|
SORU CEVAP İLE CİNSEL İŞLEV BOZUKLUĞU |
İktidarsızlık teşhisi, 'erkeğin üç ay boyunca cinselliği arzuladığı
halde ilişki sırasında yeterli sertliği sağlayamaması' halinde konuyor. Birkaç
başarısızlık iktidarsızlık anlamına gelmiyor
Erkeklerin yüzde 80'i hayatının bir döneminde erkekçe bir sağlık sorunuyla karşı
karşıya kalıyor.
Sorunların başında hiç kuşkusuz cinsel işlev bozuklukları geliyor. Bunlar
arasında en çok dikkat çeken de yüzde 10 görülme sıklığıyla iktidarsızlık. Yaşla
birlikte yükselen iktidarsızlık oranları erkekleri ciddi anlamda
telaşlandırıyor. İktidarsızlığın görülme oranı 70 yaşında yüzde 20, 75 yaşında
ise yüzde 50'ye kadar yükseliyor. Gerek diğer cinsel işlev bozuklukları gerekse
iktidarsızla ilgili tedaviler artık Türkiye'de rahatlıkla yapılabiliyor. Doğal
viagralardan mutluluk çubuğuna, haplardan psikolojik terapilere kadar uygulanan
her türlü tedavi yöntemini konunun uzmanı ünlü doktorlarla görüştük.
Bu dizide kadınlara da ilişkilerini hareketlendirecek ve sorunlara çözüm
olabilecek önemli ipuçları var.
'Sorun' üç ay sürerse...
Profesör Dr. Halim Hattat, erkeklerin korkulu rüyası iktidarsızlığın nedenlerini
ve tedavi yollarını anlatırken, bu 'komplike' durum için birçok branşın bir
araya gelip teşhis koyduğunu söyledi.
İktidarsızlık nedir?
Tıp dilinde 'cinsel işlev bozukluğu' dediğimiz şey halk arasında iktidarsızlık
diye adlandırılıyor. Ancak iktidarsız kelimesi Türk toplumunda aşağılama olarak
kullanıldığından biz 'cinsel işlev bozukluğu' veya 'sertleşme sorunu' demeyi
tercih ediyoruz. Üç ayı aşkın bir süre bir insanın cinsellikle ilgili arzu duyup
ilişkiye girmek için yeterince sertleşme elde edememesi durumuna sertleşme
sorunu adı verilir. Yani hayatının belirli bir döneminde
tek bir kez başarısız olan insanın hemen doktora koşması gerekmiyor. Ancak bu
durum altı ay devam ederse doktora başvurmalıdır.
Hangi doktora başvurmalı?
Yurtdışında 'cinsel fonksiyon bozuklukları'yla ilgili sorunlar tek bir doktor
tarafından değil, beş altı değişik branştaki uzmanın bir arada olduğu kurullar
tarafından ele alınıyor. Bu kurulda psikiyatr, nörolog, doğum kontrol uzmanı, iç
hastalıkları uzmanı, üroloji uzmanı ve hormonlarla ilgilenen doktorlar
bulunuyor. Değişik branşların bir arada çalışmasının nedeni sertleşme sorununun
son derece komplike bir olay olması ve birçok nedenden kaynaklanmasıdır. Bu tür
bir sorunu olan kişi her uzmana ayrı ayrı gittiğinde şikâyetini anlatmaktan
bıkıyor ve belirli bir noktada sorununa çare aramaktan vazgeçiyor.
Türkiye'de aynı mantıkla 1988 yılında YÖK'ün de kabullenmesiyle 'Cinsel
Fonksiyon Bozuklukları Merkezi' kuruldu. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi bünyesinde
kurulan merkez çok yönlü olarak hizmet veriyor. Herkesin bu merkeze ulaşması
mümkün olmayabilir, bu nedenle ilk etapta ürologlara
gidilerek yol gösterilmesi sağlanabilir.
İktidarsızlık neden kaynaklanıyor?
1990'lara kadar iktidarsızlık sorunlarının yüzde 90'ının psikolojik kökenli
olduğu kabul ediliyordu. Ve yapılan araştırmalarda da bu ortaya çıkıyordu. Ancak
2000'li yıllara yaklaştıkça sertleşme sorununun esas büyük nedeninin organik
olduğu belirlendi. Yüzde 100 organik ya da psikolojik değil ama organik
nedenlerle birlikte psikolojik nedenler de etkili oluyor. Dolayısıyla biz böyle
bir konuyu ele alırken üç aşamayı inceliyoruz.
1- Organik sebepler
2- Psikolojik sebepler
3- İkisinin de birlikte olduğu nedenler
Organik faktörler
Damarsal faktörler: Bunu anlatmak
için peniste sertleşmenin nasıl olduğunu bilmek gerekiyor. Görsel veya kokusal
yolla uyarılan beyin, bel kemiğinin arasındaki sinirler aracılığıyla penisi
uyarır. İleti sinir sistemiyle penise ulaştığında içinde bazı maddeler
salgılanır. Bu maddelerin salgılanmasında amaç damarları gevşetmektir. Damarları
gevşetmekte nitrik oksit dediğimiz bir madde yapıtaşı teşkil eder. O maddenin
mutlaka olması gerekir. Nitrik oksit salgısını engelleyen her hastalık ve her
etken, iktidarsızlığa neden olur.
Sertleşmenin olması için kanın penisin gevşeyen dokusunun içine dolması gerekir.
Eğer damarlarda bir sorun varsa kan penisin içine yeteri kadar dolamaz veya
dolsa bile kısa sürede dışarıya çıkarak sertleşme sorununu oluşturur.
Damar sertliği de iktidarsızlığa neden olur mu?
Damar sertliği tansiyon yapabilir ve tansiyon sonucunda da damarları gevşetip
penise kan dolmasını sağlayan nitrik oksidin salgısı azalır. Bu durumda da
sertleşme sorunu görülebilir.
Kaza da bir faktör olabilir mi?
Trafik kazalarında veya herhangi bir kaza nedeniyle sinir ileti sisteminde ve
bölgeye kan taşıyan damarlarda kesilme olabilir. Bu durum penise kan gitmesini
engelleyerek iktidarsızlığa yol açar.
Şeker hastalığının rolü var mı?
Aslında diyabetin iki türlü etkisi var. Bizim hastalarımızın büyük bölümünü
diyabetliler teşkil ediyor. Hem nörolojik, hem de damarsal sorunlar ortaya
çıkabiliyor. Şeker hastalığı da, kontrolsüz olduğu durumlarda vücuttaki sinir
sistemi üzerinde son derece olumsuz etkiler yaratır. Göz sinirlerini tahrip
ederek görmeyi engelleyebileceği gibi penise beyinden mesaj ileten sinirler
üzerinde de tahribat yapabilir. Bu sistemin çalışmaması da iktidarsızlığa neden
olabilir.
Başka hangi hastalıklar iktidarsızlık nedenidir?
Alzheimer, multiple skleroz gibi beyin içinde algılamayı yapacak nöronları
etkileyen hastalıklar da iktidarsızlığa yol açar.
Alkolün ne gibi bir etkisi var?
Alkol devamlı olarak alındığında sinir uçlarını uyuşturuyor ve beyinden gelen
iletiyi etkiliyor. Böylece penisteki maddelerin salgısını azaltıyor.
Baypas ameliyatı sonrasında birçok kişi sertleşme sorunu yaşıyor, bu durum neden
kaynaklanıyor?
Baypas sonrası aort çevresindeki dokular kullanıldığı için ereksiyonu oluşturan
sinir ve damarlar da zarar görebiliyor. Ve bu nedenle ameliyat sonrası
hastaların önemli bir bölümünde ereksiyon sorunu yaşanıyor. Bunda ameliyat
sonrası kullanılan ilaçların da payı büyük.
Sertleşme sorunuyla size başvuran bir erkek ne gibi testlerden geçiriliyor?
İlk aşamada hastayla sohbet ediliyor. Hem psikolog hem ürologla ayrı ayrı
konuşmalar yapılıyor. Ürolog organik anlamda geçirdiği hastalıklar, sorunları,
kullandığı ilaçlar, damarsal yapısı, tansiyon, şeker gibi birçok soru soruyor.
Psikolog da çocukluğundan başlayarak aile yapısı kültürel özellikleri,
cinselliğe bakış açısı, eşiyle ilişkisi, işyerindeki konumuyla ilgili sorular
yöneltiyor. Sonra bir tetkik formu ortaya çıkıyor.
Kan ve hormon etkisi
Rutin yapılan damarsal nörolojik, metabolik ve hormonal, tiroid fonksiyonları
testleri uygulanıyor. Prostat kanseri var mı, karaciğer fonksiyonları normal mi,
sorularına yanıt aranıyor.
Kardiyolojik anlamda bir sorunu olup olmadığı da kardiyolog tarafından
araştırılıyor. Bir ilaç verirsek alabilir mi, alamaz mı, bu belirleniyor. Eğer
ortada komplike bir durum varsa, mesela sorun 10 yıldır devam ediyorsa, kişide
organik ve psikolojik faktörler tümüyle inceleniyor.
Doppler tetkiki: Damarların tıkalı olup olmadığını görmek için doppler
yapılıyor.
Erkeklerde sertleşmeyi oluşturan iki fonksiyon var. Bir, kanın dolması. İki,
kanın yeterince penis içinde kalması. Doppler yarım saatlik bir incelemeyle,
bunu ortaya çıkarıyor. Kişinin doppler çekilmeden önce aç olması veya özel bir
şey yiyip içmesi gerekmiyor. Tek istediğimiz relaks olması. Önce hastanın normal
halde damar fonksiyonlarına bakıyoruz. Daha sonra bir iğneyle ereksiyon
sağlayarak sertleşme halindeki damar fonksiyonlarının nasıl çalıştığını
inceliyoruz. Tam ereksiyon oluşuyor mu, ereksiyon ne kadar devam ediyor, bunları
ölçüyoruz. Çünkü damarlardan kan gelebilir ama kan erken çıkar ve ereksiyon tam
cinsel birleşme anında biter.
Radyolojik inceleme: Dopplerin devamı şeklinde yapılıyor. Dopplerde görmediğimiz
damarları radyolojik araştırmada görüyoruz. Erkekte ereksiyonun oluşması için ne
kadar sıvıya gereksinim var, ereksiyonu ne kadar süre muhafaza edebiliyoruz
sorularına yanıt buluyoruz. Bu durumların normal ve normal olmayan sınırları
var. Onu ölçüyoruz. Sıvı vererek sertleşme oluşturuyoruz. Sıvının kaybolmadan
peniste kalabilirliği ölçülüyor.
Cinsellikle ilgili yanlışlar
Erkek cinsel ilişkiyi her zaman ister ve buna her zaman hazırdır.
Başka işlerde olduğu gibi cinsellikte de başarıya ulaşmak çok önemlidir. Her
ilişki bir sınavdır.
