla yapmak gerekir? 
Masturbasyon yapma sıklığı ihtiyaca göre yapılır. Her kişinin ve bünyenin ihtiyacı değişik olduğu için bu sıklıkta değişir. İnsanların cinsel ihtiyacı farklı farklıdır. Nasıl bazı kimseler çabuk acıkır bazılarının uyku ihtiyacı fazla bazıların fazlaysa bu da değişik olur. Bu ihtiyacı kişinin kendisi bilir. Ama masturbasyon hiç bir zaman zevk için yapılmamalıdır. Çünkü zevk için yapılan masturbasyon zamanla bağımlılık haline gelir. Yapay olarak tahrikleşme ve irade eksikliği sonucu yapılan masturbasyon zarar verir.
Genel olarak gençlerde haftada 1 veya 2 defa yapılan (ihtiyaç halinde) masturbasyon zararlı olmaz.
Bu iş, zevk için olursa haramdır. Sükûnet bulmak, rahatlamak için olursa caiz, zina tehlikesi olursa, vacip olur. Demek ki, sırf zevk için mastürbasyon günahtır.

Masturbasyon alışkanlığından kurtulmak için ne yapmak gerekir?
Mastürbasyon alışkanlığından tamamen kurtulmak biraz zordur. Korunma çarelerine başvurulursa daha iyi olur. Şehvet hislerini kontrol altına almak bir çözüm olabilir. Bunun için bazı tedbirler alınmalıdır. İlk başta bu alışkanlıktan kurtulmak ve tamamen bırakılması pek kolay değildir. İnsan bırakmayınca daha da morali bozulur ve psikolojik olarak yıkılır. Her masturbasyon sonucunda büyük bir pişmanlığa düşerek depresyona girer. Bu nedenle tamamen bırakmak yerine bir düzene sokmak en iyisidir.

Bunun için yapılacak çalışmalar şunlardır.
1- Masturbasyonun bir boşalma ihtiyacı olduğunu bilmek masturbasyon düzene almak yönünden faydalı olur.
2- Kişide şehvet uyandırıcı her türlü nesneden kaçınmak lazımdır. Günümüzde gazete, televizyon, internet, sinema gibi medyanın olumsuz hatta ahlakı dejenere edici yayınlarından uzak kalmalı.
3- Devamlı masturbasyon şehveti daha çok uyandıracağı için ve bağımlılık yapacağı için bu tuzağa düşmemeli.
4- Enerji harcamasını başka yönlere kaydırmalı. Sportif faaliyetler, kitap okumalar, sosyal aktivitelere katılmak masturbasyonu unutturur. Masturbasyona harcayacağı enerjisi kalmaz.
5- Kötü arkadaş ve çevreden uzak kalmak.
6- Yalnızlıktan kurtulmak, iyi bir dost ve arkadaş, sosyal faaliyetler kişiyi olumlu düşünmeye sevk eder.
7- Her şeyin başı iradedir. İradeyi kuvvetlendirecek çalışmalar yapılması fayda verir. İrade aynı zamanda kişiye kendine güven verir. Her türlü olumsuzluktan kurtulma yolunu size gösterir.
8- Bu problemi kendi başına çözmeye gücü yetmeyecekse psikolojik yardım almaktan çekinilmeyin. Doktora gitmeye utanmayın ve korkmayın. Doktorların vazifesi sizi tedavi etmektir. Öncelikle bu derdinizi bir hastalık olarak kabul edin ve doktorun size yardımcı olacağına emin olun. Doktorunuza güvenin. Doktorlar her gün sizin gibi hastaların onlarcasını görüyor ve yardımcı oluyorlardır.

Hiç masturbasyon yapmazsak bir zararı olur mu?
Masturbasyon yapılmazsa bir zararı olmaz. Çünkü vücut zaten kendi ihtiyacını gidermek için rüyalanma yolu ile boşalma temin eder.
Rüyalanma olmuyor diye sıkıntı çekmemek lazımdır. Çünkü bu boşalma insanın kendi elinde değildir. 6 ay 1 sene sonra bir rüyada boşalma olur. Bu birazda meni kesesinin dolmasına ve boşalmasına bağlıdır. Bu süre kişiye göre değişir. Bazı hormon ve sinirsel durumların etkisi altındadır.
Buna göre hala boşalma olmuyor ve kasıklarda, testiste ağrılar yapıyorsa aşırıya kaçmamak üzere masturbasyon yapmanın bir sakıncası yoktur.

Masturbasyonun prostat, penis, böbrek, testis gibi organlara zararı var mıdır? Kemik erimesi, el titremesi yapar mı?
Masturbasyon prostata, penise, testise ve böbrek gibi organlara zarar vermez. Kemik erimesi yapmadığı gibi ellerinde titremesine de neden olmaz. Halk arasında bu görüş yaygın olsa da büyük ihtimalle gençleri bu zararlı faaliyetten alıkoymak için söylenmiş olan uydurmalardır. Masturbasyondan sonra testiste, makatta ağrı oluyorsa masturbasyonu azaltmak ve cinsel organına nazik davranmak gerekir. Çünkü sık ve zorlayıcı yapılan masturbasyonda bu organlarda ağrı yapabilir.

Prostat iltihabı veya meni yolları iltihabında masturbasyon yapmak faydalı mıdır?
Prostat iltihabında ve meni yollarında kendiliğinden atılamayan bir iltihap vardır. Bu hastalıkta çok defa iltihap akar fakat bazı durumlarda ve kimselerde bu iltihap (Cerahat) atılamaz. Bu nedenle doktor tarafından parmakla makattan masaj yapılarak iltihabın atılması kolaylaştırılır. Bu masajın yapılamadığı durumlarda kişinin aşırıya kaçmamak şartıyla ve tedavi amacı ile masturbasyon yapması faydalı olur. Sonuçta prostat ve meni yolları rahatlayacağı için tedavide önemli bir yer rol oynar.

Travmatik Mastürbasyon Sendromu (TMS) nedir?
Bazı erkeklerin yatağa yüzüstü pozisyonda uzanarak ve penislerini yatağa, yastığa, döşemeye ya da ellerine sürterek mastürbasyon yapma alışkanlıklarına verilen isimdir.
Yüzüstü bir şekilde mastürbasyon penis ve penis tabanına aşırı bir baskı uygulanmasına neden olur. Bu şekildeki mastürbasyon yapmaya alışan kişilerin normal cinsel ilişki kurmalarına engel olabilmektedir.
Travmatik Mastürbasyon Sendromunda geç boşalmalar olabildiği gibi orgazm bozuklukları olur. Çok defa normal cinsel ilişkiden zevk almazlar.
TMS tedavisi de kişinin bu alışkanlıktan vazgeçmesi önemlidir. Masturbasyonun azaltılması bir düzene sokulması tedavinin bir parçasıdır.
Böylece penisin hassasiyeti azalacak ve normal yoluna girecektir. Buda zamanla ve sabırla olacak bir iştir.

Masturbasyonda orgazm olunur mu?
Masturbasyon mutlaka orgazm olunacak diye bir şart yoktur. Masturbasyon, cinsel ilişki, orgazm ayrı şeylerdir. Orgazm çok karışık bazı işlemler sonucunda ortaya çıkar. Orgazm sadece nefesin kesilmesi, meninin çıkması, terleme, çarpıntı değildir. Belki bunların bütünüdür. İşin içine ruhi durumlarda karıştığından karmaşık bir duygu selidir. Çok defa tarif edilemez. Bu nedenle masturbasyonda bu duyguyu yakalamak zor olabilir.

Masturbasyon hakkında bilinen yanlışlar:
Masturbasyon kısırlık yapmaz.
İleride sertleşme sorunu yapmaz.
Masturbasyon penis boyunu uzatmaz.
Kızlarda adet düzensizliği yapmaz.
Masturbasyon penis eğriliği yapmaz. Penis bu kadarcık zorlamaları tolere edecek yapıdadır. Penisin yapısı ve dokusu elastikiyetli bir yapıda olduğu için şekli bozukluğu olmaz. Ama aşırı ve çok zorlayıcı masturbasyon da penis kırılır veya yırtılabilir. Bu durumda peniste eğrilik gelişir. Tedavi edilmesi gereken bir durumdur.
Masturbasyon yüzde sivilce yapmaz.Körlük şaşılık masturbasyonla hiç ilgisi olmayan şeylerdir. Büyük ihtimalle büyüklerin çocukları korkutmak için uydurdukları sözlerdir.
Masturbasyon zeka geriliği, hafıza kaybı, boy kısalığı yapmaz. Masturbasyon meni miktarını ve sperm sayısını azaltmaz. Spermleri tüketmez,
Masturbasyon sonunda idrar yapamamak normaldir. Ancak yarım saat 1 saat sonra yapılır.
Çok masturbasyon ereksiyon olmadan boşalmaya neden olabilir.
Sık masturbasyon sonucunda aşırı uyarılma sonucu penis hassas hale gelebilir. Bunun sonucunda da bir nevi erken boşalma şeklinde boşalmaya sebebiyet verebilir.
Masturbasyon bağımlısı her ne kadar bağımlı olsa da çok defa evlenince cinsel hayatı düzene girince bu alışkanlığından kolayca kurtulur.
Bağımlı günlerinden kalan psikolojik sorunları da böylece kaybolur. Ayrıca sertleşme ve erken boşalama gibi sorunlarda yapmaz. Yeter ki kişi bunları takıntı yapmasın.
Masturbasyonla cinsel ilişkiyi karıştırmamak lazımdır. İkisi farklı şeyler. Masturbasyonda erken boşalma olmaz. Daha doğrusu masturbasyon erken boşalma için kıstas değildir. Erken boşalma deyince cinsel ilişkide olan hadiseden bahsedilir. Buda evlenmeden ve cinsel ilişkiye girmeden belli olmaz.

Hiç masturbasyon yapmayan bir kimsede bir zarar olur mu? Meni kanalı tıkanır mı?
Hiç masturbasyon yapmayan bir kişinin vücudunda bir zarar olmaz. Meninin atılışı tamamen fizyolojik ve doğal bir olaydır.
Bu fizyolojik olay ya rüyalanma, gece boşalmaları şeklinde veya kişinin el ile boşalması şeklinde olur. Vücut el ile boşalma olmuyorsa rüyalanma şeklinde olacaktır. Bu rüyalanmanın zamanı ve yeri belli değildir. İnsanın kendi elinde de değildir. Vücut ihtiyacı şeklinde ayarlar.
Bu ayarlama meni kesesinin dolum süresine veya kişinin cinsel objeler ile temasına bağlıdır.
Masturbasyon yapılmazsa meni kanalları tıkanmaz. Çünkü meninin depolandığı yer meni kesesidir. İhtiyaç halinde bu keseden meni atılır ve yerine yenisi konulur.

Sık masturbasyon sertleşme kalitesini etkiler mi?
Sık yapılan masturbasyonda sertleşme kalitesini etkiler. Çünkü aşırı masturbasyon ile doyum noktasına gelen penis sinir ve kasları artık uyarana cevap vermez ve bir nevi hissizlik olur. Bunda ereksiyon azalması şeklinde kendini gösterir. Bu sertleşme sorunu kalıcı değildir. İstirahat ve masturbasyonun düzene alınması ile eski performansına ulaşılır.

Masturbasyonda heyecandan dolayı kalp ve nabız hızlı çalıştığı için ileride kalp rahatsızlığı olur mu?
Heyecandan kana adrenalin hormonunun salgılanması ile çarpıntı yapabilir.
Yorgunluk olabilir. Ama bu çarpıntı hiçbir zaman kalp sorunu yapmaz. Kalp hastalığına neden olmaz. Eğer kişinin kapakçık arızası, damar tıkanıklığı gibi bir arıza varsa bu heyecan ve çarpıntı kalbe zarar verebilir.

