Anasayfa - / - Yazar Arşivi: dralihatay

Yazar Arşivi: dralihatay

Doktor Mehmet Ali Hatay, Hatay'ın Altınözü ilçesinde dünyaya geldi. İlkokulu 3. sınıfa kadar aynı yerde okudu. 1963 Mersin Gazipaşa ilkokulundan mezun oldu. 1964 Mersin Atatürk Orta okuluna başladı ve 1968 Mersin Atatürk Ortaokulundan mezun oldu.. http://www.dralihatay.com/ozgecmis.html

Soru



Soru Sorma Kuralları:
1- Yazınızı küçük harfle yazın. Mutlaka paragraf başlı, satır başlı olsun. 2-3 cümlede bir aralık vererek enter tuşuna basın.
2- Sorularınızı maddeler halinde sorun.
3- Sorunuz mutlaka kısa ve öz olsun. 5 satırı geçmeyin (ÖNEMLİ). Neden kısa yazmanızı istediğimi yukarıdaki resimden okuyun. Uzun yazmak yerine sorunuz 2 ye bölün her parçayı 2 günde gönderin.
4- Başlık  mutlaka  konu ile ilgili olsun. Çünkü site içi arama ve Google bu başlığa bakıyor. İsminiz veya nickiniz benim için önemli değildir. Ama yaşınızı cinsiyetiniz ve evli bekar olduğunuzu doğru girin. Çünkü cevap bu girdiğiniz bilgilere göre olacaktır.
5- Telefon numarası, mail adresi. MSN, facebook, whatsApp adresi yazmayın. Bunlara cevap vermiyorum. Üstelik bu bilgiler 3 cü kişini eline geçecek olursa istenmeyen şeyler meydana gelebilir.
6- Göndermeden önce kopyasını alın. İyice düşünün. Artarda sorulan sorulara cevap vermiyorum. 2 ci cevabı almanız için ilk sorunuzu okumuş olmalısınız. Cevapta saat 17 de yazılacaktır. Bu nedenle iyi düşünüp 2 ci soruya meydan vermeden yazın.
7- Aynı sorunun değişik versiyonlarını ayrı isimler altında yazmayın. Bunu anlarım. 2 ci bir sorunuz varsa üzülmeyin ilk soruyu okuduktan sonra ertesi gün tekrar yazın. Bunun cevabı da size saat 17 de verilecektir.

8 Son olarak tekrar şunu söyleyeyim. Şayet bu kurallara uymazsanız "Cevap vermeme" hakkımı kullanacağımı bilinin.

Sorulara gerçekten güzel cevap almak ister misiniz?

1- Lütfen yazınızda küçük harfle yazın. Satır başlarına dikkat edin. Yeni bir konuya geçince satır başı ve paragraf başı yapın. Cümle sonunda noktaya dikkat edin. Kelimeleri bitişik yazmayın aralık verin. Gerekli yerlere virgül koyun.
2- Anlatmak istediğinizi düzgün bir Türkçe ile Yazın ki okuyanlar ne demek istediğinizi anlayabilsinler. Türkçeyi bir Türk gibi yazınız, Türkçe harfler kullanın. Yazıda W, X Q gibi Türkçe olmayan harfler kullanmayın. Kelimelerin yapısını ve imlasını bozmayın.
3- Tahlil sonuçlarını yazarken lütfen alt alta yazın. Değerlerin normalini de yazın. Çünkü bu değer laboratuarlara göre değişir.
4- Göndermeden önce en az iki defa okuyun. Eksik kalan sorunuzu 2 ci bir mesaj olarak göndermeyin.
5- Hazırladığınız soruya, "Bu soru bana sorulsaydı ne anlardım? Neyi anlamazdım" diye bakın. Sorunuza tatmin edici cevap alamazsanız, iyi soramadığınıza hükmedin. Yeterince eksiksiz ve iyi sorulmuş bir sorunun cevabı, zaten hazırda beklemektedir.
6- Soru sormadan önce  forumda daha önce sorulup sorulmadığına bakın. Sık Sorulan Sorular bölümünde sorunuza cevap bulabileceğinizi unutmayın. Bu nedenle bu bölüme bakmakta fayda var. Sık Sorulan Sorular (SSS)
7- Burada günde bir soru sorma hakkınız var. Lütfen soruyu göndermeden önce sorunuzu tekrar okuyun ve eksik kısımları tamamlayın. 2 ci bir mesaj atmayın. Hele aynı sorunun değişik versiyonunu başka bir isim altında sormayın. Ertesi gün "Doktor Bey ben dün şunu sormuştum ama şurasını anlamadım" diye tekrar sorabilirsiniz.
8- Son olarak tekrar şunu söyleyeyim.
Şayet bu kurallara uymazsanız "Cevap vermeme" hakkımı kullanacağımı biliniz.

Sorunuza cevap alabilmek için lütfen şunlara dikkat edin: 

1- Mesaj Odasına yazdıklarınıza saat 17 de cevap yazma garantisi veriyorum.
2- Size kolaylık olsun diye mesaj panosuna üyelik getirmedim. Yazdıklarınız hemen yayınlanacak. Ayrıca e-mail mecburiyeti ve isim zorunluluğu da yok. Sorunuzu nickinizle de sorabilirsiniz. Benim için isim, e-mail önemli değildir. Önemli olan size faydalı olabilmemdir. Bunun için azami kolaylığı getirdim. Bunu suiistimal etmeyiniz. Aynı soruyu değişik isimlerle sormayın. Bu Mesaj Odasını MSN gibi kullanmayınız.
3- Soru sorarken yaşınızı doğru girin. Yaş hastalıklar ile doğrudan ilgilidir. Bunu bilmem cevap vermemi kolaylaştıracaktır. Ayrıca cinsiyetinizi ve yaşınızı, bulunduğunuz yeri de yazmanız bazı hastalıklar için önemlidir. Bunu da doğru girin. Hastalığınız bu girmiş olduğunuz bilgilere göre değişebilir.
4- Sorularınızda "eşim" kelimesini kullanmayın. Çünkü "eşim" kelimesinin cinsiyeti belli değildir. Bunun yerine hanımım, beyim, bizim hanım, bizim bey kelimeleri daha uygundur. Siz eşim deyince erkek mi kadın mı belli olmuyor. Aynı hastalık erkek ve kadında değişiklikler gösterebiliyor. Biz bunlara cevap verirken zorlanabiliriz.
5- Hastalıklarınızda bizden ilaç ismi istemeyin. Bunun mahsurunu "Sık sorulan sorular" da yazdık. Oradan okuyunuz. Burada "ilaç kullanın, tahlil ve tetkik yaptırın" demekle bunları bir uzman doktor kontrolünde yaptırın mânasını anlayın. Yoksa bir doktor kontrolü olmadan tahlil veya tetkik yaptırmak doğru değildir.
6- Genel edep ve ahlaka aykırı olmadıkça hiç kimsenin mesajını silmem. Şayet mesajınız yanlışlıkla silindiğini düşünüyorsanız tekrardan yazın.
7- Bana üroloji ile ilgili her şeyi sorabilirisiniz. Utanmayın ve sıkılmayın. Yeter ki sorularınız az öz ve kurallara uygun olsun.

SİTENİN AMACI, İŞLEYİŞİ ve YASAL UYARI

UROLOJİ HASTA ODASINA SORU SORMAK İSTİYORUM

İrtibat

 

 

Benimle iletişime geçmek için lütfen Hasta Soru-Cevap panelini kullanın.
İşlerimin yoğunluğu nedeni ile özel mesaj yazamıyorum. Her gün saat 16-17 arası hasta odasında sorularınızı cevaplıyorum. 

Hasta Soru-Cevap Paneli (Üzerini tıklayın)

http://www.dralihatay.com/hasta

 

 

Mizah

karikatur1 karikatur2 karikatur4
karikatur3 karikatur5

FIKRALAR

Göz Doktoru: 
– Su tablodaki harfleri okur musunuz?.. 
Hasta: 
– Siz bana okur musunuz?.. Benim gözlerim bozuk da.

___________________________________________________________________________________
Hasta, doktora derdini anlattı : 
– Sabahları bir türlü yataktan kalkamıyorum. Canım hiç çalışmak istemiyor. 
– Şikayetiniz bunlar mı? 
– Evet. 
– Bunun adı, tembellik. 
– Biliyorum, doktor. Ama patronuma hastayım demek için bunun Latince bir adı yok mu? 

___________________________________________________________________________________
Çok akıllı geçinirdi.Kapısında "ikinci kez gelen hastalardan yarım ücret 
alınır" yazılı doktora girdi.Gülerek : 
-Bakın doktorcuğum, yine ben geldim, hatırladınız mı beni?dedi. 
Doktor da güldü : 
-Tabii, hatırlamaz olur muyum? 
Eeee? Muayene etmeyecek misiniz? İlaç vermeyecek misiniz? 
Hayır gerekmez…Geçen gelişinizde verdiğim ilaca devam edin… 

___________________________________________________________________________________
Sarışın kucağında bir bebek ile eczaneye girip, 
"Bebeği tartmak istiyorum" deyince eczacı : 
"Efendim bebek tartımız bozuk. Onun için anneler bebeklerini kucaklarına 
alıp büyük tartısına çıkıyorlar. Sonra ben bebeği kucağıma alıp anneyi bir 
daha tartıyorum. Aradaki farktan da bebeğin ağırlığını buluyoruz" demiş . 
Kadın "Hay aksi şeytan" deyip kapıya doğru yürüyünce eczacı: 
"Ne oldu efendim?" diye sormuş, sarışın: 
– Ben bu bebeğin annesi değilim ki, teyzesiyim. Gidip de anneyi getireyim bari… 

___________________________________________________________________________________

Çekici bir genç kadın, çok zayıf bir bebeği doktora kontrole götürür.Bebeğe bakan doktor :
-Bu çocuk iyi gıda almıyor, der ve kadına dönerek:
-Lütfen soyununuz, diye rica eder.
Soyunan kadının, göğüslerini iyice kontrol ettikten sonra doktor :
-Düşündüğüm gibiymiş hanımefendi der, sizin hiç sütünüz yok.
Kadın :
-Tabi olmaz doktor bey, der.Ben çocuğun teyzesiyim…

___________________________________________________________________________________

Doktor hastasına o güne değin yapılan tahlillerin sonuçlarını
açıklamaktadır; 
-Size bir kötü, bir de daha kötü haberim var… Önce kötü haberi vereyim. 
Test sonuçlarına göre 24 saatlik ömrünüz kalmiş. 
Adam yıkılır ve doktora dönüp : 
"Hayır olamaz. Buna inanamıyorum. Fakat, fakat bundan daha kötü bir haber olamaz ki? 
Doktorun yanıtı kısa olur : 
-Dünden beri size ulaşmaya çalışıyorum .

___________________________________________________________________________________

Doktor beni morga mı götürüyorsunuz ?.. 
– Evet. 
– Ama ben daha ölmedim ki… 
– Olsun biz de daha gelmedik zaten…

___________________________________________________________________________________

Üç yaşlı adam doktorda hafıza testindedirler. Doktor ilk yaşlı adama sorar:
-Üç kere üç kaç eder?
-274..? yanıtını alınca doktor üzgün bir şekilde
ikinci yaşlı adama döner:
-Şimdi sizin sıranız. Üç kere üç kaç eder?
-Salı..? 
Doktor artık iyice ümitsiz şekilde üçüncü yaşlı adama döner:
-Evet, şimdi de sizin sıranız üç kere üç kaç eder?
-Dokuz..? 
cevabını sevinçle karşılayan doktor 
-Bu harika, nasıl buldunuz? der. Üçüncü yaşlı adam sakince:
-Oh, çok kolaydı. Sadece 274 ten salıyı çıkardım.?

_________________________________________________________________________________

Eski deyimle basur (yeni ve bilimsel söylenişiyle hemoroit) çekenler bilir, çok ıstırap veren bir hastalıktır. Adamcağız da hemoroitten öyle çekmiş ki…Derken biri Kahve telvesi sür deyince, bir yerlerden kahve bulmuş.Bol bol koyup pişirmiş.Sonra da avuçladığı gibi sürmüş.Sürmüş ama…Ağlaya sızlaya doktora koşmuş. Soyunmuş, eğilmiş.Doktor da eğilmiş, bakarken…Hasta sormuş : 
-Ne var doktorcuğum? Ne gördün?
-Vallahi iki vakte kadar bir yol görünüyor.Birde uzun boylu birinden toplu para alacaksınız.Haaa Bir de mektup var.

__________________________________________________________________________________

Kadının beşinci kocası ağır hastalanmış.Adam korkunç ağrılar içinde kıvranırken kadın telaşla söylenmiş : 
-Hemen gidip bir doktor çağırayım!
Kocası : 
-İyi ama, demiş, bari doğru dürüst bir doktor çağır.İyi bir doktor olduğundan emin misin?
Kadın : 
-Emin olmaz olur muyum, demiş.Ölen kocamı da aynı doktor tedavi etmişti!…

___________________________________________________________________________________

Adam karısı ile birlikte doktora muayene olmaya gider. Muayene biter ve doktor odasından çıkarak kadının yanına gelir ve Kocanızın ölmemesini istiyorsanız şu kağıda yazdıklarımı uygulayacaksınız der: 
1- Sabahları güler yüzle güzel bir kahvaltı hazırlayın ve ise mutlu gitmesini sağlayın 
2- Öğleleri eve geldiğinde güler yüzle karşılayın ve güzel bir öğle yemeği ile takdir edildiğini hissettirin, böylece günün geri kalan kısmını da iyi geçirmesine yardım edin. 
3- Akşamları eve geldiğinde yemek özellikle güzel olmalı. Eve gelince eline bir kadeh içki verin dinlenmesini sağlayın. 
4- Onun gönlünü hoş edin 
– "Eğer bu dediklerimi harfiyen uygularsanız kocanızın sağlık yönünden hiçbir problemi olmayacak" der doktor. 
Eve geldiklerinde adam karısına sorar, 
– "Ne dedi doktor sana?" 
– "… ölecekmişsin.

___________________________________________________________________________________

Temel doktora gitmiş. 
– Hastayım doktor, çok hastayım, vücudumun her yeri ağrıyor, nereme dokunsam sızım sızım sızlıyor,dökülüyor. 
Doktor: 
– Nasıl hastalık o, tüm vücudunu saran, ağrıtan? 
Temel parmağının ucuyla kafasına dokunmuş. 
– Ay ay ay… 
Sonra göğsüne parmağını basmış ve yine acıyla bağırmış. Sonra beline, yine acıdan allak bullak olmuş, sonra bacaklarına… Temel parmağını neresine dokundursa ağrıyla irkiliyormuş… Doktor daha fazla dayanamamış. 
– Ver bakayım şu elini, demiş; Bak oğlum senin parmağın kırık..

___________________________________________________________________________________

Çok şişman bir adam, çok şöhretli bir doktora gidiyor, konu zayıflama.
Doktor, bir hafta kullanmak üzere, isimsiz bir hap veriyor kendisine. İlk kullandığı gece, uyur uyumaz rüya görmeye 
başlıyor adam. 
Bir saray içinde, etrafında onlarca cariye, sabaha kadar bir onla, bir bunla sabah uyandığında, kan ter içinde.
Her gece aynı şey, bir haftanın sonunda bütün fazla kilolar atılmış durumda.
Günler sonra yolda şişman bir arkadaşına rastlıyor ve tabi, nasıl kilo verdiği soruluyor. Arkadaşı anlatıyor, doğru doktorun yanına, aynı tedavi. 
İlk gece,adam rüyasında bir sarayda. Etrafında onlarca adam, bir o yatırıyor adamı,bir bu. Hele en son gelen bir zenci var ki, adamı mahvediyor.
Üçüncü gün sonunda adam dayanamıyor ve telefon ediyor doktora. Neden arkadaşı ile kendi rüyalarının farklı olduğunu öğrenmek istiyor. Doktor biraz düşündükten sonra soruyor:
"Siz hastaneye mi gelmiştiniz, muayenehaneye mi?"

___________________________________________________________________________________
Okulun en iyi hocası, anatomi dersine ilk kez giren öğrencilerine; 
"Tıpta iki önemli şey vardır" demiş, "İlki, hiç bir şeyden iğrenmeyeceksiniz!"Bunu söyledikten sonra işaret parmağını önündeki kadavranın makatına sokmuş, şöyle bir karıştırıp çıkarttığı parmağını hop diye ağzına sokmuş ve emmiş. Ardından öğrencilerden de aynısını yapmalarını istemiş. 
Genç tıp öğrencileri, kızara bozara aynı şeyi teker teker yapmışlar. Bunun üzerine Hoca öğrencilerine dönüp; "İkinci önemli şey ise çok dikkatli olmaktır" demiş ve eklemiş, "Mesela ben demin hastanın makatına işaret parmağımı soktum ama orta parmağımı emdim!"…

___________________________________________________________________________________

Bir kalp doktoru ölmüş
Cenaze töreninde güllerden dev bir kalp,kalbin ortasına 
tabutunu yerleştirmişler…Herkes doktorla ilgili anılarını anlatmış,ona son 
vazifelerini yapmışlar,tabut kapanmış,güllerden kalp şeklinde bir çelengi üzerine koymuşlar ve defnetmişler…
Bu hüzünlü tablo yaşanırken kenarda kıkır kıkır gülen adama sormuşlar,gülme nedenini…Sormayın demiş…Ben jinekologum kendi cenaze törenimi düşünüyorum da….!

 

YAZILAR


DOKTORLARA BUNLARI YAPINIZ:
1. Eğer bizi kahve makinesinin başında ya da sigara molasında yakalarsanız muhakkak hastalıklarınızla ilgili bir soru sorun. Bizim dünyada zevk aldığımız tek şey tıptır ve molayı sizin sorularınızı yanıtlamak için verdik. 

 

 

 

2. Evdeki ilaçlarınız iyi gelmiyorsa hemen bizi telefonla arayın.Telefondan teşhis koymak gibi müthiş bir yeteneğimiz vardır. 

3. Ayaküstü, merdiven aralığında, kapı arkasında veya asansörde karşılaştığınızda hemen oranızın buranızın ağrıdığını anlatmaya başlayın, biz her an sizi düşünürüz ve zaten asansöre de hastalarla karşılaşabilmek için bineriz. 

4. Gazete okuduğunuz asparagas tıp haberleri hakkında doktorları her fırsatta sıkıştırınız, çünkü gazeteciler her zaman tıp konularını doktorlardan daha iyi bilirler, güncel takip ederler ve her yazdıkları doğrudur. Böylece doktorun bilgisizliğini ve açıklarını yüzüne vurma fırsatını yakalamış olursunuz. 

5. Doktorlar sinirsiz insanlardır, hatta insan değil robotturlar, yorulmaz, uyumaz, tatil yapmaz ve sinirlenmezler. İstediğiniz kadar, hatta sonsuza kadar soru sorabilirsiniz, hatta sorduğunuz soruların cevaplarını dinlemek bile zorunda değilsinizdir, doktor önceki soruya cevap vermekteyken, yeni soru sorabilirsiniz, doktor buna hiç alınmaz. ÜSTELİK, doktora sorduğunuz ve cevabını aldığınız konuda doktorun dediklerini uygulamak zorunda bile değilsiniz, ama iyileşmediğinizde doktorun dediklerini uygulamadığınız halde doktora HESAP SORMA hakkınız vardır. 