Erkek cinsel ilişkiyi yönetmek zorundadır.
Sevişmek cinsel birleşme demektir.
Erkek penisi sertleştiğinde en kısa süre içinde boşalması gerekir.
Sevişme hakkında konuşmak ve düşünmek büyüyü bozar.
Tüm fiziksel yakınlaşmalar cinsel birleşmeyle sonuçlanmalı.
Her erkek kadına nasıl zevk vereceğini bilir.
Sevişme ancak iki tarafın birlikte orgazm olmasıyla güzeldir.
Eşler birbirini seviyorsa seksten zevk alır.
İyi bir sevişme heyecanın sürekli tırmanması ve orgazmla sonlanması anlamına
gelir.
Mastürbasyon kötü bir şeydir ve zararlıdır.
Cinsel ilişki sırasında masturbasyon yapılmaz.
Erkeğin penisinin sertleşmemesi eşini çekici bulmadığı anlamına gelir.
Cinsel birleşme sırasında fantezi kurmak yanlıştır.
Erkek veya kadın sevişmeye hayır diyemez.
Sevişmede neyin normal olduğuna ilişkin belirli kurallar vardır, dışına
çıkılmaz.
İktidarsızlığa son
'Mutluluk çubuğu' olarak da bilinen silikon protezlerin takılması yaklaşık bir
saat sürüyor. Hastanede bir gün kalmak yeterli. Maliyet 1000-5 bin dolar, artı
doktor ücreti. Kan şekeri yüksekse protez riskli
Hormon testinde ne bakılıyor, ne gibi ölçümler yapılıyor?
Hormonlar yani erkeklik hormonu denen testosteronun yeterliliği de kan tahlili
ile ölçülüyor. Erkeklik hormonunun azlığı kişide gözle de görülebiliyor.
Sakallar seyrek ve az oluyor, ses inceliyor.
Bir kişiye iktidarsızlık teşhisi ne kadar sürede konur?
İki gün yeterlidir. Hastanın iki gece klinikte kalması ve testlerin yapılması
gerekiyor.
Testlerin maliyeti ne kadar?
300-400 milyon lira. Hepsi paket halinde uygulanıyor. Uykuda ereksiyon testinin
uygulandığı durumlarda hastanın kaldığı geceye göre değişen fiyat ödeniyor.
Tüm testler yapıldı ve sonuçta hastada sertleşme sorunu belirlendi. Bundan sonra
nasıl bir yol izleniyor?
Elde ettiğimiz bulgulara göre uygulanacak iki tür tedavi var.
1) Elimizdeki, sertleşme sorununu oluşturabilecek bulgulardan hangilerinin
vazgeçilebilir olduğuna bakıyoruz. Örneğin alkol varsa uyuşturucu varsa, eşle
ilgili sorunlar varsa, psikolojik bir sorun varsa psikoterapi öneriyoruz. Yeni
evlenenlerin ilk gece sorunu da olabiliyor.
Hiç cinsel deneyimi olmayan kişilerde, evlilik sırasında ilk kez cinsel ilişkiye
girme baskısı nedeniyle sertleşme sorunları yaşanabiliyor. Bu gibi durumların
çoğu cinsel bilgi yetersizliği nedeniyle ortaya çıkıyor. Cinsel ilişkiyi
gösteren devlet bakanlığı kasetleri var. Biz cinsellik konusunda bilgi sahibi
olmayan çiftlere bunları gösteriyoruz. Eğitim amaçlı bir izleme oluyor. Ayrıca
diyabet, tansiyon ve kolesterol gibi sorunları olan hastaya öncelikle diyetle
kan yağları, şeker ve tansiyonu düşürmelerini tavsiye ediyoruz. Ardından da
hastaya güven aşılıyoruz.
Psikolojik
tedavi pahalı mı, maliyeti ortalama ne kadar tutuyor?
Psikolojik tedavi çoğu kez fiziksel tedaviye yardım anlamındadır. Hasta
psikologla 40-45 dakika konuşur. Bunun seansları da haftada bir kez olabilir.
Paket olarak uygulanan bu tedavinin maliyeti de son derece düşük tutulmuştur.
Ortalama 100 milyon lira civarındadır.
2) Organik sorunlarda hastanın isteğine göre tedavi uygulanıyor. Eğer gerekli
ise tedavi ameliyata kadar gidebiliyor. Bu aşamada hem psikolojik hem de ağızdan
alınan ilaçlarla tedavi yapılıyor. Eğer neden başka ise mesela erken boşalma,
ağrılı ereksiyon ise bu durumları ayrı ayrı araştırıp psikoterapi ve ilaç
tedavisini beraber uyguluyoruz.
İğneyle tedavi: Sertleşme sorunu yaşayan kişi cinsel ilişkiye girmeden önce
penisine sertleşme sağlayacak özel bir iğne yaparak cinsel ilişkiye hazır
oluyor. Bu belirli durumdaki kişilere uygulanıyor. Mesela prostat kanseri olmuş
bir kişi bu yöntemi rahatlıkla uygulayabiliyor. Bu yöntem tedaviden çok, kişinin
kendi kendine ereksiyon sağlayamadığı durumlarda cinselliği yaşaması amacıyla
kullanılıyor.
İğneler dolmakaleme benziyor.
İğneyi hasta partnerinden gizli yapabiliyor.
İlişkiye girmeden 15 dakika önce partnere belli etmeden yapılan iğne sertleşmeyi
sağlıyor ve yaklaşık iki saat sürüyor.
İdrar yolundan ilaç: İğne benzeri bir uygulama diyebiliriz. Hasta idrar yolundan
bir tüp ilaç sıkıyor ve bu sayede sertleşmeyi
sağlıyor. Bu ilacı sıktıktan kısa bir süre sonra sertleşme başlıyor ve yaklaşık
yarım saat sonra son buluyor.
Vakumla sertleşme: Vakum cihazı negatif basınçla ereksiyon olmasını sağlıyor.
Bu da tıpkı iğne ve idrar yoluyla sıkılan ilaç gibi belirli bir süre devam
ediyor.
Bunların maliyeti nedir?
Eğer hastaya ilaç vereceksek tedavinin maliyeti ilaçların fiyatlarıyla ilgili.
Enjeksiyonlar da aynı şekilde ilaçların maliyetiyle ilgili.
Protez silikon kimlere takılıyor?
Diğer tedavilere cevap vermeyen kimselere takıyoruz. Yani hasta yukarıda
sıraladığımız ağızdan alınan ilaçlar, iğneler, hormonal tedaviler ve kremlere
cevap vermezse ameliyat
yapılır. Bazıları da ben asla Viagra istemem, iğne istemem diyor.
Bu gibi durumlarda da tek çare olarak ameliyat yapıyoruz ve halk arasında
mutluluk çubuğu olarak bilinen protezleri takıyoruz.
Protez nasıl takılıyor?
Protez penisin kan dolması gereken yerine yerleştiriliyor. Bu protezlerin
çeşitleri var.
Sürekli sert kalan protezler: Protez uygulamasının ilk başladığı yıllarda çıkan
bu model en basit ve en ucuz protezdir. Sürekli sert olan protezleri bile öyle
ayarlıyoruz ki sürekli dimdik vaziyette durmuyor. İlişki sırasında erkek isteğe
bağlı olarak yeterli büyümeye ulaşıyor. Çünkü sadece penis başının kanlanması
bile büyüme için yeterli.
Protezi takan birçok erkeğin eşi bu durumdan haberdar değil. Eşi uyurken de
penisine dokunursa o anda mı sertleşti yoksa zaten sert miydi, bunu bilemiyor.
Bükülebilen ve ilişki sırasında düzeltilen protezler: Ameliyatla penis içine
yerleştirilen bu protezlerin içinde bir mekanizma bulunuyor. Mekanizma tamamen
derinin içinde olduğu için dışarıdan hiçbir şey belli olmuyor. Protezi takan
kişi ilişki öncesinde penisinin belirli bir yerine dokunarak mekanizmayı
harekete geçiriyor ve böylece sertleşme sağlanıyor. Daha sonra yine aynı
sistemle penisinde yumuşama sağlıyor.
Pompalı protezler: İlişki sırasında şişirilerek sert hale getiriliyor. Penisin
yanında elle kumanda edilen bir buton var. Buraya basılarak şişiriliyor ve
yeniden bir düğmeye basılarak küçültülüyor. Bu buton ameliyat sırasında derinin
altına yerleştirildiği için dışarıdan kesinlikle gözükmüyor. Hatta birçok kişi
bunu partnerine
belli etmeden kullanıyor.
Partner erkekte protez olduğunun farkına bile varmıyor. Butona basıldığında
protezin
içindeki sıvı protezin ucuna doğru ilerlediği
için sertleşme meydana geliyor.
En iyisi pompalı veya bükülen protezler ise niye diğer protezi tercih edenler
var? Fiyat farkı nedeniyle mi?
Fiyat önemli değil, yani aralarında çok büyük fiyat farklılıkları yok. Ancak
kişinin fiziksel durumu pompalı tipi uygulamaya yeterli olmayabilir. Örneğin
elini kullanamayan bir kişi ilişki anında pompalı protezi şişiremez. Ya da çok
şişman, çok yağlı veya diyabeti vardır, metabolik problemi vardır, bu gibi
durumlarda da kişi pompalı ve düğmeliyi kullanamaz. Ayrıca yaşlı insanların
fiziksel durumu böyle hareketleri yapmaya müsait olmayabilir. Biz bu durumlarda
ameliyat öncesinde eşlerin de fikrini alıyoruz.
Protez ameliyatı ne kadar sürüyor?
Hasta ameliyata girdiği gün bile hastaneden çıkabilir. Ama yaşı ve diğer vücut
fonksiyonları uygun değilse bir gün yatırıyoruz. Örneğin hasta diyabetikse bir
gün hastanede kontrol altında tutmak istiyoruz. Ameliyat gününden bir gece önce
akşam hastaneye yatan kişiyi sabah ameliyat ediyoruz. Ameliyathanede ilk hasta
olmasına özen gösteriyoruz.
Çok hassas bir ameliyat olduğu için mikrop kapmaması açısından böyle bir
uygulamaya gerek duyuyoruz. Ameliyat bir saat civarında sürüyor ve genel
anestezi yapılıyor. Bazen narkoz alamayacak durumda olan hastalara lokal
anestezi de yapıyoruz.
Protez kimlere takılmaz?