Masturbasyonda meni gelmezse meni yollarında bir tıkanıklıktan şüphelenilir mi, kısırlığın göstergesi midir?
Meninin gelmemesi birçok hastalıktan dolayı olabilir. Ergenlikten beri meni gelmemesi ile daha sonra meni gelmemesi farklı şeylerdir.
Ergenlikten beri gelmiyorsa hormonal düzensizlik veya eksikliği düşünülür.
Sonradan oluşan meni gelmeme durumu; meni yolları iltihabı, prostat iltihabı, darlık, psikolojik sebepler veya kullanılan ilaçların yan etkisi olarak ortaya çıkar.
Devamlı meni gelmezse kısırlık göstergesi olabilir.
Gerek cinsel ilişkide gerekse masturbasyonda tam boşalma yapılmazsa meni kesesinden çıkan meni, meni yollarında kalır ve dışarı atılamaz.
Bu durumda kanal dolgunluğu ile bu artık meni kanalın duvarlarına baskı yaparak testis ve kasık ağrılarına neden olur.
Bu nedenle meniyi tam olarak dışarı atıp, tam boşalmayı sağlamak gerekir.

Masturbasyon sırasında yumurtalar yukarı çekiliyor ve tesisler küçülüyor bir mahsuru var mı?
Normalde testisler testis torbası içinde bulunur ve testis torbası hareketlidir. İçindeki testiste sadece bir askı ile kasık kanalına bağlıdır.
Testisin 2–3 cm yukarı çekilmesi normaldir. Bazı aşırı hassas olanlarda Soğukta çok defa kasılır ve yukarı çekilir, sıcakta gevşer ve sarkar. Aşırı yukarı çekilme patolojik sebeplerden ileri gelir.
Testsisin damar ve sinir hassasiyetinde, bağ dokusunun kalın olmasında veya bir kasık fıtığında testis yukarı çekilir.
Masturbasyonda testisler küçülmez. Ama küçülüyormuş hissi verebilir.

Masturbasyondan eskisi kadar zevk almıyorum. Boşalırken de zevk almıyorum. Meni gelirken yanma oluyor. Bu bir hastalığı gösterir mi?
Çok defa bu bir hastalık değildir. Çünkü aşırı ve sık masturbasyon da penis dolayısıyla vücut bir doyuma ulaşmıştır. Vücutta bir isteksizlik ve usanma oluşur.
Bu isteksizlik hiçbir zaman kalıcı değildir. Masturbasyonu düzene koymakla şikâyetler geçer.
Yalnız kanda testosteron düşüklüğü durumunda da isteksizlik olabilir. Bu durumda kan tahlillerinin yapılması uygundur. Aşırı stres, vücut ve kafa yorgunlukları da isteksizlik nedenidir.

Masturbasyonda kullanılan sabun, şampuan krem gibi maddelerin zararı var mı? Penis sinirlerine zarar verir mi?
Bu gibi maddeler penis sinirlerine zarar vermez. Sadece bazı kimselerde alerjik reaksiyonlara neden olabilir.

Masturbasyondan önce ve sonra bir sıvı geliyor bu nedir?
Masturbasyonu bir nevi cinsel birleşme şeklinde düşünürsek organizma, cinsel birleşmeyi hazır hale gelmesi için prostat ve yan bezlerinden bir sıvı salgılar.
Bu sıvının kayganlaştırıcı özelliği vardır. Böylece cinsel birleşmeyi kolaylaştırmak ve sürtünmeden dolayı meydana gelen ağrıyı azaltmak mümkün olur. Yani olay tamamen fizyolojiktir.
Masturbasyondan sonra gelen sıvıda çok defa meni artığı ve meninin sıvı kısmıdır.

Rüyalanma ile masturbasyon aynı şey midir?
Bu ikisi aynı şeyler değildir.Her ne kadar ikisinde de boşalma oluyorsa da rüyalanma vücut boşalmayı kendine göre ayarlayıp fizyolojik olarak bunu temin etmesidir. Masturbasyonda ise bunun el ile sağlayıp enerji harcayarak yapılan bir iştir. Ayrıca burada vücudun fizyolojik ihtiyacı düşünülmez. Bağımlılık şeklinde yapılarak masturbasyonun tüm sakıncaları görülür.
Rüyalanma ise ihtiyacı kadar ve kararıncadır.

Varikosel gibi bir ameliyattan sonra masturbasyon yapmak zararlı mıdır?
Masturbasyon enerji kaybına neden olan bir olaydır. İnsanın ameliyat veya hastalık durumlarında enerjiye, kuvvete ihtiyacı vardır.
Bu nedenle yapılan masturbasyon enerji kaybına neden olacağı için hastalığın uzun sürmesine ve iyileşme süresine olumsuz etkisi olur.
Varikosel ameliyatlarından sonra ise; yapılan masturbasyon sperm değerlerine olumsuz bir etkisi yoktur.
Sadece yara yerine travmatik bir zarar verebilir.
Bu nedenle varikosel ameliyatlarından 21 gün sonra masturbasyona veya cinsel ilişkiye izin verilir.

Masturbasyon yaparken kan gelir mi?
Sık ve zorlayıcı mastürbasyonlardan sonra penisten kan gelebilir. Çünkü bu bir travmadır.
Her travma gibi bu travmada penisi örseler ve zedelenmesine neden olur. Penis içinde veya penis kökündeki idrar ve meni kanallarında küçük kılcal damarların çatlaması sonucu penisten kan gelebilir. Kan cilt altına sızacak olursa cilt morarması ve şişlikler yapar.
Tedavide elbette masturbasyonu bir düzene sokmak, cinsel perhiz yapmak, ve travmatik oluşumların geçmesini beklemek lazımdır. Bu organa nazik davranmak gerekir.

Masturbasyon sonucunda kişi kendini suçlu veya günahkâr his edebilir mi?
Masturbasyon enerji kaybı boşalma ve tatmin olmadır. Çok defa yapılan bu işten de suçluluk ve pişmanlık duyulur. Ama bu duygular kişinin bilmemesinden ileri gelir. Masturbasyonun fayda ve zararlarını, dini hükümlerini bilen birisi bu duyguları yaşamaz. Çünkü zaruri halde yaptı ise pişmanlık duymaz, zaruret dışında yaptı ise pişmanlık duyar.

Oruçluyken masturbasyon yapmak orucu bozar mı?
Oruçlu iken, oruçlu olduğunu bile, bile mastürbasyon yapan kimse, inzal olup meni gelirse orucu bozulur, gusül abdesti gerekir. Bu durumda gününe gün kazası gerekir, kefaret gerekmez (Yani 61 gün oruç tutması gerekmez)
Mastürbasyon halinde boşalma olmamış yani şehvetle meni akmamışsa "mezi" denilen ince sızıntı gelse bile, bununla oruç bozulmaz, gusül de gerekmez.
Oruçluyken masturbasyon yapmamak lazımdır. Çünkü bu orucun özüne ruhuna aykırıdır.
Oruç iradeye hakim olma eksersizidir. Masturbasyon gibi irade eksikliği veya nefse uyma oruçla bağdaşmaz.
Ama yapılmışsa ve meni gelmişse gününe gün kaza yapılır. Meni gelmemişse bir şey gerekmez. (Fetavay-i Hindiye Cilt 2 Syf: 40. Nimet-i İslam Sayfa 528. Fikri Yavuz İslam İlmihali Syf: 276)
Bir Ramazanda iki defa mastürbasyon yapana kefaret de gerekir. Çünkü Ramazanın bir gününde, kaza gereken bir şey yaparak orucunu bozan kimse, başka gününde de bu şeyi kasıtla yine yaparsa, kefaret de gerekir.
Fetava-i Hindiyye, Bahr-ür-raik ve Dürr-ül-muhtar

İslamiyette Masturbasyon:
İslamiyet te kaynak 3 olduğuna göre konuyu Kuran, hadis ve Fıkıh âlimlerinin görüşüne göre değerlendirelim.

a) Kurana göre masturbasyon:
Kuranda masturbasyondan apaçık bahsedilmemektedir. Önce ayetleri alalım ve yorumlara bakalım: "Ve onlar ki, iffetlerini korurlar; Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu (cariyeleri) hariç. (Bunlarla ilişkilerden dolayı) kınanmış değillerdir. Şu halde, kim bunun ötesine gitmek isterse, işte bunlar, haddi aşan kimselerdir." (Mü'minun Suresi: 5–7)

b) Tefsirlerde İstimnâ
Nesefi tesfiri 3/772 Mu’minun 23 ”Onlar tam olarak haddi aşan kimselerdir” . Bu ayette “Mut’a nikahı ve doyumu gerçekleştirmek için elle istimnanın haram olduğuna delil vardır” diyor.
Adı geçen tefsir 4/302 El-Mearic 70/31 ayetin tefsirinde: “hümül adun” yalnız tenzihen mekruhtur. (İbn-u Abidin C.2 S. 154)
Kocasının karısının eliyle veya kadının kocasının yardımıyla boşalması helaldir. İhya Terc. Ali Aslan, 3/420. İbn-u Abidin, 4/27 3/215 2/153-4
İstimnâ nın diğer tefsirlerdeki yerleri şu şekildedir.
Kurtubi Tefsiri: C12/105-106
Bağavi tefsiri: 2/303
İbnu Kesir 2/559
Süleyman-ul Cemal 3/196

c) Hadislerle masturbasyon: 
Allah Resulü şöyle buyurur: "Cinsel organıyla oynayan bir millete Allah azab etmiştir."
"Elini nikâhlayan mel'undur" "Elle boşalan lanetlidir" Bu hadis-i şeriflerde masturbasyon yasaklamaktadır. Ancak İslam âlimlerinden bazıları bu hadislerin helal-haram bağlamında delil olamayacağını savunurlar. Çünkü sahih olarak görmezler.
Keşful hafa’da Deylemî nin isnadı ile Enes ve İbn-u Omer (R.A.M) dan rivayetle Resullalah (S.A.S) buyurdu.
“Yedi kişi vardır kıyamet günü Allah (C.C) onların yüzüne (Rahmet nazarı ile) bakmayacaktır.
onlar günahlarından ne temizlenirler ne de ael-i salihte bulunanlarla bir araya getirir. İlk giriciler olarak onları ateşe sokar. Ancak tövbe edenler (Üç kez tekrarlar) hariç. Bunlar;
1- Elle istimnâ edenler 2-3- Livata (Erkeklerle birleşenler) yapanlar ve kendine yaptıran. 4- Alkolik olanlar 5- imdat edesiye kadar ana-babasını döven 6- Lanet edilecek kadar komşusuna eziyet çektiren 7-Komşu hanımı baştan çıkartan ve onunla zina edenler”
Keşf-ul Hafa 1462 ramuz-ul Ahadis: 296

Sonuç olarak âlimlerin görüşü 3 tür:
Mutlak haramdır, Mubahdır, Vacibtir.
a)Mutlak Haramdır Diyenler: Şafiî ve Maliki mezhebi: Bu görüşte olup ayetleri ve hadisleri bu yönde yorumlamışlardır.
b)Mubahtır Diyenler: Hanefî ve Hanbelî mezhebi: Kişinin eşi yoksa ve evlenemiyorsa zinaya düşmemek için masturbasyon yapabilir. Aynı zamanda rüyalanma yolu ile de boşalma olmuyorsa masturbasyon yapmasında bir sakınca yoktur.
c)Vacibtir Diyenler: Zinadan kesin olarak kurtulamayacağını düşünen bir kimse mastürbasyon yapılması vacib olur. Çünkü her ikisi şer olduğu halde daha az şerri tercih etmek İslamî bir kuraldır.

