Tıbbi ve İslamî Yönünden ISTİBRÂ (İdrardan Temizlenme)


Op.Dr.Ali Hatay 
Uroloji Uzmanı
KONYA


İ Ç İ D E K İ L E R


01- Önsöz.

03- Tarifler.

03- İstincâ, İstibrâ, istinkâ.
04- Konun Önemi.

05- İstibra Farzdır.

06- Müslümanların istibraya dikkat etmeleri lazımdır.

07- İdrar damlamasından korunmak.

08- İstibrada vesvese.

09- İdrar yolları anatomisi.

10- Erkek cinsel organlarından gelen sıvılar.

11- Mezi hakkında bilgi.

12- İşeme fonksiyonu.

13- Sıvazlama metodu.

BİSMİLLAHİRRAHMANİRAHİM

El-hamdulîllâhi Rabbilâlemin ves-sâlatû ve selâmu alâ Muhammedin ve alâ alihî ve eshabihi ecmain
   Toplumların en büyük sorunlarından biri, bazı sorun olabilecek kavramları küçük fiiliyatlar olarak görerek onları göz ardı etmek ile başlar. Bu küçük sorunlar yeri geldiğinde, çok büyük sorumlulukları ve ödevleri yerlerine getirmede bizlere sıkıntı olmaktadır. " istibrâ " konusu da, bu şekilde küçük gibi görünen ancak, ilerletildiğinde kişinin sağlığına ve dinine olan sorumluluklarında büyük yaralar açabilecek konuların başında gelmektedir. Yüce dinimiz İslamiyet, insana temiz olmayı emreder. Temizlik sadece vücuden değil aynı zamanda ruhen de olmalıdır. Dinimiz ile Sağlığımızın en paralelliği burada başlamakta ve her Müslüman bünyede uyanmaktadır. Sağlıklı bir insanın, idrar kanallarını tam olarak temizlemeyişi birçok hastalığa davetiye çıkarmaktadır. Necis olanın vücuttan tam olarak atılması gerekmektedir.
    Bir Müslüman’ın sağlıklı ibadetini yerine getirmesi için sığınması gereken en büyük kötülüklerden biri; "vesvese"dir. “And olsun ki, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne gibi vesveseler verdiğini biliyoruz ve biz ona şah damarından daha yakınız” (Kâf, 50/16) ayeti, nefsin vesvesesine işaret ederken; “Şeytan Adem’e vesvese verdi” (A’raf, 7/20; Tâha, 20/120) manasına gelen bir çok ayet de şeytanın vesvesesine delalet etmektedir.
    İstibrâ; pislikten uzak olmak, temizlenmek, idrardan sonra gelen sızıntıyı gidermek manalarına gelmektedir. İstibrâ; hareket etmek, yürümek veya öksürmek gibi çeşitli yollarla yapılabilir. Toplumumuzda en çok kabul edilen yöntemler zaten bunlardır. Ancak, istibrâ her zaman bir vesvese sebebi olarak insanın kalbine gelmektedir. Bu duruma iki cihan güneşi Resulullah efendimiz; "Endişe edilecek bir şey yok; o mahz-ı imandır, imanın kuvvetindendir" derlerdi. istibrâ, abdest için vesveseyi kesecek kadar görünen küçük ama etkili bir yöntemdir. Bu kitapta, istibrâ hakkında birçok bilgi bulacak. Küçük şey olarak düşündüğümüz çoğu şeyin aslında, inancımız ve sağlığımız açısından ne büyük sorumluluklarımızı vesvesesiz tam bir teslimiyet ile yerine getirebileceğimizi göreceksiniz.
     Daha önce Hakses Mecmuasında makale şeklinde yayınlanan istibrâ konusu nedeniyle birçok Müslüman kardeşimizin yarasına parmak basmış olduk. Birçok tebrikler aldık. Yine bu kardeşlerimizin umumi arzuları ve devamlı istekleri üzerine bu makalelerimizi kitap haline getirmeye karar verdik. Bu hususta yakın ilgi ve alakalarını eksik etmeyen Gonca yayın evi sahibi Sayın Hasan Başpehlivan’a, kitabından faydalandığım hocamız Ekrem Doğanay'a ve beni bu hususta teşvik eden İsmail Coşar hocama, kitabımı tashih eden İslami ve fıkıh yönünden yardımda bulunan Hattap Eren hocama teşekkürlerimi sunarım.