İdrar yolu enfeksiyonu olan hastalara bu uygulama yapılmıyor. Ereksiyon
oluşturacak nörolojik sebepler ortadan kaldırılmadan
ameliyatı gerçekleştirmemiz mümkün değil. Ayrıca alerjik bünyesi olanlara da bu
ameliyatı yapamıyoruz. Çünkü alerjisi olan kişi vücuda başka bir madde kabul
edemeyeceği
için protezin takılması sakıncalı oluyor. Yaşı çok ileri olanlara, 70'li
yaşların ilerisinde olanlara bu protezi takmayı tercih etmiyoruz. Ayrıca kişinin
bu ameliyatı olmadan önce eşinin onayını almış olmasına özen gösteriyoruz. Eğer
eşinin onayını almazsa ameliyatı kabul etmiyoruz. Diyabetikse, kardiyolojik
sorunu varsa kardiyologunun onayını almadan ameliyatı yapmıyoruz.
Ne gibi riskleri var?
Ameliyat sonrası alerji ve enfeksiyon bakımından çok önemli. Kan şekeri
400-500'lerde olan hastaya bu ameliyatı yapmıyoruz. Tansiyonu yüksek olanlarda
risk var. Bir de her ameliyatta olduğu gibi anesteziden kaynaklanan riskler var.
Protezin maliyeti nedir?
Protezle ilgili maliyetler 1000-5 bin dolar
arasındadır. Bu protezin kendi maliyetidir. Ayrıca buna hastanın seçtiği
hastaneye göre bir de hastane masrafı eklenecektir. Örneğin biz devlet
hastanesini mesela, Cerrahpaşa'yı örnek alırsak ameliyat 1.5 milyar lira
civarındadır. Ameliyatı bir hocanın yapacağını düşünürsek 1 milyar lira
civarında artı maliyet olur.
Bunlar özel sigortalar tarafından kabul edilen ameliyatlar değildir. Emekli
Sandığı protezin bazı modellerini ödüyor. Ancak bu uygulama protezin basit
modelleri için geçerli.
Protezin içinde ne var?
Bu tam bir silikon değil. Ama alerji yapmayan ve silikona benzeyen bir madde.
Bazılarının içinde sıvı, bazılarında ise özel gümüş tel var. İçinde hava da
olabiliyor.
Protez bir kere takıldığında kaç sene kullanılabiliyor?
Protezler üretilirken sertleşme ve bükülme hesabı yapılıyor. Bir insanın ömür
boyu kaç cinsel ilişkiye girebileceği, yüzde hesabıyla
hesaplanıyor. Bu nedenle protezi takan kişi ekstra bir durum olmadığı sürece
ömür boyu kullanabiliyor.
Bu ameliyat için bir alt ve üst yaş sınırı var mı?
18 yaşında kişi de bunu taktırabilir. Örneğin doğumsal diyabeti var, ayrıca bir
kaza sonucu sinirlerinde veya damarlarında oluşan kesikler nedeniyle
iktidarsızlık çıkmış olabilir. Bu nedenle yaşı küçük olsa da bu ameliyat
yapılır. Üst yaş için de bir sınır var.
Protez çubuk üremeyi olumlu veya olumsuz
yönde etkiler mi?
İlişkiye girmeye imkân sağladığı için olumlu yönde etki yapar.
Uykuda ereksiyon testi
Kişi mutlaka kliniğe geliyor ve uyuyor. İki veya üç gece klinikte kalması
gerekiyor. Kalırken penisin uç kısmına ve dip kısmına iki tane prop takılıyor.
Ve tıpkı kalp atımlarını tespit eden alet gibi minik bir alete bağlanıyor.
Ereksiyonu tespit eden bu alet, hasta uykudayken ereksiyon olup olmadığını
kaydediyor.
Çünkü uykunun rüya fazında mutlaka sertleşme oluyor. Bu her erkekte yaşanıyor.
Rüya fazına girince olan ereksiyon yaklaşık 15 dakika devam ediyor. Rüyadan
çıkınca gevşiyor ve sonra rüyaya girince tekrar ereksiyon başlıyor.
Penisin ucuna bağlı olan alet bunları kaydedince ertesi gün kaydettiği disket
bilgisayara bağlanıyor ve hastanın gece boyunca yaşadığı ereksiyon durumu ortaya
çıkıyor.
Bu alet devlet hastanelerinde de var ama bütün bu sistemlerin hepsinin bir arada
toplanması çok önemli. Yoksa zaman çok uzuyor ve kişi sıkıldığı için tetkikleri
yarıda bırakabiliyor.
Riski düsürmek için!
Doç. Dr. Teoman Cem Kadıoğlu, Türkiye'de iktidarsızlık oranı ve iktidarsızlığa
yol açan etkenleri anlattı. Doç. Dr. Kadıoğlu, iktidarsızlığın psikolojik
etkenleri arasında
'ilk deneyimin kötü geçmesi, arkadaşların anlattığı abartılı cinsel hikâyeler ve
çocuklukta geçirilen travmaların bulunduğunu söyledi.
İktidarsızlığın Türkiye'de görülme sıklığı nedir?
Toplumumuzda erkeklerin yüzde 10'unda bu sorun vardır. Sosyoekonomik durum,
sağlık etkileri ve sosyal yapılardan bağımsız olarak birçok nedenden kaynaklanan
sertleşme sorununun dünyada görülme sıklığı da yüzde 10 olarak belirlenmiştir.
Yüzde 10 birçok kişiye son derece az bir oran gibi gelse de tıbben çok yüksek
bir orandır.
Kimlerde iktidarsızlık riski daha yüksek?
Erkeklerde iktidarsızlık sorunu yaşla birlikte artar. Yaş 70'e çıktığında yüzde
20, 75 yaşında ise yüzde 50'lere kadar uzanıyor. 55 yaşından sonra iktidarsızlık
riski hızla artıyor.
Cinsel yaşamın canlı olması iktidarsızlığı
önler mi?
Genç yaşlarda daha canlı cinsel yaşam sürdürenlerin cinsel aktivitesi yaş
ilerleyince de canlı kalıyor. Cinsel yaşamı genç yaşlardayken de az olanların
yaşlanınca cinsel aktivitesinde düşüş görülüyor. 70 yaşını geçen erkekler
arasında yapılan bir istatistikte bunların yüzde 80'inin seksüel açıdan aktif
olduğu gözlemlenmiş. Ama bu yüzde 80'inin hepsini eşli ilişkiler değil,
mastürbasyon da oluşturmaktadır. İlerleyen yaşla birlikte vücutta bazı
değişiklikler
oluyor. Öncelikle meni miktarı azalıyor, boşalma şiddeti azalıyor, orgazm süresi
kısalıyor ve arada ikinci sertleşmeye dek geçen süre de uzuyor.
Sertleşme bozuklukları iki çeşit:
1-Organik: Fiziksel bünyeye ait sebep.
2-Psikolojik: 30 yıl önce sertleşme bozukluklarının psikolojik kökenli oldukları
düşünülüyordu. 70-80'li yıllarda tersine döndü ve çoğunlukla fiziksel olduğu
görüşü benimsendi. Şimdi bu iki faktörün etkileşimi ve bileşkesi ile ortaya çıktığı düşünülüyor. Tabii gençlerde daha çok
psikolojik, 50 yaşın üzerinde ise fiziksel sorun olduğu düşünülüyor.
'Birden olmaz'
Bir fonksiyon birdenbire bitmiyor. Performans stresi, yaşlanma stresi bu durumda
etkili oluyor. Bazen tren rayından çıkıyor ve o an için sorun görülüyor. Ancak
kısa süreli tedaviyle cinsel aktivite tekrar rayına oturabiliyor.
Sertleşme sorununun psikolojik nedenleri neler olabilir?
Kapalı ortamlarda büyütülenlerde yani baskı altında yetiştirilenlerde bu sorun
daha sık görülebiliyor. Çocukluğunda travma geçirenlerde, ensest ya da tecavüz
girişimine
uğrayanlarda ayrıca ilk cinsel deneyimini yaşadığı genelevde veya başka bir
ortamda
aşağılanma gibi bir durumla karşılaşanlarda bu sorun ortaya çıkabiliyor.
Seksüel eğitim almamışlarda, aile ilişkileri kötü olanlarda, evhamlı insanlarda
da sertleşme sorunu sıklıkla görülüyor. Eşle ilgili bir sadakatsizlik sorunu da
etkili oluyor.
Beklenti yüksekse
Beklentileri normalin üzerinde olan insanlar da sertleşme riski altında. Örneğin
kahvelerde abartılarak anlatılan cinsel ilişkiler bunu ciddiye alanlarda
eksiklik hissi yaratıyor ve kişi kendine güvenini yitirerek iktidarsızlık sorunu
yaşayabiliyor.
Felaketler halinde örneğin deprem sonrası da cinsel sorunlarla ilgili artış
gözüküyor. Birçok kişi iktidarsızlık şikâyetiyle kliniklere başvuruyor.
Beyinle ters orantılı
Aynı şekilde ekonomik kriz de cinsel sorunlarda etkili oluyor. Ayrıca dulluk,
partnerin kaybı da bu durumlarda çok etkili. Başarısız olma kaygısı da sorunlara
neden oluyor.
Sistem şöyle gelişiyor: İnsanın beyni yumuşayınca penisi sertleşiyor. Beyni
sertleşince yani herhangi bir nedenden dolayı strese girilince de penis
yumuşuyor, yani sertleşme sorunları ortaya çıkabiliyor.
Tansiyon ve kalp ilaçları da iktidarsızlık
riski taşıyor mu?
Kan basıncını düşürmeyi amaçlayan ilaçlar sertleşme bozukluğuna neden olabilir.
Bu ilaçlar tüm vücutta olduğu gibi peniste de kanlanmayı azaltır ve penise giden
kan miktarının azalmasıyla da erkekte ereksiyon sorunu ortaya çıkar. Damar
genişletici etkisi olan kalp ilaçları da iktidarsızlığa neden olabilir.
Sakinleştirici ilaçlar etkili mi?
Sakinleştirici ilaçlar uyuşturucu etkilerinden dolayı insanda sertleşme sorununa
neden olurlar. Zaten sürekli uyku halinde olan bir insanın libidosunun da
düşeceği tartışmasızdır.
Dikkat, her Viagra 'Viagra' değil
Sertleşme tedavisinde ilacın rolü ne?
Ağızdan alınan ilaçların çoğu geçmişte kaldı.
Viagra artık tüm pazarı kapladı. Bütün iş bir denge meselesi, peniste sertleşme
olduğu anda bile sertleşmeyi engelleyecek maddeler salgılanıyor. Daha sonra bu
salgılar baskın hale geldiğinde sertleşme bitiyor. Viagra'nın içindeki aktif
madde, sertleşmeyi sonlandıran salgıyı frenliyor. Cinsel istek olduğunda,
sevişme başladığında sertleşmeye doğru etki oluyor. Bunu azaltan etkenler ise
Viagra tarafından frenleniyor ve sadece pozitif etki ortaya çıktığı için daha
güçlü bir ereksiyon yaşanıyor.