Yorum ve Sonuç:
İslamiyet'in görüşleri budur. Olaya birde vicdani yönden bakarsak hiç kimse bu hareketin doğru olmadığını anlar. Zaten işlem yapıldıktan sonra pişmanlık duymak, kendi kendine bir daha yapmayacağına söz vermek olayın vicdani boyutunu gösterir.
Ayrıca masturbasyonun psikolojik zararı ve fizyolojik zararı kişinin deneyimleri ile ortadadır. Bu durumda masturbasyonu inanmış bir Müslüman helal olduğuna inanmaz. Haramların ve helallerin belli olduğuna sadece ikisi arasında şüpheli şeylerin olduğunu en iyisinin şüpheli şeyden kaçınmak olduğunu bilir.
Yabancı kadına(Haremi olmayan) bakmak masturbasyondan daha günahtır. Kadınlarla temas kurmak ve zina yapmak bakmaktan daha günahtır ve büyük günahlardan sayılır. Bu yönden düşünülürse masturbasyon büyük günahlardan sayılmaz. Küçük günahtır. Şehevi olarak tekrar edilen ve sık tekrarlanan masturbasyon gittikçe büyük günahlara doğru kayar. Harama doğru gider. Çünkü küçük günahlar da ısrar edilirse büyük günaha dönüşür.
Şunu da unutmamak lazımdır. Peygamberimiz buyurmuştur: "İki Cuma namazı arasında kalan küçük günahlar affedilir"
Masturbasyon mutlak haram olarak görülemeyeceği gibi, helal olarak da görülemez.
Fetva bu yöndedir. Ama İslami hassasiyeti olan kimselerin takvayı tercih etmeleri en doğrusudur.

Masturbasyon hakkında olan yazılmış bir kitapçığım var. Eminim sorunuza bu kitapçıkta çok geniş bilgi ve cevap bulacaksınız. Amacım kitap satmak değil kitap tanıtmak. (Satma işini zaten yapamam)
Bu kitapçığı yayınevinden isteyin ve alın okuyun fiyatı 1.08 KURUŞ
Gonca Yayınevi Telefonla Sipariş 0212 528 5076 veya
0506 7403910 maille isteme: bilgi@goncayayinevi.com
http://goncayayinevi.com ve https://www.facebook.com/goncayayinevi
Başka kitapevinden sipariş adresi: http://www.kitapyurdu.com
Gelen sayfada arama kutucuğuna istimna yazın.
http://www.kitapelinizde.com/kitap/istimna.htm

 

DİĞER YAZILARIMIZ:
Penis Boyu Neden Önemlidir?
Genelev Gerçeği
Varikosel
Masturbasyon hakkında bilmek istedikleriniz.
Erken Boşalma ve Tedavisi
Sertleşme Sorunu ve Tedavisi 
Prostat Hastalıkları ve Prostat İltihabı 
Eşcinsellik ve Homoseksüellik
Porno ve Zararları
Böbrek Hastalıkları
Böbrek ve Oruç 
Sünnet 

Porno ve zararları

Porno; Seks görüntüsü içeren cinsel sahneleri televizyon, sinema ve internet gibi medya araçlarıyla seyretmektir. Pornografi sahnelerinde seks öğeleri açıkça gösterilir. Erotik sahnelerde ise seks ögeleri gösterilmez ama  insanı şehvete getirecek her türlü metot kullanılır. Pornografi bazı ülkelerde yasaldır. Türkiye de ise yasal olmayıp mahkeme kararı ile bu siteler kapatılmaktadır.

İnternetin %12 si pornografik öğeler barındıran seks siteleridir. Porno bağımlılığı her yaşta görülmekte olup, gençler arasında daha yaygındır. Bazı gençler günde 3-4 saat porno seyretmektedirler. Bazı çalışmalarda ve yapılan istatistiklerde kızların da porno bağımlısı olabildikleri görülmektedir.

Erkeklerin çoğu pornoyu mastürbasyonda uyarıcı olarak kullanır. Hem porno hem masturbasyon sonucunda suçluluk duygusu, utanma, pişmanlık ve aşağılanmışlık duygusu gibi acıları çekerler.

 

1- Porno Seyretmenin tıbbi sakıncaları:
Bilimsel çalışmalar pornografi izleyen bireylerin, beyinlerindeki gri maddenin küçüldüğünü göstermektedir. İnsanların beyni sonradan mı küçülüyor yoksa beyni küçük olduğu için mi porno seyrediyorlar tıp bunun cevabını verememektedir. Küçülen beyin kişinin şahsiyetini bozmakta ve bilinçli karar verme yeteneğini engellemektedir. Bu araştırmaların sonucunda pornoculuğun bir cinsel sapıklık olduğu kabul edilmiştir. Pornografi cinsellikle ilgili olmayıp bağımlılık yapan bir sapıklıktır. 


2- Psikolojik değerlendirme:
Porno bağımlıları normal hayatındaki cinsel uyarılar ile tatmin olamadıklarından pornodan medet umarlar. Bu bağımlılık mutsuzluk, isteksizlik, bitkinlik, hayattan zevk almama, karşı cinsle ilişki kuramama gibi sonuçlar doğurur.

Porno filmler de artistin 20-25 cm lik penis ve saatlerce süren ilişkide boşalmaması porno izleyen insanların kafasını karıştırır. Kendi penis boyu ve boşalma süresini istemsiz olarak kıyaslar ve tabii ki sonuç hüsran olur, bu durum psikolojiyi etkiler ve moral bozulur. Cinsel organdan ve cinsel zevklerden soğuma başlar.

Bu gibi durumlar, penisini uzatmak için olmadık çarelere başvuran insanları göstermektedir. Ayrıca, porno bağımlısı kişiler olmayan bir erken boşalma için endişeye kapılabilir.

Porno seks filmlerdeki hileler:

– Bu filmlerde özel sertleştirici iğneler kullanılır. Bu iğnelerin en büyük yan etkisi ilerde ereksiyon sorunu yapmasıdır. Porno Artistler para için bu işe razı olmaktadırlar. Halbuki ileride penis sertleşmesi olacağını bilseler bu filmlerde rol bile almayı düşünmezler.

– Boşalma süresinin uzun olması film eklemeleri sonucunda olur. Her boşalma ayrı ayrı sanki olmamış gibi ilk filme eklenir.

– Penis büyüklüğü de film çekim metotları sayesinde olmaktadır. Mesela Guliver cüceler ve devler ülkesinde filmlerini seyrettiyseniz, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Orada insanlar dev gibi veya parmak kadar gösterilebiliyor. Türk filmlerinde de bu hileler kullanılmıştır. Mesela Cüneyt Arkın'ın oynadığı Battal Gazi filminde Cüneyt Arkın beş oku bir yay ile atıyor ve 5 kişiyi öldürüyor. Sanki güdümlü ok..

Buna inanmayanlar pornodaki kurgu ve abartıya inanabilirler. Bazen gerçekten büyük penisli artistler rol alabilir. Ama bunların penisi elbette atletik yapılarına, bünyesine göre büyük olabilir ve belirli kimselerdir. Mesela yapısal olarak zencilerin penisi daha uzundur.

 

3- Ahlaki ve Sosyal Değerlendirme:
Pornocular bu işin bağımlık olduğunu, alışkanlık yaptığını ve zararlı olduğunu bilirler. Her bağımlı gibi suçluluk ve pişmanlık duygusu içerisinde olurlar. Bunlarda ileride depresyon, sinir hastalığı, takıntı, stres gibi kalıcı hastalıklara neden olur. Bu filmler gençlere seksi özendirirken erken hamilelik, AİDS, belsoğukluğu gibi bulaşıcı hastalıklar, homoseksüellik gibi sapıklıkların sakıncalarından bahsetmemektedir. Sigaraların üzerine bile "Sigara öldürücüdür" yazmayı mecbur kılan hükümetler; bu filmlerdeki zararları maalesef açıklayıcı bilgi sunmamaktadırlar.

Porno insanların zamanlarını, yeteneklerini ve kaynaklarını tüketirler ve kendi karanlık, küçük porno dünyalarında tutsak eder.

Daha ileride Porno düşkünlüğü, aile içi cinsel ilişki, şiddet, teşhircilik ve diğer seksle ilgili suçlara neden olmaktadır. Hatta bazen intihara dahi sürükler. Aile bağı kopmuş kariyeri, saygınlığı kaybolmuş bir tip haline getirir. Porno iyi bir adamı alıp onu yürüyen bir ölüye çevirir. (Zombi)

 

4- Dini Sakıncası:
Kuran-ı Kerim'e göre porno gibi filmler seyretmek haramdır.
Allah(cc) Teâlâ şöyle buyuruyor: 
"(Ey Resûlüm), Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan beri alsınlar ve ırzlarını zinadan korusunlar. Bu kendileri için daha temizdir. Muhakkak ki Allah(cc), onların bütün yaptıklarından haberdardır"
Nur suresi Ayet 31
Peygamber Efendimiz de (A.S) harama bakış konusunda şöyle buyurmuştur: 
-”Yâ Ali! Arka arkaya bakma! İlk bakış senin için bağışlanmış ise de, fakat ikincisi senin değildir. Bakışı sürdürmeye hakkın yoktur” 
-Câbir bin Abdillah (RA): ‘Resûlullah’a (A.S) ansızın bakışı sordum. Bana derhal gözümü çevirmemi buyurdu.
Avret sayılan uzvun açılması ve bakılması, kimden olursa olsun haramdır ve günahtır. Ancak haramlık ve günah en mahrem noktalara yaklaştıkça artar ve ağırlaşır. (Fetâvây-i Hindiyye V/288; Dürer Hâsiyesi Abdülhalîm I/199)

 

5- SONUÇ ve ÇARE:

Porno filmler; film çekimlerinin bir yan dalı olup artık sektör haline gelmiştir. Porno seyretmeyi bir ihtiyaç gibi gösterip bu sektöre kan pompalanmaktadır. Zararı bilinse de bu sektörle mücadele etmek zordur. Artık Batı ülkelerinde de porno; cinsel bir sapıklık olarak kabul edilmekte ancak cinsel özgürlük adına bir şey yapılamamaktadır.

Maalesef sadece çocuk pornoculuğunu yasaklıyorlar ve çocukları pornodan uzak tutmaya çalışıyorlar. Küçük yaşta interneti kullanan çocuk porno ile erken yaşta tanışıyor. İleride kendisini bekleyen tehlikelere aldırmadan bir uçuruma doğru yol alıyor.

Bu nedenle artık aileler televizyon ve bilgisayarlara site engelleyici programlar kurmaktadırlar. Porno çocuklar ve gençler için bir tuzaktır. Çocuklarımız gençlerimizi yetişkinlerimizi bu tuzaktan korumalıyız.

Elbette eğitim şarttır. Çocuklara doğru cinsel bilgiler verilmeli, cinsel sapıklıkların, pornonun zararları anlatılmalıdır.

Aile; Hiç bir zaman çocuğu azarlamamalı yapmış olduğu bir yanlıştan dolayı kınamamalıdır. Doğru yolu, doğru olarak göstermek ebeveyninin en önemli vazifesidir. Boş zamanlarını ailesine ayırmak, arkadaş veya akraba gezileri gibi sosyal aktiviteler, hobi, müzik, sinema veya sanat gibi aktiviteler veya spor ile uğraşı çocuğun zararlı şeylere yönelmesini engellenmektedir. Çocuklara sosyal hayatı öğretmeli, onları meşgul edecek hobiler bulunmalıdır. Onların genç beyinlerini ve düşüncelerini işgal eden, medyanın olumsuz etkileri ile beynini harap edecek zararlı yayınlardan uzak tutmalıyız. Şayet böyle bir bağımlılık varsa psikiyatri uzmanından yardım alınmalıdır.

DİĞER YAZILARIMIZ:
Penis Boyu Neden Önemlidir?
Genelev Gerçeği
Varikosel
Masturbasyon hakkında bilmek istedikleriniz.
Erken Boşalma ve Tedavisi
Sertleşme Sorunu ve Tedavisi 
Prostat Hastalıkları ve Prostat İltihabı 
Eşcinsellik ve Homoseksüellik
Porno ve Zararları
Böbrek Hastalıkları
Böbrek ve Oruç 
Sünnet 

 

 

 

 

Erken Boşalma ve Tedavisi

Erken boşalma bir cinsel problem değildir. Cinsel yetersizlik ve cinsel uyumsuzluktur. Cinsel ilişkide en önemli şey uyumdur. Erkeğin kadının orgazmından önce boşalması bir cinsel uyumsuzluk göstergesidir. Kadın geç orgazm oluyorsa sorunu sadece erkeğe bağlamak doğru değildir. Bu durumda erkekte cinsel yetersizlik yoktur. Sadece uyumsuzluk vardır. Sonuçta bu sorun çözülmelidir. Uyumsuzluk ortadan kaldırılmalı ve tedavi edilmelidir. 