6. Bize kolay kolay teşekkür etmeyin. Nasıl olsa karşınızda bir köle var. 

7. Doktor olurken nasıl olsa HİPOKRAT YEMİNİ ettik ya, doktorları kızdırsanız bile onlar size sonsuza kadar köle gibi hizmet etmeye mecburdurlar. Hakaret edebilirsiniz, üstüne yürüyebilirsiniz, şikayet edebilirsiniz, sağda solda aleyhinde konuşabilirsiniz, ama işiniz düştüğünde hiç çekinmeden yine kendinizi ellerine teslim edebilirsiniz, ne de olsa hipokrat yemin 
etmişlerdir. 

8. Doktorlara danışmadan kendi kendinize her türlü tedaviyi yapabilirsiniz, hastalığınız daha da kötüye gittiğinde doktor sizi her 
durumda kurtarır, sorun değil. 

9. İlacın acı olduğundan veya iğnenin yaktığından dolayı doktora kızmakta serbestsiniz, çünkü sizi doktor hasta etmiştir ve ilacın tadını doktor ayarlamıştır. 

10. Verilen ilaç "kanser yapar mı?" diye sorunuz. Çünkü doktor sizi kasıtlı olarak kanser etmeye çalışmaktadır. Hamileyseniz verdiğiniz ilacın çocukta bir sakatlık yapıp yapmayacağını doktora sorun, çünkü doktor sizin sakat bir 
çocuk doğurmanızı istemektedir. 

11. Doktorlar tüm dünya tıbbını bilirler, cildinizdeki kaşıntıyı beyin cerrahına rahatça danışabilirsiniz. Sadece karşılaşmış olmanız yeterlidir, uzmanlık alanı diye bir kavram tamamen palavradır. 

12. Doktorun evine telefon ederek, doktor evde yokken eşine hastalığınızla ilgili soru sorabilirsiniz, mutlaka bilecektir, doktor eşidir ya, bilir.
___________________________________________________________________________________________ 

İYİ BİR DOKTOR NASIL OLMALI? 

1)İyi bir Doktor “mecburi hizmet anısı anlatmaz.

2)İyi bir Doktor organ ticareti yapmaz..Yani kendi beyni Amerika ‘da aylık 7.000 USD değer görsede burada 500 USD için kalır.

3)İyi bir Doktor uzaktan teşhis uzmanıdır.Gizli kameralı taciz suçlamalarına karşı uyanık olmalıdır.

4)İyi bir Doktor ,iyi bir dil uzmanıdır.Hastaların duyduğu “ Böcüklerim ıcışıyor…Döşüm gıpraştı..

Gıllıklarım bıngıldıyo..göynüm dönüyor ..Başım fırlanıyor….” gibi cümlelerden teşhis koyar.

5)İyi bir Doktor sık nöbet tutar.Nöbette hastalarının askerde nöbetten nasıl yırttıklarını dinler.

6)İyi bir Doktor evlenmez.Evlenirse de Doktorla evlenmelidir.Kapıya bırakılan notlarla görüşülür,hal yoktur,zaman yoktur,uyumak daha zevklidir.

7)İyi bir Doktor hayata toz pembe bakar.Erken teşhisi ve başarılı müdahalesi sonucu kurtulan hastanın “Vay be yaşanacak ömrüm varmış” sözüne içerlemez.

8)İyi Doktor ,iyi müzisyendir..Onca inlemeden sonra buna ihtiyacı vardır.

9)İyi Doktor politika yapmaz.Hademe Hıdır ondan üstündür.İlkokul mezunlarının milletvekili olması düz mantıktır.Bu ülkede Doktor olmak dümdüz mantıktır.

10)İyi bir Doktor arkadaşsızdır.İş bitikten sonra arkadaşına koşan Doktor;”Ya iyi ki geldin şuram ağrıyor,buram ağrıyor” sorularına maruz kalınca ”Acaba beni bunun için mi seviyorlar” diye düşünmeden duramaz.

11)İyi bir Doktor hiyeroglif uzmanıdır.Yazdığı reçete eczacıyla arasında bir şifre gibidir.İlaç dozaj arasında iki notasyonla eczacıyla mektuplaşabilir,hal hatır sorabilir.

12)Aslında hiç merak edilmemelidir.Türkiye'deki bir Doktor,dünyanın bütün Doktorlarından iyidir.

Doktorluk teoriyle değil pratikle olur. Bizim bir intern’ün bulaştığı vaka sayısı bile bir doçent’in baktığı vakalardan fazladır.
_________________________________________________________________________________ 

DOKTORUN FERYADI

Beni,
Zamanlı zamansız 
telefonla arayan
Gerekli gereksiz
Ayıp kayıp şeyler soran
Uykudan fırlatan
Çorbamı soğutan
Tıraş köpüğümü yüzümde kurutan
Sinirimden kudurtan
Çok sevdiğim
Hastalarım, dostlarım
Ayol bende bir insanım
Eğer siz de öyleyseniz
Gelin anlaşalım:
Telefon edecekseniz
Sabah on'dan akşam yirmi'ye kadar
On saat eder 
Edin edebildiğiniz kadar
Sorun soracağınızı:
Zifafta ne yapacağınızı
Perine'nin tarifini
Doktorun en arifini
İdrardaki yanmayı
Nişanlıya kanmayı
Fabrikanın amirini
Bekaretin tamirini
Beldenizin hancısını
Adetlerin sancısını
Gurbetteki kocanızı
Makattaki acınızı
Sorun Allah aşkına
Döndürdünüz şaşkına!
Üzdüm sizi gocunurum
Boynum büker, acınırım
Telefonum emrinizde
Etmezseniz gücenirim.
Dr. Erdinç Köksa

_________________________________________________________________________________ 
TIP DUVAR YAZILARI
-Anatomi bilmeyen cerrahlar köstebeklere benzerler; her ikiside arkalarında toprak yığını bırakırlar.
-Bütün mantarlar yenir ama bazıları hayatta bir kez…
-İyi cerrah nasıl ameliyat edeceğini, akıllı cerrah ise kimi ameliyat etmeyeceğini bilir.
-Doktorun hatasını toprak, mimarın hatasını sarmaşıklar örter.
-İlaç ile zahirin ayrımını DOZ belirler.
-Aksi ispat edilene kadar her ilaç SUÇLUDUR!!
-Hiç kimse duymak istemeyen kadar sağır değildir.
-Göz medeniyetler yapar, medeniyetler göz yapmaz.
-İnsan hayatı beş bölümdür; çocukluk, ergenlik, yetişkinlik, yaşlılık ve "maşallah iyisin çağı" 
-Küçük cerrahi yoktur, küçük cerrah vardır

___________________________________________________________________________________
SORULAR CEVAPLAR
 Kocam külot yerine boxer don giyerse hamile kalma olasılığım artar mı?
Evet ama hiç bir şey giymezse daha çok şansınız olur.

Tam olarak ne zaman hamile kaldığımı nasıl bilebilirim?
Yılda bir kere seks yaparak.

En sık karşılaşılan aşerme hangisidir?
Erkekler için, hamile olanın yerinde olma isteği.

Ben ve kocam çok çekiciyizdir. Eminim bebeğimiz de reklamlara çıkmak
için yeterince güzel olacak. Bu konuyla ilgili olarak kiminle bağlantı
kurabiliriz?
Terapistinizle.

Kusmalarımın hamileliğin sabah bulantılarından mı yoksa grip olduğumdan
mı kaynaklandığını nasıl bilebilirim?
Eğer gripseniz iyileşirsiniz.

Hamile kaldığımdan beri göğüslerim ve hatta ayaklarım bile büyüdü.
Hamilelikte küçülen bir şey var mı?
Evet, mesaneniz.

Hamile kaldığımdan beri kızarmış soğan halkaları olmadan yatağa giremez
oldum. Bu aşerme normal mi?
Onlarla ne yaptığınıza bağlı.

Hamileliğim ilerledikçe, yabancılar bana daha çok gülümsemeye başladı.
Neden?
Çünkü onlardan daha şişmansınız.

Hamileliğin son zamanlarındaki seks, hangi şartlarda doğumu başlatır?
Eğer seks, kocanız ve başka bir kadın arasında olursa.

Karım doğum yaparken benim bekleme odasında bulunmamın gereği var mı?
"Nafaka" kelimesi size bir şey ifade etmiyorsa, hayır.

Doğum hemoroit sebebi olabilir mi?
Doğum, bahane bulmak istediğiniz her şeyin sebebi olabilir.

Anne sütünü saklamak için en uygun yer neresidir?
Göğüsleriniz.

Meme pompalarının güvenli bir alternatifi var mı?
Evet, bebek dudakları.

Bir bebeğin dişli doğması ne anlama gelir?
Bebeğin annesinin bebeği emzirme ile ilgili planlarını tekrar gözden
geçirmek isteyebileceği anlamına.

Bebeği sütten ne zaman kesmek gerekir?
Dişleri çıkmaya başladığında.

Kavrama refleksi nedir?
Taze annenin memelerini gören taze babanın reaksiyonudur.

Bir anne emzirirken hamile kalabilir mi?
Evet ama, önce bebeği memeden ayırıp uykuya yatırırsanız işiniz daha
kolay olur.

Atılan çocuk bezlerine ne oluyor?
Kimyasal bir savaş durumunda kullanılmak üzere Orta Batı'da bir siloda
toplanıyorlar.

Kolik ağrıları nedir?
Taze anne-babaya doğum kontrolünü hatırlatan şey

Porno ve Genelev

Porno ve zararları
Seks görüntüsü içeren cinsel sahneleri televizyon, sinema ve internet gibi medya araçlarıyla seyretmektir. Pornografi sahnelerinde seks öğeleri açıkça gösterilir. Erotik sahnelerde ise seks ögeleri gösterilmez ama  insanı şehvete getirecek her türlü metot kullanılır. Pornografi bazı ülkelerde yasaldır. Türkiye de ise yasal olmayıp mahkeme kararı ile bu siteler kapatılmaktadır.

İnternetin %12 si pornografik öğeler barındıran seks siteleridir. Porno bağımlılığı her yaşta görülmekte olup, gençler arasında daha yaygındır. Bazı gençler günde 3-4 saat porno seyretmektedirler. Bazı çalışmalarda ve yapılan istatistiklerde kızların da porno bağımlısı olabildikleri görülmektedir.

Erkeklerin çoğu pornoyu mastürbasyonda uyarıcı olarak kullanır. Hem porno hem masturbasyon sonucunda suçluluk duygusu, utanma, pişmanlık ve aşağılanmışlık duygusu gibi acıları çekerler.

1- Porno Seyretmenin tıbbi sakıncaları:
Bilimsel çalışmalar pornografi izleyen bireylerin, beyinlerindeki gri maddenin küçüldüğünü göstermektedir. İnsanların beyni sonradan mı küçülüyor yoksa beyni küçük olduğu için mi porno seyrediyorlar tıp bunun cevabını verememektedir. Küçülen beyin kişinin şahsiyetini bozmakta ve bilinçli karar verme yeteneğini engellemektedir. Bu araştırmaların sonucunda pornoculuğun bir cinsel sapıklık olduğu kabul edilmiştir. Pornografi cinsellikle ilgili olmayıp bağımlılık yapan bir sapıklıktır. 

2- Psikolojik değerlendirme:
Porno bağımlıları normal hayatındaki cinsel uyarılar ile tatmin olamadıklarından pornodan medet umarlar. Bu bağımlılık mutsuzluk, isteksizlik, bitkinlik, hayattan zevk almama, karşı cinsle ilişki kuramama gibi sonuçlar doğurur.

Porno filmler de artistin 20-25 cm lik penis ve saatlerce süren ilişkide boşalmaması porno izleyen insanların kafasını karıştırır. Kendi penis boyu ve boşalma süresini istemsiz olarak kıyaslar ve tabii ki sonuç hüsran olur, bu durum psikolojiyi etkiler ve moral bozulur. Cinsel organdan ve cinsel zevklerden soğuma başlar.

Bu gibi durumlar, penisini uzatmak için olmadık çarelere başvuran insanları göstermektedir. Ayrıca, porno bağımlısı kişiler olmayan bir erken boşalma için endişeye kapılabilir.

Porno seks filmlerdeki hileler:

– Bu filmlerde özel sertleştirici iğneler kullanılır. Bu iğnelerin en büyük yan etkisi ilerde ereksiyon sorunu yapmasıdır. Porno Artistler para için bu işe razı olmaktadırlar. Halbuki ileride penis sertleşmesi olacağını bilseler bu filmlerde rol bile almayı düşünmezler.

– Boşalma süresinin uzun olması film eklemeleri sonucunda olur. Her boşalma ayrı ayrı sanki olmamış gibi ilk filme eklenir.

– Penis büyüklüğü de film çekim metotları sayesinde olmaktadır. Mesela Guliver cüceler ve devler ülkesinde filmlerini seyrettiyseniz, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Orada insanlar dev gibi veya parmak kadar gösterilebiliyor. Türk filmlerinde de bu hileler kullanılmıştır. Mesela Cüneyt Arkın'ın oynadığı Battal Gazi filminde Cüneyt Arkın beş oku bir yay ile atıyor ve 5 kişiyi öldürüyor. Sanki güdümlü ok..

Buna inanmayanlar pornodaki kurgu ve abartıya inanabilirler. Bazen gerçekten büyük penisli artistler rol alabilir. Ama bunların penisi elbette atletik yapılarına, bünyesine göre büyük olabilir ve belirli kimselerdir. Mesela yapısal olarak zencilerin penisi daha uzundur.

3- Ahlaki ve Sosyal Değerlendirme:
Pornocular bu işin bağımlık olduğunu, alışkanlık yaptığını ve zararlı olduğunu bilirler. Her bağımlı gibi suçluluk ve pişmanlık duygusu içerisinde olurlar. Bunlarda ileride depresyon, sinir hastalığı, takıntı, stres gibi kalıcı hastalıklara neden olur. Bu filmler gençlere seksi özendirirken erken hamilelik, AİDS, belsoğukluğu gibi bulaşıcı hastalıklar, homoseksüellik gibi sapıklıkların sakıncalarından bahsetmemektedir. Sigaraların üzerine bile "Sigara öldürücüdür" yazmayı mecbur kılan hükümetler; bu filmlerdeki zararları maalesef açıklayıcı bilgi sunmamaktadırlar.

Porno insanların zamanlarını, yeteneklerini ve kaynaklarını tüketirler ve kendi karanlık, küçük porno dünyalarında tutsak eder.

Daha ileride Porno düşkünlüğü, aile içi cinsel ilişki, şiddet, teşhircilik ve diğer seksle ilgili suçlara neden olmaktadır. Hatta bazen intihara dahi sürükler. Aile bağı kopmuş kariyeri, saygınlığı kaybolmuş bir tip haline getirir. Porno iyi bir adamı alıp onu yürüyen bir ölüye çevirir. (Zombi)

4- Dini Sakıncası:
Kuran-ı Kerim'e göre porno gibi filmler seyretmek haramdır.
Allah(cc) Teâlâ şöyle buyuruyor: 
"(Ey Resûlüm), Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan beri alsınlar ve ırzlarını zinadan korusunlar. Bu kendileri için daha temizdir. Muhakkak ki Allah(cc), onların bütün yaptıklarından haberdardır"
Nur suresi Ayet 31
Peygamber Efendimiz de (A.S) harama bakış konusunda şöyle buyurmuştur: 
-”Yâ Ali! Arka arkaya bakma! İlk bakış senin için bağışlanmış ise de, fakat ikincisi senin değildir. Bakışı sürdürmeye hakkın yoktur” 
-Câbir bin Abdillah (RA): ‘Resûlullah’a (A.S) ansızın bakışı sordum. Bana derhal gözümü çevirmemi buyurdu.
Avret sayılan uzvun açılması ve bakılması, kimden olursa olsun haramdır ve günahtır. Ancak haramlık ve günah en mahrem noktalara yaklaştıkça artar ve ağırlaşır. (Fetâvây-i Hindiyye V/288; Dürer Hâsiyesi Abdülhalîm I/199)

5- SONUÇ ve ÇARE:

Porno filmler; film çekimlerinin bir yan dalı olup artık sektör haline gelmiştir. Porno seyretmeyi bir ihtiyaç gibi gösterip bu sektöre kan pompalanmaktadır. Zararı bilinse de bu sektörle mücadele etmek zordur. Artık Batı ülkelerinde de porno; cinsel bir sapıklık olarak kabul edilmekte ancak cinsel özgürlük adına bir şey yapılamamaktadır.

Maalesef sadece çocuk pornoculuğunu yasaklıyorlar ve çocukları pornodan uzak tutmaya çalışıyorlar. Küçük yaşta interneti kullanan çocuk porno ile erken yaşta tanışıyor. İleride kendisini bekleyen tehlikelere aldırmadan bir uçuruma doğru yol alıyor.

Bu nedenle artık aileler televizyon ve bilgisayarlara site engelleyici programlar kurmaktadırlar. Porno çocuklar ve gençler için bir tuzaktır. Çocuklarımız gençlerimizi yetişkinlerimizi bu tuzaktan korumalıyız.

Elbette eğitim şarttır. Çocuklara doğru cinsel bilgiler verilmeli, cinsel sapıklıkların, pornonun zararları anlatılmalıdır.

Aile; Hiç bir zaman çocuğu azarlamamalı yapmış olduğu bir yanlıştan dolayı kınamamalıdır. Doğru yolu, doğru olarak göstermek ebeveyninin en önemli vazifesidir. Boş zamanlarını ailesine ayırmak, arkadaş veya akraba gezileri gibi sosyal aktiviteler, hobi, müzik, sinema veya sanat gibi aktiviteler veya spor ile uğraşı çocuğun zararlı şeylere yönelmesini engellenmektedir. Çocuklara sosyal hayatı öğretmeli, onları meşgul edecek hobiler bulunmalıdır. Onların genç beyinlerini ve düşüncelerini işgal eden, medyanın olumsuz etkileri ile beynini harap edecek zararlı yayınlardan uzak tutmalıyız. Şayet böyle bir bağımlılık varsa psikiyatri uzmanından yardım alınmalıdır.

Genelev Gerçeği

Genelev erkeklerin şehvetini tatmin için para karşılığında kadınlarla ilişkiye girdiği yerlerdir.
Randevu evleri daha özel yerlerdir. Ama sonuçta amaç aynıdır.
Burada kadınlar bedenlerini para karşılığında satarlar. Tabi ki bedeninin belirli bölgelerini. Mesela genelevde kadın göğüslerini ve dudaklarını, kalçalarını pazarlık dışında tutar.

Genelevin diğer isimleri: Aşağı mahalle, Kırmızı Fener, koltuk, kerhane, umumhane, fakülte, Hollanda Amsterdam da Red Light District denen mahalle vardır.

Buralarda hiçbir kadın kendi isteği ile çalışmaz. Kadınlara senet imzalatılır böylece ekonomik bağımsızlığı elinden alınır. Uyuşturucu ve alkol alışkanlığı ile maddi ve manevi bağımlılık sağlanır. 
İnsanlık ve kadın onurunun hiçe sayıldığı, ayaklar altına alındığı yerlerdir.

Genelevlerin patronu bir kişi gözükse de aslında devlete vergi veren işletme müesseselerdir. Meşhur Genelev patroniçesi Matild Manukyan (Ermeni) yıllarca Türkiye vergi şampiyonu olarak birçok meşhur firmaları, holdingleri sollamıştır. Yani onlardan daha fazla kazanmış ve bu kazancını vergi olarak devlete ödemiştir.
Bu durumdan devlet nasıl faiz, kumar gelirinden memnunsa gelen bu fuhuş parasından da memnundur.