En fazla 4 saat
Viagra bu etkisiyle psikolojik kökenli iktidarsızlığa bile çare olabiliyor. Çok
ağır bir organik durumda örneğin atardamarların penise kan taşıyamadığı bir
durumda Viagra etkili olamaz. Viagra alındıktan bir saat sonra kişi cinsel
ilişkiye girebiliyor. Etki iki-dört saat sürüyor ve sonra da yok oluyor.
Viagra düzenli olarak kullanılınca mı etkili yoksa tek hap şeklinde mi?
Tek hapta istenen etki sağlanıyor. İlacın etkisi geçtikten sonra da tekrar aynı
etkiyi sağlamak için başka ilaç almak gerekiyor. Alındıktan bir saat sonra
psikolojik olarak da kişinin kendine güvenini getiriyor. Ve kişi bunu düzenli
olarak kullandığında sorunu da psikolojikse tedavi olabiliyor. Ancak fiziksel
olarak uzun vadede iyileştirici bir etkisi yoktur. Bir de işleyen demir ışıldar
mantığıyla hızlı bir cinsel yaşamı olan ve çok cinsel ilişkiye giren kişi
ileride bunun ödülünü alıyor. Cinsel performansında düşüş yavaşlıyor.
Viagra zararlı mı?
Damarların genişlemesine yarayan ilaç sadece penisteki değil tüm damarları
genişletiyor. Kalbe giden damarlarda da genişleme oluyor. Bütün damarlar
genişleyince kalbe ve beyne giden kan miktarı da azalıyor. Böylece enfarktüs
ortaya çıkabiliyor.
Özellikle damar genişletme için dilaltı veya nitratlı ilaç alan kişilerde, uzun
süredir seks yapmamış ileri yaşlardaki insanlarda ölümle sonuçlanan vakalar
görülüyor. Ama insanlar cinsel ilişki sırasında ölüm riskinin zaten arttığı bir
durumda oluyor. Kişi Viagra kullanmasa bile seks sırasında kalp ritmi artar,
tıpkı spor yapar gibi. Siz yaşlı olan bir kişiye spor yaptırsanız da aynı şey
oluyor.
Partner genç olunca risk artıyor
Örneğin 79 yaşında bir kişi Viagra alıp 69 yaşındaki eşiyle de birlikte olmuyor.
Yani kişi yaşlı, partneri de genç olunca bir de Viagra ile aşırı performans
gösterince sonuç tabii ki tehlikeli olabiliyor. Özellikle Viagra'nın dozu çok
önemli. Doktor denetiminde hangi dozun alınacağına karar verilmesi gerekiyor.
Viagra doping amacıyla
da kullanılabiliyor. Kişi bir rekor denemesine gitmeye çalışıyorsa faydası olur.
Ama normal ilişkiye ek keyif veya güç katmıyor.
Viagra artık Türkiye'de işportada da satılıyor. Tezgâhtan ilaç almak doğru mu?
Tahtakale'deki işportacılara gidip Viagra alıp kafasına göre kullananları da
duyuyoruz.
Öncelikle Viagra'nın dozu çok önemli. Ancak Tahtakale'de satılan ilaçların yüzde
90'ı zaten Viagra değil. Bir kısmı Viagra görünümünde ağrı kesici. Mavi olan
Viagra şeklinde ilaçlar yapılıyor. Bunlar psikolojik
olarak kişiyi rahatlatabilir. Ama içinde Viagra'nın aktif maddesi bulunmuyor.
Bazı mide ilaçlarının da iktidarsızlığa neden olduğu doğru mu, hangileri?
Evet, mideden fazla asit salgılanmasını engelleyen bazı ülser ilaçlarının uzun
süreli kullanımında bu sorun görüldü, fakat daha sonra bu yan etkiyi azaltan
ilaçlar kullanıma girdi. Şişkinliği azaltan ilaçlar için bu geçerli değil
'Acele'si olanlar doktora!
Doç. Dr. Teoman Cem Kadıoğlu, erkeklerin karşılaştığı 'erken boşalma, penis
eğriliği, ilk gece korkusu' gibi sorunları ve tedavi yollarını anlattı:
Erken boşalma nedir?
Cinsel birleşme, gerçekleştikten sonra her iki partneri de tatmin edecek makul
sürede ilişkinin sürmesidir. Pratikte bu duhulden sonra ilişkiyi en az beş
dakika sürdürebilmek
anlamına gelir.
Erken boşalmanın kökeni fiziksel mi psikolojik mi?
Çoğunlukla bu sorun psikolojik kökenlidir. Cinsel yaşamda acemilik, partnere
alışık olmama, rahat ortamda bulunmama, fazla veya az istek duyma, suçluluk
duygusu gibi çeşitli etkenlerden kaynaklanabilir.
Tedavisi mümkün mü?
Evet, altta yatan bir ürolojik sorun varsa düzeltilir. Hastaya durumuyla ilgili
rahatlatıcı bilgi verilir, partneriyle birlikte uygulayacağı teknikler
anlatılır. Gerekli durumlarda ilaç tedavisi yapılır.
Eğri penisin çaresi var mı?
Biz bu duruma tıp dilinde 'peyroni' diyoruz. Penisin sertleşen bölümlerini
sınırlayan kılıfın üzerindeki kireçlenmiş plaklar nedeniyle oluşan bir hastalık.
Bu genelde ağrı ve penisin eğriliğine neden oluyor. Orta yaşlı erkeklerin yüzde
5 ile 1'ini etkileyen bir durum. Genelde 40- 60 yaş arasında görülüyor. Genetik
bazı nedenlerle de oluşabiliyor. Travmaya bağlı olabiliyor.
İltihabi durumlarda ya da şeker hastalarında sıkça görülüyor. Bu, gelişen bir
durum, sabit
bir durum değil. Sorun ne tarafta ise penis o tarafa doğru eğiliyor. Eğim
belirli bir dereceye vardığında hasta cinsel ilişki sağlayamaz ve çok ağrı çeker
duruma geliyor.
Tedavisi nasıl yapılıyor?
Bir süre destek (ilaç) tedavisiyle bekleme süresi koyuyoruz. Yaklaşık bir sene
bekliyoruz. Eğer iyice şekil bozukluğu varsa düzeltici bir ameliyat yapmak
gerekiyor. Destek tedavisi çok anlamlı bir tedavi değil. Hastaların yüzde
10-20'sinde eğrilikte
azalma görüyoruz. Yüzde 60'ında da ameliyat gerektirebilecek eğrilikte artma
görülüyor. Bu durum sertleşme sorunuyla birlikte de seyredebiliyor. Tedavisinde
bazı özel yöntemler kullanılıyor. Penisin damarlarından
alınan yamalar o bölgeye çıkarılarak konuyor. Bunda tek sorun var; penis boyunda
bir santim kadar bir kısalma olabiliyor. Hastanın da bu durumu ameliyat olmadan
önce bilmesi çok önemli.
Bu ameliyat ne kadar sürüyor?
Bir-iki saat sürüyor. Hastanın bir gün hastanede yatması gerekiyor. Damar sorunu
olanlara bu ameliyatla birlikte protez de takılabiliyor. Çok yüksek maliyetleri
yok. 1000-1500 dolar civarında.
Penisi büyütmek, küçültmek, kalınlaştırmak için de estetik operasyonlar
yapılıyor mu?
Evet, böyle ameliyatlar yapılıyor. Kişinin kendi vücudundaki yağlar kullanılarak
bölgeye yağ enjekte ediliyor ve kalınlaşma sağlanıyor. Ancak çok düzgün bir
görüntü elde edilemiyor. En çok görülen, şişman erkeklerde penisin hemen önüne
gelen yağ dokusunun alınmasıdır. Yağ dokusu alınınca organ ortaya çıkıyor ve
sanki uzatma yapılmış gibi oluyor. Penisin kemiğe bir askı bağlantısı var onu
kestiğinizde eskisine
göre daha uzun ve sarkık durur. Ayrıca göbek altındaki yağların alınmasıyla da
büyükmüş gibi görülebilir.
İdeal ölçüler var mı?
Türkiye'nin penis konusundaki ortalamaları Amerika ve Avrupa'nın ortalamasından
biraz düşük olmakla birlikte Çin ve Japonya'nın ortalamasından daha yüksektir.
Psikolojik olarak penisini küçük bulanların çoğu da aslında yanlış düşünüyor.
Aslında ideal ölçü çiftlerin ilişkiden zevk aldıkları ölçüdür. Cinsel ilişki
kurmaya yetecek ereksiyon halindeki penis boyu 10-11 santimetreden itibaren
normal kabul edilir. Ortalaması 12-12.5 santimetreye oturuyor. Ancak bu ırklara
göre farklılık gösterir. Ama aynı şekilde kadınların cinsel organlarıyla ilgili
ölçüler de ırklara göre farklılıklar gösterir.
Ama sonuçta burada amaca bakmak gerekiyor,
amaç cinsel haz ve çocuk sahibi olmak ise bunların boyutla birebir ilgisi
yoktur.
Performansın ölçüsü var mı?
Performans da göreceli bir kavram. Bir temas kurduktan sonra ikincisini
kuramıyorum diye gelenler var. Ama bu kişi 50 yaşında ve 10 senedir evli. Yani
kişinin beklentisi çok önemli. Doktora gidiyor ve 'Ben niye iki kez üst üste
ilişkiye giremiyorum' diyor. Bu, kadınlar arasında da var. Erkekler gerçek
cinsel yaşamlarını çok az konuşuyorlar, kadınlar daha fazla konuşuyor.
Cinsel hayatta ortamın rolü nedir?
Değişik ortamlar cinsel yaşam için çok önemli. Cinselliğin kökeni olan heyecan
verici etkilerden en önemlisi de değişiklik. Partner değişikliği, cinsel isteği
artıran etken. Çok uzun yıllar beraber olunan, doğumlar yapmış, fizik olarak
çökmüş bir eş ne kadar fazla sevgi olursa olsun cinsel açıdan eski isteği
uyandırmayabiliyor.
Başka bir ortamda erkeğin karşısına çıkan çok genç bir
kadının libido uyarısı farklı oluyor. Türklerdeki kuma işlerinin nedeni de
budur. Evlerine bir yeni versiyon alıyorlar ve cinsel yaşamlarını
renklendiriyorlar. Bunlar toplum hayatında hep olan şeyler.
İlk gece korkusu da ülkemizde önemli sorunlardan birini teşkil ediyor. Bu korku
iktidarsızlığa neden oluyor mu?
İlk geceye bağlı iktidarsızlıklara sıkça rastlıyoruz. Gece yarısı düğün
kıyafetleriyle
bir güruh acil servise girer. Hepsi de biraz çekingen ve sıkıntılıdır. Doktora
'Bunlar evlendi ama damat ilk gece başarılı olamadı' der. Çocuk denebilecek
yaştaki damat önümüze gelir. Biraz soruşturduğumuzda daha önce bir kadınla
birlikte olmadığını anlarız.
Bugüne kadar bildiği tek şey mastürbasyondur.