Erken boşalma sınıflandırılması şu şeklidedir.
1 -Penis vajina ya girmeden önce boşalma olursa; İleri derecede erken boşalma.
2 -Penis vajina da iken 1 dakika veya daha altı zamanda boşalma; Orta derece erken boşalma.
3- Penis vajinada iken 1 ila 5 dakika arası boşalma; Erken boşalma olarak kabul edilir.
İlişki süresi penis vajinada iken en az 5 dakika ve üstü normal olarak kabul edilir, ideali 5 ila 15 dakika arasıdır. 

 

Erken Boşalma Nedenleri:

Erken boşalmanın %99 sebebi psikolojiktir. %1 lik bölümü ancak bedensel ve yapısal bozukluklardan ileri gelir. Sebep kontrol etmeyi bilmemektir.
Bedensel nedenler:
1- Prostat büyümeleri ve prostat iltihapları, dış idrar yolu iltihapları erken boşalmaya neden olabilir. 
2 – Şeker hastalığı. Sinir ve damar uçlarını bozduğu için olumsuz etki gösterir. 
3- Bölgesel üreme ve idrar yolu hastalıkları 
4- Bölgesel duyu hasarı, sinirlerin hastalıkları
5- Karın ameliyatlar sonrası.

Psikolojik nedenler:

1- En sık neden ergenlik ve gençlik çağlarında yapılan mastürbasyonlardır. Masturbasyon yaparken yakalanma korkusu bir an önce boşalmayı sağlamak ve işi bitirmek isteği erken boşalmaya neden olur.
2- Aile baskısı, içe kapanıklık, sıkıntılı ruh hali Erken boşalmaya neden olabilir. Mastürbasyon yapamamış kişilerdeki aşırı duygu birikimine bağlı erken boşalma görülebilir.
3- Partnere aşırı ilgi, bağlılık ve sevgi, heyecanı arttırıp erken boşalmaya neden olabilir. Aşırı duygu birikime sahip ve aşırı heyecanlı olanlarda erken boşalma sık olarak görülür.
4- Uzun süreli cinsel perhiz sonucu erken boşalma normal kabul edilebilir. Burada yine heyecan büyük rol oynar.
5- Genelevde para karşılığı kurulan ilişkilerde tıpkı mastürbasyon gibi tek taraflı hazza yönelik duygular içerdiğinden orgazm zamanlaması gibi bir sorun ortada yoktur, gene amaç boşalıp rahatlamaktır.
Kişi çok defa ilk cinsel deneylerinde problem yaşar. Erkeklerin ilk gençlik cinsel deneyimleri genelev veya masturbasyon olduğu için bu durumda çok defa hayat kadının aceleci olması, bir an önce işi bitirmek istemesi erkekte tek taraflı hazın gelişmesine neden olur. Bu nedenlerle kişide erken boşalma meydana gelebilmektedir.
6- Yanlış kanaat, Gençlik yıllarında, sık sık, birden fazla orgazm olup sertleşme sağlanıldığından boşalmanın geciktirilmesi akla getirilmemiştir. Kadının geç tatmin olabileceği düşünülmediğinden amaç sadece en erken şekilde boşalıp rahatlamaktır. Evlenince de bu fikir sabitleşir ve beyinde yer yapar.

Tedavi: 

Cinsel eğitim çok önemlidir. Kişi boşalmayı kontrol edebilmelidir. Bunun yollarını ve metotlarını araştırmalıdır. Bir defa öğrendikten sonra artık alışkanlık haline gelir.

Erken boşalma için uygulanan metotlar veya ilaçlar fayda vermeyince hastalar hayal kırıklığına uğramakta bu da sertleşme sorunları yapmaktadır. Eşler gittikçe seksten uzaklaşma, cinsel hayata küsmekte psikolojik sorunlar başlamakta hatta evlilikler bitmektedir.  

Erken boşalma tedavisinde profesyonel destek almak çok önemlidir. Seks terapi merkezine eşlerin beraber baş vurarak bu sorunu daha kısa sürede çözmeleri mümkündür.

Hastalığı kabul edip psikiyatri uzmanına başvurmak tedavi yönünden atılacak ilk ve önemli adımdır. Psikiyatri uzmanı duruma göre psikanaliz ve ya psikoterapi yapacaktır. Çok defa vereceği vücudu gevşetecek rahatlatacak ilaç hastanın bütün sıkıntılarını giderecektir. Erken boşalmayı önleyici ilaçlarla veya geciktirici spreylerle çok defa fayda yerine zarar verir. Bunlar problemi daha çok büyütebilir. Yan etkileri olarak cinsel isteksizlik yapacak ve psikolojiyi daha çok bozulabilir. Cinsel ilişkide safhalar vardır. Boşalma anına geldiği zaman hiç kimse bu boşalmayı engelleyemez ve önleyemez. Ancak bu boşalma safhasında girmeden sistemi yavaşlatmak, durdurmak veya kontrol altına almak erken boşalmayı da önlenir.

Cinsel uyum kadının ve erkeğin karşılıklı birbirleri ile ilişkisi ve anlayışı ile sağlanır. Erkeğin yaklaşımı, sevecenliği, ön sevişme süresinin uzun olması ile kadın orgazmı öne alınabilir. Kadının yardımı erkeğin orgazmının geciktirilebilinir. Sonunda çiftler ortak bir noktada buluşurlar.

Erken boşalmasını engellemek için çeşitli yöntemler ve metotlar uygulanmaktadır. Bazı kimseler bu metotları kulaktan dolma veya internet ortamında okuyup uygulamaya kakmaktadır.  olamayınca hayal kırıklığına uğramakta ,panik olmaktadırlar,bu sorunun çözümü bir uzmandan destek almaktır. 

 

Erkeğin erken boşalmayı önleyecek bazı metot ve eksersizler:

1- Kegel Eksersizi: 1948 Yılında konuya ilk dikkat çeken Dr. Arnold Kegel oldu. Eksersiz yapılacak kaslar pelvik tabandaki pubokoksijus (PC) kaslarıdır. (Leğen kemiklerinin tabanını yapan kaslar) Bu kaslar anüsü (Makat, büyük tuvaletin çıktığı delik) çevreler oradan penis kök ve vajina çevresine uzanır. İstemli çalışan kaslar olduğu için idrar istemli tutmamızı ve büyük tuvalet yapmamızı sağlar. Bu kasları çalıştırmakla bazı durumlarda ve hastalıklarda idrar ve büyük tuvalet kaçırmanın önüne geçilebilir. Eksersizlerin faydalı erken boşalmayı da önleyebileceği görülmüştür. Problem bu kasların yerinin tam tespiti ve doğru kasları çalıştırma zorluğudur.
Profesyonel ve deneyimli terapist bazı aletler yardımı ile ve bu kasları uyaracak elektrik vermek yöntemiyle %06-70 başarılı olmaktadır.
Kişinin kendi başına evde yapacağı eksersiz şu şekildedir.

Ayakta, yatarken veya otururken dizler hafif açılır. Bacak hareket ettirilmez. Büyük tuvalet gelmişte tutuyormuş gibi yapılır. Ve makat (dübür) içe doğru çekilir. bir müddet böyle tutulur ve gevşetilir. Bu aynı idrar yaparken idrar akımını kesme ve tekrar yapma hareketidir. İdrar yaptığınızı düşünün ve idrar yaparken durdurmayı düşünün ve idrar yolunu kasın ve bırakın. Aynı eksersizi idrar tuvalette idrar yaparken de deneyebilirsiniz. Bu hareketi günde en fazla 1-2 defa yapın fazla yapmayın. Çünkü aşırı yük binen kasta gevşeme olur ve idrar kaçırmaları başlayabilir.

Bu eksersiz aynı gözü sıkıca yumak tekrar açmak gibidir. Kaslarınızı şiddetli kasın saniye bekleyin sonra gevşetin. Bu işlemi 5 defa yapın. Sonra 5 defa hızı bir şekilde arkası arkasına yapıp gevşeyin. Bu eksersizi günde en fazla 5 defa hızlı 5 defa tutarak günde 10 defa yapın. Günler ilerledikçe 5 saniyeyi uzatabilirsiniz. Etkili olabilmesi için 15 gün belki de 1 ay gerekebileceğini unutmayın. 
Kilo fazlalığı ve az su içmek kaslar üzerine olumsuz etki yapacağı için eksersizler faydalı olmayabilir.

2- Masters ve Johnson Metodu: Erken boşalmayı gidermek için orgazm ikinci plandır. Birleşme anında erkek, boşalmanın yaklaştığını hissettiği an kadına kendi aralarında anlaştığı bir şekilde işaret eder. Bunun üzerine kadın, penisin başını 4 saniye kadar kuvvetlice sıkar. Bu, boşalma dürtüsünün zayıflamasına neden olacaktır. Otuz saniye kadar sonra kadın yine eliyle eşinin penisini uyarmaya başlar. Erkek boşalmak üzere olduğunu haber verince kadın yine sıkma yöntemini uygular. Bu, erkek boşalana kadar 10-15 kez uygulanmalıdır. Erkeğin bundan önce orgazma ulaşmasında bir sakınca yoktur. 

Çift, bu yöntemle, orgazm olmadan uyarılma süresini uzattıktan sonra, sıra penisin dölyoluna girişine gelir. Bunun için 7-15 günlük bir "sıkma" uygulamasının geçmesi gerekir. Artık kadınla erkek cinsel birleşmeye geçebileceklerdir. Bu, erkeğin sırtüstü yatması ve kadının üste çıkarak penisi içine alması şeklinde olur. Ama bu noktada hiçbir zorlama ve sürtmenin olmaması önemlidir, çünkü amaç erkeğin dölyoluna girme duygusuna yavaş yavaş alışmasıdır. Boşalmanın yaklaştığını anlayınca kadına işaret edecek ve o da gövdesini erkeğin üstünden biraz kaldırarak yine sıkma hareketine geçecektir. Böyle birkaç uygulamadan sonra penisin dölyolu içine hareket ettirilmesi ve sürtme aşamasına geçilebilir. Masters ve Johnson, on yıllık araştırma dönemi içinde, bu yöntemi uygulayan 186 hastadan 182'sinin olumlu sonuç aldığını bildirmektedir.

DİĞER YAZILARIMIZ:
Penis Boyu Neden Önemlidir?
Genelev Gerçeği
Varikosel
Masturbasyon hakkında bilmek istedikleriniz.
Erken Boşalma ve Tedavisi
Sertleşme Sorunu ve Tedavisi 
Prostat Hastalıkları ve Prostat İltihabı 
Eşcinsellik ve Homoseksüellik
Porno ve Zararları
Böbrek Hastalıkları
Böbrek ve Oruç 
Sünnet 

Hemoroit

Hemoroit, Hemoroidal doku damar yumağı (anjiyo kavernöz) yapısında olan ve anüsün çıkışında yastıkçık görevi gören bir dokudur. İç ve dış hemoroid olarak ikiye ayrılır. Anüsün ciltten kalınbarsak hücrelerine geçiş bölgesinde dişli çizgi olarak adlandırılan çizginin üst kısmında olanlara iç hemoroid, alt kısmında olanlara dış hemoroid Hemoroidal dokuda atardamar ve toplardamarlar (arteriyovenöz) arası direkt bağlantılar mevcuttur. Bu yapı sayesinde kalınbarsağın en son kısmındaki sensörlerin uyarısıyla hemoroidal doku içindeki kan miktarı hızlı bir şekilde ayarlanıp istemsiz olarak anüsten sıvı ve gaz çıkışını engelleyen bir yastık mekanizması şeklinde çalışır. Hemoroidal doku bu yönüyle insan yaşamının günlük yaşam kalitesini sağlamakta önemli yere sahiptir.