Devlet genelev kadınlarını kayıt altında tutmak için onlara vesika vermektedir. Vesika ticari taksi plakası gibi sayısı bellidir. Türkiye de sayısı 3000 civarındadır. Yani çalışan kadın sayısı 3000 civarında olup bu sayı artmaz, eksilmez. 1968 yılında baş rolleri Türkan Şoray ve İzzet Günay’ın oynadığı "Vesikalı yarimim" filmi, Türkiye de genelev sorununa parmak basmış olsa da yeterli değildir.
Birde 1967 yılında Sadri Alışık’ın ve Fatma Girik’in oynadığı ‘Kız kolunda damga var’ filmi aynı amaçla çekilmiştir. Bununla ilgili birde şarkı olmalı.
Zannederim o zamanlar genelev kadınlarının koluna damga basılıyor,aynı hayvan damgalar gibi damgalanıyormuş. Kadınların ne derece aşağılandığı bir gerçektir. 

Genelevlerin gerekli olduğunu savunanların fikirleri genellikle şunlardır:
1- Genelev olmazsa tecavüzler çok artar. Bunun hakkında bilimsel bir çalışma yapılmamıştır. Sadece fikirdir. Bugün genel ev olmayan birçok şehirde tecavüz olayları artmamaktadır. Tecavüz bir ruh hastalığıdır. Genelev olsa da olmazsa da tecavüz olacaktır.
İnsan güdülerini kontrol etmesini bilmelidir. Kontrol edemiyorsa hayvanlardan farkı yoktur.

2- Genel evlerde kadınlar devamlı kontrol edildiği için cinsel yolla bulaşıcı hastalıklar kontrol altına alınır. Bu da doğru bir şey değildir.
Buradaki kadınlar üç ayda kontrol ediliyor, belki de ayda bir. Fakat şu bir gerçek ki cinsel yollarla bulaşan hastalıkların çoğu genel evlerden kapılıyor. Çünkü kadın hastalığı kaptığı andan itibaren 1 ay süre ile bulaştırıcıdır. 
Bir erkekle yattıktan sonra güzel temizlenmeyen bir kadın 10 dakika sonra başka bir erkekle yatarsa (ki çok defa böyle oluyor) hastalığı 2 ci erkeğe doğrudan bulaştırır.

3- Genelev olmazsa kadınlar bunu açık pazar halinde yapar iş kontrolden çıkar: Doğru bir şey değildir. Polis ve ahlak zabıtalarının müdahale ettiği bir yerde fuhuş artmaz. Devlet tarafından göz yumuluyor ondan dolayı fuhuş artıyor.

Genelevleri savunanların dayandığı noktalar bunlardır. Devlet vergi geliri için göz yumduğu genelevlerin sakıncalarını görmezden geldiği, üzerinde durmadığı nokta budur. Böylece genel evlerde birçok gencin hayatı kararmaktadır.

Erkekler neden geneleve gider?
1- Gençlerin birbirini "Milli olmak" amacı ile teşvik etmeleri.
2- Ergenlerin yeni bir kimlik arayışı ve cinsel kimliğini bulma isteği.
3- Evli erkeklerin evlerinde aradığı mutluluğu genelevde bulacağını zannetmesi.
4- Merak. Nefsine uymak.
5- Sertleşme sorunu olanların acaba başka bir kadında denersem sonuca ulaşır mıyım merakı.
6- Ergenlerin erkekliğini ispatlamak için mutlaka gerekli olduğunu zannetmeleri.
7- Zevk ve şehvetinin çok olduğunu ve geneleve gitmenin çare olduğunu zannetme.
8- Cahillik, genelevlerin zararının bilinmemesi. Bu müessesin devlet tarafından işletildiğinin düşünülmesi.Zararsız ve sakınca olmadığının zannedilmesi.
9- Arkadaşların "Evlenince başarılı olmasın" diyerek yanlış bilgi vermesi

Genelevler gitmenin sakıncaları ve zararları şunlardır:
1- Tıbbi Sakıncası: Genelevden bulaşan bir mikrop prostata yerleşirse prostat iltihabına dönüşür. Bu mikroplar çok dirençli ve verdiği zarar çok fazla olduğu için tedavisi zor ve çok uzun sürer. Şikayetler daha şiddetlidir. Başka bulaşıcı hastalıklar da olabilir. Bunlar frengi, AİDS, HPV dediğimiz virüslü sivilce, mantar, üretrit, klamidya enfeksiyonu dediğimiz penisin akıntılı hastalığı en sık görülenleridir.
Oradaki kadınlar temiz diyemeyiz. Daha önceki bir kişide hastalık varsa, kadın temizlenmeden (temizlense bile) ikinci bir kişi ile temas olması hastalığın bulaşmasına neden olur.

2- Psikolojik Sakıncası: Arkadaşları arasında milli olmak için gönderilen bir ergen orada geçireceği ruhi ve psikolojik travmayı ömür boyu  üzerinden atamayarak psikiyatri hastalığına neden olabilir. Bunlar psikolojik erken boşalma, sertleşme sorunları, aşağılık duygusu, güvensizlik sinir, stres, ruhi depresyon, ruhi deformasyon, hayal kırıklığıdır. Bu hastalıkların hepsi genelev kökenlidir. 
Çok defa evlilik hayatındaki cinsel hayatı hayal ederek giden kimseler aradığını burada bulamıyor ve hayal kırıklığına uğruyor. Kendi ailesi ile genelev kıyaslanır mı? Kadının aceleci olması, sertleşmeyi aceleye getirmesi, erkeklerden intikam almak amacı ile erkeği küçük görmesi, kişinin penisi ile dalga geçmesi bu psikolojik sorunları beraberinde getiriyor.
Aşağılık duygusu, mahcup olma, depresyon, çekingen olmak, güvensizlik kişide penis küçüklüğü takıntısı, erken boşalma, sertleşme sorunları olarak ortaya çıkar.

3- Ahlaki ve Sosyal Sakıncası: Burada çalışan kadınlar zavallılardır. Hepsinin annesi babası, kardeşi vardır ve istemeden bu yola düşmüşlerdir. Müşterisinin bir anlık zevki için kendini feda eden kimselerdir. Birilerinin kız kardeşi, anası halası, teyzesidir.
Hiç kimse anasının bacısının burada çalışmasını istemez. Peki, bu kadınların abisi, babası yok mu? Onlarda toplumun bir bireyi değil midir?

4- Kişisel Sakınca: Kişi sağlıklı bir düşünceyle bile genelevin sakıncasını mantığın da bulabilir.
Kalbinin derinliklerinde bu işin yanlış olduğunu bilir.
Birçok erkeğin el vurduğu bir et parçasına kendinin el vurması ve bundan zevk alması nasıl bir düşüncedir?
Bulaşıcı hastalık kapma riski (Aids gibi ölümcü hastalıklar dâhil), psikolojik hastalığa yakalanma riskini göze alarak, üstelik bunun için para vererek yapmayı hangi akıl hangi mantık hangi düşünce kabul eder?

5- Dini Sakıncası: Bu işlem zinadır. Allah yasaklamıştır. (İsrâ Suresi Ayet 32, Nur Suresi Ayet 2). Zina insanı helake (yok olmaya, Cehenneme) götüren ikinci büyük günahtır. Bilmeden gaflet ile yapılmışsa ahrette büyük cezası vardır. İnanan insanlar için böyledir inanmıyorsa,zaten mesele yoktur. Ama kendini samimi olarak İslam dininden kabul eden ve bunu his eden kimse İslamın emirlerine uymak zorundadır.
Bence geneleve gidip zina yapmanın en sakıncalı durumu budur. Allah'ın yasakladığı bir şeyi yapmak Allah' a ve peygambere savaş açmaktır. 
‘Ben seni Allah olarak tanımıyorum emirlerine uymuyorum’ demeye cesaret ister. Bir anlık zevk (zevk olsa bari) dünya ve ahreti kaybetmek akıl kârı değildir. Şahsen ben Allah'a savaş açmam/açamam, açacak olana da yol gösteremem. Bunun hesabından korkarım.

SONUÇ ve ÇARE:
Erkeklerde terbiye edilmemiş bu nefis, devlette bu ilgisizlik ve vergi hevesi oldukça genelev problemi devam edecektir.
Her insanda nefis vardır. Bu nefis kişinin hayatını idame ettirmesini sağlar. Yemek, içmek, soğuktan barınmak nefsin istekleri olduğu gibi neslini devam ettirmek nefsi de kendini cinsel birleşme ile gösterir. Çoluk, çocuğa, torun ve torbaya karışmak ister. Bu duygu insanın içgüdülerinde vardır.
Cinsel istek, nefis, zevk nesli devam ettirme güdüsü normal yollardan yapılmalıdır. Nesli devam ettirme cinsel yolla olacağı için cinsel hayatı meşru yollardan sağlamak gerekir. Bunun yolu dini ve ahlakî olarak evliliktir. Bu nedenle evlilik dışı ilişkiler dini, ahlakî olarak toplumda ve sosyal hayatta hoş karşılanmaz. 
Günümüzde evlilik yaşı ileri yaşlara kaymıştır. Bunun ekonomik ve sosyal birçok sebebi vardır. 25-30 yaşına gelen bir genç 
evlen(e)memektedir. Evlenmek için haklı olarak sosyal hayatını düzene sokmak istemektedir. (Ekonomik özgürlük, evlenmede seçicilik, meslek sahibi olmak, kariyer yapmak gibi.).  Peki bu gencin cinsel ihtiyaçları nasıl karşılanacak? Cinsel ihtiyaç aynı ekmek, su ihtiyacı gibidir. Bunların karşılanması gerekir.

Masturbasyon hakkındaki kitapçığıma şu linkten bakabilirsiniz:

http://www.dralihatay.com/soru-ve-cevaplarla-masturbasyon.html

Sonuç ve Tavsiyeler:
1- Her şeyin başı eğitim olduğu için gençleri bu hususta eğitmek gerekir. Aile, okul eğitimlerinde cinsel konular hakkında sağlıklı bilgiler verilmeli.
2- Ergenlik çağında çocuklara sahip çıkmalı. Yanlış yollara sapmaları önlenmeli.
3- Genelevlerin yukarıda saydığımız sakıncalarından bahsedilmeli.
4- Arkadaş çevresine dikkat etmeli.
5- Evlenmeleri hususunda teşvik etmeli, destek olmalı.
6- Çocuklara nefis terbiyesi, sabrı, tevekkülü öğretmeli.

Prostat Kanseri

1- Prostat Kanseri Genel Bilgi
2- Prostat Kanserinde Transurethral İğne Biyopsisinin Değeri. Op. Dr. Ali Haty'ın Uzmanlık tezi.

Prostat kanseri; prostat hücrelerin kendine buyruk, kontrolsüz şekilde çoğalmasıdır.
50 yaşın altında görülmesi nadirdir. Genellikle 70 yaşından sonra görülür. Yaş ilerledikçe sıklığı artar. Erkeklerde en sık görülen kanser çeşidi prostat kanseridir.

Yayılma yolları:
1- Komşuluk yolu ile çevresindeki organlara direk olarak yayılır.
2- Kan yolu; Kana karışan tümör dokuları başka organlar gidip yerleşir ve burada çoğalma yapar.
3- Lenf yolu. Vücudun lenf dolaşımı dediğim 2 ci dolaşımına karışarak yine başka organlara yayılır.

En sık yayıldığı yer akciğer, karaciğer ve kemiklerdir. Bu nedenle prostat kanserinin yayılıp yayılmadığını anlamak için bilgisayarlı tomografi, MR ve kemik sintigrafisi çekilir.

Prostat kanseri oluşum Nedenleri:

1- Yaşlanmada risk artar.
2- Ailesel nedenler.
3- Irksal nedenler: Zencilerde daha fazla görülmektedir.4- Hormonsal nedenler: Ergenliğe girmeden yumurtaları alınan yani kısırlaştırılan erkeklerde prostat kanseri görülmemektedir. Kadınlık hormonu olan östrojen hormonunun artması durumunda (karaciğer kanseri, yaşlılıkta erkeklik hormonunu azalması durumunda prostat kanseri görülmemektedir.Buradan çıkarılacak sonuç erkeklik hormonu dediğimiz Testosteronun artması prostat kanserine neden olmaktadır.
5- Beslenme durumu: Yağlı ve kolesterollü yiyecekler. Sigara kesin olarak nedenler arasında sayılmazsa bile bir olumsuz etkisinin olduğu tahmin ediliyor.

Prostat kanseri belirtileri:

Kanser çok defa ilerleyinceye kadar belirti vermez. Bu nedenle 50 yaşını geçen erkeklerin rutin olarak prostat muayenesi olması önemlidir.
Belirtiler idrar yolu tıkanıklığına bağlı belirtilerdir.
1- Sık idrara çıkma, İdrar yaparken zorlanma, kesik kesik idrar yapma, idrarda yanma, ağrı
2- İdrarda kan görülmesi
3- Bel, kalça ağrıları 
4- Kanlı meni.

Teşhis (Tanı)

1- Hastanın yukarıda sayılan şikayetlerin olması.
2- Kanda PSA testi (Prostat Spesifik Antijeni)
3- Prostat ultrasonu.
4- Parmakla muayene: uroloji doktorunun hastanın anüsünden parmak sokarak muayenesidir. Buna Tuşe Rektal denir. Prostat bağırsağın son kısmı ile komşuluğundan dolayı parmakla bu prostata ulaşmanın en kolay yoludur. Prostatın en kolay ve emin muayenesi budur. Bu muayenede prostatın büyüklüğü ve sert bir odak olup olmadığı tespit edilir. Günümüzde artık prostat ultrasonu olduğu için parmak muayenesi bu ultrason ile değerlendirilmektedir.
5- Ultrason. Hem prostatın hem de diğer organların ultrasonda incelenmesi kanseri yakalama bakımından önemli olabilir.
6- Tomografi ve Sintigrafi: Kanserin yayıldığı yerleri tespit etmede önemlidir.
7- Biyopsi: makattan girilerek özel bir iğne ile prostat dokusundan parça alınıp patolojide incelenmesidir.

Prostat Kanseri ve PSA (Prostat Spesifik Antijeni) ilgisi:
PSA, Prostat hücreleri tarafından üretilen bir enzim olup meninin sıvılaşmasında rol oynar.

PSA prostattan salgılandığı için PSA nın tespiti ve seviyesi hastalığın teşhisinde ve hastalığın gidişatını öğrenmede önemlidir.

Normla değeri 4 ng/ml dır. Son zamanlarda bu değerin 2,5 ng/ml kabul edilmesi ve bu değerin üzerindeki değerlerde biyopsi yapılması tavsiye edilmektedir. 

PSA hakkında bilinmesi gerekenler:
PSA nın kanser harici artması

1- Parmak muayenesinden sonra PSA artabilir. Bu artış 24 saat kadar sürer.
2- İdrar yoluna sonda koymak, sistoskopi yapmak gibi travmatik nedenler.
3- Prostat damarlarında tıkanmalar
4- Prostatın iltihapları.
5- Prostatın büyümeleri.

Aşırı yorgunluk, eksersiz, aşırı cinsel ilişki, masurbasyon PSA yı etkilemez.

PSA ile yaş arasındaki ilgi:
40 – 49 yaş : 0 – 2.5 ;
50 – 59 yaş : 0 – 3.5 
60 – 69 yaş : 0 – 4.5 ;
70 yaş ve üstü : 0 – 6.5 ng / ml

PSA nın tek başına cevap vermediği durumlarda şunlara bakılmalıdır:

1- PSA dansity: Serum PSA değeri / TRUS ile saptanan prostat hacmi 0.15 den küçükse kanser ihtimali azalır.
2- PSA artış hızı:  6 ay içinde 3 defa PSA ölçülür. Bu artış 0.75 den küçük olmalıdır.
3- Serbest PSA ile Total PSA 0.25 ten büyükse kanser ihtimali azalır.

Kanserin gidişatı hakkında bilgi vermesi: PSA 4 ng/ml den küçükse yayılmamış sınırlı kalmıştır.10 ng/ml den büyük organla sınırlı 50 ng/ml den büyük lenf yolu ile yayılmış kabul edilir.

Gleason Skoru:
İğne biyopsine kanser teşhisi konulduktan ve patoloji raporundan sonra, kanser hücrelerinin görünümü, içindeki çekirdeklerin büyüklüğü ve şekline göre üreme ve yayılım hızı hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlayan bir derecelendirme metoduna Gleasonn skoru denir:
Gleanson düşük: Kanser hücreleri daha yavaş gelişen ve yayılma kabiliyeti göstermeyendir.
Gleason Skor 2-4: Kanser hücrelerinin farklılaşma iyi.
Gleason Skor 5-6: Orta farklılaşma
Gleason Skor 7-10: Farklılaşma köyü, hızlı çoğalma ve yayılma kapasitede olan hücreler.

PROSTAT KANSERİ EVRELEMESİ
T1-T2 de kanser prostat bezinde sınırlı kalmıştır.
T3 de yakın dokulara da metastaz (yayılım) yapmıştır.
T4 de ise uzak organlara da yayılım vardır.
Eski ancak hala kullanılan bir sistem de ise:
Evre A ve B' de kanser prostat bezinde sınırlı kalmıştır.
Evre C' de yakın dokulara da metastaz (yayılım) yapmıştır.
Evre D de ise kemik gibi uzak organlara da metastaz yapmıştır.

PROSTAT KANSERİNDE TEDAVİ:
Tedavinin ne şekilde olacağında dikkat edilecek hususlar:
1- Hastanın genel durumu.
2- PSA yüksekliği.
3- Biyopsi sonucu: Gleanson skoru değerleri.
4- Kanserin devresi.

1- Sadece takip etme.
2- Radikal prostatektom
3- Radyoterapi: External Radyoterapi: Dışarıdan radyasyon ışınlarının verilmesi ile yapılır. Brakiterapi : Prostat bezi içine radyoaktif maddeler yerleştirilerek yapılan tedavi
4- Hormonal tedavi:     Cerrahi kastrasyon:Testislerin alınması veya içinin boşaltılması Medikal kastrasyon: Hormonlarla testisin testosteron üretimini engellemek.
5- Kemoterapi
6- Kriyoterapi

PROSTAT KANSERİNDE TRANSURETHRAL İĞNE BİOBSİSİNİN DEĞER


PROSTATIN ANOTOMİSİ:    
ÖNSÖZ VE GİRİŞ
Not: Op.Dr.Ali Hatay'ın Uzmanlık Tezidir (1985)

   Prostat kanseri genellikle 50 yaşın üzerindeki erkeklerde görülür ve yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar. Prostat kanserinin sebebiyet verdiği ölüm oranı; akciğer, mide-barsak kanserinden hemen sonra üçüncü sırayı alır. Bu bize durumun ciddiyetini gösterir. Prostat kanseri genellikle yavaş gelişip geç devrede semptom vermesi, hastaların büyük kısmının metastazlar belirdikten sonra müracaat etmesi sebebiyle teşhis ve tedavinin gecikmesine ve hatta bazen imkansız bırakmalarına neden olmaktadır.
        Prostat kanseri genellikle % 80 prostatın rektumdan tuşe edilebilen posterior bölgesinden belirti vermez, fakat rutin rektum muayenesi ile teşhis edilebilir. Bundan dolayı 45 yaşını geçmiş her miksiyon şikayeti olan hastaya rutin tuşe rektal yapılmalıdır.
          Şüphesiz tuşe rektalde şüpheli bir sertlik her zaman bir prostat kanseri değildir. Böyle bir şüphenin kesinleştirilmesi için başka teşhis vasıtalarına başvurulur. Buda Prostat iğne biobsisi ile doku örneği alarak ve histopatolojik bulgu ile kesin teşhis konulması ile olur. Biobsi kesin teşhis koydurmasına rağmen, negatif sonuç hiçbir zaman kanseri ekarte etmez. Bu bilgilerin ışığında bizde prostat kanserinin teşhisinde önemli yeri olan prostat Tru-cut iğne biobsisi ile çalışmalar yaptık ve sonuçları değerlendirdik.
         Bana çalışmalarımda yardımcı olan, ürolog olarak yetişmemi sağlayan, kendisini her zaman minnetle anacağım değerli şefim (Rahmetli) Sayın Op.Dr.Muhittin OKUMUŞ a teşekkür ve saygılarımı sunarım. Ürolojinin ön bilgilerini öğreten ilk şefim Sayın Op.Dr.Metin SÜER e ve şef muavini Sayın Op.Dr.Burhan BAĞATUR a Cerrahi rotasyonum sırasında yakın ilgi ve alakasını gördüğüm Sayın Cerrahi Şefi Op.Dr.Sait ÖNAL a saygılarımı sunarım. Meslekte olgunlaşmamı sağlayan tezimin hazırlanmasında her türlü yardımı yapan, yakın ilgisini gösteren, bana ışık tutan ikinci şefim Sayın Prof.Dr.Şevket TUNCER e sonsuz saygı ve teşekkürlerimi sunarım. Beraber çalışmalarımız sırasında gerek pratik gerekse teorik bilgisini bizden hiç esirgemeden, usanmadan ve bıkmadan veren Baş asistanım Sayın Op.Dr.Zeki ALTIPARMAK a ve Klinik Baş asistanı Sayın Op.Dr.İhsan DEMİRKOL a en derin sevgi ve teşekkürlerimi sunarım.