Üstelik düğün gecesi içki içmiştir ve strese girmiştir. Tüm bunlar toplandığında
başarısızlık söz konusu olur. Bu gibi durumlarda penise yapılan tek bir iğneyle
tedaviyi gerçekleştiriyoruz. Kişinin kendine güveni gelince zaten böyle bir
sorunu kalmıyor. Eşle birlikte konuşmak çok önemlidir. Bu hastalar
bilgilendirici konuşma sonrasında bir daha doktora ihtiyaç duymaz. İlk gece
sorunları ülkemizdeki baskıcı büyütme şeklinden kaynaklanan bir sorundur. Bu
durum dünya literatürüne bile girdi. Avrupa veya Amerika'da böyle bir sorun yok.
Çünkü kişi çocukluktan itibaren cinselliği normal şekilde yaşıyor ve
kabulleniyor. Cinsel organını da bir tabu
olarak görmüyor. Çoğu da cinselliği evlilik öncesi partneriyle birlikte yaşıyor.
Hiçbir ülkede bizdeki gibi kızla çocuğu bir odaya koyup kapıda bekleme durumu
yaşanmıyor.
İktidarsızlık için bitkisel ilaçlar
Naneden kerevize 'Viagra'
Nane: Cinsel isteği artırır. Erkekte psikolojik iktidarsızlığı giderir.
Kuşdili: Tüm salgı bezlerini dengeli bir şekilde çalıştırır. Erkeklerde
iktidarsızlığı giderir.
Kekik: Vücudun savunma gücünü ve erkekte cinsel arzuyu artırır.
Tarçın: Cinsel isteği artırır.
Zencefil: Tüm vücudu uyararak bedenin ve zihnin çalışma gücünü artırır. Erkekte
cinsel gücü artırır.
Maydanoz: Bedenin yorgunluğunu ve ruhi bunalımını giderir. Libidoyu yükseltir.
Kişniş: Erkeklerde cinsel arzuyu artırır. Günde bir kahve kaşığı kullanılır.
Sinir sistemine de çok yararlıdır.
Kırmızı biber: Cinsel isteği artırır. Ancak damar sertliği, üre ve tansiyonu
olanlar yememelidir.
Vanilya: Çeşitli nedenlere bağlı iktidarsızlığa karşı etkili. Erkeklere cinsel
güç kazandırır.
Sivribiber: Bol miktarda C, P, K vitamini içerir. Erkeklerde cinsel isteği
artırır.
Hardal: Cinsel arzuyu artırmanın yanı sıra sinirleri kuvvetlendirir. Midesi
hassas olanlar, karaciğer, damar sertliği ve tansiyon rahatsızlığı bulunanlar
kullanmamalı.
Kereviz: Çeşitli iç salgı bezlerine tesir eder ve onların faaliyetlerini
artırır. Bu yüzden erkeklerde cinsel faaliyeti artırır.
Ayçiçeği: Bol protein ihtiva eder, içeriğinde bol miktarda E vitamini vardır.
İktidarsızlığa engel olur. Kalp ve sinir hastalıklarına karşı koruyucu. Cinsel
arzuyu artırır.
Greyfurt: İçerdiği bol C vitaminiyle dinçlik verir. Aynı şekilde cinsel yaşama
da etkisi olur.
Çam fıstığı: Bol E vitamini var. Cinsel tükenme, buna bağlı olarak ruhi çöküntü
ve kalp rahatsızlıklarına karşı etkili.
Antepfıstığı: Protein ve E vitamini içerir. Cinsel arzuyu artırır.
Mesir macunu
Kanuni Sultan Süleyman'ın annesi Hafsa Sultan, Manisa'da hastalanır ve
hastalığına çare bulunamaz. Hafsa Sultan'ın yaptırdığı Sultan Camii
Medresesi'nin başına getirilen Merkez Efendi, bitki ve baharat karışımından
oluşan bir macun hazırlar. 41 çeşit baharat karıştırılarak hazırlanan bu macun
sayesinde sağlığına kavuşan Hafsa Sultan, ilacın bütün hastalara dağıtılmasını
ister.
Ağrı, hazımsızlık ve iştahsızlıklara karşı da kullanılan mesir macunu, dünyada
'Türk Viagrası' olarak tanınıyor.
Tarihi afrodizyaklar
Eskiden Endülüslü kadınlar erkekleri etkilemek için eteklerinin altına kayısı
yaprakları ya da kayısı çiçekleri koyarmış.
Muz, 18. yüzyılda cennetin 'yasak meyvesi'
olarak ün yapmış.
17. yüzyılda enginar yiyenlere 'yoldan çıkmış' gözüyle bakılırmış.
Eski bir Fransız atasözü: Kadınlar kerevizin erkekler üzerindeki etkisini
bilselerdi, onu aramak için Paris'ten Roma'ya giderlerdi. Kereviz, 15. Louis'nin
metresi Madam de Pompadour'nun da gizli silahıydı..
Bir testle prostat teshisi
Doç. Dr. Teoman Cem Kadıoğlu, erkeklerin korkulu rüyası olan prostat hakkında
bilgi verdi.
Prostat nedir?
Doğuştan itibaren her erkekte bulunan ve idrar torbasının tam çıkışını çepeçevre
saran bir salgı bezidir. İdrar yollarının savunmasını yapan ve meniye katılan
değişik salgılar
üretir. Yani prostat belirli bir yaştan sonra olan değil, doğuştan itibaren tüm
erkeklerde bulunan bir organdır. Ancak belirli bir yaştan sonra prostat büyümeye
başlar. Bu büyüme tamamen fizyolojiktir. Saçlara ak düşmesi, derinin kırışması
gibi normal yaşamın bir parçasıdır. Prostatın büyümesi için iki şart lazım:
1- İnsanın yaşlanması.
2- Erkeklik hormonunun olması: Yani kişinin prostat sorunu olabilmesi için
erkekliğinin olması gerekir. Hadım edilmiş kişinin yani yumurtalıkları alınmış
bir kişinin prostat sorunu olmaz.
Prostatın türleri var mı?
Prostat erkeklerin baş belası. Üç önemli hastalığı var. Bu üç hastalık organda
genellikle değişik zamanlarda olmakla birlikte birbirinden tamamen ayrı olup
aynı anda üçü birden de olabilir.
1- Prostatitler: Prostatın iltihabıdır.
İnsanı acil olarak hastaneye koşturan, idrarı yapamaz hale getiren bir hastalık.
Ağırlıklı olarak gençlerde görülür. Cinsel yolla bulaşır. Hijyene dikkat etmemek
de prostat iltihabına neden olabilir. Yüksek ateş ve idrar yapamama gibi
şikâyetlerle başlar ve kişiyi yatağa düşürebilir. Prostat iltihabının tam
tedavisi zor. Çünkü antibiyotikler bu organın içine zor geçer.
İltihap yıllarca insanı süründürebilir. Bu nedenle bilhassa cinsel yolla bulaşan
hastalıklarda çok dikkatli tetkik yapılması ve doğru tedavi edilmesi gerekir.
Doğru tedavi edilmezse yıllarca bu durum devam
eder ve sonucunda da kısırlık bile ortaya çıkabilir. Hastalıklı kişiyle beraber
olduktan bir-iki hafta sonra idrar yolunda sızlama, kaşıntı, akıntı
görülebiliyor. Bu durumdaki erkeğin mutlaka doktora (ürologa) başvurması
gerekir.
2- Büyümesi: Büyüyerek çevresinde bulunan idrar yolunu sıkılaştırması ve idrar
yapmada zorluk oluşmasıdır. Bu hemen hemen herkeste normal olarak görülür.
Sonuçta erkeklerin yüzde 10'u hayatlarının belirli bir döneminde
prostatla ilgili bir sorundan dolayı ameliyat olurlar. Herhangi bir şekilde
idrar yapmakta rahatsızlık hissedenlerin ise yüzde 30'u ameliyatlık haldedir.
Prostat belirtileri gösteren kişi ne yapmalıdır?
60 yaşındaki birinde belirtilerin bir kısmı var diyelim. Bu durum böbreklerine,
idrar yollarına bir zarar vermiyorsa, yani iltihaba neden olmuyorsa burada
kişiye bağlı bir durum vardır. Kişinin sosyal hayatı, çalışma hayatı
değerlendirilir. Mesela kişi bir çiftçi ise bu tür durumlarla daha kolay başa
çıkabilir. Tarlada çalıştığı için istediği zaman tuvalete gider. Ama bu kişi bir
hâkim ise, bir holding yöneticisi ise mahkeme sırasında, toplantı sırasında sık
sık ara vermek zorunda kalır. Bir şoförse ikide bir benzinci arar. Ama bir
emekli
istediği zaman tuvalete gidebilir. Herkesin prostatı büyür ama sadece bazıları
ameliyat olmak zorundadır. Gerçekten şikâyetleri olmayan kişileri lüzumsuz yere
ameliyat edersek daha mutsuz olurlar.
3- Prostat kanseri: İleri yaşlarda sık görülen bir başka türü de kanserdir. 60
yaşındaki insanlarda yüzde 30'unda, 70 yaşındaki insanların yüzde 40'ında kanser
başlangıcı olacak kadar bozulmuş hücrelere rastlanır. Batı ülkelerinde trafik
kazalarında ölen belirli yaşlardaki erkekler tarandığında 70 yaşındakilerin
yarıya yakınında kanser görülür. Prostat kanseri erken aşamalarda yakalandığında
tamamıyla yok edilebilir ve hastalıktan eser kalmaz. Ama geç teşhis edilirse,
hastalık kemiklere yayılırsa sadece idare edici tedaviler yapılır. Batı
ülkelerinde 40-45 yaşından itibaren PSA denilen bir tetkikle tarama yapılarak,
kanser araştırılır. Kadınların meme taraması yaptırdığı gibi erkeklerin de bu
testi yaptırması gerekmektedir. Basit bir kan testidir.
Sonraki aşamalar nelerdir?
Prostat için başvuran insanı, tüm bu şikâyetleri değerlendirdikten sonra muayene
ederiz. Bu muayene makattan parmakla yapılır.
Hem kanser hem de prostatın ne kadar büyüdüğünü görmek açısından bu önemlidir.
Mesela normalde bu kestane kadar bir organdır. Büyüyerek greyfurt kadar olur.
Normalde 20 gram olan bu organ 200-250 grama kadar ulaşabilir. Dışarıdan
bakılınca görülmez, makata doğru büyür. Kanser şüphesi varsa ultrason eşliğinde
bir parça alınarak dokuda kanser olup olmadığı anlaşılır.
Prostat sonrası iktidarsızlık sorunu oluşur mu?