Hemoroidal doku kalınbarsak duvarına Park ligamanı olarak adlandırılan bağlarla bağlıdır. Kronik kabızlık, ıkınma, gebelik ve uzun süreli ayakta durarak çalışmak gibi nedenler bağların (Park Ligamanı) zarar görmesine, bu dokunun aşağıya doğru sarkmasına, içindeki kan dolaşımının bozulmasına ve doku içinde kan göllenmesine neden olur. Hemoroidal dokunun sarkması, çoğu kez kalınbarsak dokusunun (mukoza) anüs dışına sarkması olarak tarif edilen mukozal prolapsus ile birliktedir. Anatomik yapısı bozulan, aşağıya doğru sarkma ile kan göllenmesi olan ve büyüyen bu doku hemoroidal hastalığa neden olur. Hemoroidal hastalıkta özellikle kabızlık döneminde sert dışkının çıkışında aşağıya sarkma, kanama ve ağrı sıklıkla görülen yakınmalardır.

Hemoroidal hastalık 4 derecede incelenir.
1. derecede hemoroidal doku büyümüştür. Özellikle sert dışkı sonrasında kanama görülür, fakat sarkma yoktur.2. derecede büyümüş olan hemoroidal doku kanama ile birlikte özellikle tuvalet sırasında şişer, aşağıya sarkar, tuvalet sonrası kendiliğinden normale döner. 
3. evreye gelmiş hemoroidal hastalıkta sarkan hemoroidlerin normal pozisyona gelmesi için elle itilmesi gerekir. 
4. evrede ise sarkmış olan hemoroidler elle de normal pozisyona getirilemez ve acil operasyon gerektirir.

Bunların dışında herhangi bir evrede akut tromboz denilen hemoroid dokusu içinde kan göllenmesi sonucu pıhtılaşma meydana gelebilir. Sıklıkla çok ağrılı bir durumdur ve çoğu kez acil operasyon gerekir. Batı toplumlarındaki insanların yaklaşık %50’si hayatlarının herhangi bir döneminde hemoroidal hastalıkla ilgili yakınma yaşarlar. Hastalığın görülme sıklığı yaşla birlikte artmakta, yakınması olan bu kişilerin yaklaşık %20’sinde girişimsel tedavi gerekmektedir. Girişimsel tedavi yapılan ya da ilaç tedavisi yapılan hastaların toplamı göz önüne alındığında tedavi maliyeti ve işgücü kaybı ile günümüz modern toplumlarının en önemli sağlık sorunlarından biridir.
 

Hemoroit tedavi yöntemleri

İLAÇ TEDAVİSİ 1. Kortikosteroid İçeren Pomadlar Kortikosteroid (kortizon) içeren kremler hemoroidal dokudaki ödemi ve tahrişi baskılarlar. Böylece ağrı ve çoğu kez de kanama kontrol altına alınabilir. Kortiko steroidli kremlerin; oluşabilecek yan etkiler nedeniyle, uzun süreli ve sık kullanımı önerilmemektedir. 2. Aneljezik (ağrı kesici ) Kremler Ağrı kesici madde içeren kremler hemoroidal hastalığın yarattığı ağrıyı ciltten emilme yoluyla bölgesel olarak azaltır. Tedavi edici özellikleri yoktur. 3. Dışkıyı Yumuşatan İlaçlar Bu ilaçların hemen tamamı şurup şeklindedir. Şekerli ve/veya hipertonik yapıları nedeniyle bağırsak içine sıvı çekerler ve dışkının yumuşamasını sağlarlar. Uzun süreli kullanım genelde ilaç etkisinin giderek azalmasına neden olur. 4. Kan Dolaşımı Düzenleyicileri Bu grup ilaçlar yalnız hemoroidal dokunun değil, toplardamar sisteminin diğer hastalıklarında da (örn: varis) kullanılmaktadır. Toplardamar sisteminin basıncını düşüren ve dolaşımı kolaylaştıran etkiye sahiptirler. Kullanıldıkları sürece etkilidirler. Fakat tedavi edici özellikleri yoktur. 5. Oturma Banyosu Sıcak suya oturma sıcak su buharının üzerinde oturma ya da çeşitli dezenfektanlar katılmış sıcak suya oturma şeklindedir. Özellikle dışkılama sonrası hemoroidle birlikte fissürü (yırtık) olan hastalarda rahatlama sağlamaktadır. 
Kaynak: Mutlu insan

Böbrek Taşları Nedenleri ve Yapıları

Böbrek Taşları Nedenleri ve Yapıları – Hayati öneme sahip olan bu kıymetli organımızın iç havuzcuk denilen kısımlarında, bazı etkenlerden dolayı KUM ve TAŞ oluşabilir. Bu konuda biraz bilgi edinen kişi, mevcut taşın büyümesi durdurabilir, eritilmesi ve atılması sağlanabilir, yeniden taş oluşması önlenebilir. Böbrekleri taş ve kum yapanların, bilmeleri gereken hususlar aşağıda izah edilmiştir. 
 

TAŞIN OLUŞMASININ NEDENLERİ: 

Böbreklerin taş yapmasının nedeni aşağıda izah edildiği gibi çeşitli nedenlerle bünyede bazı eksikliklerin doğması, taşların oluşmasına neden olmaktadır. Bu eksiklikler giderilince bünye normalleşir ve taş yapmaz olur.

Çeşitli tip taşların oluş nedenleri başka başkadır.Bazı genel ve özel nedenler vardır. Herkes bu genel ve özel nedenleri bilmeli, böylece çok acı veren böbrek taşını önlemelidir.

Az su içilmesi: Normal olarak yaz, kış orta yaşlı bir kimse, günde 1,5 – 2,5 litre su içmelidir. Böbrekler bu su ile yıkanır ve kandan süzdükleri artık maddeleri bu su ile idrar şeklinde dışarı atarlar. Canımız istesin veya istemesin, özellikle böbrekleri kum ve taş yapanlar her gün bu miktar suyu içmelidir. 

Bağırsaklardaki faydalı mikropların zarar görmesi: Yediğimiz gıdalardan yararlanmamız bağırsaklardaki faydalı mikroplar vasıtası ile olmaktadır. Uzun süre ishal olmak, Antibiyotik veya Sülfamitli ilaç kullanmak bu faydalı mikropların büyük kısmının yok olmasına neden olur. Bunun sonucu yediğimiz gıdalardan "B" vitamini ve bazı proteinlerin bünyemizce alınması azalır."B" vitaminini yeterince alamayan kimselerin, sinirleri zayıflar, saçlarında dökülmeler başlar ve "B6" vitaminin eksikliği OKZALAT, "B13" vitamini eksikliği ise ÜRAT tipi taşın oluşmasına neden olur.

İdrarın tadının değişmesi: sağlıklı kişilerde idrarın tadı hafif ekşidir. İdrarın tadı, eczanelerden alınacak TURNUSOL kağıtları ile kolayca tespit edilebilir. İdrarın ekşiliğine pH derecesi denir. Sağlıklı bir kişide idrarın pH derecesi 5,8 – 6,2 arası oynar. Bazı hasatlıklar nedeniyle veya bazı gıda maddelerinin sürekli ve çok yenmesinden idrarın pH derecesi 5,8 aşağı veya 6,2’den yukarı olabilir. Bu iki sınır dışındaki idrar içersinde ayrı, ayrı çeşitli mikroplar üreme imkanı bulur ve böbreklerde ayrı tiplerde taşların oluşmasına neden olurlar. 
 

TAŞIN TİPLERİ: 

Okzalat tipi taş: En fazla rastlanan taş tiplerinden biridir. Okzalik asit yediğimiz karbonhidratlı (şekere dönüşen) gıdaların hazım kademeleri sırasında meydana gelir ve idrar içersinde okzalik asit hemen herkeste bulunur. Bu asit idrarda bulunan kalsiyum ile birleşerek kalsiyum okzalat tipi kum ve taşı oluşturur. Bu taşın oluşmasının nedeni pH derecesinin 5,2’den aşağıya düşmesi sonucu olur. Düşük olmasının sebebi ise; Beslenme bozukluğundan, "B6" vitamini eksikliğinden, bu vitaminin eksikliği ise, fazla antibiyotikli ilaç kullanmak, şeker hastalığı, karaciğer yetersizliği, kolesterol yüksekliği, sürekli ishal gibi rahatsızlığı olanlarda görülür. Okzalat tipi taş; sarımsı renkte, cam görünüşlü ve sivri çıkıntılıdır. 

Ürat tipi taş: Proteinli gıdalar, hazımları sırasında çeşitli kademelerde parçalanırlar ve sonunda üre ve üre asidi halinde idrarla dışarı atılır. İdrarda bulunan bu protein artıkları böbrekte ÜRAT TAŞI haline gelir. Beslenmelerde ihtiyaçtan fazla proteinli gıda yenmesi, proteinlerin parçalanmasını sağlayan "B13" vitamini eksikliği, aşırı antibiyotikli ve sülfamitli ilaçların kullanılması, şeker hastalığı, karaciğer yetersizliği gibi rahatsızlıklardan böbrekler süzme işini tam yapamaması sonucu ürat tipi taş oluşur. Ürat tipi taş; kırmızımsı renkte, cam görünüşlü ve sivri çıkıntılı uçludur. 

Kolestrol tipi taş: Bu tip taş ürat tipi taşa benzer. 

Fosfat tipi taş: Nefrit, piyelonefrit, kanser, cilt hastalıkları, deri yanması gibi rahatsızlıklarda pH derecesi yükselir. Bundan dolayı idrar içersinde çeşitli mikroplar ürer ve böbreklerde fosfat tipi taş oluşur. Bu taş tipi daha çok böbrek rahatsızlığı olanlarda görülür. Fosfat tipi taş; mat, açık kahve renkte, köşesiz, üst üste yapışmış yuvarlakçıklardan oluşmuştur sivri çıkıntıları yoktur. 
 

ÖNERİLER

Böbrekleri taş yapanların "A, E, B, B6 ve B13" vitaminlerini bol almalıdırlar veya bu vitamini içeren gıdaları bol yemelidirler. Fazla antibiyotikli ve sülfamitli ilaçlar ile "D" vitamini kullanmamalıdırlar. İdrarın pH’nı ölçerek düşük ise yükselten, yüksek ise düşüren gıdalarla beslenilmeli ve idrarın ekşiliği normal değerlere gelmesi sağlanmalıdır. 

İdrar pH’ını yükselten gıdalar: Lahana, patates, karnabahar, pırasa, domates, zeytin, salatalık, incir, turp, nar, muz, çilek, erik, kiraz, kaysı, şeftali, elma, armut, ıspanak, kereviz, marul, süt, havuç, limon, portakal ve üzüm. 

İdrar pH’ını düşüren gıdalar; Margarin, pirinç, ekmek, bisküvi, badem, soğan, tere yağ, unlu besinler, enginar, bezelye, mantar, mercimek, kuru fasulye, peynirler, fıstık, ceviz, yumurta, etler, av etleri, beyaz etler. 

“BUHARA ŞİFALI BİTKİLER Önerisi; Taş eritme tozundan, sabah ve akşam tok karnına bir çay bardağı suya bir çay kaşığı dolusu karıştırıp içiniz. Böbreklerdeki kum ve taşları eritir. Böbreklerde taşın tekrar etmemesi için, yılda bir, 15 gün süre ile kullanmanızı tavsiye ederiz.

 

NOT: Fosfat tipi taş genelde az görülür ve zor erir. Bu tip taşın erimesi için taş tozu şu şekilde kullanılmalı; sabah, öğle, akşam birer çay kaşığı taş tozu, bir çay bardağı suya karıştırıp içilmeli.