Prostat erkeklerde urethranın ilk kısmını çevreleyen bir organdır. Mesane kollomu ile trianguler ligamentin arasında olup yetişkinde yüksekliği 20-25 mm kaidesinde ön-arka çapı 25mm ve enine çapı 40mm civarındadır. Ağırlığı 20-25 gramdır. Şekerli koniye benzer. Bir tabanı, apeksi, posterior anterior ve iki inferioreteral yüzü vardır. Tabanı: Mesane yüzüdür. Enine bir çıkıntı ile ön ve arka iki parçaya ayrılır. Ön parça mesane ile komşu olup, önünden ürethranın prostatik parçası geçer. Arka parçada prostatik isthmusu yapan bir oluk bulunur. Bu oluk içerisinde Duktus Ejeculatorius bulunur.  Apeks: Perine uro- genital diafrağması üzerinde, prostatoperineal Fasyanın ve rektumun önünde, anüsten itibaren 3-4 cm öndedir. Arka yüz: Konveks ve arka aşağıya bakar. Dikey bir oluk gösterir, prostadı iki yan parçaya ayırır. Rektum ile Denonviller fasyası ile ayrılır. Bu komşuluğundan dolayı kolayca rektumdan palpe edilebilir. Ön yüz: Öne ve yukarıya bakar. Alt kısmı urethranın diafrağmatik sfinkteri ile örtülür. Bunun önünde sfinktere ait preurethralbağ ve preprostatik yayıntı vardır. Daha önde Santorini Pleksusu, puboprostatikbağ ve pubisymfizi yer alır. Yan yüzler: Bu yüz M.Levator aninin ön bölümü ile bunu örten F. Diafrağmatis pelvis superior ile komşudur. Buradaki bağ doku içinde M. Prostatikus bulunur. Prostat Loju: Bu lojun ön duvarını lig, Puboprostatikumun prostat önü yaprağı yapar. Arka duvarını prostatoperitoneal fasya, yan duvarlarını da pelvisin üst diafrağmatik fasyası, alt duvarını urogenital diafrağma yapar. Bu loj içerisinde prostat kapsülünü pleksus venesus sarar. Prostat Lobları: Prostat glandının 5 grup lobu vardır. Orta lob, sağ ve sol lateral loblar, posterior, ve anterior loblar. Bunlar başka iyi gelişmemiş subservika (Albaran) ve subtrigonal (Home) lobları mevcuttur.
         Prostadın İç komşuluğu: Prostatın içinde bez dokusundan başka urethranın prostatik parçası, bunun üst kısmı çevresinde mesane sfinkteri, urethranın diafrağmatik sfinkterinin üst kısmı, ejekülatör kanallar ve prostatik utrikul bulunur. Prostatın atar damarları: Prostat A. İlaca internanın dalı olan a. Vezikalis inferior, a.hemorroidalis media ve a.pudandalis internanın internanın dallarından beslenir. Toplar Damarlar: Vezikoprostatik pleksus kanalı ile hypogastirik venlere dökülür. Bu pleksus V.dorsalis penis ile iştirak halindedir. Prostatik venler, prostat kapsülü ön yüzünde Santorini pleksüsünü teşkil eder. Lenf Damarları: Prostat çevresinde bir ağ yapar. İç ve dış iliac ganglionlara, sakral ganglionlara drene olur. Sinirler: Hypogastrik pleksustan gelir, ayrıca sakral pleksusun 3-4 sakral sinirlerinden gelir.

PROSTATIN HİSTOLOJİ:

      Prostat glandüler ve fibromüsküler dokudan oluşur. 1-Glandüler yapı: 30-50 adet tubuloalveoler ve sakküler bezden meydana gelmiştir. Bezler 16-32 kanal halinde collikulus seminalisin iki yanında nurethraya açılır. Büyük kavitelerde bazende kistik yapılar gösterir. Dar ve ince yan tüplerle çevrilmiştir. Epitel bir bazal membran üzerine oturur. Hücre stoplazmaları sekretuar granüllerden zengindir. Çoğu hematoksinle lipid lekeleri halinde boyanır. 2- Fibromüsküler Yapı: Zengin bağ dokusu , kollegen lifler, elastik şebeke ve çok sayıda düz kas liflerini ihtiva eder. Bu lifler collikusa ayrıca urethra çevresine de uzanarak internal sifinkterin oluşumunda rol oynar.

          Histolojik kesitte bez kavitelerinde lameller şekilde granüllü sekresyonlar görülür. (Kolloid kitlesi) Sekresyon koyulaşır kalsifiye olur ve prostat taşlarını meydana getirir. Prostatta glandüler diziliş özellik gösterir. İç İçe geçmiş iki glandüler alan mevcuttur. Büyük olan dış zon urethranın lateral duvarlarına açılır. Küçük olan iç zon submukozal olup prostatik sinusların tabanına açılır. İç ve dış zon iyi belirginleşmemiş bir kapsülle birbirlerinden ayrılır. İç zondan bening hyperplazi, dış zondan ise karsinom gelişir. Prostat hypertrofisinde iç zon büyüyerek dış zonu perifere sıkıştırır ve yalancı kapsül oluşturur. Buna cerrahi kapsül denir.

PROSTATIN FİZYOLOJİ:

     Prostat bir dış salgı bezidir. Aynı zamanda organizmanın sekonder sex organıdır. En önemli vazifesi sipermanın %95 ini teşkil ederek spermayı dülüe eder. Böylece ejekulatın miktarını çoğaltarak fertiliteyi kolaylaştırır. Prostatik dokuda yüksek konsantrasyonda çinko vardır. Çinkonun karbonik anhidraz vedehidrogenez enzimleriyle ilişkisi vardır. Çinko yetmezliklerinde prostat atrofiy e uğrar. Prostatik Sekresyon: pH 6,5 olup süt görünüşünde özel bir kokusu olan bir sıvıdır. İçerisinde fibronilizin, asit fosfotaz ve beta glukuronidaz enzimleri tespit edilmiştir. Ayrıca plazmadan daha fazla miktarda Na, K, Ca ihtiva eder. Anyon bakımdan daha fakirdir. Bol sitrat bulunur. Bunlardan başka aminoasitler, proteinler, lipitler, kollestrol bulunur. Prostatın üç endokrin bez ile münasebeti vardır.
– Testis: Testestron. Prostatın normal gelişebilmesi için Testestron a ihtiyacı vardır. Bu hormon eksikliğinden atrofiye olur ve fonksiyon göremez.
– Hipofiz: Fsh aracılığı ile etkilidir. – Adrenal: Buradan salgılanan adrojenlerin pek az tesiri vardır. Ostrojenin dış zondan atrofi iç zondan bir etki yapmadığı gözlenmiştir.

PROSTAT MALİGN TÜMÖRLERİ

1- Kanserler: a- Adonekanser: Vakaların %97 sini oluşturur. b- Epiderrmoid kanser: %2,5 oranında görülür. (Squamoz hücreli Ca) c- Mikst: % 0,5 oranındadır.
2- Sarkomlar: Prostatik mezodermal dokudan menşeini alır. Daha maligindirler ve çok nadir görülürler. a- Rabdomyosarkomb-Leiomyosarkom c-Fibrosarkom d- Diğerleri; Angiosarkom, myxosarkom ve karışık.

Pr.Ca

ADENOKANSER: İhsiyal lezyon %75 vakada posterior lobun kopsüle yakın periferik kısmından başlar. Bu sebeple rektal muayenede erkenden belli olur. Rektal muayenede prostat sert irregüler ve fiksedir. Rektum mukozası aradaki denonviller fasyası nedeni ile korunmuştur. Bundan başka kanser letaral loblardan ve nadirende orta lobdan başlar. Tümör etrafındaki prostat dokusundan ayrılmış değildir. Genellikli kapsül ile temastadır. Zamanla kapsülüde içerisine alır. Etyoloji: Gerçek neden bilinmemektedir. Fakat enüklerde prostat hyperplazisi ve kanserinin görülmemesi, antiandrojen tedavi ile ve orşiektomi sonucu gerilemesi hormonların etkisinin olduğunu düşündürmektedir. Prostatın iç zonu ostrojene duyarlıdır ve buradan hyperlazi, dış zon androjene duyarlı olup bu bölgeden de kanser geliştiği kabul edilmektedir.

Devrelendirme: Klinik görünüme göre üç tip gösterir. 1- Lavent tip: Hiçbir klinik belirti ve bulgu yoktur. Rastlantı sonucu histolojik kesitlerde bulunur. 2- Manifest tip: Kanserin tipik sempton, fizik ve labaratuvar bulguları vardır. 3- Occult tip: Hastalık kendini önce metastaslar ile gösterir. Asıl Prostat kanseri gizli kalır. Birkaç çeşit devrelendirme vardır. 4- Differansiyanyon derecesine göre GRADE 1-Çok iyi diferansiye
GRADE 2-İyi diferansiye
GRADE 3-Ilımlı Differansiye
GRADE 4-Az Differansiye
GRADE 5-Çok az differansiye (Anaplastik)
B- Evrelendirme
EVRE A veya 1 – Hiçbir belirti yok. Ameliyatta çıkarılan protostat foküsler halinde malign hücre tespit edilir. EVRE B veya 2 – Kapsülü aşmış 1cm çapında nodül EVRE C veya 3 – Prostat rektal muayenede sert ve nodüler olarak hissedilir. Metastas yoktur. Tipik prostatizm şikayetleri vardır. EVRE D veya 5 – Kanser prostatı aşar, metastas vardır. Rektal tuşe-de prostat fiksedir.
C- TNM Sistemi
T=(Tümör) Primer tümörün durumunu gösterir. T.0 dan T.4 e kadar değişik dereceleri vardır. N=(Nodül) Rejioner ve daha üst lenf bezlerinin durumunu belirtir. N.0 dan N.4 e kadar derecelendirilir. M=(Metastaz) Uzak metastazları belirtir. M=0 Uzak Metastaz yok M.1 – Uzak Metastaz Mevcut Bunlara ilaveten P (Histopatolojik Sınıflandırma) P.0-P.3 G (Histopaolojik Grade) G.0-G.3 Şeklinde de belirtilir.

Prostat Kanserinde Yayılma Yolu
1- Lenfatiklerle Yayılma: Perineural lenfatiklerle olur. Sakral, vezikal eksternal iliak, lumbal lenf bezlerine ulaşır, bazen retrograt lenf yolu ile testislereve epididimlere metastaz yapar. 2- Kan Yolu ile Yayılma: Vertebrelara, pelvis kemiklerine, femur başına ve vertebraların transver çıkıntılarına erkenden yayılır. Organlardan (Karaciğer, Akciğer, Beyine) metastaslar olur. Kemik Metastazları genellikle osteoblastiktir. Nadiren osteolitikve çok nadirende mikst şekildedir. 3- Direk Yayılma: a- Vesikula seminalis istikametinde b- Urethra ve eksternal sfinkter istikametinde c- Rektuma doğru yayılma 4- İntrakanaküller Yayılma: Ejekülator kanallar aracılığı ile epididim ve testise yayılır.

KLİNİK TABLO VE SEMPOMLAR

          Prostat kanserli hastaların %95 inde sempton obstiriksiyona bağlıdır. Şayet metastaz yapmışsa bununla ilgili semtomlarda tabloya eklenir. Erken devrede hiçbir belirti vermez. Daha sonra prostatizm şikayetleri ortaya çıkar. Enfeksiyon varsa ateş olur. Mesane ve urethraya ilerlemesi ile hematüri meydana gelir. Metastazlardan ilgili semtomların en önemlisi lumbosakral bölgedeki ağrılardır. Ağrı kalça ve bacaklara yayılır. Geç devrede kilo kaybı, iştahsızlık, renk solukluğu olur. Bulgular: Tuşe rektalde prostatta sert bir nodül veya prostat dokusu sert olarak palpe edilir. Daha geç devrede prostat irregüler ve tümü ile fiksedir. Fizik muayenede obstriksiyonun sonucu glop vezikal, hidro nefroz tespit edilebilinir.

KLİNİK TEŞHİS VASITALARI

1-Tuşe rektal 2-Prostat biobsisi 3-Laboratuar bulguları a) İdrarın kimyavi testleri b) Serum ve kan muayeneleri 4-Rontgen bulguları a-DÜSG b-İVP ve Ureterosistografi 5-Prostat sıvısının sitolojik tespiti 6-Aletle araştırma : Sistoskopi ve panendeskopi 7-Kemik iliği aspirasyon biobsisi

TUŞE REKTAL
En kıymetli teşhis vasıtası dır. Şu pozisyonlarla yapılır. 1-Genopektoral= Diz göğüs ve secde pozisyonu 2-Sims Pozisyonu= Hasta sol yanına yatar üst bacağı kendine çeker 3-Litotomi= Jinokolik pozisyon 4-Çömelme pozisyonu 5-Feotes pozisyonu

Tuşe
 

Bir rektal tuşe şu şekilde yapılır ve şu hususlara dikkat edilir. Hasta defekasyon yapmış olmalıdır. Eldiven giyilir ve işaret parmağına yağlayıcı bir madde (Vazelin) sürülür. İşaret parmağı rektuma yerleştirilmeden önce sfinkter kontrolü yapılır. Tonusu hakkında bilgi edinilir. Daha sonra parmak rektum a yerleştirilerek parmak pulpası ile rektumda kabarıklık yapan prostat palpe edilir. Prostat Büyüklüğü;
Rektum Lumeninin 1/4 ünü dolduruyorsa (+)
Rektum Lumeninin yarısını dolduruyorsa (++)
Rektum Lumeninin 3/4 ünü dolduruyorsa (+++)
Rektum Lumeninin Tamamını dolduruyorsa (++++)
pozitif olarak ifade edilir.
Prostat kanserinde büyüklükten ziyade sertlik aranır. Prostat kanserinden şüphelenmek için prostatta bir endürasyon safhası hissedilmelidir. Bu saha taş sertliğindedir. Prostat yüzeyi gayri muntazam veya nodülerdir. Bazen prostat büyümüş adenomatö bir hal almıştır. Fakat yeryer sert kısımlar mevcuttur ve intizamsızdır. Prostat yüzeyindeki rektum mukozasının mobil veya fikse olduğuna bakılır. Daha ileri safhada prostat bütünü ile sert ve nodüledir. ( tahta sertliği) Vezüküloseminaliste de endürasyon olup olmadığına bakılır. Tecrübeli bir el ekseriya tuşe rektal ile teşhise varabilir. Fakat ne yazık ki bütün erken lezyonlar rektal palpasyonda meydana çıkarılamazlar. Lateral ve medial olblardaki küçük sert nodüller üzerinde bulunan norma veya hipertrotik prostat dokusu tarafından maskelenerek tuşede hissedilenemiyebilinir. Prostatta palpe edilen nodüllerin %50 si kanser değildir. Tüberküloz nodülleri, granülomatöz prostatif, fibroz prostat nodülleri, prostat taşlarıda sert bir nodül olarak palpe edilir. Fakat kanser genellikle çevre dokudan belirgin bir sertlikle ayrılır. Böyle bir tanıda kesin durumu açıklamak için prostat biobsisi yapılır.

1- TRANSREKTAL İĞNE BİOBSİSİ

Tur İğne

PROSTAT BİOBSİSİ
Prostat biobsisi 5 yoldan yapılabilir.

1- Transrektal iğne biobsisi
2- Transperineal iğne biobsisi
3- Aspirasyon biobsisi
4- Açık prostat biobsisi
5- Transüretral biobsi Klinik durum biobsisi için gerekli olduğunda ideal biobsi tekniği basit emniyetli, doğru ve kolay uygulanabilmelidir. Bu kriterlere uygun iki biobsi, transrektal ve transperinealdir.

Tur İğne

1- TRANSREKTAL İĞNE BİOBSİSİ
Genel veya regional anestezi altında bir poliklinik işlemi olarak yapılabilinir. Kolay, basit veya tekrar tekrar yapma avantajlarına sahiptir. Diğer bir avantajı da parmak şüpheli alanı hisseder ve iğne kolayca buraya isabet ettirile bilinir. Dezavantajı ise proflaktik antibiotiğe rağmen bakteriemi ve sepsistir bu rizk antibiotik ile minimale indirilebilir. Bazı hastalar rahatsızlığı tolere edemeyebilir, yeterli materyel veya değişik materyel alınımı önleyebilir. Bu mahsuru da genel anestezi ile giderilebilir. Proflaktik olarak oral Trimethoprim-Sulfamethaozale veya allternatif olarak nitrofurantoin verilir ve biobsiden sonrada 4 gün devam edilir. Hastaya lavman yapılır ve jinekolojik pozisyonda yatırılır. Rektal temizlikten sonra işaret parmağı rehberinde, Travenol, Tru-cut iğnesi veya Vim-silverman iğnesi modifikasyonu olan bir Fraklin iğnesi ile prostatın biobsi yapılacak bölgesine itilirve materyal alınır. Komplikasyonlar:

Bakteriyemi ve Sepsis: Yeterli proflaksiye rağmen sıktır. Hastaları takriben %60 ı infekte olur. (13) Rektumdaki normal floranın prostat dokusu içerisine verilmesinden ileri gelir. Genellikle antibiotik vermekle önlenir. %5,6 oranında ağır seyreder, sepsis ve şok vakalarıda görülmüştür.

Rektal Kanama: Sıktır. Genellikle kendiliğinden kaybolur. Perirektal hemotam nadirdir. Rektal kanama prostatik damarlar ve hemorroidal damarlardan meydana gelir. Rektal komplikasyonlar transperineal metoda nazaran 6 defa daha sıktır.

Hamatüri: Hafif seyreder. Bazen mesane tamponandı yapacak kadar şiddetlidir. İğnenin mesane veya urethraya girmesinden ileri gelir.