Bu tip ameliyatları olan insanlar genellikle yaş nedeniyle büyüyen prostatı
küçültmeyi amaçlıyorlar. Bu nedenle yaşları ileri. Bir de ameliyat geçirince
iktidarsızlık, en azından kendine güvensizlik dönemi olabiliyor. Kapalı prostat
ameliyatı sonrası yüzde 10, açık prostat ameliyatı sonrası yüzde 15 bir
iktidarsızlık riski var. Prostat kanseri ameliyatında ise iktidarsızlık riski
çok yüksektir. Bir de bu ameliyattan sonra yaklaşık hastaların dörtte
üçünde meni ileriye doğru değil arkaya idrar kesesine doğru fışkırıyor. Bu
durumda da iktidarsızlık değil ama kısırlık ortaya çıkıyor.
Önlemek için ne yapmalı?
Sebze meyve ağırlıklı beslenme öneriliyor. Batı usulü fastfood tarzı beslenmenin
prostat kanseri riskini artırdığı söyleniyor.
Bu nedenle prostatı önlemek için yapılacak belirli bir tedavi şekli olmasa da
doğal beslenmenin her türlü hastalığa olduğu gibi prostat kanserine de iyi
geldiği belirtiliyor. Bitki kökleriyle ilgili
ilaçlardan da bahsediliyor. Ancak bunların
hiçbirinin yüzde 100 doğruluğunun kanıtlanmadığı da bir gerçek.
Sık sık tuvalete koşturur
Prostatı olan insanların bazılarının ya da bir kısmının yaşadığı belirtiler:
1-İdrar yaptıktan sonra boşalamama hissi.
2-Sık sık idrara gitme
3-İdrarı kesik kesik yapma
4-Sıkışık bir şekilde sık sık koşarak acil hissiyle tuvalete gitme
5-İdrar yaparken akımın çok ince olması
6-İdrar yaparken ıkınmak zorunda kalmak
7-Geceleri iki ya da daha fazla tuvalete kalkma ihtiyacı
8-İnce ve ayak dibine doğru idrar yapmak
9-İdrar sonrası damlamalar olması
10-İdrar kaçırma
11-Mesanenin dolarak şişmesi ve idrar yapamama sonrası şiş bir karınla hastaneye
koşturmak
Prostat ameliyatı nasıldır?
Kanser tespit edilmemişse hastaların çoğunu kapalı ameliyatla ya da gereğinde
açık ameliyatla tedavi ediyoruz. Kapalı ameliyatlar 90 gramın altında olanlarda
kullanılır. Kapalı ameliyat, cerrah uzmansa açık ameliyat kadar iyidir ve hasta
daha az hastane de kalır, daha az rahatsızlık çeker.
Prostat büyükse açık ameliyat zorunlu. Prostat ameliyatında prostat kanseri
ameliyatından farklı olarak tüm prostat alınmaz. Bunu bir portakal olarak
düşünün. Prostat, sulu dokunun şişmesiyle oluşur. Kanser ise bunun kabuğundadır.
Kanser ameliyatında kabukla beraber tüm organ çıkıyor.
Kapalı ameliyat nedir?
Kapalı ameliyatta penisten fiberoptik bir aletle girerek prostatın, bir portakal
oyulması gibi kazınmasıyla yapılır.
Açık ameliyat nasıl olur?
Açık ameliyatta prostata karından kesilerek ulaşılır ve prostat küçültülür.
Ameliyat dışında tedavi var mı?
Isı tedavisi, ultrason tedavisi, mikrodalga tedavisi, balonla germe tedavisi
gibi birtakım ek tedavi yöntemleri deneniyor. Ama en başarılı yöntem cerrahi
tedavi. Ameliyat olamayacak kadar ağır durumdakiler, kalp hastaları, anestezi
alamayacak olanlar ya da çok ileri yaşlarda olup narkoz riski yüksek olanlar
için ilaç tedavisiyle işemeyi düzenlemek mümkün. Ama genç yaşlardan itibaren
ilaç vermek hem ekonomik olarak hem de kişinin bu ilaçları uzun süre kullanması
gerektiğinden sakıncalı.
Bu ameliyatların riski nedir?
Bunlar, belirli komplikasyonları olan ameliyatlardır. Ama genelde kapalı prostat
ameliyatının komplikasyonları açık ameliyata
göre çok daha düşüktür. Günümüzde kapalı, açık prostat ameliyatları ve prostat
kanseri ameliyatları emin ellerde yapılıyor. Gayet hızlı ve risksizler. Ölüm
riski yüzde 1'in altına indirilmiştir. Bu, ameliyat sırasında ve ameliyat
sonrasındaki üç aylık dönem için geçerlidir.
Prostat ameliyatı ne kadar sürer?
Kapalı prostat ameliyatı bir saatin altında, açık prostat ameliyatı 1.5 saat
sürer. Kanser ameliyatı da 1.5 saat alır.
Hastanede kaç gün yatmak gerekir?
Kapalı prostat ameliyatı sonrası hasta üç gün hastanede yatar. Bu süre açık
prostat ameliyatından sonra beş gün.
Ameliyatın maliyeti ne kadardır?
Devlet hastanesinde ve bir öğretim üyesi
tarafından yapıldığı takdirde 2 milyar lira civarındadır. Kanserle ilgili
ameliyatların maliyeti biraz daha farklı.
Babalığa engel değil
Bir çiftin çocuğu olmuyorsa ilk akla gelen, kadında bir sorun bulunduğu.
İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Teoman Cem
Kadıoğlu, erkeklerde görülen kısırlık ile iktidarsızlık bağlantısı hakkında
bilgi verdi.
İktidarsızlıkla kısırlık birbirine karıştırılıyor. Doğru mu?
Hayır bu kanı yanlış. İktidarsız, sertleşme yaşamayan kişiler de çocuk sahibi
olabilirler. Spermin gelmesiyle, kalitesiyle ilgili bir durumdur.
Bir erkek, 'Çocuğum olmuyor' diye size geldi? Ne yaparsınız?
Biz olaya çocuğu olmayan insanlardan ziyade çocuğu olmayan çiftler diye bakarız.
Çünkü çocuk kadın ve erkeğin katkısıyla oluşur.
Ne gibi aşamalardan geçiyor?
1- Kendisiyle konuşuruz, birtakım bilgiler alırız. Çocukluğundan itibaren
geçirdiği hastalıklar, ameliyatlar, kadınlardan kapabileceği iltihabi ve
mikrobik hastalıklar olabilir. Ayrıca meslek yaşamıyla ilgili, çevresiyle ilgili
bilgileri alırız. Kullandığı ilaçlar ve eşiyle ilişkisinin sıklığını öğreniriz.
2- Daha sonra muayene yaparız. Birçok sorun, muayenede ortaya çıkar.
3- Diğer bir aşamada ise kişinin spermleriyle ilgili testler, gerekirse hormon
ve kan testleri isteriz. Bazı genetik tetkikler isteyebiliriz. Ya da bazı
ultrason, MR gibi görüntüleme tekniğiyle yapılan testler gerekebilir.
Erkek kısırlığı ilaçlara bağlı olabilir mi?
Eroin, morfin gibi maddelerin kullanımı ve vücut çalışan insanların doping için
aldıkları maddeler, çocuk olmasını engelleyebilir ve zorlaştırıcı etkide
bulunabilir. Çünkü bu tip ilaçlar kasları kuvvetlendirmek adına vücudun normal
hormonal düzenini bozar.
Şişmanlık kısırlık nedeni mi?
Eğer şişmanlık hormonalsa ve obezite boyutlarındaysa etkili olabilir. Vücuttaki
hormonal dengesizlik spermlerde de etkisini gösterir.
Sigara kısırlık yapar mı?
Sigara, sperm yapısı üzerinde de
olumsuz etki yaratır. Sigara kullanan erkeklerde bu tip sorunların daha fazla
olduğu gözlemleniyor.
Alkol kısırlık nedeni mi?
Hayır, alkol kullanımının spermler üzerinde bir etkisi yok. Alkol de uzun süreli
ve sık kullanımında sorun yaratır. Ancak sigara daha zararlı.
Başka hangi nedenler var?
Çocuğu olmayan erkeklerin bir kısmının nedeni de 'ideopatik'tir. Yani
kısırlıklarının nedeni belli değildir. Bunlar sadece bünyevi durumlar. Gerçi
kısırlığın genetik kökenleri olduğu ortaya çıksa da yine de nedenleri tam olarak
anlaşılmaz. Nedeni belli olmadığı için tedavisi de çok zordur.
Kısırlık nedeni olan tüplerde tıkanıklık nasıl oluşur?
Tüplerde tıkanıklık dört faktöre bağlı olarak meydana gelir:
1- Zaman içinde gelişen kistlere bağlı olarak kısırlık sorunu ortaya çıkabilir.
2- Doktor eliyle, yani vazektomi denilen bir doğum kontrol yöntemi sonucu
tüplerin bağlanmasıyla gelişebilir.
3- Doğumsal olabilir. Genetik nedenlerle, nakil yolları olan tüplerin
gelişmemesi sonucu ortaya çıkar.
4- Bir de cinsel yolla bulaşan bazı hastalıklar sonucu bu kanallarda tıkanmalar
oluşur. Örneğin gonore, bel soğukluğu gibi gençlikte kadınlardan kapılan
hastalıkların tedavi edilmemesi sonucu kısırlık ortaya çıkabilir.
Tıkanıklık nedeni olan kısırlıkları artık özel mikrocerrahi ve endoskopik
yöntemlerle başarıyla giderip normal yolla hamile kalınmasını sağlıyoruz.
Bu tip hastalıkları kişi kaptığı günlerde anlayamaz mı?
Bu hastalıklar her zaman olmasa da çoğu kez belirti verir. Mesela idrar yaparken
yanma, tıpkı nezlede akıntı olması gibi. Tabii bu hastalığın ilerlemesinde
yetersiz tedavi de etkili oluyor. Halkımız eczaneye gidiyor, bir ilaç alıyor.
İlaç bir süre iyi geliyor ama sonra hastalık yine ortaya çıkıyor.
Tüberküloz yani verem hastalığı da kısırlık yapabilir.
Bu nedenlerden hangileri tedavi edilebilir, hangileri edilemez?
Erkek kısırlığının en sık rastlanan ve tedavisi mümkün olan nedeni varikoseldir.
Ergenlikte başlayan yumurta damarlarındaki varisleşme giderek ilerler ve
spermlerin sayı, hareketlilik ve dölleme gücünü zamanla düşürür. Geç kalınmadan
ve özel mikrocerrahi teknikle ameliyat edilerek ortadan kaldırılabilir.
Bu teknikle hastaların yüzde 80'i ameliyattan
fayda görür. Eski yöntemlerle başarısız varikosel ameliyatı geçirenlere de
mikrocerrahi teknikle düzeltme ameliyatı yapabiliyoruz.
Üniversitede son 10 yılda yaklaşık 2 bin kişiye uyguladığımız bu yeni yöntemle
birçok hasta doğal yoldan çocuk sahibi oldu. Ayrıca bu teknikle aşılama ve tüp
bebek yapılması gereken hastalarda döllenme oranı artıyor.