Su İçmenin Faydaları

 

Su içmenin faydaları – Terleme yoluyla su kaybı böbrek ve idrar yollarında taş oluşmasına sebep oluyor Hava sıcaklığının yüksek olması sonucu vücuttaki suyun daha çok terleme yoluyla dışarı atılmasının idrarın azalmasına, bu durumun da böbrek ve idrar yollarında taş oluşmasına zemin hazırladığı bildirildi. Çukurova Üniversitesi (Ç.Ü) Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Zeren, yaptığı açıklamada, çok farklı sebeplerle oluşabilen böbrek ve idrar yolu taşlarının büyüklüğü ve yoğunluğuna göre şiddetli ağrılara yol açabildiğini söyledi.
 

SU KAYBI TEHLİKELİ

Zeren, sıcak havanın özellikle yaz dönemlerinde böbrek taşı hastaları için risk oluşturduğu gibi, yeni hastalıklara da zemin hazırladığını belirtti. Zeren, "Sıcak havada terleme ile su kaybedilmesi, idrarı azaltarak böbrek taşı oluşmasına yol açıyor. Orta yaş üzerindeki erkeklerde ise risk daha fazla oluyor" dedi. Bazı idrar yolu taşlarının ise oldukça iri olmalarına rağmen hiçbir şikayete yol açmadıklarının da görüldüğünü, bunların ancak başka nedenlerle yapılan incelemeler sırasında tesadüfen saptandığını ifade eden Zeren, şöyle konuştu: "Yaz aylarında, riski azaltabilmek için günün büyük bölümünü kapalı ve klimalı ortamlarda geçirenler günde 3 litre, güneşli ortamlarda bulunanlar ise 4-5 litreden fazla su içmeli. Özellikle, nem oranı oldukça yüksek olan kentlerde böbrek taşı hastaları daha dikkatli olmalı.
 

TAŞIN BELİRTİLERİ

Ayrıca, limon suyunun bazı taşların oluşumuna engel olduğu da bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bu nedenle, günlük sıvı ihtiyacının bir kısmının limonata olarak alınması yararlıdır. Gazlı içeceklerden ise kaçınmak gerekir." Gece çok sık idrara kalkmanın, bulantı, kusma ve idrarın hafif kanlı olmasının böbrek taşı belirtisi olabileceğine dikkati çeken Zeren, "Eğer ağrı birkaç günden uzun sürerse, idrar yaparken şiddetli yanma, yüksek ateş gibi belirtiler olursa hemen bir uzmana başvurulması gerekir" dedi. 
Recai YAHYAOĞLU

Kızların Sünnet Olması

 

Kızların sünnet olması – Her yıl 130 milyon kız sünnet oluyor. BM verilerine göre, her yıl yaklaşık 2 milyon kız çocuğu, sünnet nedeniyle hayatını kaybetme tehlikesi yaşıyor. Kadın sünneti, ''Afrika ülkelerinde kadınlığa atılan ilk adım'' olarak tanıtılıyor. 

12:47 TSI 26 Ağustos 2005 CumaVAN – Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, dünyada her yıl 130 milyon kadın ve kız çocuğu sünnet ediliyor.

Stockholm Rinkeby Belediyesi’nde Kadın Çalışmaları Merkezi’nde danışmanlık yapan ve Uçan Süpürge İsveç Sorumlusu olan Tülin Uygur, kadın sünneti geleneğinin, yaygın olarak Afrika kıtasının orta bölümünde bulunan 30 ülkede görüldüğünü belirtti. Bu bölgedeki kadınların yüzde 72’sinin, diğer Afrika ülkelerindeki bazı etnik gruplardaki veya kabilelerdeki kadınların ise yüzde 18’inin sünnetli olduğunu dile getiren Uygur, Umman, Yemen, Birleşik Arap Emirliği, Endonezya, Malezya ve Kuzey Irak’taki bazı Kürt bölgelerinde de daha az olmakla birlikte sünnet geleneğine rastlandığını söyledi. 

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO), 1975 yılından sonra kadın sünnetini incelemeye başladığını belirten Tülin Uygur, Avrupa’nın ise 1980’den sonra Afrika’dan gelen göçler nedeniyle bu soruna ilgisinin arttığını vurguladı. Bu ülkelerden gelen göçmenlerin, kadın sünnetini, Avrupa, Kanada, Amerika, Yeni Zelanda ve Avustralya’ya taşıdığını ifade eden Uygur, bundan sonra kadın sünnetinin, kadınlara yönelik şiddetin en uç uygulamalarından biri olarak tüm dünyayı ilgilendiren bir sorun olmaya devam ettiğini vurguladı. 

Tülin Uygur, “BM verilerine göre, dünyada her yıl 130 milyon kadın ve kız çocuğu sünnet oluyor. Ayrıca yaklaşık her yıl 2 milyon kız çocuğu, sünnet nedeniyle hayatını kaybetme tehlikesi içinde yaşıyor” dedi. 

 

KADIN SÜNNETİNİN KÖKENİ

Mısır’da yapılan arkeolojik kazılarda, bazı kadın mumyaların sünnetli olduğunun belirlendiğini, kadın sünnetinin, MÖ 1600’lü yıllardan kalan duvar resimlerinde de detaylı şekilde tasvir edildiğini belirtti. 

Bu verilerin, kadın sünnetinin çok eski çağlara dayandığının kanıtı olduğunu kaydeden Uygur, sünnetin, Afrika’da Hıristiyan, Müslüman, Musevilerin yanı sıra tek tanrılı olmayan dinlere inanan gruplarda da yoğun olarak uygulanmasının, geleneğin tarihinin, tek tanrılı dinlerden daha eski olduğunu gösterdiğini kaydetti. 

 

ÇOCUK SAYISI KADAR SÜNNET

Uygur, Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre, kadın sünnetinin, delme, dağlama, kazıma, vajinanın içine, kanamaya yol açacak çeşitli bitkiler yerleştirme gibi şekillerde uygulandığını belirtti. Cibuti, Somali ve Sudan’da ise kadınların yüzde 98’inin, sünnetin en ağır şekli olan “firavun yöntemi-infibulation” ile sünnet edildiğini bildiren Uygur, ayrıca Mısır’ın güneyi, Eritre, Etiyopya, Gambia, Çad, Kenya ve Mali’nin bazı bölgelerinde de bu tür sünnetin uygulandığını kaydetti. Uygur, firavun yönteminde, kadınların her doğum sonrası yeniden sünnet edildiğini, doğurdukları çocuk sayısı kadar sünnet olduğunu, aynı acıları defalarca aynı yoğunlukta yaşamak zorunda kaldıklarını dile getirdi.

 

“SÜNNETLİ KIZLARIN STATÜLERİ YÜKSELİYOR”

Sünnet yaşının bölgelere göre değiştiğini ifade eden Uygur, Etiyopya ve Nijerya’da kız bebeklerin 8 günlükken, Mısır’da 3-8, Sudan’da 5-8, Somali’de 4-10 ve diğer pek çok ülkede ise 13-15 yaşları arasında sünnetin yapıldığını kaydetti

Sünnetin, genital bölge uyuşturulmadan bıçak, tıraş bıçağı, keskin cam parçaları ve keskin teneke kenarları kullanılarak yapıldığını anlatan Uygur, yaranın tutturulmasında ise ağaç dikenleri, kemik çiviler, iğne, hayvan kılları ve deriden elde edilen ipliğin kullanıldığını kaydetti.

Uygur, kadının sünnet edilmesinin, “büyümenin” ve “kadınlığa atılan ilk adımın gereği” olarak tanıtıldığını ifade ederek, “Sünnet olan kızlara hediyeler ve elbiseler sunulur. Az çığlık atan kızlar, herkesin beğenisini ve takdirini alırken, çok çığlık atan kızlar, hem acıları, hem de utançlarıyla baş başa bırakılır. Ancak sonuçta sünnetli kızların genel olarak çevrelerinde statüleri yükselir. Evlenmeleri garanti altına alınır” dedi.

Sünnetle birlikte sağlık sorunlarının da başladığını anlatan Uygur, uyuşturulmadan ve steril olmayan araçlarla yapılan müdahalenin hemen ardından kan kaybına bağlı şok, kansızlık, kan zehirlenmesi, enfeksiyonlar, idrar yaparken yaranın yanması gibi sorunların ortaya çıktığını ifade etti. 

Tülin Uygur, gelişmiş ülkelerin, Afrika’nın sadece yeraltı ve yerüstü kaynaklarıyla ilgilenmesinin, bazı misyoner grupların da olayı sadece “antropolojik boyutlarıyla” incelemesinin, sorunun göz ardı edilmesine yol açtığını belirtti.

Yazılarım ve Makalelerim


 

Sevgili hasta ve okuyucularım Merhabalar; 
Önemli bulduğum konuları sizler için bir araya topladım. Bu yazılar benim tecrübe ve bilgilerim sonucu yazılmış, siz hastalarımın bilgisine sunulmuştur. 

(Link üzerine tıklarsanız, ilgili makaleye yönlendirileceksiniz.)

 

 

1 –   Penis Boyu Neden Önemlidir?
2 –   Genel Ev Gerçeği
3 –   Varikosel ve Tedavisi
4 –   Masturbasyon Zararlı mıdır?
5 –   Erken Boşalma ve Tedavisi
6 –   Sertleşme Sorunu ve Tedavisi
7 –   Prostat İltihabı ve Tedavisi
8 –   Homoseksüellik ve Eşcinsellik
9 –   Porno ve Zararları
10 – Böbrek Hastalıkları
11 – Böbrek ve Oruç
11 – Tıbbi Sünnet ve Faydası
12 –  İdrar Damlaması ve İstibra

Daha Geniş Bilgi, hastalığınız hakkında bilgi alma ve soru sormak için:
Dr. Ali HATAY'in Hasta Odası Soru ve Cevap Panosunu kullanabilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

Homoseksüellik Eşcinsellik

İnsanlar cinsel yönelmesi, cinsel tercihleri normalde karşı cinse karşıdır. Buna heteroseksüellik denir. Aynı cinse yönelmesin homoseksüellik, her iki cinse ilgi duyanlara ise biseksüel denir. Eşcinsellik veya homoseksüellik, aynı cinslerin ilişki halini anlatır. Erkeğin erkekle, kadının kadınla ilişki içerisinde bulunmasıdır. Bu bir ruh halidir. Cinsel ilişkide bulunmak şart değildir. Cinsleri ile birlikte olmayı arzulaması, cinsel fantezilerinin olması, âşık olması da eşcinsel kavramı içinde değerlendirilir. Eşcinsellik: cinsel ilişkinin anal ilişki yani anüs, makat ve popo ile yapılmasıdır. Bu organ cinsel ilişki amacı ile kullanılır. Erkekteki ilişki anal seks olarak, kadında tam anal seks olmazsa da aynı cinsin birbiri ile ters ilişkisidir.
 
Bu eylemde bulunan erkeklere eşcinsel, homo, gay, oğlan, oğlancı, ibne denir. Kadınlara ise sevici, lezbiyen denir. Erkek rolü üstlenen aktif homo, pasif rol oynayana pasif homo denir. Anal ilişkiye livata denir. Livata terimi anal yolla yetişkin veya genç erkekler arasında ve yetişkin erkek çocuk erkek arasındaki anal ilişki için kullanılan bir kelimedir.

LGBT; Lezbiyen Gay Biseksüel ve Transgender (Kişilikle cinsiyetin uyumsuz olması) kelimelerinin baş harflerinin kullanıldığı bir kısaltma olup ters ilişki içinde bulunanlar için kullanılan bir terimdir.
Bu başlık altında birçok dernek, vakıf ve topluluklar kurmuşlar ve kendilerine destek arama yoluna girmişlerdir.
MSM de aynı amaçla kullanılan bir terimdir (Male Sex Male) Erkek erkeğe seks demektir.
 
Gençliğinde bu eylemi merak sonucunda 1-2 defa yapıp sonra pişman olan kimseler gay veya homoseksüel değildir. Bunlar ileride evlenir heteroseksüel ilişkilerini devam ettirip ve çocuk sahibi olurlar. Ama ergenliğinde yapmış ve pişman olmuş bu fiilleri şuuraltından çok defa kaybolmaz.