Üriner enfeksiyon veprostatit, epididimit: Nadiren meydana gelir.

Tromboenboli (Derin venöz tranboz)

İdrar retansiyonu

Tümörün yayılımı

2- TRANSPERİNEAL İĞNE BİOBSİSİ
Genel veya regional anestezi altında yapılabilir. İğne rektum mukozasından geçmediğinden ana avantajı sepsis rizkinin minimum olmasıdır. Tru-cut veya Sim-Silverman iğnesi anal sfinkterin üzerinden perine içine sokulup 2. Elin parmağı rektum a sokularak bu parmak kılavuzluğun daprostatın uygun noktasından gerektiği kadar biobsi dokusu alınır. Bu metotta negatif sonuç oranı transrektal metoda nazaran daha yüksektir. Komplikasyonları, transrektal metoda benzer. Ayrıca retroputik hematom bildirilmiştir. Bu durum bilhassa küçük adenomlarda meydana gelir, çok ender olarak parineal biobsi sonucunda perineal emplantasyon meydana gelir.

3- ASPİRASYON BİOBSİSİ
Prostatik nodülden aspire edilen materyalin patolojik muayenesine dayanır. Franzen iğnesi ile yapılır. Rektal duvar arasından nodül içerisine direk olarak sokulur. Şırınga kullanılarak materyal nodülden aspire edilir. Metot diğer iğne biobsilerine nazaran daha az travmatiktir. Şayet aspirasyon uygun değilse teknik kullanılamaz ve patologun tecrübeli olması lazımdır. Epstein (1976) aspirasyon biobsisinin %87 oranında sonuç verdiğini belirtmiştir.

4- AÇIK PROSTAT BİOBSİSİ
Cerrahi tedavi düşünülen prostat kanserli hastada şüpheli nodülü izah etmek için yapılır. Böylece bu metodu radikal prostatektomi takip eder. Patolog Frozen-Seksion ile kontrol eder, kanserse radikal prostatektomi, sonuç negatifse insizyon yeri basitçe kapatılır. Biobsi materyali keza retroputik uygulama ilede alınabilinir. İnpotans olabileceği hastaya ikaz edilmelidir.

5- TRANSÜRETRAL PROSTAT BİOBSİSİ
Prostat kanserleri genellikle posterior lobtan geliştiğinden ve erken safhada kanser kapsülde sınırlı kaldığından bu metod zayıftır. Kanserin lokal gelişmesi veya ekstevazikal yayılımı, şüpheli alanın trasüretral ile çıkarılması ve bu materyalin incelenmesi ile teşhis edilir.

MATERYAL VE METOT
Kliniğimizde 7.8.1984 – 24.1.1985 Tarihleri arasında prostatizim şikayetleri ile yatan 50 hastaya Transrektal Tru-cut iğne biobsisi uyguladık. Bu hastaları rektal tuşelerine ve klinik bulgularına göre; Kanserden şüphelenmeyenler, hafif şüpheli, orta şüpheli ve kuvvetli şüpheli olmak üzere 4 katogoriye ayırdık.
Normal Prostat İrileşmesi…………………………………………………….29
(Kanserden Şüphelenmeyenler) Hafif Şüpheli………………………..14
Orta Şüpheli………………………………………………………………………..5
Kuvvetli Şüpheli…………………………………………………………………..2
T O P L A M ……………………………………………………………………….50
Vakalarımızın tuşe rektali, radyolojik tetkiki ve semtomlarına göre ön teşhisleri şöyleydi.
Prostat Hypertrofisi………………………………………………………………36
Prostat Karsinomu……………………………………………………………….12
Prostatit……………………………………………………………………………….2
T O P L A M ………………………………………………………………………..50

Vakalarımızın yaş dağılımı da şöyleydi.
50-60 yaş arası…………………………………………………………………….11
60-70    "      "   …………………………………………………………………….22
70-80    "      "   …………………………………………………………………….15
80 den büyük ……………………………………………………………………….2
T O P L A M ……………………………………………………………………….50

Yaş ortalaması 65 idi.

M E T O D
     Biobsi uygulamadan önce hastaya proflaktik olarak antibiotik verdik. Defekasyon yaptırarak rektumu boşaltmış olduk. Hastayı masaya jinekolojik-Litotripsi pozisyonunda yatırdık. Herhangi bir anestezi uygulamadık. Anal-Perineal temizlikten sonra rektum içini zefiranlı gaz ile temizlendi. Steril eldivenler giyilerek, sağ ele zefiran ile sterilize edilmiş Tru-cut iğnesi alındı. İğnenin ucu, sağ işaret parmağı ucuna dayanacak şekilde yerleştirildi. Parmağa bir parmaklık takıldı. Steril bir kaydırıcı (Vazelin) ile tuşe yapar tarzda rektuma girildi. Prostadın şüpheli noktası parmak ile hissedildi. Bu noktada parmak sabitleştirildi.
       Sol elin yardımı ile iğnenin ucu 0,5 cm prostat içerisine itildi. Bundan sonra iğnenin sürgüsü sol el yardımı ile 3-4 cm kadar ilerletildi. Bu sürgü sabit tutulurken iğnenin kesici kanalı, sürgü ile aynı hizaya gelinceye kadar ilerletilir. Sürgü çekilir ve biobsi materyali dışarı alınır. Alınan materyal yaklaşık 1-1,5 cm silindir şeklindeki prostat dokusudur. Biz vakalarımızda şüpheli alan birinci planda olmak üzere arka lob ve her iki lobdan olmak üzere üç parça aldık. Bu materyeli içerisinde alkol olan bir şişeye koyup histopatolojik inceleme için patolojik anatomi labaratuarına gönderdik. Biobsi bittikten sonra rektum zefiranlı gaz ile silindi ve vazelinli bir tampon ile tampone edildi. Bu tampon 12 saat sonra alındı. Vakaların birinde materyel yetersiz kaldı. Negatif sonuçlu 6 vakanın tuşe bulguları orta şüpheli olduğundan biobsiyi tekrar ettik. Biobsi sonuçlarımız şöyleydi.

Adenomyomatöz Prostat Hyperplazisi…………….33
Adenomyomatöz Hyperplazisi+Kr.Prostatit……..18
Adenokarsinon……………………………………………..3
Yetersiz Materyel…………………………………………..2
T O P L A M…………………………………………………56
(Not 6 vaka ikinci biobsili) Prostatektomi uygulandıktan sonraki histopatolojik değerlendirme şöyleydi.
Adenomyomatöz Prostat Hyperplazi……………….22
Adenomyomatöz Hyperplazi +Kr. Prostatif……….22
Adenokarsinon………………………………………………4
Ameliyat Olmayanlar……………………………………..2
TOPLAM……………………………………………………..50

KOMPLİKASYONLAR:

50 vakalık serimizde müşahede ettiğimiz komplikasyonlar şöyleydi.
Hematüri…………………….2…%4
Rektal Kanama……………5…%10
Ateş……………………………5…%10
a- Üriner enfeksiyon……..3
b- Sepsis…………………….2
T O P L A M………………..12…%24

D E Ğ E R L E N D İ R M E  VE  S O N U Ç;

         Kliniğimize prostatizim şikayetleri ile başvuran ve tuşe rektalleri karsinom şüpheli ve şüphesiz 50 vakaya tırans rektal Tru-cut iğne biobsisi uyguladık. 50 vakanın 36 sı klinik olarak prostat hypertrofisi, 12 si prostat kanseri şüphelisiydi. İki vakada da Prostatit düşündük. Biobsi sonucunda kuvvetli şüphe ettiğimiz 2 vakada ve şüphe etmediğimiz bir vakada adenokarsinom geldi. Bir vakada da biobsi sonucu hyperplazi +Kr. Prostatit olduğu halde prostotektomi histopatolojisi adenokarsinomdu. Bu iki vakada biobsi sonuçları negatifti. Hafif ve orta şüpheli 19 vakanın 15 ise sonuç adenomyomatöz hypeplazi+Kr. Prostatit idi. 4 vakada ise şüphe edilmediği halde prostatit gelmesi bize iğne biobsisinden sonra iltihabın geliştiği intibasını verdi. Bir biobside ise (Vaka 33) materyal yağ ve bağ dokusu ihtiva ettiğinden yetersiz kaldı ve bu vakada biobsiyi tekrar ettik. Ameliyat olan 48 hastanın prostatektomi histopatolojisi 44 ü adenomyomtöz hyperplazi, 4 ü adenokanserdi, 2 hastada çeşitli nedenlerle ameliyat olamadı. İğne biobsisi sonucu adenokarsinom gelen hastalara kliniğimiz de süpkapsüler orşiektomi + Dietilstilbesterol fosfat (Honvan) uyguladık. 12 vakamızda hematüri, rektal kanama ve ateş gibi komplikasyonlar gelişti. Bu toplam vakaların %24 ünü teşkil ediyordu. Bu oran H. Tümes ve L. Wibbach ın bildirdiği oranına yakındı. (10) Daha steril ve daha dikkatli çalışma sonucunda bu oranın düşeceği inancındayız.

S O N U Ç :
Pozitif bir biobsi, teşhisi doğrular fakat neğatif bir netice hiçbir zaman kanseri ekarte etmez. Çünkü biobsi materyali prostatın salim bir kısmından tesadüfen alınmış olabilir. İğne biobsisinde %25, Cerrrahi biobbide %3-5 yanılma payı vardır. İdeal biobsi tekniği basit, emniyetli, doğru ve kolay uygulanabilmelidir. Bu özelliklere uyan iki metod trasrektal ve transperineal iğne biobsisdir.

Prostat biobsisi yapılma amaçları şunlardır:
1- Klinik olarak kanser teşhis edilmiş hastaların seçimini yapmış olmak için ve tümörün histopatolojisini öğrenmek

2- Klinik belirti vermeyen fakat tuşe rektali şüpheli bulunan hastalarda kanseri kesinleştirmek. Prostat biobsisi şüpheli lezyonlarda şüpheyi giderecek ve histopatolojik tanıya varmak amacı ile prostat biobsisi kransrektal, transperineal ve transüretral olmak üzere üç yoldan yapılır. Kanser kaynağını prifenden aldığından teşhis için transüretral ve transperineal biobsi metotları güçtür. Bundan dolayı Transrektal biobsi en sık kullanılan biobsi metodudur.
Transrektal iğne biobsisi 2 yoldan yapılır.

1- Tru-cut, vim Silverman veya Travenol iğnesi ile yapılan biobsi

2- Trans rektal aspirasyon biobsisi: Frozen iğnesi ile yapılır. Rizikosundan dolayı büyük bir kitle Tru-cut iğne biobsisine karşıdır. Fakat kolaylığı, emniyeti ve isabet şansı fazla olduğundan çok defa tercih edilir. Aspirasyon biobsisi daha az rizikolu olmasına rağmen bugün bir çok ürolog tarafından uygulanmamaktadır. Bunun en büyük sebebi yeterli tecrübeli stoloğun bulunmamasıdır. Daha az travmatize edici ve komplikasyonları daha az olan aspirasyon metodu Avrupa da popüler, fakat Amerika da yaygın değildir. Gerek aspirasyon ve gerekse Tru-cut iğnesinin kombine kullanımı pozitif oranını %96 ya çıkarır. Biz kliniğimizde Tru-cut iğnesi ile transrektal iğne biobsisini uyguladık ve sonucun şüpheli teşhisi kesinleştireceği yönünden önemli bir yeri oyduğuna işaret ettik. Kliniğimizde, klinik olarak prostat şüpheli vakalarda Tru-cut transrektal iğne biobsisini uygulamaya karar verdik.
 

L İ T A R A T Ü R
1- Zeren Zeki . Anatomi
2- Kendi Sezer . Prostat Hastalıkları
3- Korkut Gıyas . Üroloji 1965 Sayfa 479-487 Prostat Kanseri
4- Alken E. Carl. Jürgen Sökeland . Üroloji Çec.Vural Solok
5- Tellaloğlu Sedat Türk Üroloji Dergisi Cilt V Sayı 2 sayfa55
6- Campell St. Zincke H. Surg. Gynecol. Obstet. 136.78.1978
7- Chiari R.Und Harzman R Urologe A 14.296.298 (1975)
8- Günalp İhsan Moderin Üroloji 1973 sayfa 284
9- Smit D.R. General Urology Ch 20 pp. 215 Carsinoma of prostat
10- H. Tümmers – L. Weibbach.Therapiewoche 26.426-4228 (1976)
11- F.Feizelmeir. Therapiewoche 26.4231-4234 (1976)
12- Tunç Murat . Türk Üroloji Dergisi 10. Cilt 2.Sayı 109.Sayfa
13- Glenn. Surg. Urology Ch. 34 pp 564 Prostat Carsinom
14- Bağatur Burhan . Prostat Kanserlerinde prostatik asit fosfatasların klinik değerlendirilmesi 15- Lin Bac Daves wel Harmata Patology 11.066-1979

İdrar Damlası ve İstibra

İdrar damlaması, idrar yaptıktan sonra idrarın damlalar halinde gelmesidir. Her zaman olabileceği gibi arada sırada da olabilir. Miktarı 1-2 damla veya daha fazladır. Bu durum devamlı idrar kaçırmadan farklıdır.

Ayrıca gece idrar kaçırmaları ayrı bir hastalıktır. Gece idrar kaçırma hakkındaki bilgiye şu yazımızdan ulaşabilirsiniz;

http://www.dralihatay.com/gece-idrar-kacirma.html

İdrar yaptıktan sonra idrarın damlalar halinde akması sebepleri şunlardır:

1- Normal fizyoloji olabilir. İdrar yaptıktan sonra idrar kanalında artık idrar kalır. Bilhassa erkeklerde idrar yaptıktan sonra idrar kanalında artık idrar kalır. Kadınlarda idrar kanalı kısa olduğu için artık idrar kalmaz ve fizyolojik damamla olmaz. Erkekte bu artık idrarı dışarı atmak lazımdır. Bunun içinde tarafımızdan tarif ettiğimiz gibi sıvazlama metodu uygulamak gerekir. Buna istibra denir. Yani idrarın son damlalarından kurtulmadır

İstibrayı usulüne uygun yaparsanız istibrâ bu artık idrardan kurtulabilirsiniz. İdrar gelecek gibi his ediyorsanız bu evhamdır.

İstibra isimli kitapçığımı bulursanız alın okuyun.Eminim sorunuza bu kitapçıkta çok geniş bilgi ve cevap bulacaksınız. Amacım kitap satmak değil kitabı tanıtmak. (Satma işini zaten yapamam. Sadece kitabımın yaygılaşmasını daha çok kimsenin eline ulaşmasını istiyorum.)

Bu kitapçığı yayınevinden isteyin ve alın okuyun fiyatı 1,19 KURUŞ 10 tane alıp arkadaşlarınıza dağıtsanız 10 lira yapar ki sigara parası etmez. Ayrıca sevaba ortak olursunuz. (Kitabın bilgileri aşağıdadır)

2- İdrar damlamasının hastalık boyutundaki nedenleri şunlardır:
Ürolojik nedenler: Mesane ve idrar kanalı sinir veya kaslarında bir hastalıktan dolayı olabilir. Bilhassa idrar kanalı çevresinde bulunan kasların gevşemesi ile idrar kaçırma olabilir. 
Yaşlılık, üşütme, kullanılan ilaçlar, darbe, travma bunlara örnektir.
Diğer bir sebep prostat iltihabı ve prostat büyümesidir.
Büyüyen prostat idrar kanalının çalışma düzenini bozar ve idrar damlamsına neden olur. Prostat ameliyatı sonrası da idrar kaçırma nedeni de budur.
Aşırı aktif mesane mesane iltihapları, idrar kanalı iltihapları idrar damlaması nedenleridir.

Üroloji harici sebepler: 
Beyin, omurilikten gelen sinirlerin normal çalışmamasından dolayı olabilir. Bu durumda tam teşhis konulması için idrar akım hızı (Üroflow) ve mesane kapasitesi ölçüm testleri, idrar tahlili yapılmalı. Teşhis konulduktan sonra tedavi yapılır. Bunun için kullanılan özel ilaçlar vardır. Bu ilaçları bir uroloji veya nöroloji uzmanı verir.

Kitap Sipariş edilebilecek yerler:

Gonca Yayınevi
Telefon: 0212 528 5076 – 0506 7403910
E-posta: bilgi@goncayayinevi.com
Web sayfası: https://www.facebook.com/goncayayinevi  

Kitapyurdu web sipariş adresi:
http://www.kitapyurdu.com/kitap/istibra-usulu-cep-boy/38462.html&filter_name=istibra

Ayrıca, http://www.dralihatay.com/islam  websayfam üzerinden okuyabilirsiniz.

DİĞER YAZILARIMIZ:
  
 
Penis Boyu Neden Önemlidir?
 Genelev Gerçeği
 Varikosel
 
Masturbasyon hakkında bilmek istedikleriniz.
 Erken Boşalma ve Tedavisi
 Sertleşme Sorunu ve Tedavisi
 
 
Prostat Hastalıkları ve Prostat İltihabı 
 Eşcinsellik ve Homoseksüellik
 Porno ve Zararları
 Böbrek Hastalıkları
 
Böbrek ve Oruç 
 
Sünnet 

Penis ve Hastalıkları

Penisin erkekte iki önemli fonksiyonu vardır.
1-İdrar atılımı:Böbrekten süzülen idrarın dış idrar kanal yolu ile dışarı atılımını sağlamak
2-Üreme fonksiyonu: Tesiste yapılan tohum hücrelerini meni vasıtası ile kadın haznesine ulaştırmak.

penis yapısı

PENİSİN YAPISI:
Penis kök gövde ve baş olmak üzere 3 kısma ayrılır. Kök kısmı torbanın ön yüzünde makata kadar uzanan bölge içerisinde kaslara gömülü vaziyette durur.
Gövde deri ile kaplı ve içerisinde 3 tane sertleştirici kıkırdak dokusundan yapılmış organdan meydana gelir. Kıkırdaktan daha ince yapılıdır. Bu yapıya kan dolması neticesinde sertleşme meydana gelir.
Baş kısmı penisin en uç kısmında yer alır. Penisi ucunda bir şapka gibi durur. Bu bölge sünnet olmamışlarda deri ile kaplıdır. Sünnet ile kesilen kısım bu deridir.
Penisin kan dolaşımı atardamar ve toplar damar sistemi sertleşmede dolayısıyla döllenme ve seksüel aktifte çok önemlidir.

penisin genel yapısı
PENİSİN YAPI BOZUKLUKLARI:
Çok defa testis mesane gibi başka yapı bozuklukları da vardır. Penisin hiç olamaması nadirdir. Nadiren çift penis olur. Penis doğuştan kıvrık olabilir. Bunun yanında yine doğuştan büyük ve küçük penis olabilir.

1- Penis Sünnet derisinin dar olması:
Sünnet derisinin uç kısmı çok dardır. Toplu iğne başı kadar bir açıklık vardır. Derinin iç yüzeyi penisin baş kısmına yapışıktır. Deri başın gerisine çekilemez. Ya doğuştan olur veya daha sonra iltihabı bir olaydan sonra gelişir.
Şayet çok darsa hasta idrar yapamaz. Hatta idrar deri altında toplanması ile sünnet derisi balon gibi şişer. İdrar damlalar halinde akar. Tedavi edilmezse idrarın tahrişi sonunda iltihap gelişir ve bu iltihap penis baş bölgesinde yaralara neden olur. Tedavi sünnettir. (Sünnet için tıklayın)

2-Sünnet derisinin geriye kaçması:
Sünnet derisi penis baş kısmının gerisine çekilmesi ile tekrar öne gelememesidir. Genellikle sünnet derisinin darlıklarında oluşur. Çocuk veya anne babası tarafından temizlik amacı ile deri geriye çekilir, daha sonra deri burada şişer ve kızarır, penis başını boğar.
Tedavide şayet erken devreyse deri öne çekilmeye çalışılır. Fakat geç kalmışsa sünnetten başka çare yoktur. Sadece ufak bir deri parçasını kesmek ve iyileşmeye bırakmak çok defa sonuç vermez.