Meni kanallarında tıkanıklık varsa bunu ortadan kaldırıcı mikrocerrahi ya da
endoskopik ameliyatlar da yapılabiliyor. Sonuç alamadığımız durumlarda basamaklı
olarak yardımlı üreme tekniklerini uygularız. Yani döllenmeye yardımcı oluruz.
Erkeğin sperm üretimini maksimuma çıkarırız. Daha sonra aşılama ya da tüp
bebekle döllenme sağlarız. Hormon eksikliğinin ilaçla tedavisi mümkün.
Aşılama ne demek?
Erkeğin spermi alınıp, laboratuarda iyileri seçilir. Bazı kimyasal maddelerle
hareketliliği artırılır. Aynı şekilde kadının da yumurta sayı ve kalitesi
ilaçlarla
artırıldıktan sonra aşılama işlemi yapılabilir. Anestezi yapmadan erkeğin spermi
bir çeşit enjektörle kadının rahmine bırakılır ve spermlerin yumurtayı döllemesi
beklenir. Bu yöntem hem erkek hem de kadın kısırlığında kullanılır. Varikoseli
olanların bu işlem öncesi tedavi olması, başarı şansını artırır.
Sperme bağlı kısırlık nasıldır?
Miktarın azlığı, kıvamı, hücre hareketliliği,
hücrelerin ölü olması ve iltihap, yapısal bozukluk olabilir. Bunlar gözle
saptanamaz, uzman laboratuarlarda değerlendirilir.
Yaş kısırlık nedeni mi?
Yaş doğurganlık açısından erkekler için önemli bir sorun teşkil etmiyor. Ancak
varikoseli olan kişide, yaşla birlikte bu hastalık ilerlediğinden kısırlık
etkisi olabilir. Erkek 80'li yaşlarda bile baba olabilir.
Kimin çocuğu olmaz?
Yumurtasında hiç sperm olmayan erkekler çocuk sahibi olamaz. Ancak ilerleyen
teknoloji ve insan kopyalanmasıyla erkek kısırlığı da son bulacak. Ancak bu
çocuk erkeğin kendi hücresinden kopyalanacağı için kendisinin bire bir taklidi
olacak.
Erkek kısırlığı yüzde kaç oranında görülüyor?
Dünya Sağlık Örgütü'nün rakamlarına göre kısırlık sorunlarının yüzde 30'u
erkeklerden kaynaklanıyor. Yüzde 20 vakada da kısmen erkeğin etkisi saptanıyor.
Evli çiftlerin yaklaşık yüzde 15'inde kısırlık sorunu vardır.
Erkek kısırlığı tedavisinin maliyeti yaklaşık olarak nedir?
Belli bir fiyat vermek mümkün değil. Çok basit bir doktor muayenesi ve
spermiogram ücreti olabilir. Bizim üniversitedeki özel muayene ücreti 40 milyon
lira. Sperm tetkiki 30 milyon lira civarında. Toplam olarak 250-300 milyon
liraya tetkikler yapılır. Eğer ameliyat gerekiyorsa 1.5-2 milyar lira bir
maliyet çıkar. Aşılama ortalama 200 milyon lira. Tüp bebek gerekiyorsa 2500-3000
dolar tutar. Eğer tüplerde tıkanma varsa mikrocerrahi ameliyatlarla açılması
gerekir. Bunun maliyeti de 2-4 milyar lira.
Türkiye'de yapılamayan kısırlık tedavileri var mı?
Hayır, her ameliyat burada yapılıyor. Hatta biz daha yüksek sayıda hasta
gördüğümüzden tecrübemiz fazla. Mesela mikrocerrahi varikosel ameliyatında
dünyadaki en büyük sayı yaklaşık 2 bin ile kliniğimize (İstanbul Tıp Fakültesi
Üroloji Kliniği) ait.
Çocuğu olmayan bir erkek nereye başvurmalı?
Ürologa hatta androloğa başvurması gerekiyor.
İstanbul Tıp Fakültesi'nde Androloji Bölümü var. Androloji iki kollu bir bilim
dalı. Bir kolu kısırlık yani infertilite, diğer kolu da impotans, yani erkeklik
sorunlarıyla ilgili.
Çiftler önce tüp bebek merkezlerine değil doktorlara gitmeli. Böylece birçok
basit sorun tedavi edilir, doğal yoldan çocuk sahibi olunabilir. Tüp bebek gibi
pahalı ve komplikasyonlu bir yöntem sadece gerek duyulan çiftlerde, son çare
olarak uygulanmalı.
Önce erkek mi, kadın mı doktora başvuracak?
Aslında her ikisinin de aynı anda başvurması gerekli. Ama önce erkeğin
tetkiklerinin yapılmasında fayda var. Oysa ülkemizde önce kadınlar doktora
gönderiliyor. Kadınların kısırlığı son aşamasına kadar araştırılıyor. Hatta
gereksiz yere tedavi görüyorlar.
Kabakulak kısırlık yapar mı?
Kabakulak hastalığı, ergenlikten sonra bu hastalığa yakalanan erkeklerin yüzde
30'unun yumurtalığında şişme yapar. O virüs yumurtayı da etkiler ve iltihaba yol
açar. Bunun şiddetine göre yumurtanın tamamen iltihaplanması söz konusu. Eğer
çift taraflı olursa döl hücreleri üreten yumurtalar tamamen zarar görür ve
kısırlık ortaya çıkar. Tedavisi de mümkün değil. Ailelerin çok dikkatli olması
gerekir. Ergenlik dönemi ve sonrasında kabakulak aşısı olmaları, eğer hastalığa
yakalanırlarsa da yumurta iltihabını önleyen ilaçlar kullanmaları önerilir.
Mesleğin etkisi var mı?
Aşırı sıcak ortamda çalışanlar, ayrıca petrokimya türü kimyasalların dumanıyla
iç içe olanlar kısırlık tehlikesiyle karşı karşıya kalır.
Hangi meslek grupları risk altında?
Çok sıcak ortamlarda ve sürekli oturarak çalışanlar. Örneğin fırıncılar, cam ve
döküm atölyelerinde çalışanlar, tellaklar ve
uzun süre hiç kalkmadan otomobil kullananlar risk altında sayılır.
İlk çocukla gelen tehlike
Psikiyatr Doç. Dr. Cem İncesu, karşılaştıkları cinsel sorunları anlatırken,
'erken boşalmanın, kasları tutmayı öğrenmekle tedavi edildiğini, bebekle
birlikte topyekûn değişen hayatların, erkeği cinsel isteksizliğe
sürükleyebildiğini söyledi.
Bir psikiyatris olarak sizce
'iktidarsız' kime denir?
İktidarsızlığın tıbbi bir karşılığı yoktur. Doktorlar arasında yapılan bir
araştırmada birçok farklı branştan doktora 'İktidarsızlık nedir?' diye sorduk.
Karşılığında 'erken boşalma, sertleşme sorunu, cinsel birleşme kuramama, cinsel
isteksizlik, kısırlık' gibi cevaplar aldık. Bazıları iktidarsızlığın kısırlık
olduğunu düşünüyor. Hatta iktidarsızlığın eşcinsellik olduğunu düşünenler bile
var. 1980'li yılların başına kadar iktidarsızlık dahil tüm cinsel işlev
bozuklukları iktidarsızlık diye değerlendiriliyordu. Bütün cinsel sorunlar tek
bir sorunmuş gibi algılandı ve bu yüzden tanı-tedavi aşamaları gereksiz yere
uzadı. Ne zaman ki biz cinselliğin farklı hastalıkları olduğunu anladık, çok
ileriye gittik.
İnsanlar neden bu kelimeden bu kadar korkuyor?
İnsanları hekime gitmekten alıkoyan en önemli etken, 'iktidarsız' dalgasını
yemek. Birçok hasta cinsel açıdan sorunu olmasına rağmen 'iktidarsız' damgasını
yememek için hekime gitmek istemiyor.
Ülkemizde iktidarsızlık kelimesi aşağılayıcı bir damga ifade ediyor. Bu yüzden
iktidarsızlık lafını dikkatli kullanmak gerekiyor.
Toplumumuzda erken boşalma da önemli bir sorun ama çoğu kimse bunun farkında
değil. Erken boşalmada psikolojik faktörler ne kadar etkili?
Yüzde 99 diyebilirim. Tartışmasız bir şekilde erken boşalmanın organik nedenleri
çok çok nadirdir.
Erken boşalmanın tedavisi psikiyatride çok kolaydır. Çünkü
nedeni yüzde 99 psikolojiktir. Psikolojik nedenlerden kastedilen şudur. Hastanın
psikolojik bazı sorunları var bu nedenle erken boşalıyor değildir.
Burada sorun olan kişinin boşalma kontrolünü öğrenmesidir. Bu aynen yüzmeyi
öğrenmek gibi bir şeydir. Bisiklete binmeyi öğrenmek gibidir. Ya da küçükken
nasıl idrarımızı tutamayız ve zamanla bazı kasları kullanarak idrarımızı tutmayı
öğreniriz, bunun gibi bir şey. Aynen bunun gibi boşalma kontrolü de bazı kasları
kontrolde tutmayı öğrenmekle mümkün olur. Her erkeğin böyle bir yeteneği vardır.
Ancak bunu cinsel deneyim kazandıkça öğrenir. Bu durum cinsel deneyimin yanı
sıra, genel eğitim düzeyi ile de ilgilidir.
Erken boşalmanın toplumsal etkenleri var mı?
Bu konuyla ilgili ülkemizde çok yanlış mitler var. Mesela erken boşalmanın çok
iyi olduğu düşünülür. Bir de en önemli etkiler arasında yer alan genelev faktörü
var. İlk cinsel deneyimini genelevde yaşayan birçok erkek var. Bunlar, hızlı
işleyen çark içinde hızlı çalışan kadınların kurbanı oluyor. İşini bitirip bir
sonrakine geçmek isteyen kadın, kişiyi erken boşalmaya yönlendiriyor. İlk
deneyimle birlikte bunun hep böyle olacağı anlayışı beyine yerleşiyor. Bu
deneyimi yaşayan erkek, hızla ilerleyen bir sürecin beklentisi içinde oluyor.
Toplumumuzda erken boşalmanın oranı nedir?
Her dört ya da beş erkekten biri erken boşalma sorunu yaşar. Tıpta yüzde 1 bile
yüksek bir oranken, birçok kişi yeterli cinsel deneyim yaşamalarına rağmen bunu
normal sayıyor.
Bunun bir standardı var mı?
Birleşme başladıktan sonra ilk altı yedi dakika içindeki boşalma erken
boşalmadır.
İlk üç dakika da net bir şekilde erken boşalmadır.