Anüs, büyük tuvaletin çıktığı bağırsağın son bölümüdür. Anüs dış delik olup bundan önceki bölüm rektum dediğimiz ve dışkının biriktirildiği yerdir. Aslında bu bölge cinsel ilişki için anatomik ve fizyolojik olarak uygun değildir.
Penisin yapısına da uygun değildir. Bu nedenle yırtılmalara, kanama ve mikropla bulaşma sonucunda iltihaplara neden olur. Bu mikropların ilk yerleşeceği yer prostat olup, meydana getireceği hastalıkta prostat iltihabıdır.
Hâlbuki vajina gerek anatomi gerekse fizyonim bakımından penis ile tam bir uyum içindedir. Ayrıca vajinada kayganlaştırıcı sıvı salgılayan bezler bulunduğu için cinsel ilişki daha rahattır. Makatta bu kayganlaştırıcı salgı bezleri bulunmaz.
 
İnsanların anal seksi tercih etme sebepleri; Merak, psikolojik, genç kızların bekâretini bozmaktan korkmaları, arkadaşlarının telkin ve yönlendirmesi, medyanın teşviki gibi sebeplerdir. Medyanın bu hususta çok büyük olumsuz etkisi vardır. Bu fiili ve yapanları (Sanatçı diyerek) yücelterek kişilere cazip gösterip özendirmeleri sonucunda kişinin merakını çekiyor ve bu işi yapmasına neden oluyorlar. Tiraj veya reyting uğruna birçok kimsenin hayatını karartıyorlar.Dünyada 30 milyon porno sitesi olduğuna göre ve bu porno siteleri cinsel içeriği ile insanları yönlendirmesi durumun ciddiyetini gösteriyor.
Erkek ve kız yurtlarında, pansiyonlar, hamamlar homoseksüel ilişkilere uygun ortamlardır.
 
Homoseksüellik tarih boyunca olagelmiştir. Gerek tarih kitapları gerekse dini kitaplar bu hususta bize bilgi vermektedir. Ad ve Semud (Sodom ve Gomore kavimleri) kavmi, Roma Napoli Pompei halkı bunlara örnektir. Bu halk ve kavimler eşcinselliği ile özleşmişlerdir.
 
1- Eşcinselliğin ve anal ilişkinin tıbbi sakıncası:
a)Makatta yırtılma ve kanama: Makat kasları (dübür, anüs) çok hassas ve narin kaslardır. Bu kasların en ufak bir zorlamaması sonucunda makatta yırtılmalar meydana gelir. Yırtılma sonucu kanama olur. Yırtılan anüs cildi mikroplardan dolayı enfeksiyon ve iltihap gelişir. Şayet kişide basur denilen hemoroit varsa ağrı, kanama ve yırtıklara neden olur. Bu kanama günlerce sürer.
 
b)Makatta mikrop ile enfeksiyon: Makat büyük tuvaletin (dışkı, feçes) çıktığı yer olduğu için mikrobu en çok olan yerdir. Üstelik bu mikroplar çok dirençlidir. Bunun sonucunda prostat iltihabı meydana gelebilir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar eşcinsellerde daha çok görülür.
Bunların başında AİDS, Kondilom (makat siğili), frengi gelir. Son zamanlarda makat kanseri riskinin anal ilişkide bulunanlarda arttığı tespit edilmişti.
 
c)Büyük tuvalet tutamama: Anal ilişkide bulunanlarda makat genişlediği için dışkı tutamama, gaz kaçırma gibi şikâyetler olmaktadır.
Anüs kasları gevşediği için buna bağlı olarak makat sarkmaları da sık görülür.
 
2- Psikolojik değerlendirme:
Eşcinsellik bir hastalık değildir. 1970-75 yıllarında ruhsal bozukluk olarak kabul etmiştir. Daha sonraki çalışmalarda eşcinsellerin diğer normal insanlardan psikolojik olarak bir farkı olmadığı görülmüş ve hastalık olarak kabul edilmemiş. Fakat toplumun yadırgayıcı hor görücü, dışlayıcı tutumu kişi üzerindeki olumsuz etkileri, ruhsal sorunlar yaşamasına neden olmaktadır.
 
İnternette birçok seks ve porno sitelerinde eşcinsellik ve anal ilişki normal ilişki gibi gösterilir. Amacı para kazanmak olan bu sitelere göre kadın veya erkeğin zevk alıyormuş gibi gösterir. Fakat yapılan araştırmalar anal seksin kadınlar tarafından psikolojik ve fiziksel olarak çok rahatsız edici bulunduğu tespit edilmiştir.
Kişi eşcinselliğe, psikolojik, merak, arkadaş telkini ve medya teşviki sonucu katılır. Bunların hepsi psikolojik problemler sonucu olur.
Annenin babanın kızları erkek gibi veya erkekleri kız gibi yetiştirip psikolojilerini bozabiliyor.
Bir zamanlar eşcinselliğin genetik bir bozukluk olduğu iddia edilmişse de doğru olmadığı sonradan ortaya çıkmıştır.
 
Birçok eşcinsel durumundaki çıkmazı anlayarak psikiyatri uzmanlarından yardım alma gereği duyar.
Kişinin yalnızlık duygusu, çaresizliği, yaptığının yanlış olduğunun bilincine varması, toplumun olumsuz tutumu ve yargısı, dışlanmak duygusu sonunda bir psikiyatri uzmanlığına gitme gerektiği sonucuna varır.
 
3- Ahlaki ve Sosyal Değerlendirme:
Eşcinsel erkek ve kadınlar her ne kadar kendi cinslerine yönelseler kendi cinsiyet özellikleriyle ilgili şikâyetleri olmaz. Olayı bu şekilde kabul ederler. Erkekler erkek, kadınlar kadın olduklarını kabul ederler ve cinsel kimliklerini değiştirme ihtiyacı duymazlar.
Fakat Kalbinin derinliklerinde bu işin yanlış olduğunu bilir.
 
4- Dini Sakıncası:
İslam dininin erkek erkeğe ve kadın kadına cinsel ilişkiyi haram kıldığı gibi, Hanımı ile anüs ilişkiye girilmesini de yasaklamıştır. Burada oral seksinde İslamiyetin yasaklamış olduğunu söyleyelim. Kuran'da eşcinsellik 15 surede ve 118 ayette konu işlenmiştir. Bu da konunun ne kadar önemli olduğu gösteriyor. İslam da eşcinsellik ve eşcinsel ilişkiler dinden sapma olarak değerlendirilmiştir. Bu gün birçok İslam ülkesinde Eşcinsellik; idam cezası, hapis veya ömür boyu hapis cezası, para ve kırbaç cezası veya sopa cezası ile cezalandırılmaktadır.

Lut kavmi eşcinselliği ve nasıl helâk (yok) edildiğine dair Kuran Ayetleri şunlardır. Şuara Suresi:160-168 A'raf Suresi:80-82 Ankebut Suresi, 28-29:

İslam dini eşler arasında da anal ilişkiyi yasaklamıştır.

“İyice temizlendikleri zaman ise Allah'ın emrettiği yerden onlara varın, yaklaşın Şüphesiz ki Allah çok tövbe edenleri de sever, çok temizlenenleri de sever." Bakara,:222
"Kadınlarınız, tarlalarınızdır. Tarlalarınıza dilediğiniz gibi girin ve kendiniz için de önceden hazırlıkta bulunun. Allah'tan sakının ve bilin ki ona ulaşacaksınız." Bakara 223 
 
Peygamberimiz hadislerinde şöyle buyuruyor: "Kadınlara arka organlarından ilişkiye girmeyiniz."
"Karısına arka organından ilişki kuran kişi melundur; Allah'ın rahmetinden uzaktır." Ebû Dâvûd, Nikâh, 45; Müsned, I, 86; II, 444; Tirmizî, Taharet, 102; Mişkâtü'l-Mesâbih, II, 184)
 
Rasûlullah Sallallahu aleyhi ve sellem böyle yapana lanet etmiştir. Ebu Hureyre'den (r.a.) Rasûlullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurduğu rivayet edilir: "Kadınla dübüründen ilişkiye giren mel'undur/lanetlenmiştir."
 
SONUÇ ve ÇARE:
Eşcinsellik bir hastalık olarak kabul edilmediği için belirli bir tedavisi de yoktur. Her şeyden önce kişi kendisini sapkın olarak görüp psikiyatri tedavisi gerektiğine inanmalı ve tedavi için başvurmalıdır.
Ama birçok eşcinsel kendisini hasta kabul etmeyip durumundan memnun görünmektir. Bunun başlıca sebebi de zevk almaktan ziyade medya, arkadaş teşviki, psikolojik sorunlarıdır. Şikayet etmemesi nedeni bu işlevi alışkanlık haline getirmesidir.

Eşcinsellik her ne kadar iki kişi arasında geçiyor ve kimseyi ilgilendirmiyor gibi gözükse de sonuçta toplumlumu ilgilendiren bir konudur. Toplumsal sakıncası vardır. Cinsel özgürlük adına yapılan toplumun zarar veren her şey sakıncalıdır.
Eşcinseller son zamanda büyük mesafeler kaydetmişlerdir. Bugün başta İngiltere, Hollanda hatta Amerika’nın birçok eyaletinde eşcinseller birbiri ile resmi olarak evlenmektedir. Kurmuş oldukları dernekler, platformlar, internet baskısı bu işte önemli rol oynamıştır.

Eşcinseller için birçok tedavi yöntemler denenmiş ama başarılı olmamıştır. İlaç ve hormon tedavileri sonuç vermemiştir.
Alışkanlığın başlangıç döneminde psikolojik ve psikiyatrik tedavi, psikiyatri seansları fayda verebilir. Birçok otorite olumlu düşünmezse de fayda görenler vardır. Ama dediğimiz gibi tedavi olma kararlığı kişide olmalıdır.
Elbette medyanın olumsuz etkisinden kurtulmalı, Televizyon, internet, porno sitelerden uzak durmalı. İnancını artırıcı kitaplar okumalı, arkadaş çevresine dikkat edilmeli. Eşcinselliğin ve anal ilişkinin tıbbi zararları ve dini sakıncaları düşünmeli.

DİĞER YAZILARIMIZ:
Penis Boyu Neden Önemlidir?
Genelev Gerçeği
Varikosel
Masturbasyon hakkında bilmek istedikleriniz.
Erken Boşalma ve Tedavisi
Sertleşme Sorunu ve Tedavisi 
Prostat Hastalıkları ve Prostat İltihabı 
Eşcinsellik ve Homoseksüellik
Porno ve Zararları
Böbrek Hastalıkları
Böbrek ve Oruç 
Sünnet 

Böbrek ve Oruç

Başlıklar:
1- Böbrek ve görevleri.
2- Orucun önemi ve faydaları.
3- Orucun vücuda etkisi.
4- Oruç ve sağlık yönünden yapılması yapılması gerekenler
5- Böbrek hastalıkları ve oruç
6- Böbrek hastalarında Ramazan diyeti.
 

1- Böbrek ve görevleri:
Böbrek, insan vücudunun en önemli organlarından biridir. Önemli olmasının nedeni yapmış olduğu görevlerden dolayıdır. Hepimiz böbreğin sadece kanı süzdüğünü zannederiz. Aslında böbreğin 6 önemli görevi vardır.

1-Metabolizma sonucu meydana gelen artıkları ve toksik maddeleri atmak
2-Vücutta su ve kan hacmini düzenlemek
3-Vücutta elektrolit dediğimiz iyon dengesini düzenlemek.
4-Kan basıncını düzenlemek.
5-Hormon salgılamak.
6-Vücudun asit baz dengesini ayarlamak. 