3-Penis yaralanmaları:
Penis oynak bir organ olduğundan darbelere karşı kendini korur
Tamamen kopma kazalardan sonra veya kasti olarak (kıskançlık ve intikam nedeni ile) kesilmesinden sonra oluşur.
Darbelerde penise kan oturur. Penis kırılmaları ise sertleşmiş haldeki penisin ani ve sert bir şekilde bükülmesi sonucu meydana gelir. Sertleşme problemlerine meydan vermemek için erken tedavi önemlidir.

4-Penis iltihapları:
Çocuklarda darlık nedeni ile büyüklerde ise temizliğe riayet etmemeden ileri gelir. Sünnet derisinin ve/veya penis başının iltihabı şeklinde olur.

5-Penisin kireçlenmesi: (Peyroni hastalığı)
Penisin kıkırdağımsı doku içerisinde plak şeklinde bağ dokusunun oluşmasıdır. Sebebi belli değildir. Genellikle 40 yaşından sonra görülür. Penis sırtında veya her iki yan tarafında olabilir. Nerede olursa sertleşmiş penis aksi istikamette bükülmüş olarak durur. Ağrı vardır. Bazen birleşme mümkün olmaz. El ile hissedile bilinir.
Zararsız bir hastalık olmasına rağmen hastanın şikayeti varsa tedavi edilmelidir. Nadiren kendiliğinden kaybolur.
E vitamini faydalıdır. Ameliyat tavsiye edilmez. Plağın içerisine kireç giderici ilaçların verilmesi fayda sağlar

6-Penisin kendiliğinden ağrılı sertleşmesi:
Penis seksüel istek duymadan ve uzun süren sertleşmesidir. Hasta çok ağrı duyar. Her yaşta meydana gelir. Damar sistemi bozulmuştur penisin kıkırdak dokusu içerisinde kan pıhtıları oluşur.
Sinir sistemi hastalıklarında da meydana gelebilir. Bazen sebep tümoral bir oluşumdur.
Birden bire meydana gelir. Ağrılıdır. İdrara yapılamaz veya damlalar halinde gelir. Meni boşalsa bile sertlik devam eder. Sertleşme 1-2 gün bazen aylarca sürer. Normal haline dönse bile sonunda iktidarsızlık meydana gelir.
Tedavide enjektör ile pıhtılaşmış kan boşaltılır. Pıhtıyı giderecek ilaçlar verilir. Ameliyat ile bu pıhtılar boşaltılır.

7-Penis Tümörleri
Penis siğilleri çok görülür. Penisin sırtında veya değişik yerlerinde olur. Tek veya çoktur. Küçük ben şeklinde fakat karnabahar gibi girintili çıkıntılıdır. Zararsızdır. Tedavide elektrik ile yakılır veya ameliyat ile çıkarılır.
Penis Kanseri: Çok defa sünnetsizlerde görülür.Penis başı iltihaplarından sonra gelişebilir. Müzmin tahriş edici maddelerden sonrada oluşabilir. Görünüşte yarayı andırır. Sert nodül şeklinde de olabilir. Teşhis parça alınıp patolojide incelenmesi ile konur. Erkan teşhis konulacağı için ameliyat ile alınır. Sonuç diğer kanserlere nazaran iyidir.
 

Prostat ve Prostat iltihabı

Prostat sadece erkeklerde bulunan bir salgı bezidir. Kadınlardaki rahmin karşıtı bir organdır.

mesane           uriner

PROSTATIN YERLEŞİMİ:
Prostat erkeklerde dış idrar yolunun ilk kısmını çevreleyen bir organdır. Mesane tabanında yer alır. Yetişkinde yüksekliği 20-25 mm kaidesinde ön-arka çapı 25 mm ve enine çapı 40 mm civarındadır. Ağırlığı 20-25 gramdır. Şekerli koniye benzer. Bir tabanı, tepesi, arka ön ve iki yan yüzü vardır. 
Tabanı: Mesane yüzüdür. Enine bir çıkıntı ile ön ve arka iki parçaya ayrılır. Ön parça mesane ile komşu olup, önünden dış idrar yolunun prostatik parçası geçer. Arka parçada prostatik bir oluk bulunur. Bu oluk içerisinde Meni yolu borusu yer alır. 
Tepe: Anüsten itibaren 3-4 cm öndedir. 
Arka yüz: Konveks ve arka aşağıya bakar. Dikey bir oluk gösterir, prostatı iki yan parçaya ayırır. Prostatın İç komşuluğu: Prostatın içinde bez dokusundan başka dış idrar yolu kanalı prostatik parçası, bunun üst kısmı çevresinde mesane büzücü kası bulunur 

PROSTATIN VAZİFESİ:
Prostat bir dış salgı bezidir. Aynı zamanda organizmanın ikincil seks organıdır. En önemli vazifesi meninin %95 ini teşkil ederek spermayı sulandırır. Böylece ejekulatın miktarını çoğaltarak döllenmeyi kolaylaştırır. Prostatik dokuda yüksek konsantrasyonda çinko vardır. Çinkonun karbonik anhidraz ve dehidrogenez enzimleriyle ilişkisi vardır. Çinko yetmezliklerinde prostat dumura uğrar. Prostatik Sekresyon: pH 6,5 olup süt görünüşünde özel bir kokusu olan bir sıvıdır. İçerisinde fibronilizin, asit fosfotaz ve beta glukuronidaz enzimleri tespit edilmiştir. Ayrıca plazmadan daha fazla miktarda Na, K, Ca ihtiva eder. Anyon bakımdan daha fakirdir. Bol sitrat bulunur. Bunlardan başka aminoasitler, proteinler, lipitler, kolesterol bulunur.
Prostat ergenlik yaşına kadar faal değildir. Ergenlikte faaliyet göstermeye başlar 25 yaşına kadar artar daha sonra faaliyetinde yavaş yavaş düşme görülür.

PROSTAT İLTİHAPLARI:

Prostat iltihabının tedavisi mümkündür. Ama elbette bunun şartları vardır. Tedavi bir bütündür. Yani tedavi sadece ilaç, doktor seçimi değil hastanın morali, gayreti, inancı, stresi de önemlidir. İlaç kullanımı doktorun tedavisi altındadır. Mikrop varsa antibiyotik kullanılır. Diğer ilaçlar, iltihap giderici ve vücut direncini artırıcı ilaçlardır. Prostat içine yapılan enjeksiyon ilaç ve antibiyotiklerinden bir çok hasta fayda görmektedir. Denemekte fayda vardır.
İlaç haricinde hastaya çok önemli iş düşüyor. Bir defa moral bozulmalı, başına gelen bu hastalıkla nasıl mücadele ederim diye gayret edecek. Hastalığı yeneceğim diye kendin kendine telkin yapması gereklidir. Takıntı bu hastalığın baş düşmanıdır. Birçok hasta prostat hastalığından ziyade takıntıdan muzdariptir. 
Ayrıca koruyucu ve kollayıcı tedbirlerinde alınması önemlidir. Mesela kabız kalmamak, günde 10 bardak su içmek, makat bölgesine sıcak uygulamak, sıcak su oturma seansları (Küvet) çok faydalıdır. Küçük bir kiremit parçasını makatla testis arasına koyup bu bölgeyi ısıtmak birçok hastaya çok iyi gelir. Acı, baharatlı, kırmızıbiberi, karabiberi, turşu ve ekşi besinler, kola, meşrubat gibi tahriş edici içecekleri, sigara, esrar, uyuşturucu, içki ve alkol gibi zararlı maddeleri kullanmaması lazım. Bunlar prostat iltihabı tedavisi, koruyucu ve kollayıcı tedavide çok, çok önemlidir. Doktor uygun görürse prostat masajları yapar. Haftada 1 masaj çok defa fayda verir. Düzenli ilişki veya manüel boşalmalar çok faydalıdır.
Prostat iltihabı hiçbir zaman hayat boyu devam etmez. En azından evlenince cinsel hayat düzene girince iyileşme ihtimali artar. Prostat iltihabı evlenmeye engel olmadığı gibi bilhassa tavsiye edilen bir şeydir.
Bunlara dikkat edin, çok rahatladığınız göreceksiniz. Hastalıkta zamanla geçecektir.

Daha geniş bilgi için şu yazımı da okuyun;
http://www.dralihatay.com/prostat.htm

Prostat iltihapları hâd (âcil) ve müzmin olmak üzere ikiye ayrılır.

1- Hâd (Acil) Prostat iltihabı:
Adi mikropların meydana getirdiği iltihaptır. Prostata kan yolu veya direkt olarak gelir. Sıklıkla dış idrar kanalı vasıtası ile gelen mikroplar prostatta iltihaba neden olurlar.
Belirtileri: İdrar yaparken huzursuzluk vardır. İdrarda yanma, sık idrara çıkma şikayetleri olur. İdrar bulanıklaşır. İdrarın başında veya sonunda 1-2 damla kan gelir. Prostat şiş ve gergin olduğundan idrar yapmada güçlük ortaya çıkar. Torbaların alt kısmında ağrı vardır. Yüksek ateş olur. Titremeler bulantı ve kusmalar buna eklenir. Günlerce ve haftalarca devam edebilir. İdrar dış deliğinden çok defa akıntı olmaz. Daha sonra tedavi edilmezse şikayetler hafifler veya apseye dönüşür. Böylece müzminleşir.
Teşhis: Akıntı varsa bu akıntının mikroskobik muayenesi yapılır. İdrar ve kan tahlilleri yapılır. Doktorun yapmış olduğu parmak ile makat muayenesinde prostat şiş, sıcak olarak parmağa gelir ve çok hassastır.

Tedavi:
1- Yatak istirahatı.
2- Sıvı ihtiyacını karşılamak için serumlar verilir.
3- Kabızlık varsa o düzeltilir.
4- Ağrı giderici fitiller kullanılır.
5- İdrar kültürü ve akıntıdan yapılacak tahlil ile mikrobun cinsi tespit edilerek uygun antibiyotik verilir.
6- Ön şikayetler geçtikten sonra prostat mesajı yapılır. 

2- Müzmin Prostat iltihabı:
Çok defa bir belirti vermez. Orta yaşlılarda ve genç olgunlarda görülür. Acil prostat iltihabından sonra veya daha önce hiç belirti vermemiş prostat iltihabından sonra ortaya çıkar.
Belirtileri:
1- İdrar yapmada huzursuzluk, sık idrara çıkma, idrarda yanma, bazen idrarda kanama şikayetleri olabilir. En önemli belirtisi idrar dış deliğinden gelen bir akıntıdır. Sabahları ilk idrardan önce çok fazladır. Rengi beyaz saydamdır. (Yeşil olmaması ile bel soğukluğundan ayrılır) Yapışkan bir sıvıdır. Salyaya benzer.
2- Çabuk yorulma, uyku bozuklukları, konsantrasyon bozuklukları vardır. Belin alt kısmında ağrı olur.
3- Seksüel arzu azalır. Sertleşme problemleri vardır. Erken boşalma görülür.
Teşhis:
Akıntının mikroskobik muayenesinde mikroplar ve iltihap hücreleri görülür. Kan idrar tahlilleri yapılır. Ayrıcı teşhis için filmler çekilir. Ultrasonografi yapılır.

Tedavi:
1- Hastalık müzmin olduğu için çok defa antibiyotik fayda vermez.
2- Ağrı giderici fitiller kullanıla bilinir.
3- Sinirleri yatıştırıcı ilaçlar ve vitaminler verilir.
4- İstirahat sağlanır. 
5- Sıcak su banyoları veya torbaların alt kısmına tatbik edilecek sıcak (Termofor) çok defa faydalıdır.
6- Doktor tarafından haftada 2 defa uygulanacak prostat mesajı ile prostat içerisindeki salgı ve iltihap dışarı atılacağı için hasta rahatlar.

Prostat iltihabının tedavisi mümkündür. Ama elbette bunun şartları var. Tedavi bir bütündür. Yani tedavi sadece ilaç, doktor seçimi değil hastanın morali, gayreti, inancı, stresi de önemlidir. İlaç kısmını doktor ayarlar İlaçlar mikrop varsa antibiyotik ve iltihap giderici ilaçlardır.

Prostat içine yapılan enjeksiyon ilaç ve antibiyotiklerinden bir çok hasta fayda görmektedir.
İlaç harici hastaya çok önemli iş düşüyor. Bir defa moralini bozmayacak, başına gelen bu hastalıkla nasıl mücadele ederim diye gayret edecek. Takıntı yapmayacak.

Ayrıca koruyucu ve kollayıcı tedbirlerinde alınması önemlidir. 

Mesela kabız kalmayacak, Günde 10 bardak su içecek, makat bölgesine sıcak uygulayacak, sıcak su oturma seansları yapacak(Küvet), acı baharatlı, ekşi şeyler yemeyecek, kola, meşrubat gibi tahriş edici şeyler içmeyecek. Sigarayı kesin olarak kullanmamsı lazım.

Doktor uygun görürse prostat masajları yaptıracak. Düzenli boşalmalar yapacak
Prostat iltihabı hiçbir zaman hayat boyu devam etmez. En azından evlenince cinsel hayat düzene girince iyileşme ihtimali artar.
Bunlara dikkat edin, çok rahatladığınız göreceksiniz. Hastalıkta zamanla geçecektir.
   

prostat1

PROSTAT BÜYÜMESİ
50 yaşının üzerindeki erkeklerin 1/3 ünde meydana gelir. Tümör olarak telaki edilse de Tümör değildir. Kadınların rahim büyümelerine benzer. Hormonsal etki ile meydana geldiği düşünülmektedir. Prostatın selim büyümesini kanser ile karıştırmamak lazımdır. Her ikisinde oluşum mekanizması değişik olup, biri meydana geldikten sonra diğeri onun devamı şeklinde olmaz. Fakat %15 oranında ikisi beraber bulunabilir.

Oluşum Sebebi:
1- Çok defa kesin sebep belli değildir. 
2- Müzmin iltihaptan sonra, damar sertliği, aşırı seksüel yaşam, beslenme faktörleri eskiden beri neden olarak gösterilse de prostatın büyümesinde bu etkenlerin rolü ispat edilememiştir.
3- Ayakta idrar yapma: Direk olarak prostat oluşumunda etkisi yoktur. Ancak ayakta idrar yapma sonucu idrarın bir kısmı idrar kesesinde (mesane) kalacağı için, bu artık idrara bağlı iltihap v.s gibi şikayetler gelişir. Bu nedenle mesanede idrar bırakmamak ve tam boşalmayı sağlamak için oturarak idrar yapmak gerekir. 
4- Hormonal Sebepler. Prostatın gelişmesinde testesteron (erkeklik hormonu) gibi bir çok hormonun etkisi vardır. Bilhassa ergenlik çağındaki hormonsal aktivite ile prostat gelişir. Erkeğin 50 yaşından sonra hormonlarında (testestron) bir azalma meydana gelir. İşte bu hormonun eksikliği dolayısıyla prostatın belirli bölgelerine etki yapamayacağı için prostatın lopları büyür ve içerisinden geçen idrar dış kanalını sıkıştırır. 

Etkisi: 
Prostat büyüdükten sonra idrar dış kanalını dışarıdan tazyik ile sıkıştırır ve hasta idrar yapamaz duruma gelir. Dış kanalın boyu uzar, yer değiştirir. Mesane içerisindeki idrarı boşaltamadığı için iç basıncı artar. İdrar kesesi kası aşırı büyür.İleriki safhalarda gevşer ve içerisinde daima bir miktar artık idrar bulur. İdrar atılamadığı için böbreklerde önceleri şişme ve büyüme meydana gelir. Böbreğin havuzcuğu idrar ile dolar ve bu idrarın basıncı ile böbrek dokusu erir. Daha sonraki safhada böbrek dokusu ince bir kağıt haline gelerek balon gibi şişer. Fonksiyonunu kaybettiği için atması gereken zararlı maddeleri atamaz. Kanda ürenin yükselmesi ile böbrek yetmezliği oluşur.

prostat3

Belirtiler:
1- İdrar belirtileri: İdrar yolları tıkanma derecesine göre belirtiler verir. Önceleri idrar çapı azalır ve idrar akımı yavaşlar. Ayakta veya oturarak idrar yaparken hasta ileriye doğru idrarını yapamaz. İdrar kesik kesik gelir. İdrar damlalar halinde akar. Tuvaletten dönüşte tam rahatlama yoktur. Mesanede hala idrar varmış hissi olur.
İdrar gelmesi için bir miktar beklenir. İdrar yapma yavaşladığı için idrar yapma süresi uzar. Mesanede idrar kaldığı için idrar varmış gibi olur. Sık sık idrara çıkılır. İdrarda kanamalar meydana gelir. Tabloya iltihapta karışırsa şikayetler daha çok artar. Gece idrar kalkmalar olur. Normal insan geceleyin ya idrara çıkmaz veya bir defa kalkabilir. Fakat prostatı büyüyen hastada 3 den fazla gece idrara kalkma olur.
2- Genel Belirtiler: İdrarın tam yapılmaması sonucu böbrekler kadar varan bir idrar durgunluğu vardır. Bu nedenle bele vuran ağrılar meydana gelir. Kanda üre yükseleceği için buna bağlı belirtiler gelişir: Bulantı, kusma, uyku hali, kilo kaybı olur.
İdrar kesesi çok şişecek olursa karın alt tarafında şişkin olarak ele gelir. Üzerine bastırılırsa idrar kaçırması olur. 
3-Laboratuar bulguları: İdrarda kanama veya iltihap hücreleri görülür. Kanada üre ve kreatinin artmıştır.
4- Rotgen Tetkiki: Düz böbrek filmi fazla bir şey göstermezse de ilaçlı film idrar kesesinin doluluğunu prostatın büyüklüğünü ve hepsinden önemlisi artık idrarı gösterir. Film çekildikten sonra hasta idrar yaptırılır ve tekrar flim çekilir. Bu son filmde ne kadar idrar kaldığı görülmüş olunur. (Artık idrar)
5- Sistoskopi: İdrar yolundan sokulan ışıklı bir aletle idrar kanalına ve mesane içerisine bakılır.
6- Ultrasonografi: Bu tetkikte prostatın büyüklüğünü ve artık idrarı göstermesi bakımından önemlidir. Aletin makattan sokularak yapılan bir çeşidi daha vardır ki daha detaylı bilgi verir. Ayrıca prostatın kanseri ile normal büyümesi arasındaki farkı ortaya koyar.

Tedavi: Selim prostat büyümeleri her ne kadar ilerleyici bir hastalık olsa da yan etkileri ortaya çıkmadıkça ameliyat gerekmez. Fakat tıkanma fazla ise, şikayetler varsa, kanama oluyorsa, tıkanma nedeni ile üre yükselmişse ameliyat uygulanılır.