Allah(c.c) onlardan razı olsun derim.
Gayret bizden, Tevfik Allah(c.c) tandır.

                                                                                        Op. Dr. Ali HATAY
                                                                                            2012-KONYA

 
 

    1-İSTİBRÂNIN LÜGAT MANASI

 İstibrâ kelime olarak, Temizlemeyi, kurtulmayı istemek ve bunun için gayret göstermektir. İstibrânın manası şöyledir: Ayırmak, uzak etmek, küçük tuvaletten sonra idrarından kurtulmak, ondan temizlenmek, idrar eserinin tamamen kesilmesini beklemektir.

 

    2-TARİFLER:

       Büyük ve küçük tuvaletten sonra temizlenmeye istincâ denir. Yani istincâ necasetten temizlenmeyi istemektir. İstibrâda istincâ içinde değerlendirilir. İdrardan ve necasetten temiz olma, kurulanma demektir.(01)(02) İstintar; İdrarı son damlaya kadar çıkarmak için ıkınmak ve yapılan gayrettir.(03)


   
3-İSTİNCA, İSTİBRA, İSTİNKA:

 

İstinca (Taharetlenme): Sözlükte, Necaseti (pisliği) gidermek manasına gelir.

Fıkıhî anlamda: İnsanın dışa attığı dışkı, sidik, kan, meni, mezi, (cinsel heyecandan sonra meniden önce çıkan saydam bir sıvı) ve vedi (idrardan sonra gelen koyu sarımsı bir sıvı)

gibi necasetlerden su ve ona benzer temizleyici özelliği olan maddelerle temizlenmektir.

 

         Hanefi alimlerine göre dışa atılan necasetleri eğer çıkış mahallini taşmamış ise temizlenmesi sünnet-i müekkededir. Etrafa yayılmış ve 4 gr kadar ise sadece su ile temizlenmesi vacip, 4 gramdan fazla ve taşmış ise yıkayarak temizlenmesi farzdır. Diğer mezhep âlimlerine göre her durumda yıkanması vaciptir.

 

          Kişinin çıkardığı kuru gazdan dolayı çıkış mahallini yıkamak alimlerin ittifakı ile gerekmemektedir (1) Ancak sulu ise yıkaması gereklidir..

Resulullah (S.A.S) şöyle buyurur: “Çıkan kuru gazdan dolayı taharetlenen (su ile temizlenen) bizden değildir.” (2)

 

        Çıkan kuru bağırsak kurdundan dolayı taharetlenmek Hanefilerce vaciptir. Şafilerce kuru, üzerinde pislik eseri yoksa çıkış mahallini yıkamak müstahap sünnettir.

Pislik eseri varsa farzdır (3)

İstinca (taharetlenmenin) gerçekleştiği vasıtalar:

1-    Su

2-    Taş ve buna benzer pisliği giderici-kazıyıcı hürmet edilmeyen (ekmek, kemik gibi), necis olmayan (tezek gibi) kıymetli olmayan (ipek, pamuk gibi) ve tene zarar verici olmayan cam, kireç, kömür gibi) katı nesneler.

3-    Tuvalet kâğıdı. (Yazı yazmakta kullanılan kâğıtlar yazıya saygısızlık ve israf olarak görüldüğünden taharetlenmede kullanılmayı mekruh olarak görülmüştür. (4)

4-    Katı madde veya kâğıdı ile yapılan temizlenme işlevine isticmar denilir. Taharetlenirken başta sakıncalı olmayan katı maddeler veya tuvalet kâğıdı ile üç kez necasetin kabası alındıktan sonra eseri ve kokusu kalmayıncaya kadar ve temizlendiğine kanaat getirilecek şekilde su ile yıkamak sünnettir.

5-    Buna da “istinka” denir. Bu temizlik sadece su ile yapılabilir, ki genel uygulama da böyledir.