2- Orucun önemi ve faydaları:
Oruç, İslâm dininin 5 farzından biridir. Orucun hem maddi hem de manevi faydaları vardır. Maddi faydası insan vücudunun üzerine olan olumlu etkileridir. Manevi faydası ise Allah'ın bir emrini yerine getirmek ve sevap kazanmaktır. Hemen başta belirtelim oruç sadece Allah emir ettiği için yapılan bir ibadettir. Zayıflamak, vücuduma faydası olacak, organlarım dinlensin, tıp bakımından faydalıdır diye yapılan bir işlev değildir. Sadece Allah rızasını hatta Cennet'e girmek için yapılan bir ibadet değildir. Bunun önemini anlayınca hastalarında neden oruç tutmasını gerektirdiğini anlayabiliriz.

Bunu belirttikten sonra gelelim orucun maddi faydalarına yani vücuda tıbbi ve topluma olan faydalarına:
1- Bir sene boyunca çalışan insan vücudundaki, böbrek, mide, karaciğer gibi organlar oruç aracılığı ile dinlenme imkanı bulur.
2- Oruç insan nefsinin aşırı isteklerine ve ihtiraslarına engel olur. Oruç tutanlar daha sabırlıdırlar. İradeleri kuvvetlenir. Hastalıkları yenmenin ve sağlıklı yaşamanın irade ile direk bağlantısı vardır. Sigara ve kötü alışkanlıklar bu sayede bırakılır. Oruç bunu sağlar.
3-Oruç, toplumun ahlâkını iyiye ve güzele götürür. Toklar açların halinden daha iyi anlarlar. Bu nedenle yardımlaşma, acıma, şefkat ve merhamet duyguları gelişir. 

3- Orucun vücuda etkisi:
Oruç, insan sağlığının olumlu etkiler. Bu etkinin bir çeşidi de kan ve idrar tablosu üzerindedir. Böbrek kan dolaşımı kan üzerine direk etkili olduğu için orucun böbrek üzerine olumsuz bir etkisi görülmemiştir. Yapılan araştırmalarda 12-18 saatlik açlık ve susuzluk devresinin, serum protein fonksiyonları üzerinde belirli bir değişme tespit edilmiştir.
Ege Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma sonuçları şöyledir.
– Oruçluda kandaki üre artmamıştır. 
– Kandaki protein miktarları azalmamıştır. 
– Kan şeker seviyesinde sadece yüzde 84 mg'a kadar bir düşüş görülmüştür. 
– Serbest yağ asitleri artmamış, hatta eksilmiştir. Asitlerin kandaki miktarları artmıştır. 
– İdrarda aseton tespit edilememiştir. Kanda yağ miktarı fazla olan kimselerde, oruçla, serum trigliseridi ve kolesterol konsantrasyonunun azaldığını tespit etmişlerdir. Bu durum, damar sertliğinin düzelmesine güzel bir zemin teşkil eder. Orucun müspet bir tesiri de kan yapımı üzerindedir. Oruçlu iken kandaki besinler en az seviyeye düşünce, kemik iliği uyarılır. Bu yüzden, kanlı kişilerin tersine, kansızlık çekenler, oruç tuttuklarında daha kolay kan yaparlar. 

Bu durumda orucun insan sağlığı için mükemmel bir vasıta olduğunu görülmektedir.

4- Oruç ve sağlık yönünden yapılması yapılması gerekenler:
1-Ramazan ayında vücudun değişen düzene uyum sağlaması genellikle 3 hafta sürer. Bu durum böbrek ve kalp hastalarının tedavisinde bazı zorluklara yol açarak, ilaç alım saatlerinin yeniden düzenlenmesini gerekir

2-İftarda yağlı yemekleri fazla miktarda yememeleri, Oruçlarını açtıktan sonra, bir müddet dinlenip, yemeğe yavaş yavaş devam etmeleri önemlidir. Yemekleri daha çok sıvı nitelikle gıdalardan tercih etmeleri, kızartmalardan, yağlardan uzak durmaları bilhassa önemlidir.
Her türlü fazla gıda sindirim sisteminde ve organlarımızda birikerek fuzuli bir yer işgal eder ve organın görevini yapmasını engelleyerek gerekli hücrelerin yeteri kadar ve dengeli beslenmelerine engel olur. 
Vücut, kendisine verilen gereksiz besinlerin kötü etkisinden korunabilmek için sindirim organlarının görevlerinde azaltma yaparak mide-barsak-karaciğer ve böbrek hastalıkları ve şikâyetlere başlar.
Orucun böbrek yetersizliklerini iyileştirmedeki üstün faydalarından bahsederken araştırıcıların önemli tespitleri vardır. Açlık, kandaki toksik maddelerin düşmesine ve hatta organizma tarafından kullanılmasına sebep olarak böbreklerin yükünü önemli derecede azaltmaktadır. 

Yemeklerde karbonhidrat, protein ve yağlara da dikkat edilmesi gerekir. Karbonhidrat ihtiyacının karşılanmasında ekmek, beslenme alışkanlığımızın vazgeçilmezidir. Beyaz undan yapılan ekmeği ise sağlık açısından önerilmez, sindirimi kolay olduğu için çabuk acıktırıyor.
Ramazanda yaygın olarak yenen pide için de aynı şey geçerlidir. Çok tahıllı kepek ekmeği tavsiye ediyoruz. Oruç tutanlar için özellikle bol tahıllı kepek ekmeği oldukça faydalıdır. Sindirimi zor olup geç acıktırır. Ayrıca makarna, pilav, mantı gibi yemekler garnitür olarak çok az yenmeli, bulgur daha çok tercih edilmelidir. (alıntı)

5- Böbrek hastalıkları ve oruç:
İlk önce şunu belirtmekte fayda var. Orucun normal insan böbreği için çok faydalı olduğunu söylemiştik. Orucun her böbrek hastalığında böbrek üzerine olumsuz etkisi yoktur. Nasıl her kalp hastalığı veya her mide hastalığı oruca engel olmadığı gibi her böbrek hastalığında da orucun olumsuz etkisi olmayıp belirli ve ilerlemiş böbrek hastalarına etkisi olabilir.

Ramazan ayının başlangıcında bize gelip "Doktor bey ben böbrek hastasıyım oruç tutayım mı?" diyen hastalar çoktur. Burada bir ayrım yapmak zorunludur. Basit bir böbrek iltihabı, küçük bir taş veya kum rahatsızlıkları, prostat veya idrar boşaltım yolu gibi basit hastalıklarında oruç tutmaya engel bir durum yoktur.
Asıl önemli olan böbrek fonksiyonunu bozan böbrekte kalıcı hasar meydana getiren böbrek yetmezliği gibi hastalıklardır. Ama bizim halkımız bütün böbrek hasatlıklarını aynı kategoriye koyarak orucun sakıncalı olduğunu yanlış olarak düşünmektedirler.

Bir böbrek hastasının oruç tutmaması gerektiğini söyleyebilmek için bazı kriterlere ihtiyaç vardır.
Bir defa doktor hastası hakkında tam bilgi sahibi olmalıdır. Hastanın takibini bizzat kendisi yapması gerekir. Hastalığın gidişatı, tedavisi ve çıkan yan etkiler, sonuçları yönünden takip altına alması şarttır. Hastayı ilk defa gören ve tetkik ve tahlillerini bile yaptırmadan "Sen böbrek hastasısın oruç tutmazsan da olur" diyen doktorun sözlerine itibar edilmez. Hatta bazı doktorlar " Sen oruç tutuma günahı benim üzerime" diyenlere hiç güvenilmemelidir. Uzmanda olsa bu böyledir.

İslamiyet buna bir sınır getirmiştir. Oruç tutmama kararını hâzık bir doktorun yani güvenilir dindar bir doktorun, işinin ehli, uzman bir doktorun vermesini şart koşmuştur. 

Böbrek yetersizliğinde böbreğin çalışma ve fonksiyonu çok önemlidir. Bunun dereceleri; Küçük bir yetersizlikten diyalize giren hastalara kadar değişir. Bizim bahsedeceğimiz küçük yetersizlikler ve orta derecede olanlardır. Diyalize (böbrek makinesi) giren hastalar zaten orucu bozacak işlemler yapıldığı için konumuz dışıdır. Böbrek yetersizliğinde su içmek kesin tedavi olduğu için ve buna uymadığı zaman hastalıkları ilerleyecek olursa tutmaları sakıncalı olabilir. Çünkü bunlar çok defa iftarla sahur arasında su açıklarını kapatamazlar. Fakat iftarla sahur arasında 2-2.5 litre su içenler için bu mahsur olmayabilir.

Böbrek hastaların alacağı sıvı miktarı günlük çıkarılan idrar oranına bağlıdır, Pratik olarak şu formülle hesaplanır. 
Alınacak Sıvı Miktarı 24 Saat x 0,5 x Ağırlık x 1 gün önce çıkarılan idrar miktarı.

Bize gelip "Oruç tutayım mı" diye soran hastalarımıza tavsiyemiz şu oluyor. Şayet daha önce hiç görmediğimiz bir hastaysa "Geçen sene ne yaptın? Oruç tutuğun halde rahatsızlandıysan tutma. Veya 1-2 gün orucunuzu tutun kendinizde oruç tutma kuvveti buluyorsanız tutmaya devam edin. Ama bir rahatsızlık olursa tutmayabilirsiniz. İyi olunca kazasını tutarsınız veya fidyesini verirsiniz. Takip ettiğimiz hastaysa zaten hastanın durumuna göre yapacağı işlemi söylüyoruz ve hastayı gönül rahatlığı ile gönderiyoruz, böylece hastanın oruç gibi önemli bir ibadetine engel olmuyoruz.

6- Böbrek hastalarında Ramazan diyeti:
1- Kalorinizi yükseltmek için çay, ıhlamur, et suları, tuzsuz yağ, nişasta, şeker, sade akide şekeri, pişmaniye, sade lokum yiyebilirsiniz. 
2- Sebzeleri yıkadıktan sonra küçük parçalara bölüp haşlayın, haşladığınız bu suyu dökün, yağ istenirse et ilavesi ile pişirin. Yemeklerin suyunu yemekten kaçının. 
3- 1 yumurta 1 köfte kadar (30 gr ) et aynı değerdedir. İstenirse birinden biri yenebilir. 
4- 1 köfte kadar (30 gr) et yerine 3 yemek kaşığı kuru fasulye, nohut, kara bakla, barbunya, mercimekten birini yiyebilirsiniz. 
5- Etlerden koyun etini ve tavuk beyaz etini ve balığı tercih ediniz. 
6- Bitkisel sıvı yağlar ve zeytinyağı kullanınız. 
7- 5 öğünde az az, sık sık besleniniz. Yemeklerinizi yavaş yiyiniz. 

Yenilmemesi gereken yiyecekler: 
1- Önerilenden fazla süt, yumurta, et, balık, dil ve işkembe (işkembeyi 10 günde bir yiyebilirsiniz). 
2- İçeriği bilinmeyen çörek, kek, kurabiye, pastalar 
3- Konserve, turşu, salamuralar, sucuk, pastırma, sosis, salam, sakatatlardan karaciğer, beyin, böbrek, dalak, yürek. 
4- Çikolata, kuruyemişler, meşrubatlar, boza, kahve, kakao, neskafe 
5- Tahin helva, tahin, pekmez 
6- Bulgur 
?- Pancar, bakla, ıspanak, pazı tatlı kabağı,. mantar, enginar, asma yaprağı,karalahana 
8- Muz, kavun 
9- Tuz ve tuzlu yiyecekler, kabartma tozu, et suyu tabletleri 

DİĞER YAZILARIMIZ:
Penis Boyu Neden Önemlidir?
Genelev Gerçeği
Varikosel
Masturbasyon hakkında bilmek istedikleriniz.
Erken Boşalma ve Tedavisi
Sertleşme Sorunu ve Tedavisi 
Prostat Hastalıkları ve Prostat İltihabı 
Eşcinsellik ve Homoseksüellik
Porno ve Zararları
Böbrek Hastalıkları
Böbrek ve Oruç 
Sünnet