1- Koruyucu Tedavi: Bu tedavi şekli aslında geçici bir tedavi olup hastayı rahatlatmak amacı taşır. İltihap varsa bu giderilir. Alkol gibi tahriş edici maddeler alınıyorsa bunlar yasaklanır. Sonda takılarak tıkanıklığın önüne geçilir.
2- İlaç Tedavisi: Hormon tedavileri eskiden beri denenmektedir. Son zamanlarda çıkan bazı ilaçlar mesanenin boşalmasını kolaylaştırmak amacı ile kullanılmaktadır. Prostatın büyümesi veya küçülmesine etkisi yoktur. Ancak hastayı büyük oranda rahatlatır. Yan etkisi olarak tansiyon düşüklüğü, halsizlik, ağız kuruluğu yapmaktadırlar.
3- Cerrahi tedavi (Ameliyat): En etkili tedavi şeklidir. Ameliyat yapılması sebepleri şunlardır.
. Tam tıkanıklık: Prostat çok büyüdüğünden tam tıkanıklık yapar ve yan etkiler başladığından dolayı ameliyat düşünülür.
. Mesanede taş da varsa hem prostat ameliyatı hem de taş ameliyatı yapılır.
. İlaç ile önlenemeyen iltihaplar ve kanamada
. Hastanın şikayetleri çok fazlaysa.
. Şayet hastanın üresi çok yüksekse idrar yollarına bir sonda konur ve 2-3 hafta beklenir, daha sonra ameliyat uygulanılır.

Ameliyat 2 şekilde yapılır
1- Açık ameliyat: 60 gramdan büyük prostatlarda açık ameliyat düşünülür. Bunu yanında mesane ile ilgili ameliyatlık bir durum varsa açık ameliyat tercih edilmelidir. Açık ameliyatta genellikle göbek altından kemiklere kadar olan kısım kesilerek karın içerisine girilip yapılır. Kanama kontrolü daha kolaydır. Prostatın büyüyen kısmı olduğu gibi çıkarılır. Hastanede yatma süresi biraz daha fazladır. 
2- Kapalı ameliyat: TUR aleti denilen bir alet ile yapılır. Bu alet ışıklı düz bir borudan meydana gelir. Kesici ve gözleyici kısımları vardır. İdrar dış deliğinden sokularak prostat dokusu ince dilimler halinde kesilir ve yıkama ile bu parçalar dışarı alınır. 45 gram olan prostatlarda uygulanmalıdır. Bundan daha fazla olan ameliyatlarda ölüm oranları artmaktadır. Kanam daha çoktur. Hastanın yatakta yatma süresi daha kısadır.
3- Balon ile genişletme: Balonlu bir sonda dış idrar yolundan geçirilir ve prostatın olduğu yerde şişirilir. Deneme safhasındadır.
4- Lazer ameliyatı: Lazer ile prostatın yakılması esasına dayanan bir metottur.

 

PROSTAT KANSERLERİ
Prostat kanserleri erkeklerde en sık görülen kanserlerdir. Akciğer ve bağırsak kanserlerinden sonra 3 cü sıradadır.

Sebebi: 
1- Sebebi çok defa belli değildir. Prostat kanserleri bir yaşlılık hastalığıdır. 50 yaşın altında çok nadirdir. Genellikle 70 yaşından sonra görülür ve yaş ilerledikçe sıklığı artar.
2- Hormonsal sebepler: Prostat kanserli hastalara kadınlık hormonu verilirse kanserin gerilediği görülmüştür. Bu nedenle oluşumunda da erkeklik hormonu etken olarak düşünülmektedir.
3- Hava kirliliği, fazla yağla beslenme, sebepler olabilir.
4- Müzmin prostat iltihaplarından sonra kanser vakaları görülmüştür.
Yayılımı:
Direk olarak çevre dokulara yayılabilir. Bir diğer yayılma yolu kan yoluyladır. Kanserli hücreler bu yol ile kısa zamanda Akciğere ve kemiklere yayılır

Belirtiler:
Erken devrede belirti vermediği için şikayetlere yol açmaz. Belirtiler ancak idrar yolunu tıkadıktan sonra ortaya çıkar. İdrar şikayetleri vardır. Zor idrar yapma, sık idrara çıkma, gece idrara kalkma şikayetleri daima bulunur.
Ağrı kesiciler ile geçmeyen bel ağrıları olur.

Tetkikler:
1- Kan ve idrar tahlilleri yapılmakla beraber özel bir belirti vermez.
2- Tümör Belirleyiciler: Bir çok maddenin kanda aranması ile prostat kanseri teşhisi konmaya çalışılır. Asit fostataz, Prostatik Asitfosfataz (PAP), Prostat Spesifik Antijeni (PSA) bunlardan bir kaçıdır. Bu maddeler hem teşhis koyucu hem de tedavinin seyri hakkında bilgi verir.
3- Rotgen İncelemeleri: Düz ve ilaçlı böbrek filmleri bir fikir verebilir. Kanserin kemiklere veya Akciğerlere yayılıp yayılmadığını anlamak için kemik ve akciğer filmleri çekilir. 
4- Ultrason ve Bilgisayarlı Tomografi: Hem prostat kanserini gösterme hem de yayılma derecesini anlamada önem arz eder.
5- Prostattan parça alma: Prostat kanserinden şüphelenildiği zaman gerek iğne ile gerekse başka bir yöntemle prostattan parça alınıp patolojide incelenilir. Sonucun negatif çıkması kanser olmadığı anlamına gelmez.

Tedavi:
Uygun tedavinin yapılabilmesi için tümörün durumu çok önemlidir. Kanser prostat içinde mi yoksa etrafa yayılmış mı? Akciğer ve kemikler gibi uzak yerlere sıçramış mı? Soruları önem kazanır.
1- Cerrahi Tedavi:İki yolla yapılır 
Açık ameliyat: Prostat dokusu ve çevre dokuları ve organlar olduğu gibi çıkarılır.
Kapalı ameliyat: Kanserin ancak bölgesel kaldığı durumlarda TUR denen aletle yapılır.
2- Işın Tedavisi (Radyoterapi): Dışarıdan belirli derecelerde rotgen şuaları verilir. Böylece kanser hücreleri öldürülmeye çalışılır. Diğer bir metotta ise radyoaktif maddeler prostat dokusu içerisine yerleştirilerek kanser yayılımı önlenir. 
3- Hormon Tedavisi: İleri devre prostat kanserlerinde uygulanılır. Bu amaçla kadınlık hormonu olan östrojen verilir 
4- Testislerin alınması: Erkeklik hormonu (Testosteron) un prostat kanseri oluşumunda direk etkisi vardır. Erkeklik hormonu da testislerden salgılandığı için ameliyatla testisler alınır. Böylece prostat kanserini alevlendiren erkeklik hormonu kaynağı kurutulmaya çalışılır
5- İlaç tedavisi: (Kemoterapi) Kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar prostat kanserinde de kullanılır. Başarı şansı % 48 dir.

Geniş Bilgi için bakınız Prostat Kanseri 

DİĞER YAZILARIMIZ:
Penis Boyu Neden Önemlidir?
Genelev Gerçeği
Varikosel
Masturbasyon hakkında bilmek istedikleriniz.
Erken Boşalma ve Tedavisi
Sertleşme Sorunu ve Tedavisi 
Prostat Hastalıkları ve Prostat İltihabı 
Eşcinsellik ve Homoseksüellik
Porno ve Zararları
Böbrek Hastalıkları
Böbrek ve Oruç 
Sünnet 

Masturbasyon

Kişinin (kadın veya erkek) kendi kendine cinsellik yaşaması veya cinsel doyuma ulaştırması için yaptığı eyleme masturbasyon denir. Latince masturbare=(elle boşalma) kelimesinden türetilmiştir.

Türkçede birçok kelime masturbasyonun yerine kullanılır: İstimna, elle boşalma. Argodaki karşılıkları da şunlardır; 31 çekme, çavuşu tokatlama, duvara tırmanma, el arabasını devirme, Elizabet gibi. Eskiden Osmanlıda bu kelimeler ayıp sayıldığı için kod ismi kullanmıştır. El kelimesinin ebced'deki karşılığı 31'dir. (elif=1, lam=30 elif+lam = 31) Arapçada masturbasyona İstimna bil-yed denir. Mana olarak “el ile tatmin” demektir.

İnsanların yüzde doksan beşi %95'i mastürbasyon yapar. Yapılan araştırmalar, kadınların %70'inin mastürbasyon yaptığını ortaya koymaktadır. Masturbasyonun en sık yapıldığı yaş 14–20 yaşları arasıdır.
Ergenlik çağının belli bir döneminde normal karşılanmasına rağmen, ilerleyen yaşlarda masturbasyon yapılması hastalık kabul edilir.

Masturbasyon ihtiyaç mıdır?
Yeme, içme hayati öneme sahip olduğu gibi cinsel hayat böyle değildir. Çünkü cinsellik bir ihtiyaç olmakla birlikte kişi bunu kendi isteği ile kontrol altına alabilir. Yapmak istemiyorsa iradesini kullanarak yapmayabilir. Cinsellik insanların içgüdüsünde vardır. Soyunu devam ettirme, üreme, öldükten sonra yerine güzel bir eser ( oğul) bırakma hepsi içgüdüseldir. Bu içgüdü önlenemez ve yok edilemez. İşte masturbasyon da bu cinsellik kapsamında düşünülür.
Masturbasyon fiziksel olarak bir ihtiyaç değildir. Asıl meninin boşalması fiziksel bir ihtiyaçtır. Masturbasyon ancak bir alışkanlıktır.

Hiç masturbasyon yapılmazsa bile vücut kendi ihtiyacına göre meniyi boşaltacaktır. Bu boşalma gece rüyalanma (pollüsyon) diye isimlendirilen uyurken boşalma şeklinde olabileceği gibi bazen kendiliğinden de boşalma olur. Vücut bunu tamamen kendi ihtiyacına göre ayarlar. Kişinin elinde değildir. Hayvanlarda da çiftleşme ve boşalma içgüdüsü vardır. Eve hapsedilen kedilerin Mart ayı geldiğinde bağırması, miyavlaması boşuna değildir. Bu kediler hırçınlık gösterir, saldırgan olur. Cinsel organlarda şişmeler ve kızarmalar olur. Koltuklara sürtünürler. Bunlar olayın hormonal bir düzen sonucunda ortaya çıktığını gösterir. İnsanlarda da boşalma böyle bir hormonal düzende seyreder.

Neden masturbasyon yapılır?
1- Normal cinsi münasebetten uzak kalmak.
3- Mastürbasyonu alışılmış bir zevk haline getirmek.
4- Cinsi münasebetten çeşitli sebeplerden dolayı nefret etmek.
5- Cinsi münasebetten yeteri kadar zevk alamayan evliler.
6- Cinsi isteğin fazla artması.
7- Mastürbasyonu teşvik eden, arkadaşların tesirinde kalmak. Övünmek için yapmak.
8- Açık, saçık manzaralar, şehveti tahrik edici söz ve yazılarla ilgilenmek. Televizyon, internet, film gibi.
9- Cinsel organlarında temizlik noksanlığıyla meydana gelen kaşınmalar.
10- Bazı çocukların küçük yaşta merak ve görmesiyle cinsel organıyla oynamayı alışkanlık yapmaları…

Masturbasyon Bağımlılık mıdır?
Bağımlılık; Bir şeye bağımlı olma halidir. Bu kişinin davranışı olabildiği gibi bir nesnede olabilir. Mesela yalan söylemek, hırsızlık yapmak bağımlılık yapabilir ve hastalık haline dönebilir. Masturbasyon da böyle bağımlılık yapabilir. Masturbasyon yapmadan duramamak, devamlı masturbasyonu düşünmek, masturbasyon yapılmazsa huzursuz olmak, eksikliğini düşünmek bağımlılık olduğunu gösterir. Aynı uyuşturucu, alkol ve sigara bağımlılarında olduğu gibi, Bu derecedeki bir bağımlılık hastalık kabul edilir ve tedavisi gerekir.

Masturbasyon zararlı mıdır? 
Masturbasyon meniyi fiziksel olarak dışarı boşaltmaktır. Bu boşalma sırasında vücut enerji kaybeder. Masturbasyonun bir enerji kaybı olduğunu bilirsek zararlarını da kendi mantığımıza göre buluruz. Gelişme ve ergenlik çağındaki gençlerin enerjiye nasıl ihtiyaçları varsa bu enerjinin kaybı da vücuda bazı eksikliklere ve yanlış gelişmelere neden olur.
Kilo kaybı, kas ve sinirlerin gelişmemesi, mide bağırsak rahatsızlıkları, baş ağrısı, yorgunluk, halsizlik, dermansızlık, görme zorluğu (göz ferinin kaçması) sinirsel bozukluklar gibi bedeni rahatsızlıklar, kafanın meşguliyeti, toplumda kaçma, yalnızlık, depresyon gibi ruhi, psikolojik rahatsızlıklar da olur. Şunu unutmamalıdır ki işi tabii akışına bırakmak karar olur. Suni müdahalede bulunmak ise zararlıdır.
Sonuç olarak şu söylenebilir. Masturbasyon alışkanlığı kişinin sosyal yaşantısını ve normal seksüel ilişkilerini bozacak düzeye götürebilir.

Masturbasyonu ne sıklıkla yapmak gerekir? 
Masturbasyon yapma sıklığı ihtiyaca göre yapılır. Her kişinin ve bünyenin ihtiyacı değişik olduğu için bu sıklıkta değişir. İnsanların cinsel ihtiyacı farklı farklıdır. Nasıl bazı kimseler çabuk acıkır bazılarının uyku ihtiyacı fazla bazıların fazlaysa bu da değişik olur. Bu ihtiyacı kişinin kendisi bilir. Ama masturbasyon hiç bir zaman zevk için yapılmamalıdır. Çünkü zevk için yapılan masturbasyon zamanla bağımlılık haline gelir. Yapay olarak tahrikleşme ve irade eksikliği sonucu yapılan masturbasyon zarar verir.
Genel olarak gençlerde haftada 1 veya 2 defa yapılan (ihtiyaç halinde) masturbasyon zararlı olmaz.
Bu iş, zevk için olursa haramdır. Sükûnet bulmak, rahatlamak için olursa caiz, zina tehlikesi olursa, vacip olur. Demek ki, sırf zevk için mastürbasyon günahtır.

Masturbasyon alışkanlığından kurtulmak için ne yapmak gerekir?
Mastürbasyon alışkanlığından tamamen kurtulmak biraz zordur. Korunma çarelerine başvurulursa daha iyi olur. Şehvet hislerini kontrol altına almak bir çözüm olabilir. Bunun için bazı tedbirler alınmalıdır. İlk başta bu alışkanlıktan kurtulmak ve tamamen bırakılması pek kolay değildir. İnsan bırakmayınca daha da morali bozulur ve psikolojik olarak yıkılır. Her masturbasyon sonucunda büyük bir pişmanlığa düşerek depresyona girer. Bu nedenle tamamen bırakmak yerine bir düzene sokmak en iyisidir.

Bunun için yapılacak çalışmalar şunlardır.
1- Masturbasyonun bir boşalma ihtiyacı olduğunu bilmek masturbasyon düzene almak yönünden faydalı olur.
2- Kişide şehvet uyandırıcı her türlü nesneden kaçınmak lazımdır. Günümüzde gazete, televizyon, internet, sinema gibi medyanın olumsuz hatta ahlakı dejenere edici yayınlarından uzak kalmalı.
3- Devamlı masturbasyon şehveti daha çok uyandıracağı için ve bağımlılık yapacağı için bu tuzağa düşmemeli.
4- Enerji harcamasını başka yönlere kaydırmalı. Sportif faaliyetler, kitap okumalar, sosyal aktivitelere katılmak masturbasyonu unutturur. Masturbasyona harcayacağı enerjisi kalmaz.
5- Kötü arkadaş ve çevreden uzak kalmak.
6- Yalnızlıktan kurtulmak, iyi bir dost ve arkadaş, sosyal faaliyetler kişiyi olumlu düşünmeye sevk eder.
7- Her şeyin başı iradedir. İradeyi kuvvetlendirecek çalışmalar yapılması fayda verir. İrade aynı zamanda kişiye kendine güven verir. Her türlü olumsuzluktan kurtulma yolunu size gösterir.
8- Bu problemi kendi başına çözmeye gücü yetmeyecekse psikolojik yardım almaktan çekinilmeyin. Doktora gitmeye utanmayın ve korkmayın. Doktorların vazifesi sizi tedavi etmektir. Öncelikle bu derdinizi bir hastalık olarak kabul edin ve doktorun size yardımcı olacağına emin olun. Doktorunuza güvenin. Doktorlar her gün sizin gibi hastaların onlarcasını görüyor ve yardımcı oluyorlardır.

Hiç masturbasyon yapmazsak bir zararı olur mu?
Masturbasyon yapılmazsa bir zararı olmaz. Çünkü vücut zaten kendi ihtiyacını gidermek için rüyalanma yolu ile boşalma temin eder.
Rüyalanma olmuyor diye sıkıntı çekmemek lazımdır. Çünkü bu boşalma insanın kendi elinde değildir. 6 ay 1 sene sonra bir rüyada boşalma olur. Bu birazda meni kesesinin dolmasına ve boşalmasına bağlıdır. Bu süre kişiye göre değişir. Bazı hormon ve sinirsel durumların etkisi altındadır.
Buna göre hala boşalma olmuyor ve kasıklarda, testiste ağrılar yapıyorsa aşırıya kaçmamak üzere masturbasyon yapmanın bir sakıncası yoktur.

Masturbasyonun prostat, penis, böbrek, testis gibi organlara zararı var mıdır? Kemik erimesi, el titremesi yapar mı?
Masturbasyon prostata, penise, testise ve böbrek gibi organlara zarar vermez. Kemik erimesi yapmadığı gibi ellerinde titremesine de neden olmaz. Halk arasında bu görüş yaygın olsa da büyük ihtimalle gençleri bu zararlı faaliyetten alıkoymak için söylenmiş olan uydurmalardır. Masturbasyondan sonra testiste, makatta ağrı oluyorsa masturbasyonu azaltmak ve cinsel organına nazik davranmak gerekir. Çünkü sık ve zorlayıcı yapılan masturbasyonda bu organlarda ağrı yapabilir.

Prostat iltihabı veya meni yolları iltihabında masturbasyon yapmak faydalı mıdır?
Prostat iltihabında ve meni yollarında kendiliğinden atılamayan bir iltihap vardır. Bu hastalıkta çok defa iltihap akar fakat bazı durumlarda ve kimselerde bu iltihap (Cerahat) atılamaz. Bu nedenle doktor tarafından parmakla makattan masaj yapılarak iltihabın atılması kolaylaştırılır. Bu masajın yapılamadığı durumlarda kişinin aşırıya kaçmamak şartıyla ve tedavi amacı ile masturbasyon yapması faydalı olur. Sonuçta prostat ve meni yolları rahatlayacağı için tedavide önemli bir yer rol oynar.

Travmatik Mastürbasyon Sendromu (TMS) nedir?
Bazı erkeklerin yatağa yüzüstü pozisyonda uzanarak ve penislerini yatağa, yastığa, döşemeye ya da ellerine sürterek mastürbasyon yapma alışkanlıklarına verilen isimdir.
Yüzüstü bir şekilde mastürbasyon penis ve penis tabanına aşırı bir baskı uygulanmasına neden olur. Bu şekildeki mastürbasyon yapmaya alışan kişilerin normal cinsel ilişki kurmalarına engel olabilmektedir.
Travmatik Mastürbasyon Sendromunda geç boşalmalar olabildiği gibi orgazm bozuklukları olur. Çok defa normal cinsel ilişkiden zevk almazlar.
TMS tedavisi de kişinin bu alışkanlıktan vazgeçmesi önemlidir. Masturbasyonun azaltılması bir düzene sokulması tedavinin bir parçasıdır.
Böylece penisin hassasiyeti azalacak ve normal yoluna girecektir. Buda zamanla ve sabırla olacak bir iştir.