 

Taharetlenme (tuvalete girme) adabı:

1-    Tuvalete girerken mukaddes isim ve yazı bulundurmamalıdır. (Muska, Allah Yazılı yüzük ve kolyeler)

2-    Paçalar sıvanmalı.

3-    Kapıya yaklaşırken; “ Bismillah, Allah’ım! Şeytandan ve necasetlerden sana sığınırım.” denmelidir.

4-    Sol ayakla girilmeli, sağ ayakla çıkılmalıdır.

5-    İhtiyaç dışında edebe aykırı açılıp saçılmamalı, Çıplak halinde girilmemeli.

6-    Başkalarının avret sayılan göbek-diz kapağı arasına bakmaktan ve başkalarının örtülmesi gereken yeri görecek şekilde açılmaktan sakınmalıdır.

7-    İster kırda, ister helâda olsun önü ve sırtı kıbleye gelecek şekilde oturmamalıdır.

8-    Rüzgârın esintisine karşı idrarını yapmamalıdır. Sıçramalardan korunmalıdır.

9-    Yola, yol kenarlarına, başkalarının kapı ve duvarlarına, Cami ve kabristan yakınlarına, gölgeliklere, meyveli ağaçların altlarına, karınca ve diğer haşarat deliklerine, abdest ve gusül alınan yerlerde, geri tepecek şekildeki sert yerlere idrar yapmak, büyük abdest bozmak mekruh görülmüştür.

10- Zaruret dışında ayakta idrar etmemelidir. Tıbbi açıdan zararlı olduğu gibi, dini açıdan da kaba davranış ve edep dışı olarak görülmüştür.

11- İhtiyaç dışı açılıp saçılmamalıdır.

12- Helâda başkalarının göreceği şekilde oturmamalıdır.

13- Klozet denilen alafranga tuvaletlere zaruret olmadan oturmamalıdır. Bağırsakların boşaltımı tam olarak sağlanmadığından tıbbi zararları olduğu gibi, genel yerlerdeki klozetlerin bulaşıcı hastalıkları bulaştırdığı için mahzurludur.

14- Çömelerek helâya oturmalı ve sol tarafa meylederek kendini salıvermelidir. Bu oturuş bağırsakların ve mesanenin tam boşalmasına vesile olacağından mesane taşının oluşumuna ve prostat hastalıkların azalmasına neden olacaktır.

15- Tuvalette uzun kalmamalıdır. Tam boşalmadan kalkamamalıdır.

16- Tuvalette konuşulmamalı, selam almamalı, dini konuları düşünmemelidir. Edep yerlerine, idrar ve büyük tuvaletine bakmamalı, önüne balgam ve sümük atmamalı, çevresini ve tuvalet taşını temiz tutmalıdır.

17- Sağ elle su dökmeli sol el ile ön ve arka necaset mahallini pislik eseri bırakmadan yıkamalıdır. Vesvese yapılmamalıdır. Yıkama esnasında suyu çarparak değil yukarıdan aşağı doğru akıtmak suretiyle yıkamalı ve sıçramalara dikkat edilmelidir. Bunun için en uygunu ibrik veya aç-kapa başlıklı taharetlenme hortumudur.

18- Tuvalet kâğıdı ile veya havlu ile kurulanmalıdır.

19- Ayakta idrar yapması ve kamışın ucunu ıslattığı parmağıyla silmesi uygun değildir. Necasetin yayılmasına sebep olur.

20- Başkalarının göremeyeceği şekilde bir iki adım atarak, öksürerek veya sol tarafa eğilerek İstibra yapmak (idrarın son damlasını çıkartmak) vaciptir. Son idrar sızıntısının dışarıya atılmasını gerçekleştiren bu hareket birkaç kez tekrarlanmalıdır. Çıkan ıslaklığı cilde, elbiseye bulaştırmadan oturup yeniden yıkanmalıdır. Taharetlenme bu şekilde tamamlanmış olur. Bundan sonraki konuda “İSTİBRA” geniş bir şekilde anlatılacaktır.

21- Çıkarken sağ ayakla çıkmalı ve şu dua yapılmalıdır. “Faydalı olanı vücudumda bırakıp, zararlısını dışarıya attıran Rabbime sonsuz hamd ve sena olsun.”

 

Sayfa 2