Bizim "Bu kişi düzeldi" dememiz için geçmesi gereken süre 8-10 dakikalık
birleşme süresidir. Ama boşalma kontrolü geliştikten sonra bir erkek 15-20
dakika hatta yarım saat bile boşalmadan cinsel ilişki yaşayabilir. Bu mümkündür.
Erkeklerin yaklaşık üçte ikisi de böyle yaşıyor. Geri kalan üçte bir içinse
bunun öğrenilerek kazanılması mümkündür.
Cinsel sorunlarla size başvuranlar nelerden şikâyet ediyor?
Bize gelen her 100 kişiden yaklaşık 20'sinin cinsel işlev bozukluğu olmadığını
görüyoruz. Bu gibi kişilerin aslında bir cinsel işlev bozukluğu yok ama kişinin
birtakım kaygıları var. Toplumun yanlış bilinçlendirmesinden kaynaklanan yanlış
düşünceleri var. Biz bu gibi durumlarda danışmanlık hizmeti veriyoruz. Ama yüzde
80'inde sorun oluyor.
Erken boşalmanın tedavisi nasıl yapılıyor?
Erken boşalmanın bütün dünyada uygulanan çok basit bir terapisi vardır.
Boşalmayla ilgili özgün birtakım egzersizlerden oluşur. Basamak basamak hastaya
özellikle de çifte verilen ödevler vardır. Kişi bunları uygulayarak boşalma
kontrolünü öğrenebilir.
Süre olarak iki ile dört ay alır. Seans süresi olarak altı ile 10 seans
arasındadır.
Sekiz saat olabilir. Kesinlikle çift olarak tedaviye gelmelerini öneriyoruz.
Eşle beraber alındığında tedavinin başarı oranı yüzde 90'dır. Eş olmazsa yani
biz kişiyi yalnız alırsak tedavi oranı yüzde 40'lara kadar düşüyor. Düzenli
partneri olmayan kişide de duruma göre karar veriyoruz. 'Ben altı ay sonra
evleniyorum' diyorsa
'Evlendikten sonra gel' diyoruz. Ya da
'Bekârım ama düzenli olarak birlikte olduğu biri var' diyorsa partneriyle
gelmesini öneriyoruz.
Bu tedavinin maliyeti ortalama ne kadardır?
Seans ücreti ortalama 50 milyon liradır. Laboratuar, ameliyat gibi şeylere bu
tedavide gerek kalmaz. Bazen ek bir ilaç yazmak da gerekebiliyor.
Halk arasında iktidarsızlık diye adlandırılan sertleşme sorunu neden oluşur?
Bu biraz daha karmaşık. Erken boşalmaya göre organik faktörlerin daha ön planda
olduğu bir konu. Ne kadarı organik ne kadarı psikolojik tartışması ürologlarla
psikiyatrisiler arasında sürüyor. Eskiden yüzde 90 psikolojik, yüzde 10 organik
deniyordu. Sonradan birtakım organik faktörleri saptayabilmek için gerekli olan
teknoloji çok arttı ve organik etkilerin daha fazla olduğu çıktı.
Ama bu yine de tartışmalı bir konu.
Sadece organik bir nedenle mesela bir prostat ameliyatı sonrasında ortaya çıkan
sertleşme sorununu bile tamamen organik bir nedene bağlamak ve bunun psikolojik
nedenini göz ardı etmek mümkün değil. Sorunun altında yatan önemli nedenlerden
biri, prostat ameliyatı sonrasında 'Acaba cinsel yaşamım eskisi gibi olacak mı?'
kaygısı. Bu kişilerin
yarısından çoğu depresyon yaşıyor.
Tanı için psikiyatrisiler ne gibi incelemeler yapıyor?
Kişinin ve eşinin çocukluğundan itibaren cinselliğe bakış açısı ve cinsellikle
ilgili yaşadıkları, kültürel yapısı irdelenir. Ne zamandan beri bu sorunu
yaşıyor, bir hastalıkla mı yoksa kişinin hayatındaki bir değişiklikle mi oldu?
İlk çocuğun doğumu veya evlilikle ilgili sorunlar da etkili oluyor. Diğer önemli
sorulardan biri de kişinin bu sorunu cinsel yaşamının her alanında yaşayıp
yaşamamasıdır? Örneğin mastürbasyonda, evliliğinde, sevgilisiyle veya metresiyle
ilişkisinde sorun farklılık gösterebilir. Yalnızca eşiyle birlikte sertleşme
sorunu yaşayan bir kişi mastürbasyon yaparken böyle bir sorun yaşamaz. Bazıları
da bu sorunu eşiyle değil sevgilisiyle yaşar. Sevgilisine kendisini ispatlama
duygusu içindedir, strese girer.
Psikolojik faktörler nelerdir?
Yanlış inanışlar çok büyük bir etken oluşturuyor. Abartılı ereksiyon öyküleri,
abartılı ereksiyon beklentileri erkeklerin başına bela olur. Çünkü bunun baskısı
altında yaşıyorlar. Bu nedenle en ufak bir teklemede diyelim ki o gün alkol
almış veya işyerinde tartışması olmuş kişi olumsuz etkiler içinde yatağa giriyor
ve sorun yaşanabiliyor. Bu son derece doğaldır. Ama kişi bunu 'Eyvah ben
iktidarsız oldum' diyerek sorun haline dönüştürür. Bizim 'performans beklentisi
anksiyetesi dediğimiz durum ortaya çıkıyor. Kişi bir beklenti içine giriyor ve
sorun giderek büyüyor. Olmayan bir sorun bile var hale geliyor.
Performans anksiyetesi nedir?
Performans anksiyetesi başladığı zaman yatak, sorun yaşayan kişi için haz
duyulan bir ortam olmaktan çıkıyor ve bir arenaya dönüşüyor. Kişi kafasında hep
şu sorunla yatağa giriyor. Acaba olacak mı? Olursa devam edebilecek mi?
Ereksiyonu yeterli sürede sürdürme de önemli. Birçok ereksiyon sorunu tam
birleşme aşamasında olur. Birçok kişi sevgilisiyle performans anksiyetesini daha
çok yaşar. Çünkü karısı yıllardır birlikte olduğu çocuklarının annesi ve
garantide olan kadındır. Ama genç bir sevgilinin garantisi yok. Üstelik kişi
kendini her zamankinden daha başarılı olma zorunda hissediyor ve bu aşamada
performans anksiyetesi ortaya çıkıyor.
Kıskançlık da etkiler mi?
'Sen kiminle telefonda konuşuyordun?' ya da 'Bugün benden habersiz nereye
gittin?' gibi bir soruyla başlayan kıskançlık, bir süre sonra şüpheye dönüşür ve
kişide 'Benim erkekliğim acaba yeterli değil mi?' sorusu belirir. 'Karımı
yeterince tatmin edemediğim için o başka erkeklere bakıyor' kuşkusuyla
birleşince erkekte yine korku ve bunun sonucunda başarısızlık durumu ortaya
çıkıyor. Kişinin hiçbir sorunu olmasa da bu sorun başlıyor.
Sertleşme sorununun nedenleri nelerdir?
Bu, üç aşamada ele alınır.
1- Hazırlayıcı etkenler
2- Başlatıcı etkenler
3- Sürdüren etkenler
Bir olayın oluşması için uygun bir zemin gereklidir. Obsesif kişilerde bu durum
sıkça görülür. Obsesif kişiler her konuda mükemmellik arar. Aşırı temizlik,
kuralcılık takıntısı olan kişilerde de seksle ilgili sorunlar yaşanır. Hele bir
kez böyle bir sorun yaşanmışsa 'Bende nasıl olmaz, ben niye başaramadım'
düşüncesi içine girer. Hemen performans anksiyetesi gelişir. Yanlış inançlar,
eğitim sistemi de zemin oluşturabilir. Bu zemin içerisinde bir organik nedenle
kişi sertleşme sorunu yaşarsa dünyanın sonu geldiğini ve artık ereksiyon
olamayacağını düşünüyor. Birçok ilacın yan etkisi var. O başladığı an bunu
sürdüren etken devreye giriyor.
Sertleşme sorunu tedavisi ne kadar sürüyor?
Eşle birlikte gelmek başarı şansını yükseltir. Sadece psikolojik tedavi altı-10
seans arası sürer. Başarı oranı yüzde 50'lerde dolanır.
İktidarsızlık sorununun yaşanmasında eşin faktörü nedir?
Eşin fazla eleştirisi, kendine özen göstermemesi, aldatması olabilir.
Evlilikte 'ilk gece' ülkemizde niye soruna dönüşebiliyor?
İlk gecede erkeklerin omzunda ağır bir yük var. Kapıda çarşaf için bekleyen
birileri olduğu zaman strese girmemek mümkün değil. Kimileri ise daha önce hiç
kimseyle beraber olmamış eşinin çok fazla acı çekeceğini düşünerek strese
giriyor. Bu ve bunun gibi birçok nedenle evliliklerinin ilk gecesinde cinsel
birleşmeyi erteleyen kişiler var.
İktidarsızlığın çocukluktan kaynaklanan nedenleri nelerdir?
Küçük yaşta anne-babayı cinsel ilişki sırasında görmek de cinsel bir travmadır.
Kafasında çok farklı bir anne baba kavramı olan çocuk, bir anda farklı bir
durumla karşılaşır ve bu onda derin bir iz bırakabilir.
İlk çocuğun doğumu cinsel hayatı nasıl etkiliyor?
Bu durum cinsel fonksiyon bozukluklarında hep gözden kaçan bir unsurdur. Aileye
yeni bir bireyin katılması aslında çok mutlu bir olaydır. Ancak bu mutlu olayın
altında gözden kaçan çok önemli bir başka etken
vardır. Amerikan Psikiyatrik Sınıflandırma Sistemi'nin belirlediği 'Psiko sosyal
Stres Faktörleri' sıralamasında; Yakınların ölümü, kaza gibi sorunların yanında
evde ilk çocuğun doğumu da katastrofik stres faktörleri arasında yer alır.
En ağır stres faktörüdür.
Çünkü hayat topyekûn değişir. İlk çocuğun doğumundan sonra boşanma girişimleri,
kavgalar, depresyonlar artar. Bunlarla birlikte cinsellik de etkilenir. Erkek
açısından ek olarak bir de rol karmaşası yaşanır. O güne kadar cinsel partneri
olarak gördüğü eşi o zamandan sonra bir anne ve ebeveyn rolünü üstlenir. Bu
psikolojik olarak erkekleri çok etkiler. Kadınlarda da gebeliğin sonucunda
hormonal değişiklikler ortaya çıkar. Emzirme dönemi boyunca beyinden prolaktin
hormonu salgılanır. Bu hormon aynı zamanda cinsel isteksizliğe neden oluyor.
Kadında bu dönemde cinsel isteksizlik başlar. Bu erkeği daha da kötü bir duruma
iter.
Alıntı: Ferhan Kaya POROY (Radikal)
|
|
|
AnaSayfa |
|