Masturbasyonda orgazm olunur mu?
Masturbasyon mutlaka orgazm olunacak diye bir şart yoktur. Masturbasyon, cinsel ilişki, orgazm ayrı şeylerdir. Orgazm çok karışık bazı işlemler sonucunda ortaya çıkar. Orgazm sadece nefesin kesilmesi, meninin çıkması, terleme, çarpıntı değildir. Belki bunların bütünüdür. İşin içine ruhi durumlarda karıştığından karmaşık bir duygu selidir. Çok defa tarif edilemez. Bu nedenle masturbasyonda bu duyguyu yakalamak zor olabilir.

Masturbasyon hakkında bilinen yanlışlar:
Masturbasyon kısırlık yapmaz.
İleride sertleşme sorunu yapmaz.
Masturbasyon penis boyunu uzatmaz.
Kızlarda adet düzensizliği yapmaz.
Masturbasyon penis eğriliği yapmaz. Penis bu kadarcık zorlamaları tolere edecek yapıdadır. Penisin yapısı ve dokusu elastikiyetli bir yapıda olduğu için şekli bozukluğu olmaz. Ama aşırı ve çok zorlayıcı masturbasyon da penis kırılır veya yırtılabilir. Bu durumda peniste eğrilik gelişir. Tedavi edilmesi gereken bir durumdur.
Masturbasyon yüzde sivilce yapmaz.Körlük şaşılık masturbasyonla hiç ilgisi olmayan şeylerdir. Büyük ihtimalle büyüklerin çocukları korkutmak için uydurdukları sözlerdir.
Masturbasyon zeka geriliği, hafıza kaybı, boy kısalığı yapmaz. Masturbasyon meni miktarını ve sperm sayısını azaltmaz. Spermleri tüketmez,
Masturbasyon sonunda idrar yapamamak normaldir. Ancak yarım saat 1 saat sonra yapılır.
Çok masturbasyon ereksiyon olmadan boşalmaya neden olabilir.
Sık masturbasyon sonucunda aşırı uyarılma sonucu penis hassas hale gelebilir. Bunun sonucunda da bir nevi erken boşalma şeklinde boşalmaya sebebiyet verebilir.
Masturbasyon bağımlısı her ne kadar bağımlı olsa da çok defa evlenince cinsel hayatı düzene girince bu alışkanlığından kolayca kurtulur.
Bağımlı günlerinden kalan psikolojik sorunları da böylece kaybolur. Ayrıca sertleşme ve erken boşalama gibi sorunlarda yapmaz. Yeter ki kişi bunları takıntı yapmasın.
Masturbasyonla cinsel ilişkiyi karıştırmamak lazımdır. İkisi farklı şeyler. Masturbasyonda erken boşalma olmaz. Daha doğrusu masturbasyon erken boşalma için kıstas değildir. Erken boşalma deyince cinsel ilişkide olan hadiseden bahsedilir. Buda evlenmeden ve cinsel ilişkiye girmeden belli olmaz.

Hiç masturbasyon yapmayan bir kimsede bir zarar olur mu? Meni kanalı tıkanır mı?
Hiç masturbasyon yapmayan bir kişinin vücudunda bir zarar olmaz. Meninin atılışı tamamen fizyolojik ve doğal bir olaydır.
Bu fizyolojik olay ya rüyalanma, gece boşalmaları şeklinde veya kişinin el ile boşalması şeklinde olur. Vücut el ile boşalma olmuyorsa rüyalanma şeklinde olacaktır. Bu rüyalanmanın zamanı ve yeri belli değildir. İnsanın kendi elinde de değildir. Vücut ihtiyacı şeklinde ayarlar.
Bu ayarlama meni kesesinin dolum süresine veya kişinin cinsel objeler ile temasına bağlıdır.
Masturbasyon yapılmazsa meni kanalları tıkanmaz. Çünkü meninin depolandığı yer meni kesesidir. İhtiyaç halinde bu keseden meni atılır ve yerine yenisi konulur.

Sık masturbasyon sertleşme kalitesini etkiler mi?
Sık yapılan masturbasyonda sertleşme kalitesini etkiler. Çünkü aşırı masturbasyon ile doyum noktasına gelen penis sinir ve kasları artık uyarana cevap vermez ve bir nevi hissizlik olur. Bunda ereksiyon azalması şeklinde kendini gösterir. Bu sertleşme sorunu kalıcı değildir. İstirahat ve masturbasyonun düzene alınması ile eski performansına ulaşılır.

Masturbasyonda heyecandan dolayı kalp ve nabız hızlı çalıştığı için ileride kalp rahatsızlığı olur mu?
Heyecandan kana adrenalin hormonunun salgılanması ile çarpıntı yapabilir.
Yorgunluk olabilir. Ama bu çarpıntı hiçbir zaman kalp sorunu yapmaz. Kalp hastalığına neden olmaz. Eğer kişinin kapakçık arızası, damar tıkanıklığı gibi bir arıza varsa bu heyecan ve çarpıntı kalbe zarar verebilir.

Masturbasyonda meni gelmezse meni yollarında bir tıkanıklıktan şüphelenilir mi, kısırlığın göstergesi midir?
Meninin gelmemesi birçok hastalıktan dolayı olabilir. Ergenlikten beri meni gelmemesi ile daha sonra meni gelmemesi farklı şeylerdir.
Ergenlikten beri gelmiyorsa hormonal düzensizlik veya eksikliği düşünülür.
Sonradan oluşan meni gelmeme durumu; meni yolları iltihabı, prostat iltihabı, darlık, psikolojik sebepler veya kullanılan ilaçların yan etkisi olarak ortaya çıkar.
Devamlı meni gelmezse kısırlık göstergesi olabilir.
Gerek cinsel ilişkide gerekse masturbasyonda tam boşalma yapılmazsa meni kesesinden çıkan meni, meni yollarında kalır ve dışarı atılamaz.
Bu durumda kanal dolgunluğu ile bu artık meni kanalın duvarlarına baskı yaparak testis ve kasık ağrılarına neden olur.
Bu nedenle meniyi tam olarak dışarı atıp, tam boşalmayı sağlamak gerekir.

Masturbasyon sırasında yumurtalar yukarı çekiliyor ve tesisler küçülüyor bir mahsuru var mı?
Normalde testisler testis torbası içinde bulunur ve testis torbası hareketlidir. İçindeki testiste sadece bir askı ile kasık kanalına bağlıdır.
Testisin 2–3 cm yukarı çekilmesi normaldir. Bazı aşırı hassas olanlarda Soğukta çok defa kasılır ve yukarı çekilir, sıcakta gevşer ve sarkar. Aşırı yukarı çekilme patolojik sebeplerden ileri gelir.
Testsisin damar ve sinir hassasiyetinde, bağ dokusunun kalın olmasında veya bir kasık fıtığında testis yukarı çekilir.
Masturbasyonda testisler küçülmez. Ama küçülüyormuş hissi verebilir.

Masturbasyondan eskisi kadar zevk almıyorum. Boşalırken de zevk almıyorum. Meni gelirken yanma oluyor. Bu bir hastalığı gösterir mi?
Çok defa bu bir hastalık değildir. Çünkü aşırı ve sık masturbasyon da penis dolayısıyla vücut bir doyuma ulaşmıştır. Vücutta bir isteksizlik ve usanma oluşur.
Bu isteksizlik hiçbir zaman kalıcı değildir. Masturbasyonu düzene koymakla şikâyetler geçer.
Yalnız kanda testosteron düşüklüğü durumunda da isteksizlik olabilir. Bu durumda kan tahlillerinin yapılması uygundur. Aşırı stres, vücut ve kafa yorgunlukları da isteksizlik nedenidir.

Masturbasyonda kullanılan sabun, şampuan krem gibi maddelerin zararı var mı? Penis sinirlerine zarar verir mi?
Bu gibi maddeler penis sinirlerine zarar vermez. Sadece bazı kimselerde alerjik reaksiyonlara neden olabilir.

Masturbasyondan önce ve sonra bir sıvı geliyor bu nedir?
Masturbasyonu bir nevi cinsel birleşme şeklinde düşünürsek organizma, cinsel birleşmeyi hazır hale gelmesi için prostat ve yan bezlerinden bir sıvı salgılar.
Bu sıvının kayganlaştırıcı özelliği vardır. Böylece cinsel birleşmeyi kolaylaştırmak ve sürtünmeden dolayı meydana gelen ağrıyı azaltmak mümkün olur. Yani olay tamamen fizyolojiktir.
Masturbasyondan sonra gelen sıvıda çok defa meni artığı ve meninin sıvı kısmıdır.

Rüyalanma ile masturbasyon aynı şey midir?
Bu ikisi aynı şeyler değildir.Her ne kadar ikisinde de boşalma oluyorsa da rüyalanma vücut boşalmayı kendine göre ayarlayıp fizyolojik olarak bunu temin etmesidir. Masturbasyonda ise bunun el ile sağlayıp enerji harcayarak yapılan bir iştir. Ayrıca burada vücudun fizyolojik ihtiyacı düşünülmez. Bağımlılık şeklinde yapılarak masturbasyonun tüm sakıncaları görülür.
Rüyalanma ise ihtiyacı kadar ve kararıncadır.

Varikosel gibi bir ameliyattan sonra masturbasyon yapmak zararlı mıdır?
Masturbasyon enerji kaybına neden olan bir olaydır. İnsanın ameliyat veya hastalık durumlarında enerjiye, kuvvete ihtiyacı vardır.
Bu nedenle yapılan masturbasyon enerji kaybına neden olacağı için hastalığın uzun sürmesine ve iyileşme süresine olumsuz etkisi olur.
Varikosel ameliyatlarından sonra ise; yapılan masturbasyon sperm değerlerine olumsuz bir etkisi yoktur.
Sadece yara yerine travmatik bir zarar verebilir.
Bu nedenle varikosel ameliyatlarından 21 gün sonra masturbasyona veya cinsel ilişkiye izin verilir.

Masturbasyon yaparken kan gelir mi?
Sık ve zorlayıcı mastürbasyonlardan sonra penisten kan gelebilir. Çünkü bu bir travmadır.
Her travma gibi bu travmada penisi örseler ve zedelenmesine neden olur. Penis içinde veya penis kökündeki idrar ve meni kanallarında küçük kılcal damarların çatlaması sonucu penisten kan gelebilir. Kan cilt altına sızacak olursa cilt morarması ve şişlikler yapar.
Tedavide elbette masturbasyonu bir düzene sokmak, cinsel perhiz yapmak, ve travmatik oluşumların geçmesini beklemek lazımdır. Bu organa nazik davranmak gerekir.

Masturbasyon sonucunda kişi kendini suçlu veya günahkâr his edebilir mi?
Masturbasyon enerji kaybı boşalma ve tatmin olmadır. Çok defa yapılan bu işten de suçluluk ve pişmanlık duyulur. Ama bu duygular kişinin bilmemesinden ileri gelir. Masturbasyonun fayda ve zararlarını, dini hükümlerini bilen birisi bu duyguları yaşamaz. Çünkü zaruri halde yaptı ise pişmanlık duymaz, zaruret dışında yaptı ise pişmanlık duyar.

Oruçluyken masturbasyon yapmak orucu bozar mı?
Oruçlu iken, oruçlu olduğunu bile, bile mastürbasyon yapan kimse, inzal olup meni gelirse orucu bozulur, gusül abdesti gerekir. Bu durumda gününe gün kazası gerekir, kefaret gerekmez (Yani 61 gün oruç tutması gerekmez)
Mastürbasyon halinde boşalma olmamış yani şehvetle meni akmamışsa "mezi" denilen ince sızıntı gelse bile, bununla oruç bozulmaz, gusül de gerekmez.
Oruçluyken masturbasyon yapmamak lazımdır. Çünkü bu orucun özüne ruhuna aykırıdır.
Oruç iradeye hakim olma eksersizidir. Masturbasyon gibi irade eksikliği veya nefse uyma oruçla bağdaşmaz.
Ama yapılmışsa ve meni gelmişse gününe gün kaza yapılır. Meni gelmemişse bir şey gerekmez. (Fetavay-i Hindiye Cilt 2 Syf: 40. Nimet-i İslam Sayfa 528. Fikri Yavuz İslam İlmihali Syf: 276)
Bir Ramazanda iki defa mastürbasyon yapana kefaret de gerekir. Çünkü Ramazanın bir gününde, kaza gereken bir şey yaparak orucunu bozan kimse, başka gününde de bu şeyi kasıtla yine yaparsa, kefaret de gerekir.
Fetava-i Hindiyye, Bahr-ür-raik ve Dürr-ül-muhtar

İslamiyette Masturbasyon:
İslamiyet te kaynak 3 olduğuna göre konuyu Kuran, hadis ve Fıkıh âlimlerinin görüşüne göre değerlendirelim.

a) Kurana göre masturbasyon:
Kuranda masturbasyondan apaçık bahsedilmemektedir. Önce ayetleri alalım ve yorumlara bakalım: "Ve onlar ki, iffetlerini korurlar; Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu (cariyeleri) hariç. (Bunlarla ilişkilerden dolayı) kınanmış değillerdir. Şu halde, kim bunun ötesine gitmek isterse, işte bunlar, haddi aşan kimselerdir." (Mü'minun Suresi: 5–7)

b) Tefsirlerde İstimnâ
Nesefi tesfiri 3/772 Mu’minun 23 ”Onlar tam olarak haddi aşan kimselerdir” . Bu ayette “Mut’a nikahı ve doyumu gerçekleştirmek için elle istimnanın haram olduğuna delil vardır” diyor.
Adı geçen tefsir 4/302 El-Mearic 70/31 ayetin tefsirinde: “hümül adun” yalnız tenzihen mekruhtur. (İbn-u Abidin C.2 S. 154)
Kocasının karısının eliyle veya kadının kocasının yardımıyla boşalması helaldir. İhya Terc. Ali Aslan, 3/420. İbn-u Abidin, 4/27 3/215 2/153-4
İstimnâ nın diğer tefsirlerdeki yerleri şu şekildedir.
Kurtubi Tefsiri: C12/105-106
Bağavi tefsiri: 2/303
İbnu Kesir 2/559
Süleyman-ul Cemal 3/196

c) Hadislerle masturbasyon: 
Allah Resulü şöyle buyurur: "Cinsel organıyla oynayan bir millete Allah azab etmiştir."
"Elini nikâhlayan mel'undur" "Elle boşalan lanetlidir" Bu hadis-i şeriflerde masturbasyon yasaklamaktadır. Ancak İslam âlimlerinden bazıları bu hadislerin helal-haram bağlamında delil olamayacağını savunurlar. Çünkü sahih olarak görmezler.
Keşful hafa’da Deylemî nin isnadı ile Enes ve İbn-u Omer (R.A.M) dan rivayetle Resullalah (S.A.S) buyurdu.
“Yedi kişi vardır kıyamet günü Allah (C.C) onların yüzüne (Rahmet nazarı ile) bakmayacaktır.
onlar günahlarından ne temizlenirler ne de ael-i salihte bulunanlarla bir araya getirir. İlk giriciler olarak onları ateşe sokar. Ancak tövbe edenler (Üç kez tekrarlar) hariç. Bunlar;
1- Elle istimnâ edenler 2-3- Livata (Erkeklerle birleşenler) yapanlar ve kendine yaptıran. 4- Alkolik olanlar 5- imdat edesiye kadar ana-babasını döven 6- Lanet edilecek kadar komşusuna eziyet çektiren 7-Komşu hanımı baştan çıkartan ve onunla zina edenler”
Keşf-ul Hafa 1462 ramuz-ul Ahadis: 296

Sonuç olarak âlimlerin görüşü 3 tür:
Mutlak haramdır, Mubahdır, Vacibtir.
a)Mutlak Haramdır Diyenler: Şafiî ve Maliki mezhebi: Bu görüşte olup ayetleri ve hadisleri bu yönde yorumlamışlardır.
b)Mubahtır Diyenler: Hanefî ve Hanbelî mezhebi: Kişinin eşi yoksa ve evlenemiyorsa zinaya düşmemek için masturbasyon yapabilir. Aynı zamanda rüyalanma yolu ile de boşalma olmuyorsa masturbasyon yapmasında bir sakınca yoktur.
c)Vacibtir Diyenler: Zinadan kesin olarak kurtulamayacağını düşünen bir kimse mastürbasyon yapılması vacib olur. Çünkü her ikisi şer olduğu halde daha az şerri tercih etmek İslamî bir kuraldır.

Yorum ve Sonuç:
İslamiyet'in görüşleri budur. Olaya birde vicdani yönden bakarsak hiç kimse bu hareketin doğru olmadığını anlar. Zaten işlem yapıldıktan sonra pişmanlık duymak, kendi kendine bir daha yapmayacağına söz vermek olayın vicdani boyutunu gösterir.
Ayrıca masturbasyonun psikolojik zararı ve fizyolojik zararı kişinin deneyimleri ile ortadadır. Bu durumda masturbasyonu inanmış bir Müslüman helal olduğuna inanmaz. Haramların ve helallerin belli olduğuna sadece ikisi arasında şüpheli şeylerin olduğunu en iyisinin şüpheli şeyden kaçınmak olduğunu bilir.
Yabancı kadına(Haremi olmayan) bakmak masturbasyondan daha günahtır. Kadınlarla temas kurmak ve zina yapmak bakmaktan daha günahtır ve büyük günahlardan sayılır. Bu yönden düşünülürse masturbasyon büyük günahlardan sayılmaz. Küçük günahtır. Şehevi olarak tekrar edilen ve sık tekrarlanan masturbasyon gittikçe büyük günahlara doğru kayar. Harama doğru gider. Çünkü küçük günahlar da ısrar edilirse büyük günaha dönüşür.
Şunu da unutmamak lazımdır. Peygamberimiz buyurmuştur: "İki Cuma namazı arasında kalan küçük günahlar affedilir"
Masturbasyon mutlak haram olarak görülemeyeceği gibi, helal olarak da görülemez.
Fetva bu yöndedir. Ama İslami hassasiyeti olan kimselerin takvayı tercih etmeleri en doğrusudur.

Masturbasyon hakkında olan yazılmış bir kitapçığım var. Eminim sorunuza bu kitapçıkta çok geniş bilgi ve cevap bulacaksınız. Amacım kitap satmak değil kitap tanıtmak. (Satma işini zaten yapamam)
Bu kitapçığı yayınevinden isteyin ve alın okuyun fiyatı 1.08 KURUŞ
Gonca Yayınevi Telefonla Sipariş 0212 528 5076 veya
0506 7403910 maille isteme: bilgi@goncayayinevi.com
http://goncayayinevi.com ve https://www.facebook.com/goncayayinevi
Başka kitapevinden sipariş adresi: http://www.kitapyurdu.com
Gelen sayfada arama kutucuğuna istimna yazın.
http://www.kitapelinizde.com/kitap/istimna.htm

 

DİĞER YAZILARIMIZ:
Penis Boyu Neden Önemlidir?
Genelev Gerçeği
Varikosel
Masturbasyon hakkında bilmek istedikleriniz.
Erken Boşalma ve Tedavisi
Sertleşme Sorunu ve Tedavisi 
Prostat Hastalıkları ve Prostat İltihabı 
Eşcinsellik ve Homoseksüellik
Porno ve Zararları
Böbrek Hastalıkları
Böbrek ve Oruç 
Sünnet